Ana Sayfa
Edebiyat

Unutulan 3. Sayfa İzleri

ü
ümit fındık@umitfindik
9 Temmuz 2022·2 dk okuma
Unutulan 3. Sayfa İzleri
Sabah işe giderken kafeteryanın önünden geçtiğin anda karşına ikiye katlanmış bir gazete çıktı. Sağ ayağımla bir parçasını düzelttim. Gazetenin dikkat çeken sayfası önüme çıktı. Bilinçaltımın hissiyatı şunu düşündürür hale getirdi. Aklıma ayna gibi yansıtmalar başladı.Ve dilimde bu haber kelimelerle can buldu. İçimden şunu söylendim. Gazetenin üçüncü sayfasında şöyle yazılar gördüm. "Toplumsal litost her zaman 3. sayfaya reva görülür. İnsanlar popüler olan spor ve magazine düşkündür. Çünkü burada sempatizanlık ağır basan insan içgüdüsüdür. Reva görülen gerçekler esasta toplumun uykusunu bozması gerekir." Gözünün önüne dikkat çeken başlık şuydu. "Aynı acılar farklı yerler " diye başlık atılmıştı. Puntosu biraz büyüktü. Büyük bir kare içine alınmış bu başlık. Yazının içinde altı kişi vardı. İki anne, iki küçük çocuk ve lise çağına yaklaşmış iki kız çocuğu vardı. Sanki o anda duygusal olarak karamsar ruh haline bürünmüştü. Sanki o sayfaları okurken televizyonda izlediğim haberler aklıma gelmişti. Simon için bu yazıların değeri farklı geliyordu. Simon’a göre bu yerdeki gazete ruhunu etkilemişti. Dün gece yağan yağmurun etkisinden dolayı asfalt yolun üzerinde ıslaklık vardı. Güneş yavaş yavaş kendini hissettiriyordu. Başımı kaldırıp gözüm güneşin o ılık ışığına odaklandı. Günler aylak olduğu kadar zaman kumdu. Simon gazeteye bırakıp yoluna ilerlemeye başladı. Kafeteryanın yanında giderken aklı yine o gazetede kaldı. Fakat yetişmesi gereken işi vardı. Hızlı adımlarla sokağın arka tarafından metronun bulunduğu perona varmak vardı. Zamanla yarışmak insanlar için yorucu ve bunaltıcı geliyordu. Simon’un aklını kafeterya yolunda bırakmış değildi. Sırtında çantası aklında hayatın bitmeyen savaşları vardı. Aklına o anda cümleler geçmeye başladı. “Yaşamımız iş ve evden ibaretti. Sevgi yoksunluğu olan dünyada kalbimiz ne kadar temiz ve piri paktı. O gazetenin sayfaları rüzgarlarla kaybolacak. Biz sadece yaptığımız işin hengamesiyle yaşayarak mutlu olduğumuzu düşüneceğiz. Hayat peronunda ölüm bir metro görevi yapacak. Ya umutlarımız hastanenin salonlarında kalacaktır. Ya da unuttuğumuz sevgiler kendince kıymete binecektir.” Cümleler bittiğinde metro durağına varmıştı. Peronda beklerken aklı sadece gideceği işe odaklanmıştı.

Yorumlar (2)

Melisa Nur Uğuzyaklaşık 3 yıl önce

Çok iyi hissettirdi

Yusuf Alper EVCİL3 yıldan fazla önce

Kaleminize sağlık... çok beğendim