içinde

HavalıHavalı MuhteşemMuhteşem

Sosyolojinin Psikolojisi Nedir?

Psikoloji; ruh bilimi denilen, insan davranışlarının nedenlerini anlamaya, anlatmaya, davranışlarla duygular arasındaki korelasyonu deneysel ve gözlemsel metotlarla sunmaya çalışan bilim dalıdır. Psikoloji, insan davranışlarının nedenleri ve sonuçları üzerine eğilir. Kişinin davranışları iki grup açısından ele alınır. Bunlar kalıtımsal ve çevresel etkilerdir. Psikoloji alanında akla gelen ilk isim Sigmun Freud’dur. Psikoanaliz alanında yaptığı çalışmalar psikoloji biliminin genişlemesine imkan sağlamıştır. Sağladığı katkılardan bazıları şunlardır:

– 1893-1898 yılları arasında hipnoz, anksiyete ve obsesyonlar üzerine yoğunlaştı. Bu dönem içerisinde ruh çözümleme, çocuklukta Oediepus karmaşası gibi kavramları oluşturdu. Bu kavramlar büyük yankılara ve bu alanda artan ilgiye neden oldu.

– Süperego ve id arasındaki çatışmayı yönelik davranışları (bastırma, inkar, projeksiyon, yüceltme vb.) savunma mekanizmaları olarak adlandırdı.

– Freud iki farklı alanda etkili olmuştur. Hem insan zihnine yönelik hem de insan davranışına yönelik bir kuram geliştirmiştir. Bunun yanı sıra bu kurama dayanarak psikopatolojileri tedavi etmek için gerekli klinik teknikleri de yapılandırmıştır.

– Freud’un alana yaptığı en büyük katkılardan birisi “bilinç dışı” olgusunun varlığına yaptığı vurgudur.

Psikolojinin en etkili olduğu noktalar insan zihni ile davranışları arasındaki ilişkiden doğar. Bencillik, saldırganlık, ego, bilinç dışı gibi kavramların davranışlara yansıma şeklini insanların bilinçaltı ile davranış şekilleri belirler. Bu davranışların kişinin hangi sebeplerden ötürü uyguladığını deneysel, gözlemsel yöntemler ışığında açıklama girişimidir. Köpekten korkan çocuğun geçmişte yaşadığı herhangi bir kaza, acı kayıp, panik atak, veya köpek saldırısına uğramış olması onun bilinçaltında korku ve paniğe yol açar. Örneğin hiçbir şekilde saldırgan olmayan ya da insanlardan korkan bir köpeğin yanında çocuk köpeğin görüntüsünden ve sesinden endişeye kapılır. Çünkü insan zihni öyle bir makinede işler ki; bilinçaltı dediğimiz o kavram kendi içinde “sönme” kavramına uğramadığı için yaşamaya devam eder. En küçük bir etkide tepkiye dönüşür. Bu yüzden çocuk kaçma veya köpeği nasıl dizginleyeceğini bilemediği için beyin ile davranış arasındaki bağlantı kesilir. Bu da davranışta korku, çekinme ve endişe gibi tepkilerin ortaya çıkmasına yol açar. Bu kısım insanı “birey” olarak gören psikoloji alanındaki göreceli olarak deneyimlerle oluşan bilimsel sonuçlardır. Peki insan hangi durumlarda davranışlarını bir sürü etkisi halinde sürdür? Bu sorunun cevabını da bizlere sosyoloji bilimi verir.

Sosyoloji; kavramsal tanımı “toplum bilimi” olarak karşımıza çıkan bir sosyal bilimdir. Kurucusu kabul edilen isim de Auguste Comte’dir. Bu alan biraz daha kendi içinde dinamitleri belirgin olan sosyal bilimdir. İnsanı tıpkı Robinson Cruise olmaktan çıkartıp insanlarla ilişkileri üzerinden artık tek bir insan etiketinden çıkarıp “insanlar içindeki insan” etiketini yapıştıran bir kavramdır. Burada artık ruhun içindeki insan kıyafeti çıkartılıp yerine bedenin (insanlar) konulduğu ve somutluğun gözlenebilir etkileri üzerinden değerlendirmeler yapılmaya çalışılır. İnsan davranışlarında toplum içindeki hangi normların etkili olduğunu görmeye çalışır.

