Ana Sayfa
Edebiyat

Edebiyatın Çilehane Şairi: Fuzuli Kimdir?

F
Furkan Toprak@furkantoprak
15 Mart 2025·3 dk okuma
Edebiyatın Çilehane Şairi: Fuzuli Kimdir?
  Fuzuli 16. yüzyılda yaşamış bir Türk şairdir. Asıl adı Mehmet olup müftü Süleyman Efendi'nin oğludur. Doğum yeri ve tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklar 1489 ila 1484 arasında doğduğu belirtilmiştir. Bağdat'ta doğup büyümüş, fakir bir aileden yetişmesine rağmen ilim tahsilinden geri kalmamıştır. Zamanın meşhur alimleri arasına girdiği, hatta hadis, tefsir, hikmet ve fen ilimlerini tahsil etmiştir. Arapça, Farsça ve Türkçe eserler kaleme almıştır. Bağdat ruhu ve çevresi Fuzui'nin şiirlerinin olgunlaşmasına zemin hazırlamıştır. Gençlik ve tahsil yıllarını Bağdat 'ta geçirmiş, kendisine lazım olan ve şiirlerine tohum olan yer Nizamiye Medresesi'dir. Edebiyat Dünyası'nda önemli yeri olan Fuzuli şiire başlayınca çeşitli mahlaslar kullanmıştır. Fuzuli kelimesi "şahsi üstünlükleri olan ve boş , gereksiz" olmak üzere iki anlamı vardır. Şair  bunun yanında devlet büyüklerine de birçok kasideler yazmıştır. 1534'te ünlü kasidelerinden biri olan Bağdat Kasidesi'ni Kanuni Sultan Süleyman'ın Bağdat'ı fethi üzerine yazmıştır. Bunun üzerine Fuzuli'ye gerekli değeri veren Kanuni O'na Bağdat Vakfı'ndan maaş bağlatmış ancak o maaşı alamayınca mektup türünde olan "Şikayetname" eserini yazmıştır.  Dönemin önemli kalemlerinden aldığı tavsiyeler ile "Leyla vü Mecnun"  eserini de yazmıştır. Fuzuli ,  1556 yılında Bağdat'ta Tayyün Vebası'ndan ölmüştür. Kerbela'da bulunan türbesi Bektaşi Dergahına yakın olduğu söylenir. Kaynaklara göre bir oğlu bulunan şairin  evladı da babasının izinden gitse de onu geçememiştir. Sanat yönünden Doğu ile Batı Türklüğü arasında bir köprü olarak Fuzuli gösterilir. Bunun nedeni de doğduğu yerin tam ortadaa olması ve Bağdat'ın tarihi köklü bir kültür teşkil etmesine bağlanır. Kerbela Olayı dolayısıyla suya önemli bir anlam yükleyen şair suyun rahmet olması, Hz. Muhammed (s.a.v) rahmet olması düşüncelerinden yola çıkarak Su Kasidesi'ni yazmıştır.  Çölde Mecnun'un yapayalnız kalmasından bir tek o etkilenmiştir. Fuzuli eserlerinde vatan sevgisine de yer vermiştir. Ve başarısının ardındaki vatan sevgisini şu dizelerinde açıkça dile  getirmiştir: "Edemen terk Fuzûlî ser-i kûyun yârın Vatanımdır vatanımdır vatanımdır vatanım." Fuzuli kendi dönemi içinde Mutasavvıf Şair olarak görülmüştür. Şiirlerinin içine tasavvufun en ince ayrıntılarını işlemeye çalışmıştır. Sanatındaki bu yön kimi zaman dönemindeki insanlar tarafından anlaşılmadığı için eleştiri konusu da olmuştur. Fuzuli Eski Türk Edebiyatı'nda hissettirmeden sanat yapan ve bu sanatların ardından nice nice ufuklar gösteren bir şairdir. O, bunu biraz da kültürünün yüksekliğine borçludur. Öyle ki Türk Şiiri bu bakımdan İran Şiiri'nden üstündür. Fuzuli yaptıklarını yumuşak ve düzgün şekilde söyler. Bu yönüyle Eski Edebiyatın realist şairidir. Kendi iç âlemini anlatmak için gazel türünü üstün tutmuş, bilhassa Leyla vü Mecnun eserinde emsali görülmedik gazeller ortaya koymuştur. İlimsiz şiiri hor gören ve edebiyat aleminde doğruyu arayan şairdir. Şiire olgunluk, rahatlık ve yumuşaklığı getirmiştir. Dille ustaca oynamış ve devrindeki Necati ve Bakî gibi şairlerin arasına kendiliğinden girmiştir.  Eserlerinde zenginlik, mizah ve hiciv kuvveti pek yüksektir. Bu sayede hayatı ve aşkı çok ciddi şekilde göstermiştir. Fuzuli'nin sanatının odağında ızdırap ve insan kaynağı vardır. Türkçe üzerine de çok büyük önem vermiştir. Ali Şir Nevai için Türkçe ne ise; Fuzuli için Türkçe odur. Eserlerinde gösterdiği Türkçe başarısıyla dönemindeki kısa ve kaba Türkçe kullanımını ortadan kaldırmıştır. Fuzuli ile birlikte deyim yerindeyse Türkçe'de güller açmış, şaheserler doğmuştur. Eserlerinde Hafızı Şirazi ve Nizamii gibi şairlerin etkisi vardır. Hayatında birçok şaheser yazarak ünlenen şair 3 çok önemli eser yazmıştır. "Divan" eserinde Fuzuli'nin ilminin yüksekliği göze çarpar. Musammat ve Gazelleri de daha liriktir. "Divan"  eseri yüzden fazla dile çevrilmiştir. Divan eseri 3000 beyit kadar olup iki defa Türkçe'ye çevrilmiştir. "Leyla vü Mecnun" Arapça yazılmış  en ünlü manzum romanıdır.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok.