Türk Edebiyatı'nın En Gizemli Şiiri
Y
Yusuf Alper EVCİL@farazimuhabbet
22 Temmuz 2022·3 dk okuma

Türk edebiyatın da aşk deyince akla gelen en güzel şairlerden birisi de Cemal Süreyya'dır elbette. 1931 yılında Erzurum'da orta halli bir ailenin çocuğu olarak hayata başlamıştır. Asıl ismi Cemalettin Seber'i edebi hayatında kullanmayı tercih etmemiştir.
Çok erken yaşlarda annesini kaybetti. Hatta bir söyleşisinde edebiyata yönelmesinin en büyük sebebinin annesi olduğundan şu sözlerle bahseder ;
ÜVERCİNKA
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil
"Belki beni edebiyata götüren bir sürü neden vardır. Ama bir keskin neden ararsam bunu annemde bulduğumu söyleyebilirim."Eşi Seniha hanım ilk aşkıdır. Seniha'ya aşkı ortaokul yıllarından başlar. Yazdığı ilk şirii Kızıl Mısralar Seniha'nın kızıl saçlarından gelmektedir. Ve ilk evliliğini de Seniha ile yapar. Mükemmel bir aşk evliliği yapmışlardır. Birbirlerine hitap şekilleri bile herkesden farklıdır. Süreyya Seniha'ya “gibisi olmayan yar” der, Seniha da ona “gibisi olmayan bir adam” diye karşılık verir. Bu mükemmel hikaye Seniha'nın hamile kalması ile kesintiye uğrayacak ve o meşhur "Üvercinka" şiirinin yazılmasını sağlayacak hikaye yaşanacaktır. Seniha hamile iken Süreyya bir arkadaş toplantısında genç bir kız ile tanışır. Kızın duruşu, gülüşü, bakışları aklını başından alır. İçinde bulunduğu boşluktan da olacak ki aralarında tutkulu bir aşk başlar.Mevsimlerce süren bu rüya Süreyya'da büyük izler bırkacaktır. Her güzel rüyada olduğu gibi bu rüyada bitecektir. Seniha'nın doğumu yaklaşmıştır. Büyük şair bir karar vermek zorundadır artık. Üvercinka ile gidip ilk aşkını yüz üstü bırakmak istemez. Kavurucu bir Ağustos günü, içi yana yana ayrılık kararı alır. Bir dize dökülür ağzından ;
" Acıların adını Ağustos Koymalılar..."Bu kaybın ardından soyadında bulunan bir harfi çıkartır. Süreya olarak devam eder yazılarına. 1990 yılında Cemal Süreya olarak göz yumar hayata. 58 yıllık yaşamını boyunca Üvercinka'nın gerçekten kim olduğunu hiç kimse öğrenememiştir. Bu şiir Türk edebiyat tarihininen gizemli şiirleri arasında yerini almıştır. Gizemli bir yasak aşkın şiiri....
ÜVERCİNKA
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil
Yorumlar (11)
Çok özel bir şairmiş. Özellikle Üvercinka bir başka...
Cemal Süreya benim için çok şey anlatıyor gibi geliyor, şiirlerinde hep kendimden bir parça buluyorum.
Cemal Süreya candır❤❤
Çok güzel bir yazı 👍🏻
Çok güzel bir şiir... İnsan okudukça kendinden geçiyor...
O kadar naif hisler uyandırıyor ki şiir, elinize sağlık
Güzel bir şiir
Hakan Gerçek'in sesinden Youtube'da dinlenebilir. Hakan Gerçek efsane bir yorum katmış, dinlemeyen varsa. :)
Cemal Süreya. Büyük şair. Üvercinka. Büyük şiir. Şu şiiri yazan adamın kalem oynatmayacağı dandik sözlerin altına üstadın adını yazıp paylaşmaları ve sosyal medyada binlerce, on binlerce beğeni alması canımı fena halde sıkıyor. Hele bir de yanlış olduğunu belirttiğimizde direnmeleri yok mu! Bir edebiyat fakültesi mezunu bile yaptı bunu bana. Ah ah..
"gibisi olmayan yar" : ne kadar özel bir ifade ama yazık ki yenik düşmüş ihanete. Detaylı anlatim icin tesekkurler..
Lisede edebiyat hocamızın önerisi üzerine perili köşke gitmiştik. Şansımıza o gün de Üvercinka koleksiyon sergisi varmış. Üvercinka ile tanışmam ilk o zaman olmuştu. Bu yazı o yüzden beni biraz garip hissettirdi :') Ellerinize sağlık