Dünya çapında tanınmış sanatçılar gerek müzikleri gerek kıyafetleri, gerek dansları ile her daim ilgi çekmeyi başarıyorlar. Haliyle sanatçılara özel müzeler de her daim ilgi görüyor. Sanat ruhun zaferidir. <h2>İşte Dünya Çapında Sanatçı Müzelerine Örnekler</h2> <h3>Palais/ Musee Galliera – Paris</h3> Paris’in moda müzesi olarak bilinen Palais Galliera‘nın temelleri 1920 yılında Moda ve Kostüm Tarihi Birliği’nin 2000 parçalık bir kostüm koleksiyonunu Paris şehrine bağışlamasıyla atıldı. Şehir yönetimi bu koleksiyonu Paris’in şehir müzesi olarak da bilinen Musée Carnavalet’ye bağışladı. O dönemde koleksiyon şehir müzelerinde kendine ait bir bölüm bulamamıştı. Bu müzede moda adeta hayat buldu.<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/inbound5662657764811013915.jpg" alt="" width="484" height="454" /> <h3>Jackie Chan Müzesi</h3> Onların putlarına adanmış en büyük ve en ünlü müze olduğu için Jackie Chan taraftarları kesinlikle Şangay'a gitmelidir. Bu müze, geleneksel tarzda güzel bir binada yer almaktadır. Birçok inanılmaz heykelle süslü geniş bir manzara parkıyla ilgi çekmeyi başarıyor. Çin'de yer alan müze her yıl Jackie Chan hayranları tarafından ziyaretçi akınına uğramaya devam ediyor.<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large " src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/inbound390122338907336719.jpg" alt="" width="406" height="422" /> <h3>Michael Jackson Müzesi</h3> <img class=" wp-image-32720 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/07/michael-jackson-thriller-225x300.jpg" alt="" width="420" height="560" /> Michel Jackson hayran kitlesi hep çok fazla olan çok konuşulan bir sanatçı olmuştur. Hayranlarının akın ettiği özel bir dünya var. That Neverland Valley Ranch. Dünyaca ünlü şarkıcı bu büyüleyici malikane ile onun tek gerçek evini çağırdı. Bugün, bölgede büyük bir eğlence parkı var. İşte sürmek ve turistik çok çeşitli. Çocuk tren istasyonunun yanı sıra bir tiyatro ve hatta bir hayvanat bahçesi var. Bununla birlikte, tema parkının ana özelliği, King of Pop'un gösterildiği şeylerin eşsiz koleksiyonunun bulunduğu Michael Jackson müzesidir. <h3>Arnold Shwarzenegger Müzesi</h3> Müzenin açılışından birkaç yıl önce, yazar, aktörle ilişkili bir takım şeyleri bir araya getirmek istediğini söyledi. Birkaç yıl sonra Urdlen, eşsiz müzede sergilenmesi için kendilerinin gerekli olduğunu itiraf etti. Bugün, Schwarzenegger’in esmmBugün, Schwarzenegger’in eski evinde sunulan koleksiyon gerçekten eşsiz. Ünlü vücut geliştiricisinin aktör, heykeller ve kişisel spor ekipmanları gibi eski posterlerini de içeren çok sayıda inanılmaz şey görebilirsiniz. Zengin bir eski fotoğraf koleksiyonu ve mümkün olduğunca doğru bir şekilde yeniden oluşturulmuş Terminator figürü, konukların müzede keşfedebilecekleri sergilere sadece birer parçası. <h3>Madonna Heykeli</h3> Grand Hyatt Istanbul, dünyaca ünlü Balmumu heykel müzesi Madame Tussauds iş birliğinde Madonna'yı ağırlıyor. Madonna’nın balmumu heykeli 26 Temmuz tarihine kadar Grand Hyatt Istanbul Mezzanine katında görülebilir. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large " src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/inbound7790032419393315425.jpg" alt="" width="471" height="401" /> Madonna 1980'lerden beri "Popun Kraliçesi" olarak anılıyor. Rolling Stone dergisinin hazırladığı "Tüm Zamanların En Büyük 100 Sanatçısı" listesinde 36. sırada yer alan efsane şarkıcı aynı zamanda Guinness Dünya Rekorları tarafından tüm zamanların en çok satan kadın sanatçısı ilan edildi. <h3>Elvis Presley Müzesi</h3> Birçok odada her şey on yıldan fazla değişmeden kalır. Müzisyenin ve ailesinin kişisel eşyalarının yanı sıra Elvis Presley'in sahnede göründüğü kostümleri, portrelerini ve eski fotoğraflarını da görebilirsiniz. Müzisyenlerin lüks bir yatak odası, ziyaretçiler arasında özel bir popülerliğe sahiptir. Orada her şey dikkatle korunmuştu. Bir bilardo salonu aynı zamanda çok eşsiz bir tasarıma sahiptir. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large " src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/inbound3057712295643969421.jpg" alt="" width="431" height="516" /> Eski bir konakta bir müze açma fikri, dünyaca ünlü müzisyen eşi Priscilla Presley'e ait. Malikane odaların çoğunun artık halka açık olmasına rağmen, birkaç oda müze çalışanları için bile kapalı. Müzenin koleksiyonunu gördükten sonra, bölgeyi terk etmek için acele etme. Geniş bahçelerde dolaşmaya değer her zaman ve muhteşem çiçek yataklarına hayran kalmamak ise elde değil. <blockquote> <h3>Yalnızca sanatçının sanatı hayranlıkla izlenmez. Sanat da sanatçısını hayranlıkla izler.</h3> </blockquote>
Fatma Temel
@fatma3983
<blockquote> <p style="text-align: left"><em>Moda, sadece elbiselerden oluşmaz. Moda gökyüzünde, moda sokakta, moda düşündüklerimiz ve yaşadığımızdır.</em></p> <img class="aligncenter wp-image-30163 size-full" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/coco-chanel-.jpg" alt="" width="772" height="540" /></blockquote> <h3 style="text-align: left">Coco Chanel Efsanesi Nasıl Ortaya Çıktı?</h3> <p style="text-align: left">Kariyerine küçük bir şapka dükkanı ile başlayan Coco Chanel, bugün dünyada en bilinen moda markalarından biri. Gelin, dünyanın en başarılı kadın girişimcilerinden biri olan Coco Chanel ’in ilham verici başarı öyküsüne birlikte bakalım...</p> <p style="text-align: left">Asıl adı Gabrielle Bonheur Chanel olan Coco Chanel, 1883’te Fransa’nın Saumur şehrinde dünyaya geldi. Chanel, 7 kişilik fakir bir ailenin çocuğuydu ve annesini 6 yaşındayken kaybetti. Annesinin ölümünden sonra babası da aileyi terk etti.</p> <img class="wp-image-30167 size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/8dd157c0-a7e9-491c-9218-29ac8c7cd82b-800x480.jpeg" alt="" width="662" height="397" /> <p style="text-align: left">Chanel, daha sonra bir yetimhaneye yerleştirildi ve burada dikiş dikmeyi öğrendi. Bu dönemde arkadaşları için şapkalar diken Chanel’in ürünleri çok beğeniliyordu. Gençlik döneminde çeşitli mağazalarda terzi yardımcısı olarak çalıştı.</p> <p style="text-align: left">1908’te Paris’te ilk şapkasını tasarlayan Chanel, tasarladığı şapkaları 1909 yılında bir apartmanın zemin katında satmaya başladı. Şapkaları çok beğenildi ve bu apartmanda yaptığı satışlar onun mesleğini seçmesinde etkili oldu. Artık insanlara kıyafet ve aksesuar tasarlamanın ve dikmenin ona keyif verdiğini biliyordu.</p> <p style="text-align: left">Şapkalarını sattığı semt Paris’in elit semtlerinden biriydi ve Chanel burada Arthur Capel adında bir iş adamıyla tanıştı. Capel, Chanel’in Paris’te bir dükkan açmasına yardımcı oldu.</p> <img class="aligncenter wp-image-30170 size-full" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/07/1613496598_fashion-designer-coco-chanel-1883-1971-c-early-50-s-89865776-5c85557f46e0fb0001a0be81.jpg" alt="" width="797" height="540" /> <p style="text-align: left">1913’te kadın spor kıyafetleri satan bir butik açan Chanel, kadınların daha rahat edeceği ve kullanışlı modeller üzerinde çalıştı. Kadınlara moda, zarafet ve şıklık konusunda yol gösterici ve örnek oldu.</p> <p style="text-align: left">Sonrasında moda haline gelen siyah rengi seçen Chanel, markanın simgesi haline gelen siyah mini elbiseyi de burada tasarladı ve dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.</p> <h3 style="text-align: left">Time Dergisi’ne Girmeyi Başardı</h3> <p style="text-align: left">Chanel, tüm bu başarıları ile ünlü <strong>Time Dergisi</strong>’nin 20. yüzyılın en etkili 100 insanı listesi içerisine girmeyi başaran tek moda tasarımcısı olmuştur. Atatürk, moda tasarım alanıyla oldukça ilgili olduğundan, yolu Coco Chanel ile kesişir. Fransız modasını yakından takip eden <strong>Atatürk, Türk ordusunun üniformalarını ünlü Fransız moda tasarımcısı Coco Chanel'e (1883 – 1971) tasarlattırır ve ordumuz 1945'lere kadar o tasarım üniformalarını giyer.</strong></p> <blockquote><em>Özensiz giyindiğinizde elbiseniz fark edilir, kusursuz giyindiğinizde siz fark edilirsiniz.</em> <img class="aligncenter wp-image-30165 size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/07/askeri-uniforma-800x439.jpg" alt="" width="662" height="363" /></blockquote> <p style="text-align: left">Modadan ziyade stili üstün tutan Chanel’in kişiliği de en başarılı işleri kadar ünlüdür. Kararlı ve sosyal yapısı sayesinde birçok farklı sektörden geniş bir insan kitlesi ile birlikte çalışan Chanel’in yaşamı, hayranlık uyandıran yönleri ile film ve kitaplara dahi konu olmuştur.</p> <h3 style="text-align: left">Coco Chanel Parfümleri</h3> <p style="text-align: left">Efsane parfümün hikayesi ise 20. yüzyılın en çalkantılı dönemlerine, 1920’lerin başlarına uzanıyor. Her şey aslında o yıllarda Fransız moda çevrelerinin fenomeni haline gelmiş <strong>Gabriel Chanel</strong>’in, Paris’in elit kadınları için, onların hayatını özetleyecek devrimci bir koku tasarlamaya karar vermesiyle başlar. <strong>Chanel</strong>, o güne kadar baskın olan ağır ve tek bir çiçek notasından oluşan, abartılı şişe tasarımlarına sahip kokulardan farklı olarak, eşsiz bir parfüm ve gerçek bir <strong>kadın kokusu</strong> yaratmak ister.</p> <img class="aligncenter wp-image-30168 size-full" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/538491-zoom.jpg" alt="" width="540" height="540" /> <p style="text-align: left">Bunun için Rusya kraliyet ailesinin özel parfümcüsü <strong>Ernest Beaux</strong> ile irtibata geçen <strong>Matmazel Chanel</strong>, birkaç ay sonra <strong>Beaux</strong>’nun sunduğu on farklı koku numunesinden beşincisine karar verdiğinde, efsane parfümün ismi de ortaya çıkmış olur.</p> <h2 style="text-align: left">Coco Chanel Ölümü</h2> <p style="text-align: left">1971 senesinde 30 senedir evi olarak kullandığı Hotel Ritz’de aşırı doz ilaç nedeniyle maalesef hayatını kaybetti. Cenaze töreni Eglise de la Madeleine’de düzenlenen ünlü tasarımcının mezarı ise İsviçre’nin Lozan kentinde yer alan Bois-de-Vaux Mezarlığı’ndadır.</p> <p style="text-align: left">Dik duruşu azmi, güzelliği, zarafeti, aklı zekası çalışkanlığı ve cesareti ile modanın duayeni, bir Coco Chanel geldi geçti bu dünyadan...</p> <blockquote> <p style="text-align: left"><em>Her gün bir moda şovudur ve dünya, bir pisttir.</em></p> </blockquote>
<h3>Özgüven Nedir?</h3> Özgüven, kişinin kendi değeri hakkındaki subjektif değerlendirmesi ve kişinin kendi özelliklerinin ne ölçüde olumlu ya da olumsuz olduğu hakkındaki yorumudur. Özgüven hem kişinin kendisine ilişkin düşünceleri, hem bu düşüncelerin yol açtığı duyguları, hem de bu duygu ve düşüncelerin ifadesi olan davranışları içerir. Ailesel ve çevresel etkenlerden dolayı özgüvenimizi kaybetmiş olabiliriz. Fakat; özgüvenli olabilmek için her zaman yapılabilecek şeyler vardır. Özgüven duygusu, kas gibi üzerinde çalıştıkça, geliştirilebilir. Maddeler halinde sıralayacak olursak: <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/inbound6390922901667034598.jpg" alt="" width="592" height="304" /> <h3>Özgüven eksikliğinin hayatımızdaki olumsuz etkileri nelerdir?</h3> <ul> <li>Kendi başına normal gündelik aktiviteleri yapmakta zorlanma.</li> <li>Hayallerini gerçekleştirememek, fırsatları kaçırmak.</li> <li>Aşık olduğunda, sevdiği kişiye duygularını açmakta zorlanma. İlişkiye başlasa bile sürdürmekte zorlanma.</li> <li>Arkadaş ortamına veya yeni ortamlara girerken, sohbet ederken zorlanma, utanma, mahçup olma.</li> <li>Üzülse, kırılsa bile kendi düşüncelerini söylemekten çekinmek.</li> <li>Kendini değersiz görmek ve kendini mutlu olmaya layık görmemek.</li> <li>Mutlu ve başarılı olabilmek için, hep birilerinin desteğine muhtaç olduğuna inanmak.</li> </ul> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/inbound5080341205390385737.jpg" alt="" width="662" height="398" /> <h3>Öz güvenli olmak için neler yapabiliriz?</h3> <ul> <li>Güne nefes egzersizleri ve meditasyon yaparak başlamak.</li> <li>Yetenek ve becerilerini keşfedip, geliştirmek için her gün belli bir zaman ayırmak.</li> <li>Kişisel bakımını ihmal etmemek ve mutlaka kendine zaman ayırmak.</li> <li> Düzenli egzersizler ve yürüyüşler yaparak fit ve hoş bir görünüme sahip olmak.</li> <li>Kendini geliştiren kitaplar, yazılar okumak.</li> <li>Zayıf ve güçlü yönlerini iyi analiz etmek ve zayıf yönlerini geliştirmek için faaliyetlerde bulunmak.</li> <li>Kişinin kendine ayakları üzerinde durabileceği bir meslek edinmesi ve düzenli gelir elde edebilmesi.</li> <li>Kendine hedef belirlemek ve hedef ve amaçlarına ulaşmak için, düzenli olarak küçük adımlar atmak.</li> <li>Her birey özel ve değerlidir. Kendi değerini fark edip, kişinin önce kendi mutluluğu için uğraşması.</li> </ul> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/inbound3048805807201935997.jpg" alt="" width="662" height="399" /> <ul> <li>Kendini başkalarıyla kıyaslamaktan kaçınmak.</li> <li>Kişinin kendi düşünce ve fikirlerini önemseyip söylemekten çekinmemesi.</li> <li>Özgüvenin doğuştan gelen bir davranış biçimi olmayıp, sonradan geliştirilebilir bir davranış şekli ve tavır olduğunu unutmamak.</li> <li>Planlı, düzenli olmak, gerektiğinde hayır diyebilmek.</li> <li>Yeni ortamlara girmek, yeni insanlarla tanışmak, çevre edinmek</li> </ul> Özgüvenli olmak, hayatımızın her alanında oldukça önem arz ediyor. Kendinden emin ve özgüvenli olmak demek, daha başarılı daha huzurlu ve daha mutlu bir hayat demek. Yer yer; herkes kendini özgüvensiz ve yetersiz hissedebilir. Yeter ki, bu duyguların geçici olduğunu farkedip, özgüvenli olma yolunda adımlar atmaktan ve kendimizi olduğumuz gibi sevmekten hiç vazgeçmeyelim. <blockquote> <h3>"Kendini sev, kendini keşfet ve en iyi versiyonuna ulaşmak için hemen harekete geç"</h3> </blockquote>
90'lı yıllar...birçogumuz için çocukluğumuz demek, ergenliğimiz, lise yıllarımız ve özlemle andığımız gençliğimiz demek...<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/inbound1508834492798153103.jpg" alt="" width="568" height="400" /> Çocukluğumuzun efsane çizgi filmleri vardı. Hani şirinler, temel reis, scobby do, Tom ve Jerry, Ret Kit, gibi hala tebessümle hatırladığımız çizgi filmler... Mesela bakkallar vardı; içeri girince taze ekmek, deterjan, sakız kokusu kokan..Mavi önlüklü samimi güler yüzlü bakkal amcalarımız vardı. .. Leblebi tozu, bonibon, eti cino, patlayan şekerler, külahta çekirdek, ekşi sakız, meybuz... bayılırdık bunları almaya, arkadaşlarla kaldırım taşına oturup, yemenin tadı da bir başkaydı.<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/inbound5825361226876946357.jpg" alt="" width="220" height="400" /> Bir de dönemin meşhur oyunlar vardı tetris, cep telefonlarında yılan oyunları, atariler, bir de sanal bebek çıkmıştı piyasaya, acıkan, ilgi bekleyen, sanal minik oyuncaklar...sokaklarda oynanan misket, yakan top, saklambaç oyunları ve futbol vazgeçilmezdi....Hele de çocuklar için, öyle eve kapanmak yoktu. Anneler "Hadi yemek hazır..!!Gel artık yeter..! diyene kadar, terleyip yorulana kadar girilmezdi eve. Gençlikte özellikle ergenlikte dinlenen şarkılar vardı.. Hani aşık olup açılamayınca, aşk acısı çekildiğinde, ya da atarlı giderli şarkılar dinlemek istediğimizde; duygularımıza tercümanlık eden, ağlatan manalı sözlerle duygularımıza dokunan, efsane şarkılar...<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/inbound4226412766422834477.jpg" alt="" width="599" height="400" /> 90'lı yıllarda izlediğimiz, diziler de unutulmazdı. O dönem diziler, herkese hitap ediyordu. Daha çok güzelliğe, iyiliğe, doğruluğa sevkediciydi. Finalde hep iyilik, sevgi, dürüstlük kazanıyordu. Dizilerde şiddet, aldatma, sahte ilişkiler, neredeyse hiç yoktu.<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/inbound2822673141045389491.jpg" alt="" width="662" height="374" /> 90'lar politika içinde çalkantılı bir dönemdi . Tansu Çiller vardı politikada ilk kadın başbakan olarak şaşırtmıştı bizi. Koalisyonlar, siyasi olaylarla dolu, tarikatlar, Fethullah Gülen, farklı politik isimler karışık bir dönem.90'larda Doğal afetler de meydana geldi. Özellikle de Erzincan depreminde, 1999 İstanbul depreminde çok fazla kayıplar verdik.<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/07/inbound4922817663576475469.jpg" alt="" width="610" height="400" /> Acısıyla, tatlısıyla dolu dolu geçti 90'lı yıllar... Ama hep bir iz bıraktı yüreğimizde. Hep özlemle hatırlanan o samimi, aşk dolu aslında kıymetli yıllardı. Küçük şeylerden daha kolay mutlu olduğumuz, komşuluk ilişkilerimizin daha iyi olduğu zamanlardı. Daha bir anlamlıydı yaşanan duygular, daha bir güvenilirdi insanlar. Cinayet, çocuk istismarı, hırsızlık haberleri de yok denecek kadar azdı. Geriye dönmek istediğimiz, güzel yıllardı 90'lı yıllar...
<p>Hepimiz bu dünyaya cinsiyet ayrımı olmaksızın yaşamaya ve mutlu olmaya geliyoruz. Anne ve babalar için bir çocuk dünyaya getirmek, onu büyütmek oldukça heyecanlı, mutluluk verici ve bir o kadar da zor. Bir insan kolaylıkla yetişmiyor, binbir emekle ve umutla yetişiyor. Ailelerin üzenlerine titredikleri kız evlatları; incitilmeyi, aşağılanmayı, ölmeyi, öldürülmeyi asla hak etmiyor.</p><p>Fakat neredeyse her gün bir kadın öldürülüyor. Ya da binlerce, on binlerce kadın şiddete maruz kalıyor. Kadına yönelik şiddeti önleme çalışmaları yetersiz verilen cezalar ise tutarsız ve maalesef yeterince caydırıcı değil.</p><p><a rel="nofollow" class="bimber-microshare-item-share-toggle" href="#">Paylaşmak</a></p><h3>Peki Erkekleri Kadınları Öldürmeye İten nedenler Neler..?</h3><ul><li>Aileleri tarafından sırf erkek oldukları için dünyaya ayrıcalıklı olarak geldiklerine inandırılmaları.</li><li>Bazı ailelerin erkek çocuklarının her istediğini yaparak, sorumsuz ve şımarık bir şekilde yetiştirmeleri.</li><li>Ailelerin, kız çocuklarını erkek egemenliğine uygun bir şekilde yetiştirmeleri.</li><li>Asılsız yapılan dedikodular ve atılan iftiralar..</li><li>Yanlış öğretilen ve benimsetilen namus kavramı </li><li>Elalem ne diyor takıntısı </li><li>Erkeklerin evlendikten sonra arkadaş dost ve çevre edinmek,seyahat etmek dışarıda arkadaşlarla yemek yemek gibi tüm insanların en doğal hakkı olan sosyal faaliyetleri sadece kendilerine verilmiş bir hak olarak görmeleri.</li></ul><p><strong>Kadınlara şiddet uygulayan erkekler aslında aciz ve zavallıdırlar..!!</strong></p><h2>Peki kadına yönelik şiddeti önlemeye yönelik neler yapılabilir...?</h2><h3>Öncelikle eğitime daha çok ağırlık verilmelidir...!!</h3><ul><li> Matematik, Türkçe, Biyoloji gibi öğretim ağırlıklı derslere ek olarak; Nezaket ve Hoşgörü, insan ve Hayvan Sevgisi, Kadınların Hayatımızdaki Önemi, Doğa Sevgisi ,Pozitif ilimler, Davranış bilimleri...gibi eğitim ağırlıklı dersler zorunlu olarak verilmelidir.</li><li>Aileler çocuk yetiştirmek konusunda daha çok bilinçlendirilmeliler.</li><li>Kırsal kesimlerde okuma yazma kursları, kitap okumaya teşvik edici faaliyetler ve kadınlara yönelik istihdam alanları daha çok arttırılmalıdır.</li></ul><p><a rel="nofollow" class="bimber-microshare-item-share-toggle" href="#">Paylaşmak</a></p><ul><li>Kadınlara yönelik mesleki eğitimler ve girişimcilik destekleri daha çok arttırılmalıdır.</li><li>Evlenmeye karar veren çiftler, zorunlu olarak evlilik ve aile eğitimi kursu almalılar. Bu kursta yeterli derecede başarılı ve uyumlu olan çiftler evlenmeye hak kazanmalılar.</li></ul><p>"<strong>Kadınlara nezaketli ve anlayışlı davranan erkekler, özgüvenli ve kendinden emin, saygın kişilerdir."</strong></p><h3>Kadına yönelik şiddet ve cinayetlere verilen cezalar caydırıcı ve net olmalıdır..!!</h3><ul><li>Kadın cinayetlerinde iyi hal indirimi kesinlikle ortadan kalkmalıdır.</li><li>Şikayette bulunan, zor durumda kalmış bir kadının şikayeti ivedilikle incelenmeli ve hemen gereği yapılmalıdır.</li><li>Eşini öldürmüş bir erkek mutlaka adaletli bir şekilde cezasını tam olarak çekmelidir.</li><li>Karısına şiddet uygulayan erkekler kamusal hakların birçoğundan mahrum bırakılmalıdır.</li><li> Eşine şiddet uygulayan erkekler asla cezasız kalmamalı. Ayrıca cezasına ek olarak belli bir süre kadın ve çocuklar yararına olan projelerde ücretsiz olarak çalıştırılmalıdır.</li><li>Kadın şiddetine hayır diyen kamu spotları arttırılmalı ve daha çok yayınlanmalı.</li></ul><p>"<strong>Kadınlar bu dünyaya şiddet görmek ve öldürülmek için gelmiyorlar. Sevmek sevilmek ve dünyayı daha güzel hale getirmek için geliyorlar."</strong></p><p>Kadınlara yönelik şiddet önlenebilir. Her zaman bu konuda yapılabilecek şeyler vardır. Yeter ki, devlet ve millet olarak hep birlikte bu konuda duyarlı olalım ve bilinçli adımlar atalım. Yeter ki..! cinsiyet ayrımı yapmadan, duyarlı merhametli, bilinçli, sevgi dolu bireyler yetiştirelim.</p><blockquote><h3>"Hiçbir çocuk annesinin babası tarafından öldürüldüğünü görmeyi hak etmez."</h3></blockquote>
En çok kazandıran meslekler hep bir araştırma konusu olmuştur. Çünkü insanın hayatında dönüm noktasıdır iyi bir meslek edinmek. Yetenek ve becerilerinizle bağdaşıyorsa; yaptığınız meslekten fazla kazanç sağlamayı kim istemez ki...? <h3>Avukatlar</h3> Kamuda çalışan avukatların maaşları 4000 TL’den başlamaktadır. Özel sektörde ise uzmanlık alanı, çalışılan il ve çalışılan büro gibi etkenlerle 4000 TL’den 50.000 TL’ye kadar maaş alan avukatların olduğu bilinmektedir. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/inbound827093667792531495.jpg" alt="" width="480" height="366" /> Günümüzde genellikle avukatlar avukatlık ruhsatını aldıktan sonra bürolarını kurmakta ve kendilerini kanıtlayarak aldıkları dosyalara göre kazançlar elde etmektedir. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/inbound5331973680124687314.jpg" alt="" width="504" height="387" /> <h3></h3> <h3>Pilotlar</h3> Bir ay içerisinde maksimum 14 gün çalışan pilotların maaşı en az 20 bin liradır. Sizler de yeni bir meslek arayışındaysanız pilotaj bölümü, özel pilotluk eğitimleri ve Türk Hava Yolları tarafından açılan pilotluk eğitimlerine dahil olabilir ve geleceğin mesleklerinden birisi olan bu meslek kolunda faaliyet gösterebilirsiniz <h3>Yazılım Mühendisleri</h3> Yazılımcı olarak çalışan kişiler genellikle yazılım tasarımı, geliştirmesi ve bakımı alanında çalışmalar yapıyorlar. Hem bir şirkette hem de proje bazlı olarak çalışılabilecek bir sektör olan yazılım sektöründe çalışanlar yılda 70 – 500 bin lira arasında gelir elde ediyor. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/inbound693990915431481733.jpg" alt="" width="504" height="388" /> <h3></h3> <h3>Kabin Memurluğu</h3> Çok para kazandıran mesleklerden bir diğeri de kabin memurluğu. Genellikle uçak içinde yolcuların konforunu, iyi bir uçuş gerçekleştirmesini ve güvenliğini sağlamak ile ilgilenen kabin memurları ülkemizde 8 – 10 Bin TL arası maaş almaktadır. Çalışılan hava yoluna göre farklılık gösteren Kabin Memurluğu maaşları yurtdışı menşeili havayolu şirketlerinde ise 20 Bin TL’ye kadar çıkabilmektedir. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/inbound6412428748654619376.jpg" alt="" width="432" height="400" /> <h3></h3> <h3>Petrol Mühendisleri</h3> Genellikle petrol işleme tesisleri bulunan ülkelerde hizmet veren petrol mühendisleri, dünyanın en çok gelir getiren mesleklerinden birinde faaliyet gösteriyor. Petrol mühendislerinin maaşları çalıştıkları ülkeye göre değişiklik gösterirken İngiltere’de çalışanlar 150 bin dolar, ABD’de çalışanlar 220 bin dolar, Kanada’da çalışanlar 200 bin dolar civarında maaş alıyor. Ülkemizde ise petrol mühendisi olarak çalışan kişilerin maaşları genellikle 100 – 150 bin TL arasında değişiklik gösteriyor. <h3>IT Yöneticileri</h3> Bilgi teknolojileri, bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, yönetim bilişim sistemleri gibi bölümlerden mezun olarak ya da dışardan alınan eğitimlerle IT uzmanı olunabiliyor. Firmaların, sanallaştırma, otomasyon, işlerim sistemleri, aygıt yönetim ve bakımı, yazılım geliştirme gibi ihtiyaçları için çalışan IT uzmanlarının maaşları çalıştıkları ülkelere göre farklılık gösteriyor. İngiltere’de çalışan IT Uzmanları 80 bin pound, ABD’de çalışan IT uzmanları 140 bin dolar, Almanya’da çalışanlar ise genellikle 100 bin euro civarında maaşlar ile bu sektörde hizmet veriyor. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/inbound799622127468232871.jpg" alt="" width="344" height="400" /> <h3></h3> <h3>Uzay Mühendisliği</h3> Son yıllarda rağbet gören mesleklerden biri de, Uzay Mühendisliği oldu. Havacılık ve <strong>Uzay Mühendisi</strong> olarak görev yapan personellerin emekli olduktan sonra alacağı tutar özel sektörde yatırılan prime göre değişmektedir. Özel sektörde ortalama 3.500 TL - 8.000 TL arasında emekli aylığı alınabilmektedir.<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/inbound8528155967480026129.jpg" alt="" width="291" height="400" /> <h3></h3> <h3>Sommelier</h3> Şarap içmeyi seviyorsanız, kendine has özellikleri ve kültürü olan bu içkiden epey anlıyorsanız, siz de kendi çapınızda bir sommelier’siniz demektir. Sommelier ne mi yapar? Lüks restoranlarda müşterilerin, “Hangi yemekle hangi şarap içilir?” “Beyaz etin yanında illa da beyaz şarap mı içmek gerekir?” gibi sorularına cevap verir, tavsiyelerde bulunur. Güzel iş değil mi! Üstelik maaşı da bahşişi de oldukça dolgun. Yalnız bahsettiğimiz kadar da, kolay bi meslek sayılmaz. Çok ciddi bir eğitim ve hayli keskin duyu organları gerektirir; burun ve dil gibi. Ama bir o kadar da eğlenceli, farklı hoş bir meslek türüdür diyebiliriz.<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/inbound175339517125191477.jpg" alt="" width="502" height="396" /> <h3></h3> <h3>Aktüerlik</h3> Hani şu, hocanın “Risk nedir?” sorusuna, kâğıda yalnızca “Risk budur” yazarak cevap veren efsane arkadaşın çok başarılı olacağına inandığımız bu meslek; ABD’de ve Avrupa’da ücret, prestij ve iş tatmini açısından ilk 10’da yer alıyor. Risk ölçme ve yönetme uzmanlığı olan aktüerlik, sigortacılıktan finansa, yatırımdan işletmeciliğe pek çok alanda ihtiyaç duyulan bir dal. Çalışma skalası böylesine geniş olan aktüerler doğal olarak iş bulma sıkıntısı da çekmiyorlar. Alternatif olarak seçilebilecek ,popüler meslekler arasında yer alıyor.
