içinde

MuhteşemMuhteşem

Eskiyen yıllar

Benim çocukluğum 1960’lara rast geliyor, daha eskiler, 1940’lar, Rüzgar Gibi Geçti, Kazablanka filmi hala anılarda yerlerini korumaktadırlar.

Çocukluğumda hatırladığım en önemli şey, sokakta gazete satanlardı, şimdilerde sosyal medyadan aldığımız haberleri, “gazeteci, yazıyor yazıyor, falanca’nın evlendiğini yazıyor” gibi bugünün tweetinde veya Instagram’ında olan şeyler sokakta milletin dilindeydi, o günden bugüne eskimeyen boza satıcıları var; hala var, “vefaaa bozaaa” kulaklarımızda yankılanır. Özellikle, 1980’lerde sokakta boza satanlar çoğunluktaydı, 1960’lar siyah beyaz filmleri ve Sadri Alışık, Ayhan Işık, İzzet Günay, Ekrem Bora, Fikret Hakan, Türkan Şoray Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Belgin Doruk, Ediz Hun, (ben onun adını duyunca Edison sanırdım, çocukluk işte) Cüneyt Arkın, 1970’lerde Tarık Akan, Kadir İnanır, Gülşen Bubikoğlu gibi sanatçılar, 1960’larda Engin Cezzar, Yurdaer Doğulu… , 1970’lerde Erol Büyükburç, Berkant, Tanju Okan… hayranı olduğumuz aktris aktör ve ses sanatçılarıydı.

1980’ler film ve müzik sektörünün güzelleştiği renkliliği ile bizim gençlik yıllarımızı süsleyen günlerdi. 1972’de e-posta ile bilgisayar, hayatımiza etkin bir şekilde girdi; sonra yavaş yavaş televizyon gazeteciliğinin ilk kıpırtıları başladı.

1990’lar geldiğinde, hemen herkesin bir e-posta hesabı vardı, o yıllardan daha önce, chat odaları olarak gündemde olan sohbet odalarının yerine MSN Messenger hayatımıza girdi.

Artık günümüzde Twitter, Facebook, Instagram, WhatsApp, MSN messenger’ın yerini aldı. Şöyle bir düşünüyorum da, insan eskiden mi mutluydu yoksa şimdi mi daha mutlu? Çoğumuzda geçmişin tadı var: soba ile ısıtılan evlerden şimdi uzaktan ısıtan evlere de geldik, kalorifer bile demode oldu, şimdi evdeki eşyaları uzaktan kumanda ile iadere ediyoruz, çoğu tıbbi muayeneler uzaktan yapılabilir hale geldi, gelecekte neredeyse otomasyon tamamen gerçek olacak.

Zar zor girilen internette, şimdi 5G hızı var, eskiden bilgisayarda bir programı yüklenirken saatlerce bekliyorduk, şimdi cep telefonuna hemencecik indirebiliyoruz, ama daha mı mutluyuz?

1970’lerde özene bezene süslediğimiz salonumuzu, haftada belki ayda bir gelecek misafire ayırıp oturma odasında maailo ile oturup mangalda kestane kebap yaptığımız, tombala oynadığımız, ayrıca sohbet ettiğimiz, sokakta yakan top oynadığımız ya da futbol oynadığımız, günler hatıralarda şimdi!

Tabletten, telefondan, bilgisayardan başımızı kaldıramıyoruz; her şeye birden sahip olabilmek mi, yoksa emek vererek bir şeyi başarıp tadını çıkarmak mı?

Geçmişten bugüne ufak aneknotlar izlediniz… Mutluluklar dilerim.

Rapor Et

Usta

Prof.Dr. M.Fatih Çam tarafından yazıldı

Makale YazarıÖncü

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Türk Edebiyatı Aşk şiirlerine ne kadar hakimsin?

    Hükümetten Kripto Varlıklara düzenleme sinyali