içinde

Dünyanın en zengin insanı vahşi topraklarda nasıl kayboldu? Bir Rockefeller hikayesi

Rockefeller Ailesi… 19. yy’ın sonu itibariyle petrol endüstrisi sayesinde büyümüş, bunun yanında sanayi, politika ve bankacılık işleriyle de Birleşik Devletler tarihinin en güçlü ailelerinden birisi olmuştur. Rockefeller Ailesi, Kasım 1961’de büyük bir trajedi yaşadı. Başkan yardımcısı Nelson Rockefeller’in oğlu ailenin 4. Kuşak üyesi Michael Rockefeller, Yeni Gine’deki Asmat bölgesine gitti ve bir daha geri dönemedi. Michael Asmat’ta ne yaşamıştı? Dünya’nın en güçlü ailesi bile oğullarını Yeni Gine’den kurtaracak kadar güçlü değildi. Michael elbette iyi bir eğitim almıştı, Harvard’da tarih ve ekonomi okumuştu. Şimdiye kadar yaşamış en zengin insanlardan biri olan John Rockefeller’in torunuydu. Babası Nelson, onun ayak izlerini takip etmesi ve ailenin dudak uçuklatan servetini yönetmesini istiyordu ancak bunun için henüz erkendi, Michael önce gençliğini yaşamalıydı, hayatta yönetim kurulu odalarında oturup toplantı yapmaktan çok daha heyecanlı şeyler vardı. Michael’ın her şeyin ötesinde keşif gezilerini macerayı seven bir yapısı vardı ancak bu tutkusu Kasım 1961’de ona çok pahalıya patladı.

Nelson bir sanat koleksiyoncusuydu, ilkel sanat eserlerini sergilediği bir müzesi vardı ve bu müzede Nijerya, Aztek ve Mayalara ait eserler vardı. İşte bu eserler yıllar önce henüz ufak bir çocuk olan Michael’ı büyülemişti. Amacı böyle bir koleksiyona sahip olmaktı, herkesi büyüleyen eşsiz bir koleksiyona… 1960’da Harvard’dan mezun olduktan sonra kendi sanat eserlerini aramaya karar verdi. Harvard’da beraber çalıştığı antropoloji öğrencisi olan Karl Heider: “Michael daha önce yapılmamış bir şeyi yapmak ve New York’a çok büyük bir koleksiyonla geri dönmek istiyordu.” Japonya ve Venezuela’da aylarca yaşamıştı yani bu ilk gezisi değildi ama en kesinlikle en zorlusu olacaktı, şimdiki hedefi hiç durmadan seyahat etmek ve ıssız yerlere antropolojik keşiflere çıkmaktı. Önce Hollanda Ulusal Etnoloji Müzesi’ndeki temsilcilerle görüştü adından Asmat halkının sanatsal ürünlerini almak için Gine’ye doğru yola çıkmaya karar verdi. Asmat Michael’ı etkilemişti, dış dünyayı bilmeyen hayatın çok gerisinde kalmış ilkel köylere ev sahipliği yapıyordu. 1960’larda Asmat’ta Hollandalı sömürgeciler vardı, uzun zamandır bu adadaydılar ancak yine de yerli halkın birçoğu hayatında beyaz adam görmemişti. Burası dış dünyadan izole, arazilerinde ruhların yaşadığına inanan, beyaz insanlar denizden geldiği için onları doğaüstü varlıklar sanan insanların yaşadığı bir yerdi.

Michael, araştırmacı ve belgesel ekibi ile birlikte adadaki en büyük Asmat topluluklarından birinin yaşadığı ve misafirleri pek hoş karşılamadığı bilinen Otsjanep köyüne gidecekti. Burada belgesel çekecek, halkın sanat eserlerini inceleyecek yaşam öykülerini yakından izleyeceklerdi. Yerli halk ekipteki fotoğrafçılara çekim yapmaları için izin verdi ancak ritüeller, dini ayinler ve bilmediğimiz başka amaçlar için yapılmış karmaşık oyulmuş ahşap sütunlarını almalarına izin vermediler. Michael ise kararlıydı bu insanlara ve inanışlarına karşı bir sempati besliyordu belki de ülkesinde hiç görmediği şeyleri gördüğü için onlara gereğinden fazla anlamlar yüklemişti çünkü tıpkı yerli halk gibi, beyazlarda hiç bilmedikleri bir dünya da daha önce deneyimledikleri hisler yaşıyorlardı. O yıllarda köyler arasından savaşlar yaşanıyordu, Asmat savaşçılarının çok zalim olduğu yamyamlık yaptığı, beyaz insanların daha önceden bildiği şeylerdi. Asmat halkının ritüelleri törenleri Avrupalı ya da Amerikalı insanların pek görmek isteyeceği şeyler değildi.

Michael günlüğüne şunu yazmıştı: “Burası şu ana kadar gördüğüm en uzak ve en vahşi ülke.” Michael 1961’de Antropolog Rene Wassing ile birlikte yine Yeni Gine’ye doğru yola çıktı. 19 Kasım 1961’de Otsjanep kıyılarına yaklaşırken ani bir fırtınaya yakalandılar ve tekne alabora oldu. Michael ve Rene Wassing ters dönmüş gövdeye tutunmuşlardı. Kıyıya ulaşmaların ise 20 km biraz daha az kalmıştı. O anda Michael antropoloğa döndü ve “Sanırım başarabilirim.” Dedi ve suya atladı ve bir daha hiç görülmedi. Haber Birleşik Devletler’e ulaştığında her sayfada Michael vardı. Dönemin en büyük arama kurtarma operasyonlarından birisi hemen başlatıldı ancak binlerce kilometre uzakta ve okyanusta kaybolmuş bir insanı bulmak politik bağlantıları olan devasa bir servete sahip Rockefeller Ailesi için bile imkansızdı. Gemiler, uçaklar ve helikopter hemen bölgeye doğru yola çıktılar, aile hiçbir masraftan kaçınmamıştı. Tüm araçlar bölgeyi taradı ve Michael’ın kaderini belirleyecek ufak bir iz aradı. Baba Nelson ve eşi oğullarını aramak için Yeni Gine’ye uçtular. Tüm çabalara rağmen Michael’dan hiçbir iz bulunamadı, 9 gün sonra Hollanda İç İşleri Bakanı “Artık Michael’ı canlı bulma şansımız maalesef yok.” Dedi. Ailesi oğulları için hâlâ bir şans olduğunu düşünüyordu ama yine de Yeni Gine’yi terk ettiler. 2 hafta sonra Hollandalılar arama çalışmasını sonlandırdı.

Michael kayıtlara ölü olarak geçti, ölüm nedenine boğulma yazıldı. Binlerce kilometre uzaktaki ABD’de ise herkesin dilinde bu kayboluş hikayesi vardı. Söylentiler ve komplo teorileri bir orman yangını gibi yayılmıştı. Çoğu insan adaya doğru yüzerken köpekbalıklarının yemeği olduğunu düşünüyordu. Bazıları bunun bir kurgu olduğunu, Michael servetin getirdiği o büyük yükten kurtulmak için ailesini terk ettiğini düşünüyordu. Bu yolla kaçmış Gine Ormanı’nda bir yere yerleşmiş ve ailesinin onu arama ihtimalini ortadan kaldırmıştı. 2014 yılında Nat Geo muhabiri Carl Hoffman çıkardığı kitabında Michael’in hikayesine yer vermişti. Ona göre; Hollandalılar konuyla alakalı soruşturmaların neticesinde; Michael’i Asmat halkının öldürdüğü sonucuna varmışlardı. Bu doğruysa neden halka açıklanmamıştı adada yaşayan ve halkın dilini konuşabilen Hollandalı bazı misyonerlerde Michael ölümünde yerel halkın parmağı olduğunu doğruladı daha doğrusu Asmatlıların bu konuyu aralarında konuştuğunu duymuştu. Soruşturma için adaya giden polisler bile bu fikre katılıyorlardı hatta Michael’a ait kalıntılar bulduklarını bile iddia ettiler. Gerçek şu ki, raporların çoğu şu an gizli dosyalar arşivinde saklanıyor, olayın fazla araştırılmadığı üzerine pek gidilmediği biliniyor. Bu da gayet makul çünkü ailesi doğal olarak Michael’ın sularda öldüğünü düşünüyor. 1962’de Endonezya Hükümeti, Batı Yeni Gine yönetimini devraldı, Hollandalılar bölge üzerindeki hakimiyeti sonra erdi. Asmat bugün bile garip kültürel geleneklere sahip dış dünya ile etkileşimleri son yıllar da artmış olsa da bazı köyler hâlâ insan canlısı değil. Asmat’tan çıkıp Avrupa’da eğitim almış teknoloji sağlık ve iletişim alanlarında çalışan insanlar var. Carl Hoffman bu 50 yıl sis perdesini kaldırmaya kararlı, bu amaçla Otsjanep’e gitti. Asmat halkıyla yaptığı görüşmelerde Amerikalı bir turistin ölüm hikayesini bilen yerli buldu.

Hatta Carl ona bu Amerikalı turist kimdi dediğinde adam onun Michael olduğunu bile söylemişti. Bu bir misillemeydi, sömürgeci Hollandalılara olan öfkenin dışavurumuydu. Halk, Hollandalılar bu misillemeye bir karşılık vermesin diye olayı herkesten saklamıştı. Hollanda adanın kontrolünü ele geçirdiğinde, şiddet uygulamaktan hiç kaçınmamıştı. Ateşli silahlar birçok köyü ve hatta Otsjanep köyünün liderini öldürmüşlerdi. İddialar doğruysa Michael, Otsjanep kıyılarında yürürken birileri uzaklardan onu fark etmişti ve belki de bunlar Hollandalılar öldürdüğü insanların yakınlarıydı ve beyaz adama yani Michael’a acımadılar. Daha sonra bu kararlarından dolayı pişman oldular, tepelerinde dolaşan uçaklar ve helikopterler daha önce pek görmediği şeylerdi. Onlar için bu anlar korku doluydu daha sonra köyün kapısını kolera çaldı, yerli halk bunu Michael Rockefeller’e bağlamıştı. Michael muhtemelen Asmat kıyılarında hayatını kaybetti. Farklı bir hayatı tercih etmişti, onu tanıyanlar iyi bir insan olduğunu söylüyordu eğer diğer iddialarda bahsedildiği gibi Asmat halkı onu yamyamlıkla vahşi bir şekilde yiyerek cezalandırdıysa bilinmemesi, Asmat halkı için daha iyi olmuştur.

Kaynak: Youtube – Alfanın Dünyası

Rapor Et

Taraftar

Burcu Aydınlı tarafından yazıldı

Hikaye Yazarı

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

NASA iki kara deliğin seslerini yayımladı

Güne Astrolojik Bakış | 12.05.2022