M

Melis Demir

@melisdemir1122

21 paylaşım0 takipçi0 takip
M
Melis Demir
·10 Haz 05:00·Gündem

Adli tatil, adliye çalışanlarının izin günü olarak biliniyor. Ayrıca yargı çalışanlarının toplu izne çıktığı adli tatil, genellikle her sene aynı tarihler arası yapılmaktadır. Mahkeme işlemleri olan vatandaşlar, hakim, savcı ve adliye çalışanlarının izinli sayıldığı günler için kullanılan adli tatil tarihleri son dönemin merak konusu haline geldi. Bilindiği gibi adli tatil tarihleri Adalet Bakanı tarafından belirlenmekte. Son güncellemelere göre ise adli tatil bu sene de aynı tarihlerde gerçekleştirilecek. Haziran ayına girilmesiyle birlikte Adli tatil tarihleri hakkında araştırmalar hız kazandı. <em>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda</em><strong> "Adli tatil süresi" başlıklı 102. maddesinde: "Adli tatil, her yıl 20 Temmuz'da başlar, 31 Ağustos'ta sona erer. Yeni adli yıl bir Eylül'de başlar."</strong> ifadeleri yer alıyor. Ayrıca bilindiği üzere adli tatile ilişkin kanunlarda düzenlemeler bulunmaktadır. Kanun konuları ise adli tatil süresi ve bu sürede yapılacak işler üzerinedir. Bu düzenlemelere göz atalım. <strong>ADLİ TATİL SÜRESİ</strong> Hukuk Muhakemeleri Kanunu (Kanun No:6100) <strong>MADDE 102 – (1)</strong> Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.” <strong>MADDE 103- (1) </strong>Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür: <strong>a)</strong> İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi. <strong>b)</strong> Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, Velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler. <strong>c)</strong> Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları. <strong>ç)</strong> Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar. <strong>d)</strong> Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri. <strong>e)</strong> İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar. <strong>f)</strong> Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler. <strong>g)</strong> Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler. <strong>ğ)</strong> Çekişmesiz yargı işleri. <strong>h)</strong> Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler. <strong>(2)</strong> Tarafların anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekte ise hazır olan tarafın talebi üzerine, yukarıdaki iş ve davalara bakılması, adli tatilden sonraya bırakılabilir. <strong>(3)</strong> Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi işlemleri de yapılır. <strong>(4)</strong> Bu madde hükümleri, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır. <strong>MADDE 104- (1)</strong> Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. <img class="wp-image-15104 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/IMG20220608092102-300x169.jpg" alt="" width="728" height="410" /> <strong>CEZA MAHKEMELERİ</strong> Ceza Muhakemesi Kanunu (Kanun No: 5271) <strong>MADDE 331 – (1) (1)</strong> Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler. <strong>(2)</strong> Soruşturma ile tutuklu işlere ilişkin kovuşturmaların ve ivedi sayılacak diğer hususların tatil süresi içinde ne suretle yerine getirileceği, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. <strong>(3)</strong> Tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay, yalnız tutuklu hükümlere ilişkin veya Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu gereğince görülen işlerin incelemelerini yapar. <strong>(4)</strong> Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. <strong>İDARİ YARGI (BÖLGE, İDARE, İDARE VE VERGİ MAHKEMELERİ)</strong> DARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU (KANUN NO: 2577) <strong>Sürelerle İlgili Genel Esaslar</strong> <strong>Madde 8 – 3.</strong> Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. <strong>Madde 61 – 1.</strong> Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler. Ancak, yargı çevresine dahil olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan idare ve vergi mahkemeleri çalışmaya ara vermeden yararlanamazlar. Bu mahkemeler, 62nci maddedeki sınırlamaya tabi olmaksızın görevlerine devam ederler.

0
M
Melis Demir
·9 Haz 11:57·Kültür

20.yüzyılın gelişiyle birlikte hemen hemen herkesin ev, okul ve ofisinde bir daktilo bulunduğu bilinmektedir. Böylesi mekanik bir alet, insanların tek tip, anlaşılır, düzgün ve en önemlisi hızlı yazmasını sağlamıştır. Daktiloların üzerindeki her tuş kaldıraçlı bir çekiç ile ucundaki ilgili sayı veya harfin basılı olduğu metal bir demir çubuğa bağlıdır. Tuşa basıldığında kaldıraç çekici kağıda doğru iter. Kağıdın önünde ise ince mürekkepli şerit  vardır; bu şerit, kağıt ve çekiç arasında yükselir, bu sayede her çekiç vurduğunda yazılan sembolün mürekkep halindeki görüntüsü arkadaki kağıda çıkar. Daktilonun tuş mekanizması ise kağıdı taşıyan düzenekle birlikte çalışır. Her basıldığında, harfler birbirinin üzerine gelerek çakışmasın diye kağıt, bir karakter genişliği kadar hareket eder. Bazı daktilolarda ise kağıdın kenarına yaklaşıldığında, daktilografı uyarmak için bir zil çalar. Ancak kaldıracı tekrar pozisyonlamak gerekir. Bu da makinenin yanındaki kaldıracı kullanarak olmaktadır. Tasarlanmış ilk daktiloların yalnızca kullanıcının parmak kuvvetiyle çalıştığı bilinmektedir ancak daktilo modelleri geliştikçe elektronik motorlar sayesinde tuşlara uygulanan küçük kuvvet ve dokunuşlar yeterli olmuştur. Daktilo, günümüzdeki gelişmiş tablet, bilgisayarlara göre daha basit işlediğinden, bugün hala bazı kullanıcıların tercihi olmuştur. <img class="wp-image-14881 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-1-5-300x169.jpg" alt="" width="692" height="390" /> <strong>Peki bu mekanizmanın mucidi kimdir?</strong> Daktilo, 1867 yılında Amerikalı mucit <strong>Christopher Sholes</strong> tarafından icat edilmiştir. Christopher Latham Sholes (D.14 Şubat 1819 - Ö.17 Şubat 1890) 1867 yılında gerçek anlamda ilk daktiloyu ve günümüzde halen kullanılan Q kalvyeyi icat eden Amerikalı mucit. Christopher Sholes, boş zamanlarının çoğunu icat yaparak geçiriyordu. Arkadaşı Carlos Glidden ile bir numaralama makinesi icat etti. Daha sonra bu makineyi harf basma makinesine dönüştürmeye karar verdiler. Bugün kullandığımıza benzer bir klavye tasarladı ancak icatlarından çok para kazanamadığı için icadını Remington and Sons adlı bir şirkete sattı. Bu şirket 1874 yılında ilk ürettikleri daktiloyu sattılar. Kısa sürede daktilo çok yaygın hale geldi.