<h2>Türk Motivasyon Konuşmacıları</h2> <h3>Volkan Akay</h3> <img class="wp-image-19474 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/CzVdWfUXgAABmBB-300x200.jpg" alt="" width="818" height="545" /> İstanbul Şişli’ de doğan Volkan Akay, 1999’da İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun olmuştur. Medya mensubu olarak başladığı (Muhabir, Editör, Tv Program Yapımcısı, İçerik Yönetmeni, Program Danışmanı, Seslendirmen) ve uzun yıllar çok sayıda ünlü isimle programlar yaparak sürdürdüğü kariyerine Motivasyon Konuşmacısı Hikaye Anlatıcısı olarak devam etmektedir. <strong>Bay</strong> <strong>İfade</strong> uzun yıllar çeşitli görevlerde yer almıştır. Vakıf Üniversitelerinde Öğretim Görevlisi olarak görev almıştır. Bay İfade" Bıktıım Laann..!" Adlı motivasyon konuşması ile insanları sarsacak motive etmeye devam ediyor. <strong>Motivasyon Konuşması</strong> 👇 https://www.youtube.com/watch?v=A4Gr0VYw48Q <h3>Emin Çapa</h3> <img class="wp-image-19475 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/D6xZ1dTWkAAkyyV-300x169.jpg" alt="" width="695" height="392" /> Emin Çapa 1967 yılı İzmit doğumlu ekonomist, gazeteci ve TV programcısıdır. Emin Çapa İstanbul Üniversitesi gazetecilik bölümünde okudu. Ardından ekonomiye yöneldi. Üniversiteye başladığı yıllarda Hürriyet gazetesinde stajyer olarak çalıştı. Günümüzde ise bazı açık oturum programlarına katılmaktadır. Halk TV'de program sunuculuğu da yapan Emin Çapa'nın ünlenmesi TEDx konuşmasıyla oldu. İnanılmaz derecede bilimi ekonomiyi gündemi takip eden olaylara akıllı mantıklı yaklaşan motive edici konuşmasında yaptığı etkili konuşma ile ülke çapında büyük bir ün kazandı denebilir. <strong>Motivasyon Konuşması</strong> 👇 https://www.youtube.com/watch?v=WPvAX7Om8F4 <h3><strong>Müfit Can Saçıntı</strong></h3> <img class="wp-image-19476 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/resim1_20665733_16_9_1654938599-300x169.jpg" alt="" width="776" height="437" /> 5 Mart 1968'te Sungurlu'da doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. 1990 yılında Olacak O Kadar Tv programında senaryo yazarlığına başladı. 1996 yılında Aranan Adam isimli şov programıyla kamera karşısına geçti. 1997'de Ersin Pertan'ın Kuşatma Altında Aşk adlı sinema filminde rol aldı. 2010’da Çocuklar Duymasın dizisinde Mustafa Ali karakterini canlandırdı. Bu rolle tanındı ve karakteri bir fenomene dönüştü. 2012’de ise Seksenler dizisini yönetmeye başladı.2013’de yılında ilk sinema filmi Mandıra Filozofu’nu yönetti ve aynı zamanda başrollerden birini canlandırdı. 2000 yılından beri Çiğdem (Özdemir) ile evli ve bu evlilikten 2002 doğumlu Duru adında bir kızı var. 2016 yılında ise “Yaşamak Güzel Şey” adlı sinema filminin hem yönetmenliğini hem de başrolünü üstlenmiştir. <strong>Motivasyon Konuşması</strong> 👇 https://www.youtube.com/watch?v=AXwCU6cPqfU <h2>Dünya çapında yabancı motivasyon konuşmacıları</h2> <h3>Les Brown</h3> <img class="wp-image-19477 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/les-brown-quotes-300x169.jpg" alt="" width="712" height="401" /> Hayatta herhangi bir şeyi başarmak için, ona aç olmalısınız. Bu, Les Brown'ın konuşmalarının çoğunda vaaz ettiği güçlü bir mesajdır. Dünyanın önde gelen motivasyonel konuşmacılarından biri olan Les Brown, 'Bu mümkün!' ifadesinin kullanımıyla tanınır. Kendi yaşam deneyimlerini ve onu motive eden insanlarla ilgili hikayeleri vurgulayarak; insanlara hayallerini korkmadan takip etmeleri için ilham veriyor. Okuldayken Les, 'eğitilebilir zihinsel engelli' ilan edildi. Bu, özgüvenine ağır bir darbe oldu ama diğer insanların fikirlerinin kendi gerçeği olmasına izin vermemeye karar verdi. Kararı, bir yazar, radyo DJ'i, politikacı, eski televizyon sunucusu ve konuşmacı olarak kariyerinde üstlendiği her rolde büyük başarılar elde etmesini sağladı. Bugün Les'in hayat hikayesi ve mücadelelerinin üstesinden nasıl geldiği tüm insanlar için inanılmaz ve tüyleri diken diken eden motive edici bir hikaye. <strong>Motivasyon Konuşması</strong> 👇 https://www.youtube.com/watch?v=ALDBXy2VmQw <h3>Nick Vujicic</h3> <img class="alignnone wp-image-19478" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/NBF_A82I2332_Photo_PasiSalminen_com-300x200.jpg" alt="" width="743" height="495" /> Dünyanın adil olmasını beklemek haksız bir taleptir, ancak sorunlarınızla başa çıkma cesaretine sahip olmak her şeyi değiştirir. Nick Vujicic, olumsuzlukların hayatını ele geçirmesine izin vermek için her türlü gerekçeye sahipti, ancak koşullarının kim olduğunu belirlemesine izin vermedi. İnsan ve hayatı, bir insanın kendisine ve sevdiklerine inandığı takdirde neler başarabileceğinin parlak örnekleridir. İnsanları kendilerini ve başkalarını sevecek kadar cesur olmaya teşvik eder. Sizi aşağılamak isteyen insanların yargılarına karşı durmak muazzam bir cesaret ister. Ancak, devam edebilmeniz için eylemlerini affedecek alçakgönüllülüğe sahip olmak çok önemlidir. Sonunda, Nick, doğru tutuma sahip olmanın önemli olduğunu ve o zaman hayattaki tüm engelleri aşabileceğinizi söylüyor. Nick Vujicic gerçekten herkese örnek olabilecek, bir insan. Konuşması hayata bakışı, güçlü duruşu ile hayranlık uyandıran olağanüstü biri. <strong>Motivasyon Konuşması</strong> 👇 https://www.youtube.com/watch?v=GxqWbP3BKpQ <h3>Eckhart Tolle</h3> <img class="wp-image-19479 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/rah_54099716160-300x169.jpg" alt="" width="770" height="434" /> Bir öğretmen, lider, yazar ve konuşmacı olan Eckhart Tolle, zamanının en popüler manevi yazarlarından biri olarak bilinir. Echart hep şimdinin gücüne inanır. Şimdin Gücü adlı kitabı çok satanlar listesinde yer almıştır. Eckhart kitaplarında, olumsuz duyguların, düşünce ve hatıraların bilinçsiz bir şekilde tanımlanmasına dayanan bilincin bir yanılsaması olan 'ego'dan kaynaklandığını açıklar. Daha yüksek bir bilinç düzeyine ulaşmak için egoya dayanan bu bilinç durumunu aşmanın gerekli olduğunu ifade eder. <blockquote>"Bugünün koşuşturmacasında hepimiz çok düşünüyoruz çok yoruluyoruz. Anın keyfini yaşamayı unutuyoruz."</blockquote> <strong>Motivasyon Konuşması</strong> 👇 https://www.youtube.com/watch?v=PrCI5YS9-Dc <h3>Wayne Dyer</h3> <img class="wp-image-19480 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/20150831183135-wayne-dyer-300x200.jpeg" alt="" width="716" height="477" /> Kendi ilhamını maneviyat eyleminden ve ilahiliğe olan inançtan buldu. Çok beğenilen bir kamu motivasyon konuşmacısı ve 12 kitabın yazarıdır. O hep pozitif düşünmenin gücüne odaklandı. İzleyicilerini, beyinlerini programlamalarına ve olumsuz düşünceleri olumlu duygulara dönüştürmelerine yardımcı olacak teknikleri nasıl aşılayacakları konusunda eğitti. Eylemin ve eylemsizliğin, kişinin hayatının alacağı yola karar veren bireysel seçimler olduğu konusunda ısrar etti. <blockquote> "Nihai hedef, kim olabileceğimizin mümkün olan en iyi versiyonu olmaktır."</blockquote> <strong>Motivasyon Konuşması</strong> 👇 https://www.youtube.com/watch?v=8hmVbMTYOp0 <strong><em>Ayrıca sizlerinde beğendiği konuşmacılar varsa yorumlarda belirtebilirsiniz..</em></strong>
Hayat hep bir koşturmaca, hep bir stres içinde geçerken, farkında olmadan psikolojik olarak bir çöküntü haline girmiş oluyoruz. Çünkü sadece üstlendiğimiz sorumlukları ve görevleri yerine getirmeye çalışıyoruz. İhmal ediyoruz kendimizi... İlgi alanlarımıza ve yeteneklerimize vakit ayırmıyoruz. Fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı olursak; tam anlamıyla sağlıklı ve huzurlu olmuş oluruz. Fiziksel olarak sağlıklı ve güzel görünmek için spor egzersiz ve yürüyüşler yapmak, dengeli beslenmek gerekir. Zihinsel sakinlik için ise; zihnimizi boşaltmak ve sakinleşmek arınmak gerekir. Kendinize uygun bir hobi bulup, onunla ilgilenmek meditasyon etkisi yaratır. Sizler için hazırladığım hobi fikirleri; <h3>Hobi fikirleri</h3> <em>El işleri (Takı tasarım, örgü, ahşap boyama..) uğraşmak, evde paketleme işleri yapmak.</em> <em>Pasta, yemek, çikolata yapımı ile ilgilenmek, evde yapmak veya kurslarına katılmak.</em> <em>Resim yapmak veya resim kursuna gitmek</em> <em>Gitar, saz, klarnet, piyano... öğrenmek.</em> <em>Doğa sporları, yüzme, golf, voleybol.. gibi sporlar öğrenmek.</em> <em>Oyunculuk, tiyatro, ses dublörlük, diksiyon hitabet kurslarına katılmak.</em> <em>Yoga, pilates, lates ve meditasyon ile ilgilenmek... Kişisel gelişim seminerleri ve kamplarına katılmak.</em> <em>Satranç akıl ve zeka oyunları öğrenmek oynamak.</em> <em>Yeni diller öğrenmek</em> <em>Kültür ve keşif gezileri yapmak.</em> <em>Bahçe işleri ile uğraşmak.</em> <em>Fotoğraf çekmek veya fotoğrafçılık kursuna gidip, profesyonel olarak fotoğrafçılık yapmak.</em> <em>Blok yazarlığı, makale yazarlığı, dijital pazarlama işleri yapmak.</em> <em>Hayvan beslemek, yetiştirmek</em> <em>Senaryo, oyun, kitap yazmak.</em> <em>Vals, tango salsa, oryantal, folklor, kurslarına katılmak.</em> <em>Arkadaşlarınızla beraber kitap okuma ve beraber kitap analizi yapma günleri düzenleyebilirsiniz.</em> <em>Beyin ve nefes egzersizleri yapmak öğrenmek.</em> <em>Online kurslara katılmak.</em> Bu listeye başka başka hobi fikirleri de eklenebilir. Önemli olan yeteneklerinize uygun ve ilgi duyduğunuz bir alanda, kendinize bir hobi edinmek. Hobilerinizle uğraşmak, aynı zamanda kendinize değer vermek, kendinizi önemsemek anlamına da gelir. Bu da sizi daha iyi daha aktif, daha mutlu daha umutlu ve huzurlu bir insan yapar. Dolayısıyla hayat daha güzel keyifli daha yaşanılabilir bir hale gelir. Hayatı ve kendinizi ertelemeyin. Mutlu bir hayat için, kendinizi bir an önce keşfedin ve harekete geçin..!! <em>Sizlerde yorumlarda hobi fikirlerinizi paylaşabilirsiniz😊</em>
Microsoft kurucularından olan ünlü iş adamı, yatırımcı ve girişimci Bill Gates her yönüyle örnek olan, zenginliğine ilmine bilgisine ve kariyerine imrenilen, sürekli araştırılan bir bilim adamı olmuştur. Bill Gates, ara ara izlediği filmleri ve okuduğu kitapları paylaşmaktadır. Özellikle gençlere okuması için tavsiye ettiği kitaplardan bazıları ise şöyle; <h3><strong>Klara</strong> <strong>and</strong> <strong>Sun</strong></h3> <img class="wp-image-17805 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/Klara-and-the-sun-aufmacher-300x169.jpg" alt="" width="762" height="429" /> Gelişen teknoloji ile birlikte yapay zeka aniden hayatımıza girdi. Bu kitapta Yapay Zeka'nın hayatımıza olan etkileri hakkında bilgiler bulunan bir kitap. Yapay Zekanın sevgi dostluk paylaşım gibi duygulara olan etkilerini Klara'nın gözünden yansıtmış. Arkadaşları ve çevresiyle olan ilişkileri anlatan güzel bir kitap. <h3><strong>The</strong> <strong>Code Breaker</strong></h3> <h3><strong><img class="wp-image-17806 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/codebreaker_2021_20211116_article-hero_1200x564-300x141.jpg" alt="" width="762" height="358" /></strong></h3> Bilimsel teknolojik gelişmeler, bilimsel buluşlar DNA'nın yapısı, Koronavirüs ile ilgili detaylar saptamalar ve doğanın bize sunduğu mucizeler ile ilgili bilgiler bulunan olağanüstü bir kitap. Ayrıca olaylara farklı bir gözle bakmanızı sağlayacak, şaşırtıcı bilimsel bir kitap. <h3><strong>Hamnet</strong></h3> <img class="wp-image-17807 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/hamnet_slide-8b48389e1e2c9ae6da47bdbd7fb327be64655ace-300x200.jpg" alt="" width="714" height="476" /> Hamnet, tarihsel gerçeklerden beslenerek yazdığı bu olağanüstü romanda, bir anne ve babanın en büyük korkusunu resmen odak noktası haline getirip, bizlere etkileyici bir şekilde hissettiriyor. Yıllardır nasıl biri olduğunu anlamak için her yönüyle incelenen, büyük usta Shakespeare’in en büyük acısına, bambaşka bir gözle, bakan annesine olan kırgınlıklarından dolayı, biyografilerde sadece bir isimden ibaret olan bir annenin pişmanlıklarıyla, acılarıyla, korkularıyla yaklaşıyor olaylara. Birkaç yüzyıllık olan eski bir hikâyeyi, etkileyici anlatımı ile okurların yüreğine dokunarak, onlara hediye ediyor. <h3>Project Hail Mary</h3> <img class="wp-image-17809 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/neden-bir-uzay-gemisindeyim-kurtulus-projesi-incelemesi-1-300x169.jpg" alt="" width="724" height="408" /> Tehlike altındaki iki adamı, işinin ehli bir adamı yine işinin ehli bir uzaylının başından geçen olayları kurgulayarak anlatan, çözümlenmesi gereken bir sürü bilimsel sorunu ve meçhule giden insanlık nereye gidiyor...? dedirten ve kendince bu sorulara cevap bulan bu kitap eski tarzdaki bilimkurguyu sevenler için muhteşem bir kitap olabilir. Bilim kurguyu ve heyecanlı olayları seviyorum diyorsanız; Andy Weir sizin için tam biçilmiş kaftan olabilir."
<h2><strong>Drone İle Teslimat Teknolojileri Gelişiyor</strong></h2> Drone, geleceğin lojistik teknolojileri arasında uzun yıllardır konuşuluyor. Birçok kez test edilen drone; teknik, güvenlik ve uluslararası yasal engeller nedeniyle teslimat süreçlerinde tam olarak kullanılamıyor. Pek çok teknoloji şirketi bu konu ile ilgili yoğun bir çalışma yürütüyor. Ancak, küresel pandemi krizi sebebiyle teslimat görevlilerini ve tüketicileri pandemi riskinden korumak için temassız teslimat ihtiyacı lojistik ekosisteminde daha fazla konuşuluyor. Bu sebeple pandemi süreci, yeni nesil temassız teslimat seçeneklerini daha fazla gündeme getiriyor. Bunun bir sonucu olarak yakın geçmişte Covid-19 pandemisinin ortaya çıkardığı sokağa çıkma yasağı ve karantina günlerinde temassız teslimat için birçok girişim ortaya çıktı. Böylece drone ile küçük paketlerin temassız teslimatının yapılması seçeneğinin gelişimi için çalışmalar hızlandırıldı. <img class="wp-image-16814 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/drone-posta-1280x720-1-300x169.jpg" alt="" width="762" height="429" /> <h3><strong>Drone İle Gemiye Teslimat Yapıldı </strong></h3> Geçtiğimiz aylarda Hollanda’nın Rotterdam kentindeki limanda yeni bir tür drone ile teslimat deneyimi gerçekleştirildi. “Allseas” şirketine ait “Pioneering Spirit” adlı inşaat gemisine drone ile teslimat yapıldı. Bir yedek parça, insansız hava aracı drone ile gemiye teslim edildi. Hollanda Drone Delta konsorsiyumu, Rotterdam Liman İdaresi ve Allseas tarafından gerçekleştirilen drone ile teslimat deneyimi, Hollanda’da bir gemiye yapılan ilk teslimat olarak tarihe geçti. <h3><strong>Pandemiye Karşı Drone İle Teslimat</strong></h3> Drone ile teslimat konusunda uzmanlaşan Fransız Thales and Skyports grubu, İskoçya’ın Argyll ve Bute bölgesinde, Health and Social Care Partnership (HSCP) firmasının desteği ile Covid-19 test kitleri ve kişisel koruyucu ekipmanlar gibi acil tıbbi ekipmanların uzak ve izole edilmiş alanlara drone ile teslimatının uygulanabilirliğini kanıtlamak için bir takım girişimde bulundu. Bu çerçevede Lorn ve Islands Hastanesi sahasında, 16 kilometrelik uzaklıkta iki gidiş-dönüş uçuşu denemeleri planlandı. Bu yenilikçi hava teslimat hizmeti, tekyönlü 6 saate kadar nakliye süresi sağlıyor. Sipariş ya da talep üzerine drone ile teslimat yaklaşık 15 dakika sürüyor. Bu durum, nakliye süresi ve teslimat maliyetlerinde önemli bir avantaj anlamına geliyor. En önemlisi de sağlık çalışanları, teslimat ve ulaşım personeli gibi kritik görevler yapan çalışanların sağlığını pandemiden koruyor. <h3><strong>Drone İle Temassız Teslimat Sürdürülebilir Bir Teknoloji Olabilecek mi ?</strong></h3> Alphabet, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Virginia eyaletinde drone ile teslimata başladı. Alphabet grubunun otonom drone hizmeti ve yan kuruluşu, Covid-19 salgını sırasında tedarikçilerini ve teslim edilen ürünlerin sayısını artırdı. Aynı şekilde, Alphabet, kahve ve hamur işleri şirketleri Mockingbird Cafe ve Brugh Coffee adlı iki kuruluşla işbirliği yaptı. Bu nedenle şirketin Christiansburg ve Virginia bölgelerinde teslimatları iki kattan daha fazla arttı. <h3><strong>Amazon Drone İle Teslimat Uygulaması Hazırlığında</strong></h3> <img class="wp-image-16816 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-9-2-300x169.jpg" alt="" width="722" height="407" /> Dünyanın en büyük online alışveriş platformu Amazon, geçtiğimiz yıl mart ayında siparişleri insansız hava aracı (drone) ile taşıma devrini başlatacak yeni sistemi tanıttı: Amazon Prime Air. Amazon, drone ile ilk teslimatını 2016 yılında İngiltere’de gerçekleştirmişti. Amazon’un drone ile teslimat ağı, ABD’nin Federal Havacılık İdaresi (FAA) tarafından onaylandı. Dev şirket, yeni geliştirilen drone sistemiyle teslimat sürelerini yarım saate indirmeyi hedefliyor. “Dünyanın en zengin insanı” olarak binilen ve aynı zamanında Amazon’un CEO’su ve kurucusu olan Jeff Bezos, Covid-19 salgınının ortaya çıkışıyla birlikte küresel olarak büyük artış gösteren e-ticaret ve kargo taşımacılığı sektörlerindeki talebi gidermek için “Prime Air” sistemine yoğunlaşacaklarını açıkladı. Fakat buyeni sistemin tam olarak hangi ülkelerde ve ne zaman uygulamaya konulacağı konusunda net bir bilgi bulunmuyor.
<em>Birçoğumuzun boş zamanlarında başvurduğu, uğruna emek verdiği hobileri var. Ünlülerin de keza öyle şekilde. Fakat şimdi bahsedeceğimiz isimlerin hobileri alışılmışın dışında...</em> <h3>Dünyaca ünlü isimlerin garip hobileri neler?</h3> <strong>Johnny Depp</strong> <img class="alignnone wp-image-16478" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/johnny-depp-koleksi-barbie-300x168.jpg" alt="" width="677" height="379" /> Johnny Depp, Barbie bebek koleksiyonu yapıyor. Nereden çıktığını soracak olursanız da kızı doğduktan sonra Barbie bebeklere merak salmış. Daha sonra bu bebeklerle bağ kurduğunu söyleyen Johnny Depp kızı büyüdükten sonra da bebekleri saklamış. Şimdi bir sürü Barbie'si var ve hepsini depoda saklamak zorunda kalıyor. O depoyu çok merak ettim gidip bir görmek isterim açıkçası rengarenktir. <strong>Katy</strong> <strong>Perry</strong> <img class="wp-image-16479 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/658201-1164203627-300x200.jpg" alt="" width="690" height="460" /> Katy Perry bir röportaj sırasında, Taylor Swift ve Miley Cyrus da dahil olmak üzere birçok ünlünün saçını çantasında taşıdığını açıklamış. Katy Perry, yaptığı şeyin kulağa ürkütücü geldiğinin farkında ancak yine de saç biriktirmeyi seviyor <strong>Taylor</strong> <strong>Swift</strong> <img class="wp-image-16480 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-16-300x237.jpg" alt="" width="751" height="593" /> Taylor kar küresi yapmayı o kadar seviyor ki, 'Lover' şarkısının klibinde gördüğümüz evin minyatürünün bulunduğu bir kar küresini kendisi yapmış. <strong>Tom Hanks</strong> <img class="alignnone wp-image-16481" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/5b8d5d580b8b6bbb01d8d95e43-300x195.jpg" alt="" width="702" height="456" /> Tom Hanks, ünlü bir oyuncu olmadan önce daktilo toplamaya başlamış. Başarılı oyuncu makineleri, sanat ve mühendisliğin mükemmel birleşimi olarak adlandırıyor. Şu anda koleksiyonunda yaklaşık 120 daktilo bulunuyor. <h3><strong>Ülkemizdeki Ünlülerin Hobileri Neler ?</strong></h3> <strong>Cem’ in otomobilleri</strong> <img class="wp-image-16490 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-3-5-300x169.jpg" alt="" width="707" height="398" /> Türkiye'nin yüzünü güldüren ünlü şovmen Cem Yılmaz'ın yüzü ise, en büyük hobisi olan otomobilleriyle gülüyor. Öyle bir koleksiyonu var ki, dillere destan. Porsche 911 Turbo, 911 GT3, 911 Carrera 4S, Mini Cooper S Turbo koleksiyondaki bazı önemli markalar... <strong>Kenan Doğulu Minyatür sevdası </strong> <img class="wp-image-16487 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-2-5-300x169.jpg" alt="" width="708" height="399" /> Pop müziğinin sevilen sesi Kenan Doğulu, eski otomobilleri çok seviyor ve en büyük hobisi eski otomobillerinin minyatürlerini biriktirmek. <strong>Mustafa Sandal Kayak Sevdası</strong> <img class="alignnone wp-image-16485" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/mustafa-sandal-sli-1-300x166.jpg" alt="" width="712" height="394" /> Mustafa Sandal'ın kendini en iyi hissettiği hobisi kayak. Ünlü şarkıcı, Uludağ'ı çok seviyor. Dağda olmak, kayak yapmak onun vazgeçemediği en büyük tutkusu. Öyle ki Sandal, kayaktan vazgeçemediği için birkaç yıl önce yılbaşı gecesi Kazak bir iş adamından gelen 200 bin dolarlık konser teklifini bile reddetmişti. <strong>Sinem Kobal Adrenalin Bağımlısı </strong> <img class=" wp-image-16486 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/sinem-kobal-parasutle-atladi_3298_16-18-05-200x300.jpg" alt="" width="366" height="549" /> Genç ve güzel ovuncu Sinem Kobal, kelimenin tam anlamıyla bir adrenalin bağımlısı. Yüksekte olmaktan hiç korkmayan Kobal'ın hobileri arasında dağa tırmanmak ve yamaç paraşütüyle atlamak ilk sırada yer alıyor.
<h2>Daha Bakımlı Olabilmek İçin Neler Yapabiliriz..?</h2><p><strong>DUDAK BAKIMI İÇİN </strong></p><p>Dudaklarınızı ölü derilerden arındırmak için akşam B vitaminli bir krem sürüp, bal da sürülebilir. Sabah diş fırçasıyla fırçalayın. Hem yumuşak dudaklara kavuşacak, hem de ruju daha kolay süreceksiniz.</p><p><strong>YÜZÜNÜZE BUZ KOYUN</strong><br />Evde yapabileceğiniz en kolay cilt bakımı için tek ihtiyacınız olan şey buz küpleri. Buz küplerine elma suyu doldurup buzluğa koyun. Buz küplerini hafifçe yüzünüzde gezdirin.</p><p><strong>NAR CİLDİ GÜNEŞTEN KORUR<br /></strong>Güneş koruyucunuzun etkisini nar yiyerek artırabilirsiniz. Nar, cildin güneşten korunma oranını yüzde 25 artırıyor. Sağlığa çok faydalı olduğu bilinen nar, bu özelliğiyle güzelliğin de hizmetinde.</p><p><strong>BAŞUCU BAKIMI ŞART</strong><br />Kullandığınız ürüne ulaşabilmek ve uygun zamanı bilmek çok önemli: Başucunuzda küçük bir kutuda dudak, el ve ayak kremi bulundurun ve bunları uyumadan önce uygulamayı alışkanlık haline getirin</p><h3><strong>Pürüzsüz bir cilt için basit maskeler</strong></h3><p><strong>Çikolata maskesi: </strong>Bir miktar ılık su ve bitter çikolatayı eritip maske yapabilirsiniz.</p><p><strong>Kahve telvesi maskesi: </strong>kahve telvelerini yüzünüze ovalayarak sürün ve 15 dakika sonra ılık su ile yıkayın.</p><p><strong>Domates püresi maskesi: </strong>domates püresi ve un karışımı ile yapacağınız maskeyi sürün ve 20 dakika sonra ılık su ile yıkayın.</p><p><strong>Limon ve şekerle peeling: </strong>1 yemek kaşığı şeker ve yarım limon suyu ile karıştırın ve yüzünüze ovalayarak masaj yapar gibi sürün.</p><p><strong>Pirinç suyu ve muz kabuğu maskesi: </strong>Muz kabuklarını kaynatıp, yumuşatın sonra içine pirinç suyu ve nişasta ile karıştırıp yüzünüze sürün 15 dakika bekletip yıkayın, sonra bir nemlendirici sürebilirsiniz.</p><p>Hindistan cevizili maske: Hindistan cevizi yağı, 4-5 damla gliserin , limon ve kakao yağı, nişasta ve yasemin yağı karışımını yüzünüze sürüp, 20 dakika bekletip, yıkayın.</p><h3>Ayak bakımı için Neler yapılır?</h3><ul><li>Küçük bir kovaya, üç dört bardak su koyarak, ayaklarınızı kaplayacak şekilde su doldurun.</li><li>Elma sirkesini ekleyin ve iyice karıştırın.</li><li>Kaya tuzlu sıcak suda ayaklarınızı bekletmek</li><li>Limon, Tuz, Gliserin ve Gül suyulu Ayak Maskesi</li><li>Ayağınızı yaklaşık 15 dakika bu suya batırın ve ölü cildi çıkarmak için daha sonra pomza taşı yada ayak fırçası ile fırçalayın.</li><li>Ayaklarınızı uyumadan önce kremle veya Hindistan cevizi yağı, çay ağacı yağı, vazelin gibi nemlendiriciler ile ovalayarak masaj yapmak ta yorgunluğunuzu alır. Güzel ve huzurlu bir uyku uyumanızı sağlar.</li></ul><h3>Sağlıklı ve bakımlı saçları için</h3><p><strong>Zeytinyağı ve bal tedavisi</strong></p><p>Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.</p><p><strong>Kakao Yağı Tedavisi</strong></p><p>Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.</p>
<h3>Teknoloji geliştikçe kullanıcıların hayatını da kolaylaştırıyor. Sağlık sektöründe de önemli gelişmelere yol açan teknoloji, görme engelliler için de rehber görevini görüyor. İşte görme engellilerin hayatını kolaylaştıran o çözümler...</h3> <strong>WeWalk Akıllı Baston</strong> Türkiye'de mühendislerce geliştirilen ve ABD'de dahi ödül alan WeWalk Akıllı Baston, Times Dergisi'nde 2019 yılının en iyi icatlarından biri olarak seçildi. Peki bu baston engelli bireylere nasıl destek oluyor? <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/Screenshot_20220612-193544_Google.jpg" alt="" width="514" height="400" /> Google Maps ve sesli asistan Alexa ile entegre çalışabilen ürün, uzun bir batarya ömrüne sahip ve görme engellilerin önündeki engelleri sensörü yardımıyla kullanıcıya bildiriyor. Bu ultrasonik sensör ile birlikte titreşimli uyarı motorlarına da bünyesinde yer veren WeWalk, aynı zamanda kullanıcıların telefonlarıın eline almadan baston üzerinden kontrol edebilmesini sağlıyor. <strong>EyeSense</strong> Türk Telekom’un görme engelliler için geliştirdiği sesli uyarı sistemi EyeSense, nesneleri tanıyabilen bir uygulama. Kullanıcı, etrafındaki objeleri ve renkleri bu uygulama üzerinden sesle duyabiliyor. Telefonu bir renge tutan kullanıcı o rengin ne olduğunu duyarken, bunu yapmak için telefonun kamerasını kullanmak yeterli oluyor. <strong>Görme engellilere özel akıllı saat</strong> Kullanımı gün geçtikçe artan akıllı saatler, engellilerin de hayatlarını kolaylaştırıyor. Dot isimli bu özel saat, görme engellilerin iletişimlerini sürdürmesini sağlıyor. Engelli bireyler, bu saat üzerinden mesajlarına erişebilirken aynı zamanda tweet atabiliyor,aynı zamanda e-postalarını okuyup mesaj yazabiliyor. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/Screenshot_20220612-192411_Google.jpg" alt="" width="495" height="400" /> <strong>Talking Money Identifier</strong> Görme engellilerin aktif ve bağımsız yaşamlarını desteklemek için tasarlandı. Cihaz taşınabilir ve güvenilir yapıda. Ayrıca kullanımı da kolay. Kağıt para biriminin değerini 1 ila 100 dolar arasında tanımlayan cihaz, konuşarak görme engelli bireyin elindeki paranın değerini bilmesini sağlar. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/Screenshot_20220612-192614_Google.jpg" alt="" width="513" height="400" /> Microsoft, yapay zekâ ve bulut teknolojilerini kullanarak görme engellilerin gündelik hayatını kolaylaştıran Seeing AI uygulamasının Türkçe sürümünü geçtiğimiz aylarda kullanıma sundu. Uygulama, iOS kullanıcıları tarafından ücretsiz olarak yüklenebiliyor. Yapay zekâ üzerinden görsel tanıma ve betimleme teknolojisiyle çalışan Seeing AI uygulamasını kullanan görme engelliler; çevrelerindeki tüm görsel öğeleri ses yoluyla algılayabiliyor; metin okuyabiliyor, alışverişlerini daha kolay bir şekilde yapabiliyor. <strong>GPS Cihazları</strong> Görme engelli bireyler için, bilgi ve yönlendirme sağlamak için “konuşan” çeşitli cihazlar da mevcut. Bunlardan biri artık engelli olmayan bireylerin de elinden düşmeyen GPS’ler. GPS cihazları, hepimize olduğu gibi görme engelli bireylere aradıkları yerleri bulması ve dışarda gezinmesi için yardımcı olabilir. <strong>Ekran Okuyucular</strong> Görme engelli bireylerin telefon ve internet kullanımlarını sağlamak için yardımcı olacak en gelişmiş Teknoloji ekran okuyuculardır. Ekran okuyucu, en basit tanımıyla ekrandaki metni sese dönüştüren bir yazılım programıdır. Hatta yalnızca metinlerle sınırlı kalmaz, alternatif olarak yazı içermesi durumunda metin içinde bulunan grafik öğelerini de seslendirir. Ne yazık ki, Internet Explorer ve Safari gibi büyük internet tarayıcıları erişilebilir olsa da birçok internet sitesi ekran okuma yazılımı kullanan kişiler tarafından erişilemeyecek şekilde tasarlanıyor. <blockquote>Kimse görmek istemeyenler kadar kör değildir. - Johnatan Swift</blockquote>
<blockquote> <p style="text-align: center">Bir süper bilgisayarda çalıştırılan derin öğrenme yapay zekâsı, beyindeki bağlantı modellerini politik ideolojiyle ilişkilendirmeyi başardı. <em>Ross Pomeroy</em></p> </blockquote> <strong>“İnsan beyni tercih edilen bir politik yönelimi mi yansıtıyor, yoksa işlevsel beyin yapıları nedeniyle mi politik bir yönelimi tercih ediyor?”</strong> ABD’deki Ohio Eyalet Üniversitesi, Pittsburgh Üniversitesi ve New York Üniversitesi’nden bilim insanlarının oluşturduğu bir araştırma ekibinin ortaya attığı bu düşündürücü “tavuk mu yoksa yumurta mı önce gelir” ikilemi, yapay zekânın yalnızca bir beyin taramasını inceleyerek bir insanın siyasi ideolojisini doğru biçimde tahmin edebildiğini ortaya koyan yeni makaleleriyle daha da ilgi çekici bir hale geldi. Araştırma makalesi, bilimsel bir dergide yayınlandı. <img class="wp-image-16133 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-7-1-300x225.jpg" alt="" width="781" height="586" /> <strong>Sinirbilim ve Siyasete Dair Notlar...</strong> Bilim insanları, daha eski araştırmalarda politik inançların nörobilimsel temellerini araştırmak amacıyla beyin tarama tekniklerini kullandılar. Örnek olarak, araştırmacılar daha önce muhafazakârların (korku, endişe ve saldırganlıkla ilişkili bir beyin bölgesi olan) ‘amigdalalarında’ daha fazla gri madde hacmine sahip olma eğilimi gösterdiklerini, liberallerin ise (diğer şeylerin yanı sıra, etik ve ahlâkla bağlantılı olan) <strong>‘ön singulat kortekslerinde’</strong> daha fazla gri madde hacmine sahip olma eğilimi gösterdiklerini keşfettiler. Bir diğer deneyse, liberallerin ve muhafazakârların beyinlerinin siyasi videolarda sunulan “(özel bir anlam) yüklü” kelimelere farklı biçimlerde tepki verdiğini ortaya koydu. Yayınlanan son çalışmada, araştırmacılar, bir para ödülü için bir kendiliğinden açılan bir pencere (popup) düğmesine mümkün olduğunca çabuk basmak, isimleri yüzlerle eşleştirmek ya da az önce okudukları bir hikayeyle ilgili doğru / yanlış sorularını yanıtlamak gibi çeşitli basit görevleri gerçekleştirdiği esnada, 174 sağlıklı genç yetişkin deneğin beyinlerindeki işlevsel bağlantıları gözlemleyerek kaydetti. Bunun yanı sıra, uyanık ve rahat bir halde gözleri kapalı olan deneklerin beyinlerini dinlenme durumundayken taradılar. Politik sinirbilim alanında, işlevsel bağlantının (FC) ölçülmesi biraz ender görülür. FC, beynin farklı kısımlarının birbirleriyle iletişim kurarcasına aynı anda benzer aktiviteyi nasıl gösterebileceğini ifade eder. Araştırmacılar, ABD’de bulunan Ohio süper bilgisayar Merkezi’ndeki süper bilgisayarlarda çalıştırılan <strong>‘BrainNetCNN’</strong> adı verilen son teknoloji ürünü bir yapay zekâ derin öğrenme tekniğini, görevlerin tamamından toplanan işlevsel bağlantı verilerini incelemek ve bunları bir ilâ altı puan arasında aşırı liberalden aşırı muhafazakâra uzanan bir ölçek üzerinde puanlandırarak, deneklerin beyan ettiği politik ideolojiyle ilişkilendirmek amacıyla kullandılar. <img class="wp-image-16134 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/20160212093504-beyinokuma-300x227.jpg" alt="" width="759" height="574" /> BrainNetCNN, bir insanın ideolojisini, siyaset biliminde aslında ideolojinin en güçlü belirleyicilerinden biri olarak kabul edilen ebeveynlerinin inançlarına dayanarak tahmin etme girişiminden bekleyeceğinize benzer bir şekilde, eldeki verileri bir kişinin siyasi ideolojisini neredeyse yüzde 70 doğrulukla tahmin edebilecek biçimde kullanabildi. Araştırmacılar, “Bu araştırma, siyasal davranışın biyolojik ve nörolojik kökenlerinin daha önce düşünülenden çok daha derinlere indiğini ortaya koyuyor” diyorlar. <strong>Nöropolitik olabilir mi ? Bunu söylemek için biraz erken...</strong> Araştırma tartışmasız biçimde teşvik edici olsa da, aslında büyük verileri kullanarak bir model avcılığı yapıyor. Bunda bir sorun yok ama bir model sadece geniş ve çeşitli bir araştırma grubunu baz alıyorsa sağlam ve yaygın biçimde uygulanabilir. Var olan durumda, deneklerin tamamı, on kişiden yedisi liberal olan genç yetişkinlerden oluşuyordu. Hâl böyleyken, model diğer Amerikalılar (ya da genel bağlamda insanlar) üzerinde test edildiğinde işlemeyebilir. Buna ek olarak, yapay zekâ, bizlere ideolojinin nörolojik kökenleriyle herhangi bir şey söyleyemez; zira bunu yapması amacıyla tasarlanmadı. Buna yanıt vermek fazlasıyla uzun bir çalışmayı gerektiriyor.
<strong>Japonların yataktan çıkaran felsefesi: İkigai nedir?</strong> İçimizdeki yaşama sevincine rağmen hayat mücadelesi ve yaşadığımız zorluklar tükenmişlik sendromu yaşamamıza neden olabiliyor. Ne kadar tutkulu ve hayat enerjisi dolu olsak bile sabahın köründe işe giderken karşılaştığımız trafik, Pazartesi sendromu ve ilişki hayatındaki olumsuzluklar hayat enerjimizi hüp diye içine çekebiliyor. Gelecek planlarımız, para sıkıntılarımız, ve beklentilerimiz de çabası… Bütün bunlar, biz boğuşurken bir bakmışız ömrümüzden ne kadar çalmış. Japonya’nın Okinawa takımadalarında yaşayan bir halk var. Burası dünya üzerinde yaş ortalamasının en yüksek olduğu yer. Yaş ortalaması 100 senenin bile üzerinde. Elbette Okinawa halkının dünyaya yayılmaya başlayan bir sırrı var; İkigai. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4.jpg" sizes="(max-width: 662px) 100vw, 662px" srcset="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4.jpg 711w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4-300x169.jpg 300w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4-192x108.jpg 192w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4-384x216.jpg 384w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4-364x205.jpg 364w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4-561x316.jpg 561w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4-265x149.jpg 265w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4-531x299.jpg 531w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4-608x342.jpg 608w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4-85x48.jpg 85w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4-171x96.jpg 171w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-6-4-313x176.jpg 313w" alt="" width="662" height="372" /> “İKİGAİ” iki sözcüğün birleşmesinden oluşuyor. “İkİ” hayat, “GAİ” hedef, amaç ve gaye anlamına geliyor. Yani ikigai bir hedefe, gaye ya da arzuya hiçbir zorlama olmadan içten ve kendiliğinden bağlılık hissetme duygusu. İşte seni yataktan fırlayarak çıkartan ve hedefine odaklanmanı sağlayan bu duygu. Sabah yedide alarmın çalıp uyandığında, yatağından doğrulup halıya boş boş bakmaya başladığında, neden hayatta olduğunu sorguladığında ihtiyacın olan şey. Hayatına bir anlam katan, bir misyon yükleyen, çevreniz için faydalı olacağınızı hissettiğiniz bir amaç. Eğer depresyon ya da stresten uzak kalmak istiyorsanız bir şeye ihtiyacınız var; her sabah uyandığınızda ‘İyi ki yaşıyorum’, ‘İyi ki hayattayım’ demenizi sağlayacak bir gaye, hedef, arzu ya da tutku. <strong>İkigainizi bulmak için kendinize öncelikle şu soruları sorun:</strong> 1- Bu hayatta beni en çok mutlu edecek şey ne ve gerçekten ne yapmak istiyorum? 2- Ben neyi seviyorum? Beni en çok heyecanlandıran şey ne? 3- Asıl yeteneğim, iyi olduğum şeyler ne? Bunu ortaya nasıl çıkarabilirim? 4- Kendi sıkıntılarımdan arınıp en son ne zaman dünyayı hatırladım? İşte bu sorulara verdiğiniz cevapların kesişim noktası İkigainiz. Yani hayatta daha mutlu olmanın anahtarı bu sorularda gizli ve hiçbir şey için geç değil. Bunları yapmak imkansız da değil. Sadece kendi öz farkındalığınızı geliştirip, kendinizi keşfedin ve beklemeyi bırakın. Mutlu ve huzurlu olmak istiyorsanız; sizi yataktan keyifle çıkaran o sebebi biran önce bulun ve harekete geçin...
<h3>Bir saç telinden veya bir deri parçasından alınan DNA'yı kullanarak en sevdiğiniz film yıldızından bir çocuk yapabileceğinizi hayal edin. Kulağa biraz garip geliyor değil mi..?</h3> Ünlülere yönelik DNA hırsızlığı aslında pop şarkıcısı Madonna'nın açtığı bir davayla daha önce de gündeme gelmişti. Independent Turkish'de yer alan habere göre ünlü yıldız, 2018'de, saç fırçası ve iç çamaşırı da dahil olmak üzere DNA yüklü bir dizi eşyasının açık artırmada satılmasını engellemek için eski sanat danışmanı Darlene Lutz'a dava açmıştı. Sırasıyla Maryland Üniversitesi ve Georgia Eyalet Üniversitesi'nde görev alan Prof. Dr. Liza Vertinsky ve Prof. Dr. Yaniv Heled, The Conversation'da genetik hırsızlığı hakkında bir yazı yayınladı. İkili bu yazıda, "bilimkurgu gerilim filminin konusu gibi görünen bu olgu, aslında gerçeklikten o kadar da uzak değil." dedi. <img class=" wp-image-15637 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/madonna-divides-fans-remix-t-300x180.jpg" alt="" width="547" height="328" /> Ancak New York'lu bir yargıç, pop yıldızının davasını, eşyalarını geri almak için gereken sürenin dolduğu gerekçesiyle geri çevirmişti. Bu karar o dönemde büyük yankı uyandırmıştı. Aslında Madonna 10 yıldan uzun süredir DNA'sının gizlice alınması riskine karşı mücadele ediyor. Örneğin konserlerinden sonra soyunma odasını sterilize etmek için temizlik ekipleri görevlendiriyor ve turnenin her durağında odasında yeni klozet kapakları kullanıyor. ABD'de yürütülen İnsan Genom Projesi kapsamında insan genomunun yüzde 92'si 2003'te sıralanmıştı. Araştırmacılar kalan yüzde 8'i de Nisan 2022'de diziledi. Böylece tüm insan genomu sıralanmış oldu. <img class=" wp-image-15638 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/7B4F3D12-2083-457B-A709F561FC4E696D_source.jpg-300x169.webp" alt="" width="751" height="423" /> Konuyla ilgili bir diğer teknolojik atılım da In-vitro Gametogenez (IVG) adlı bir deneysel keşifte, bilim insanları bu yöntemle doku ve organlardan alınan kök hücrelerden bebekler üretilebileceğini söylüyor. Olgun hücreleri sperm ve yumurta hücrelerine dönüşecek şekilde yeniden programlayarak laboratuvarda embriyo oluşturmaya olanak tanıyan bu teknikte son dönemde büyük gelişmeler yaşandı. Örneğin, Nisan 2022'de Japonya'da bir grup araştırmacı, bu yöntemle sıçan yavrularının dünyaya gelmesini sağlamıştı. Hukuk profesörlerine göre genetikteki bu gelişmeler, DNA hırsızlığına yönelik endişeleri ve ihtimalleri de giderek artıracak. <strong>Vertinsky ve Hered, yakında mahkeme salonlarının bu teknolojilerle ilişkili davalarla daha haşır neşir olacağını öne sürüyor.</strong> Ancak ABD başta olmak üzere; birçok ülkenin hukuk sisteminde bu sorunla başa çıkmak için yeterli gelişmeler sağlanamadı. Başka bir deyişle mahkemeler, kişinin kendi DNA'sına yönelik hakkını nasıl tanıyacağını tam olarak bilmiyor. Bu da bireyleri savunmasız bırakabilecek tehlikeli bir boşluk doğuruyor.
