Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın tarihe bakışı ve tarih felsefesi açısından bir inceleme

8 dk


4
3 paylaşım, 4 puan

Tarih insanların tüm yapıp etmelerinden ortaya çıkar. Böylelikle tüm insanlar tarihin öznesi durumundadırlar. Tarih felsefesi ve tarih olgusu bakımından Yahudilik, Hristiyanlık ve islam dinleri üzerinden bir değerlendirme yapıldığında; Yahudi inancı Yahudi tarihinin yarattığı bir inançtır. Yani Yahudilerde inanç tarihi değil tarih inancı yaratmıştır. Öyle ki Yahudilik M.Ö. 20.yy’a kadar giden bir geçmişte İsrailoğulları tarihinin adıdır. Tarih burada yer, zamanı objektif olarak gösteren somut olgu ve olaylar zincirini yazılı belgelere arşive dayandırarak bu güne kadar getiren somut bir bilim olarak tarih hangi millette daha güçlü ise o milletin o topluluğun geleceği ile ilgili planlarını, tarihin gücünü tarihlerinden almış oldukları ampirik, deneysel, rasyonel güce göre belirler.

Peki inanç mı tarihi belirler, tarih mi inancı belirler? Gibi bir soru karşısında elbette ki İsrailoğulları için inançlarının tarihlerini belirlediğini söyleyebiliriz. Baktığımızda, İsrailoğullarının acılarının, başarılarının, zaferlerini, yenilgilerinin ezilmişliklerin oluşturduğu bir tarihten bahsetmek mümkündür. M.Ö tarihe dayanarak farklı dinlerde etkileşim içine girmişlerdir. Örneğin M.Ö 3.yy da Zerdüştlüğün etkisi altında kalmış ve daha sonra İslam’ın etkisi görülmüştür. Yahudilik denilince bu koşullarda akla gelen ilk şey tarihleridir ve tarihleri içerisinde kendilerini tanıttıkları bir Yahudi inancıdır. Bu açıdan bakıldığında tarih, yaratıcı konumdadır.

Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın tarihe bakışı ve tarih felsefesi açısından bir inceleme

İslam dininde ise tam tersi bir durum söz konusu olduğu görülmektedir. İnanç esasları, teoloji, tefsirler, hadisler vs. tarih felsefesi ve tarihe bakış açısı açısından ; Yahudilerin inançlarını tarihleri belirlerken, Müslümanların tarihlerini inançları belirlemiştir. Müslümanlar tarihi inanç kalemiyle yazarken, Yahudiler inancı tarih kalemiyle belirlemişlerdir. Yahudi tarihi daha şer’i objektif bir tarihtir. Yani demem o ki , bir tarih birliği, tarihsel süreç vardır. Kendi tarihsel geçmişine bakarak gelecek ile ilgili planlar yapar.

Tarih R.G Collingwood’a göre ( her ne kadar ardında yeni sorular doğursa da onların da cevaplanabileceğini savunur.) nesne olarak insanların geçmişte yapıp etmelerini konu eder.

Toplumlar geçmiş araştırılıp aydınlatılmaya çalışılırken tarih bilincine ulaşır. Tarih bilinci dünü, bugünü ve yarını kapsayan bir sürekliliktir. Bu nedenle şimdiki zamanı anlamak ve açıklamak için geçmişe bakmak, tarih yazıcılığının vazgeçilmezidir. Bu düşünceden hareketle tarih yazıcılığını en sade şekilde geçmişin kaydedilmesi olarak ifade edebiliriz

Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın tarihe bakışı ve tarih felsefesi açısından bir inceleme