0
M
Melis Demir
·9 Haz 05:45·Gündem

Marmara Denizi Günü itibariyle, Çanakkale sahillerinde çöp ve atıklar toplanarak temizlik yapıldı. Marmara Belediyeler Birliği, Marmara Denizi'ni kirlilikten kurtarabilmek için Çanakkale'deki denizlerde çeşitli etkinlikler düzenledi. Mavi bayraklı Barış Plajı'ndaki etkinliğe ise Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Barbaros Mahallesi muhtarı Şaban Şahin, Marmara Belediyeler Birliği temsilcileri Kerem Ulusoy ve Hatice Kübra Baştuğ, belediye personeli ile gönüllüler katıldı. Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise atılan çöplerle ilgili, kapalı bir sisteme sahip olan Marmara Denizi'nin yapısının bozulduğuna dikkat çekerek; "<em><strong>Bunun sonucunda müsilaj oluşuyor, balıkların nesli tükeniyor, birçok konuda sıkıntı yaşanıyor" </strong></em>ifadelerini kullandı. <img class="wp-image-14803 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-13-300x213.jpg" alt="" width="603" height="428" /> Marmara Belediyeler Birliği üyeleri şehirde <strong>''Birlikte Temiz Tutalım''</strong> sloganı yükselip bununla ilgili çalışmalar yapılırken, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise <em><strong>"Marmara Denizi geçen yıl ciddi bir müsilaj felaketiyle karşı karşıya kaldı. Bunun olmaması için en önemli şart denizin temiz olması. Denizi kirleten bütün unsurlardan korunması. Marmara Belediyeler Birliği olarak biz de bu konuya dikkat çekmek için böyle bir etkinlik yapıyoruz. Şimdi sembolik olarak burada kumsalımızı temizliyoruz. Özellikle deniz kirliliğinin sonuçları çok zor telafi edildiği için denizi korumamız gerektiği konusunda bir bilinçlendirme çalışması yapıyoruz. Vatandaşlar akşamları bu alanı yoğun olarak kullanıyor ama giderken lütfen atıklarını kumun üzerine değil çöp kutularına atmalarını rica ediyoruz. Çünkü bütün bunlar rüzgar ile denize uçuyor ve yıllar boyu kaybolmuyor. Marmara Denizi kapalı bir deniz olduğu için maalesef tüm kirliliği üstünde tutuyor ve buradan da hareket ile doğası bozuluyor. Müsilaj oluşuyor, balıkların nesli tükeniyor, birçok konuda sıkıntı yaşanıyor"</strong></em> ifadelerinde bulundu. Ayrıca Çevre Haftası sebebiyle Gelibolu'ya bağlı Bolayır köyü sahilinde çevre temizliği etkinliği gerçekleştirilerek, etkinliğe katılanlar tarafından yaklaşık 250 torba atık toplandığı belirtildi.

1
M
Melis Demir
·8 Haz 15:55·Kültür

Hepimizin ''mutlu son''la bittiğini bildiğimiz masallar aslında mutlu sonla mı bitiyor? Bazı çocuk masalları pedagojik açıdan çocukları olumsuz etkilememesi adına Disney gibi şirketler tarafından değiştirilip sunulmuş durumda. Çünkü bu masalların gerçek içerikleri tüyler ürperten detaylar barındırıyor. Yakından inceleyelim.. <strong>UYUYAN GÜZEL</strong> Masalda bilinen, güzel prensesin bir lanet dolayısıyla uykuya daldığıdır. Ancak hikayenin orjinalinde prenses lanet değil kehanet yüzünden uykudadır. Ayrıca hikayenin orjinalinin aksine, kral güzel prensese uykudayken tecavüz eder ve prenses uykuda iki çocuk doğurur. Çocuklardan biri kehanetin temeli olan keten parçasını kopararak prensesi uykuya daldıran kehaneti bozar ve onun uyanmasına sebep olur. Prenses uyandığında ise kendisini tecavüz sonucu iki çocuk doğurmuş halde bulur. <img class="wp-image-14654 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/masallarda-cinsiyet-9-300x150.jpg" alt="" width="694" height="347" /> <strong>HANSEL &amp; GRETEL</strong> Genel olarak masal hakkında bilinen şey, Hansel ve Gretel kardeşlerin kötü kalpli cadının şekerden yapılma evini bularak, tuzağa düşürülmeleridir. Cadı tarafından esir alınan kardeşler de ondan kurtulmanın yolunu bularak cadıyı fırına atarlar. Ancak hikayenin orjinalinde cadı değil şeytan vardır. Şeytan da kardeşler tarafından kandırılır ama bu uzun sürmez ve onları kesmek için bir bıçkı tezgahı yapar, çocuklar da oraya çıkamamış gibi yaparak, şeytanın gırtlağını kesip kaçarlar. <img class="wp-image-14728 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-3-2-300x169.jpg" alt="" width="748" height="421" /> <strong>KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ</strong> Hepimizin bildiği masalın sonunda avcı kurdu öldürerek, kırmızı başlıklı kızı kurtarıyordu. Ancak Fransız yazar Charles Perrault tarafından sunulan bu masalda aslında büyükanne ve avcı karakterleri yoktur bile! Çünkü masal aslında kurdun kırmızı başlıklı kızı yemesiyle sona ermektedir. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large " src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-18.jpg" alt="" width="705" height="396" /> <strong>RAPUNZEL</strong> Upuzun saçlarını sarkıtarak prensin içeri girmesini sağlayan Rapunzel, gerçek masalda prens tarafından hamile kalarak, bebeği hapsolduğu kulede tek başına doğurur. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large " src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/Rapunzel-Masali.jpg" alt="" width="762" height="428" /> <strong>KURBAĞA PRENS</strong> Hikayenin orjinali Grimm Kardeşler tarafından yazılmıştır. Hikayenin orjinalindeyse, kurbağa prensesi anlaşma yapmak için oyuna getirir. Zamanla kurbağanın istekleri içinden çıkılmaz bir hal alır ve prenses de dayanamayıp sinirlendiği için kurbağayı duvara fırlatır ve fırlatma sonucunda da kurbağa prense dönüşür. <img class="wp-image-14737 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-1-4-300x169.jpg" alt="" width="721" height="406" /> <strong>PAMUK PRENSES</strong> Hikayenin orjinalinde pamuk prenses bir prensin öpücüğüyle uyanmaz. Prensin atında kendisine gelerek uyanır. Yine Grimm Kardeşler tarafından yazılan bu hikayenin orjinalinde, kötü kalpli kraliçenin cezası kızgın demir ayakkabılar giyerek sonsuza kadar dans etmektir. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ff885c0f-9bd5-405b-8993-a34efad665ad.jpg" alt="" width="662" height="372" />

3
M
Melis Demir
·8 Haz 15:16·Yaşam

<strong>1) Mat bir saça mı sahipsiniz?</strong> Öyleyse saçınızı şampuanladıktan sonra son olarak bir çaydanlık dolusu ılık çayla saçlarınızı durulayın. Bu ,saçlarınızın ışıl ışıl parlamasını sağlayacaktır. <strong>2) Boğazınız mı ağrıyor?</strong> Çay posalarını süzerek soğuyan demi gargara olarak kullanıldığında boğaz ağrısı geçecektir. <strong>3) Derideki yaralar nasıl temizlenir?</strong> Çayı pamuğa batırarak yara bölgesine sürebilirsiniz. Bu, antibiyotik etkisi yaratacaktır. <strong>4) Kazağınız mı tüyleniyor?</strong> Yeni alınan kazakların tüylenmemesi için bir naylon torbaya koyarak 24 saat buzdolabının buzluğunda bekletin. İnanılmaz görünse de tüylenme sorununu kökten çözecektir. <strong>5) Triko yıkarken ne yapmalı?</strong> İster sentetik iplik ister yünle yapılmış olsun, durulamada her daim ılık su kullanmaya özen gösterin. Durulamada sık sık değiştirerek bol su kullanın. Sabunlu suya trikoyu iyice daldırın ve çitilemekten kaçının. <strong>6) Makyajda püf noktalar nelerdir?</strong> Göz kalemi kullanılacaksa mutlaka ince çizilmiş olmalıdır. Ayrıca göz kalemi asla gözün içine sürülmemelidir çünkü bu gözleri olduğundan da küçük gösterir. Far kalıcığı için göz kapaklarına fondoten sürülmelidir. Rimeli her zaman iki kat sürün, ilk kat kuruduktan sonra diğer kata geçmelisiniz. <strong>7) Dişlerdeki lekelere karşı ne yapılmalıdır?</strong> Dişteki sarı lekeleri yok etmek için karbonatla ovulmalıdır. Ayrıca diş fırçası ezilmiş çileğe batırılıp diş fırçalandığında da bu bir çözümdür. Diş lekelerini çıkaran bir başka şey limon kabuğudur. Limon kabuğu rendelenerek diş fırçalanır. Dişlerin parlamasını sağlayan bir diğer etmen de sofra tuzudur. <strong>8) Göz çapaklarına karşı ne yapılmalıdır?</strong> Ilık asitborik suya batırılmış pamukla gözlere tampon yapılır. <strong>9) Güneş alerjisine karşı ne yapılmalıdır?</strong> Yaz aylarında havuç, ıspanak, patates ve salatalık sıklıkla tüketilmelidir. <strong>10) Eklem ağrılarına karşı ne yapılmalıdır?</strong> Büyük lahana yaprağını ağrıyan yerlere koyarak üstüne elastiki bir bant geçirilir. Bir gece bu şekilde beklenir. <strong>11) Otomobil tutuyorsa ne yapılmalı?</strong> Yola çıkmadan önce bir iki dilim çikolata yenilmelidir. <strong>12) Mide bulantısı için ne yapılmalı?</strong> Mideniz bulanıyorsa bir tutam toz kahve yiyin. <strong>13) İsiliklere karşı ne yapılmalı?</strong> Acilen banyo yapılmalı ve banyoda durulanma suyuna sirke karıştırılmalıdır. Banyo sonrası da isiliklerin olduğu bölgeye talk pudrası sürülmelidir. <strong>14) Aspirin içerken nelere dikkat edilmeli?</strong> Aspirini ılık suyla içerseniz kana daha çabuk karışacağı için etkisini daha çabuk gösterecektir. <strong>15) Boy kireçlenmesine karşı ne yapılmalı?</strong> Sabah yataktan kalktıktan sonra ensenizi kuvvetli şekilde bir dakika süre içinde ovun. Ayrıca boynunuzu ekseni etrafında dairesel şekilde çevirmeyin! Onun yerine sağa sola 3-4 kez yarım daire şeklinde çevirmelisiniz.

