Ana Sayfa
Sağlık

Anksiyete ile Daha İyi Nasıl Mücadele Edebiliriz?

M
Meryem Su Kaya@m-sukaya
6 Ağustos 2022·4 dk okuma
Anksiyete ile Daha İyi Nasıl Mücadele Edebiliriz?
Anksiyete tanım olarak endişe, kaygı ve korku gibi duygulara karşı aşırı ve kontrol edilemeyen tepkiler vermesine neden olan yaygın görülen psikolojik bir hastalıktır. Bir olay sonucu ortaya çıkması gibi çocukluktan gelen travmalar sonucu da kendini gösterebilir. Bunun başında aileden görülen sevgi eksikliği gelir. Çocuğun aile içinde kendini büyük bir bireymiş gibi hissedecek kadar üzerine sorumluluk yüklenmesi, dışlanmalar bunun temelini oluşturur. Bilinçsiz aileler çocukluktan itibaren çocuğa sevilmek için bir şey yapması gerektiğini aşılarlar. Bunu sözle ifade etmeseler bile çocuk bir şeyi başaramadığında ona olan ilgisini azaltıp başardığında sanki önceki mesele hiç yaşanmamış gibi davranırlar. Birey her ne kadar büyüdüğü için bunları kafaya takmasa da içinde biriktirdikleri bu tarz psikolojik rahatsızlıklar yaşaması için ona yeter. Dışarıdan pek hareketli gözükmese de kafasında olanları durduramaz, her bir kaygı birbirini kovalar. Sürekli bir yere gitme peşindedir, olduğu yer sanki ona ait değilmiş gibi hisseder. Vücut aşırı terler. Yaptığı hiçbir işe odaklanamamaya başlar. Artık uyuyup uyumadığını bile bilmeyecek durumdadır. Çünkü uyumak için yattığı yatak ona çivili bir tahta gibi gelir, saatlerce üzerinde acı çeker. Kendini kaybedip bir anda uykuya dalar, uyandığındaysa sabah olduğu için yine kafasında güne dair bir sürü endişe uyanır. Bir de bunun belirli bir olay üzerine yaşanmış panik atak hali vardır ki bu her şeyden daha kötü hissettirir. Aklında sürekli başa sardığı o olay resmen nefes almasına engel olur. Kalbi yerinden çıkacak gibidir. Gerçekten birkaç dakika sonra öleceğini sanır. En kilit noktası ise beyinde karıncalaşmanın başlamasıdır. Tam da bu evreden buna bir son vermezse sonu pek hayra alamet olmayacaktır. Eğer bunları yaşıyorsanız mutlaka bir psikiyatriste görünmelisiniz. Randevuların çokluğundan olsa gerek, çoğu biraz dinleyip sonra anti-depresan yazıyor ve sizi yolluyor. Prospektüsünde yazan korkunç yan etkileri bir kenara bırakın. Ön yargılarınızı kırıp o ilaçları içmeyi denemek zorundasınız. Hemen etki etmeyecek, birkaç ay düzenli deneyin. Unutmayın ki bu evreye geldiyseniz kaybedecek hiçbir şeyiniz yok. Her gittiğinizde ilaçlarınızın dozu artıyorsa ve yan etkilerini fazlaca görmeye başladıysanız benim gibi bırakabilir veya ilaç değişikliği talep edebilirsiniz. Gelelim benim bundan nasıl kurtulduğuma... Bu illete nasıl bulaştığımdan bahsetmeyeceğim. Melankolik vücudum hatırlayarak kendini artık yormak istemiyor. Anlattığım bütün belirtileri fazlasıyla yaşadım. Sadece grip olduğumda bile ölümümü beklemem cabası. Prozac, lustral, selectra... Her gün bir sürü doz aldım. Yan etkileri bende mide bulantısıydı, kaç gün hiçbir şey yiyemedim. Yaşadığım bir başka olayın üstüne yatağımda beynim karıncalaşırken kendime gelmek için akla hayale sığmayan şeyler yaptım. Yani depresyon kimsenin sandığı gibi tek bir moral bozukluğu nedeniyle çikolata yiyerek atlatılan bir şey değil. Her hafta girilecek bir şey de değil. Sizi bütünüyle yoran ama çıktığınızda hayata karşı çok güçlü olmanızı sağlayan bir durum. Psikiyatristim bana okumam için kitap adı verdiğinde artık oraya gitmeyi bıraktım. Çünkü hiçbir faydası olmuyordu. Bu dönem benim için 8 ay sürdü. Bunu zaman kaybı olarak asla algılamıyorum. O 8 ay boyunca yatağımda çok zaman geçirdim ama öyle bir toparlandım ki eski halimi hatırlamıyorum bile. Nasıl kurtulduğumu soracak olursanız, biraz tuhaf bir çıkış oldu benim için. Tek seferde olmadı, aşk gibi yavaş yavaş kayboldu. Elime 5 yıldır yazdıklarımı bastırma fırsatı geçti, bir sürü insanla konuştum. Kitabımın üzerinde çalıştık. Hem kitabım basıldı hem de bir sürü sitede köşe yazarlığı yapmaya başladım. Bu fırsat elime geçtiğinde hayattaki tek yaşama amacımı kitabıma bağlamıştım. Sadece yazıyor, yazdıklarımı düzeltiyor ve tekrar yazıyordum. Kafam meşgul oluyordu. İçimdeki çocuk az biraz umutluydu artık. Beni umut kurtardı. Hayatımın odağına koyduğum yazarlığa 6 ay boyunca ara vermişken bu fırsat içimde öyle bir ışık yaktı ki size anlatamam. İnsanların yüzüne baktığında midesi bulanan ben, bir sürü insanla görüştüm ve kendi geleceği için her şeyin en iyisini yapmaya çalıştım. O zamanlardan bana sadece bir ilaç kaldı, hatta onun tarihi çok daha eskilere dayanıyor. 16 yıllık hayatımın 7 yılı boyunca kullandığım ilaç: Atarax. Bütün ilaçlar gitti ama ben onunla mücadele etmeye devam ediyorum. İyi de anlaşıyoruz, yalan yok. ? Umarım bu yazıyı sadece merakınızdan okuyorsunuzdur. Eğer yaşadığınız için okuyorsanız da yalnız değilsiniz, yarışın bitiş çizgisinde sizi elimizde bayraklarla bekliyoruz...