Bu etkilerden bazıları şunlardır: 

1) Kültürel Ortam

2) Dini Kabuller

3) Coğrafi Şartlar

1) Kültürel Ortam: Maddi ve manevi değerlerin bütününe birden verilen isim olarak görülen kültürden geçmişten gelen gelenek ve görenekler toplum içinde yer alır. Özellikle Türkler’de nişan merasimleri, düğün, dini bayramlar gibi insan topluluklarını bir araya getiren davranışlarda kültürel değerlerin etkisi vardır.

2) Dini Kabuller: İnsan doğası gereği inanç duygusunu içinde taşır. Özellikle sosyal çevresinde gördüğü dini davranışları öykünür. Davranışa dönen, içinde bulunduğu toplumunun genelinde gördüğü hareketleri bir süre sonra kendi iç dünyasında içselleştirerek onu uygulamaya koyulur. Bir süre sonra o davranış alışkanlığa dönüşür. Hindistan’da ineğe tapma, Müslümanların Kabe’de hac ibadetini yapması, Hristiyanların Vatikan’ı kutsal topraklar olarak görmeleri bunların başlıca örnekleridir.

3) Coğrafi Şartlar: Kişinin sosyal olarak yaşadığı coğrafi bölge de insan sosyolojisini etkileyen diğer bir unsurdur. Doğada bulunan ürünleri insanlar bir süre sonra kendi yaşadıkları alanın içine yerleştirirler. Bu ürünleri birbirleriyle başka kıtalara, Asya’dan Avrupa’ya, Avrupa’dan Amerika’ya taşırken aynı zamanda sosyalleşmiş olurlar. Bu sosyalleşme kişilerin kendi benliklerinin içine yerleşir. Böylece insan psikolojisi doğal ortamdan etkilenmiş ve o ortamı da aynı zamanda etkilemiş görünürler.

Sosyolojinin psikolojik etkisi görüldüğü gibi karmaşık ve iç içedir. İnsan psikolojisine ters gelen, garipsenen herhangi bir davranış toplum içinde sanıldığının aksine normlar karşılanabilir. Ya da sosyal ortamda uygun görünmeyen, eleştirilen bir davranış da kişinin kalıtımsal ve çevresel etkilerin de bir arada olmasıyla birlikte bireysel anlamda yadırganmayabilir. Tüm bunların sebebinin özünde çevresel ve kalıtımsal etkilerin birbirlerine olan zıtlıkları, doğrusallıkları veya uyuşmazlıkları etkilidir. İnsan türünü anlamak bu yüzden karmaşık ve matematiksel verilerle elde edilen verilerle kesin olarak kanıtlanamayacak kadar esnek bir yapıya sahiptir.

Editör: Fatih Düz – 30.09.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Uzman

Furkan Toprak tarafından yazıldı

1999 yılında Mersin'de doğdum. 22 yaşındayım. Çukurova Üniversitesi İletişim Bilimleri 2. sınıf öğrencisiyim. 2018 yılında Harran Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazanmıştım; devam edemedim. Ardından bir süre bekleyip Çukurova Üniversitesi'nde İletişim Bilimleri bölümüne kaydoldum. Küçükken bir trafik kazası geçirdim. Bu durum sağlığım açısından fizikdel gelişimimi olumsuz etkiliyor. Hedefim bu sitede yazılar yazarak, fotoğraflar paylaşarak farkındalık yaratmak olacaktır.

Makale YazarıYorumcu

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    SMA Çaresiz Değil, Çare Sizsiniz!

    Aurora Borealis: Göz Kamaştırıcı Kuzey Işıklarının Arkasındaki Bilim