içinde

HavalıHavalı MuhteşemMuhteşem

Bireysellik Felsefesini Örnekleyen Film | Ölü Ozanlar Derneği

Peter Weir’in 1989 başyapıtı Ölü Ozanlar Derneği, ustaca yazılmış senaryosu ve Carpe Diem felsefesinin ya da “Günü Yakala“nın genel mesajıyla eleştirmenlerden övgü alan bir film olma özelliğini taşımaktadır.

Çok severek izlediğim bir film olan ”Ölü Ozanlar Derneği” hakkındaki düşüncelerimi paylaşacağım.

Öncelikle hikaye, ebeveynlerinin eğitimleriyle ilgili katı ve inatçı beklentilerini takip etmesi beklenen erkek çocukların gelenekle dolu, tamamı erkek okuluna gelen Bay Keating adında bir öğretmenini anlatmaktadır. Keating’in alışılmamış yöntemleri şiiri, edebiyatı ve şiirden aldığı dersleri erkeklerin bireysel kimliklerini ve arzularını görmelerine yardımcı olmak için kullanmaktadır.

Film, Ölü Ozanlar Derneği’ni yazana kadar çok az üne sahip olan yazarı Tom Schulman sayesinde ‘‘En İyi Orijinal Senaryo” ödülünü kazanmıştır. Bu senaryo, kendi gerçek yaşam deneyiminin parçalarına dayanır ve senaryo, farklı kuruluşlardan iki benzer ödüle aday gösterilmiştir. Ölü Ozanlar Derneği ayrıca Fransa ve İtalya’dan En İyi Yabancı Film ve İngiltere’nin BAFTA ödüllerinden En İyi Film ve En İyi Film Puanı ödüllerine layık görülen bir filmdir.

John Keating’i oynayan Robin Williams, Peter Weir için En İyi Yönetmen dalında Akademi Ödülü adaylığının yanı sıra Başrolde En İyi Erkek Oyuncu dalında üç ödüle aday gösterilmiştir.

İlk başta, genel izleyiciler tarafından iyi karşılanan fakat giderek daha fazla konuşma konusu haline geldiğinde sadece bir gişe yeniliği haline gelmiştir. Filmin vizyona girmesiyle Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte, Ölü Ozanlar Derneği daha derin ve anlamlı bir özellik taşıyarak sadece izleyicilere değil, bir bütün olarak ulusa hitap etmiş bir filmdir.

Filmde Robin Williams, Vermont’taki seçkin Welton Academy’de İngilizce öğretmeni olan mercurial John Keating’i canlandırırken performans ve kısıtlama arasında hassas bir dengeleme eylemini üstlenmektedir.

Heyecan verici bir performansta Robin Williams, 1959 sonbaharında özel bir çocuğun hazırlık okulu olan Welton Academy’ye İngilizce öğretmek için gelen John Keating rolünde keskin bireysellik felsefesini örnekleyen bu karizmatik ve sıra dışı öğretmen, öğrencilerine günü yakalamalarını ve hayatlarını olağanüstü hale getirmelerini söylemektedir.

Ölü Ozanlar Derneği filminin hikayesinin dramatik finali hem kalbinizi hem de zihninizi harekete geçirecek!

Bir hazırlık okulunda öğrencilere bu zıt idealler sunulurken gerçekçilik ve romantizm arasındaki çatışmayı araştırmalarını da isteyen bir filmdir. İnsanlara direkt şu ideolojide olmalısın dayatması yapılır birçok okulda ama filmde ise insanların ideolojileri seçme ve sorgulama şansı var.

Bu filmin bende bu kadar yankı uyandırmasının en büyük nedeni şudur ki; filmde bulunan mesajlarda yer alan hiçbir şeyi gerçekten deneyimlememiş olmam.

Bana hiç kendim olmamı, statükoya meydan okumamı veya çarktaki bir dişli yerine bir birey olmamı söyleyen tek bir öğretmenimin olduğunu hatırlamıyorum. Bu gerçekten oturup düşündüğünüz zaman oldukça üzücü bir durum.

Ölü Ozanlar Derneği filmi kesinlikle izlemeye değer bir film.

İzlemeyenler için güzel bir tavsiye olduğunu düşünüyorum.

Şimdiden izleyecek olanlara keyifli seyirler dilerim.

Editör: Sümeyye Vurucu – 22.09.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Usta

vitalis tarafından yazıldı

23, intj, 5w6

Makale YazarıYorumcu

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    1. Robin Williams çok sevdiğim bir aktör. Hele bu film bir efsane. Çocuklarımıza soru sormayı öğretmeliyiz. Herşeyi olduğu gibi kabul etmek yerine , aklıyla doğruyu bulmalarıni teşvik etmeliyiz ki bu filmde bunun eğitimciler tarafından yapılması gerektiğini çok güzel işliyor. Öğrencilerinin içindeki ışıkları söndürmeyen eğitimciler dileği ile…

    Çocuklara Alınacak Oyuncaklarda Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Sorduğumuz 10 Soruya Göre Ne Kadar Öfke Kontrolü Sağlıyorsun, Öğrenelim!