içinde

HavalıHavalı MuhteşemMuhteşem ÜzgünÜzgün

Gerçek İslam Tartışması| Mahsa Amani’nin Ölümü Üzerine

Sahi Gerçek İslam Nedir?

Mahsa Amani’nin ölümü Türkiye’nin ve dünyanın gündemine oturur ve İran başta olmak üzere pek çok yerde protestolar sürerken; her ağızdan bir ses çıkıyor, herkes kendi mecrasında bir şeyler yazıyor bu konuda. Ben de tam Dergio’da yeni yazar olmuş ve ilk haberimi yazmaya karar vermiş fakat ne yazacağıma bir türlü karar verememişken bu konuda bir şeyler söylemeye ihtiyaç duyuyorum.

Burada yazacağım ilk yazının böyle bir konuda olacağı hiç aklıma gelmezdi. Ancak bir kadın iseniz ve Türkiye’de yani çoğunluğu Müslüman olan İran ile yakın ilişkileri olan pek çok İranlı’nın yaşadığı bir ülkede yaşıyorsanız üstüne üstlük bir de din, siyaset, sosyoloji, hukuk gibi alanlarda eğitimler almışsanız bir şeyler söylemeden edemiyorsunuz.

Bu olay bize dünyanın her yerinin aynı şekilde gelişmediğini bir kez daha gösterdi. Kadın hakları, özgürlük, adalet, demokrasi gibi alanlarda gelişen ve değişen ülkeler bir yana…

İran’daki kim gelirse gelsin değişmeyen şeriat yönetimi,  Afganistan’daki Taliban yönetimi…

Bunun gibi genellikle ne yazık ki varlıklarını İslam dini ile meşru kılan yönetimler; adalet, eşitlik, özgürlükler ve kadın hakları açısından dünyanın geri kalanı ile aynı hızda ilerlemiyor hatta geriye gidiyor. O sırada biz gerçek İslam’ın bu olmadığını söylüyoruz sürekli (!) ama tabii sesimizi kime duyurabiliriz ki?!

Ancak olanlar yüzünden aramızda İslam dinine karşı sempatisini yitiren arkadaşlarımız olursa belki onları ikna edebiliriz gerçek dinimizin bu olmadığına. Ben böyle bir travmanın üzerinden gerçek İslam’ı tartışmak gerçek İslam’ı arayıp bulmak filan hiç istemiyorum aslında ama mecbur kalıyorum. Çünkü tartışmayı çoktan başlatmış oluyorlar. Bir şeyler söylemezsem de vicdanım hiç rahat etmeyecek.

Bu ülke yönetiminde yakın geçmişimizde İslam adına terör suçu işleyen ve uluslararası camiada terör örgütü olarak isimlendirilen oluşumlar için “terörist değil öfkeli bir grup insan” diye yeni tanımlamalar getirenler ve onları destekleyenler elbette İran’a hak ettiği tepkiyi göstermeyecek.

“Mahsen Amani’nin ölümünü İslam’a bağlamak ne kadar doğru?” Sorusu bence gereksiz ve samimiyetsiz bir soru ama çok soruluyor. Açıkça “doğru değil. Hiç doğru değil. Hatta bunun İslam ile ne ilgisi var ki, hiç ilgisi yok…” demek isteyip de diyememek gibi geliyor bana..

Sorulması gereken asıl soru şu bence: Varlığını İslam dini ile meşru kılan onlarca baskıcı yönetim ve terör örgütünü İslam’a bağlamak ne derece doğru? Benimki de gereksiz ve samimiyetsiz bir soru oldu. Ben de açıkça “çok ilgisi var…” demek istiyorum da diyemiyorum.

Evet bütün Müslümanlar başörtüsü kurallarına uymayan kadınların gözaltında işkence edilerek öldürülmesini istemiyor olabilir ancak bunu yapan yönetimler, örgütler varlığını İslam’a dayandırıyorlar. Dayandırabiliyorlar (!)

Anadolu İmam-Hatip lisesinden onur öğrencisi olarak mezun olup İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümüne girdim. Başarı ile mezun oldum. Farklı alanlarda çeşitli eğitimler aldım. Türkiye’nin en iyi kurumlarında daha öğrenciliğimden itibaren çalışmaya başladım.

Dürüst olmak gerekirse hala emin değilim bazı şeylerden. Benim aldığım eğitimlerin onda birini almayanlar kendinden çok emin biliyorum. Çoğunluğu okuyup araştırmanın kafalarını karıştıracağından korkan insanlar.

İran, Afganistan gibi radikal İslam ile yönetilen ülkelerde de bizimki gibi inanmayanlara, farklı inananlara, LGBTQ bireylere, alkol tüketenlere, oruç tutmayanlara, saçını örtmeyen kadınlara yönelik fiziksel, sözel, duygusal şiddeti uygulayanlar bunu İslam dininde “haram” olduğunu söyleyerek yapıyorlar.

Annemiz, babamız, arkadaşımız, memleketlimiz filan hepsi yabancı değil hiçbiri.

Sonra biz: “gerçek İslam bu değil! “ diyoruz.

İtiraf etmek gerekirse benim kafam çok karıştı. Acaba bütün bunların İslam dini ile bir ilgisi olabilir mi? Nasıl bir ilgisi olabilir? Daha da önemlisi gerçek İslam bu değil ise ne?

Gerçek İslam’ı bulabilir miyiz artık? Lütfen…

Editör: Sümeyye Vurucu – 27.09.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Katılımcı

Aktaş Hacer tarafından yazıldı

Makale Yazarı

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    1. Asi peygamberler ouroboros-Çağrı Dörter’in kitabını tavsiye ederim. Gerçek İslam’a sizin gibi samimiyetle sorgulayan insanlara Hz. Muhammed’in gerçekte nasıl bir din getirdiğini ve hayatını dobraca anlatıyor. İsa’yı öldürenler hıristiyanlardı, Muhammed ‘e eziyet edenler kendisine dindar diyenlerdi. İnsanların gerçek dinleri öğrenmesini otoriteler istemedi. Kitlelerin değil bireylerin dini vardır. Gerçek İslamı herkes kendi bulacak, hayatının sorumluluğunu alamayan avam halk ise yine sapkın otoritenin istençlerine boyun eğip İslam’ı belli ritüellere riayet etmek zannedecek. Gerçek İslam vicdanla kalple bulunur, Şems Mevlana’nın kitaplarını bu yüzden suya atmıştı. Kitleler, yönetimlerin din anlayışını reddedip “sanane din benim içimde sen kendi işine bak” demesi gerek kaba tabirle. Şayet peygamberimize “Habeş kralı müslüman değil, onun devletinde yaşayamayız” dediklerinde yöneticide yalnızca adalet arayın dini sizi ilgilendirmez demesi bile bugün İran’ın İslam olmadığını anlatıyor bize

    2. Aslında islam ya da bir başkası fark etmez hiçbir din bunları öğütlemez. İlâhi dinlerin ortak öğretisi “öldürme!” Dir.
      Fakat din yönetmek için çok güzel bir araçtır. Yöntemdir. İnsanları çok güzel örgütler ve kullanırsınız, hakimiyet altına alır, öldürmesine ve ölmesine sebep olursunuz, eğer dini ARAÇ yaparsanız. Ancak din bir ARAÇ DEĞİLDİR, AMAÇTIR.

    Biz Öldürülüyoruz | Kadın olmak….

    Pargalı İbrahim Paşa ve Hatice Sultan Gerçekten Evli Miydi?