Ana Sayfa
Köşe Yazısı

Üniversite Mezunu İşsizler, Hayaller ve Acı Gerçekler

A
Astropower@cnvassalos
15 Haziran 2022·3 dk okuma
Üniversite Mezunu İşsizler, Hayaller ve Acı Gerçekler
Hepimiz bu hayata geldiğimizde kendimizi bildiğimiz andan itibaren gelecek hayalleri kurarız. 4 yaşındaki bir çocuğa bile sorsanız "Doktor, Asker, Polis vb." olmak istiyorum gibi cevaplar alırsınız. Sonra büyürüz, eğitim hayatına atılırız. Üniversite hayali kurup istediğimiz bölüme girebilmek için aylarca hatta belki yıllarca ders çalışırız. Üniversite sınavının sonuçları açıklandığında ve kazandığımızı gördüğümüzde ise hayallerimizin gerçek olacağına inanırız. Üniversite mezunu olduğumuzda artık diplomamız elimizdedir. O yıllarca okuyup istediğimiz mesleği yapabileceğimize inanarak iş başvurularında bulunuruz. İlk iş başvurumuzda karşımıza "tecrüben var mı?" sorusu çıkar. Yeni mezun olduğumuz için tecrübe edinme şansımız olduğu göz ardı edilir. Ve sizi belirli bir sınıfa sokup maaş almadan veya çok düşük maaş olarak çalışmanızı beklerler. Sorunun kendimizde olduğunu, yeterli donanımımız olmadığını düşünüp yetkinlik ve becerilerimizi arttırma çabasına girerek çeşitli kurs , seminer veya eğitimlere katılırız. "İyi yetişmiş bir mezuna her dönemde iş var" düşüncesiyle ailemizin desteğiyle bir ton para harcayıp birçok yatırım yaparız. Sonra artık özgüvenimizi tekrar toplar ve aslında hak ettiğimiz iş için tekrar başvuruda bulunuruz. Mezunu olduğumuz bölümde olmasa da donanımımız çerçevesinde diğer sektörlerde çalışmayı bile kabul ederiz. Ama yine aynı sonuçla karşılaşırız. "Deneyiminiz yok. Asgari ücretten az ödeyeceğiz. Çalışma saatleri çok uzun olacak hatta resmi tatillerde dahi çalışacaksınız" diyerek tekrar kapılar yüzünüze kapatılır. Ne yemek öderler ne yol ve sizin buna katlanmanız beklenir. Örneğin medya sektörüne bakalım. İstanbul medyanın merkezi olduğu için diğer illerde ikamet edenler medya sektöründe iş bulamaz. Çünkü büyükşehirler dahi medya konusunda epey zayıftır. İstanbul'a taşınmanız gerekir. Ancak oraya taşındığınızda bile ise gireceğiniz kesin değildir. Hadi işe girdiniz diyelim, işe girdiğiniz kurumun ya da kanalın kemik kadrosu içinde kendinize yer edinmeye çalışırsınız. Önce sizden hizmet beklerler. Örneğin çay getirip - götürme veya ayak işlerini yaptırma gibi. Belki bir süre katlanırsınız ancak bir süre sonra kariyerinizde ilerleme olmadığını gördüğünüzde hayal kırıklığı yaşarsınız. Kendinizi "ben neden okudum ki, ben bunu mu hak ediyorum" diye sorgulamaya başlarsınız. Ve durum sizi depresyona sürükler. Bir de eğitim sektörüne bakalım. Yine yıllarınızı harcadınız, kendinizi geliştirip bir çok eğitim sertifikasına sahip oldunuz. Bir dil kursunda veya özel eğitim kurumlarında işe başvurdunuz. Yine karşınıza çıkan soru "tecrübeniz var mı?". Peki yeni mezunlar işe alınmadan nasıl tecrübe kazanacak? Tecrübeniz olmadığı için yine alt sınıf gözüyle görülüp çok düşük maaşla yoğun çalışma saatlerine ayak uydurmanızı beklerler. Sonuç; yine hayal kırıklığı. Artık hayalleriniz suya düşer , farklı sektörlerde iş aramaya başlarsınız. Ve bu bir döngüye girer. Hayatınız hep böyle mi sürecek? Sorun sizde mi yoksa bu sistemde mi? Mutlu olmak, hak ettiğiniz kariyeri elde etmek neden bu kadar zor? Ülkemizdeki eğitim sistemi yeterli mi? İşverenler emekçiler ile empati kurabiliyor mu? Aldığınız asgari ücret bütün masraflarınızı karşılamaya yetiyor mu? Biz yine de umutlu olacak ve olumlu düşünmeye devam edeceğiz. Ancak artık bu koşulların düzelme vakti gelmedi mi?

Yorumlar (5)

Melisa Nur Uğuzneredeyse 3 yıl önce

Hayal ettiklerimizin çoğunu elde edemedik ne yazık ki.

Yağmur Şanverneredeyse 4 yıl önce

Çok üzücü çok

Büşra Kurtneredeyse 4 yıl önce

Gerçekten değindiğiniz her nokta çok doğru

Burcu Aydınlıneredeyse 4 yıl önce

👏👏

Fatih Düzneredeyse 4 yıl önce

Duygularımıza tercüman olmuşsunuz...