Ara Güler ve Fotoğraf Anlayışı
F
Fatih Düz@fatih
16 Mayıs 2022·8 dk okuma

Ara Güler Hayatı ve Kariyeri
Ünlü sanatçı Ara Güler, 16 Ağustos 1928 tarihinde İstanbul’un ilçesi olan Beyoğlu’nda dünyaya gelmiştir. Aslen Ermeni kökenli olan Ara güler’in tam adı Aram Güleryan’dır. Ara Güler’in annesi Verjin Hanım İstanbul’da yaşayan zengin bir Ermeni ailenin en büyük kızıydı. Babası Dacat Bey ise küçük yaşta Giresun’dan İstanbul’a eğitim için göç etmiş ileride eczacılık mesleğini yapacak biriydi.
Ara Güler, çocuğundan itibaren sinemaya ikna duymaya başlamıştı. Bu ilgi karşısında babası onu döneminin en önemli yönetmenlerinden biri olan Muhsin Ertuğrul’un yanına verdi. Ara güler burada tiyatro ve oyunculuk eğitimi aldı ve sinemayı tanımaya başladı. Ara güler, buradaki eğitimine devam ederken aynı zamanda Getroagan Ermeni Lisesine başladı. Lisede film stüdyolarında sinemaya dahil her alanda görev alarak kendini geliştirdi. Ara Güler’in o zamanlardaki amacı Muhsin Ertuğrul gibi iyi bir yönetmen ve oyun yazarı olmaktı. Ailesi bu süreçte bu alanda ilerlemesi için her zaman yanında oldu öyle ki Ara güler’in ilk kameralarını (35 mm’lik fotoğraf makinesi) babası Dacat Bey aldı. Daha sonraki gelişen süreçte Ara güler, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde eğitimini devam ettirmeye karar verdi. Eğitimini devam ettirirken 1950 yılında onun çalışkanlığından ve disiplininden etkilenen dönemin gazetelerinden olan Yeni İstanbul, Ara Güler’e iş teklifinde bulundu. Ara Güler bu teklifi kabul eder ve burada gazeteci (yoğunlukla) ve foto muhabiri olarak çalışmaya başlar. O dönemde yazdığı yazılar Ermeni sanat ve günlük dergilerinde yayınlanır. Bir yandan üniversite eğitimine devam eden Ara Güler, tamamen kendini gazetecilik alanına odaklamıştır. 1958’de Time-Life adlı Amerikan yayını olan dergi Türkiye şubesini açtı ve Ara Güler bu şubenin ilk foto muhabiri oldu. Ardından Stern, Paris Match, Sunday Times gibi uluslararası dergiler tarafından görevlendirilmeye başladı. Ara güler birgün gazetenin onu görevlendirmesi üzerine baraj açılışını haberleştirmesi için Aydın’a gider. Haber dönüşü yolunu kaybeden Ara Güler, bir köyden geçer ve köylülerin tarihi eserleri (Roma Sütunları) günlük hayatta kullandıklarını görür. Örneğin; Kahvede masa olarak kullanılmış veya lahitlerden üzüm şırası yapımında kullanmak gibi. Ara Güler hemen buradaki manzarayı fotoğraflanmaya başladı. Ara Güler daha sonraki süreçte verdiği bir röportajda ‘’ İnsanların tarihle iç içe yaşadığını gördüm ve zaman kavramının birbirine girdiğine şahit oldum’’ diyecekti. Ara güler çektiği fotoğrafları çeşitli uluslararası dergilere gönderdi fakat yeterli bir ilgi göremedi ancak Dünyaca ünlü Times Dergisi ona geri dönüş yaptı.
Ara Güler, bu fotoğraf sayesinde uluslararası bir üne kazandı. Artık çektiği fotoğraflar ve yaptığı röportajlar çeşitli mecralarda yayınlanmaya başladı. Aynı dönemde dünyaca ünlü ve sadece özel nitelikli fotoğrafçıların yer aldığı Magnum Ajansı’na katıldı. 1961 yılında İngiltere menşeli Photography Annual, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak gösterdi. 1962 yılında ise Almanya’da Master of Leica ünvanını kazandı. Türkiye’de ‘Hayat’ dergisinde fotoğraf şefi olarak çalışmaya başladı. Türkiye sınırlarını aşan Ara Güler artık dünya genelinde sergiler açıp eğitimler veriyordu.
Ara Güler’in Fotoğraf Anlayışı
Ara Güler’in fotoğraflarına bakıldığı zaman insan manzaraları ve portre çalışmaları görünmektedir. Fotoğrafçı insan manzaralarını dönemin zamanına uygun olarak belgeci bir şekilde karşı tarafa yansıtmıştı. Onun döneminde uluslararası fotoğraf anlayışı deneysel bir biçime evrilirken Ara Güler gerçekçi yaklaşımda direnmiş ve bu durumu sürdürmüştü. Bu gerçekliği kendisine ait ‘’Fotoğraf tarih olayıdır. Tarihi zapt ediyorsun, bir makine ile tarihi durduruyorsun’’ veya ‘’Ben fotoğraf sanatçısı değil foto muhabiriyim’’ sözlerinden anlayabiliyorsun. Fotoğrafçı çektiği fotoğraflara bir anlam katabiliyordu. Örneğin İstanbul serisinde geçmiş ve gelecek arasında bağ kurabiliyordu. Fotoğraflarda zamanın tadını, hikayesini hissediliyordu. İnsana ait olan sevinç, hüzün, mutluluk gibi kavramları fotoğraf aracılığıyla karşı tarafa verebiliyordu. Ayrıca fotoğrafları belgesel niteliğindeydi. Dönemindeki kentleşmeyi gözler onuna serdi. Kentli insan ile yerel kalmış insanın çatışmasını yansıttı. Genel olarak fotoğraflarında kurguyu sevmezdi ve kullanmazdı. Onun için anın gerçekliği ön plandaydı. Genel olarak fotoğraflarında siyah beyaz kullanıldı ona göre bu fotoğrafı daha dramatik hale getiriyordu ve hikayeyi daha iyi yansıtıyordu. Kendisini görsel tarihçi olarak nitelendirmekteydi ve fotoğrafı sanat olarak dayatmalarına karşı çıkıyordu.
Sonrasında çektiği manzara ağırlıklı fotoğraflar sayesinde Türkiye’nin uluslararası arasında yer almasını sağladı. Yabancı ülkelerden Türkiye’ye gelen sayısı onunda etkisiyle artmaya başladı. Örneğin, Nemrut Dağını, Aydın ilini ve Ağrı Dağının uluslararası alanda tanıtıp uluslararası tarihçilerin buralara gelip incelemeler yapmasını sağlamıştır. Ara Güler’in diğer yanı da portreleridir. Ara Güler, dünyaca ünlü insanların portrelerini çekmiştir. Bu isimler, Salvador Dali, Pablo Picasso, Alfred Hitchcock, Churchill, Indira Gandi. Bu fotoğraflara bakıldığı zaman fotoğraflanan kişinin hikayesiyle yansıtılmaktaydı. Örneğin Salvador dali, Sürrealizm akımının en önemli temsilcisiydi. Ara Güler’de bunu biliyordu ve bunu pek kullanılmaya bir stil ile çekti. Amacı fotoğraflanan ile hikayesini birleştirmekti. Kurguyu sevmezdi demiştik fakat portrelerde bunu biraz kırıyordu. Hafif kurgular yaparak hikayeyi daha iyi yansıtmaktaydı.
Mesela Bülent Ecevit fotoğrafına bakıldığı zaman devletin resmiyetini ve soğukluğunu hissedebiliyoruz. Ya da Kenan Evren fotoğrafında darbe sonrası Anıtkabir ziyareti görülmektedir. Kenan Evren askeri kıyafetleri çıkarmış sivilleşmiş görünümdedir. Ne kadar sivilleşmiş görünse de arkasına yine askerleri almış durumunda arkasındaki gücü halen korumaktadır. Ara Güler bakış açısı ve yaptığı kurgu anlamında bir fotoğraftan fazlası durumundadır.
Ara Güler’in Fotoğraf Tarihindeki Yeri ve Önemi
Bu fotoğraflar basına yansıtıldıktan sonra Ara Güler’e tepkiler yağmaya başladı. Twitterda Ara Güler, TrendTopic oldu ve sosyal medyada en çok konuşulanlar arasına girdi. Cumhurbaşkanın yönetim şeklini sevmeyen ve onun karşısında yer alan muhalif kesim Ara Güler’i karşısına aldı. Böyle ünlü bir adamın böyle bir insanı fotoğraflaması yazıktır veya Ara Güler’de güce karşı biat etti gibi ifadeler kullanıldı. Ara Güler ise biraz sivri diliyle bu ifadeler için ben foto muhabiriyim, ünlü ve dünyaya damga vurmuş isimleri fotoğraflarım. Onu değil de sizi mi çekseydim? gibi açıklamalarda bulundu.
Son olarak Ara Güler 17 Ekim 2018 yılında İstanbul’un Şişli ilçesinde bir özel hastanede böbrek ve kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Recep Tayyip Erdoğan ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan’ında aralarında bulunduğu birçok ünlü isim onun için taziye mesajı yayınladı. Türk bayrağıyla Ermeni Kilisesine götürülerek bir dini tören yapıldı ve sonrasında Şişli Ermeni Mezarlığında toprağa verildi. Ardında birçok başarı ve anılar bırakan Ara Güler, günümüzde dahil halen fotoğrafçıları ve foto muhabirlerine ilham olmaya devam ediyor.
Kaynakça
https://sanatokur.com/foto-muhabiri-ara-guler-kimdir/
https://www.araguler.com.tr/
https://www.ermenihaber.am/tr/news/2015/05/08/Ara-G%C3%BCler-Ailemizde-1915%E2%80%99ten-hi%C3%A7-bahsedilmedi/57155
https://tr.wikipedia.org/wiki/Ara_G%C3%BCler
https://www.haberturk.com/yasam/haber/1171974-ara-guler-cumhurbaskanini-cekmeyip-sizi-mi-cekecektim
https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/ara-guler-kimdir-ara-gulerin-hayati-fotografla-gecen-bir-omur-ara-guler-2687391/
https://www.araguler.com.tr/tr/istanbulphotos2.html
Ara Güler, çocuğundan itibaren sinemaya ikna duymaya başlamıştı. Bu ilgi karşısında babası onu döneminin en önemli yönetmenlerinden biri olan Muhsin Ertuğrul’un yanına verdi. Ara güler burada tiyatro ve oyunculuk eğitimi aldı ve sinemayı tanımaya başladı. Ara güler, buradaki eğitimine devam ederken aynı zamanda Getroagan Ermeni Lisesine başladı. Lisede film stüdyolarında sinemaya dahil her alanda görev alarak kendini geliştirdi. Ara Güler’in o zamanlardaki amacı Muhsin Ertuğrul gibi iyi bir yönetmen ve oyun yazarı olmaktı. Ailesi bu süreçte bu alanda ilerlemesi için her zaman yanında oldu öyle ki Ara güler’in ilk kameralarını (35 mm’lik fotoğraf makinesi) babası Dacat Bey aldı. Daha sonraki gelişen süreçte Ara güler, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde eğitimini devam ettirmeye karar verdi. Eğitimini devam ettirirken 1950 yılında onun çalışkanlığından ve disiplininden etkilenen dönemin gazetelerinden olan Yeni İstanbul, Ara Güler’e iş teklifinde bulundu. Ara Güler bu teklifi kabul eder ve burada gazeteci (yoğunlukla) ve foto muhabiri olarak çalışmaya başlar. O dönemde yazdığı yazılar Ermeni sanat ve günlük dergilerinde yayınlanır. Bir yandan üniversite eğitimine devam eden Ara Güler, tamamen kendini gazetecilik alanına odaklamıştır. 1958’de Time-Life adlı Amerikan yayını olan dergi Türkiye şubesini açtı ve Ara Güler bu şubenin ilk foto muhabiri oldu. Ardından Stern, Paris Match, Sunday Times gibi uluslararası dergiler tarafından görevlendirilmeye başladı. Ara güler birgün gazetenin onu görevlendirmesi üzerine baraj açılışını haberleştirmesi için Aydın’a gider. Haber dönüşü yolunu kaybeden Ara Güler, bir köyden geçer ve köylülerin tarihi eserleri (Roma Sütunları) günlük hayatta kullandıklarını görür. Örneğin; Kahvede masa olarak kullanılmış veya lahitlerden üzüm şırası yapımında kullanmak gibi. Ara Güler hemen buradaki manzarayı fotoğraflanmaya başladı. Ara Güler daha sonraki süreçte verdiği bir röportajda ‘’ İnsanların tarihle iç içe yaşadığını gördüm ve zaman kavramının birbirine girdiğine şahit oldum’’ diyecekti. Ara güler çektiği fotoğrafları çeşitli uluslararası dergilere gönderdi fakat yeterli bir ilgi göremedi ancak Dünyaca ünlü Times Dergisi ona geri dönüş yaptı.