Antikçağ düşüncesi bakımından İnsani geçmiş, bir yazınsal tür olarak tarih yazıcılığı ile hakkında bilgi edinilen bir zaman parçasıdır ve bu geçmişin, şimdi ve gelecek ile sürekli ve nedensel bir ilişkisi yoktur. Bu nedenle, geçmiş-şimdi-gelecek gibi zamanı oluşturan süreçler, bütünüyle fiziksel içerikli zaman dilimleridir. İnsan toplumsal yaşamda aynı fiziksel zaman içinden geçmektedir. Nasıl ki “kozmos” olarak doğada belirli bir döngüsel düzen varsa, aynı biçimde insani-toplumsal yaşamda da, doğanın “rastlantısal” uzantısı olarak kabul edilse bile, ister geçmişte, isterse gelecekte olsun, yine belli devlet tiplerine göre biçimlenen döngüsel bir düzen vardır.  Ne var ki Ortaçağa gelindiğinde ise “Yahudilik ve Hıristiyanlık” insan toplumsal yaşama ve dünyaya ilişkin olarak, Antikçağ’dan oldukça farklı, yeni ve özel bir ‘zaman’ anlayışı getirmiştir. “Eski Ahit” (Tevrat), evrenin ve insanın yaradılışını tek bir Tanrı’ya, bir başka deyişle Yehova’ya bağlar. Öyle ki ‘Yehova’, yeryüzünde yaşayan kavimlerden birini, yani Yahudi Kavmini kendi istencini gerçekleştirecek bir kavim olarak seçmiştir. Bu seçilmiş kavim, Tanrı tarafından sınanmaktadır ve gelecekte de yine Tanrı tarafından da yargılanacaktır. Bu kavmin geçmişte yapmış olduğu, şimdi yaptığı ve gelecekte yapacağı eylemler, en sonunda Tanrı adlı bir yargıç önünde ödüllendirilecek ya da cezalandırılacaktır. Buna göre zaman, bu kavim için, Grekler’in fiziksel zamanından önce, insanın belli bir son anda ödül veya ceza alacağı, başlangıcı ve sonu olan bir zamandır. Ancak böyle bir zaman içi boş bir süreç değil, aksine başlangıçtan sona doğru bir süreklilik ve ilerlemeye sahiptir. İnsan bir başlangıcı ve sonu olan böyle bir zaman içinde, Tanrı tarafından belli bir ‘erek’le, başka deyişle tanrısal kutsamaya ve kurtuluşa varma ereği ile yaratılmıştır. Bu nedenle insanın gösterilen bu ereğe varabilmesi için zamanın birer kesitleri olan geçmiş, şimdi ve geleceği bir arada düşünmesi gerekmektedir

Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın tarihe bakışı ve tarih felsefesi açısından bir inceleme

   Yine Hıristiyanlık, Antik çağın tarihe bakış açısının karşısına ilkece büsbütün yeni olan bir şey koyar. Antik Dünyanın kozmos’una karşın insanı, evrenin özü ve temeli yapar. Buna göre insan yaşamı artık öncesiz-sonrasız bir düzenin yalnızca bir gölgesi değildir ve insana ideal ülkesi de kendiliğinden açılmaz. Böyle bir dünya için insanın savaşması ve karar vermesi gerekmektedir. Dünya tarihi de bu özgür istenç edimlerinin zaman içindeki akışlarından biçimlenir. Burada dış doğa ise yalnızca bir sahnedir. Bu anlayışla insan, ahlaksal bir kişi olarak bu sahnede bir aktördür ve böylelikle insan büsbütün başka bir değer kazanır, farklı bir anlamlar dünyası içine taşınır. Doğanın sonsuz bir düzenliliğinin yerine, insanın özgür eylemlerinden doğan bir tarih ülkesi, bütün zamanları birleştiren bir insanlık dramı geçer. Böylelikle Hıristiyanlık, bütün insanlığı, yine insana özgü bir zamanlılık boyutunu, yani bir başka deyişle tarihsel zaman içinde görür. Dolayısıyla insani gerçeklik, tümüyle tarihsel bir gerçeklik, insanın kendisinin de tarihsel bir gerçeklik  olduğunu söylersek, tarihsel bir var olan olarak anlaşılmış olur.  Buna göre Hıristiyanlık için tarih, biricik ve bir defalık bir akıştır. Hz. İsa’nın ortaya çıkması, bu sürecin odak noktasını meydana getirir. İsa ile Tanrı’nın kendisi insan dünyasına girmiş ve bununla da iyi ile kötü arasındaki savaş kesin olarak bir sonuca bağlanmış olur. Dünya tarihi adını verdiğimiz dram, günah işleyen insanın düşmesinden kurtuluşa kadar olan bir defalık bir bağlantıdır. Bütün insanların günahlı olmada ve kurtuluşa kavuşmada ortak olmaları, onları birbirine bağlar, aralarında bir birlik kurar. Bu anlayışla Hıristiyanlık, insan türünün bağlılığı düşüncesini getirmiştir. Öyle ki artık insan soyu, dayanışık bir birlik olarak kavranır. Birbiri ardından gelen kuşaklar, bu birliğin ereğini adım adım gerçekleştirirler; tek tek uluslar, insanlık çerçevesinde, bu ereğe doğru kendilerine verilmiş olan görevlerini yerine getirirler.  Bununla birlikte Hıristiyanlığın gözü öbür-dünyaya çevrilmiştir; öyle ki tarih, zaman içinde geçen bu süreç aslında, yalnızca sonsuz bir düzenin ön basamağıdır. Tarih, iki sonsuzluk arasındaki bir aralık gibidir ve insani gerçeklik tümüyle tarihsel bir gerçeklik alanıdır. Tarih ve zaman birdir, aynıdır.

