içinde

MuhteşemMuhteşem

Bir Film Eleştirisi: Le Gamin Au Velo (2011)

Çocuk karakterler üzerinden anlatım dili oluşturmak sinema için tematik olarak zor durumlarından biri olsa da bunu hikayeye aktarabilmek en önemlisi sayılır. Dardenne Kardeşler; bilindiği üzere iki kardeşin birlikte iş çıkardığı biri yapımcı ve biri senarist iki kardeşten oluşuyor. Hikayenin aslı ise çocuk hikayeler. Bir çocuğun kendisini tutsak eden bir şiddetten arınması üstüne bir hikaye düşündüklerini söylüyor Dardenne Kardeşler” Le Gamin Au Velo” ( Bisikletli Çocuk) filmini oluşturmadan önce.

Oluşturulan hikayede karakterlerden “Samantha” karakteri farklı bir meslek grubundayken daha sonrasında meslek grubu değiştirildiğini söylüyor bir söyleşide Dardenne Kardeşler.”Samantha “ filmi için düşünülen Cecile senaryonun taslağı bitirildikten kısa süre sonra teklif ediliyor, “Cyril” karakterine can veren Thomas Doret de Dardenne Kardeşlerin 100 seçme sonunda seçtikleri ve beşinci başvuran adaylardan biri oluyor.

Bir çocuğun saflığını anlatmak için yola çıkıyor “Le gamin au vélo” (Bisikletli Çocuk) Filmin başlarından itibaren babasını arayan, yatılı okula bırakılan sevgisizlikle bir kenara atılmış bir çocuğa tanıklık ediyoruz. Baba sevgisinden mahrum psikolojisinin alt üst olduğu süreçte kahramanımız Cyril’ın sert görünümlü ve hırçın bir çocuk olmasında sevgisizlik hakim. Bu hikayede bizi peşine takıyor kahramanımız. Sevgisiz olarak büyütülmesi gözümüze sokuluyor.

Babasını arayışlarının bir sınırı yok, devamlı bir arayış peşinde. Babası tarafından terk edilmesine inandıramıyor kendini. Babasının arayışları sonunda Samantha adında bir kadınla karşılaşması kendisi için bir dönüm noktası olduğunu gösteriyor. Samantha, Cyril’e koruyucu anne görevi üstleniyor. Kendi rotalarını kendileri çiziyorlar.

Sevgisizlik,şefkat kavramları bu izleyeceğimiz bölümde hikayeyi oluşturuyor. İki karakterin arasındaki bağın çıktığı yer de bir tür sevgisizlik gibi geliyor. Babasını bulduğu anda geriye bakıp “babam,bisikleti satmaz“ sözünü hatırlatır bu kısım ama daha sonra gerçeği öğrendiğinde bunu sorun etmiyor Cyril.

Babasızlığın nasıl bir şey olduğunu kendisine nasıl sirayet ettiğini ruh haliyle, psikolojisiyle gösteriyor bize. Babasının, çocuğunu”onu görmek beni geriyor “ sözüyle anlatıyor film. Babasının kendisini istemeyişinden hırçınlığını kendine zarar vererek,sevgisizliğin dışa vurumuyla gösterilir bize.

Uyuşturucu satıcısıyla tanışıp evine konuk olduğunu görüyoruz kahramanımızın,ama Dardenne Kardeşler kötü bir şey olacağını sanıp seyirciyi şaşırtarak “ her uyuşturucu satıcısına tehlikeli gözüyle bakmayın” mesajı veriyor, ama daha sonrasında filmin genelinde öfke patlaması,söz dinlemeyen kahramanımızın Cyril üzerinden de durumu anlatmasını biliyor.

Cyril, bize yakınındakiler iyi davranırken ona uzak olan insanı temsil ediyor bir nevi. Film boyunca hikayemizin kahramanı Cyril. Cyril’in film boyunca karakteri Samantha oluyor. Baba figürünü bir-iki sahne hariç göremiyoruz. Bu da yönetmenin bileceği iş demekle yetiniyoruz.

Oyunculuklara gelirsek… Her iki karakterde bu işin rol gereği hakkını veriyor.  Cyril rolünde karaktere can veren Thomas Doret özellikle sevgisizlikle büyümenin çocukta ne gibi etki yaratacağına dair etkileyicilik babında filmin kahramanı olduğunu kanıtlıyor, partneri olan Samantha karakterine can veren Cecile de France’de rolü taşıyor. Bunun yanında filmde ufak rol biçilen baba rolüne can veren Jeremie Renier; soğukkanlı,sevgisizliği etkili şekilde oynuyor,belki de daha da baba-çocuk arasında süre daha fazla olsaymış daha etkili bir hikayeden bahsedebilirdik gibi geliyor.

Sonuç olarak; Çocuk karakterler sinemanın kozları gibidir. Sinemada yaşattıkları duygu, kırılma noktaları başkadır. Çocukların sinemaya getirdiği masumiyet etkisi kaçınılmaz bir unsur. Dardenne Kardeşlerin sorunlu bir hikayesi “Le gamin au vélo” (Bisikletli Çocuk) bir çocuğun reddedilişini, dışlanmasını bir karakter üzerinden duygu değişimlerindeki fırtınaları yaratarak  nasıl etkili ve sade bir şekilde anlatılır bunu fazlasıyla gösteriyor.

Editör: Astropower – 27.08.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Meraklı

MarcAntony tarafından yazıldı

Makale Yazarı

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Radyo Neden İcat Edildi? Radyonun Tarihine Bakış

    Dünden Bugüne Ülkelerin En Popüler Kitapları