4
M
Melis Demir
·8 Haz 14:33·Kültür

Bugün 8 Haziran. Peki tarihte bugün neler oldu düşündünüz mü? <em>İşte 8 Haziran'da gerçekleşen bazı olaylar..</em> <strong>8 Haziran 1949 - George Orwell 1984'ü Yayımladı.</strong> 1949'un 8 Haziran'ı George Orwell hafızalardan silinmeyen 1984 romanını yayımladı. Yazarın distopik kurgusu bu siyasi roman, ona ilişkin kabus senaryosunun bir yansımasıydı. Öyle ki romanda herkesin tek tipleştirildiği, insanlarının zihinlerinin bile okunduğu, televizyonlardan dahi ''Big Brother''ın herkesi gözetlediği bir kurguya işaret eden bu roman, biçimini ilerleterek çocukların bile anne babalarını ''Düşünce Polisi'ne şikayet ettiği, kimsenin hiç bir şey sorgulayamadığı, evliliklerin kontrol altına alınıp cinselliğin yasaklandığı distopik bir sisteme işaret etmektedir. Yayınlandığı günden bu yana çok konuşulan roman, ilk akla gelen eserler arasında yerini almıştır. <img class="alignnone wp-image-14676" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-19-300x169.jpg" alt="" width="682" height="384" /> <strong>8 Haziran 1995 - Rasmus Lerdorf, PHP dilinin ilk sürümünü yayınladı.</strong> Peki nedir PHP? PHP: Hypertext Preprocessor (Türkçe: Üstünyazı Önişlemcisi) (Aslen: Personal Home Page - Kişisel Ana Sayfa), <strong>internet için üretilmiş, sunucu taraflı, çok geniş kullanımlı, genel amaçlı, içerisine HTML gömülebilen betik ve programlama dilidir</strong>. <em>Rasmus Lerdorf kimdir?</em> PHP diye nitelendirilen web programlama dilinin mucididir. Apache sunucu projesi programcısıdır. Danimarka kökenlidir, Kanadalıdır. 2002 yılından beri Yahoo'da altyapı mimarisi mühendisliği yapmaktadır. 2003 yılında The MIT Technology Review TR100 tarafından 35 yaş altı dünyanın en önemli 100 geliştiricisinden biri olarak gösterilmiştir. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large " src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/Rasmus_Lerdorf_August_2014_cropped.jpg" alt="" width="623" height="468" /> <strong>8 Haziran 2000 -  Bu tarihte Nato, Savunma Bakanları ve Ukrayna Komisyonu temelinde Brüksel'de toplanmıştır.</strong> <strong>8 Haziran 2004 - 223 yıl sonra Venüs, Güneş'in önünden ilk defa geçmiştir.</strong> Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Astronomi Bölümü’nden alınan bilgilere göre, gezegenlerin Güneş diskinin üstünden geçmesi bir çeşit tutulma gibi düşünülebilir. Bu tür tutulmalar, dünyadan güneşe daha yakın olan Merkür ve Venüs için olanaklı. Her yüzyılda ortalama 13, çok da ender olarak her yüzyılda sadece 2 Venüs geçişi yaşanıyor. <img class="snax-figure-content attachment-large aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/120606061915_venus_transit_304x171_nasa_nocredit.jpg" alt="" width="629" height="354" /> <strong>8 Haziran 2009 - Birleşmiş Milletler, bu günü DÜNYA OKYANUSLAR GÜNÜ ilan etmiştir. </strong> Birçok ülke bu günü Rio de Janeiro'da 1992 BM Çevre ve Kalkınma Konferansı'ndan bu yana kutluyor. <strong>8 Haziran 2012 -  AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASI</strong> Euro 2012,milli futbol takımlarının bir araya geldiği ve UEFA tarafından organize edilen on dördüncü Avrupa Futbol Şampiyonasıdır. Şampiyonaya, Polonya ve Ukrayna ev sahipliği yapmıştır. &nbsp;

1
M
Melis Demir
·8 Haz 12:53·Kültür

Bazılarımız için yeni bir dil öğrenmek kabusken, bazılarımız da dil öğrenmeye yeteneği olduğunu iddia ederek, birden fazla dili akıcı şekilde konuşabilir. Kanımca dil öğrenebilmenin de bir yetenek olduğu doğrudur, ancak iş sadece yeteneğe bakmamaktadır. Bu sebeple bu yazı yabancı dil öğrenmek isteyenlere rehberlik etme amacıyla hazırlanmıştır. Öyleyse yabancı dil öğrenirken nelere dikkat etmek gerekiyor inceleyelim.. <strong>Hedefler Koyup Süreç Odaklı İlerleyin</strong> Öncelikle kendi dilimizde dahi yeni keşfettiğimiz ögeler olurken, yabancı diller de bu durum geçerlidir. Bu nedenle dil öğrenmenin hiçbir zaman ''Ben yüzde yüz öğrendim.'' tanımı yoktur. Diller de çevremiz gibi gelişmelere açıktır, bu nedenle dil öğrenmenin her gün yenilikler eklenerek uzayan bir yolculuk olduğunu kabul ederek, sabırlı olmak büyük önem arz eder. Bu sebeple her seferinde yeni hedefler koyarak yolculuk ilerlemelidir. <strong>Örneğin, ''Bugün kelime çalışacağım, şu kadar kelime öğreneceğim, yarın ise şu paragrafı yazmaya çalışacağım.''</strong> bir hedeftir ve dil öğrenme motivasyonunuzu aktif tutar. <strong>Öğrendiğiniz Dilden Ayrı Kalmayın</strong> Bu şu demektir, hedeflediğiniz dilin çalışması bittikten sonra dahi o dille ilgili ortamları oluşturup, içinde bulunmalısınız. Bu yeni bir konuşma grubuna katılmak olabilir, hedeflediğiniz dili anadil olarak konuşan biriyle pratik yapmak olabilir, izlediğiniz dizinin konuşma dili ve altyazısı öğrenmek istediğiniz dil olabilir, özel kurs olabilir ya da konuşma pratiği yapabileceğiniz online aplikasyonlar yüklemek olabilir. Sonuç olarak amaçlanan şey hedeflediğiniz dili daha çok tecrübe etmektir. <img class="wp-image-14638 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/dil-ogrenmek-300x169.jpg" alt="" width="612" height="345" /> <strong>Kapsamlı Bir Sözlük Edinin</strong> Elinizin altında mutlaka sözlüğünüz bulunsun ve tereddüte düştüğünüzde dönüp dönüp bakın. Bu, bir çok kelimenin zihninize yerleşmesini sağlayacaktır. <strong>Gramer Kurallarına Körü Körüne Bağlanmayın</strong> Elbette ki gramer bilmek dil öğrenmenin önemli bir parçası fakat grameri doğru kullanmakla cebelleşirseniz, motivasyonunuz ve akıcılığınız düşer .Şöyle ki, bebekliğimizde ana dilimizi öğrenirken gramer kuralları ne bilmiyorduk bile, nasıl öğrendik? Duya duya, dile maruz kala kala ve tecrübe ederek. İşte yabancı dil öğrenmek de böyledir, cesaret ister, dili hayatımızın her alanında tecrübe etmek ister. O nedenle gramerle cebelleşmeyi bırakarak, dili duymalı, okumalı, konuşmaya çalışmalı ve tecrübe etmeliyiz. <strong>Gündelik Hayatınızda İçinizden Pratik Yapın</strong> Dili çalışmazken bile içinizden öğrendiklerinizi geçirip tekrar edebilirsiniz. Örneğin otobüste müzik dinlerken, şarkıyı öğrenmeye çalıştığınız dile tercüme etmeyi deneyebilirsiniz. <strong>Basın-Yayın Organlarını Takip Edin</strong> Öğrenmeye çalıştığınız dilde bir dergi, gazete küpürü okumak size çok şey kazandıracaktır. Örneğin, ingilizce öğrenmek istiyorsunuz .BBC'den ingilizce haberleri takip ederek, anlamaya çalışabilirsiniz. <strong>O Ülkeye Gidin</strong> Eğer imkanınız varsa hedeflediğiniz dilin konuşulduğu ülkeye giderek pratik yapabilirsiniz. Kuşkusuz bu en etkili yoldur. Çünkü dili derinlemesine tecrübe edebileceğiniz en önemli yer o dilin konuşulduğu ülkedir. <strong>Pes Etmeyin ve Ara Vermeyin</strong> Dil nankördür derler, doğrudur.Bu nedenle gelişme kaydetseniz ve bunu içselleştirip ilerlediğinizi anlasanız dahi o dili bırakmamalısınız, pratik etmeye devam etmelisiniz. Unutulmayın ki dil öğrenmek sonsuz bir yolculuktur, her an kendisini güncelleme ihtiyacı hisseder.

