Realistlerin, insan doğasına yönelik iddialarının doğruluğunu kanıtlayan 3 büyük psikolojik deney

1 dk


Hayvanlara veya somut nesnelere yönelik yaptığımız deneyler bir noktaya kadar kesin ve net sonuçlar içermektedir. Fakat karmaşık ve kompleks bir beyne ve düşünce sistemine sahip insana bir de yetiştirilme tarzı ve aldığı eğitimler de eklenince, kesin yargılara varmak neredeyse imkansızlaşmaktadır. Yine de realistler, gerçeklerin bizim yargılarımızdan bağımsız olduklarını, özlerinin nitelendirmelerle değişmeyeceğini varsaymaktadır. Özellikle realizmin babası Machiavelli insan doğasının kötü ve çıkarcı olduğunu iddia etmiş, psikolojik ve sosyal her savaşın stratejileri olduğunu öne sürmüştür… Bakalım okuduklarınızdan sonra realistlere katılacak mısınız? 

  1. 1 Milgram Deneyi

    Realistlerin, insan doğasına yönelik iddialarının doğruluğunu kanıtlayan 3 büyük psikolojik deney

    1963 yılında, soykırım faciasının nedenlerini anlamak adına yapıldı. Sosyal psikolog Stanley Milgram, Alman halkının soykırıma katılmasına ve buna izin vermelerine neden olan özel bir şeyler olduğu iddiasını kanıtlamak için bir deney hazırladı.

    Milgram 1960’lı yıllarda Yale Üniversitesi’nde otorite üzerine bir çalışma yaptı. Deneklerin öğretmen rolünü üstlenerek yan odada aslında gerçekte var olmayan öğrencilerine sorular vermesi beklendi, ve her öğrencinin verdiği yanlış cevaplar sonucunda öğrenciye elektrik şokları verildiği kanısına varması sağlandı.

    Fakat, gerçekte yan odada bir insan bile yoktu: sadece yanlış cevap karşısında hoparlörden çığlık sesleri ve yalvaran ifadelerle dolu kayıtlar dinletiliyordu. Yalvaran ve çığlık atan insan sesleri arttıkça, deneklerden bazıları deneyi durdurmak istediğini söyledi. Bu noktada, deneyi yürüten psikologlar öğrenciye elektrik şoku uygulamaya devam etmesi için önce deneği uyarıyor, daha sonra emirlerde bulunuyordu. Yani, denek üzerinde bir otorite uygulanıyordu.

    Şaşırtıcıdır ki, (veya belki de şaşırmamalıyız) bu otoriteye bir noktaya kadar direnç göstermelerine rağmen uyumluluk sağlayıp deneyi tamamlayan katılımcıların oranı %60’ları buldu.

  2. 2 Üçüncü Dalga Deneyi

    Realistlerin, insan doğasına yönelik iddialarının doğruluğunu kanıtlayan 3 büyük psikolojik deney

    Otorite üzerine yürütülen bu deneyde, demokrasiyi benimsemiş toplumlarda faşizmin yeri ve ortaya çıkma olasılığı araştırıldı. Cubberley Lisesi’nde okuyan öğrencilerden bir bölümüne, özel oldukları ve diğer öğrencilere otorite uygulayabilecekleri söylendi, Nazi selamı öğretildi.

    Gücün disiplin ve katılım ile geleceğine inandırılan öğrenciler, çok kısa bir süre sonra kendi sloganlarını ve logolarını yarattılar. Bütün bunları takiben, öğrenciler, kendi gruplarına ait olmayan öğrencilere kötü davranmaya ve onları hor görmeye başladılar. Çığrından çıkan ve okulu kaosa sürükleyen deneye, dördüncü gününde son verildi.

  3. 3 Stanford Hapishane Deneyi

    Realistlerin, insan doğasına yönelik iddialarının doğruluğunu kanıtlayan 3 büyük psikolojik deney

    1971 yılında Philip Zimbardo isimli bir sosyal psikolog, insanların sosyal rollere nasıl tepki verdiğine dair bir deney düzenleme kararı aldı ve Stanford Üniversitesi'nin Psikoloji Departmanı'nın bodrum katına inşa edilen sahte bir hapishanede, gardiyanlar ve mahkumlar olarak davranmalarını sağlayacak şekilde, 2 hafta sürecek olan deneyi için 24 kişiden oluşan bir grup erkek, üniversite öğrencisini deneyinde kullandı. 

    Mahkumlara deney süresince gardiyanların emirlerini dinleme zorunluluğu yükledi. Gardiyanlara ise mahkumlara sözlerini geçirebilmek için olabildiğince sert davranmalarını; ancak şiddete kesinlikle başvurmamalarını tembihledi.

    Gardiyanlar, tıpkı gerçek gardiyanlar gibi giydirildi, ellerine tahta sopalar verildi ve tamamen gerçek bir hapishane ortamı yaratılmaya çalışıldı. Göz temasına engel olması amacıyla aynalı gözlükler verildi. Mahkumlaraysa, tıpkı gerçekte olduğu gibi, oldukça rahatsız edici bir mahkum kıyafeti giydirildi ve bileklerine birer zincir vuruldu. Gardiyanlara, mahkumları onlara atanmış ve mahkum kıyafetlerine işlenmiş numaralar ile çağırmaları tembihlendi. Böylece tamamen gerçek bir hapishane ortamı yaratıldı.

