içinde

MuhteşemMuhteşem

Ekrem Güneş Kimdir? Ekrem Güneş ile Tanışın!

Çocukluğumuzda çok sık duyduğumuz cümleler vardı. Biri “Ders çalış,” diğeri ise, “Kitap oku.” Açıkçası ilk cümleyi yerine getirebilen bir çocuk değildim. Ama ikinci cümle tam benlikti. “Kitap oku.” Fırsat bulduğum her an okudum. Teneffüsler de, boş dersler de. Bunun için dalga konusu bile oldum. Evet, kitap okuduğum için dalga geçerlerdi. Kitap okurken gördüklerinde, “Şşt sessiz olun, yine kitap okuyor.” “Burası kütüphaneye döndü” diye. Ardından anlamsız gülüşmeler oluyordu. Keşke bütün okullar kütüphaneye dönseydi. Kitaplığı olmayan tek bir sınıf bile kalmasaydı. O zaman, sorgulayan, araştıran, her söylenen söze kapılmayan bir ülke olurduk. Neyse biz konumuza dönelim. Kitaplar, birçok çocuğun arkadaşı, dostu, başka diyarlara açılan kapısıydı. Bir de çocuklar için kitap yazarak bizi hayal dünyasına davet eden yazarlar vardı. Böyle yazınca akla Gülten Dayıoğlu, Muzaffer İzgü ve Rıfat Ilgaz gelir. Ama biri daha vardır. Ekrem Güneş. Sizi Ekrem Güneş ile tanıştırmak istiyorum.

Elimde tuttuğum kitap Ekrem Güneş tarafından imzalanmış bir kitaptır. Üzerindeki yapıştırmaları aklımca süslemek için yapıştırmışım. Çocukluk işte. Tabi böyle yazıp, hatamdan sıyrılamam doğru. Çünkü kitapların süslenmeye ihtiyacı yoktur. Ekrem Güneş, köy köy, ilçe ilçe gezerek kitap imzalayan, çocukların sorularını yanıtlayan bir yazardı. Ben Polatlı Sevim Aras İlköğretim Okulu’nda okudum. Ekrem Güneş bizim okula geldiğinde ben beşinci sınıfa gidiyordum. Bir gün öğretmenimiz okula bir yazarın geldiğini söyledi. Hem soru yanıtlayacak, hem de kitap imzalayacaktı. Bunu duyduğumda çok heyecanlanmıştım. Ekrem bey bütün sınıfları tek tek alacaktı. Ama ben bekleyemedim. Çünkü aklımda tek bir cümle vardı. “Ya kitap kalmazsa.” Hayalimde bütün kitapların tek seferde bittiği ve bizim sınıfa sıra geldiğinde kitapsız kaldığımız canlandı. “Hemen harekete geçmeliyim” deyip, teneffüs zili çalar çalmaz bir ok gibi fırladım yerimden. Alt kata indim ve konferans salonuna daldım. O sırada Ekrem bey, bir kız çocuğun sorusunu yanıtlıyordu. Tam olarak yaşını bilmiyorum ama yaşlıca bir adamdı. Ben, hiç umursamadan kitapların yanına gittim. Elimde bir kitap alacak para vardı. Daha önce haberimiz olmadığı için daha fazla para getirememiştim. Elime iki kitap aldım. Diğerinin adını hatırlamıyorum. Ama Bekle Bizi Gülyaprağı kitabını görünce onu seçtim. Bahçemizdeki gül ağaçlarına götürecektim bu kitabı ve öyle de yaptım. Aldım, yazarın yanına gittim. Yazarın kulakları ağır işitiyordu. Soyadımı yanlış yazınca, “Yanlış yazdınız” deyip bıraktım. İkinci kitap geldi, yanındaki yardımcısı kulağına eğilip adımı söyledi. Yine yanlış yazdı. Kabul etmedim. Onları kenara bıraktı ve “Kutudan getir” dedi. Yardımcısı kutudan çıkarıp getirdi. Ekrem bey, “Adını sen yaz ben imzalayacağım” dedi. Yazdım, yazara doğru çevirdim ve Ekrem bey de imzaladı ve bu kitap kendi harçlığım ile alıp imzalattığım ilk kitap oldu. O gün bu gündür saklarım ve sık sık kendisini anarım. Bu günde Ekrem beyi hem anmak, hem de tanıştırmak istedim.