1
M
Melis Demir
·6 Haz 13:50·Gündem

Gündemi sarsan Teksas, Uvalde'de bir ilkokulda Salvador Ramos tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırıda 19'u çocuk 21 kişi hayatını kaybetmişti. Bu olayın üzerinden çok zaman geçmeden ABD yeni bir silahlı saldırıyla daha çalkalandı. Bu kez Philadelphia kentinde caddede yürüyenlere ateş açıldı. Olayın faillerinin birden fazla olduğu belirtilirken, saldırı 3 ölü 14 yaralıyla sonuçlandı. Pensilvanya eyaletine bağlı Philadelphia kentinde işlek caddelerden biri olan ve çok sayıda insanın bulunduğu bölgeye ateş açıldı. Yapılan ilk açıklamalar 3 kişinin can kaybı ve 11 kişinin yaralanmasıyken, polis tarafından yapılan yeni açıklamalarda ise yaralı sayısının 14'e yükseldiği ifade edildi. Açıklamaların detayına göre ise 14 kişiye mermi isabet ettiği, 3 kişinin ise saldırıdan kaçarken araba çarptığı dile getirildi. Hastaneye kaldırılan yaralılardan ikisinin kurşun isabet etmesi sonucu hayatını kaybettiği ifade edilirken, hayatını kaybeden bir kişinin ise araba çarpması sonucu yaşamını yitirdiği ortaya çıktı. Saldırganların birden fazla olduğu bilgisi, Philadelphia Polis Müfettişi D.F. Pace tarafından yapılan açıklamalarda olay yerine giden polislerin gözlemi sonucu ortaya çıktı. Pace, polisin de saldırganlara ateş açtığını belirterek, olay yerinde iki silah bulunduğunu ifade etti. Polislerin de olay nedenini bilmemesi itibariyle, bu konunun araştırılacağını söylerlerken, saldırgan sayısının olay yerindeki güvenlik kameralarıyla tespit edileceği bildirildi. Silahlı saldırıların peş peşe geldiği ABD'de en son 24 Mayıs 2022 tarihinde Teksas'ta ilkokula saldırı olmuştu. İlkokul saldırısını gerçekleştirip onlarca çocuğun ölümüne neden olan Ramos'un ise yapacaklarını Facebook'ta yazdığı gündeme düşmüştü. Ayrıca bu ilkokul saldırısı ,Buffalo'daki bir süpermarkette 10 kişinin ölümüne neden olan silahlı saldırıdan sadece 10 gün sonra geldi. 2018'den bu yana eğitim faaliyetlerini izleyen Education Week'te yer alan rapora göre, 5 yılda 119 saldırı yaşandı. Geçtiğimiz yıllarda ise en yüksek silahlı saldırı sayısı 34 ile gündeme oturdu.2018 ve 2019 yıllarında 24er, 2020 yılında ise 10 silahlı saldırı meydana geldi. Bu sene okullarda yaralanma ve ölümle sonuçlanan 27 silahlı saldırı gerçekleşti. ABD Başkanı Joe Biden, ülkede art arda yaşanan silahlı saldırıların ardından “Artık yeter” ifadesini kullanarak, acil şekilde silahlı yasası için çağrıda bulundu. Biden'ın ifadelerinde ise şunlar yer aldı: <em>“Tanrı aşkına daha kaç katliam daha yaşamamız gerekiyor?”</em> <em>“Amerikan halkını bir kez daha bu konuda hayal kırıklığına uğratamayız”</em> <em>“Her yıl trafik kazalarından kanserden hayatını kaybedenden daha fazla çocuk silahlı şiddet sonucu ölüyor”</em> <em>“İnanabiliyor musunuz? Görevi başındaki polis ve askerlerden daha fazla çocuk silahla vurularak ölüyor”</em> <em>“Bu yaşananlara yeter dememiz için daha kaç masum ABD’linin hayatını kaybetmesi gerekiyor”</em>

