İnsanlığın Derin Acısı: Depremler
F
Furkan Toprak@furkantoprak
13 Şubat 2023·3 dk okuma

İnsanlık var olduğundan beri, yani Adem ile Havva yasaklı meyveyi yiyip cennetten kovulmasıyla birlikte insanlığın en büyük imtihânıdır ölüm olmuştur. Hiçbir tesellisi olmayan, ardında derin acılar ve anılar bırakan hakikatin adıdır. Peki ölümün en acısı hangi andır? Sanırım toplu ölümlerin yaşandığı doğal afetlerdir. Özellikle de depremler. Çünkü deprem demek; evlerin yıkılması, onca alın teriyle, emekle kurulan yuvaların anlık sarsılmalar sonucu yerini acısız hikâyelere bırakmasıdır. Tarifi mümkün olmayan, gözlerde gözyaşının hıçkırıklarla sarsılmasıdır. Bir babanın evladına ekmek alıp sabırsızlıkla eve gittiğinde ailesini görememesidir. Bir annenin 6 aylık çocuğunu sevmeye kıyamadan kendi elleriyle beyazlar içinde toprağa gömmesidir. Büyükannenin torununun gülümsemesini görememesidir. Hep bir acının izini bırakır deprem. Kiminin de yolculuğuna engel olur. Tıpkı mevsimlik işçiler misali. 3 çocuklu bir babayı yakalayıverir.
Deprem hikayelerinin en acıklı olayları ailelerin yok olduğu veya eksik kaldığı mazilerde gizlidir. Kimi ilk çocuğunu depreme kurban verirken, kimi de hamile eşini toprağa gömer. Geride tamamlanmamış hikayeler ve hiç başlamamış masallardan izler toprağın üzerinde açan çiçeklerde yaşama tutunmaya çalışır. Umutla, şefkatle, gözyaşlarıyla, sabırla ve geminin güvertesinin görüneceğini hissedercesine. Deprem hayatın kara yüzüdür. Ne zaman geleceği belirsiz olan, insanlarla ve ülkelerle beraber geniş toprakları yerle bir eden korkuluktur. Hiçbir zaman depreme hazırlık yapılamaz. Tedbirler alınabilir, ülkeler birtakım jeopolitik uygulamalara girişebilir. Bunlar sadece depremin şiddetini azaltabilir; depremi ortadan kaldıramaz.
Dünya geneline baktığımızda bazı ülkelerde yaşanan depremlerin sonuçları şunlardır:
Geçmişten günümüze baktığımızda depremlerin büyük yıkıcı etkilerini insanlık yaşamıştır. Peki günümüzde Türkiye'de yapılan tek katlı evler başta olmak üzere apartmanlarda evler yapılırken arazinin depreme karşı riski nedir, sismolojik ölçümler yapılıyor mu, arazinin olası depremlere karşın gücü nedir vb. soruların cevaplarının ne kadarı cevaplanmıştır? Bu soruların peşine düşülmelidir. Yoksa beklenen İstanbul Depremine yine Türk vatandaşı hazırlıksız yakalanabilir ve unutulmamalıdır ki; Istanbul Türkiye'nin kalbidir ve kalpte yaşanan acı tüm organlarda hissedilir.
Deprem hikayelerinin en acıklı olayları ailelerin yok olduğu veya eksik kaldığı mazilerde gizlidir. Kimi ilk çocuğunu depreme kurban verirken, kimi de hamile eşini toprağa gömer. Geride tamamlanmamış hikayeler ve hiç başlamamış masallardan izler toprağın üzerinde açan çiçeklerde yaşama tutunmaya çalışır. Umutla, şefkatle, gözyaşlarıyla, sabırla ve geminin güvertesinin görüneceğini hissedercesine. Deprem hayatın kara yüzüdür. Ne zaman geleceği belirsiz olan, insanlarla ve ülkelerle beraber geniş toprakları yerle bir eden korkuluktur. Hiçbir zaman depreme hazırlık yapılamaz. Tedbirler alınabilir, ülkeler birtakım jeopolitik uygulamalara girişebilir. Bunlar sadece depremin şiddetini azaltabilir; depremi ortadan kaldıramaz.
Dünya geneline baktığımızda bazı ülkelerde yaşanan depremlerin sonuçları şunlardır:
-
İran Depremleri
-
Şensi Depremi
-
Tangshan Depremi
-
Halep Depremi
-
Haiyuan Depremi
Geçmişten günümüze baktığımızda depremlerin büyük yıkıcı etkilerini insanlık yaşamıştır. Peki günümüzde Türkiye'de yapılan tek katlı evler başta olmak üzere apartmanlarda evler yapılırken arazinin depreme karşı riski nedir, sismolojik ölçümler yapılıyor mu, arazinin olası depremlere karşın gücü nedir vb. soruların cevaplarının ne kadarı cevaplanmıştır? Bu soruların peşine düşülmelidir. Yoksa beklenen İstanbul Depremine yine Türk vatandaşı hazırlıksız yakalanabilir ve unutulmamalıdır ki; Istanbul Türkiye'nin kalbidir ve kalpte yaşanan acı tüm organlarda hissedilir.#Beklenen İstanbul Depremi#Şensi Depremi#Tangshan Depremi#İstanbul Depremi#İran Depremleri#Halep Depremi#Haiyuan Depremi
Yorumlar (6)
Daha fazla deprem görmeden bilinçlenmeliyiz????
Çok ağır bir felaket
şu an 21. yüzyılda biz bu kadar zorlanıyorsak kim bilir o zamanlarda o insanlar neler yaşamıştır...
Türkiye ve Dünya olarak depremlerle ilgili eğitim almalı, küçükten büyüğe herkesi biliçlendirmek durumundayız.
Ölüm o kadar gerçek ki bunu son günlerde daha da net bir şekilde anladık, biliyorduk ama hep kaçıyorduk.
Son deprem bizi ülkece sarstı. Umarım benzeri bir daha yaşanmaz. Ve sağlıklı bir gelecek inşa ederiz. Emeğinize sağlık