Hastalıkların Ruhsal Sebepleri
S
Sümeyye Özmen@umayca18
11 Temmuz 2022·3 dk okuma

Ruh ve beden birbiriyle bağlantılı iki ana olgudur. Yıllarca ruhun nerede olduğuna dair bilim insanları ciddi çalışmalar ortaya koysa da ruh yine soyut bir varlık olarak konumunu korudu. Ölen insanların ölmeden hemen önce ölçtükleri ağırlıkları öldükten sonra 21 gram eksildiği tespit edildi. Ruhu henüz somutlaştıramasak da eski bir sözden yola çıkarak bu yazıyı yazma gereği duydum; ''Ruh hasta olmadan beden hasta olmaz.''
Biz duygularımızı bastırır ve görmezden gelirsek onlar bir şekilde bedenimizde ortaya çıkıp içimize yönelmemiz gerektiğini bize hatırlatıyor. Gün içinde her şeye vakit ayırıp yalnızca beş dakika kendimize dönüp, kedi halimizi hatırımızı sormazsak ilerleyen süreçte hasta olup mecburi bir inziva süreci yaşıyoruz. Ruhumuz bizi kendisiyle ve duygularımızla ilgilenmeye adeta mecbur bırakıyor. Gelin şimdi beraber hastalıkların ruhsal sebeplerine odaklanalım:
Alerjiler- Kendi gücünü kabul etmeme. Birine ya da bir duruma karşı duyulan rahatsızlığın yansıtılması. İnsan o kadar donanımlı ve güçlü bir varlıktır ki kusursuz bir makine gibi işler. Buna rağmen insanlar bazen kendi gücünü görmezden gelme ve reddetme durumunda bulunabiliyorlar. Alerjiler kendi gücümüzü görebilmek ve keşfedebilmek için bize bir uyarı işaretidir.
Astım - Ağlayamamak, duygularını görmezden gelmek ve sorunların arasında boğulmak. Hayata güvenmemek ile ilgili ve korku kaynaklı bir sorundur. Hayatın kendi içinde sebep sonuç ilişkileri vardır. Bazen olmadığı için çok üzüldüklerimiz yeri gelir iyikilerimiz olur. O sebeple olmayan durumları zorlamak yalnızca ruhumuzda yaralar açar. Elimizden geleni yaptıysak huzur içinde sonuçları kabullenmeliyiz. Duygularımız bir enerjidir ve bazen bu enerjilerin ağlama , yazma ve anlatma gibi çeşitli yöntemlerle vücudumuzdan uzaklaştırılması gerekir. Duygularımızla ilgilenmez ve anlamaya çalışmazsak, ruhumuz astım krizleriyle bizi bir an durdurup içimize dönmemizi ve o duyguyu görmemizi sağlar.
Akciğerle alakalı problemler - Hayattan keyif alamamak, depresyon. Uzun süre hayatı bir işkence olarak görürsek yavaş yavaş nefesimiz kesiliyor. Zaten içten içe yaşamayı anlamsız olarak görüyoruz. Aldığımız nefesi bile hak etmediğimizi düşünerek değersizlik duygusu içinde kayboluyoruz. Ruhumuz bir seçim yapmamızı istiyor, gerçekten ölmek istiyor musun dercesine nefesimiz kesilmeye başlıyor. Hayatı olduğu gibi kucaklayın, isteseniz de istemeseniz de yaşıyorsunuz. O zaman bu yaşam süresince keyif almayı seçin. Hayat uzun bir yol değil, zaman hızlı akan bir nehir.
Karaciğerle alakalı sıkıntılar - Öfke problemi, kızgınlık. Kendine değer verilmediğini ve insanlar tarafından önemsenmediğini düşünün insanlar karaciğeri ile alakalı problemler yaşarlar. Biz sinirlendiğimizde olmuş olan olayı mı değiştirebiliyoruz yoksa kendimize mi zarar veriyoruz? Kızgınlığımızın farkına varmamız için karaciğerde tehlike çanları çalıyor. Yine bu duygu üzerinde çalışıp sinirlenmenin hiçbirşeyi çözmediğini aksine yalnızca bize zarar verdiğini anlamalıyız.
Kabızlık - Kontrol etme isteği, geçmişe tutunma, bırakamama ve kabullenememe.
Migren - Kontrolcülük. Hayatında kararsızlık ve belirsizlik yaşadığında sanki beynindeki çekmeceler altüst olur gibi hissedersin. Evet migren mükemmeliyetçilerin hastalığıdır. Sanki onlardan mükemmel olmaları bekleniyormuş gibi. Var olmanız bile evrene büyük bir hediyeyken mükemmel olmaya çalışmayın. Bırakın bazı durumları hayat belirlesin. İşte o zaman akışa güvenmenin o kadar da altüst olunacak bir durum olmadığını anlayacaksınız.
Bir sonraki yazımızda diğer hastalıkların da ruhsal sebeplerini ve anlamanız gereken ruhsal yasaları beraber incelemek üzere burada buluşalım. İyi okumalar dilerim...
##migrendennedenkurtulamıyorum##nedenhastayım##hastalıklarınruhsalsebepleri##ruhnedirbedenleilişkisinedir##ruhbedeneetkiedermi
Yorumlar (6)
Aslında her hastalığın bir sebebi var.. Ellerinize sağlık
Ben de her ay iki hafta migren oluyordum taa ki 29 yaşımda kendi kusurlarımı da sevip kendimle barışıncaya kadar. Uzun yıllar migrenden çektim. Hem mükemmelliyetçi hem de kendi kusurlarımı çok eleştiren biriydim. Her anı planlardım ve olaylar istediğim gibi gelişmezse herşeyin kontrolden çıktığını hissettiğim için yine migren tutardı. Ruhsal olarak bu farkındalıklara kavuştum artık migren tutmuyor inşallah sizin de rahatsızlığınız en kısa sürede geçer ❤️
Ruh ve beden kesinlikle ayrılmaz bur ikili. Kaleminize sağlık.
Çok güzel bir içerik olmuş, ellerine sağlık :)
Kronik migrenden muzdarip biriyim. Rahatlatıcı bir yazı olmuş. Hatta okurken duygulandım. Ayın neredeyse her haftası migren krizi çekiyorum ve hangi doktora gitsem psikolojik dedi. Demek sebebi buymuş. Çok detaylı düşünen bir insanım ve her şey iyi olmalı. Gercekten beni anlatıyor. Çok yorucu oluyor hayat bu şekilde. Keşke migrenden kurtulabilsem
Çok güzel paylaşım tebrikler. Şu çok hoşuma gitti migren için; Var olmanız bile evrene büyük bir hediyeyken mükemmel olmaya çalışmayın.