Ana Sayfa
Edebiyat

Küçük Prensteki Türk İmajı

B
BetikOku@betikoku
27 Temmuz 2022·2 dk okuma
Küçük Prensteki Türk İmajı
Bir milletin, diğer milletlerin edebiyatında tuttuğu yer önemlidir. Türk Milleti'nin de bazen olumlu bazen de olumsuz bir şekilde başka milletlerin edebiyatında önemli yer tutuğu aşikardır. Malesef çoğunlukla Türk Milleti ve Türk İmajı genelde haksız yere barbarlıkla itham edilir. Batılılara göre Kendisinden olmayan, kendisi gibi giyinmeyen ve kendisi gibi konuşmayan her kavim barbardır vahşidir. İşin aslı hiç de öyle değildir ama batılılar özellikle amansız düşmanları olan  Türkleri hep ötekileştirmişlerdir. Türk imajı onlar için Kültürsüzlüğü ifade eder. Batılılar Avrupalılık bilinciyle kendilerini dünyanın merkezinde görmeye bayılırlar. Aslında Batıya medeniyet doğudan gelmiştir. Birçok yeniliği Kültürsüz dedikleri Türkler'den öğrenmişlerdir. Batı Dünyasında bir söz vardır. " Ex Oriente Lux" yani Işık, doğudan gelir. Doğunun medeniyet ışığı batıyı aydınlatmıştır. Bu bağlamda Batılı bir yazarın dünyaca ünlü hikayesi olan Küçük Prens'teki Türk imajını incelemeye başlayabiliriz: Fransız yazar Antoine de Saint-Exupéry'nin kaleme aldığı özgün adının "Le Petit Prince" olan Türkçeye Küçük Prens olarak çevrilen hikaye kitabı çocukların olduğu kadar büyüklerin de ilgi odağı haline gelmeyi başarabilmiş bir başyapıt. Konusunu kısaca özetlemek gerekirse; Bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyasına bakışı olarak nitelendirebiliriz. Felsefi yönü kuvvetli olan bu eserde Türk imajı şu şekilde anlatılır: "Küçük Prensin gezegeni olan Asteroid B-612'yi 1909 yılında bir Türk astronom keşfetmiştir. Bu konuda hazırladığı raporu Uluslararası Gökbilimciler Kurultay'ına sunmuştur. Ancak başında fes, ayağında şalvar var diye sözüne kulak asan olmamıştır. Büyükler böyledir işte." "Bereket versin , Asteroid B-612'nin onurunu kurtarmak için dediğim dedik bir Türk önderi tutmuş, bir yasa koymuş: Herkes bundan böyle Avrupalılar gibi giyinecek, uymayanlar ölüm cezasına çarptırılacak. 1920 yılında aynı astronom bu kez çok şık giysiler içinde Kurultay'a gelmiş. Tabi bütün üyeler görüşüne katılmış." Küçük Prens'te Türk imajının Osmanlı Devleti'nden Cumhuriyet Turkiye'sine geçişte yaşadığı değişiklik  gözlemlenir. Batılı entelektüeller  tarafından ötekileştirilmeye, barbarlıkla suçlanmaya alışkın olan Türk imajı bu eserde ötekileştirilmemiştir.  Aksine buluş yapabilecek kadar bilimsel bilgiye sahip olarak gösterilmiştir. Küçük Prens'te Türk imajı'na dair tek olumsuzluk yukarıdaki paragraftaki ''Türk önderi'' ifadesi, kitabın orijinal dilinde yani Fransızca'da ''Un Dictateur Turc'' şeklinde İngilizce basımında ise  ''A Turkish Dictator'' olarak geçmiştir. Türkçe çevirilerde buraya müdahale edilip, ''diktatör'' kelimesi yerine ''önder'' veya ''lider'' kavramları kullanılmıştır. Çünkü Diktatör diye bahsedilen Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Siz değerli okuyucularımız bu konudaki görüşlerinizi yorum yaparak bizlere sunabilirsiniz.

Yorumlar (8)

Büşra Kurt2 yıldan fazla önce

Hiç dikkat etmemiştim tekrar okumayı düşünüyorum

Melisa Nur Uğuzyaklaşık 3 yıl önce

Küçük prens o kadar güzel bir kitap ki hangi yaşta okursanız o yaşa uyum sağlıyor..

Emre İşlek3 yıldan fazla önce

Oldukça farklı bir pencereden bakmışsınız Erdal hocam yine. Ben o kadar okudum bu kadar ayrıntıya dikkat edemedim. Tebrikler :)

Melisa Nur Uğuz3 yıldan fazla önce

Emeğinize sağlık.

Nilay Tok3 yıldan fazla önce

Farklı bir bakış açısı. Hemen inceleyelim. Emeğinize saglik

Esma Nur Aksoy3 yıldan fazla önce

Küçük Prens'i çok severim. Burada da doğru bir noktaya değinilmiş. Ellerinize sağlık

Hüsne Sürmelioğlu3 yıldan fazla önce

Farklı bir bakış açısı gerçekten. Emeğinize sağlık.

Dilber Aydın3 yıldan fazla önce

Daha çok felsefi boyutuyla bildiğimiz Küçük Prens'i bu açıdan incelemek farklı bir bakış açısı sunmuş.