içinde

Meşhur psikolojik deneyler

Merhaba arkadaşlar, sizlere oldukça ilgimi çeken, psikolojik deneylerle ilgili paylaşım yapmak istedim. Biraz ürkütücü biraz korkunç ve şaşırtıcı 5 psikolojik deney:

Küçük Albert deneyi, John Watson

Birçok kişinin sebebini bilmediği bir korkusu bulunuyor. Bu korkuların nasıl geldiğini ya da nasıl ortaya çıktığını araştırmak isteyen John B. Watson, birçok kişinin onaylamayacağı türden bir deneyi gerçekleştirdi. Küçük Albert’in belli sesler ile fare, tavşan sakallı korkunç insanlara verdiği tepkiler ölçüldü. Deneyde bilim insanları koşullu korkuyu kanıtladı. bir bebeğin hayatı geri döndürülemeyecek bir şekilde mahvoldu o korku hafızasına kazındı.

Bölünmüş sınıf deneyi, Jane Elliott

1968 düşünce önderi ve aktivist Martin Luther King öldürüldükten sonra öğretmen Jane Elliott 3. sınıf öğrencileriyle ayrımcılık, ırkçılık ve önyargı gibi konukları tartışmaya başladı.Tartışma pek ileri gitmeyince öğrencileri 2 günlüğüne mavi gözlüler ve kahverengi gözlüler olarak ikiye ayırdı. Önce bir grup öğrenciye daha olumlu daha destekleyici davrandı, sonra da diğer gruba. Bu ufak deneyin sonunda hangi gruba daha iyi davranılıyorsa o grubun derslerde daha başarılı olduğunu gözlemledi.

Pavlov’un Köpek Deneyi

Ocak 2007 günü, Washington D.C metrosunda bir müzisyen 45 dakika boyunca keman çaldı. Çaldığı toplam 6 parçanın 2’si Bach besteleriydi. Toplamda sadece 6 kişi durup müziği dinledi, 20 kişi ise para bıraktı. Müzisyen o 1 saatte toplam 32 dolar para kazandı.

Ivan Pavlov

1890’larda Rusya St.Petersburg’daki Askeri Tıp Akademisi

Deney Detayları: Pavlov’un köpeklerle yaptığı deneyler tüm psikoloji alanındaki en önemli deneylerdendir. Koşullama ile ilgili bulguları yepyeni bir psikolojik çalışma dalına yol açmıştır.

Pavlov, bir köpeğin öğrenmesi gerekmeyen bazı şeyler olduğu şeklinde basit bir fikirle başladı. Çalışmasına özgü olarak, köpeklerin yiyecek gördüklerinde tükürük salgılamayı öğrenmediğini gözlemledi. Bu refleks köpekte öğrenmeyi gerektirmeyen koşulsuz bir yanıttır. Pavlov, bir köpeğe bir kase yiyecek sunarak ve daha sonra tükürük salgılarını ölçerek hayvanda koşulsuz bit yanıttır. Pavlov, bir köpeğe bir kase yiyecek sunarak ve daha sonra tükürük salgılarını ölçerek hayvanda koşulsuz yanıtların olduğunu belirtir. Köpek zili ve yemeği ilişkilendirmeyi öğrenmişti ve bu öğrenme yeni bir davranış yaratmıştı. Nötr uyaran,koşullu bir uyaran haline getirilmiştir.

Gözlemden sonra Pavlov, köpeklerin niçin yiyecek verilmeden önce salya salgıladıkları sorusunun üzerine gitti ve araştırmalarını bu yöne kaydırdı.

Normal olarak bir köpekte, yiyecek ağza konunca salyanın akması doğal bir tepkidir. Ama salya, yiyeceği veren kişi görüldüğünde de akmaya başlarsa bir durum var demektir, diye düşündü.

Öğrenilmiş Çaresizlik Deneyi, Martin Seligman

Martin Seligman Dr. Watson’ın çalışmasına başka bir açıdan bağlantılı olan bir klasik koşullanma deneyi yapmak istedi. Şartlanmış köpeklerle çalışırken zekice bir gözlem yaptı: Çan sesi duyduklarında hafif bir elektrik çarpması beklemeye koşullandırılmış denekler, bazen olumlu sonucu aramak yerine, başka bir olumsuz sonuçtan sonra vazgeçiyorlardı.

Normal şartlar altında, hayvanlar negatif sonuçlardan kaçacaklardır. Seligman deneyini önceden koşullandırılmamış hayvanlarla test ettiğinde, hayvanlar pozitif sonuç bulmaya girişiyorlardı. Tersine negatif sonuç beklemeye koşullandırılmış köpekler, farklı bir durumda bile orada kendilerini bekleyen başka bir sonucun olabileceğini sandılar.

Koşullandırılmış köpeklerin davranışı öğrenilmiş çaresizlik olarak bilinir oldu, yani bazı deneklerin geçmiş deneyimler onları çaresiz olduklarına inanmaya zorladığından olumsuz bir durumdan kurtulmaya çalışmayacağı fikri. Çalışmanın bulguları  depresyon ve insanlardaki semptomlarına ışık

Stanley Milgram Deneyi

Stanley Milgram’in 1961’de yaptığı bu oldukça korkunç deney insanların otoriteye ne kadar boyun eğdiğini kanıtladı.

Bir odaya alınan deneklere, yan odada, göremedikleri bir yerde birinin olduğu söylendi. Odada denek ile birlikte bulunan önlüklü kişiler, yan odadaki kişiye soru soracaklarını ve her yanlış sorada deneğin ona elektrik vermesi gerektiğini söylediler. Diğer odadaki kişi aslında bir oyuncuydu ve her elektrik verildiğinde acı çekermiş gibi bağırdı ve haykırdı. ‘Araştırmacılar’ şaşkınlık içindeki denek elektrik verdikçe ona daha yüksek voltaj vermesi gerektiğini söylüyordu. Katılımcılardan %65’i en yüksek voltaj olan 450 volta kadar çıktı.

Odaya alınan deneklere, yan odada, göremedikleri bir yerde birinin olduğu söylendi. Odada denek ile birlikte bulunan önlüklü kişiler, yan odadaki kişiye soru soracaklarını ve her yanlış sorada deneğin ona elektrik vermesi gerektiğini söylediler. Diğer odadaki kişi aslında bir oyuncuydu ve her elektrik verildiğinde acı çekermiş gibi bağırdı ve haykırdı. ‘Araştırmacılar’ şaşkınlık içindeki denek elektrik verdikçe ona daha yüksek voltaj vermesi gerektiğini söylüyordu. Katılımcılardan %65’i en yüksek voltaj olan 450 volta kadar çıktı.

Araştırma sonucunda en basit bireylerin bile otorite karşısında boyun eğdiği, bir başka insanı öldürmeye kadar gidebileceği ortaya çıktı.

Editör: Fatih Düz – 29.05.2022

Rapor Et

Usta

Fatma Temel tarafından yazıldı

Makale YazarıEditör YazarListe UstasıÖncü

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

      Müzik Endüstrisinin Geleceği Fenomen Olmak Mı?

      Stephen King “Kujo”nun devam kitabını yazdığını açıkladı