içinde

Grimes Kardeşler’in Katili Kim?

1956 yılına gidiyoruz… Bu esrarengiz hikayenin baş kahramanları Barbara ve Patricia Grimes kardeşlerdi… Birisi 13 diğeri ise 15 yaşındaydı. İki kardeş koyu bir elvis presley hayranıydı .Elvis Presley’nin döneme damgasını vuran filmi Love Me Tender‘ı sinemada izlemek için evden ayrıldılar ve bir daha geri dönmediler. Aslında en başında her şey sıradan bir şekilde ilerliyordu, kısa bir sonra ise Amerika, tarihinin en sarsıcı olayını yaşayacaktı. Peki orada neler olmuştu?

Tarih 17 aralık 1956, Grimes kardeşler saat 19:30’da Elvis Presley’nin Love Me Tender adlı filmini izlemek için Brighton sinemasına doğru yola çıktılar. İki blok ötedeki duraktan, otobüse binip sinemaya gideceklerdi. Aslında Love Me Tender filmini daha önce izlemişlerdi. Fakat, o dönem birçok insanda olduğu gibi, onlarda da Elvis Presley aşkı doruklarda yaşanıyordu, bu sebeple içlerindeki tutkuya engel olamadılar ve bir kez daha, Elvis Presley’i sinema perdesinde görmek için yola çıktılar.

Kızların o gece canlı olarak görüldüğü en son yer de yine brighton sineması olacaktı. Grimes kardeşlerin annesi Loretta, kızlarının o gece eve gelmesini bekledi, fakat gelen kimse olmadı. O zamana kadar evde olmaları gerekiyordu. Gecenin ilerleyen sessizliği Loretta’nın içine bir kurt düşürmüştü. Kadın diğer 2 çocuğunu, kardeşlerini beklemeleri için durağa gönderdi. O gece durağa toplam 3 otobüs geldi, fakat hiçbirinde Grimes kardeşler yoktu. Haliyle çocuklar, duraktan eli boş döndüler. Anne Loretta, çok geçmeden bir şeylerin ters gittiğini anladı. Hemen Patrica’nın arkadaşlarından birisini arayıp bilgi almaya çalıştı. Patrica’nın arkadaşı Dorothy Weinert’de o akşam aynı filme gitmişti. Telefonu açtığında Loretta’ya kızlarının filmde çok eğlendiğini, hiçbir sıkıntılarının olmadığını söyledi. Ona göre telaşa kapılacak bir durum yoktu. Bir yerlere takılıp zamanın farkına varmamış olabilirlerdi ama öyle olmadı ilerleyen saatlerde de kızlardan hiçbir haber gelmedi. Olayın ciddiyeti artık herkes tarafından kabul edilmişti. Bölgedeki halk ve polislerin devreye girmesiyle iki kardeş her yerde aranmaya başlandı. kalabalık olmanın verdiği avatanjla kısa sürede yakın civardaki her yer arandı fakat kızlara dair en ufak bir ipucu bile bulunamadı. O dönem bu haber televizyon, radyo ve gazetede de gündem oldu. Bu andan itibaren birçok ihbarda geldi, gelen ihbarlardan bir tanesinde, kızların Nashville’de görüldüğü bilgisi iletildi. Bu hemen akıllara, kızların sinemadan sonra, Elvis Presley’i görmek için evden kaçmış olma ihtimallerini getirdi. Aramalar Nashville civarında yoğunlaştırıldı fakat sonuç alınamadı. Daha sonra ise kızların evine esrarengiz bir mektup geldi. Mektupta, kızları kaçırdığını iddaa eden bir adam, para karşılığında kızları geri bırakacağını söylüyordu. Anneden istediği parayı kiliseye bırakmasını, eğer bunu yaparsa kızlarına kavuşabileceğini garanti ediyordu. Belirtilen tarihte anne Loretta, polisler eşliğinde kiliseye gitti. Fakat adama dair hiçbir iz bulunamadı. Daha sonra yapılan araştırmalarda, adamın akıl sağlığı bozuk olan bir hasta olduğu öğrenildi. Bu olay anneyi tamamen yıkmıştı. umutlar yavaş yavaş tükeniyordu. O dönem, Elvis Presley’de olaydan haberdar olmuş ve kızlara eve dönmeleri için çağrıda bulunmuştu. Anne Loretta, kızların evden kaçmadığını, onların kaçırıldığını söylüyordu. Anneye göre, kızlar eğer evden kaçsaydı, en sevdikleri radyolarını, muhakkak yanlarına alırlardı. İlerleyen günlerde de bir gelişme yaşanmadı. Günler geçiyordu, kızlara dair hiçbir iz bulunamamıştı. Fakat tarih 22 ocak 1957’yi gösterdiğinde olayın seyri tamamen değişti .O tarihte Leonard Prescott isminde bir adam, ıssız bir yerde iki ceset buldu. Telaşa kapılıp önce karısına olayı anlattı, daha sonra ise polislere haber verdi. Polisler olay yerine geldiğinde gördükleri manzara tüyler ürpeticiydi. İki kardeş yerde cansız bir şekilde yatıyordu.

Cesetler hayvanlar tarafından parçalanmış ve tanınmayacak haldeydi. Hemen cesetler otopsi yapılmak için hastaneye götürüldü. Yapılan çalışmalar sonucunda bu iki ceset kız kardeşlere aitti. Cesetlerde parmak izi yoktu, cinayet profesyonel bir şekilde işlenmişti. Ayrıca otopsi sonucunda kızların sinemaya gittikleri gün öldüğü anlaşıldı. Kızların nasıl öldüğü çözülemedi, bedenlerinde bıçaklanma, boğulma, darp veya çarpmaya yönelik bir iz bulunamadı. Daha sonra yapılan açıklamada kızların bedenlerinde morluk ve deliklerin olduğu açıklandı. Bunu buz kıracağına benzer bir aletle yapıldığı düşünüldü. Ayrıca kızlardan biri tecavüze uğramıştı. Bu haber ülke genelinde soğuk duş etkisi yapmıştı. Çünkü bütün herkes bunun cinayet olmadığı düşünmüştü. Olayın ardından belli bir süre geçti ve bu türe yakın cinayetler olmaya başladı. Bu sefer kurbanlar genel olarak erkek çocuklarıydı.

Cinayetler birebir aynıydı. Bu sefer ki kurban Bonnie Leigh adlı bir erkek çocuğuydu ama sonucu Grimes kardeşler gibi olmadı. Araştırmalar sonucunda katil yakalanmıştı. Katilin adı bir çok suçu olan Charles Melquist isimli amerikan vatandaşıydı. Katil, erkek çocuğunu öldürdüğünü itiraf etti ama kızları öldürmediğini söyledi. Yapılan testler ve sorgular sonrasında doğru söylediği anlaşılmıştı. Kızları o öldürmemişti. Peki kızları kim öldürmüştü?

Anne, çok uğraşsa da kızların katili hiç bir zaman bulunamadı. Olay hep gizemli bir şekilde kaldı. Anne Loretta, 83 yaşında kızların katilini bulamadan vefat etti. Daha sonraki süreçlerde gönüllü insanlar tarafından olay araştırılsa da hiç zaman çözülemedi.

Sizce Grimes kardeşlerin katili kim ?

Editör: Fatih Düz – 25.05.2022

Rapor Et

Yazar

Burcu Aydınlı tarafından yazıldı

Makale YazarıEditör YazarÖncüGaleri SahibiListe Ustası

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

      Marcel Duchamp ve Pısuvar’ı

      Christian Hopkins’ın hikayesi ve depresyon tasviri