2
M
Melis Demir
·5 Haz 19:05·Kültür

Çoğumuzun bildiği gibi Time Dergisi deyince akla, dergide 1927'den beri kültleşmiş yılın kişisi geleneği gelir. <strong><em>Peki ABD'de haftalık olarak yayınlanan politika ve haber ana hatlı Time dergisi yılın kişisini neye göre seçiyor ?</em></strong> Belli bir çıkarım yapılması için elbette ki derginin yılın kişisi seçtiği isimlere odaklanıp ortak noktalarını bulmak. Örneğin, pandeminin hayatımıza oturduğu 2020'de Time Dergisi yılın kişisi olarak ABD'de başkanlığı kazanan Joe Biden ile yardımcısı Kamala Harris'i uygun gördü. Harris'in derginin kapağına dahil edilmesiyle, kendisi yılın kişisi seçilen ilk siyahi kadın unvanını almış oldu. Time yılın kişisi seçimlerinde siyasi olarak kazananlara odaklanırken, geleneği sürdüren seçimlerini çoğu zaman pandemiyle mücadele eden sağlık çalışanları ve ırkçılık karşıtlarından yana kullandı. Veri kaynağı ''OpenDataSoft''a göre ise 2000'li yıllardan sonraki yılın kişilerinin yaklaşık yüzde 40'ından fazlası erkek olurken, beyazların sayısı yüzde 60'ı geçti. ''Yılın kişisi unvanına layık görülenlerin önemli çoğunlukta Amerikalıydı. Değinilmesi gereken başka bir nokta ise, 1927'den beri süregelen geleneğin gelişiminde, geleneğin başladığı tarihten bu yana yalnızca 11 kadının yılın kişisi unvanına layık görüldüğüdür. Amerikalı olmayanların yılın kişisi seçildiği yoğunluk ise çoğunlukla 1930'lu yıllara denk geliyor. İlginç bir nokta ise o tarihlerde yılın kişisi seçilenlerin aralarında Haile Selassie, Mahatma Gandhi, Joseph Stalin, Adolf Hitler, "Yılın Adamı ve Karısı" olarak adlandırılan Çin asıllı siyasetçi ve asker Çan Kay Şek ve eşi Soong Mei-ling gibi isimler vardı. İlk “Yılın Kadını” 1936’da seçildi. Windsor Düşesi Amerikalı Wallis Simpson, İngiliz Hükümdarı VIII. Edward ile ilişkisi nedeniyle tahttan çekildikten sonra bu unvanı aldı. Ayrıca dergide yılın kişisi olarak seçilen bir Türk yer almıyor. Ancak dergiye kapak olmuş 12 Türk isim söz konusu. Bunlardan bazı siyasi isimler kronolojik olarak şu şekildedir: <strong>1. Mustafa Kemal Atatürk.</strong> Öyle ki Atatürk, Time dergisine iki defa kapak oldu. Kapak olduğu seneler <strong>24 MART 1923 VE 21 ŞUBAT 1927. </strong>Ulu önder Atatürk'ü Time Dergisi şu şekilde tanıttı: <em><strong>“Mustafa Kemal Paşa; ‘Türk nerede kendisinin efendisidir?’ deyimine, her zamanki ‘cehennemde’ yanıtının yerine, ‘Türkiye’de’ yanıtını vererek bu sözün aksini ispat etti. O hiç şüphesiz modern tarihin en büyük isimlerinden biridir. Ve şimdi Türkiye’nin kazandıklarına sahip çıkmaya azimli olarak Batı’nın gizli güçlerine karşı duruyor.”</strong></em> <img class="wp-image-13649 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ErRPud2XcAA6E07-300x205.jpg" alt="" width="663" height="453" /> İkinci defa ise, Türkiye Cumhuriyeti henüz 4.senesinde iken Time Dergisi kapağında yer aldı. <strong>2. İsmet İnönü. </strong>19 Mayıs 1941de Time Dergisine kapak olmuştur. Nazi ordularının Fransa’yı ve Balkanlar’ı ilhak edip namlularını Rusya ve Türkiye’ye doğrulttukları bir ortamda Time'a kapak oldu. <img class=" wp-image-13651 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/4e6da819ad5cfa0aa086a10b8bfbf69c02855d27-e1654456173397-300x167.jpeg" alt="" width="668" height="372" /> <strong>3. Şükrü Saraçoğlu. </strong>Türkiye'nin eski başbakanıdır. Türkiye, 2.Dünya Savaşı'nda ABD'nin tarafında saf tutacağını söyledikten sonra dergiye kapak oldu. Time Dergisi onu şu şekilde tanıttı: <em><strong>''Saraçoğlu, ABD’nin siyasi arenasında kendine kolayca yer bulacaktır. ABD’yi, Amerikalıları, Amerikan otomobillerini, sigaralarını, filmlerini, hükümetini seviyor. Avrupalı liderlerin aksine ulaşılabilir, resmi değil, kalpten ve dolaysız.''</strong></em> <img class="wp-image-13653 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/781d61a8b26f16bb7e12a87563ef1d4e2fe0028f-300x169.jpeg" alt="" width="699" height="394" /> <strong>4. Recep Tayyip Erdoğan. </strong>17 Kasım 2011'de Time Dergisi kapağında yer almıştır. Dergide yer aldığı dönemde başbakandır. Time Dergisi'nin kendisi için attığı manşet ise <em><strong>“Erdoğan’ın Yolu” (Erdoğan’s Way)</strong></em> olmuştur. <img class="wp-image-13655 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/1342c895aa1e7772aa1c88fdd32236aa4eea99da-300x169.jpeg" alt="" width="680" height="383" /> Dergiye kapak olan diğer Türk isimler ise, Adnan Menderes, Kenan Evren, Mehmet Ali Ağca, Naim Süleymanoğlu, Mine Karakaş, Prof.Dr.Mehmet Öz, Prof.Dr.Özlem Türeci ve Uğur Şahin'dir.

2
M
Melis Demir
·5 Haz 17:30·Sanat

Machiavelli dediğimizde akla ilk gelmesi gereken ünlü yapıtı ''Prens''tir. Prens'i yazma amacı vatandaşlık bağı ve sonsuz vatan sevgisi doğrultusunda yurttaşı olduğu Floransa Kent Devleti'ni istikrara kavuşturmaktır. Bundan dolayı savunduğu yönetim şekli mutlak monarşiyken, Prens kitabını da ileride başa gelecek yöneticiye tavsiyeler vererek rehberlik olsun diye yazmıştır. Prens kitabının ana hatlarını bir hükümdarın sahip olması gereken özellikler oluştururken, bu özellikleri betimlede 'Virtu' ve 'Fortuna' kavramları önem arz eder. Fortunadan başlayacak olursak; Türkçeye şans, yazgı ya da talih olarak çevrilen Fortuna, kaderin getirdiği keyfilikle beraber insanların kendisine bağımlı olmasını bekleyen bir güç değildir. Aşkın bir güç olmaktan çok uzak bir ivmeye sahip bu kavram, ''insani'' olmanın, insana özgülüğün beraberinde getirdiği belirsizlik, değişilebilirlik ve kayganlığı ifade etmektedir. Çünkü çok iyi dizayn edilerek belirlenmiş planların bile hataya uğrama payı her zaman vardır .Örneğin, kazanılacağı düşünülen bir zafer, büyük bir yıkımla sonuçlanabilir. Bazen öngörüler yanıltıcı olabilir. Ayrıca Fortuna'nın olaylara ve nesnelere dıştan bakan bir güç olmadığı önemli bir husustur. Virtu ise fortuna kavramının getirdiği kaderciliği değil, bir bakıma ipleri eline almayı çağrıştıran bir kavramdır. Öyle ki Virtu kavramı, insanın yetenek ve becerilerini yakından ilgilendirir çünkü insan kendi zekası, yetenek ve becerileri sayesinde kendi gerçekliğini oluşturarak kendini aşabilir. Kadercilik bakış açısının getirdiği ''pasif kalma'' ya da ''eli kolu bağlı'' olma durumlarının aksine müthiş bir enerjiyle ,insan erdemlerinin, beceri ve yeteneklerinin harmanlanmasıdır .Bundan dolayı Fortuna'nın kasvetli pasifliğinin aksine, etkin ve dinamik bir güçtür. Virtu, krizi fırsata çevirmektir. Ayrıca İtalyanca'da yaygın olarak ''erdem'' anlamında kullanılır. Machiavelli, yetenek ve becerilerin kullanımından ayrı düşmeyen Virtu kavramının içinde yiğitlik, cesaret, erdem kadar, <em>-başarıyı getirecekse-</em> kurnazlık yapma ehliyetinin olduğunu da kabul etmektedir. Bu yetenekler de azim, kararlılık, hırs gibi özgüven kokan unsurlarla taçlandırılır. <img class="wp-image-13602 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/virtuetime-300x219.jpg" alt="" width="612" height="447" /> Machiavelli'ye göre, insanların genelinde yaygın olan kadercilik anlayışından kaynaklı pasif kalma hali, kaderin aşılamayacak bir güç olarak görülmesinde yatar. Oysa ki Machiavelli, bir hükümdarın (prensin) siyasette başarılı olabilmesini kadercilik anlayışına takılı kalmamaya,''Virtu''yu harekete geçirerek, Fortuna'yı sönümlemesi yoluna bağlar. Bundan dolayı insan her şeye ,her türlü olumsuz koşula hazırlıklı olmalı, yanılma payı olabileceğini göz ardı etmemelidir. Değişkenler her zaman olabilir. Önemli olan insanın,''Fortuna''nın getirdiği durumlara körü körüne takılı kalıp kendini zavallı görmemesidir. Elbette ki hesap edilemeyen olumsuz Fortuna olabileceği gibi, olumlu Fortuna da vardır. Olumlu Fortuna da ''şans, talih kuşu'' gibi kavramlarla ilişkilendirilebilir. Machiavelli'ye göre insan nasıl ki olumsuz Fortuna ile karşılaştığında güçsüz hissetmeyecekse, olumlu Fortuna'nın getirdiği talihli bir durumun etkisine kapılıp tembelleşmeyecek, yetenek, beceri ve karakterini, ''Virtusu'nu'', daima aktif tutacaktır. ''Machiavelli'ye göre, Romalıların şanssızlıklar karşısında cesaretlerini yitirmemeleri, başarılar karşısında da küstahlaşmamaları, bu halkın ne denli Virtu sahibi olduğunu göstermektedir.'' Tanımlanmış olan ''Virtu'' ve ''Fortuna'' kavramları kapsamında da Prens'te betimlemeler yapar: ''...Şimdi şunu söylemek istiyorum....yeni bir hükümdar varsa, o hükümdarlığı ne ölçüde elinde tutacağı tamamen onun becerisinin ölçüsüne bağlıdır.'' ''....yaşamlarına ve hareketlerine baktığımızda yazgının fırsattan başka bir şeyi önlerine koymadığını göreceğiz; yazgı onlara ham maddeyi vermiştir; onlar da kendilerine göre bu ham maddeyi işlemişlerdir.'' ''....eğer içlerindeki yetenek olmasaydı fırsat önlerine boşuna çıkmış olurdu.'' Sonuç olarak, Machiavelli'nin kült eseri Prens, Floransa Kent Devleti'nin refahını sağlayacak olan yöneticiye bir ışık olsun umuduyla yazılsa ve siyasi hedef gütse de, bizler bu eserden ve ''Virtu'' ile ''Fortuna'' kavramlarından gündelik yaşamımızda kişisel bir pay biçebilir, olumsuz ya da olumlu fortunanın zihnimizi tembelleştirerek bizi güçsüz kılmasından uzak durabilir. Hayatta her şeyin olabileceğinin bilinciyle, kendimize, ilgi ve yeteneklerimize duyduğumuz güvenle hedeflerimize ilerlerken çıkan engellerin kendisini dert edinmekse, bu engelleri nasıl aşacağımızı düşünerek kendimizi pozitif anlamda daima yukarıya taşıyabiliriz.