Ara Güler, bu fotoğraf sayesinde uluslararası bir üne kazandı. Artık çektiği fotoğraflar ve yaptığı röportajlar çeşitli mecralarda yayınlanmaya başladı. Aynı dönemde dünyaca ünlü ve sadece özel nitelikli fotoğrafçıların yer aldığı Magnum Ajansı’na katıldı. 1961 yılında İngiltere menşeli Photography Annual, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak gösterdi. 1962 yılında ise Almanya’da Master of Leica ünvanını kazandı. Türkiye’de ‘Hayat’ dergisinde fotoğraf şefi olarak çalışmaya başladı. Türkiye sınırlarını aşan Ara Güler artık dünya genelinde sergiler açıp eğitimler veriyordu.
Ara Güler’in Fotoğraf Anlayışı
Ara Güler’in fotoğraflarına bakıldığı zaman insan manzaraları ve portre çalışmaları görünmektedir. Fotoğrafçı insan manzaralarını dönemin zamanına uygun olarak belgeci bir şekilde karşı tarafa yansıtmıştı. Onun döneminde uluslararası fotoğraf anlayışı deneysel bir biçime evrilirken Ara Güler gerçekçi yaklaşımda direnmiş ve bu durumu sürdürmüştü. Bu gerçekliği kendisine ait ‘’Fotoğraf tarih olayıdır. Tarihi zapt ediyorsun, bir makine ile tarihi durduruyorsun’’ veya ‘’Ben fotoğraf sanatçısı değil foto muhabiriyim’’ sözlerinden anlayabiliyorsun. Fotoğrafçı çektiği fotoğraflara bir anlam katabiliyordu. Örneğin İstanbul serisinde geçmiş ve gelecek arasında bağ kurabiliyordu. Fotoğraflarda zamanın tadını, hikayesini hissediliyordu. İnsana ait olan sevinç, hüzün, mutluluk gibi kavramları fotoğraf aracılığıyla karşı tarafa verebiliyordu. Ayrıca fotoğrafları belgesel niteliğindeydi. Dönemindeki kentleşmeyi gözler onuna serdi. Kentli insan ile yerel kalmış insanın çatışmasını yansıttı. Genel olarak fotoğraflarında kurguyu sevmezdi ve kullanmazdı. Onun için anın gerçekliği ön plandaydı. Genel olarak fotoğraflarında siyah beyaz kullanıldı ona göre bu fotoğrafı daha dramatik hale getiriyordu ve hikayeyi daha iyi yansıtıyordu. Kendisini görsel tarihçi olarak nitelendirmekteydi ve fotoğrafı sanat olarak dayatmalarına karşı çıkıyordu.
Sonrasında çektiği manzara ağırlıklı fotoğraflar sayesinde Türkiye’nin uluslararası arasında yer almasını sağladı. Yabancı ülkelerden Türkiye’ye gelen sayısı onunda etkisiyle artmaya başladı. Örneğin, Nemrut Dağını, Aydın ilini ve Ağrı Dağının uluslararası alanda tanıtıp uluslararası tarihçilerin buralara gelip incelemeler yapmasını sağlamıştır. Ara Güler’in diğer yanı da portreleridir. Ara Güler, dünyaca ünlü insanların portrelerini çekmiştir. Bu isimler, Salvador Dali, Pablo Picasso, Alfred Hitchcock, Churchill, Indira Gandi. Bu fotoğraflara bakıldığı zaman fotoğraflanan kişinin hikayesiyle yansıtılmaktaydı. Örneğin Salvador dali, Sürrealizm akımının en önemli temsilcisiydi. Ara Güler’de bunu biliyordu ve bunu pek kullanılmaya bir stil ile çekti. Amacı fotoğraflanan ile hikayesini birleştirmekti. Kurguyu sevmezdi demiştik fakat portrelerde bunu biraz kırıyordu. Hafif kurgular yaparak hikayeyi daha iyi yansıtmaktaydı.
Mesela Bülent Ecevit fotoğrafına bakıldığı zaman devletin resmiyetini ve soğukluğunu hissedebiliyoruz. Ya da Kenan Evren fotoğrafında darbe sonrası Anıtkabir ziyareti görülmektedir. Kenan Evren askeri kıyafetleri çıkarmış sivilleşmiş görünümdedir. Ne kadar sivilleşmiş görünse de arkasına yine askerleri almış durumunda arkasındaki gücü halen korumaktadır. Ara Güler bakış açısı ve yaptığı kurgu anlamında bir fotoğraftan fazlası durumundadır.
Ara Güler’in Fotoğraf Tarihindeki Yeri ve Önemi
- Görsel tarihçi olarak bilinmektedir. Tarihi tanıklık açısından önem taşımaktadır.
- Belgesel fotoğrafçılık bölümünde Türkiye’de öncü Dünyada ise önemli bir yerde kendine yer bulmuştur.
- Kendisinden sonra gelen foto muhabirlerine ve fotoğrafçılarına ilham olmuştur.
- Dönem ve mekan ilişkisini gerçekçi sunarak yeni bakış açıları ortaya koymuştur.
- Türkiye ve Anadoluyu uluslararası alanda tanıtımına yardımcı olmuştur.
- 1979 – Foto muhabirliği alanında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Birincilik Ödülü
- 2000 – Fransa Legion d’honneour nişanı
- 2004 – Yıldız Üni. Fahri Doktora unvanı
- 2005- T.C. Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü
- 2008- İstanbul Turizm Özel Ödülü
- 2011 – T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü
- 2016 – The Leica Hall of Fame Ödülü
Bu fotoğraflar basına yansıtıldıktan sonra Ara Güler’e tepkiler yağmaya başladı. Twitterda Ara Güler, TrendTopic oldu ve sosyal medyada en çok konuşulanlar arasına girdi. Cumhurbaşkanın yönetim şeklini sevmeyen ve onun karşısında yer alan muhalif kesim Ara Güler’i karşısına aldı. Böyle ünlü bir adamın böyle bir insanı fotoğraflaması yazıktır veya Ara Güler’de güce karşı biat etti gibi ifadeler kullanıldı. Ara Güler ise biraz sivri diliyle bu ifadeler için ben foto muhabiriyim, ünlü ve dünyaya damga vurmuş isimleri fotoğraflarım. Onu değil de sizi mi çekseydim? gibi açıklamalarda bulundu.
Son olarak Ara Güler 17 Ekim 2018 yılında İstanbul’un Şişli ilçesinde bir özel hastanede böbrek ve kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Recep Tayyip Erdoğan ve Ermenistan Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan’ında aralarında bulunduğu birçok ünlü isim onun için taziye mesajı yayınladı. Türk bayrağıyla Ermeni Kilisesine götürülerek bir dini tören yapıldı ve sonrasında Şişli Ermeni Mezarlığında toprağa verildi. Ardında birçok başarı ve anılar bırakan Ara Güler, günümüzde dahil halen fotoğrafçıları ve foto muhabirlerine ilham olmaya devam ediyor.
Kaynakça
https://sanatokur.com/foto-muhabiri-ara-guler-kimdir/
https://www.araguler.com.tr/
https://www.ermenihaber.am/tr/news/2015/05/08/Ara-G%C3%BCler-Ailemizde-1915%E2%80%99ten-hi%C3%A7-bahsedilmedi/57155
https://tr.wikipedia.org/wiki/Ara_G%C3%BCler
https://www.haberturk.com/yasam/haber/1171974-ara-guler-cumhurbaskanini-cekmeyip-sizi-mi-cekecektim
https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/ara-guler-kimdir-ara-gulerin-hayati-fotografla-gecen-bir-omur-ara-guler-2687391/
https://www.araguler.com.tr/tr/istanbulphotos2.html
Yorumlar (4)
Her fotoğrafı derin hikayeler ve anılar biriktiren bir usta. Her çektiği fotoğrafın ardında derin sosyal anlamlar ve derin tarihî geçmişi birarada barındırıyor. Ülkemizin nadide sanatçılarından biri.
Fotoğraflarıyla dünya dönmeye devam ettiği sürece yaşayacak, değerli bir isim.
Belki de en çok taklit edilen fotoğrafçı.
Fotoğraflarındaki derin anlam insanı bambaşka hikayelere sürüklüyor. Güzel uyu Ara Güler ...