<h3>Dünyanın ilk uzay oteli Voyager İstasyonu'na kurulacak...</h3> Uzayda tatil yapmak düşününce, hayal gibi olanaksız gibi gelse de artık hayal olmaktan çıkıyor. Kaliforniya merkezli The Gateway Vakfı’na bağlı <strong>Orbital Assembly Corporation</strong>, (OAC) iki uzay istasyonu kurarak turistlerin konaklayabileceği bir otel projesini 2025 yılında uygulamaya koyacaklarını duyurdu. <img class=" wp-image-15547 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/180406094610-3-aurora-station-interior-300x170.jpg" alt="" width="669" height="379" /> Dünyanın ilk uzay oteline ev sahipliği yapmaya hazırlanan OAC, 28 kişilik kapasiteye sahip olan Pioneer Station’ı 2025 yılında açmaya hazırlanıyor. Voyager Station adındaki daha büyük istasyon ise 400 kişi ağırlayacak ve 2027 yılında ilk konuklarına ev sahipliği yapacak. Daha önce yaptıkları açıklamada ilk istasyonun 2027 yılında açılacağını duyuran şirket, tarihi 2025 yılına çekti. CNN’in haberine göre şirketin turistlere hem ofis hem de konaklama sağlayan "iş parkları" yapması planlanıyor. Elon Musk, Mars’ta koloni kurmaya çalışırken, Jeff Bezos ve Richard Branson uzay turizmi için adımlar atarken bir haber de dünya dışı otel için geldi: Fütürist bir vakıf olan Gateway Foundation daha önce duyurduğu dünya dışı otel için tarih verdi ve 2027’de otelin açılacağını duyurdu. 2027'de açılacak olan projenin inşası 2025 yılında başlanacak. Otelin bazı kapsüllerinin uzay araştırmaları için Amerikan Uzay ve Havacılık Ajansı’na (NASA) ve Avrupa Uzay Ajansı’na (ESA) satılabileceği de öngörülüyor. Otelin maliyeti ve gecelik konaklama ücretine dair bilgi paylaşılmazken, proje Alman fizikçi Wernher von Braun, tarafından önerildi. İlk uzay oteli 2027 yılında hizmet vermeye başlayacak. <img class="wp-image-15545 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/image-2-300x200.jpeg" alt="" width="677" height="451" /> Şirketin Operatör Müdürü Tim Alatorre<strong><em> “Amacımız her zaman olabildiğince çok fazla insanın uzayda yaşamasını, çalışmasını ve gelişmesini sağlamaktı”</em></strong> dedi. Alatorre, Pioneer istasyonunun yapay yerçekimine sahip olacağını ve insanların uzay deneyimini doruklarda yaşayacağını dile getirdi. <strong>Meraklıları için Türkiye'den Uzaya gitmek için başvuru şartları:</strong> <ul> <li>Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak</li> <li>23 Mayıs 1977’den sonra doğmuş olmak</li> <li>Kamu haklarından yasaklanmamış bulunmak</li> <li>Yükseköğretim Kurumlarının en az 4 yıllık lisans eğitimi veren Mühendislik, Tıp, Fen Bilimleri/Temel Bilimler veya Fen Bilimleri/Temel Bilimler alanlarındaki Eğitim fakültelerinden birini bitirmiş olmak</li> <li>Çok iyi derecede İngilizce bilgisine sahip olmak, anlamak, konuşmak ve yazmak</li> <li>Her iki gözde doğal olarak veya gözlük/kontakt lens ile düzeltme sonrası %100 (Snellen 20/20) görme keskinliğine sahip olmak</li> <li>Renkli görme bozukluklarından herhangi birine sahip olmamak</li> <li>Herhangi bir uzuv kaybı veya nakli yaşamamış olmak</li> <li>Protez kullanmıyor olmak ve vücudunda platin/vida bulunmamak</li> <li>Tüm eklemler için normal hareket açıklığına ve işlevselliğine sahip olmak</li> <li>Duyma kusuru olmamak</li> <li>Akciğer fonksiyonlarını bozan solunum sistemi hastalığı bulunmamak</li> <li>Sindirim sisteminde tıkanıklığa sebep olan, uçuş emniyetini riske sokabilecek ciddi hastalık veya geçirilmiş ameliyatların sekelleri bulunmamak</li> <li>İdrar ve üreme yollarında (genitoüriner sistem) hastalık veya geçirilmiş ameliyatların sekelleri bulunmamak</li> <li>Uçuş emniyetini riske sokabilecek bulaşıcı enfeksiyon hastalığı bulunmamak</li> <li>Büyük jinekolojik ameliyat geçirmemiş olmak</li> <li>Panik bozukluk, anksiyete bozuklukları, bipolar bozukluk, intihar düşüncesi gibi rahatsızlıkların olmaması.</li> </ul> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/Screenshot_20220611-182349_Google.jpg" alt="" width="528" height="398" /> <ul> <li>Hayatının herhangi bir döneminde alkol, uyuşturucu/uyarıcı madde veya ilaç bağımlılığı yaşamamış olmak</li> <li>Karanlık, yükseklik, hız, kaza, kalabalık, boğulma/nefessiz kalma, dağınıklık, yalnızlık/izolasyon, kapalı/dar alan korkusu olmamak</li> <li>Epilepsi, titreme (tremor), MS (multiple skleroz), inme (felç) gibi sinir sistemi rahatsızlıkları bilinç bozukluğu yaşamamış olmak</li> <li>İnsülin veya diğer hipoglisemik ilaçlar ile tedavi gerektiren diyabet (şeker) rahatsızlığı olmamak</li> <li>Karmaşık sistemlerin çalışma prensiplerini anlamaya ilgili ve bunun için gerekli bilgi ve beceriye sahip olmak</li> <li>Özellikle rahatsız ve kısıtlı ortamlarda ve ilk kez karşılaşılan dış uyaranların varlığında problem çözme yeteneğine sahip olmak</li> <li>Takım çalışmasına yatkın olmak ve iletişim becerileri üst düzeyde olmak</li> <li>Baskı altında ve zorluklar karşısında soğukkanlı kalabilmek, çözüm odaklı olmak ve mantıklı kararlar alarak ilerleyebilmek.</li> </ul>
Gündelik hayatımızı yoğun bir şekilde yaşarken; bazen birçok işimizin halletmek yetişmek hiçte kolay olmuyor. Pratik ve faydalı bilgiler ise; resmen hayat kurtarıyor. <h3>Faydalı ve Pratik Bilgiler</h3> <strong>Saçlarınız matlaştıysa:</strong> <ul> <li>Saçlarınızı yıkadıktan sonra ılık su ile durulamak, saçlarınıza parlaklık verecektir.</li> </ul> <strong>Halınızdaki yağ lekesini çıkmıyorsa:</strong> <ul> <li>Halılardaki yağ lekesini çıkarmak için bir miktar tuz ve karbonat döküp fırçalayın.</li> </ul> <img class="wp-image-15503 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/halidaki-yag-lekesi-nasil-cikar-300x157.jpg" alt="" width="791" height="414" /> <strong>Bez ayakkabınız kirlendiyse:</strong> <ul> <li>Bez ayakkabılarınızı kullanmadığınız ya da atacağınız bir yastık kılıfının içine koyun ve daha sonra çamaşır makinesinde yıkayın. Bez ayakkabılarınızın ilk günkü gibi olduğunu göreceksiniz.</li> </ul> <strong>Ayakkabınız sıkıyorsa: </strong> <ul> <li>Yeni aldığınız bir ayakkabı ilk giydiğinizde ayağınızı sıkıyor olabilir. Bunun için ayakkabınızı birkaç dakika buhara tutmanız yeterli olacaktır. Ya da içine bir gece önceden nemli bez koyarak da açılmasını sağlayabilirsiniz.</li> </ul> <strong>Ütünün kıyafete yapışmasını önlemek için:</strong> <ul> <li>Temiz bir bezi sirke ile ıslatın, ardından üzerine tuz dökün ve tuzu beze iyice yedirin. Bu bezle ütünüz soğuk iken altını iyice silin. Biraz bekledikten sonra ütü yapmaya başlayabilirsiniz.</li> </ul> <strong>İçecekleriniz çabuk soğusun istiyorsanız: </strong> <ul> <li>İçecekleri hızlı soğutmak istiyorsanız şişenin etrafına ıslak kağıt sarıp buzdolabına koyun. İçeceğinizin 2-3 dakika içinde buz gibi olduğunu göreceksiniz.</li> </ul> <img class="wp-image-15502 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/soguk-icecekler-300x200.jpg" alt="" width="843" height="562" /> <strong>Doğal temizlik solüsyonu hazırlamak için:</strong> <ul> <li>Bir limon soyun ve bir miktar sirkenin içinde bir gece bekletin. Sabah içine biraz ılık su ekleyip, sprey şişesinde iyice çalkalayın ve temizlik yaparken kullanabilirsiniz.</li> </ul> <strong>Balık lekelerini kolay çıkarmak için:</strong> <ul> <li>Fırın tepsileri et ya da balık pişirdikten sonra oldukça zor temizlenir. Daha kolay temizleyebilmek için tepsi henüz sıcakken üzerine biraz tuz döküp, gazete kağıdıyla kuru kuru ve yumuşak bir şekilde ovalayarak temizlerseniz tepsiler çok daha kolay temizlenir.</li> </ul> <strong>Banyo aynalarınızı temizlemek için:</strong> <ul> <li>Banyo nemli bir alan olması sebebiyle, aynaları sık sık buğulanır. Neminin kaybolması sonrasında ise banyo aynaları oldukça kötü bir görünüm sunabilir. Fındık kadar, bir diş macununu alın ve su ile karıştırın. Homojen bir şekilde dağıttıktan sonra, bir bez yardımıyla aynalarınızı silin. Sonrasında o muhteşem fark karşısında küçük dilinizi yutabilirsiniz.</li> </ul> <strong>Beyaz çoraplarınız grileştiyse:</strong> <ul> <li>Beyaz çoraplarınız kimi zaman diğer çamaşırlarla karışıyor ve günden güne grileşiyor mu? İşte size mükemmel bir bilgi! Bir suyun içerisine limon suyu ve çoraplarınızı atar, 20 dakika kadar kaynatırsanız çoraplarınızın bembeyaz olduğunu görebilirsiniz.</li> </ul> <strong>Hamur işlerinizin daha taze kalması için:</strong> <ul> <li>Hamur işlerinizin daha geç bayatlaması için hamur işlerinizi bir kabın içerisine yerleştirin ve bir parça ekmek iliştirin. Böylece günler geçse dahi hamur işleriniz ilk günkü tazeliğini koruyabilecek.</li> </ul> <img class="wp-image-15504 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-3-4-300x169.jpg" alt="" width="770" height="434" /> <strong>Ağır eşyaları kolay taşıyabilmek için: </strong> <ul> <li>Ağır eşyalarınızı kaldırmadan önce ayak kısımlarına cam temizleyicisi sıkın. Her yerine sıktığınızda, oldukça kolay bir şekilde çekilebildiğini görebilirsiniz. Çünkü cam temizleyicisi, makinenizin kaymasını sağlayacak ve kolay hareket etmesine yardımcı olacaktır.</li> </ul> <strong>Bakır cezvelerinizi parlatmak için: </strong> <ul> <li>Bakır cezvelerinizi parlatmak için turşu suyu mucizesinden faydalanabilirsiniz. Pratik faydalı bilgiler arasında yer alan bu bilgi sayesinde, cezveniz çizilmeden parlak ve doğal renginde olabilecek. Öncelikle turşu suyunu bir kabın içerisine yerleştirin. Kuru bir bezi, turşu suyu içerisine daldırarak cezvenin tamamını bastırarak silin. Temiz sandığınız cezvenizden çıkan kire inanamayacaksınız!</li> </ul> <strong>Bayat ekmekleri tazelemek için: </strong> <ul> <li>Bayat ekmeklerin üzerine biraz su serpiştirip tepsiye yağlı kağıt üzerine koyup, fırına koyun, eskisi gibi taptaze olacaktır.</li> </ul>
<h3>Sesi ile gönülleri titreten, ünlü Saz Üstadı Neşet Ertaş’ın hayatı film oluyor</h3> Garip Bülbül Neşet<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/neset-ertas" target="_blank" rel="nofollow noopener"> </a>Ertaş’ın yapımcılığını, “Ayla”, “Müslüm” ve “Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu”nun yapımcısı Mustafa Uslu üstlenecek. Filmin yönetmen koltuğuna ise Ömer Faruk Sorak oturacak. Yapım, Prof. Erol Parlak’ın “Garip Bülbül, Neşet Ertaş” adlı iki ciltlik kitabından sinemaya uyarlanacak. Parlak kitabında yakın arkadaşı Neşet Ertaş ile yaptığı röportaj, görüşmelere yer verdi. Ayrıca abdal geleneğini de aktardı. Prof. Erol Parlak, filmin danışmanlığının yanı sıra Neşet Ertaş müziklerinin yapım ve süpervizörlüğünü de üstlenecek. Senaryosunu Fulya Özcan ve Mert Dikmen’in kaleme aldığı “Garip Bülbül, Neşet Ertaş”ın, orijinal müziklerini ise Yıldıray Gürgen hazırlayacak. <strong>Filmden ilk fragmanı:</strong> https://www.youtube.com/watch?v=rgau4TOWsqg Filmde, büyük usta Neşet Ertaş’ı, abdal geleneğini sürdüren iki ozan canlandıracak. Bektaş Dolu, Ertaş’ın gençliğini, Ramazan Bağgül ise sanatçının yaş aldıktan sonra Almanya’dan Türkiye’ye kadar uzanan dönemini oynayacak. Bozdağın son sesi, bozlak ve türkülerin usta yorumcusu, sazıyla, insana verdiği değerle dünyaca tanınmış Neşet Ertaş’ın hayatını anlatan, “Garip Bülbül, Neşet Ertaş”ın çekimleri yakında başlayacak. <h2>Neşet Ertaş’ın Hayatı</h2> Saz ve söz Üstadı olan Neşet Ertaş Türkiye'nin en önemli sanatçılarından biridir. 1938'de Kırşehir bağlı Çiçekdağı'nda dünyaya gelmiştir. 1950'li yıllarda 14 yaşındayken İstanbul'a gelen ünlü sanatçı, burada ilk plağını <strong>‘Neden Garip Garip Ötersin Bülbül’</strong> isimli şarkısı ile Beraber çıkardı. 1957 yılında çıkan bu albüm ile beraber ülke çapında en önemli halk ozanları arasına girdi. Halk tarafından çok fazla dinlenilen Neşet Ertaş aynı zamanda Musiki Cemiyeti tarafından da yoğun şekilde dinlenmekteydi. İstanbul'da kaldığı süre boyunca pek çok plak, konserve kaset çalışmaları gerçekleştiren Neşet Ertaş, bir süre sonra Ankara'ya yerleşti ve sanat yaşamına burada devam etti. Anadolu Efsanesi’’ ya da <strong>‘’Abdal müzisyen’’</strong> olarak bilinen Neşet Ertaş çizgisini hiç bozmadan hayata gözlerini kapayana kadar müzik yaşamını sürdürdü. Özellikle Ankara radyosunda ‘mahalli sanatçı’ unvanını kazanan Neşet Ertaş, Ankara'da hayatını sürdürürken çalıştığı bir gazinoda Leyla Hanım'la tanışıp evlendi ve bir çocuk sahibi oldu. <img class="wp-image-15465 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/1569403935246-nesettt-300x169.jpg" alt="" width="708" height="399" /> <strong>'YAŞAYAN</strong> <strong>İNSAN</strong> <strong>HAZİNESİ</strong>' Ertaş, Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlığı döneminde kendisine teklif edilen 'Devlet Sanatçısı' unvanını, 'Herkes bu devletin sanatçısı' diyerek kabul etmedi. Abdallık kültürünün son efsanesi olarak bilinen Ertaş, hayatta olduğu dönemde 'UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi' kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığınca 'Yaşayan İnsan Hazinesi' ilan edildi. 1970 yılından sonra sağlık sorunları nedeniyle müziği ara vermek zorunda kalan ünlü sanatçı, abisinin ısrarıyla Almanya’ya yerleşti. Çocukların eğitimi sebebiyle Almanya'da uzun süre yaşamını devam ettirdi. Bugüne kadar pek çok plak yapan Neşet Ertaş hala Büyük bir keyifle dinlenen en önemli halk ozanları arasında en başta gelmektedir. <strong><em>Neredesin Sen, Ah Yalan Dünya, Zahidem, Gönül Dağı ile gönüllere taht kuran Muhteşem sazı, içimizi titreten sesi ve mütevazi kişiliği ile büyük Üstad 'Neşet Ertaş' geçti bu dünyadan...</em></strong>
<h3>Kelt Astrolojisi doğanın ta kendisidir ve burçlar bu astrolojide ağaçlara göre belirlenir. Doğduğunuz gün, hangi ağaçla ilgili olduğunuzu gösterir. Şimdi kendinizle özdeşleşen ağacı bulun ve onunla bütünleşin.</h3> <strong>ELMA:</strong> (23 - 31 Aralık) Cazibeli, Fiziksel olarak dikkat çekici ve etkileyici. Hoş bir auraya sahip. Flörtçü ve maceraperest ama hassas ve her zaman aşık bir tip. Sevmeye ve sevilmeye meraklı. Sadık ve hassas bir eş. Bilimsel konulara yeteneği var. <strong>DİŞBUDAK: </strong>(22 Kasım - 1 Aralık) Farklı bir çekiciliğe sahip, hayat dolu, talepkâr, düşüncesizce hareket eden ve eleştirilere kulak asmayan biri. Hırslı, akıllı, yetenekli, kaderine hükmetmeyi seven, egoist olmaya elverişlidir. Ama ona güvenebilirsiniz. <strong>KAYIN:</strong> (22 - 23 Aralık) İyi bir zevki vardır. Görünüşe ve kendi görüntüsüne önem verir. Materyalist sayılır. Hayatı ve kariyeri için çok ve düzenli çalışır. Ekonomiktir. Gereksiz risklere girmez. Makul bir tiptir. <strong>HUŞ:</strong> (24 - 25 Haziran) Hayat dolu, etkileyici, elegan, arkadaş canlısı, gösterişten uzak, mütevazi, aşırılıktan hoşlanmayan, kaba şeylerden nefret eden biridir. Doğal ve sakin bir yaşamı tercih eder. Fazla tutkulu değildir. Hayal gücü yüksek ve az hırslıdır. <strong>SEDİR:</strong> (9-18 Şubat) Zarif, her ortama ayak uydurabilen, lüksü seven, sağlığına dikkat eden, kendine güvenen, başkalarına da biraz yukarıdan bakan biridir. Kararlı, sabırsız ve başkalarını etkilemeyi sever. İyimser ve beceriklidir. <strong>KESTANE:</strong> (15-24 Mayıs) Alışılmadık bir güzelliği vardır ve insanları etkilemek gibi bir derdi yoktur. Adil ve neşelidir. Doğuştan diplomattır. Çok kolay huzursuzluğa kapılır ama her türlü ilişkisinde hassastır. Bazen olağandışı davranır. Sevgili bulmakta güçlük çeker. <strong>SELVİ:</strong> ( 25 Ocak - 4 Şubat) Güçlü, fiziksel olarak kaslı, her ortama uyabilen, hayatla fazla uğraşmayan, hoşnut, iyimser, paraya meraklıdır. Yalnızlıktan nefret eder. Kolay kolay tatmin edilemeyecek kadar tutkuludur. Ama sadıktır. Modu çabuk değişir. Kurallara boyun eğmez. <strong>KARAAĞAÇ: </strong>(12 - 24 Ocak) Müşfik, fiziksel olarak düzgün, giyimine dikkat eden, taleplerinde aşırılığa kaçmayan, insanlara neşe verebilen, liderlik etmeyi seven ama kendisinin altta olmayı sevmeyen biridir. Dürüst ve sadık bir eştir. Başkaları için karar vermeyi sever. Cömerttir. <strong>İNCİR: </strong>(14 - 23 Haziran) Çok güçlü, bağımsız, tartışmalara ve zıtlıklara fazla izin vermeyen, aile hayatına düşkün, iyi bir baba ve hayvanseverdir. Sosyal bir kelebek gibidir. Espriden anlar, aylaklığı ve tembelliği de sever. Bencilliği vardır. Akıllı ve pratiktir. <strong>KÖKNAR:</strong> (01 - 11 Ocak) Sıradışı bir zevki vardır. Sofistike ve kadirsinaştır. Güzel olan her şeyi sever. Dikbaşlı, çabuk mod değiştiren, bencil olmasına rağmen kendisine yakın olanlarla ilgilenen biridir. Çok mütevazi olduğu söylenemez. <strong>FINDIK:</strong> (24 Eylül - 3 Ekim) Çekici, anlayışlı, insanları nasıl etkileyeceğini bilen, fazla talepkar olmayan, sosyal hayatta aktif ve girişken hatta dövüşken biridir. Popülerdir. Psikolojik durumu çabuk değişir. Kaprisli bir aşıktır. Ama dürüst ve eşine toleranslı davranır. <strong>GÜRGEN:</strong> (4 - 13 Haziran) Dış görüntüsüne ve bakımlı olmaya dikkat eder. Zevk sahibidir. Başkalarını kendinden fazla düşünür. Hayatı mümkün olduğunca kolay bir hale getirmeye çalışır. Kararsızdır. Güven problemi yaşayabilir. <strong>IHLAMUR:</strong> (13 - 22 Eylül) Hayatın ona getirdiklerini kabul eder. Kavga ve tartışmadan nefret eder. Çalışkandır. Tembelliği ve bencilliği hiç sevmez. Streslidir. Yumuşak huylu ve merhametlidir. Arkadaşları için çekinmeden fedakarlık yapar. Becerikli olmasına rağmen bunları değerlendirmesini bilmez. <strong>AKÇAAĞAÇ:</strong> (11 - 20 Nisan) Hayal gücü ve orjinallikle dolu hiç de sıradan olmayan biridir. Utangaç, hırslı, gururlu, kendine güvenen, yeni deneyimlere aç biridir. Genellikle sinirli ve gergin bir yapısı vardır. Hafızası kuvvetlidir. Aşk hayatı biraz karmaşıktır. Başkalarını etkilemeyi sever. <strong>MEŞE:</strong> (21 - 22 Mart) Sağlam yaradışlı, cesur, güçlü, bağımsız ve girişkendir. Acıma duygusu çok yoktur. İşini şansa bırakmayı sevmez. Ayaklarını yere sağlam basmak ister. Hareketlidir. <strong>ZEYTİN:</strong> (23 - 24 Eylül) Makul biridir. Güneşi ve sıcak havaları sever. Kibar duyguları vardır. Öfke ve şiddetten kaçınır. Sakin ve toleranslıdır. Adalet duygusu gelişmiştir. Hassas kıskançlıktan uzak bir yapısı vardır. Okumayı ve sofistike insanlarla muhatap olmayı sever. <strong>ÇAM:</strong> (24 Ağustos - 02 Eylül) Uyumlu ilişkileri sever. Dinç ve güçlüdür. Nasıl rahat edebileceğini bilir. Doğal ve hareketli biridir. İyi bir partnerdir. Çok arkadaş delisi değildir. Çabuk aşık olur ama ateşi çabuk söner. Her şeyden kolay vazgeçebilir. <strong>KAVAK:</strong> (01 - 14 Mayıs) Arkasının güçlü olmasını ve sıkı insanlarla muhatap olmasını sever. Çok seçicidir. Artistik bir doğası vardır. Kin tutar. Ayrıca İyi bir organizatördür. Felsefik takılmayı sever. <strong>ÜVEZ:</strong> (04 - 13 Ekim) Dikkat çekici, neşe verici, bencillikten uzak, dikkat çekmeyi seven biridir. Hayata bağlıdır. Yerine ve duruma göre hem bağımlı hem de bağımsız olabilir. Zevklidir. Duygusal, hassas, tutkulu ve artistik özellikleri vardır. <strong>CEVİZ:</strong> (24 Ekim - 11 Kasım) Garip ve zıtlıklarla dolu biridir. Egoist ve agresiftir. Beklenmedik tepkiler gösterir. Asil bir ruhu vardır. Spontanedir. Çok hırslıdır ve hiç esnekliği yoktur. Zor ve alışılmışın dışında bir eştir. Çok zor beğenir. Çok kıskanç ve tutkuludur. <strong>SALKIMSÖĞÜT: </strong>(03 Eylül - 12 Eylül) Güzel ve çok melankoliktir. Etkileyicidir. Güzel ve zevkli şeylere meraklıdır. Seyahat etmeyi sever. Hayalperesttir. Kaprisli ama dürüsttür. Başkalarının duygularına önem verir. Çabuk etki altında kalır. Sezgileri de kuvvetlidir. Aşıkken acı çeker ama demir atabileceği birini bulabilir.
<strong>Jennifer Lopez...</strong> kıvrak dansları ile sergilediği muhteşem sahne performansları, güzelliği, şarkıları ve oyunculuğu ile o dünya çapında bir star, onu kim tanımaz ki? Bu ışıltılı dünyasında parlayan starın, sahne arkasında da neler yaşadığını anlatan, hayatını tüm yönleriyle samimi bir şekilde bize yansıtan film tadında belgesel çekilmiş. <strong>2020’de yapılan Super Bowl’daki devre arası şovunu temel alarak Jennifer Lopez'in kariyerini ve hayatını anlatan 'Halftime' adlı belgeselin galası Tribeca Film Festivali'nde yapıldı. Lopez, çocuk hayranlarının sevgi gösterisi karşısında duygulandı. </strong> Jennifer Lopez, Shakira ile birlikte 2020’de yapılan Super Bowl’daki devre arası şovları ile hafızalara kazınmıştı. İki Latin divanın Miami’deki Hard Rock Stadyumu’ndaki gösterişli şovu, Lopez’in gözünden bir belgesele dönüştürüldü. Super Bowl devre arasını temel alarak 52 yaşındaki sanatçıyı anlatan <strong>‘</strong>Halftime’ adlı belgeselin galası Tribeca<strong> </strong>Film<strong> </strong>Festivali kapsamında United Palace Theater'da yapıldı. 14 Haziran’dan itibaren dijital platformda gösterilecek olan filmin galasında hazır bulunan Lopez, filmin yönetmeni Amanda Micheli, Tribeca Film Festivali kurucuları Robert De Niro ve Jane Rosenthal ile bir araya geldi. Galada küçük hayranları etrafını saran Lopez, sevgi gösterisine de kayıtsız kalamadı ve duygulandı. Galada Tom Ford imzalı elbise giyen Lopez, stilini Lorraine Schwartz marka mücevherle tamamladı. Super Bowl devre arasının perde arkasını yansıtan belgesede Lopez’in kariyeri ve kişisel hayatına dair anlatıya da yer veriliyor. 17 yıl sonra yeniden birlikte olmaya başladığı Ben Affleck de belgeselde görülürken, Lopez’in 14 yaşındaki ikizleri Max ve Emme ile arasındaki bağ da filmde anlatılıyor <blockquote> <h3>Lopez, belgeselde çok yönlü kariyeri ve gözler önünde bir hayat sürmenin beraberinde getirdiği baskı hakkında konuşuyor.</h3> </blockquote> Film, Lopez'in sadece bugün olduğu kadına ve sanatçıya değinmekle kalmıyor, aynı zamanda onun ilişki durumu, kilosu ve vücudu hakkında medya tarafından zorbalığa uğradığı geçmişine de değiniyor.
