Ana Sayfa
Tarih

Hristiyan Şövalye Tarikatları

B
BetikOku@betikoku
31 Temmuz 2022·4 dk okuma
Hristiyan Şövalye Tarikatları
Ortaçağ dünyasında Birinci Haçlı Seferleri öncesinde veya sırasında oluşan dini tarikatlardır. Görevleri Kutsal topraklara hac için gelen Hristiyanları korumak, onlara eşlik etmek, bakımlarını sağlamak, Kudüs'ün güvenliğini sağlamaktır. Hristiyan Şövalye Tarikatları 3'e ayrılırlar. Bunlar kuruluş sırasıyla Hospitalier, Templier ve Alman (Töton) Şövalye tarikatlarıdır.

Hospitalier Şövalye Tarikatı

İlk kurulan şövalye tarikatıdır. Diğer adları St.Jean ve Malta Şövalyeleridir. Haçlı Seferleri öncesinde tarihler 1070 yılını gösterdiğinde Güney İtalya'nın Amalfi kentindeki dindar kesim Kudüs'teki fakir ve hasta Hristiyan hacılara bakımevi kurmak ister ve Kudüs Valisi bakımevi icin yer tahsis eder. Bakımevi kurulduktan sonra Filistin'deki Benedikt tarikatına bağlı bir üstat tarafından yönetilmeye başlanır. Kudüs'ün haçlılar tarafından ele geçirilmesinde büyük yardımları dokunan bu tarikata, Kudüs Haçlı Yönetimi büyük destek verir. Büyük çapta araziler ve nakdi bağışlar sayesinde Tarikat gelişir ve Benedikt tarikatından ayrılarak Hospitalier tarikatı adını alır. Tarikatın ikinci üst adı Raymond du Puy döneminde tarikat hasta hacılara bakmak görevinin dışına çıkarak hac yollarını açık ve güvenli tutmak ve gerekirse bunun için savaşma görevlerini de üstlendi. Hristiyan din adamları ve birçok şövalye bütün mal varlıklarını tarikata bağışladılar ve tarikat yeminini ederek Hospitalier tarikatına katıldı. Tarikatın işareti, Şövalyelerin zırhları üzerine giydikleri palto ve pelerinlerdeki beyaz haçtır. Yakın Doğu'daki haçlı varlığının sona ermesiyle birlikte Hospitalier Şövalyeleri Kıbrıs'a gittiler. Tarihler 1309 senesini gösterdiğinde Rodos'u ele geçirip buraya yerleştiler. Osmanlı Devleti 1522 yılında Rodos'u fethedince Malta'ya kaçtılar ve burada güçlü bir donanma inşa edip Osmanlı Devleti ile savaşa giriştiler. 1798'de Napolyon'un Malta'yı işgali üzerine tarikat üyeleri merkezlerini Roma'ya taşıdılar. Günümüzde devlet dışı siyasi aktör sıfatıyla Birleşmiş Milletler toplantılarına gözlemci statüsüyle katılmaktadırlar.

Tapınak Şövalyeleri Tarikatı (Templier)

Tarihler 1118 yılını gösterdiğinde Champagne Şövalyesi olan Hugue de Payens, Kudüs Kralı Baudoin'den şehrin tapınaklar bölgesindeki kraliyet sarayının bir kanadına yerleşme iznini aldı ve dokuz şövalye tarafından Templier(Tapınak Şövalyeleri) tarikatı kuruldu. Başlangıçta tıpkı Hospitalier tarikatı gibi Benedikt tarikatına bağlıydılar. Kısa sürede güçlenince bağımsız bir tarikat oldular. Templier Tarikatının işareti kırmızı renkli haçtı; tarikata bağlı şovalyeler bu işareti beyaz, uşaklar ise siyah pelerinleri üzerinde taşırdı. Tarikat şövalyeleri Kudüs'e giden yolu açık ve güvende tutmaya çalışıyorlardı. Kraliyet ordusunun düzenlediği tüm savaşlara katıldılar. İkinci Haçlı Seferleri sırasında vaiz Bernard de Clairvaux'un tarikat şövalyelerini papaya anlatması üzerine tarikat Roma Kilisesi tarafından resmen onaylandı ve Papalık tarafından tüm ülke sınırlarından serbestçe geçmelerine izin verildi. Tarikat üyeleri papa dışında hiçbir otoriteye hesap vermeme hakkına sahip oldu. Roma Kilisesinin bu açık desteğinden sonra Avrupalı birçok asil, tarikata asker ve para yardımını arttırdı. Böylece Templier tarikatı dönemin en önemli ekonomik gücü haline geldi. Tarikat zenginleştikçe Avrupa ve Yakındoğu'da yaygınlaştı birçok kale ve kilise inşa ettiler. Büyük ekonomik güçleri sayesinde bugünkü anlamda ilk çek sistemini ve bankayı uyguladılar. Hac vazifesini yapmak için Kudüs'e gitmek isteyen Hristiyanların yolda yanlarında götürdükleri parayı ve canlarını kaybetmesi üzerine tarikat üyeleri geliştirdikleri sistem ile hacı adayları daha yola çıkmadan evvel paralarını Avrupa'daki tarikat üyelerine yatırıyor, onlarda hacı adayına yalnızca tarikat üyelerinin okuyabileceği şifreli bir mektup veriyordu. Bu mektupta hacı adayının ne kadar para yatırdığı yazıyordu. Kudüs'teki tarikat üyeleri de bu parayı hacı adayına eksiksiz ödüyorlardı. Bu durum tarikata olan güveni arttırdı. Tarikatın ekonomik gücü o kadar büyüdü ki Avrupa'da krallara borç para veriyorlardı. Yakındoğu'da haçlı varlığı ortadan kalkınca tarikat üyeleri önce Kıbrıs'a daha sonra Londra'ya gittiler ve merkezlerini buraya taşıdılar. Her türlü vergiden muaf olmaları ve papa dışında otorite tanımamaları krallarla onlara karşı karşıya getirdi. Tarikata gün geçtikçe borcu kabaran Fransa kralı Philippe papa seçiminde V. Clerment'e destek verip onun papa seçilmesini sağladı ve karşılığında yeni papa V. Clerment Tarikata cephe aldı. Tarikatı Aforoz etti. Papa, Tarikat üyelerini cinsel sapkınlık, haçı ayaklar altına alma, Sihirbazlık yapma ve Müslümanlar ile işbirliği  yapmakla suçladı. 1307 yılında tarikatın üstadı tutuklandı ve cadı avı başladı. Avrupa'nın her yerinde yakalanan tarikat üyeleri işkence gördü, Engizisyon mahkemelerinde yargılanarak yakılarak öldürüldüler. 1312 tarikat resmen dağıtıldı ve tüm mal varlıkları papalığa yakın siyaset izleyen Hospitalier tarikatına devredildi.

Alman (Töton) Şövalye Tarikatı

  Haçlı Seferleri sırasında kurulan ve Alman Şövalyelerden oluştukları için bu adla anılırlar. Tarikatın işareti beyaz elbise üzerine siyah haçtır. Akkâ'nın haçlıların eline geçmesinden sonra tarihler 1190 yılını gösterdiğinde kuruldu. Diğer şövalye tarikatları gibi hasta hacılara yardım etmek amacıyla kuruldular daha sonraları amaçları dışına çıkarak Müslümanlar ile aktif savaşa giriştiler. Avrupa'da ve Yakındoğu'da faaliyet gösterdiler. Büyük bir ekonomik güç haline geldiler. 1809 Yılında Napolyon tarafından ellerindeki son topraklar da alındı. Tarikatı 1938 yılında Hitler dağıttı. 1945 yılında yeniden kuruldular ve günümüzde  de faaliyetlerini sürdürüyorlar.
Kaynakça ve ileri okumalar için: 
ALTAN, Ebru, "Templier ve Hospitalier Şövalye Tarikatlarının Kuruluşu", Belleten, sayı:245, s.s 87-94.
KANAT, Cüneyt, BURÇAK ,Devrim, Sorularla Haçlı Seferleri, Yeditepe Yayınevi, İstanbul,2013.

Yorumlar (3)

Furkan Toprak2 yıldan fazla önce

Tapınak Şövalyeleri en ilginç olanı sanırım. 🤗

Melisa Nur Uğuzneredeyse 3 yıl önce

Çok farklı bir konuya çok iyi bir yerden değinilmiş.

Emre İşlek3 yıldan fazla önce

Bu çok merak ettiğim bir konuydu oldukça açıklayıcı olmuş, kaleminize sağlık.