M
Melis Demir
·4 Haz 15:48·Gündem

Türkiye-Yunanistan gerginliği yapılan açıklamalar ve gelişmelerle günden güne artıyor. DW Türkçe’ye konuşan Türkiye’nin eski Atina Büyükelçilerinden Hasan Göğüş, büyükelçilik görevini devralırken eski bir meslektaşının söylediği sözü hatırlatıyor: "Türkiye ile Yunanistan söz konusu iken sabah güne başladığınız ile akşam günü bitirdiğiniz gündem asla aynı olmaz." Üzerinde durulması gereken nokta iki ülke arası ilişkilerin hiçbir şekilde sabit kalmadığı, adeta iki ileri bir geri olduğudur. Çünkü mart ayında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Mitsotakis İstanbul'u ziyaret etmişti ve Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde yaşanan olumsuzluklara odaklanmanın aksine pozitif bir tutum sergileneceği kararı alınmıştı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada ''Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısından kaynaklı Avrupa güvenlik yapısının değiştiği, bu konuda Türkiye ile Yunanistan'a büyük sorumluluk düştüğüne'' dikkat çekilmişti. Bu nedenle de iki ülke arası ilişkilerinin güçlendirilmesinin büyük önem arz ettiği gündeme gelmişti. Ancak bilindiği üzere iki ülke arası ilişkilerde istikrar olmamasından kaynaklı olarak, son zamanlarda yaşanan gelişmelerle birlikte sert rüzgarlar eserek günden güne artmakta. <strong>Peki ne oldu da mart ayında alınan pozitif ilişki kararlarının tam tersi şekilde hareket edildi?</strong> İki ülke arasında en başta Ege'deki adaların silahsızlandırılması konusu gündemden düşmezken, buna bir de hava sahasıyla ilgili tartışmalar eklenerek, Yunanistan Başbakanı Mitsotakis'in ABD ziyaretiyle had safhaya ulaştı. 17 Mayıs'ta Mitsotakis ABD kongresinde ortak oturumda yaptığı açıklamalarla Kıbrıs sorununu gündeme getirerek, "Kıbrıs’ta kimse iki devletli bir çözümü asla kabul edemez" ifadesini kullandı.Üstelik, Mitsotakis'in bu sözleri ABD kongre üyelerinden büyük alkış aldı. Ankara'da gerilimi şiddetlendiren şey ise, Mitsotakis'in Beyaz Saray ve Kongre’de yaptığı görüşmelerde Washington’un Atina’ya F-35 savaş uçaklarını satmasını isteyerek, Ankara’nın F-16 savaş uçaklarının modernizasyonu ve yeni savaş uçakları satın alma projesinin engellenmesi için lobi yaptığı haberleri oldu. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'deki son grup konuşmasında ''Artık benim için Mitsotakis diye biri yok!'' diyerek, Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantısını iptal ettiklerini bildirdi. Çünkü bu toplantının iki ülke arasında toplanarak yapılması planlanıyordu. Konseyin son toplantısı 2016 yılında yapılmıştı. <img class="wp-image-13422 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/54533779_605-300x169.jpg" alt="" width="660" height="372" /> Düşünülmesi gereken bir başka konu ise Yunanistan-ABD ilişkilerinin Türkiye açısından tehdit olup olmadığıdır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan dönüşü yaptığı açıklamalarda "9 tane şu anda Amerika’nın Yunanistan’da üssü var. Peki bu üsler kime karşı kuruluyor, bu üsler niye var? Söyledikleri şu; 'Rusya’ya karşı…' Yalan… Dürüst değiller" ifadelerini kullanmıştı. Uzmanların görüşü ise Atina-Washington yakınlaşmasının rahatsız edici olduğu yönünde çünkü Türkiye'nin hava savunma sistemi yenilenmezse, önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin Yunanistan'a karşı zayıflayabilme olasığı söz konusu. Bir başka nokta ise Almanya Başbakanı Olaf Scholz-Mitsotakis görüşmesinin ardından, Scholz'ün 1 Haziran 2022 'de yaptığı açıklamalarda Türkiye'yi Yunanistan ile yaşanan anlaşmazlıkta itidalli olmaya çağırarak şu ifadeleri kullanmış olması." AB üyesi bir ülkenin egemenliğinin tartışmaya açılması kabul edilemez". Türk Dışişleri de Almanya'yı taraf tutmakla suçladı. Yunan medyası ise, Scholz tarafından 1 Haziran 2022 tarihli Türkiye açıklamasının üstünden 2 gün geçmeden Almanya Başbakanı Scholz'un Selanik'i ziyaret edeceğini 'son dakika' haberi olarak duyurdu. Ayrıca Türk-Yunan ilişkilerini alt üst eden Mitsotakis'in Washington ziyaretinin ardından, Mitsotakis AB zirvesinde Türkiye'yi şikayet ederek Bodrum'un karşısındaki Kos, Astypalea ve Eşek adalarını ziyaret etti. Ayrıca Mitsotakis, Eşek adasının üstüne çizilmiş Yunan bayrağının fotoğrafını ınstagram hesabından paylaşarak, "Pserimos. Ege'nin mavisi bayrağın mavisi ile buluşuyor!" ifadelerini kullandı. Yunanistan Savunma Bakanı da Yunan Manifesto Gazetesi'ne demeçler vererek, söylemlerinde Türkiye karşıtı ifadeler kullandı. İfadelerinde şunlar yer aldı: “Türkiye Yunanistan ile askeri çatışmaya girerse ağır sonuçları olacağının farkında. Bizim savunma güçlerimiz tüm zamanların en yüksek seviyesinde, tamamen hazırız. Türkiye’yi bizden uzak tutan şey askeri gücümüz çünkü onlar ağır sonuçların farkında” dedi. Değinilmesi gereken bir başka nokta ise, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, geçtiğimiz günlerde Meclis'te gerçekleştirdiği AK Parti grup toplantısında Yunanistan'ın provokatif tutumuna tepki göstererek "Dün Dışişleri Bakanıma da söyledim. Yunanistan yola gelmeyecek, yüksek düzeyli stratejik anlaşmamızı bozduk. Anlaşmayı ortadan kaldırmak suretiyle bunlarla artık ikili görüşmeleri de yapmıyoruz. Tarihten hiç mi ders almıyorsun, Türkiye ile dans etme." ifadelerini kullanmasıdır.