    Deney bu şekilde başladı ve göreceli olarak sorunsuz bir ilk günden sonra, daha ikinci günden ortalık karışmaya başladı. İkinci gün, 1. Hücre'de kalan mahkumlar kapılarını yataklarla bloke ederek, kıyafetlerini çıkardılar ve gardiyanları dinlemeyeceklerini söyleyerek emirleri reddettiler. Olaylar bu şekilde başladı ve sonuçlar oldukça rahatsız edici düzeydeydi. 

    Sıradan ve normal sayılacak üniversite öğrencileri sadece birkaç gün içerisinde vahşi düzeyde sadist gardiyanlar ve gitgide korkaklaşan mahkumlara dönüştüler. Her geçen gün, her biri, rollerine daha da bağlı hale geldiler. Günler geçtikçe, gardiyanlar giderek şiddetlenen psikolojik kontrol taktikleri geliştirmeye başladılar. Örneğin isyanlara katılmayanları aldıkları özel bir hücre yarattılar ve burada onları ödüllendirmeye başladılar. Benzer şekilde, mahkumların yatak çarşaflarını ve süngerlerini alarak onları metal yataklarda uyumaya zorladılar. Kısa süre içerisinde gardiyanlar, mahkumlara önce gizli, sonrasında ise açık şiddet uygulamaya başladı. Yemeklerini yemeyenler için gardiyanlar tarafından karanlık bir oda yaratıldı ve oraya hapsedilme cezası uygulanmaya başlandı. Sadece 36 saat içerisinde, 8612 numaralı "mahkum", Zimbardo'nun tanımıyla "çılgın" tavırlar sergilemeye başladı. Zimbardo, olayları şöyle anlatıyor:

    "8612 numaralı mahkum delice davranmaya başladı, bağırıyor, çığlık atıyor, küfrediyor ve kontrolsüz öfke nöbetleri geçiriyor. Onun gerçekten bu psikolojik durumda olduğunu kabullenmemiz epey bir zaman aldı ve sonunda onu salma kararı verdik."

    Deneyin başlamasından sonra sadece 6 gün geçmesine ve deneyin içeriği tamamen rol olmasına rağmen sosyal ilişkilerin gerçekliğinden ötürü mahkumlar ile gardiyanlar arasındaki ilişki o kadar sadist ve vahşi bir hale gelmişti ki, Zimbardo beklediği süreyi tamamlayamadan deneyini sona erdirmek zorunda kaldı.

    Deneyin ilk günlerinden itibaren gardiyan konumundaki öğrenciler, sözlerini mahkumlara dinletebilmek için giderek şiddetli hale gelen yöntemler uygulamışlardır. Mahkumlar da, ilk günlerde gardiyan konumundakilerin gerçek hayatta "kendileri ile aynı düzeyde" olduğunu bildiklerinden inatçı ve "zoraki" bir şekilde rollerini üstlenen bir tablo çizmişler, ancak her geçen gün bu inatlaşmaya bağlı olarak artan gardiyan şiddeti, onları giderek uysal ve korkak bir hale getirmiştir.



Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla paylaşın!

Sizdeki Reaksiyonu Nedir?

hahaha hahaha
0
hahaha
korkunç korkunç
0
korkunç
tanrım tanrım
1
tanrım
inekçe inekçe
0
inekçe
o ne o ne
0
o ne
şirin şirin
0
şirin
şaşkın şaşkın
0
şaşkın
zafer zafer
0
zafer
zayıf zayıf
0
zayıf
aşık aşık
0
aşık
lanet lanet
0
lanet
eğlenceli eğlenceli
0
eğlenceli
nefret nefret
0
nefret
beğenme beğenme
0
beğenme
beğen beğen
0
beğen
Neutron NK

Efsane

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Hikaye
Yerleştirmeli Metin ve Görsel Biçimi
Caps
Özel Caps'ler yapmak için kendi resminizi yükleyin
Görüntü
Resim, Fotoğraf ya da GIF
Ses
SoundCloud ya da MixCloud Yerleştirmeleri
Video
Youtube, Vimeo ya da Vine Yerleştirmeleri
Gif
Hareketli Resim formatı
Anket
Karak vermek veya görüşleri belirlemek için oy kullanma
Liste
Klasik İnternet Listemeleleri
Geri Sayım
İnternetin heyecanlı geri sayımı
Açık Liste
Herkes kendi öğesini göndersin ve en iyisi için oy verilsin
Sıralı Liste
Listenin en iyi öğesini belirlemek için Artı ya da Eksi oy verilsin
Kişilik testi
Kişiliğe dair bazı şeyleri ortaya çıkaran soru dizisi
Bilgi testi
Bilgi seviyesini kontrol eden doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi