Utancın Fotoğrafı; 'Geleceğimiz' İstismar Altında!
S
Selin Sabcıoğlu@selinsabcioglu
11 Aralık 2022·3 dk okuma

Bizler evlerimizde rahatça otururken "Z kuşağı" diye sınıflandırdığımız, ülkenin kurtarıcısı olarak gördüğümüz çocuklar istismara uğruyor. Çocuk yaşta evlendiriliyor. "Bu okumaz" deyip okuldan alınıp çalıştırılmaya zorlanıyor. Kız çocukları, babaları yaşında insanlara para karşılığında satılırken, bizler gazetelerden, televizyonlardan iki dakika izleyip ya da okuyup geçiyoruz.
Geleceğin doktorları, öğretmenleri sığ düşüncelerin elinde heba oluyor. Bizse elimizde çay, kahve ile akşam haberlerinde seyirci kalıyoruz, keyfimiz hiçbir zaman bozulmuyor.
Bizler evlerimizde sevgi dolu ailemizle birlikte yaşarken, tatile çıkarken, sofralarda bir araya gelirken çocuklar çocuk esirgeme kurumlarında yaşam mücadelesi veriyor. Onlar sokaklarda uyuşturucu, alkol bağımlısı oluyor. Neyi bekliyoruz? Daha kaç çocuk daha "rızası vardı" denilerek hayattan kopartılacak? Sayısal loto sonucu açıklar gibi her yıl sonunda veri açıklanıyor. Ama unutulan bir şey var. Onlar veriden ibaret değil. Hepsi bu karışık hayatın aydınlık yüzü.
Altı yaşındaki bir çocuğun evlendirilmesi yeni bir olay değil. Ama bu tarz olaylar gün yüzüne çıktıkça konuşuyoruz. Amaçladığımız gündemde tutmak mı yoksa bu olay üzerinden prim yapmak mı? Son yaşanılan, daha doğrusu yirmi üç yıl önce yaşanmış, bir gazeteci sayesinde haberdar olduğumuz istismar olayı aslında ülkemizin en önemli konusunu yani çocukların geleceğini çokta önemsemediğimizin üzerini kırmızı kalemle çiziyor.
2022 yılını geride bırakırken ve hazır gündemdeyken bu yıl içerisinde kaç çocuğumuzun hayatının karartıldığını yine de değinmek gerek.
- 2022 yılının ilk 11 ayında 209 çocuk istismara uğradı.
- Kasım ayında en az dört kız ve oğlan çocuğu istismar edildi. Geçen yıl aynı ay bu sayı 11 idi.
- Bir çocuğu öğretmeni, iki çocuğu Kur-an kursu öğretmeni istismar etti. Bir çocuğu istismar eden dört fail erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı.
- Dört çocuk da okul, Kur-an kursu gibi ev dışı alanlarda istismar edildi.
- Tarikat ve cemaatler dışarıya kapalıdır. Burada yaşananlar ve öğretilenlerin hiçbiri dışarı aktarılamaz.
- Tarikat şeyhlerinin, cemaat hocaları kutsal olarak kabul edilir.
- Onların yaptığı her şey kutsal kabul edilir ve karşı çıkılamaz.
- Çocuk artık kirli sayıldığını düşünür, buna inandırılır.
- Aile bilmezden gelir.
- Toplum üç maymunu oynar.
- Çocukta etraftaki baskılar sonucunda, "suçluyum, kirlendim" travması ortaya çıkar.
- "Söylersem bana inanmazlar" düşüncesi akla yerleştiğinden çocuk susar.
- "Duyulursa rezil oluruz, insan içine çıkamayız" gibi düşüncelerle çocuk geri plana itilir. Hatta çoğu zaman gözden çıkartılır.
#istismar#Çocuk Gelin#Cinsel İstismar#Çocuk Gelinler#Çocuğun İstismara Uğradığı Nasıl Anlaşılır?#Çocuk İşçi#Çocuk İstismarı Nasıl Önlenebilir?#çocuk#Çocuk İstismarı
Yorumlar (10)
Cümle kuramadığım tek konu olabilir, her şey hakkında saatlerce konuşurum konu istismar olunca insanların bunu normal bir şeymiş yapıyor olmaları olunca sanki kanim çekiliyor.
Zaten ülkemizde malesef ki bu durumun bir çözümu yok . Verilen hiçbir ceza caydırıcı olmuyor . Kız çocuklarinin böyle şeyler yaşmasi tüyler ürpertici. Ben mesela işe giderken yada gelirken gônül rahatliğiyla hareket edemiyorum .
Haber çok utanç verici. Ayrıntılarını bile okumak istemeyecek kadar moralimi bozdu. Umarım adalet geç olmadan uğrar buralara.
Çocuklarla ilgili çok beklenti var ama çocukların gelecekteki beklentileri hep göz ardı ediliyor. Bence ebevenylere de eğitim verilmeli. Çocuk psikolojisi eğitimi. Anne babalar bilinçlendikçe anca olumlu değişimler olur. Yoksa benim de umudum yok.
Teşekkür ediyorum. Elimden geldiğince kelimeleri seçerek yazmaya çalıştım. Çünkü çok hassas bir konu
Bu 4+4+4 sisteminin acilen kalkması lazım. Özellikleri kız çocuklarını okuldan uzaklaştıran bir sistem. Bir de bu bir kereden bir şey olmazcıların önüne geçilmesi gerekiyor. Yani adalet, adalet, adalet
Bu haber çok sinirimi ve psikolojimi bozdu. Aklım hâlâ almıyor nasıl böyle bir şey olduğunun.
Hala bu devirde böyle şeylerin yaşanması o kadar berbat ki. İnsanlığa olan umudum hiç kalmadı.
Çözümü söyleyeyim: Her ne olursa olsun kız çocukları en az lise mezunu olana kadar okutulmalı. Gelenekçi kalıplar yıkılmalıdır. "LÜTFEN KIZ ÇOCUKLARINIZI OKUTUN. ONLARI KADERLERİNE TERK ETMEYİN. " Okumak korunmaktadır.
Çok önemli bir konuya değinmişsiniz elinize sağlık