2

Geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu 2007 yılında hayatını kaybederek herkesi üzüntüye boğan Barış Akarsu'nun hayatı beyaz perdeye taşınıyor! <strong>Ne olmuştu?</strong> 1979 tarihli Amasra doğumlu Barış Akarsu, 2004 yılında katılmış olduğu ''Akademi Türkiye'' adlı şarkı yarışmasında ün kazanarak, Merve Sevi ile başrolü paylaştığı ''Yalancı Yarim'' adlı dizide yıldızını parlatmıştı. Birbirinden başarılı şarkılara imza atan sanatçı, film çekimi için gitmiş olduğu Bodrum'da geçirdiği bir trafik kazası sonucu hayatını kaybederek yediden yetmişe herkesi yasa boğmuştu. <img class="wp-image-13328 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-8-300x169.jpg" alt="" width="653" height="368" /> Merhum sanatçının hayatını sinema severlerle buluşturacak ''Barış Akarsu Merhaba!'' filmi gündemdeyken, oyuncuların okuma provalarına başlamış olduğu konuşuluyor çünkü filmin çekimlerinin önümüzdeki hafta başlaması söz konusu. Mert Dikmen'in yönetmen koltuğuna oturucağa filmde , Barış Akarsu'nun hayatından üç dönem kesitler aktarılacağı söyleniyor. Oyuncu kadrosunda ise Barış Akarsu'yu canlandıracak olan İsmail Ege Şaşmaz, merhum sanatçının babası rolüne hayat verecek Hüseyin Avni Danyal, kardeşini Aslıhan Kapanşahin, yakın arkadaşlarını Aytaç Uşun ile Burak Satıbol, dedesini Metin Coşkun canlandıracakken, sevgilisini Aslı Bekiroğlu canlandıracaktı. Fakat değinilmesi gereken bir detay ise Aslı Bekiroğlu'nun yapmış olduğu talihsiz bir açıklama sonucu kuvvetle muhtemel filmden çekileceğidir. Filmi kaleme alan isimler Mert Dikmen ile Can Anar olurken, yapımcılığını da Özgür Tari üstleniyor.

M
Melis Demir
·3 Haz 15:20·Magazin

Son zamanlarda ABD'li ünlü şarkıcı Lana Del Rey'in; Bruno Mars, Cardi B ve Ed Sheeran gibi dünya çapında ünlü şarkıcıları bünyesinde barındıran Atlantic Records’un kurucusu Ahmet Ertegün'e ait olduğu öne sürülen, Britanya'daki mekanında şarkı söylediği düşünülen bir fotoğraf dolaşıma girdi. Ancak gerçek böyle mi? Yakından inceleyelim. <strong>İşte o fotoğraf:</strong> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/16542635386254679517634268784741-1.jpg" alt="" width="662" height="309" /> Sosyal medyada gündeme gelen iddialara göre, gerçek ismi Elizabeth Grant olan ve o dönem sahne ismi Lizzy Grant olarak sahne alan Lana Del Rey, Ahmet Ertegün'ün Britanya'daki mekanında sahne alıyordu. Ancak bir kaynağa göre, görsel arama yöntemiyle ''lanadelrey.fandom.com'' adlı hayran viki sitesinde gerçeğin bu iddiaları yansıtmadığı iddia etti. Her ne kadar fotoğrafta Ahmet Ertegün yazısını görebilsek de, Lana Del Rey'in fotoğrafın çekildiği 2007 senesinde sahne aldığı mekan müzisyen İlhan Erşahin'e ait New York'taki Nublu Club'dı. <h5 style="text-align: center;"><img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/nublu-lana-poster-1.jpeg" alt="" width="360" height="506" /></h5> <h5 style="text-align: center;"><em>Öyle ki Nublu Club'ın 2007deki bu posterinde ''Lizzy Grant'' ismini görmek mümkün.</em></h5> Ayrıca fotoğrafın Nublu Club'a ait olduğunun bir diğer kanıtı da, 2014 yılında Nublu Club'ın facebook hesabında paylaştığı “LANA DEL REY AT NUBLU... BEFORE SHE WAS LANA DEL REY” (Lana Del Rey, Lana Del Rey olmadan önce Nublu’da)'' başlıklı gönderisidir. Sosyal medya gündemine oturan Lana Del Rey'in şöhreti yakalamadan önce Türk mekanında sahne aldığı iddiası ana fikir itibariyle doğru olsa da, mekan sahibinin sanılanın aksine farklı olduğunu görebiliyoruz. <strong>LANA DEL REY KİMDİR?</strong> Elizabeth Woolridge Grant veya sahne adıyla Lana Del Rey, Amerikalı şarkıcı ve söz yazarıdır. Del Rey ilk olarak 18 yaşında New York'taki kulüplerde şarkı söylemeye başladı. 20 yaşında 5 Points Records ile ilk anlaşmasını yaptı ve Haziran 2010 tarihinde Lana Del Rey A.K.A. Lizzy Grant isimli albümünü yayınladı. Interscope, Polydor ve Stranger Records ile anlaşma imzaladı ve ilk single'ı Video Games'i yönetmenliğini yine kendi üstlendiği bir müzik videosu ile YouTube'da yayınladı. Şarkı ve klibin internette tutulması üzerine ikinci stüdyo albümü olan Born To Die'ı Ocak 2012 tarihinde yayınladı. Albüm dünya genelinde 5 milyon kopya sattı ve 2012'nin en çok satılan albümleri arasında yer edinmeyi başardı. Üçüncü EP'sinin (Paradise) Born to Die ile birleşiminden oluşan Born To Die: The Paradise Edition albümü ilk haftada 67,000 kopyadan fazla sattı ve Billboard 200 listesinde 10. sıradan girdi. Şu ana kadar diskografisine bakıldığında 3 adet yayınlanmış stüdyo albümü, 4 EP'si, 7 single'ı ve 13 müzik videosu vardır.

5
M
Melis Demir
·3 Haz 13:21·İnsan

Bazılarımızın bildiği, bazılarımızın da yeni öğreneceği bu iddia yıllardır bir sirkülasyon halinde gündemdeki yerini korumaya devam ediyor .O halde konuyu tekrar inceleyip öne sürülen ilginç iddialardan tekrar söz edelim. Ne olmuştu? Ben de dahil bir çok insanın çocukluk idolü, şarkılarını bugün dahi severek dinlediğimiz rockstar Avril Lavigne, hakkında ilk defa 2005 yılında Brezilya kaynaklı bir internet sitesi tarafından ''Avril aslında öldü, onun yerine ona çok benzeyen başka biri geçti.'' iddiaları bomba etkisi yarattı. Öyle ki Avril'in yerine adeta dublör olarak geçen kişinin de Melissa Vandella isimli brezilyalı bir kadın olduğu öne sürüldü. Söylenene göre de Avril bu kişiyle çok önceden tanışıp ona şarkı söylemeyi öğretmiş. Bu şehir efsanesinin kronolojik sıralaması da söylenenlere göre şu şekilde gerçekleşti: Avril, 2003 yılında intihar etti. İntihar nedenleri hakkında ise iki farklı sebep gündeme geldi. Bunlardan ilki, Avril'in hayatında çok önemli yeri olan büyükbabasını kaybetmenin acısına katlanamaması, diğeri ise şöhreti kaldıramayarak bunalıma girmesiydi. Bu süreç, Avril'in büyük başarı yakalayan ilk albümü Let Go'nun patlamasından sonra yaşandı ve plak şirketi de bu başarıdan vazgeçmek istemediği için Avril'in intiharından sonra  yerine Melissa Vandella'yı geçirdi. Melissa Vandella ise Avril gibi davranmaya başlayarak, onun yerine ödül törenlerine katılıp, onun yerine albüm yapmaya başladı. Tüm bunları bilen ise sadece Avril'in plak şirketi oldu! Bu iddiaları kanıtlamak için ise ünlü şarkıcının eski fotoğraflarıyla, yeni fotoğrafları kıyaslandı. Öyle ki vücut hatları, kaş ve göz arasındaki orantı ,yüz çizgilerine kadar incelemeler yapıldı. Üstelik Avril'in ''Head Above Water'' isimli albümüyle eski albümleri arasındaki tarz farkı,''Avril değişti'' söylemleriyle gündeme gelen şehir efsaneleri git gide yayılmaya başlayarak bu iddialara inanların sayısı arttı. Elbette ki tüm bu incelemeler gerçek bir kanıt olmaktan çok uzakta ve sadece spekülasyon şeklinde. Dublör meselesi oldukça ütopik olsa da gerçek olduğundan emin olunan bir şey var: O da Avril'in Lyme hastalığıyla boğuştuğu. Bu nedenle herkesten uzak bir hayat yaşamayı tercih ettiği söyleniyor. Sizce bu iddialar doğru mu? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