Yorumlar (18)

Doruk Adakoğluneredeyse 3 yıl önce

edemeyiz diyormuşum sklfjds

Büşra Kurtyaklaşık 3 yıl önce

Psikolojik destek almak çok önemli bu süreçte.

Meryem Su Kaya3 yıldan fazla önce

<a href='https://dergio.com/uyeler/rabihanakcam/'>@rabihanakcam</a> Umarım yaşayanları hiçbir zaman anlamazsınız çünkü böyle düşünüyorsanız anksiyetenin kıyısından köşesinden geçmemişsiniz demektir. Baskın olduğu dönemlerde bırakın kendinizi sevmeyi insan gördüğünüzde mideniz bulanır, gerçi aylarca dışarı çıkamadığınız için pek insan göremezsiniz. En basit şekilde örneklemek gerekirse bu akciğeri olmayan birine havanın güzelliğini anlatmaya benzer. Kör birine niye görmüyorsun demekle aynı şeydir. Bu konularda biraz daha hassas olmalıyız bence.

Meryem Su Kaya3 yıldan fazla önce

Aynen öyle. Çok teşekkür ederim, ikimizin de &lt;3

Indium3 yıldan fazla önce

herşeyin başı kendini sevmek kendine güvenmek başkalarını sevmeyi yapabiliyoruz da kendimizi sevmeyi beceremiyoruz.kendini sevince anksiyeten kalmaz gibi geliyor bana yaşamadım yaşayanları çok anlayamam ama.

Ece Altaylıgil3 yıldan fazla önce

Bilmeyen, yaşamayan biri asla bilemez. Kalemine sağlık canım, kalemin hiç bitmesin💜

Meryem Su Kaya3 yıldan fazla önce

<a href='https://dergio.com/uyeler/umayca18/'>@umayca18</a> Dünya'nın yükünü dünyaya bırakmalı... Çok haklısınız. 👏

ahsen isguzar3 yıldan fazla önce

Genelde yorganı çekip çikolata yemek gibi gözüküyor ama çok farklı...

Sümeyye Özmen3 yıldan fazla önce

Hayat o kadar da uzun değil. Önce ben demeyi öğrenmeli insan. Biz sadece başarılarla var olmuyoruz. Bu hayatta hiçbir şey başaramamış ve hiçbir şey olamamış da olabiliriz. Etiketlerle var olduğumuzu hissettirdiler ve ancak etiketimiz varsa sevildik, ilgi gördük. Ama başarılar da suni ve bir süre sonra tatmin etmiyor. Omuz silkmeyi ve mutlu olma sanatını öğrenmek gerekiyor. Dünyanın yükünü yine dünyaya bırakıyorum. Mükemmel olmak zorunda değiliz.

Meryem Su Kaya3 yıldan fazla önce

Kesinlikle öyle

Meryem Su Kaya3 yıldan fazla önce

Teşekkürler :)

Esma Nur Aksoy3 yıldan fazla önce

Tek bir şey söyleyebilirim.. Kaleminize sağlık

Dilber Aydın3 yıldan fazla önce

Yaşamayan asla asla anlamaz

Meryem Su Kaya3 yıldan fazla önce

Teşekkür ederim

Nilay Tok3 yıldan fazla önce

Anksiyete ,çok uzun tedavisi olan bir süreç. Kaleminize sağlık.

Meryem Su Kaya3 yıldan fazla önce

<a href='https://dergio.com/uyeler/cnvassalos/'>@cnvassalos</a> Maalesef hiçbir zaman gitmiyor ama en azından etkileri azalıyor. Sizin adınıza çok sevindim. İlaçlar konusunda doğru psikiyatristin çok önemli olduğunu düşünüyorum, şanslıymışsınız. Benimki herkese aynı ilaçları yazıyordu.

Şükran Yağcı3 yıldan fazla önce

Güzel bir yazı kaleminiz ışıldasın

Astropower3 yıldan fazla önce

12 yıldan fazladır anksiyetem var, bir dönem panik atağa dönüştü ancak tedavi olarak 2 yılda iyileştim. Anksiyete hala mevcut tabi eskisi kadar sık olmasa da. İlaçlar faydalı açıkçası, doğru ilaçları aldığınız sürece.