<h2><strong>Zaman kristalleri nedir?</strong></h2> Evren’de iki tür 4 boyutlu madde var: Dört boyutlu uzayda var olan hiperküp gibi şekiller ve yaşadığımız 3B uzayda zaman boyutuyla birlikte oluşan <strong>zaman kristalleri</strong>. Zaman kristalleri aslında zamanda tek yönde periyodik hareketler yapan normal madde atomlarından oluşuyor. Nasıl derseniz: Maddeyi oluşturan atomlar uzayda sadece tek yönde simetrik olarak dizildiğinde, kuvars ve buz kristalleri gibi düzenli yapılar oluştururlar. Böylece Meksika’nın Naica Mine bölgesinin altında yer alan Dev Kristal Mağarası gibi yer şekilleri ortaya çıkmış olur. <blockquote>Buna karşın, maddeyi oluşturan atomlar zamanda tek yönde simetrik olunca, yani ortamdan enerji çekmeden, kendiliğinden düzenli (periyodik) hareketler yapınca zaman kristalleri meydana geliyor. Elbette atomların enerji harcamadan sonsuza dek titremesi termodinamik yasalarına aykırı.</blockquote> Ancak, atomları mutlak sıfıra kadar soğutunca kristalleri yapmanın bir yolu da var ve fizikçiler zaman kristallerini beş yıl önce, bu yöntemle ürettiler. Şimdi de laboratuvarda kuantum fiziğini zaman kristalleriyle açıklamaya çalışıyorlar. Maddenin yeni hali olan 4B madde, zamana göre belirli yönde hareket eden maddeden oluşuyor. <img class="wp-image-14875 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/Zaman-Kristalleri_Bilimfilicom1-300x152.jpeg" alt="" width="673" height="341" /> <h3><strong>Ne işe yarayacak? </strong></h3> Zaman kristalleri ile yepyeni bir bilim dalı açıldı ve fiziği zaman kristalleriyle açıklamak konusunda daha işin başındayız; ancak elektronik saatleri çalıştıran kuvars kristallerini zaman kristallerinin davranışlarına örnek gösterebiliriz. Kristalleri oluşturan atomlar yalnızca belli bir yönde titrediği için neredeyse kesin periyodik hareketler yapıyor ve son derece dakik oluyor. Bu da zamanı kuvars kristalleriyle doğru ölçmemizi sağlıyor. Bu teknolojiyi 1970’lerden beri kol saatlerinde kullanıyoruz. Aslında zaman kristalleri, pek çok teknolojinin çalışma prensiplerini atom ölçeğinde açıklamakta da kullanılabilir. Zaman kristali mantığına aslında günlük hayattan birçok örnek verebiliriz: Canlı konserde akustik gitar çalarken titreyen gitar telleri, müzik stüdyosunda sarkaç hareketi yapan metronomlar ve bizzat sarkaçlı saatleri çalıştıran ağırlıklar periyodik hareketler yapıyor. Yeni teoriye göre; bütün bunları zaman kristalleriyle, yani zamanda simetri kırılmasıyla açıklamak mümkün. Ancak önemli bir nokta daha var: Zaman kristalleri, sadece mikroskobik kuantum dünyasında ortaya çıkıyor. Her ne kadar zamanda periyodik hareketler yapan tüm cisimleri yeni teoriye göre 4B madde olarak sınıflandırsak da Evren’de makroskobik boyutta zaman kristali yok; çünkü kuantum fiziği sadece atom boyunda ve daha küçük ölçeklerde geçerli. Yazıyı okurken bunu akılda tutmamız gerekiyor. <h3><strong>Zaman kristallerini kim buldu?</strong></h3> Zaman kristallerini Nobel ödüllü teorik fizikçi; <strong>Frank</strong> <strong>Wilczek</strong> 2012 yılında ortaya attı. Wilczek üç boyutlu uzaya zamanı eklediğimizde Evren’in 4B olarak tanımlandığını biliyordu. Böylece zaman içinde hiç enerji harcamadan periyodik hareketler yapan atomları 4B madde olarak sınıflandırdı. <img class="alignnone wp-image-14876" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/nobel_laureate_frank_wilczek-300x200.jpg" alt="" width="693" height="462" /> Sonra California Üniversitesi, Berkeley’den Norman Yao, laboratuvarda zaman kristalleri oluşturmak için özel bir yöntem geliştirdi. Ardından, Maryland ve Harvard Üniversitesi’nden araştırmacılar Yao’nun yöntemini kullanarak dünyanın ilk zaman kristallerini ürettiler. <h3><strong>Peki bu buluş hangi sorulara cevap bulacak?</strong></h3> <strong>Zaman kristalleri fizikçilerin bugüne dek çözemedikleri büyük bilimsel soruları yanıtlamasını sağlayacak. Birkaç örnek verecek olursak:</strong> <ul> <li>Büyük patlama nasıl oluştu?</li> <li>Büyük patlamadan önce ne vardı?</li> <li>Kara deliklerin merkezindeki teklik nedir?</li> <li>Atom dünyasını açıklayan kuantum fiziği ile astronomik mesafeleri açıklayan görelilik teorisini nasıl birleştiririz?</li> <li>Oda sıcaklığında çalışan süper iletkenlerle nasıl uçan araba yaparız?</li> <li>Uzay boşluğundan bedava enerji çıkarmak mümkün mü?</li> <li>Devridaim<a href="https://khosann.com/termodinamikte-devrim-devridaim-makineleri-kuresel-isinmaya-care-olmak-icin-uzay-boslugundan-enerji-uretmek-2/amp/" target="_blank" rel="nofollow noopener"> </a>makinesi yapabilir miyiz?</li> <li>Kuantum fiziğinde Heisenberg’in belirsizlik ilkesi neden var ve parçacıklar neden hem tanecik dalga özelliği gösteriyor?</li> <li>Neden mutlak sıfırın altına inmeye kalktığımız zaman atomlar daha fazla soğumak yerine ısınmaya başlıyor?</li> </ul>
<h3>Salda Gölü’nün mikrobiyal ekolojisinin belirlenmesine yönelik yürütülen proje sonunda tamamlandı. Elde edilen veriler ise; NASA tarafından Mars araştırmaları için kullanılacak. Bunlara ek olarak; Salda Gölü havzasında bir bilim araştırma merkezi kurulması için de hazırlıklar başladı.</h3> İstanbul Teknik Üniversitesi ile Boğaziçi Üniversitesi'nin işbirliği ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığıyla Burdur’da yer alan Salda Gölü ’nün mikrobiyal ekolojisinin belirlenmesine yönelik yürütülen proje nihayet tamamlandı. Bu kapsamda birçok yönden Kızıl Gezegen olarak bilinen Mars’a benzeyen Salda Gölü’nden elde edilen veriler, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından Mars araştırmalarında da kullanılacak. <strong>NASA’YA VERİ AKTARIMINDA KULLANILACAK</strong> Yapılan kapsamlı araştırma sonucunda, mikrobiyal evrimde önemli rol oynayan mikrobiyal türler keşfedilerek, gölün bu açıdan detaylı bir haritası çıkarıldı. Haziran 2021’de başlayan ve Aralık 2021’de sona eren projenin paydaşları arasında yer alan Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Bahar İnce, Salda Gölü’nün dünya yüzeyinde bakteri türlerinin evrimini anlamak için çok önemli ipuçları barındırdığını vurguladı. Prof. Dr. Bahar İnce, <em><strong>“Mikrobiyolojik açıdan oldukça zengin bir potansiyele sahip Salda Gölü’nde dünyada mikrobiyal evrimde önemli ipuçları barındırdığını düşündüğümüz bakteri familyaları yoğun şekilde yer alıyor.''</strong></em> <img class="wp-image-14499 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/1613635296512-nasa-300x169.jpg" alt="" width="676" height="381" /> Uluslararası saygınlığa Salda Gölü’ndeki mikroorganizmalara ait ilk gen dizileri elde edildi. Tüm bunlar NASA’nın Mars üzerinde gerçekleştirdiği çalışmalara nitelikli veri bankası sağlayacak” diye konuştu. Prof. Dr. İnce, bu keşiflerle birlikte Salda Gölü’nün koruma ve kullanma planlarının, gölün mikrobiyal ekolojisini de dikkate alacak şekilde genişletilmesi gerektiğini de söyledi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Salda Gölü havzasında bilim araştırma merkezi kurulması kararı aldığı bilgisini de paylaşan bilim insanı, <strong><em>“Bu merkezin yakın zamanda faaliyetlerine başlaması için hazırlıklar sürüyor. Merkezde disiplinlerarası bilim insanları yer alacak. Ayrıca uluslararası işbirlikleriyle ileri bilimsel araştırma projelerinin yürütülmesi de hedefleniyor. Ülkemizin genç araştırmacılarına katkı sağlayacak bir platform olması da isteniyor”</em></strong> dedi. Uluslararası kabul görmüş platformlarda patentlenmek üzere, Salda Gölü'ndeki mikroorganizmalara ait ilk gen dizileri elde edildi. NASA'nın Mars üzerinde gerçekleştirdiği çalışmalara nitelikli veri bankası da sağlanmış oldu.
<strong>Telepati Nedir?</strong> Bir kimsenin kafasından geçenleri ya da çok uzakta olan bir olayı, arada hiçbir araç ve duygusal hiçbir bağlantı olmaksızın algılayabilme, hatta düşüncelerini yönlendirebilme ve yönetebilme yeteneğidir. Telepati denince akla tabi ki telepati ilminin ustası ünlü telepat Wolf Messing gelir. <img class="alignnone wp-image-14223" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-4-2-300x169.jpg" alt="" width="699" height="394" /> <strong>İşte Wolf Messing'in sıradışı hayat hikayesi:</strong> Ünlü telepat 10 Eylül 1899'da yoksul bir Yahudi ailede Polonya'da dünyaya gelmiştir. Ünlü telepat yeteneğini, ailesinin onu dini bir eğitim görerek haham olması için okula vermek istemesi sonucu evden kaçmaya çalışmasıyla keşfetti. Cebinde bileti bile olmadan bir gün trene binmeye çalışan Messing, bilet görevlisini görünce heyecan yapar ve bir an eline geçen gazete parçasını görevliye bilet diye ikna etmeye çalışır. Gazete parçasını görevliye bilet olduğunu inandıran Messing böylelikle yeteneğini bir trende keşfetmiş oldu. Peki o an için tren görevlisi Messing'le uğraşmak istememiş de olabilir mi ? Bunu elbette bilemeyiz. Berlin'e gittikten sonra bir sirkte çalışmaya başlayan Messing burada sirkte bulunamayan, kaybolan çeşitli eşyaları bularak dikkat çekti ve ünlenmeye başladı. Bu ünden sonra turnelere çıkıp birçok ünlüyle çalışmaya başladı. Çıktığı turneler esnasında Einstein, Freud ve Gandhi gibi isimlerle tanıştı. Freud ile tanışması ise Einstein sayesinde oldu. Bu ikilinin rehberliğinde çeşitli telepati deneyine katılan Messing, Freud ile de çeşitli deneyler yaptı. <h3><strong>Kehanetlerle sirklerden siyasate doğru geçiş...</strong></h3> <strong>Hitler'in ölüm kararı</strong> Gandhi ile de telkin deneyleri yaptı. Peki Hitler, Wolf Messing'i neden öldürmek istedi? İkinci Dünya Savaşından birkaç yıl önce bulunduğu bir kehanet nedeniyle Hitler, Messing hakkında ölüm kararı çıkarttı. Hatta öyle ki Messing'i yakalayanlara da iki yüz bin Alman markı ödül vereceğini duyurdu. Hitler'i böylesine rahatsız eden Messing'in kehaneti ise şuydu: <em><strong>"Çok büyük bir savaş çıkacak, Naziler Avrupa’yı ele geçirecek ama Hitler Doğu’ya saldırırsa bu, onun sonu olacak, 1945 Mayıs'ında savaş sona erecek ve Sovyet tankları Berlin’i ve faşizmi çiğneyecek…"</strong></em> <img class="alignnone wp-image-14224" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-5-2-300x169.jpg" alt="" width="676" height="381" /> <strong>Telapati yoluyla kaçtı</strong> Ölümünün istendiği bu kehanet sonrasında Messing yakalanmış olsa da ölmedi. Çünkü denilenlere göre telapati yoluyla koyulduğu hücreden elini kolunu sallayarak çıktı. Kaçması üzerine de Sovyetler Birliği'ne sığındı ve bunu da telkin yoluyla gerçekleştirdi. Bunun üstüne Rusya'da da gösteriler düzenlemeye başladı hatta bir gösteri esnasında Stalin'in adamları Messing'i Stalin'in karşısına çıkardı. <strong>Banka soyması bile istendi </strong> Bankaya giren Messing, elindeki kağıt parçasını görevliye uzatarak yüz bin ruble vermesi için telkinlerde bulunmaya başladı ve ardından yüz bin rublenin içinde bulunduğu çanta Messing'e verildi. Bunun üzerine Stalin, Messing'e birkaç daha görev verdi: istekleri ise şunlardı: bankadan büyük miktarda para çekmek gardiyanları atlamak ve ardından devlet başkanının ofisine gitmekti. Messing, hepsini başarılı bir şekilde tamamladı. Böylece Stalin'in onu tanınmasını ona inanmasını sağladı. Bunun sonucunda himayesine girmeyi de başardı. <h3><strong>Messing'in telepati yeteneği ile ilgili sözleri:</strong></h3> <h3>İnsanların düşünceleri bana resimler şeklinde geliyor. Çoğunlukla, belirli bir eylemin ya da yerin görüntülerini görürüm” diyordu. Messing'in daima üzerinde durduğu bir husus da düşünceleri okuma yeteneğinin herhangi bir doğaüstü ya da gizemli yanı olmamasıydı. Telepatinin, sadece doğal yasaların kullanılmasını kapsayan bir olgu olduğunu ısrarla tekrarlardı: “Kendimi, önce belirli bir gevşeklik haline sokuyorum. Bu halet içerisindeyken duygu ve güç topladığımı deneyimliyorum. Bundan sonra telepatiyi gerçekleştirmek artık kolay oluyor. Hemen hemen her düşünceyi zaptedebilirim. Vericiye dokunmam halinde, gönderilmekte olan düşünceyi genel 'parazit’ten ayırt etmem kolaylaşıyor. Temas asla benim için ihtiyaç oluşturmaz"</h3> <strong>Ünlü kahin nasıl ve ne zaman vefat etti ?</strong> Ünlü telepat 1974 yılında öldü. Ölüm ise onun son öngörüsüydü. Planlı bir operasyon için evden ayrılan Messing, ev manastırına geri dönmeyeceğini fısıldadı. Böylece oldu. Başarılı bir operasyon kâhiyi kurtarmadı: böbrekler yükü kaldıramadı, Wolf öldü. Şayet olur da bir gün kahinlerin mezarını ziyaret etmeye karar verirseniz, Moskova'daki Vostryakovskoye mezarlığına gitmek zorunda kalacaksınız, mezarı bulmak pek kolay olmaz belki ama ancak istenirse de mümkün... <strong> </strong>
Herkesin mutlaka izlemesi gerektiğini düşündüğümüz, her bölümünde insanı bilgilendiren en iyi <strong>10 tarihi belgesel </strong>bu yazımızda sizleri bekliyor. Evde güzel vakit geçirmenin en keyifli aktivitelerinden biri de insanın ufkunu açan farklı belgeseller ve filmleri izlemek diye düşündüm. Size keyifli seyirler! <strong>HİITLER’S CİRCLE OF EVİL</strong> Hitler’in yükselişini ve çöküşünü anlatan ve 10 bölüm yayınlanan bir tarihi belgesel. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ.jpg" sizes="(max-width: 662px) 100vw, 662px" srcset="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ.jpg 800w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-300x169.jpg 300w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-768x432.jpg 768w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-192x108.jpg 192w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-384x216.jpg 384w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-364x205.jpg 364w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-728x409.jpg 728w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-561x316.jpg 561w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-265x149.jpg 265w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-531x299.jpg 531w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-608x342.jpg 608w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-758x426.jpg 758w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-85x48.jpg 85w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-171x96.jpg 171w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/AAAABTAcRkWkkmLvNBJTZNPWn25UgfuQwFAF1k5TB35mD_jcpoYPTjS6xZV1e7BbHlCxCsxFBk9qZ-1DoBDt6XQjhvmj5gm8RlvosrhZ-313x176.jpg 313w" alt="" width="662" height="372" /> Bu belgesel, Adolf Hitler’in politik kariyerinin şekillenmesinde rol oynayan kişiler ve onların hikayelerine değiniyor. Nazi Almanya’sının doğuşundan çöküşüne kadar olan süreci işleyen oldukça başarılı belgeselde, bir diktatör zihniyeti nasıl doğar, nasıl gelişir, yanındakiler tarafından nasıl beslenir çok iyi işlenmiş. Yapım, özellikle Hitlerin beyin takımına odaklanarak dönemi anlatmasıyla benzerlerinden ayrılıyor. <strong>THE FIRST WORLD WAR (NATİONAL GEOGRAPHİC: I. DÜNYA SAVAŞI)</strong> Bu tarihi belgesel 20. yüzyılın dönüm noktası olan 1. Dünya savaşına yeni yorumlar ve farklı bakış açılarıyla yaklaşıyor. Ayrıca modern tarihi olabilecek en iyi şekilde açığa çıkarıyor. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom.jpg" sizes="(max-width: 662px) 100vw, 662px" srcset="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom.jpg 800w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-300x169.jpg 300w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-768x432.jpg 768w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-192x108.jpg 192w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-384x216.jpg 384w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-364x205.jpg 364w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-728x409.jpg 728w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-561x316.jpg 561w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-265x149.jpg 265w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-531x299.jpg 531w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-608x342.jpg 608w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-758x426.jpg 758w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-85x48.jpg 85w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-171x96.jpg 171w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/297062.custom-313x176.jpg 313w" alt="" width="662" height="372" /> Dünya çapında Birinci Dünya Savaşı hakkında yapılmış en iyi belgesel dizilerinden biri olarak kabul edilen Birinci Dünya Savaşı, çatışmanın güçlü, orijinal ve gerçekten kapsamlı bir anlatımı. Savaşı, daha önce hiç olmadığı kadar gerçek anlamda küresel bir askeri bağlama oturtuyor. Nedenlerinden savaşın cephede ve ön saflarda yürütülmesine ve sonrasına kadar savaşın her yönünü inceliyor. <strong>GÖBEKLİTEPE </strong> Unesco tarafından 2011’de Dünya Mirası geçici listesine alınan, inşası milattan önce 10000 yılına uzanan, inşa edildikten 1000 yıl sonra üstleri insanlar tarafından kapatılarak gömülen bu tapınaklar yeniden gün ışığına çıkıyor. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5.jpg" sizes="(max-width: 662px) 100vw, 662px" srcset="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5.jpg 800w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-300x169.jpg 300w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-768x432.jpg 768w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-192x108.jpg 192w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-384x216.jpg 384w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-364x205.jpg 364w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-728x409.jpg 728w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-561x316.jpg 561w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-265x149.jpg 265w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-531x299.jpg 531w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-608x342.jpg 608w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-758x426.jpg 758w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-85x48.jpg 85w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-171x96.jpg 171w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/thumbs_b_c_b38360e02bdddb342ae34742db15dda5-313x176.jpg 313w" alt="" width="662" height="372" /> Göbeklitepe üzerine yapılmış ilk uzun metrajlı ve bol ödüllü belgesel olan “Göbeklitepe – Dünya’nın ilk tapınağı” ile kazıldıkça insan hakkında bildiklerimizi ve yazılı tarihi sil baştan yazdıran bu tapınakların, üzerindeki gizem perdesinin aralanmasına siz de tanıklık edin. <strong>BBC ANCIENT ROMA</strong> BBC yapımı altı bölümlük bir belgesel drama. Özellikle Roma tarihine meraklı kişilerin kaçırmamasını tavsiye edeceğimiz belgesel, Roma İmparatorluğunun yaşadığı dönüm noktalarını tarihi bir dizi tadında anlatıyor. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080.jpg" sizes="(max-width: 662px) 100vw, 662px" srcset="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080.jpg 800w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080-300x164.jpg 300w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080-768x420.jpg 768w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080-561x307.jpg 561w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080-265x145.jpg 265w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080-531x291.jpg 531w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080-364x199.jpg 364w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080-728x399.jpg 728w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080-608x333.jpg 608w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080-758x415.jpg 758w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080-88x48.jpg 88w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080-175x96.jpg 175w, https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/x1080-313x171.jpg 313w" alt="" width="662" height="362" /> <strong>İRAN: BİR DEVRİMİN ANATOMİSİ</strong> Onlarca yıl süren saltanat yönetiminden sonra milyonlarca İranlı’nın, acımasız, yozlaşmış ve kanunsuz görülen rejimi protesto etmek için sokağa inişini aktaran belgesel, şahlık rejiminin çöküşünü anlatıyor. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15.jpg" sizes="(max-width: 662px) 100vw, 662px" srcset="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15.jpg 800w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-300x169.jpg 300w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-768x432.jpg 768w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-192x108.jpg 192w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-384x216.jpg 384w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-364x205.jpg 364w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-728x409.jpg 728w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-561x316.jpg 561w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-265x149.jpg 265w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-531x299.jpg 531w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-608x342.jpg 608w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-758x426.jpg 758w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-85x48.jpg 85w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-171x96.jpg 171w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/maxresdefault-15-313x176.jpg 313w" alt="" width="662" height="372" /> <strong>HIROSHIMA: THE REAL HISTORY</strong> Bu tarihi belgesel, dünyanın ilk nükleer saldırısını, ilk elden görgü tanıklarının anlatımı ve patlamanın bilgisayarda oluşturduğu görüntülerle anlatıyor. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2.jpg" sizes="(max-width: 662px) 100vw, 662px" srcset="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2.jpg 800w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2-300x175.jpg 300w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2-768x448.jpg 768w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2-561x327.jpg 561w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2-265x155.jpg 265w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2-531x310.jpg 531w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2-364x212.jpg 364w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2-728x425.jpg 728w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2-608x355.jpg 608w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2-758x442.jpg 758w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2-82x48.jpg 82w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2-164x96.jpg 164w, https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/UPF-112017-p18-TimesPast-popup-2-313x183.jpg 313w" alt="" width="662" height="386" /> 6 Ağustos 1945’te ABD bombardıman uçağı Enola Gay’in, Japonya’nın Hiroşima kentine atom bombası atarak 100.000’den fazla insanı öldürmesi üzerine, saldırıdan kurtulanların başına gelenleri inceleyerek, konaklama, yiyecek, su veya dışarıdan yardım almadan yıkımı nasıl aştıklarını aktarıyor.
Gelişen teknolojiyle birlikte beyin görüntüleme teknikleri ve yapay zeka ile beyin okumaya artık bir adım daha yakınız. Bilim kurgu eserlerinden aşina başkasının düşüncelerini okumak, ne hissettiğini bilmek bize her zaman ilgi çekici ve bir o kadar da korkutucu gelir. Bu fikir, bilim kurgu filmlerine, kitaplarına, oyunlarına da sıkça yansıyor. Bu alan ile ilgilenen <strong>Nörobilim,</strong> yeni teknolojileri kullanarak duyguları ve düşünceleri okumayı mümkün hale getirmeye çalışıyor. olduğumuz bu fikir yakın gelecekte mümkün olabilir. Bir başkasının düşüncelerini okumak, ne hissettiğini bilmek bize her zaman ilgi çekici ve bir o kadar da korkutucu gelir. Bu fikir, bilim kurgu filmlerine, kitaplarına, oyunlarına da sıkça yansıyor. Bu alan ile ilgilenen Nörobilim, yeni teknolojileri kullanarak duyguları ve düşünceleri okumayı mümkün hale getirmeye çalışıyor. <img class="wp-image-13662 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/evrimagaci.org_public_content_media_bbd7474e2edda068464f4ede56b86f91-300x169.jpg" alt="" width="666" height="375" /> <strong>Yapay zekanın gelişmesiyle birlikte "beyin okumak yapay zeka ile gerçekleştirilebilir mi..?" sorusu da gündeme gelmiş oldu.</strong> <ul> <li>Çin ve ABD, yapay zeka ve sinirbilim araştırmalarına öncülük ediyor. ABD Savunma Bakanlığı, anıları<strong> </strong>düzeltmek için kullanılabilecek bir teknoloji geliştiriyor.</li> <li>Sadece bilim insanları değil; Elon Musk'ın Neuralink'i ve Facebook gibi büyük oyuncular da dahil olmak üzere çeşitli firmalar da bu konuda ilerleme kaydediyor. Facebook, kullanıcıların konuşmadan iletişim kurmasını sağlayacak bir beyin - bilgisayar arayüzü oluşturmak için bir projeyi finanse etmişti. Neuralink ise beyin implantları üzerinde çalışıyor ve Nisan 2021'de, şirketin implante edilmiş çipini kullanarak zihniyle<strong> </strong>oyun<strong> </strong>oynayan<strong> </strong>bir<strong> </strong>maymunun videosunu yayınlamıştı.</li> <li>Bir Amerikan şirketi olan Kernel, tüketici pazarı için beyin<strong> </strong>aktivitesini<strong> </strong>gerçek zamanlı olarak kaydedebilen bir kulaklık geliştirmişti.</li> </ul> <h3>Yalan makinesi nihayet gerçek olabilir mi?</h3> Eğlence amaçlı ya da polis sorgularında kullanılan türevleri olsa da bunlar hala güvenilir %100 doğru bilgi sunan cihazlar değil. Gelinen aşamada doğru bilgi sunan bir yalan<strong> </strong>makinesi<strong> </strong>hala<strong> </strong>icat<strong> </strong>edilmedi<strong>.</strong> <h3>Bu teknolojiler hangi amaçla kullanılabilir?</h3> Bu teknolojiler hala halkın kullanımına sunulmuş olunmasa da bu cihazları kullanarak çalışanlarınızın beyin dalgalarını izleyerek duygularını öğrenebilirsiniz. Ya da birinin beyin aktivitesinden kredi<strong> </strong>kartı<strong> </strong>şifresini öğrenebilirsiniz. Tüm bunların yanında bu tıbbi cihazlar hastanelerde de kullanılabilir. Örneğin hastanelerde yatağa bağlı, felç geçirmiş, konuşamayan ve iletişim kuramayan insanlar için tekrar dünyayla iletişime geçmenin yolu bu cihazları kullanmak olabilir. Makinelerin insan nöronlarıyla etkileşime girdiği düşünüldüğünden bu teknolojinin sağlık alanında Alzehmier ve Parkinson<strong> </strong>gibi hastalıkların anlaşılmasında ve tedavisinde de kullanılabileceği düşünülüyor. <h3>Beyin aktivitesi ölçülen öğrencilerin hangi kavramlarda iyi olduğu anlaşılabiliyor</h3> Beynin aktivitesini okumak için PET,EEG ,FMRI<strong> </strong>gibi çeşitli beyin görüntüleme cihazları bulunmaktadır. Bir fMRI makinesine sahip bilişsel psikologlar, bir kişinin depresif düşüncelere sahip olup olmadığını söyleyebiliyorlar. Bunun yanında bir öğrencinin beyin kalıplarını öğretmenininkilerle karşılaştırarak hangi kavramlarda iyi olduğunu da görebiliyorlar. <h3>Yapay zeka sayesinde beyni okumaya gerek bile kalmayabilir</h3> Princeton Üniversitesi (Princeton University)'nden sinirbilimci Norman, fMRI cihazlarıyla beyin okumanın tam anlamıyla mümkün olmadığını ama yapay zekanın öğrenme<strong> </strong>modellemeleriyle<strong> </strong>buna gerek kalmayabileceğini dile getirmişti. Yapay zeka kişinin beyin modellemesini, düşünce kodlarını öğrendiğinde kısacası beyinde aktif olan yerlerle kelimeler ile harfler arasındaki bağlantıyı çözdüğünde artık felçli hastalar, konuşma yetisini herhangi bir nedenle kaybetmiş hastalar da kendilerini ifade edebilir hale gelecekler. Şu an gelinen noktada günümüzün nöroteknolojisi, düşünceleri veya duyguları hala çözemiyor. Ancak yapay<strong> </strong>zekanın<strong> </strong>öğrenme<strong> </strong>sistemleriyle<strong> </strong>bu<strong> </strong>hedefimize<strong> </strong>en kısa sürede ulaşıp beyin modelleri ve düşünce kodları hakkında bilgi sahibi olabiliriz.