Görüntü iyi değil, biliyorum. Ama ilkokuldayken yakın bir arkadaşıma vermiştim. Kitap döndüğünde bu haldeydi. Kitap bu hale gelince çok üzülmüştüm ve bu olaydan sonra kimseye kitap vermedim. Adımı ve soyadımı ben yazdım ve Ekrem bey imzaladı. Tam iki kitap heder oldu. Ama tek bir kötü söz etmedi. Bu anı beni derinden etkilediği için kitabın durumuna rağmen imzasını da paylaşmak istedim. Görsel için özür dilerim.

Ekrem Güneş Kimdir?

Gelelim başlıktaki soruya. Ekrem Güneş kimdir?

Hayatımın güzel bir anısını yazan değerli yazar Ekrem Güneş, aynı zamanda coğrafya öğretmenidir. Aslında asıl mesleği öğretmenlik desek daha doğru olur. 1943 yılında Nevşehir’in Gülşehir ilçesi, Yeşilyurt köyünde doğan Ekrem Güneş, ilkokula on bir yaşında köyünde başlamıştır. Ortaokul ve lise eğitiminden sonra, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya bölümünü bitirdikten sonra sırasıyla Van Kazım Karabekir Ortaokulu, Tire Ş. Alb. İ. Karaosmanoğlu Lisesi, Tire Kız Meslek Lisesi, İzmir Karataş Lisesi’nde öğretmenlik yapmıştır. 1955 yılında emekli olmuştur.

Ekrem Güneş, sanat ve edebiyat dergilerinde çeşitli öyküler yayınlamıştır. Yazarın ilk öykü kitabı, Dobrucalı İsa olmuştur. TRT radyolarında da çok sayıda öyküleri yer almıştır. TRT’nin 2001 yılında düzenlediği oyun yarışmasında, çocuklar için yazdığı “Okuma Tutkusu” ikincilik, 2003 yılında düzenlenen oyun yarışmasında “Sevginin Kuş Kanatları” adlı beş bölümlük çocuk oyunuyla birincilik elde etmiştir. Ekrem Güneş, 2 Temmuz 2017 tarihinde yaşamını yitirmiştir.

Ekrem Güneş’in Eserleri: 

Erken Düşen Kar, Cankuş, Murat’ın Düşü, Rüzgar Kanatlılar, Annem Babam Okul Birincisi, Sevginin Kuş Kanatları, Gök Kuşağı Sitesi Çocukları, Kapadokya’nın Perileri, Arada Kalanlar, Aykırı Oyuncaklar, Cino, Gülen Oğlan, Homhom İle Zomzom, Babamın Oyuncakları, Gitme Dede, Dobrucalı İsa, Gökçe Kızın Kumruları, Kekik Dağlarda Öter, Bekle Bizi Gülyaprağı.

Editör: Astropower – 27.08.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Yazar

Selin Sabcıoğlu tarafından yazıldı

Merhaba,
Adım Selin Sabcıoğlu. 22 Şubat 1990 tarihinde, Ankara'nın Polatlı ilçesinde doğdum. Üç kız kardeşiz, ben ortancayım. İlkokul ve liseyi Polatlı'da okudum. Lise mezunuyum. 20 yaşından bu yana yazmayı seviyorum. Şiir ve deneme yazıları yazıyorum. Kültür Çıkmazı e-dergisinde gönüllü yazarlık ve sanatçılarla söyleşiler yaptım. Karaborsa Şiirler, Empati proje kitaplarında şiirlerim ve yazım yayınlandı.
Bunların haricinde resim yapmayı ve müzik dinlemeyi seviyorum. Ailemle birlikte Muğla'nın Dalaman ilçesinde yaşıyorum ve el emeği ürünler üretiyoruz.

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    H.P Lovecraft ve Lovecraftian Korku

    Dünyanın Durmayan Kanı: Kadına Şiddet