6
M
Melis Demir
·3 Haz 11:01·Magazin

Yaklaşık 12 senedir birliktelik yaşayan ünlü İspanyol futbolcu Gerard Pique'nin Shakira'yı aldattığı iddiası gündeme bomba gibi düştü. İspanya basınında yer alan bir ifadeye göre, Shakira,Pique'yi suçüstü yakaladı. Pique ''Ben masumum'' şeklinde ifadede bulunarak bu iddiaları yalanladı. Shakira'nın ise ilişkisini sonlandırarak yaklaşık iki haftadır Pique ile ayrı yaşadığı iddialar arasında. Konuyla ilgili bir diğer iddia ise sarsıcı etki yarattı çünkü GOAL<strong> </strong>İspanya'dan Ruben Uria Gonzalez konuyla ilgili bilgi verirken ifadelerinde şunlar yer aldı: "Bildiğim şey, Pique'nin birlikte olduğu kadının, öğrenci olan ve öğleden sonraları garson olarak çalışan 20 yaşında genç bir kız olduğu." Ayrıca spekülasyon olduğu düşünülen bir diğer iddia  Pique'nin Shakira'yı aldattığı kişinin Barcelona'nın ünlü ismi Gavi'nin annesi olduğu yönündeydi. Fakat iddiayı kanıtlar nitelikte herhangi bir şey gündeme sızmadı.

6
M
Melis Demir
·2 Haz 14:05·Gündem

T.C. Dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'ne bir mektup gönderdiğini ifade ederek, ülkemizin milletlerarası 'Turkey' şeklinde kullanılan isminin <strong>'Türkiye'</strong> olarak değiştirildiğini söyledi. Bundan böyle Turkey ifadesinin Birleşmiş Milletler tarafından artık Türkiye şeklinde kullanılacağı ifade edildi. Mevlüt Çavuşoğlu konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: <strong>''Ülkemizin marka değerini yükseltmek için Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde başlattığımız süreç nihayete eriyor. BM Genel Sekreteri'ne bugün gönderdiğim mektupla ülkemizin Birleşmiş Milletler nezdinde yabancı dillerdeki adını da "Türkiye" olarak tescil ediyoruz. Hayırlı olsun!''</strong> Artık resmi Birleşmiş Milletler belgelerinde, Turkey yerine Türkiye kullanılacak! Dikkat çekilen bir başka nokta ise böyle bir adımın geçtiğimiz yıllarda, yurtdışına satılıp ihraç edilen bir ürünün, Türkiye'de üretildiğini göstermek için 'Made in Turkey' yerine 'Made in Türkiye' ibaresi kullanılması için adım atıldığıdır. Artık alınan karar BM'nin de kabulü ile 'Made in Turkey' devrinin geride kaldığını gösteriyor..

1
M
Melis Demir
·2 Haz 11:19·Magazin

Bilindiği üzere, Amber Heard tarafından yazılmış olunan bir makalede Johnny Deep hakkında sarsıcı şiddet iddiaları ve akabinde Deep'in itibar kaybına uğradığı gerekçesiyle Heard'e 50 milyon dolarlık dava açması gündemde büyük bir yer bulmuştu. Öyle ki canlı yayınlanarak tüm dünyaya ulaşan duruşma içerikleri her kesimden insanın ilgisini çekmiş, sosyal medya platformlarında adeta dizi gibi an ve an mercek altına alınmıştı. Akıl almaz iddilardan başlayarak, Kate Moss'un adı geçtiği için tanık olabilme imkanını bulmuş olması ve Deep lehine tanıklık etmesi,k ült olan gülünç olaylar silsilesi büyük merak uyandırmıştı. Deep, Heard'ün avukatları tarafından tacizci bir eş olarak tanımlanmıştı. Böylesi kült aşamalardan geçen dava nihayet sona erdi. Dava sonucunda jüri, Johnny Deep'i haklı buldu ve Amber Heard'ün ''kötü niyet''li olduğunu, Deep başta olmak üzere Deep dışındaki şahıslara da iftira attığını vurgulayarak Heard'ün Johnny Deep'e 15 milyon dolar tazminat ödemesine hükmederken, Deep'in de Heard'e zarar tazminatı olarak 2 milyon dolar ödemesine karar verdi. Karardan sonra Deep ınstagram hesabından ''6 sene sonra jüri bana hayatımı geri verdi. Onur duydum.'' ifadelerini kullanırken, Heard ise ''Bugün hissettiğim hayal kırıklığını hiçbir kelime açıklayamaz.'' dedi. Böylece gündemi sarsan bir konu daha kamuoyu yoklamasında da büyük destek gören Deep lehine sona ermiş oldu. <strong>Johnny Deep-Amber Heard davası nasıl başlamıştı?</strong> Deep, eski eşi Heard'ın 2018 yılında ele aldığı bir makale sonrası kendisine itibar suikastı yapıldığını iddia ederek 50 milyon dolarlık dava açmıştı. Çünkü makalede Heard kendisini şiddete uğramış bir figür olarak gösteriyordu. Heard ise karşı hamle olarak asıl mağdurun kendisi olduğunu söyleyerek 100 milyon dolarlık karşı dava açmıştı. <strong>Neler iddia edilmişti?</strong> Psikolog Dr. Shannon Curry'e göre Heard'ın kişilik bozukluğu vardı. Depp'in avukatları tarafından Heard'ın psikolojik değerlendirmesini yapmak üzere işe alınan Dr. Curry, Aralık 2021'de Heard ile yaklaşık 12 saat geçirdikten, zihinsel sağlık testleri yaptıktan ve tıbbi kayıtlarını inceledikten sonra bu sonuca ulaştığını söyledi. Curry, çok fazla öfke, daha az güçlü insanlara karşı gaddarlık ve dikkat çekme isteği ile kendisini gösterdiğini", davranışların "temelde terk edilme korkusu tarafından yönlendirildiğini" söyledi. <img class=" wp-image-12404 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-300x206.jpg" alt="" width="637" height="438" /> Amber Heard'ın avukatları tarafından tutulan adli psikolog Dr. Dawn Hughes ise Heard'ın evliliği süresince istismara maruz kaldığını iddia etti. Deep, bu istismarın karşılığını olduğunu söyledi. Ayrıca Deep, bu davayı gerçeği ortaya çıkarmak için açtığını söylüyor. <strong>Meşhur ''Dışkı'' Meselesi</strong> Dışkı olayı, Depp'in Heard'e yönelik suçlamasıydı. İddialara göre Depp, eşyalarını almak için Heard evde yokken eve dönmek istedi ancak eve geldiğinde yatağın kendi yattığı tarafta dışkı olduğunu gördü. Bunun eski eşi tarafından yapıldığını iddia etti. Amber Heard ise bu iddiayı yalanladı ve dışkının köpeklere ait olduğunu savundu. Son olarak davanın bu kadar popüler olması, sosyal medyayı fazlasıyla meşgul etti. Şimdilik ortalık durulmuşa benziyor. Bakalım ilerleyen günlerde ne olacak? <em>Siz bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?</em> &nbsp;

3