<h2>Birleşmiş Milletlerin yabancı dillerde "Turkey" olarak kullanılan ülke adını "Türkiye" olarak değiştirmesinin ardından İsviçre'nin Cenevre kentindeki Dünya Ticaret Örgütü'nde ülke ismi ilk kez "Türkiye" şeklinde kullanıldı.</h2> Türkiye'nin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdindeki Daimi Temsilciliğinin Twitter hesabından yapılan açıklamada Türkiye, DTÖ kapsamında düzenlenen "Balıkçılık Sübvansiyonları Müzakerelerine" katıldı. DTÖ 12. Bakanlar Konferansı (MC12) arifesinde düzenlenen oturumda, ülke isminin ilk kez "Türkiye" şeklinde kullanıldığı belirtildi. Temsilcisi Büyükelçi Alparslan Acarsoy da katıldı. <strong>"Turkey" değil "Türkiye"</strong> Birleşmiş Milletler(BM), Türkiye'nin talebinin ardından Türkiye ibaresi, Türk milletinin kültür, medeniyet ve değerlerini en iyi şekilde temsil ve ifade etmektedir." İşte bu cümlemin özetlediği “ Türkiye isminin uluslararası alanda “ Turkey” yerine kullanılmasıyla ilgili Cumhurbaşkanlığı genelgesi geçtiğimiz aralık ayında imzalanmıştı. <strong>BM'den "Türkiye" ismine kabul geldi</strong> BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Türkiye'nin yabancı dillerdeki isminin "Türkiye" olarak değiştirilmesine yönelik Genel Sekreter Antonio Guterres'e gönderdiği mektubu aldıklarını söyledi. Dujarric, ülke isminin değiştirilmesinin mektubun alındığı andan itibaren geçerli olduğunu aktardı. Bakan Çavuşoğlu da Twitter'dan "Ülkemizin marka değerini yükseltmek için sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlattığımız süreç nihayete eriyor. BM Genel Sekreteri'ne bugün gönderdiğim mektupla ülkemizin BM nezdinde yabancı dillerdeki adını da "Türkiye" olarak tescil ediyoruz" paylaşımında bulunmuştu. Bu çalışmalarda önemli bir sonuç alındı ve dünyanın en önemli kuruluşlarından olan Birleşmiş Milletler’den (BM) Türkiye’nin talebini kabul eden bir açıklama geldi. "Ülkemizin marka değerini yükseltmek için Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde başlattığımız süreç nihayete eriyor. BM Genel Sekreteri'ne bugün gönderdiğim mektupla ülkemizin BM nezdinde yabancı dillerdeki adını da "Türkiye" olarak tescil ediyoruz." paylaşımında bulunmuştu. Ülkemizin marka değerini yükseltmek için Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde başlattığımız süreç nihayete eriyor. BM Genel Sekreteri'ne bugün gönderdiğim mektupla ülkemizin BM nezdinde yabancı dillerdeki adını da "Türkiye" olarak tescil ediyoruz.
<h3>Sinemanın usta oyuncuları Türkan Şoray ve Kadir İnanır, Eskişehir'de İmren Erşen Oya Müzesi'nin açılışına katıldı. Kadir İnanır, "Biz Türkan Hanım ile hiç ayrılmadık ki. Görüyorsunuz işte gazetelerde, televizyonlarda. Onun için hiç ayrılık gibi görmüyoruz yani. Ben görmüyorum şahsen" dedi.</h3> Yılmaz Büyükerşen'in yakın arkadaşı, gecekondu ve çiçekli kadın resimleri ile tanınan ressam İmren Erşen'in köy köy gezerek bir araya getirdiği 5 bin parçadan oluşan oya örnekleri ve yazmalar başta olmak üzere Anadolu kültürünün somut örneklerinin bulunduğu 'İmren Erşen Oya Müzesi' törenle açıldı. Tarihi Odunpazarı bölgesindeki müzenin açılışında Atıf Yılmaz'ın 1978 yılında yayınlanan Asya ile İlyas'ın aşk hikayesini anlatan 'Selvi Boylum Al Yazmalım' filmi ile Türk sinema tarihine damga vuran usta oyuncular Türkan Şoray ve Kadir İnanır yıllar sonra bir araya geldi. Törenin açılış konuşma yapan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Türkan Şoray ve Kadir İnanır'ın balmumu heykellerini yapıp, Balmumu Müzesi'nde sergileyeceklerini belirterek, "Türk sinemasının iki değerli ismi, hayranı olduğumuz Türkan Şoray ve Kadir İnanır'a burada olmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Aynı zamanda Şoray ve İnanır'ın balmumu heykellerini de ilerleyen zamanda yapacağız. Yakında Oya Müzesi'nin ardından Eskişehir'in 13'üncü müzesi Hamam Müzesi'ni açacağız" dedi. <img class=" wp-image-13473 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/4-40-300x169.jpg" alt="" width="636" height="358" /> Açılışın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kadir İnanır, Türkan Şoray ile uzun yıllar sonra bir araya geldiklerinin hatırlatılması üzerine, "Biz Türkan Hanım ile hiç ayrılmadık ki. Görüyorsunuz işte gazetelerde, televizyonlarda. Onun için hiç ayrılık gibi görmüyoruz yani. Ben görmüyorum şahsen" dedi. Kırsal kesim kadınını canlandırdığı senaryolarda 'Yemeni' takacağı için çok sevindiğini söyleyen Türkan Şoray, "10 yıl sonra Eskişehir'e gelmek benim için o kadar güzel ki. Bugünün anlamı bu oya sergisiydi. Biz de bunun için başkanımızın daveti üzerine geldik. Müzeden çok etkilendim. İmren hocamızın müthiş bir emeği var. 60 sene Anadolu'yu köy köy dolaşıp bu yemenileri toplamış. Bu yemenilerde acı var, göz yaşı var. Kullanılmış yemeniler. Hepsi ayrı bir hayat. Benim de hayatta en sevdiğim şey yemeni takmak. Kırsal kesim kadınını canlandıracağım zaman, 'Bu filmde yemeni takacağım' diye adeta bayram ediyordum. Evimde en az 50 tane yemenim vardır. Kadir Bey ile yaptığımız 'Selvi Boylum Al Yazmalım' filminde de yazma, afişin üstüne çıkmıştı" diye konuştu. DHA'nın haberine göre ressam İmren Erşen ise "Ben Eskişehirli olduğum için vefa borcu ödemek istedim. Bu, Yılmaz Büyükerşen'in bana önerdiği bir işti. Umarım beğenirsiniz" dedi. Konuşmaların ardından Başkan Büyükerşen, Türkan Şoray, Kadir İnanır ve davetliler 'Al Yazmalım Selvi Boylum' filminin unutulmaz müziği eşliğinde kurdeleyi keserek müzenin açılışını gerçekleştirdi. Müzenin gezilmesinin ardından İmren Erşen, Türkan Şoray ve Kadir İnanır'a al yazma hediye etti. Şoray ve İnanır al yazma takarak birlikte fotoğraf çektirdi.
Yaşadığımız sürece hayat boyu, hep genç, güzel ve iyi görünmek hepimizin özellikle biz kadınların hayalidir. Bunun için sürekli bir şeyler dener ve araştırmalar yaparız. <em>Peki bu konuda ne yapabiliriz?</em> <strong>Genç kalmak için bizim bildiğimiz neler var?</strong> <ul> <li>Düzenli beslenme ve düzenli uyumak</li> <li>Düzenli egzersizler ve yürüyüşler yapmak</li> <li>Bol bol su tüketmek</li> <li>Stres ve üzüntüden uzak durmak</li> <li>Belli aralıklarla cilt bakımları yapmak</li> <li>Olabildiğince organik ve sağlıklı gıdalar tüketmek</li> <li>Alkol ve sigaradan uzak durmak.</li> <li>Çeşitli cerrahi uygulama ve estetik ameliyatlarda genç görünmek.</li> </ul> <img class="wp-image-13434 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-4-1-300x169.jpg" alt="" width="683" height="385" /> Şimdi size bugüne kadar duymadığımız gençleşme ile ilgili olağanüstü bir yöntemin bahsetmek istiyorum. <strong>Benjamin Button etkisi... </strong>Eğer Benjamin Button filmini izlediyseniz; Benjamin Button oldukça yaşlı neredeyse ölmek üzere olduğu bir yaşta dünyaya gelir. Fakat daha sonra git gide gençleşir. David Sinclair yaptığı çalışmalar sonucunda, aynı filmdeki bu etkiyi sağlamaya çalışıyor. <h3>Moleküler biyolog David Sinclair'in Harvard Tıp Okulu'ndaki laboratuvarında, yaşlı fareler yeniden gençleşiyor</h3> <img class="wp-image-13435 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/06/ezgif.com-gif-maker-5-1-300x206.jpg" alt="" width="619" height="425" /> Habere göre; Sinclair ve ekibi, yetişkin bir hücreyi kök hücreye dönüştürebilen proteinleri kullanarak, farelerdeki yaşlanan hücreleri gençleştirdi. Ekibin 2020'nin sonlarında yayınlanan ilk buluşunda, görme yeteneği zayıf ve retinaları hasar görmüş yaşlı fareler yavrularınkiyle yarışır düzeyde bir yenilenme yaşayarak görme yetilerini yeniden kazandılar. Son 20 yılını yaşlanmayı tersine çevirmenin yollarını aramaya adayan Sinclair, "<strong><em>Söyleyebildiğimiz kadarıyla kalıcı yaş sıfırlaması için vücutta uygulanabilecek bir süreç olabileceğini düşünüyoruz"</em></strong> dedi. Araştırma yatırımcısı Whitney Sinclair, <strong><em>"Alzheimer, kalp hastalığı gibi korkularınız olmadan yaşayabileceğiniz bir ömrü sunabilecek teknolojilere sahibiz."</em></strong> diye de ekledi. Yaşlanmayı bir süreç olmaktan çıkartarak hastalık düzeyine indirgemeyi amaçladıklarını ifade etti.
<strong>Rezonans Nedir?</strong> Kelime Kökü Resonantia: Eko, yankı, titreşim, akis anlamına gelir.<strong> </strong> Rezonans Yasası: Benzer frekanslarda titreşim yayan olayların, kişilerin kısaca var olan her şeyin birbirine çekildiğini anlatan bir yasadır. Rezonans alanının merkezi kalp olup çapı 2–3 metreyi bulan bir enerji alanına sahiptir. Bu enerji alanı kalp merkezimizden tüm vücudumuzu saran ve hatta bedenimizin dışına kadar taşan elektromanyetik alandır. Rezonans alanının sanıldığından daha geniş olduğuna dair bilimsel olarak araştırmalar devam etmektedir. Şu anda mevcut olan cihazlar ile yapılan ölçümler de bunu doğrulamaktadır. Rezonans alanı düşüncelerimizin ve duygularımızın izlerini barındıran kalp merkezli frekans sinyalleridir. Bu frekans sinyalleri vücudumuz ve dış dünyamız ile sürekli bağlantıdadır. Bu Frekanslara sahip enerji alanımız kendi frekansına uygun diğer frekanslarla sürekli iletişim içerisinde olup etkileşim içine girdiği frekansları da hayatımıza çeker. <em><strong>Peki Rezonans Yasası hayatımızı nasıl etkiler?</strong> </em>Buna bir bakalım. Evrendeki her şey titreşimden ibarettir. Her şeyin kendisine ait bir titreşimi ve frekansı vardır. Bedenimizin, suyun, havanın, bitkilerin, toprağın, masanın, arabanın, taşın, özellikle de düşüncelerimizin ve duygularımızın da bir titreşimi vardır. Bu titreşimlerin de mutlaka bir frekans aralığı vardır. Bizler titreşimimizi yükselttiğimizde enerjimizde yükselir çünkü Rezonans Yasası böyle işler. Rezonansımız hangi seviyedeyse o seviyedeki insanları ve tecrübeleri hayatımıza çekeriz. Aynen bir radyo gibi alıcı ve verici olmak. Hangi kanalı dinlemek isterseniz o kanala gelip onun gönderdiği sinyalleri almak. Bunun için ne istediğimizi hayatımıza neleri çekmek istediğimizi çok iyi tanımlamamız gerekiyor. İstediklerimizi gerçekleşmişcesine yaşıyormuş gibi yapmalıyız ki isteklerimiz ile aynı titreşim frekansına gelelim. <img class="wp-image-13409 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Nefes-Meditasyonu-e1654352336629-300x169.jpeg" alt="" width="677" height="382" /> <strong>Diyebilirsiniz ki Titreşimimizi yükseltmek için neler yapabiliriz?</strong> Titreşimimizi hızlı ve kalıcı olarak yükseltmek istersek diyafram nefesimizi tekrar ederek bunu gerçekleştirebiliriz. Nefesin yüksek titreşimi bedenimizdeki titreşimi düşük enerjileri yüzeye çıkararak görünür hale gelmelerini sağlar. Bizi geren, strese sokan düşüncelerimiz, travmalarımız, öfkelerimiz, kaygılarımız, gerginliklerimiz nefes çalışmaları ile yüzeye çıkar ve yüzeye çıkan bu durumları fark etmekle birlikte dönüştürmeye de başlarız. Nefesin bedenimizde yarattığı yüksek titreşim enerjisi ile bedenimize kaydetmiş olduğumuz düşük titreşimli negatif enerjiler Rezonans yasası gereğince kalıcı olarak pozitife doğru yükselerek evrilmeye başlarlar. Ayrıca enerjimizi yükselmesinde kokuların, taşların, müziklerin etkisi de oldukça fazla. Böylece titreşimi, yüksek frekanslara yükseldikçe hayatımızda pozitif tecrübeler yaşamaya başlarız. İsteklerimiz, beklentilerimiz gerçekleşmeye başlar. Sonrasında tek yapmamız gereken sahip olduğumuz bu enerji alanını korumak. Kendi rezonans alanımızı korumayı başardığımızda her şeyle etkileşimde olan bu güçlü manyetik alanımız, bize istediğimiz her şeyi hayatımıza çekmemizi sağlayacak. Alanınızı korumak için rahat, huzurlu, keyif dolu ve bolluk içinde bir yaşama merhaba demek nefesinizin iyileştirici ve dönüştürücü gücünde mevcut. <em><strong>Konuyla ilgili Pierre Franckh'in yazdığı Rezonans Kanunu adlı kitabı okumanızı öneririm.</strong></em> Keyifli ve huzurlu bir yaşamızın olması dileğiyle 😍
Hollywood yıldızı Will Smith'in, 2022 Oscar Ödülleri Töreni'nde komedyen Chris Rock'a attığı tokat günlerce konuşulmuştu. Yaşanan olay gündemi sallayan başlıca konular arasında yer aldı. Aktörün eşi Jada Pinkett Smith ise; olayın ardından ilk kez konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Oscar olarak da bilinen ve sinema dünyasının en prestijli ödüllerinden olan 94. Akademi Ödülleri'nde aktör Will Smith ve komedyen Chris Rock arasında geçen tokat olayı, töreni gölgede bırakmıştı. Rock, Smith'in eşi Jada Pinkett Smith'in alopesi hastalığı nedeniyle saçlarını kazıtmasıyla ilgili <em><strong>"Jada seni seviyorum, 'G.I. Jane 2'yi sabırsızlıkla bekliyorum."</strong></em> şeklinde espriler yapması üzerine Smith, oldukça sinirlenmişti. Ünlü aktör, şakalar üzerine sahneye çıkıp Chirs Rock'a tokat atmıştı. Smith ardından da, <em><strong>"Karımın adını ağzına alma!"</strong></em> demişti. Yaşanan bu şoke edici anın ardından 'King Richard' filmindeki rolüyle 'En İyi Erkek Oyuncu' ödülünü almak için sahneye çıkan Smith, aldığı ilk Oscar ile duygulu anlar yaşarken, Rock ile yaşadığı hadise için gözyaşları içerisinde herkesten özür dilemişti. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/Screenshot_20220603-230557_Chrome.jpg" alt="" width="593" height="633" /> <h3>Konuyla ilgili hep sessiz kalmayı tercih eden Jada Pinkett Smith, ilk kez konuştu.</h3> 'Red Table Talk' adlı programa katılan 50 yaşındaki oyuncu, 'şoke edici' olarak nitelendirdiği olaydan sonra eşi ve Chris Rock'ın aralarının düzelmesini umduğunu söyledi. Programda önce hastalığından bahseden, Jada Pinkett Smith, alopesi hastalığının Oscar gecesinde yaşananlar göz önünde bulundurulduğunda oldukça önemli olduğunu söyledi. Kendi sağlığımla yaşadıklarımı ve Oscar'da olanları düşününce..." diye söze başlayan aktris, <em><strong>"Oscar gecesine gelirsek, en büyük umudum bu iki zeki, yetenekli adamın iyileşmek, bunu konuşmak ve uzlaşmak için bir fırsatının olmasıdır."</strong></em> şeklinde konuştu. Konuyla ilgili hep sessiz kalmayı tercih eden Jada Pinkett Smith, ilk kez konuştu. 'Red Table Talk' adlı programa katılan 50 yaşındaki oyuncu, 'şoke edici' olarak nitelendirdiği olaydan sonra eşi ve Chris Rock'ın aralarının düzelmesini umduğunu söyledi. Programda önce hastalığından bahseden, Jada Pinkett Smith, alopesi hastalığının Oscar gecesinde yaşananlar göz önünde bulundurulduğunda oldukça önemli olduğunu söyledi. <h3>Jada Pinkett Smith, daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:</h3> Bugün dünyanın bu durumunda, ikisine de ihtiyacımız var. Ve aslında hepimizin birbirimize her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. O zamandan beri Will ve ben son 28 yıldır yaptığımız şeyi yapmaya devam ediyoruz ve bu birlikte yaşam denen şeyi anlamaya devam ediyoruz. <h3>Kalbim Kırık</h3> Açıklamasında attığı o tokadı "şoke edici, acı verici, affedilemez" olarak nitelendirmişti. Tokat attığı Chris Rock ve ailesi de dahil olmak üzere kırdığı insanların listesinin uzun olduğunu belirten Will Smith, satırlarını şöyle sürdürmüştü: <strong>Akademi'nin güvenine ihanet ettim. Diğer adayların ve kazananların olağanüstü çabalarını kutlama fırsatından mahrum bıraktım.</strong> Smith, bütün yaşananlardan dolayı kalbinin kırık olduğunu da sözlerine eklemişti. Ünlü aktör, 'Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi'nden istifa ettiğini açıklamıştı. <strong>Tokat olayından sonra ilk kez görüntülendi </strong> Chirs Rock, tokat olayından sonra korumalarıyla birlikte stand-up şovunu sergileyeceği salona girerken görülmüştü. <strong>"SÖYLEYECEK BİR ŞEYİM YOK"</strong> Rock, daha sonra gösteri başında tokat olayı hakkında seyircisine "<em><strong>Hafta sonunuz nasıl geçti? Benim henüz yaşananlarla ilgili söyleyecek bir şeyim yok."</strong></em> demişti.
<strong><em>Solucan delikleri ile uzayda ışıktan hızlı yolculuk etmek ve geçmişe gitmek mümkün mü?</em></strong> Solucan delikleri Nolan’ın ünlü Interstellar filminden tutun da 2000’lerin başında TV izleyenlerin anımsayacağı Stargate (Yıldız geçidi) dizisine dek bir çok bilimkurgu eserinde geçiyor. İnsan keşke solucan delikleri ile dünyadan uzaklaşıp bilinmeyen bir gezegene gitsek diyor. Peki solucan deliği nedir, gerçek midir ve nasıl çalışır? <img class=" wp-image-13179 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/solucan-deligi-sekli-e1654278767767-300x169.jpg" alt="" width="607" height="342" /> <h2><strong>Solucan delikleri ve uzayın bükülmesi</strong></h2> Solucan deliklerini anlamak için iki şeyi öğrenmeliyiz: Işık hızı ve kara delikler. Einstein’ın genel görelilik teorisine göre hiçbir şey ışıktan hızlı gidemez, ışık bile ki ışığın boşluktaki hızı yaklaşık saniyede 300 bin km’dir. Ancak, bunun bir istisnası demeyelim de detayı var: Uzayın içinde ışıktan hızlı gidemezsiniz ama bizzat uzayın ışıktan hızlı genişlemesine engel yoktur. Peki bu ne<strong> </strong>demek? Bugün evren ışıktan yavaş hızda genişliyor: Her megaparsekte (1 milyon parsek, yani 3,26 milyon ışık yılı mesafede) uzay saniyede ~73 km hızla genişliyor. Bu da bize ~50 milyon ışık yılından uzak olan bütün galaksilerin zamanla göremeyeceğimiz kadar uzaklaşacak olması demek. Uzayın genişlemesine karanlık enerji yol açıyor. <h2><strong>Solucan deliği tüneli</strong></h2> Solucan delikleri işte birinci madde uyarınca işte bu şekilde ışıktan hızlı yolculuğa izin verir. Solucan deliği tünelinin içinde ışıktan hızlı gitmezsiniz, ancak evrenin uzak noktalarını birbirine bağlayan tünelin uzunluğu hep aynı kalır. Öyle ki solucan deliği tüneli 2 km uzunluğunda ise ve 10 milyar ışık yılı uzaktaki bir galaksiye bağlanıyorsa siz o galaksiye tünelin içinde sadece 2 km uçarak ulaşabilirsiniz. 1916’da Ludwig Flamm uzayın haritasını çıkarmak için kullandığımız bazı koordinat sistemlerinde (Dünya haritasındaki enlem ve boylam çizgilerinden çıkmaz sokak olmadığını gösterdi. Öyle ki kara deliğe düşünce merkezinde yer alan ve sonsuz yerçekimine sahip olan tekillikte ezilip parçalanmıyordunuz. Kara<strong> </strong>deliğin<strong> </strong>ucu<strong> </strong>başka<strong> </strong>bir yere açılıyordu. <h2><strong>Solucan delikleri ve ayna evren</strong></h2> Schwarzschild’ın çözümü bizim evrenimizde yer alan bir kara deliğin diğer ucunun ayna evrene açıldığını gösteriyordu (tıpkı ayna görüntümüz gibi). Öyleyse kara deliğe bu evrenden giriyor ve evrene simetrik başka bir uzay-zamana açılıyordunuz (ak delik). Siz de kara delik ve ak deliği ucundan birbirine bağlanan yan yatmış iki huni gibi düşünün. Huninin bir ucu evren ve diğer ucu da ayna evrendir. İşte uzayın dokusunda açılan ve kum saatine benzeyen bu tünele solucan deliği deriz. 1935 yılında Albert Einstein ve Nathan Rosen, Flamm’ın fikrini geliştirdiler ama uzayda solucan delikleri nasıl oluşur diye sormak yerine, Flamm’ın denklemini aldılar ve parçacıklar arasındaki etkileşimleri gösteren bir parçacık fiziği teorisi geliştirmek ek matematik aracı olarak kullandılar. Bu kez solucan deliği başka evrene açılmak yerine bu evrendeki parçacıkları birbirine bağlıyordu. Peki nasıl? Parçacıklar birbiriyle fizik kuvvetlerini taşıyan ve bozon denilen parçacıklar ile etkileşim kurar. Örneğin elektromanyetik kuvvette elektronlarla diğer parçacıklar arasında foton etkileşimi olur. Bunlar kendi arasında sürekli foton alışverişi yapar ve Fotonlar parçacıklar arasında mekik dokur. <h2>Zamanların Kısa Tarihi</h2> <h3>Stephen Hawking</h3> <img class="wp-image-13183 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/Zamanin-Kisa-Tarihi-e1654278999905-300x169.jpg" alt="" width="648" height="365" /> <blockquote>Hiçbir şey düz ve yekpare değildir. Her hangi bir şeye yeterince yakından bakarsanız, onun içinde delikler ve pürüzler görürsünüz. Bu temel bir fizik prensibidir ve benim için bile geçerlidir. Bir bilardo topu gibi pürüzsüz bir şeyde bile küçük gedikler, çatlaklar ve boşluklar vardır. En küçük birimlerin, atomlardan ve moleküllerden bile küçük birimlerin altına indiğimizde, kuantum köpüğü denen bir yere ulaşırız. İşte solucan delikleri buradadır. Uzay ve zaman boyunca sürekli küçük tüneller ve kestirmeler şekillenir, kaybolur ve kuantum dünyası dahilinde yenilenir."</blockquote> <h3>Einstein - Rosen Köprüsü</h3> Solucan deliği (Einstein-Rosen<strong> </strong>köprüsü veya Einstein-Rosen solucan deliği), uzay zamandaki farklı noktaları birbirine bağlayan kurgusal bir yapıdır ve Einstein alan denklemlerinin özel bir çözümüne dayanır. Solucan delikleri ilk olarak 1916 yılında Ludwig Flamm tarafından ileri sürülmüştür.
Dark dizisini herhalde birçoğumuz izlemişizdir. Dark, zaman kavramını sorgulatan, kafa karıştıran ve şaşırtıcı senaryosu ile oldukça ilgi çekmeyi başarmıştı. Kendisine gerçekten büyük bir izleyici ve hayran kitlesi edindi. <h3>Dark'ın muhteşem yaratıcılarından yine zihinleri sarsacak bir dizi daha geliyor!</h3> <h2><strong>Dizinin adı: 1899</strong></h2> Netflix, bu türdeki dizisi 1899 için yeni ve heyecan verici bir teaser yayınlandı. Gösteri, Dark'ın arkasındaki beyinler Baran Bo<a href="https://www.beyazperde.com/sanatcilar/sanatci-172099/" target="_top" rel="nofollow noopener"> </a>Odar ve Jantje Friese tarafından yaratıldı. Dizide Aneurin Barnard, Emily Beecham, Anton Level Clara Rosager rol alıyor. Bir de Dark'tan 1899'a gelen, eski dizinin başrollerinden biri olan Andreas Pietschmann kadroda bulunuyor. <img class="wp-image-13034 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/1899-trailer-arrivo-serie-netflix-creatori-dark-data-d-uscita-v3-589907-300x181.jpg" alt="" width="564" height="340" /> 1899'da bir göçmen vapuru, eski kıtayı terk etmek için batıya doğru yola çıkar. Avrupa kökenli karma bir topluluk oluşturan yolcular, yeni yüzyıla ve yurtdışındaki geleceklerine dair umutları ve hayalleri ile doludur. Ancak, açık denizde yüzen başka bir göçmen gemisi keşfettiklerinde yolculukları beklenmedik bir hal alır. Gemide karşılaşacakları şey, denizin ortasında başka bir göçmen gemisi, vaat edilmiş topraklara geçişlerini korkunç bir kabusa çevirecektir. Deadline ile yapılan bir röportajda, 1899'un yaratıcıları diziyle ilgili birkaç ayrıntı daha verdi. Görünüşe göre dizi, Disney'in The Mandalorian için kullandığına benzer bir teknolojiyle çekildi. Bu teknoloji "Volume" olarak biliniyor ve sahne, çevreyi gerçek zamanlı olarak gösteren bir LED zemin ile çevrili 4,500 fit kare çekim alanı içeriyor. Bu, yeşil ekran kullanımını ortadan kaldırarak post prodüksiyonda gereken süreyi önemli ölçüde azaltıyor. Dark'ı izleyenler için, dizinin tamamının yine Almanca dilinde çekildiğini söyleyebiliriz. Netflix, elbette orijinali üzerinde İngilizce ve Türkçe dublaj seçeneklerini sunuyor. Ancak, Odar ve Friese, 1899'da her oyuncunun kendi ana dilini konuştuğu, tamamen çok dilli çekimlerle bu sefer bir adım daha ileri gidiyor. Bu da izleyici için eşsiz bir deneyim imkanı, sunuyor. Böylece daha fazla izleyiciye hitap etmiş olacak. <h2><strong>Dizinin yeni fragmanı:</strong></h2> https://www.youtube.com/watch?v=LDF3_oA8E4M
<blockquote>''İnsan beyni anlaşılacak kadar basit olsaydı, biz de onu anlayamayacak kadar basit olurduk." <p style="text-align: center"><strong><span style="text-align: center">Emerson Pugh</span></strong></p> </blockquote> Dikkat dağınıklığı, odaklanma sorunu ve unutkanlık... yoğun ve stresli yaşadığımız hayat nedeni ile, çağımızın en önemli hastalıklarından birisi haline geldi. Hepimiz bu sorunları dönem dönem yaşıyoruz. <em>Peki bu sorunlara çözüm önerileri neler?</em> <h3>Odaklanma sorunu ve dikkat dağınıklığı yaşayanlar için</h3> <ul> <li>Bir görev listesi hazırlayın ve birden fazla işi aynı anda yapmaya çalışmayın. Bu türden kişisel odaklanma teknikleri geliştirmek, konsantrasyon arttırıcı etkiye sahiptir.</li> <li>Sağlıklı ve çeşitli beslenin. Sağlıklı beslenmek kişiye konsantrasyon gücü sağlamaktadır.</li> <li>Düzenli ve kaliteli uyuyun. Zihnin tam anlamıyla dinlenmesi odaklanma yeteneğini geliştirir.</li> <li>Düzenli beyin egzersizleri yapın. Bulmaca çözmek, zekâ oyunları oynamak güçlü konsantrasyon arttırıcılardır.</li> <li>Spor, yürüyüş gibi fiziksel aktiviteler konsantrasyon arttırıcı etkiye sahiptir.</li> <li>Klasik müzik dinlemek.</li> <li>Meditasyon yaparak ve zihin temizleme egzersizleri yaparak güne başlamak.</li> </ul> Eğer bunlar yeterli gelmiyorsa, uzmanlara danışmak elbette fayda var. Bu konudaki tedavi yöntemlerinden biri olan, Nöropsikoloji tedavi yöntemi de bu sorunu çözmede bir hayli etkilidir. <h2>Nöropsikoloji Nedir ?</h2> Beyin ve davranış arasında oluşan ilişkiyi araştıran bilim dalına Nöropsikoloji denir. Tıpta önemli bir yere sahip olan Nöropsikoloji beyin ve sinir sistemi tarafından oluşan davranışları ayrıntılı olarak inceler. Nöropsikoloji tüm bu vakalara bilimsel açıdan yaklaşır. Beynin yapı ve fonksiyonlarının araştırılması da bu bilim dalı sayesinde olur. Özellikle beyinde meydana gelen bir hasar zihinsel davranışlarda bozukluklar meydana getirir. Oldukça gizemli bir yapı olan beyinde gerçekleşen her türlü değişiklik dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır. Nörologlar beynin yapısı ile fonksiyonlarında meydana gelen her türlü hasarları ayrıntılı bir şekilde incelerler. Buna göre de önlem alırlar. Çünkü beyinde meydana gelecek bir tahribat doğrudan sinir sistemini etkileyebilir. Bu da önemli davranış bozuklukları olarak kendini gösterir. Bazı durumlarda meydana gelen zihinsel ve fiziksel işlev bozukluklarının temelinde beyindeki bu hasar yatabilir. Nörologlar beyinde gelişen bu hasarları ortadan kaldırmak için çeşitli yöntemler deneyebilirler. Bu yöntemler ile uygun tedavi belirtilerek hastalıklara ve tahribatlara karşı erken önlem alınır. <img class="wp-image-12662 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/bilissel-davranisci-tedavi-yonelimli-noropsikoloji-300x169.jpg" alt="" width="612" height="345" /> Beyinde gerçekleşen hasarların hangi bozuklukları yarattığını anlamak için, bazı testler yapılır. Bu yapılan değerlendirme testleri ve hasta muayenesi sonucunda kesin tanı konulur. Bunun için Nöropasikolojik testler uygulanarak kişilerin zihinsel farklılıkları da tespit edilmeye çalışılır. Nöropsikolojik testler sonucunda bu görüşmeyi içeren değerlendirme raporları tanı konulmasında oldukça etkilidir. Nöropsikoloji rahatsızlıklarını detaylı bir şekilde incelemek hastalarda tanıyı daha erken ve kesin bir şekilde ortaya koymayı sağlar. O nedenle oldukça dikkatli olmak da gerekmektedir. Bu sayede doğru tedaviler uygulanır. Bazı insanlarda beyin ve sinir sisteminde meydana gelen bozukluklar için yapılan değerlendirmeler çok önemlidir. Bu değerlendirmelerin sonuçları da ayrıntılı bir şekilde ele alınmalıdır. Bu kapsamda yapılan testlerin sonuçları doğru teknik ile yorumlanır. Sonuçlar ile ilgili görüş alınması için bu sonuç ilgili kişilere de yönlendirilir. Sonuçlara göre doğru tanı konulduktan hemen sonra doğru bir tedavi yöntemi uygulanmalıdır. Bu kapsamda hastanın yaşam şekli, zihinsel fonksiyonlarının gidişatı da oldukça önemlidir. Tedaviler de tüm bu unsurlar göz önünde bulundurularak uygulanmalıdır. Nöropsikolojik değerlendirmeler bazı zamanlarda istenebilir. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda yaşanan zihinsel ve sinir sisteminde oluşan bozukluklar dikkate alınmalıdır. Konuşma konusunda gecikme yaşayan çocuklar, akademik sorun yaşayan ve davranış bozukluğu olan çocuklar da mutlaka Nöropsikoloji uzmanına kontrole götürülmelidir. <h3>Beyin zihin ve Nöropsikoloji konulu kitaplar ise şöyle:</h3> <ul> <li>David Eagleman - Beyin Senin Hikayen</li> <li>Karısını Şapka Sanan Adam - Oliver Sacks.</li> <li>Beyindeki Hayaletler - V. S. Ramachandran, Sandra Blakeslee.</li> <li>Incognito: Beynin Gizli Hayatı - David Eagleman</li> <li>Descarts'ın Yanılgısı - Antonio R. Damasio</li> </ul>
https://youtu.be/n0aVE4Aqr9M Geçmişten günümüze astroloji ve burçlar hep incelenmiş ve merak konusu olmuştur. Sevgili sohbetlerinde ilk başta senin burcun ne? Ya da yükselenin ne? diye mutlaka sorulur. Bazen de birine gıcık olduysak hemen burcunu sorarız. Ay ben o burçlarla hiç anlaşamam ki deriz. Ya da birini çok sevdiysek bunu uyumlu olduğumuz burçlara bağlarız. <em>Peki burçların özellikleri nedir? Gelin hep beraber burçları inceleyelim.</em> <strong>KOÇ BURCU (21 Mart - 20 Nisan): </strong>Enerjik, atak, cesur, lider özelliği taşıyan, sağlam iradeli, hırslı. bencil, egemen, bağımsız karakterli, çabuk sinirlenen, sabırsız, kavgacı. <strong>BOĞA BURCU (21 Nisan - 20 Mayıs): </strong>Düzenli yaşam seven, tutkularına sarılan, pratik, güvenilir, sabırlı, iş yaşamında uyumlu, sistemli, zenginliği ve iyi yaşamı seven, midesine düşkün, soğukkanlı, iradeli, sadık, sevecen, tutucu, inatçı. <strong>İKİZLER BURCU (21 Mayıs - 20 Haziran): </strong>Akıllı, uyumlu, her işe yatkın, entelektüel, mantıklı, canlı, konuşkan, hareketli, yabancı dillere yetenekli, zamana uyan, heyecanlı, değişken, huzursuz, kurnaz, meraklı, kararsız. <strong>YENGEÇ BURCU (21 Haziran - 20 Temmuz):</strong> İnatçı, sabırlı, duyarlı, iyi kalpli, sevimli, hayal gücü yüksek, koruyucu, vatansever, becerikli, zeki, evcimen, heyecanlı, alıngan, çabuk sinirlenen, değişken, somurtkan, bağışlamaz, <strong>ASLAN BURCU (21 Temmuz - 20 Ağustos): </strong>Neşeli, umutlu, yüce gönüllü, eli açık, yaratıcı, coşkun, heyecanlı, geniş düşünceli, kendini beğenmiş, sabit fikirli, kibirli. <strong>BAŞAK BURCU (21 Ağustos - 20 Eylül): </strong>Telaşlı olmayan, rahat, kavgadan ve tartışmadan kaçınan, ayırt edici, inceleyici, dürüst, düzenli, titiz, dakik, kuruntulu, ince eleyip sık dokuyan, geleneklere bağlı, önemsiz konularda fazla duran. <strong>TERAZİ BURCU (21 Eylül - 20 Ekim): </strong>Dürüst, kurallara bağlı, uyumlu, büyüleyici, insanlarla iyi geçinen, duygusal, diplomatik, kararsız, kinci, kolay etkilenen, saf, temiz ruhlu. <strong>AKREP BURCU (21 Ekim - 20 Kasım): </strong>Sağlam iradeye sahip, kararlı, güçlü, sezgi gücü yüksek, anlayışlı, yardımsever, kıskanç, dik kafalı, kinci, inatçı, kuşkucu. <strong>YAY BURCU (21 Kasım - 20 Aralık): </strong>Açık sözlü, dürüst, iyimser, güleryüzlü, açık düşünceli, uyumlu, felsefe ve yargı yeteneği olan, özgürlüğü seven, güvenilir, olayları abartıcı, huzursuz, aşırı uçlarda yaşayan, kaprisli. <strong>OĞLAK BURCU (21 Aralık - 20 Ocak): </strong>Nazik, sevimli, güvenilir, kararlı, tutkulu, özenli, düzenli, sabırlı, disiplinli, katı görünüşlü, çok kesin tavırlı, tutucu. <strong>KOVA BURCU (21 Ocak - 20</strong><strong>Şubat):</strong> Heyecanlı, insancıl, bağımsız, yaratıcı, ileri görüşlü, arkadaş canlısı, dik kafalı. <strong>BALIK BURCU (21 Şubat - 20 Mart): </strong>Anlaşılması zor, sevimli, duygusal, duyarlı, uyumlu, kolay etkilenen, iyi kalpli, anlayışlı, heyecanlı, gizliliği seven, kararsız, kolay etkilenen. Mor Komedyen ile biraz da gülelim: Burçların özellikleri arasında; iyi, hoş çekici tarafları olduğu kadar, kötü, çekilmez tarafları da var elbette. İşte mor komedyen, bu çekilmez taraflara dikkat çekerek, mizahını yapmış. Burçlarla ilgili mizah yapan birine rastlayınca da şaşırdım, ilgimi çekti ve sizin de yüzünüzde biraz tebessüm ettirebilmek adına sizinle paylaşmak istedim. Umarım hoşunuza gider. <em>Bu arada sizin burcunuz ne? ve özelliklerini taşıyor musunuz?</em>
<strong>ORGANİCS by Red bull Sessions</strong> Türkiye’nin ilk organik içerikli gazlı içecek serisi ORGANICS by Red Bull, Bodrum Sail Loft ve Marmaris Bonjuk Bay’de yazın keyfini çıkaranlarla ilk etkinlikleriyle buluştu. Türkiye’nin ilk organik içerikli gazlı içecek serisi ORGANICS by Red Bull, Bodrum Sail Loft ve Marmaris Bonjuk Bay’de yazın keyfini çıkaranlarla buluştu. Tüm yıla yayılacak ORGANICS by Red Bull Sessions etkinliklerinin ilk ikisinde katılımcılar hem ORGANICS by Red Bull lezzetleriyle tanıştı hem de müziğin doğal yeteneği Evrencan Gündüz’ün performansı ile keyifli anlar yaşadı. Etkinliklere Cemre Gümeli, Güneş Hayat, Aslı Kızmaz, Levent Can, Doğu Demirkol, Ekin Türkmen gibi ünlü isimler de katıldı. <img class="wp-image-12235 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/06/1626854762_ORGANICS_BY_RED_BULL__4_-scaled-1-e1654114718270-300x169.jpg" alt="" width="722" height="407" /> %100 doğal kaynaklardan elde edilen içerikleri dikkat çekici lezzetlerle harmanlanmış içecek çeşitleri de söyle: <strong>ORGANICS by Red Bull.Simply Cola</strong>; Vanilya, kola bitkisi, kakule, meyan kökü gibi özenle seçilen bitki özleri ve organik narenciye lezzetlerini harmanlayarak, özel yemeklerinizin yanına sofistike ve ferahlatıcı bir eşlikçi olarak öne çıkıyor. <strong>ORGANICS by Red Bull Tonic Water;</strong> İçindeki organik limon suyu, doğal kinin ve acı ağaç ile ferahlığının yanında acı-tatlı ahengiyle de birbirinden özel tarifler için keyifli bir içerik oluşturarak, herkesi hayalini kurduğu, yoğun bir lezzet yolculuğuna çıkarıyor. <strong>ORGANICS by Red Bull Ginger Ale; </strong>Limon suyunun yanı sıra portakal ve misket limonundan elde edilen çarpıcı tadıyla spontane buluşmaların ferahlatıcı lezzeti oluyor. <strong>ORGANICS by Red Bull Ginger Ale;</strong> Altın rengi ve kokusundaki eşsiz baharat notaları ile tüm duyulara dokunarak, organik zencefil ve doğal limon özlerini zarif biçimde bir araya getiriyor. <strong>ORGANICS by Red Bull Viva Mate;</strong> Yenilikçi tadını içindeki keçiboynuzu, mate bitkisi, kafein ve doğal limon özlerinin birleşiminden elde ediyor ve özenli sofralara eklenen son bir dokunuş olarak dikkat çekiyor. “Yetenek doğasında var” mottosuyla düzenlenen ve alanında birbirinden yetenekli isimlerin arkadaşlık ettiği ORGANICS by Red Bull’un etkinliklerinde Sebahat Karcı’nın renkli ve organik el işi tasarım atölyesi, miksoloji deneyimleri ve yetenekli sanatçı Evrencan Gündüz’ün performansı ile katılımcılar gün boyu farklı deneyimler yaşadı. Fotoğrafçı Dilan Bozyel de “Organik Anlar” fotoğraf projesi için deklanşörüne basarak sanatçı ve katılımcıların en doğal anlarını ölümsüzleştirdi. Yaz mevsiminin tüm enerjisi güzelliği ve canlılığı ile geldiği, bugünlerde böyle cıvıl cıvıl, festival tadında, tanıtımların ve kutlamaların olması bence çok güzel...
<h2>Kızılderili öğretiler</h2> <h3>1. Erken uyanmak</h3> Dua etmek için güneşle beraber uyan. Tek başına dua et. Sen konuşursan büyük ruh seni dinleyecektir. <h3>2. Hoşgörülü olmak</h3> Yollarını kaybedenlere karşı hoşgörülü ve toleranslı ol. Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık ve hırs kaybolmuş bir ruhun işaretleridir. Bir gün yollarını bulabilmeleri için dua etmelisin. <h3>3. Kendi yolunu çizmek</h3> Kendini, kendin için ara. Başkalarının senin için yol çizmelerine izin verme. Bu senin ve yalnız senin yolun. Başkaları seninle beraber yürüyebilir ama senin için yürüyemez. <h3>4. Düşünceli ve kibar olmak</h3> Misafirlerine düşünceli davran. En iyi yemeğini, en iyi yatağını sun. Onlara saygı göster ve onurlandır. <h3>5. Senin olmayanı sahiplenmek</h3> Senin olmayan bir şeyi alma. Başka bir insana, bir topluluğa, doğaya veya bir kültüre ait olabilir. Onlar kazanılmış veya sana verilmiş değildir. <h3>6. Yeryüzüne saygı duymak</h3> Bu yeryüzünde var olan her şeye saygı duy. Bu bir insan veya bitki olabilir. <span style="font-size: 16px">Başka insanların düşüncelerine, dileklerine ve sözlerine değer ver. Sözünü kesme, dalga geçme veya taklit etme. Her kesin kendini istediği gibi ifade etmesine izin ver.</span> <figure> <h3>8.Dedikodu yapmamak</h3> Başkaları hakkında kötü konuşma. Evrene bıraktığın olumsuz enerjiler, bir kaç kat artarak seni yine bulur. <h3>9. Affetmek</h3> Herkes hata yapar ve herkes affedilebilir. <h3>10.Olumlu düşünmek</h3> Kötü düşünceler aklın, bedenin ve ruhun hastalanmasına yol açar. Olumlu düşünce egzersizleri yap. <h3>11. Doğanın parçası ol</h3> Doğa bizim için var olmaz, bizim bir parçamızdır ve biz de onun bir parçasıyız.</figure> <img class=" wp-image-11985 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220531-200313_Google-1-300x178.jpg" alt="" width="568" height="337" /> <figure> <figure><em>Şimdi gelin kizilderili burçlarına bir göz atalım:</em> <h2>Kızılderili burçlar ve özellikleri</h2> <h3>Yaban Kazı (22 Aralık – 19 Ocak)</h3> <strong>Uğurlu taşı:</strong> Kuvars <strong>Rengi:</strong> Beyaz “Bilge, dingin, yardımsever bir lider!” Rahata pek düşkünüz. <ul> <li>Evrenin tüm enerjisini kullanabilme yeteneği,</li> <li>Sakin, dingin bir kişilik,</li> <li>Olayları kavrama yeteneği,</li> <li>Dikkatli, titiz ebeveyn,</li> <li>Hata yapmamak için çok çalışma,</li> <li>Arkadaşlık ve dostluk seçiminde çok dikkatli,</li> <li>Sindirim sisteminde hassasiyet,</li> <li>Büyük gelişimlere açık,</li> <li>Morali bozukken çekingen ve içe kapanık,</li> <li>Lider olma kabiliyeti,</li> <li>Alışkanlık ve geleneklerine bağlı,</li> <li>Ev hayatında düzenli ve özenli,</li> <li>Aydınlık ama ulaşılması zor bir kişilik,</li> <li>Kusursuz bir bilge!</li> </ul> <h3>Su Samuru (20 Ocak – 18 Şubat)</h3> <strong>Uğurlu taşı:</strong> Gümüş <strong>Rengi:</strong> Gümüş “Sevimli, cana yakın, iletişimi yüksek bir yardımsever!” <ul> <li>Arkadaşları tarafından sevilen, sayılan bir kişilik</li> <li>Duygularını saklamaya meyilli</li> <li>Karşı koyulması zor</li> <li>İştahlı, yemek yemeyi seven</li> <li>İyi bir baba, iyi bir eş</li> <li>Akıllı, cesur</li> <li>Esnek ve yardımsever</li> <li>Sosyal yardımlaşma konularına eğilimli</li> <li>Güvenilir bir dost</li> <li>Dalgın ve hayalc</li> <li>Uzak ülkelere gitmeye eğilimli</li> <li>İyi bir dert ortağı</li> <li>Hassas nokta: Sinir sistem</li> <li>Affedici</li> <li>Güçlü bir içgüdü ve altıncı his</li> <li>Tehlikeli durumlarda yanlış kararlar almaya eğiliml</li> <li>Kendilerini başkalarının yerine koyabilme kabiliyeti</li> <li>Aşırı korkusuzluk sonucu tehlikeli işler yapabilme</li> <li>Sürekli yeni planlar yapan</li> </ul> <h2>Puma (19 Şubat – 20 Mart)</h2> <strong>Uğurlu Taşı:</strong> Firuze <strong>Rengi:</strong> Mavi – Yeşil “Kıvrak ve güzel bir duygu yumağı!” Cool'luktan öleceksiniz. <ul> <li>Kendi alanlarına ve özeline düşkün</li> <li>Duygusal ama duygularını göstermeye</li> <li>Zor güvenen ve ihtiyatlı</li> <li>Ruhsal bir avcı</li> <li>Evine düşkün</li> <li>Yalnızlık duygusu güçlü</li> <li>Sezgileri yüksek</li> <li>Kıvrak zekalı</li> <li>Doğru olanı yaptıkları konusunda güvenceye ihtiyaç duyan</li> <li>Sevecen, neşeli bir ebeveyn</li> <li>Hareketli</li> <li>Duyarlı</li> <li>Uysal</li> <li>Akıl almaz bir düş gücü</li> <li>Hassas nokta: Mide – Bağırsak</li> <li>Köşeye sıkıştıklarında kavgacı ve atik</li> <li>Güvendiklerine tüm yüreği ile sevgi gösterme</li> <li>Başkalarının göremediğini gören</li> <li>Romantik</li> </ul> <h3>4. Kartal (21 Mart – 19 Nisan)</h3> <strong>Rengi:</strong> Sarı “Görkemli ve büyüleyici bir iyilik sembolü!” Tam bir korkusuzsunuz. <ul> <li>Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji</li> <li>Daldan dala atlayan</li> <li>Hızlı gelişme, değişme kapasitesi</li> <li>Düşünce ve duygularında çok açık</li> <li>Açık sözlü ama bazen patavatsız</li> <li>Yalana ve yalancılığa tahammülü olmayan</li> <li>Korkusuz</li> <li>İleri görüşlü</li> <li>Kızgın olduklarında saldırgan ve çok tehlikeli</li> <li>Bağımsız</li> <li>Kolayca dikkati dağılan</li> <li>Enerjilerini yönlendirmeye başaranlar için iyi bir yönetici</li> <li>Sağlam bünyeli</li> <li>Hassas nokta: Baş bölgesi, sık baş ağrısı</li> <li>Herkesle anlaşan</li> <li>Doyumsuz bir güç ve enerji isteği</li> <li>Yeryüzü işlerine aşırı eğilim</li> <li>Pırıltılı</li> <li>Etkileyici</li> <li>Hayır demesi zor!