Hz. İsa’nın tarih sahnesine çıkışı, kesin bir dönümdür, bir defalık bir olaydır. Dolayısıyla insanlık için kurtuluşa ulaşmanın başlangıç noktası da burasıdır. Tarihin başlangıcı, Hz. İsa’nın göründüğü zamandır. Bu bakımdan ikili bir zamanın ortaya çıktığı, daha doğrusu zamanın ikiye bölündüğü söylenebilir; biri İsa’dan önceki zaman, daha çok bu da İsrail oğullarının tarihidir; diğeri ise İsa’nın ortaya çıkışıyla başlayan şimdiki zaman. Ancak Augustinus’a göre Hz. İsa’nın ortaya çıkışından önceki zaman da bir hiç değildir; bu süre daha çok, bir bekleme, bir umut etme dönemidir. Öyle ki İsa’nın gelişi böyle bir umudun gerçekleşmesi, yani sonucudur. Böylelikle birbirinden niteliksel olarak kopuk gibi görünen zamanlar, birbirine bağlanmış olur. Bütün insanlığı Tanrı’nın tek bir planı içine yerleştiren bu anlayış, “insanlığın birliği” kavramını da tarih düşüncesine getirmiş olur.  İnsanı böyle birlik anlayışı altında bakmak tarihe bir dünya tarihi olarak bakmak demeye gelir. 

Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın tarihe bakışı ve tarih felsefesi açısından bir inceleme 

    Son olarak İslam tarihi açısından baktığımızda ise ; Şevket Kotan’ın Kuran ve Tarihselcilik kitabında Kuran’ın kendisinin insanlara (ki ilerde Kuran Tilavetinin Adabı gibi bir kuran ilmine dönüşmüş bir alandır bu) Kuran’ı okuma kurallarını açıklamıştır. Bunun anlamı iste Kuran’ın insandan kendisi karşısında mütevazi bir pozisyon takınmasını istemiştir. Kuran’la ilişkisinin öznenin nesneye mutlak egemenliği şeklinde asla olmayacağını belirtmiş olmasıdır. Kuran bu anlamda tek mahiyetindedir. Kuran’ı evirip çevirerek ona hükmeden bir pozisyonu bir yana bırakıp edilgin bir pozisyon tercih edildiğinde, Kuran’ın belli bir tarihe hitap etmek ve o tarihin dilini kullanmakla birlikte evrensel konuştuğu kanaati hasıl olmaktadır. Böyle bir pozisyon tercih edildiğinde tarihi ve her şeyi yaratan, tarihe, bütün tarihlere ve söz konusu etmeye değer bulduğu her şeye dair kesin yargılarda bulunan bir güçle karşı karşıya gelindiği hemen fark edilmektedir. 

Gülistan dergisinde yayınlanan bir yazının girişinde “Tarih bir milletin hafızasıdır” şeklindedir.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla paylaşın!

4
3 paylaşım, 4 puan

Sizdeki Reaksiyonu Nedir?

hahaha hahaha
0
hahaha
korkunç korkunç
0
korkunç
tanrım tanrım
1
tanrım
inekçe inekçe
0
inekçe
o ne o ne
0
o ne
şirin şirin
0
şirin
şaşkın şaşkın
0
şaşkın
zafer zafer
1
zafer
zayıf zayıf
0
zayıf
aşık aşık
0
aşık
lanet lanet
0
lanet
eğlenceli eğlenceli
0
eğlenceli
nefret nefret
0
nefret
beğenme beğenme
0
beğenme
beğen beğen
1
beğen

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Hikaye
Yerleştirmeli Metin ve Görsel Biçimi
Caps
Özel Caps'ler yapmak için kendi resminizi yükleyin
Görüntü
Resim, Fotoğraf ya da GIF
Ses
SoundCloud ya da MixCloud Yerleştirmeleri
Video
Youtube, Vimeo ya da Vine Yerleştirmeleri
Gif
Hareketli Resim formatı
Anket
Karak vermek veya görüşleri belirlemek için oy kullanma
Liste
Klasik İnternet Listemeleleri
Geri Sayım
İnternetin heyecanlı geri sayımı
Açık Liste
Herkes kendi öğesini göndersin ve en iyisi için oy verilsin
Sıralı Liste
Listenin en iyi öğesini belirlemek için Artı ya da Eksi oy verilsin
Kişilik testi
Kişiliğe dair bazı şeyleri ortaya çıkaran soru dizisi
Bilgi testi
Bilgi seviyesini kontrol eden doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi