M

Mila

@mila

8 paylaşım0 takipçi0 takip
M
Mila
·17 Tem 20:20·Haber

Cumhuriyet dönemi mimarlık örneklerinden biri olan Ankara Tenis Kulübü yapısı ne yazık ki yıkım tehdidiyle karşı karşıya. Özellikle son on yıldır cumhuriyet dönemi yapılarının bir bir yıkılmasına ve yerlerine kullanışsız ve mimari değeri olmayan binalar yapılmasına alışmış olmamız çok üzücü. Umarım Ankara Tenis Kulübü için hala bir umut vardır. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/07/Ankara-Tennis-Club-under-construction-and-in-1957-Aksam-01061955-Bueyuek-Ankaraya_Q640.jpeg" alt="" width="540" height="540" /> Ankara Tenis Kulübü yapılarının yıkılmaması için üç önemli sebep: <strong>1. </strong>1954 yılında mimar Reha Ortaçlı tarafından tasarlanan Ankara Tenis Kulübü yapısı, döneminin özgün ve modern yapılarından biridir. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/38d468ff24b4de61551e5bc07fa7361a.jpeg" alt="" width="662" height="157" /> <strong>2. </strong>Tenis Kulübü ile aynı alanda yer alan 19 Mayıs Stadyum'u birçok itiraza rağmen yıkıldı. Bu bölge için ne bir proje ne de başlatılan bir çalışma var. Çok mümkün ki Tenis Kulübü'nü de benzer bir kader bekliyor. <strong>3. </strong>Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan'dan alıntı yapmak gerekirse, "Ankara Tenis Kulübü Türk tenisinde isim yapmış sporcular yetiştirmiş bellek mekânlardan biridir." Ayrıca, burası Türkiye'nin ilk tenis kulüplerinden biridir. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/33-ankara-800x534.jpeg" alt="" width="662" height="442" />

4
M
Mila
·17 Tem 19:03·Magazin

Jennifer Lopez ve Ben Affleck'in Las Vegas'ta evlendiği söyleniyor! Ünlü çift ilk olarak 2002'de çıkmaya başlamış ve nişanlanmıştı ancak bundan iki yıl sonra düğünü iptal etmişlerdi. Daha sonra her ikisi de başkalarıyla evlilikler yapmış ve çocukları olmuştu. Ayrı geçen yirmi yılın ardından, neredeyse bir yıl önce tekrar bir araya gelmeleri herkesi şaşırttı. 2000lerin sevilen çiftinin ilişkisi görünüşe göre oldukça da iyi gidiyor. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/b0da8c69fd498c2f195a2a04aadbeffe.jpeg" alt="" width="379" height="540" /> Bu yılın Nisan ayında çift, Ben Affleck'in evlilik teklifi  ve muhteşem bir yeşil taş yüzükle evlilik yolunu tekrar deneyeceklerini açıkladı. Geçen ay, Jennifer Lopez'in arabası Beverly Hills'de devasa bir malikanede görüldüğünde taşınma işlerine başladıkları düşünüldü. TMZ ve Entertainment Tonight'a göre çift dün resmi olarak Las Vegas'ta evlendi. ET'ye konuşan bir kaynak, "Birlikte çok eğlendiler ve bunun da eğlenceli bir fikir olacağını düşündüler" dedi. "Ben kesinlikle Jen'e aşık ve onun tarafından da sevildiğini hissediyor. İkisi de birbirleriyle çok rahat hissediyorlar ve birbirlerini çok iyi tanıyorlar" diye eklediler. Şu an tüm magazin dünyası Jennifer Lopez ve Ben Affleck'in üzerinde. Düğün fotoğrafları merakla bekleniyor.

5
M
Mila
·17 Tem 10:58·Köşe Yazısı

Üniversite sınav sonuçlarının açıklanmasına çok az kaldı. Bu sebeple sizlere yardımcı olabileceğini düşündüğüm bir içerik hazırlamaya karar verdim. Yüzlerce meslek arasından hangisinin size uygun olduğunu bilmek, puanınıza göre bir seçim yapabilmek ve zorlu üniversite eğitimine hazırlanmak gerçekten hiç kolay değil. Kendinizi strese sokmayın; bu çıktığınız yol her zaman değişimlere ve yol ayrımlarına açık. Kendinizi keşfettiğiniz bu yaşlarda istediğiniz mesleği ve nasıl mutlu olacağınızı fark etmeye başlayacaksınız. Her zaman cesur olun ve istediğiniz yolda ilerleyin. Ben sizlere kendi deneyimlerime dayanarak mimarlıktan bahsedeceğim. Mimarlık fakültesinin altındaki diğer tasarım bazlı bölümler de benzer deneyimler içerir ancak elbette ki detaylarda bir sürü farklılıklar gösterir. Üniversitelerin tanıtım günlerine gidip istediğiniz bölüm hakkında detaylı bilgi almanızı mutlaka öneriyorum. <strong>1. Dört Yıl Eşittir Sekiz Tasarım Stüdyosu</strong> Mimarlık birçok bölüm gibi dört yıllık bir eğitimdir. Her dönem bir tasarım stüdyosu dersi mutlaka vardır. Mimarlık eğitiminin en ama en önemli dersleri her zaman stüdyolardır. İlk yıl stüdyo dersi genellikle 'tasarımın ilkeleri' gibi temel tasarım üzerine yoğunlaşır. İkinci yıldan itibaren 'mimari tasarım' şeklinde ilerler ve farklı ölçeklerde ve farklı arazilerde projeler işlenir. <strong>2. Ders Dinlemeyi Unutun!</strong> Mimarlık eğitiminde ders dinlemeyi unutun! Mimarlık stüdyoları tartışma ortamlarıdır. Kitap ezberleyerek ve sınav öncesi çalışarak bu eğitimi tamamlayamazsınız. Sürekli olarak stüdyo derslerinde aktif olmanız ve elinizin altında her zaman bir çalışma maketi veya eskiz bulundurmanız gerekir. Evet rivayetler doğru; mimarlar durmadan çalışır. <strong>3. Kritikler Sizinle Alakalı Değil, Tasarımınızla Alakalı</strong> Mimarlık stüdyolarında toplu ve bireysel kritikler düzenlenir. Bu kritiklerde tasarımınız hakkında hocanız ile nasıl ilerleyebileceğinizi veya nelerin sorun yarattığını tartışırsınız. Bir bakıma sizden çok daha deneyimli olan birine - yani hocanıza- akıl danıştığınız söylenebilir. Mimarlık genellikle böyle bir şeydir. Eskiden gelen usta çırak ilişkisini unutmamak gerekir. Burada dikkat etmeniz gereken şey söylenilen kritiklerin sizin becerinizle ilgili olmadığıdır. Kritik her zaman tasarımla alakalıdır! <strong>4. Sınav Yok, Jüri Var</strong> Mimarlık stüdyolarının değerlendirmesi klasik sınav yöntemiyle gerçekleşmez. Jüri denilen bir sözlü sunum ve tartışmaya katılmanız gerekir. Jüri olarak seçilen bir grup akademisyen ve mimara tasarımınızı çizimleriniz, maketiniz, dijital görselleriniz vb. üzerinden anlatmanız beklenir. Daha sonra jüri üyeleri sırayla sizlerin tasarımı üzerinden sorular sorar veya yorumlar iletir. Jürinin sonunda her jüri üyesi not verir ve bu notların ortalaması sizin nihai notunuz olarak yansır. <strong>5. Hata Yapmadan Öğrenemezsiniz!</strong> Mimarlık eğitimi bolca hata yapmayı da gerektirir. Evet, inanın bu doğru 😊 Deneme yanılma yöntemi mimarlığın esasıdır. Elbette bazı analizler, bilgiler ve farkındalıklar sizi belli bir tarafa yönlendirecektir ama tasarımın oluşması için bazen sadece yapmak, yapmak, ve sonra tekrar yapmak gerekir. Sabırlı olmak çok önemlidir. Her zaman çalışma saatinizle aynı oranda iyi sonuca ulaşamayabilirsiniz. Unutmayın ki tasarımda tek bir doğru yoktur. Bu sebeple bolca hata, bolca deneyimdir. <em>Not: Merak ettiğiniz başka konular varsa lütfen yorumlara yazın. Böylece yeni bir içerikle sizlere yardımcı olabilirim</em> 🌻

3
M
Mila
·12 Tem 08:25·Edebiyat

Günümüz teknolojileri ile sosyal ve çalışma hayatımızdaki alışkanlıklarımız çokça değişiyor. Çevrim içi olmanın yarattığı kolaylıklar tartışılamaz ancak gerçekte her alışkanlığımızı aynı derecede adapte etmek zorunda mıyız? Bazı eski yöntemlerin yarattığı duyguları daha içten kabullenmiyor muyuz? Örneğin, bir sanat sergisini ele alalım. Yeni nesil çevrim içi müze gezme yöntemleriyle dilediğiniz gibi sergi gezebilir, dünyanın bir ucundaki koleksiyonları görebiliriz. Yine de bu müzeyi fiziksel anlamda ziyaret ettiğimizde yaşadığımız mekânsal, sosyal ve duygusal deneyimleri sanal bir ortamda elde edemeyiz. Bu sebeple kolaylıkla söylenebilir ki halen ve ileride de bazı alışkanlıklarımızı olduğu gibi sürdürmeye devam edeceğiz. Kuşkusuz kitap okumak da bunlardan biri. Onlarca yıldır "matbu öldü" dikteleri ortalıkta salına dursun insanlar biraz olsun kitap okumaktan vazgeçmedi. Evet, gerçekten de hala dünyanın her yerinde kitap satışları eskisi kadar canlı. Çok yeni bir teknoloji olmasa da son zamanlarda kitap dinleme uygulamalarının ilgi görmeye başladığını gözlemliyoruz. Türkiye'de "Storytel" uygulaması son birkaç yıldır aktif bir kullanıcı sayısına erişti. Uygulamanın kütüphanesi de bundan aldığı güçle büyüyor ve gelişiyor gibi görünüyor. <img class="aligncenter wp-image-23583 " src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/07/storytel.jpg" alt="" width="1086" height="679" /> Kitap dinlemenin kitap okumakla aynı deneyim olmadığı kesin ancak belli avantajları da yok değil. Öncelikle iş yaparken, spor yaparken veya yolculukta kitap dinlemek harika keyifli. Bir başka güzelliği de kuşkusuz geceleri veya karanlık ortamlarda kitap okuyamadığınız zamanlara eşlik edebilmesi. Doğru seslendirme sanatçısından, doğru kitabı dinlediğinizde okumaktan farklı bir boyutta zevk alacağınızı garanti ediyorum. Biraz deneme yanılma ile alışılan ve günlük hayat rutinine kazandırılan bir deneyim. Kitaplar olmadan asla, ama farklı bir deneyim için neden kitap dinlemeye de bir şans vermiyorsunuz?

M
Mila
·10 Tem 21:35·Yaşam

MTV programlarının ne kadar aşırıya kaçabildiğini hepimiz biliyoruz ancak - eğer daha önce duymadıysanız- bu programı öğrendiğinizde ağzınız açık kalacak. <strong>"How Far Is Tattoo Far?"</strong> programına sadece çok cesur ve biraz da deli insanların katılabildiği kesin. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large " src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/howfar.jpg" alt="" width="822" height="462" /> Programa arkadaşınız, sevgiliniz veya bir aile üyenizle katılabiliyorsunuz. Aslında sizden beklenen oldukça basit: Birlikte katıldığınız kişi için bir dövme tasarımı seçiyorsunuz ve bu dövme arkadaşınıza gözleri kapalı bir şekilde yapılıyor. Yalnız bir şart var! Aynı şekilde birlikte katıldığınız kişi de sizin için bir dövme tasarımı seçiyor ve sizin de gözleriniz kapalıyken dövme uygulanıyor. İki katılımcı da dövmeler bittikten sonra gözlerindeki bandı çıkarıp sırayla tasarımları görüyorlar. İlk şok ve yüzleşme kısmı programın en can alıcı kısmı. Elbette tahmin edersiniz ki bu programa genellikle en yakın iki arkadaş katılmıyor. Aldatan eski sevgililer, arası bozulan aile üyeleri, birbirinin arkasından konuşan düşman arkadaşlar  ve daha nicesi programda görülen tipik katılımcı profilleri. Haliyle tasarlanması istenilen dövmeler de birbirinden korkunç, tiksindirici ve intikam dolu. İnanması güç ama gerçekten bunu yapıyorlar! <img class="snax-figure-content attachment-large alignnone" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/howfar2.jpg" alt="" width="959" height="539" /> Öyle ki programdaki tasarımları burada paylaşmak imkansız. Tek bir istisna aşağıda gördüğünüz evlilik teklifi dövmesi olabilir. Birçok insanın böyle bir dövmeyi bile istemeyeceği kesin ama en azından gerçekten sürpriz bir teklif olduğuna hepimiz ikna olabiliriz.

7
M
Mila
·10 Tem 20:57·İnsan

Bu rüyalar yoktu daha önce. Yeni başladı geçen gün kapım açık, yorgansız yattığım bir gece. Yüzüm duvara dönük, nefes almak için kafamı yastıklara gömdüğüm herhangi bir geceden farksızdı. İlk daldığımda beni içine saran karanlık şimdi arkamdan sopayla kovalayan bir gece bekçisi gibi yakama yapışmıştı. Kör bir öfke bulutu gibi kollarımı bir o yana bir bu yana savururken bedenimi kimden korunduğumun dahi farkına değildim. Önemli olan bu savaşı ne pahasına olsun yenmek ve gündüzün sıcaklığına ulaşana dek nefes almayı sürdürebilmekti. Bir bakıma o geceden sağ çıktım. Bir bakıma o gece içimdeki bir şeyleri tamamen öldürdüm. Rüyanın en dip kuyusuna düştüğüme karar verdiğimde yerden güç alarak dizlerimin üstünde doğruldum. Kafamı kaldırmamla karşımda duranın kendi kopyam olduğunu görerek irkildim. Utanç verici bir farkındalıkla bunun sadece bir boy aynası olduğunu anladım. Yansımam şaşkın ve bitkin bir ifade ile bana karşılık verircesine bakıyordu. Peki ne istiyordu benden? Dakikalar geçti; baktı, baktı. Saatler geçti; uzaklaşmadı. Saniyeler geçtiğinde ise nerdeyse burnum burnuma değiyor, ellerim kollarımı kavrıyordu. Ne yazık ki ve maalesef ama en üzücüsü de ve en acıklısı da, sen geldin. Hiç istemediğim bir rüyanın en büyük külfeti de sen değil miydin zaten? Öyleydin, öyleydin. Bunu çok iyi bilsen de yine de geldin dahil oldun rüyama. Hatta ne rüya, affedersin ama gerçek bir kabusuma. Boy aynasındaki yansımam seninkine karıştı, bulandı; korkunç bir renk cümbüşü oldu sana bulamaç bir çamur grisi. Keşke gelmeseydin. Düşemem bundan daha kötü baltalıklara... Dışardan bakınca içime atabilirmişim gibi geliyor. Öyle bir dibi var, upuzun ve sessiz. Yine de içime attıkça gücüme gidiyor. Düşemem, düşemem. Hakikaten yok olmak bana dokunuyor. Sularda boğulsam, içimdeki kiri temizleyip arınsam, ve sonra, kesinlikle ondan sonra uyansam.

3
M
Mila
·10 Tem 08:12·Yaşam

Minimalist dövmeler söz konusu olduğunda "less is more" (az çoktur) mottosu geçerlidir. Minimalist dövmelerde siyah, sade, çizgisel ve genellikle küçük boyutlarda tasarımlar yaygındır. Bu dövmelerde genellikle gölgeleme yapılmaz; net ve temiz çizgiler kullanılarak oluşturulur. Hassas ama basit bir dövme istiyorsanız, minimalist yaklaşım harika bir seçimdir. Tamamlanmaları için geçen süre ve maliyet gibi birçok artısı vardır. Minimalist dövme tasarımlarından ilham almak için okumaya devam edin!

8