Emir Timur'un Mezarının Açılması Gerçekten Lanet Mi Getirdi?
N
Nisanur Oyan@nisanuroyan
18 Ağustos 2022·3 dk okuma

Gelecekte bir dünya imparatorluğunun kurucusu olacak Emir Timur 'dan bahsetmek istiyorum. Hikayeleri ile efsane olan; Emir Timur.
Öyle ki bugün yaşadığımız çağda eskilerin isimlerinden isimlendirilen çocuklarımız sanki huyunu çeker gibi, isimlerini alanlar gibi oluyorlar. ''Timur'' adı sanki yerinde duramayan, dur durak bilmeyen, hiperaktif kişiliğe sahip anlamına geliyor. Bu isim hızlı, atılgan, kuvvetli, mert biri olacak gibi özellikler hayal ettiriyor insanın zihninde.
Emir Timur'un tek derdi İslam yolunda gaza etmektir. Öyle ki her yolun, her zorluğun üstesinden gelecek kudrete de sahiptir.
Gaza etmek farzdır diyerek nice fetihlere koşmuştur. Ben bugün, yeni doğan ve Timur ismini almış çocukları görünce aklıma Emir Timur geliyor. Ayağındaki aksaklık onu asla durdurmazmış. Seferden sefere koşarmış her zaman.
Yıllar geçmiş ve Emir Timur, Yıldırım Bayazıt ile ters düştüğü günlere gelmişler. İkisi de mert ve delikanlı. Sert kayalara çarpan taş gibiler. İkisi de heybetli, ikisi de büyük hükümdar, ikisinin de derdi sadece i'lâ-yı kelimetullah. Her ne kadar bu konuda hüzünlü olsam da tarihin tekerrür etmemesi için elimizden geleni yapmaktan başka çaremiz yok .
İki büyük hükümdar da dillere destan, iki büyük padişahta yaşamları ile merak konusu. Yaşamları, sevdikleri, giyindikleri, eşleri çocukları ile nasıl ilişkileri olduğunu merak ederim hep.
Tarihi seven var mı aranızda?
Ölümünden sonra bile merak konusu olmuştu emir Timur. Büst yapımı için SSCB'li bilim adamları tarafından mezarı yıllar sonra açıldı. Yerel halk tarafından musibet olacağı korkusuna kapılındı. Herkes endişe içindeydi. Hatta günümüze kadar Timur'un laneti hikayesi günden güne yayıldı. Hatta öyle ki mezarı açarken çekim yapan kameraman Mâlik Koiumov tarafından bir belgesel yapıldı ancak bu belgesel hiç yayınlanmadı.
Nihayet büyük gün gelip çattı ve Timur' un naaşına ulaşıldı. Ve görüldü ki tarih kitaplarında yer alan ayağı aksak olan Emir Timur'un, yapılan incelemeler sonucunda gerçekten sağ bacağında topallık olduğu doğrulandı. Sağ omuzunda aldığı ok yarasına ait izlere ve kalıntılara rastlandı. Yüzü kıbleye dönük, su basıncı nedeniyle çamurlaşmış toprak ile kaplanmıştı. Tabutun açılması ile birlikte etrafa yayılan güzel koku, misk, amber, Sidr, kafur gibi kokular ile defnedilmesinden ileri geliyordu.
Haziran 1941 de meydana gelen bu vaka bugün Emir Timur hakkında bizlerin daha fazla bilgi edinmesine yardımcı oluyor. Yaklaşık 170 cm boya sahip, sağ kolu felçli, sağ ayağında ise aksaklığı gibi bilgilere ulaşarak bizlere Emir Timur'u yakından tanıma fırsatı verilmiş oldu.
Beklenildiğinin aksine mezarında hazinesine dair hiçbir kalıntıya rastlanmadı. İslami usul üzerine defnedilmiş olan Emir Timur, yüzü Mekke'ye dönük olarak defnedilmişti. Kafatası üzerine bir yıla aşkın sürede çalışmalar düzenlendi. Büstü yapıldı ve cesedin Taşkent tarih müzesinde geçici korumaya alınması kabul edilmedi. Nihayet bir buçuk yıl sonra 20 Aralık 1942'de yeniden defin yapıldı. Emir Timur'dan alınan saç, sakal, kas kalıntıları, tahnit edilmiş kulak ve deri bakiyeleri, tabut parçaları, tutulan raporlar Taşkent, Ali Şir Nevai Edebiyat Müzesinde koruma altına alınmıştır
Ölümünden sonra bile merak konusu olmuştu emir Timur. Büst yapımı için SSCB'li bilim adamları tarafından mezarı yıllar sonra açıldı. Yerel halk tarafından musibet olacağı korkusuna kapılındı. Herkes endişe içindeydi. Hatta günümüze kadar Timur'un laneti hikayesi günden güne yayıldı. Hatta öyle ki mezarı açarken çekim yapan kameraman Mâlik Koiumov tarafından bir belgesel yapıldı ancak bu belgesel hiç yayınlanmadı.
Nihayet büyük gün gelip çattı ve Timur' un naaşına ulaşıldı. Ve görüldü ki tarih kitaplarında yer alan ayağı aksak olan Emir Timur'un, yapılan incelemeler sonucunda gerçekten sağ bacağında topallık olduğu doğrulandı. Sağ omuzunda aldığı ok yarasına ait izlere ve kalıntılara rastlandı. Yüzü kıbleye dönük, su basıncı nedeniyle çamurlaşmış toprak ile kaplanmıştı. Tabutun açılması ile birlikte etrafa yayılan güzel koku, misk, amber, Sidr, kafur gibi kokular ile defnedilmesinden ileri geliyordu.
Haziran 1941 de meydana gelen bu vaka bugün Emir Timur hakkında bizlerin daha fazla bilgi edinmesine yardımcı oluyor. Yaklaşık 170 cm boya sahip, sağ kolu felçli, sağ ayağında ise aksaklığı gibi bilgilere ulaşarak bizlere Emir Timur'u yakından tanıma fırsatı verilmiş oldu.
Beklenildiğinin aksine mezarında hazinesine dair hiçbir kalıntıya rastlanmadı. İslami usul üzerine defnedilmiş olan Emir Timur, yüzü Mekke'ye dönük olarak defnedilmişti. Kafatası üzerine bir yıla aşkın sürede çalışmalar düzenlendi. Büstü yapıldı ve cesedin Taşkent tarih müzesinde geçici korumaya alınması kabul edilmedi. Nihayet bir buçuk yıl sonra 20 Aralık 1942'de yeniden defin yapıldı. Emir Timur'dan alınan saç, sakal, kas kalıntıları, tahnit edilmiş kulak ve deri bakiyeleri, tabut parçaları, tutulan raporlar Taşkent, Ali Şir Nevai Edebiyat Müzesinde koruma altına alınmıştır
Yorumlar (6)
Efsane bir hikayeymiş.
İlk defa duydum adını, tarihi çok sevmeme ve araştırma yapmama rağmen.
Tarih pek ilgimi çekmiyor ama yazı güzel
Çok garip.
19 Haziran 1941'de Timur'un mezarını açtılar beklenen felaket mezar açıldıktan 3 gün sonra gerçekleşti. Nazi Almanyası Sovyet topraklarını işgale başladı.
Çok ilginç bir bilgi. Mezarının açıldığını bilmiyordum. Emeğinize sağlık.