</li> </ul> <h3>Kunduz (20 Nisan – 20 Mayıs)</h3> <strong>Uğurlu taşı</strong>: Krisokol <strong>Rengi:</strong> Mavi “Herkese yaşam gücü ve tadı veren denge merkezleri!” <ul> <li>Dengeli, ağırbaşlı</li> <li>Değişimi sevmeyen</li> <li>Planlı</li> <li>Eşyalarına düşkün</li> <li>Bir işi yaptığı zaman hem güzel hem yararlı olmasına çalışan</li> <li>Fiziksel olarak çok güçlü</li> <li>Sürekli barışı arayan ve barış ortamlarını tercih eden</li> <li>Toprağa, köke bağlı önem veren</li> <li>El becerileri yüksek</li> <li>Her türlü fiziksel ortama uyum sağlayan</li> <li>Kendi rahatı ve huzuru için çevreyi düzenleyen</li> <li>Tek boyutlu düşünceye kolayca kayabilen</li> <li>Sessiz, sakin</li> <li>Güven duymadıkları zaman geride kalıp dinleyen</li> <li>Sinirlenince yıkıcı</li> <li>Suyla ilgilenmekten hoşlanan</li> <li>Evliliği ciddiye alan ve eşine sadık olan</li> <li>Tutarlı ve dengeli ilişkileri tercih eden</li> <li>İç huzura önem veren</li> </ul> <h3>Geyik (21 Mayıs – 20 Haziran)</h3> <strong>Uğurlu taşı:</strong> Akik <strong>Rengi:</strong> Beyaz – Yeşil “Çekici, hareketli, duyarlı bir şifacı!” <ul> <li>Aynı anda birkaç işi yapabilen</li> <li>Durmadan bir düşünceden ötekisine geçen</li> <li>Çok uyanık ve zeki</li> <li>Koruma içgüdüsü fazlası ile gelişmiş</li> <li>Güzel olan her şeyi seven</li> <li>İlişkilerinde fiziksel görünüme önem veren</li> <li>Sanatçı kişilikli</li> <li>Yeni buluşlara meraklı</li> <li>Yeni tatlar, yeni yerler görmeyi seven, maceracı</li> <li>Gülmeyi seven bir kahkaha makinesi</li> <li>Monogamist ilişkilere yatkın olmayan</li> <li>Sevgi dolu bir ana-baba</li> <li>En küçük işte bile güzellik yaratabilen</li> <li>Hassas nokta: Damar tıkanıklıkları</li> <li>Kalıcı ilişkileri olması gereken</li> <li>Sevinmeyi ve sevinç duygusunu çok önemseyen</li> <li>Yaratıcı</li> <li>Konuşkan</li> </ul> <h2>Ağaçkakan (21 Haziran – 22 Temmuz)</h2> <strong>Rengi:</strong> Pembe “Aile ortamlarının ve sevginin vazgeçilmez merkezi!” Sizde biraz merak var sanırım. <ul> <li>Gizemli yetenekleri olan</li> <li>Dengeli ortam ve dengeli durumları tercih eden</li> <li>Olayların iç yüzünü kolayca kavrayan</li> <li>Korunaklı yuvalar isteyen</li> <li>Muhakkak sevdikleri bir eşe ihtiyaç duyan</li> <li>Düzenli, iyi ilişkiler kuran</li> <li>Çok hırslı</li> <li>Anaç, evcimen</li> <li>Sevmeyi ve sevilmeyi çok önemseyen</li> <li>Yardımsever</li> <li>Dinsel ve mistik eğilimleri olan</li> <li>Uzak çevreye kadar herkesle ilişki içerisinde olan</li> <li>Uyumlu</li> <li>Güven duygusuna önem veren</li> <li>Çabuk korkan</li> <li>Huzursuz olunca hastalanma eğilimine sahip</li> <li>Sağlam ve güvenilir bir dost</li> </ul> <h2>Mersin Balığı (23 Temmuz – 22 Ağustos)</h2> <strong>Uğurlu Taşı:</strong> Gröna Demir <strong>Rengi:</strong> Kırmızı “Gösterişli, bağımsız, sevilen, keskin görüşlü bir fırtına" <ul> <li>Soylu, görkemli düşünmeyi seven</li> <li>Dost ama alaycı</li> <li>Gerçek duygularını saklayan</li> <li>Hassas nokta: Soğuk algınlığı, boğaz ağrısı, hazımsızlık</li> <li>Çok cesur</li> <li>Başkalarının kendisine verdiği acıyı unutmayan</li> <li>Başkalarına duygusal çözümler sağlamayı seven</li> <li>Liderlik duyguları çok güçlü</li> <li>Egemenlik kurmayı seven</li> <li>Bazen kibirli</li> <li>Çok zeki, uyanık ve hareketli</li> <li>Çocuklarına karşı korumacı</li> <li>Tükenmez bir güç kaynağı ve ruhsal derinli</li> <li>Çok sağlam bir korunma zırhı</li> <li>Okumaya meraklı</li> <li>Beklenmedik, hesapsız öfke patlamaları olan</li> <li>İyi yürekli, duyarlı kişiler</li> </ul> <h3>Boz Ayı (23 Ağustos – 22 Eylül)</h3> <strong>Rengi</strong>: Erguvan “Çözümlemeci ve mantıklı düşünme yeteneği olan bir organizatör!” Trip yapmak sizin işiniz. <ul> <li>Mantıklı</li> <li>Adalet duygusu güçlü olan</li> <li>Yalana karşı hassas ve hemen hisseden</li> <li>Öfkesini soğukkanlı ve hesaplı bir şekilde gösteren</li> <li>Konuşmayı seven</li> <li>Aynı zamanda uzun süre suskun kalabilen</li> <li>Korkutucu bir düşman</li> <li>Somut aleme ve lükse meraklı</li> <li>Akıllarına koydukları zor, kolay her şeyi yapabilen</li> <li>Sorumluluk duygusu çok güçlü</li> <li>Sinirli ama sevecen bir ana-baba</li> <li>Temiz, titiz</li> <li>Disiplinli ve düzenli</li> <li>Uyumlu ama çekingen</li> <li>Aldatılmaya tahammülü olmayan</li> <li>Sorunları kolayca çözebilen</li> <li>Zayıf olan her şeyi küçümseyen</li> <li>Ruhsal gelişim konusunda desteğe ihtiyaç duyan</li> <li>Yemeğe düşkün ama rejimi de seven</li> <li>Hekimlik, yönetim ve savunma konularına meyili</li> <li>Hassas nokta: Mide, bağırsak ve kalp</li> </ul> <h3>10. Karga (23 Eylül – 23 Ekim</h3> <strong>Uğurlu Taşı:</strong> Jasper <strong>Rengi:</strong> Kahverengi “Özveri, nezaket ve kararlılığın mükemmel bir bileşimi!” Papağan gibi görünüyorsunuz ama kartalsınız rahat olun. <ul> <li>Yardımsever</li> <li>Doğa ile ilişkide olmayı seven</li> <li>Ani, beklenmedik manevralar yapabilen</li> <li>İç dengeleri bozulmazsa uzun süre çalışabilen</li> <li>Ruhsal alanda çok rahat olan</li> <li>Hayattan zevk almayı bilen</li> <li>Küçük şeylerden mutlu olan</li> <li>Her şeyin iyi ve kötü yanını kolayca görebilen</li> <li>Çelişkili</li> <li>Her türlü düşünce ve akımı izleyip öğrenmek isteyen</li> <li>Sevdiklerine karşı aşırı korumacı hatta yıkıcı</li> <li>Kendilerini bulmak için zamana ihtiyaç duyan</li> <li>Hayvanlara düşkün</li> <li>Evine özenen, zevkli, dekorasyona meraklı</li> <li>Güzel şeyleri seven</li> <li>Estetiğe düşkün</li> <li>Kendilerini bulmakta bazen zorluk çeken</li> <li>Çok sevimli</li> </ul> <h3>11. Yılan (24 Ekim – 21 Kasım)</h3> <strong>Uğurlu taşı:</strong> Bakır – Malahit <strong>Rengi:</strong> Turuncu “Ruhsal güçleri çok yüksek duyarlı insanlar!” Kendi burcum diye demiyorum, şahane insanlar bunlar. Sevin, koruyun. <ul> <li>Ruhsal seslere karşı duyarlı</li> <li>Uğraştıkları işte başarılı</li> <li>Kendi söylediklerini benimseten</li> <li>İlişki kurdukları şeyleri dönüştürme yeteneği</li> <li>Tükenmez bir enerji</li> <li>İyileştirici güçlere sahip</li> <li>Hassas nokta: Karın ağrısı</li> <li>Çevrelerine yardımcı olma yeteneği</li> <li>Bazen dar kafalı</li> <li>Karar verme aşamasında yardım almayı sevmeyen</li> <li>Aydın kişiliğe sahip</li> <li>Çatal dilli</li> <li>Soğukkanlı</li> <li>Ketun</li> <li>Çok çekici</li> <li>Dokunma ve titreşimlere olağanüstü duyarlı</li> <li>Farklı bir kişilik</li> </ul> Kızılderili felsefesi, öğretileri ve hayata bakışları bu şekilde...O kadar gerçek, o kadar doğru ve doğal ki... Gerçekten şaşkınlık ve hayranlık içindeyim. Kızılderililerin astrolojiye bakışı ve burçlara yükledikleri özellikler, belki de günümüz astrolojisinin yapı taşlarını oluşturmuştur.</figure> </figure>
<h3>Cosmos: Bir Uzay Yolculuğu (2014)</h3> National Geographic kanalında yayınlanan Cosmos / Kosmos, bir çeşit belgesel dizisi. Düzenli, uyumlu ve sistematik bir evren anlamına gelen Kosmos, ünlü astrofizikçi Neil deGrasse Tyson tarafından sunuluyor. Yaşamın işleyişi ve bu sistemi oluşturan atomların gözle görünmeyen dünyasına farklı bir bakış açısı getiriyor. ‘Aynı yıldızın kumaşından’ olduğumuzu fark etmemize neden olan belgesel, uzay, evren ve bu sistemin işleyişi hakkında kafa yoran herkesin merakla izleyeceği bir yapım. <h2><strong>Free Solo (IMDb 8.6)</strong></h2> <strong> </strong> En İyi Belgesel Oscar ödüllü Free Solo, Alex Honnold’un dünyada tırmanması en zor El Capitan kayalıklarına ip kullanmadan yani free solo yaptığı tırmanışı konu alıyor. Çekim kalitesi ve nefes kesen görüntüleriyle pek çok aksiyon filminin tahtını sallayacak Free Solo, aynı zamanda ilham verici bir hikaye. Gerçek yaşam öyküsüne dayanan belgeselden, özellikle sporla ilgilenen pek çok kişinin alabileceği özel mesajlar yer alıyor. <strong> </strong> <h2>Gezegenimiz – Our Planet (2019) – IMDB: 9,3</h2> <figure></figure> En popüler belgesel önerileri arasında bulunan Our Planet, 8 bölümden oluşuyor. Kesinlikle izlenmesi gereken müthiş belgeselde, gezegenimizin doğal güzelliklerini ve olağanüstü canlıları görürken, diğer yandan da iklim değişikliğinin canlıları nasıl etkilediğine şahit oluyoruz. Belgeselin sunumunu doğa tarihçisi David Attenborough <h2></h2> <h2>Through the Wormhole (2010-2017) – IMDB: 8,6</h2> En güzel belgeseller arasında yer alan Through the Wormhole, uzay ve zamanı mükemmel bir şekilde anlatıyor. Morgan Freeman’ın sunduğu belgesel, solucan deliği nedir, ölümden sonra hayat var mı, paralel evrenler gerçek mi gibi konuları ve daha fazlasını ele alıyor. <h2>Bal Ülkesi Honeyland</h2> <h2><img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220530-154113_Google.jpg" alt="" width="642" height="800" /></h2> İzlenmesi gereken belgesel önerileri arasında bulunan Bal Ülkesi, arıcılık yapan bir ailenin hikayesini konu alıyor. Balkanlarda dağlık bir yerde yaşayan Hatice Muratova, elektriği ve suyu olmamasına rağmen burada eski yöntemlerle arıcılık yapar. Belgeselde Hatice Muratova’nın verdiği mücadele anlatılıyor. <h2>Evrenin Ucuna Yolculuk – Journey to the Edge of the Universe (2008) –IMDB:8,5</h2> <figure></figure> Belgesel önerileri arasında yer alan yapım, evren ile ilgili birçok konuya ışık tutuyor. Bizler kimiz, evrendeki küçücük zerreler miyiz? Evren bizim için bir dost mu yoksa düşman mı? Belgesel bu ve bunun gibi sorulara cevap arıyor. Diğer yandan sizleri evinizden alıp evrenin olağanüstü ve dehşet verici yerlerine götürüyor. Ayrıca 91dakikalık belgesinin yönetmenlik koltuğunda Yavar Abbas oturuyor. <h2><strong>TOPRAK ASKERLERİN GİZEMİ BELGESELİ</strong></h2> <h2>Yerin altında savaşa hazır 8 bin asker</h2> <strong>Dev bir kral mezarının bulunduğu alanda binlerce toprak asker bire bir boyutlarıyla "ilklerin imparatoru" olarak bilinen Çin Şı Huang'ın mezarını koruyor.</strong> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220530-154027_Google.jpg" alt="" width="538" height="394" /> İmparatorun ordusunda bulunan binlerce askerin heykeli, kıyafetlerinden ten rengine kadar, yüzleri bire bir taklit edilerek yapılmış. Halen küçük bir bölümü gün ortaya çıkarılan askerlerin tamamı, heykellerin kimyası halen çözülemediği için gün yüzüne çıkarılmıyor. Bunun başlıca nedeni ise heykellerin bir hafta içinde orijinal hallerini kaybederek toprak rengine dönüyor olmaları. Uzmanlar, bu dönüşümün nedenini belirlemeye çalışıyor. Dev yer altı ordusundan bugüne kadar iki bin civarında askerin gün yüzüne çıkarıldığı, ancak boya ve renk hususunun hala gizemini koruması nedeniyle 6 bin civarındaki askerin yerleri tespit edildiği halde gün yüzüne çıkarılmadığı belirtiliyor. <h2>İşte gerçek Amerikan Rüyası...<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220530-160649_Google.jpg" alt="" width="476" height="800" /></h2> Holywood filmleri ile tüm dünya gençlerinin beyinlerini yıkayan Amerika’nın gerçek yüzü bu belgeselle ortaya çıktı. Belgesel, Amerika gençliğinin geldiği içler acısı durumu gözler önüne seriyor. Holywood filmleri ile Amerikan Rüyası olarak adlandırılan Amerika gençliğinin sözde zengin, medeni, kültürlü olduğu yıllar boyunca tüm dünyada beyinlerine empoze edildi. Özenti bir toplum yetişmesine neden olan yalan hayat dizi ve film yapımları ile gözlerimizin içine sokuldu. Philedelphia’lı amatör bir belgeselci tarafından çekilen görüntüler Amerikan gençliğinin nasıl da uyuşturucu bataklığına saplanmış bir toplum olduğunu anlatıyor. Uyuşturucu bulabilmek için, bedenini satanlardan, hırsızlık yapanlara ve evlerinden atılanlara kadar her şey mecvut. Bbu gençler için hükümetin hiçbir çabası olmadığını savunan yapımcı detayları görüntülere bırakarak yorum yapmamayı tercih etti. Bölgenin en işlek caddelerinden birinde Kensington Street’te bulunan Niddle Park’ta çekilen bu görüntüler için, <strong>‘Kensington bir cehennemdir’</strong> açıklaması yapan belgeselci sürekli reklamı yapılan Amerikan Rüyası’nı böyle gözler önüne serdi.
Laboratuvar Ortamında Ahşap Üretilebileceği Açıklandı: Gelecekte Çevre Dostu Ev ve Mobilya Yapımında Kullanılabilir Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) bilim insanları laboratuvarda ahşap üretilebileceğini açıkladı. Bu malzemenin gelecekte çevre dostu evler ve mobilyalar yapmada kullanılabileceği belirtildi. İklim değişiklikleri, yüksek karbon ayak izi, ormansızlaşma gibi şeyler, gezegenimizin ve canlı türlerinin geleceğini ciddi bir şekilde tehdit etmeye devam ediyor. Bu nedenle de bilim insanları daha sürdürülebilir bir gelecek için adımlar atmaya çalışıyor. Hepimizin bildiği gibi dünyanın akciğerlerinin yok olmasına neden olan ormansızlaşma gün geçtikçe daha da kötü hâl alan bir sorun. İnsanların her yıl on milyon hektar kadar ormanlık alanı yok ettiği belirtiliyor. Ağaçları kendi yararımıza kullanmamız, gezegenimiz için büyük önem arz eden bu alanların zarar görmesine sebep oluyor. İşte bu konuda araştırma yürüten bilim insanları, ormansızlaşmaya karşı mücadelemize yardımcı olabilecek bir yöntemin var olabileceğini açıkladı. <h2>Laboratuvarda ahşap üretmek mümkün olabilir</h2> Laboratuvar ortamında ürün yetiştirmek uzun zamandır gündemde olan bir konu. Bilindiği üzere hayvanları korumak için gelecek yıllarda yapay etlerin yaygınlaşması bekleniyor. Şimdi ise Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) bulunan bilim insanları, laboratuvar ortamında ahşap üretilebileceğini belirtti. Uzmanlar, yaptıkları açıklamalarda ahşap benzeri bir malzemenin laboratuvarda üretilebileceğini, bunun da ağaçlara zarar vermeyen <strong>çevre dostu evler inşa etmede; hatta sürdürülebilir mobilyalar üretmede</strong> bile kullanılabileceğini aktardı. Araştırmacılar, henüz bu tarz bir ahşabın laboratuvarda ortamında nasıl yetiştirilebileceğini tam olarak çözemediklerini belirtse de konu hakkında önemli adımlar attıklarını aktarıyor. Buna göre uzmanlar, Zinnia elegans (kirli hanım) isimli bir çiçeğin genç yapraklarındaki hücreleri, bazı besinleri ve iki hormon kullanarak bunun mümkün olabileceğini ifade ediyor. <strong>Enerji tüketimini ve atıkları azaltabilir</strong> Ek olarak malzemenin geleneksel ahşaptan daha kullanışlı olabileceği belirtiliyor. Açıklamalara göre bu ürünün; sertliğinin ve yoğunluğunun kimyasallar yoluyla değiştirilmesi ve 3D biyobaskı teknikleri ile herhangi bir şekle sokulması mümkün olabilir. Araştırmacılardan Ashley Beckwith de yaptığı açıklamalarda bu materyalin ihtiyaca göre yetiştirilebileceğini; bunun da enerji ve atık miktarını azaltabileceğini söylüyor. Beckwith son olarak bu tarz araştırmaların ve ormanların geleceğimiz için oldukça önemli olduğunu belirterek şunları sözlerine ekliyor: “<em>Ağaçlar ve ormanlar, iklim değişikliğini</em><em>yönetmemize yardımcı olmak için harika bir araç. Bu nedenle bu kaynaklar konusunda dikkatli stratejik olmak, ileriye dönük toplumsal bir gerekliliktir.”</em> <h2><strong>Havadan Tatlı Su Çekebilen Jel </strong></h2> <img class="wp-image-11677 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/havadan-tatli-su-cekebilen-jel-gelistirildi-0-5hywqVcW-300x169.jpeg" alt="" width="479" height="270" /> Hepimizin bildiği üzere gezegenimiz, gün geçtikçe daha sıcak hâle geliyor. Tarımsal talepler, iklim değişiklikleri, yüksek karbon emisyonları ve kirlilik gibi nedenler hem Dünya’nın hem de canlıların geleceğini ciddi bir şekilde tehdit ediyor. Ayrıca bu faktörlerin gelecekte daha da kötüleşebileceği ve <strong>su kıtlığı</strong> gibi korkunç sonuçlara yol açabileceği aktarılıyor. <strong>Düşük masraflı olması nedeniyle herkes tarafından kullanılabilecek</strong> Açıklamalara göre bilim insanları jeli, bitkilerde bulunan selülozun bir türevinden, yenilebilir bir bitki olan konjaktan elde edilen bir liften ve lityum klorür tuzu ile oluşturdu. Sıvı malzemelerin karıştırılarak bir kaba döküldüğü, iki dakika beklemeye bırakıldığı ve ardından ince bir tabaka hâlinde dondurularak kurtulduğu ifade edildi. Çalışmada, 1 kilogramlık jeli yapmak için gereken malzemelerin oldukça düşük bir maliyete sahip olmasına da dikkat çekildi. Kimya mühendisi Youhong Guo da bununla ilgili açıklamalarında “<em>Bu jelin sentezi çok basit” </em>ifadelerini kullanarak ürünün herkes tarafından kullanılabileceğini vurguladı. Jel tabakalarının kurutulduktan yaklaşık 20 dakika sonra neme doyduğunu belirten araştırmacılar, içilebilir sıvı elde etmek için jelin ısıtıldığını sözlerine ekledi. Son olarak jelin, diğer emici malzemelere göre oldukça verimli bir şekilde suyu emdiği, suya zararlı kimyasallar eklenmediği ve tekrarlanan kullanımlarla bozulmadığı belirtildi. Ancak, testlerin miligramlık jeller ile yürütüldüğü; sonuçların kilogram olarak tahmin edildiğini belirtmekte fayda var. Uzmanlar da konu hakkında daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu, su kıtlığı konusunda önlemlerin artırılması gerektiğini vurguladı. Bahsi geçen araştırma, geçtiğimiz günlerde Nature Communications isimli akademik dergide yayımlandı.
<h2>Sanatseverlerin yıllardır beklediği çağdaş dansın en önemli isimlerinden Maguy Marin ilk kez Türkiye'ye geliyor. Marin’in 40 yıldır dünyanın dört bir yanında izlenen başyapıtı May B ilk defa 27 Mayıs’ta İstanbullu seyirciyle buluştu.</h2> Sanatseverlerin yıllardır beklediği çağdaş dansın en önemli isimlerinden Maguy Marin ilk kez Türkiye'ye geldi. Ses, obje, hareket ve müzik kullanımında yarattığı yeni sahne düzeni ile Fransa’da yeni akım dansın öncülerinden olan Maguy Marin’in, 1981'de sahneye koyduğu tarihten itibaren 40 yıldır dünyanın dört bir yanında izlenen başyapıtı May B ilk defa İstanbullu izleyiciyle 27 Mayıs’taCemal Reşit Rey’de (CRR) buluştu. <strong>Maguy Marin & My B</strong> <img class=" wp-image-11573 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/ezgif.com-gif-maker-9-1-300x169.jpg" alt="" width="550" height="310" /> Samuel Beckett'in metinlerinden esinlenerek tasarladığı May B, Maguy Marin'in salt hareket ve mimikle oluşturduğu kendine has dili ile çok güçlü teatral bir eser olarak biliniyor. Yalnızlık, kin, hırs, açgözlülük ile Beckett'in acıklı karakterlerinin yansıması, insanlığın acımasız ve bir o kadar sevgiye muhtaç halleri, mizahi ve büyüleyici bir koreografiyle sahneleniyor. <h3>DANS TARİHİNDE YENİLİKÇİ MODERN BAKIŞ</h3> Çağdaş dans ve tiyatronun en yaratıcı koreograflarından Maguy Marin dans tarihinde yenilikçi ve öncülüğü ile özel bir yere sahip. Fransa Toulouse doğumlu Maguy Marin, Franco rejiminden kaçan İspanyol bir ailenin çocuğu. Klasik bale ile dansa başlayan Maguy Marin’in dansa dair vizyonu 1970’te girdiği Maurice Béjart’ın okulunda şekillendi. Béjart’ın XX. Yüzyıl Balesi’nde (Ballet du XXe Siècle) baş dansçı olan Maguy Marin kendi danslarını o dönem yaratmaya başladı. Maguy Marin, İlk andan itibaren teatral öğeleri kullanımı, koreografiyi danstan çok hareket üzerine şekillendirmesiyle aynı dönemdeki koreograflardan ayrılarak kendi tarzını ortaya koydu. Ünlü koreograf, birçok ödülün yanı sıra, Dance Festival ve 2016 Venedik Bienali Altın Aslan hayat boyu başarı ödüllerinin de sahibi.
75. Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu. <h2>Bu yıl 75'incisi düzenlenen Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü İsveçli yönetmen Ruben Östlund'un TRT ortak yapımı filmi Triangle of Sadness (Hüzün Üçgeni) kazandı.</h2> Ödüller, Fransız aktör Vincent Lindon başkanlığındaki dokuz kişilik bir jüri tarafından belirlendi ve Cumartesi günü Cannes'daki Grand Lumière Tiyatrosu'nda düzenlenen kapanış töreninde sahiplerine Cannes'daki Grand Lumière Tiyatrosu'nda düzenlenen kapanış töreninde sahiplerine verildi. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220529-202112_Chrome.jpg" alt="" width="662" height="436" /> <h3>ALTIN PALMİYE</h3> Geceden Altın Palmiye ile Ruben Östlund'un Triangle of Sadness filmi ayrılırken, en iyi yönetmen ödülünü ise Decision to Leave filmiyle Chan Wook Park kazandı. <h3>GRAND PRİX ÖDÜLÜ</h3> İkincilik anlamına gelen Grand Prix ise Close (Lukas Dhont) ve Stars at Noon (Claire Denis) filmleri arasında paylaşıldı. CANNES FİLM FESTİVALİ’NİN KAZANANLARI ŞU ŞEKİLDE: Altın Palmiye: Triangle of Sadness (Yön. Ruben Östlund) <h3>JÜRİ BÜYÜK ÖDÜLÜ<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220529-202143_Chrome.jpg" alt="" width="376" height="455" /></h3> Stars at Noon (Yön. Claire Denis) Lukas Dhont (solda) ve 'Stars at Noon' filminin yönetmeni Claire Denis gazetecilere poz verdi. Törende Jüri Ödülü kazanan 'The Eight Mountains' isimli filmin yönetmeni Felix van Groeningen ve Charlotte Vandermeersch gazetecilere poz verdi. <h3>EN İYİ YÖNETMEN</h3> Park Chan-Wook (Decision to Leave) <h3>EN İYİ KADIN OYUNCU<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220529-202258_Chrome.jpg" alt="" width="638" height="424" /></h3> Zar Amir-Ebrahimi (Holy Spider) <h3>EN İYİ ERKEK OYUNCU</h3> Song Kang-ho (Broker) <h3>EN İYİ SENARYO<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220529-202337_Chrome.jpg" alt="" width="662" height="437" /></h3> Tarik Saleh (Boy From Heaven) <h3>75. YIL ÖZEL ÖDÜLÜ</h3> Tori and Lokita / Tori et Lokita (Yön. Jean-Pierre Dardenne ve Luc Dardenne) <h3>KISA FİLM DALINDA ALTIN PALMİYE ÖDÜLÜ</h3> Kısa Film dalında 'Altın Palmiye' ödülü kazanan 'The Water Murmurs' filminin yönetmeni Jianying Chen. Altın Kamera Mansiyon ödülü kazanan ise 'Plan 75 filminin yönetmeni Chie Hayakawa oldu.
<h3>Rattlesnake</h3> Hikaye detayları henüz belli olmayan “Rattlesnake”, kızı bir çıngıraklı yılan tarafından sokulduktan sonra gizemli bir kadından acil yardım alan bekar bir anneye odaklanıyor. Gizemli kadın daha sonra anneden iyiliğine karşılık vermesini ister. Anneyi Texas’ın çöl kasabası Tulia’da yaşayan hiç tanımadığı birini öldürmeye zorlar. Netflix’te yayınlanacak filmin yönetmenliğini ve senaristliğini Zak Hildhick üstleniyor. 2013 yılında “These Final Hours” ile adından söz ettiren Hilditch, geçtiğimiz sene Netflix için Stephen King’in aynı isimli romanından uyarlanan “1922”yi yönetmişti. Çekimlerine başlanan filmin önümüzdeki sene yayınlanması bekleniyor. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220529-190252_Google.jpg" alt="" width="528" height="392" /> <h2>Stephen King'in kitaplarından uyarlanan diğer filmleri:</h2> <h2><img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220529-190321_Google.jpg" alt="" width="619" height="372" /></h2> <h3>IT</h3> 1990 yılında çekilen 'It' filmiyle 2017 yılında çekilen 'O' filmi aynı hikayeye sahip. Ancak, elbette ki bazı farklılıklar mevcut. 1990 yılında çekilen 'It' filminin filmden ziyade iki bölümden oluşan mini bir televizyon serisi olduğunu belirtelim. 2017 yılında çekilen 'It (O)' filmi ise; milyon dolarlık bütçe ayrılan bir Hollywood çalışmasıdır. Bu nedenle bu iki film, aynı hikayeye sahip iki farklı yapım. <h3>Öldüren Sis</h3> Film, kasabaya kalın ve koyu bir sis tabakasının çökmesiyle birlikte kasaba halkının korku ve panik eşliğinde bir süpermarkete sığınmasını konu alır. Süpermarkete saklanan kişiler arasında olan David Drayton, sis tabakasının içinde esrarengiz varlıklar olduğunu fark eder. Doğaüstü bu yaratıklardan kurtulmaları ise markette bulunan herkesin birlikte hareket etmesine bağlıdır. <h3>The Dead Zone (1983)</h3> Yaşadığı araba kazasının ardından komaya giren Johnny Smith beş yıl sonra komadan uyanır. Johnny komada olduğu sürede dünya elbette ki değişir. Uzun bir süre sonra uyanan Johnny, kısa bir süre sonra kendisinde de büyük değişimler olduğunu fark eder. Johnny, sahip olduğu bu özellikleri keşfetmesinin ardından ise bir cinayet davasında özelliklerini kullanmaya kalkar. <h3>The Stand (1994)</h3> The Stand, ölüme sebep olan bir salgın nedeniyle yıkıma uğrayan dünyada, iyi ve kötü arasındaki çekişmeyi konu alan bir film. Salgından sonra büyük bir yıkım gerçekleşen dünyada, hayatta kalmayı başaran insanlar bu durumdan kurtulmanın yollarını arar. İnsanlar, bu dehşet durumdan kurtulmak için iki lider adayından birini seçmek durumundadır <h3>Storm of the Century - Yüzyılın Fırtınası</h3> Storm of the Century filmi, Maine adasını büyük bir fırtınanın vurmasıyla birlikte ortaya çıkan bir iblisi konu alır. İblis, Maine halkından büyük bir istekte bulunur. İsteklerinin yapıldığı takdirde adayı terk edeceğini söylese de, bu istekler insanlar tarafından yapılacak düzeyde değildir. <h3>Günah Tohumu</h3> Günah Tohumu, Carrie White isimli bir genç kızın sahip olduğu telekinetik güçleri konu edinir. Okuldaki arkadaşları tarafından dışlanan ve dalga geçilen Carrie, evde ise annesinden eziyet görür. Telekinetik güçlere sahip olan Carrie, bunu bir sır olarak saklasa da mezuniyet balosunda onunla dalga geçen tüm arkadaşlarına gücünü gösterir. <h3>1408</h3> Başarılı bir yazar olan Mike Enslin, genellikle doğaüstü güçler üzerine yazılar yazar. Üzerinde çalıştığı kitap için araştırma yapan Mike, 1408 numaralı bir otel odasında doğaüstü ve gizemli olaylar yaşandığını anlar. Kısa süre içinde otel yöneticisinin de olaylara karışmasının ardından ürkütücü olaylar yaşanmaya başlar. Dolphin Oteli'nin 1408 numaralı odası hiç de huzurlu bir yer değildir. <h3>Yeşil Yol</h3> Hapishane görevlisi ve bir mahkumun hikayesinin anlatıldığı Yeşil Yol, ilginç kurgusuyla kendine hayran bırakan Stephen King eserlerinden biri. Paul, hapishanede görev yaptığı yıllarda idam cezasına çarptırılan mahkumları son yolculuklarına uğurlar. John Coffey de idam cezasına çarptırılarak hapishaneye gönderilen iri yapılı bir mahkumdur. Ancak, John'un bu görüntüsünün ardında çocuk ruhlu bir kalbi vardır. <h3>Esaretin Bedeli</h3> Andy ve Red adındaki iki mahkumun hapishanede kurdukları dünyayı anlatır. Genç ve başarılı bir banker olan Andy, karısını ve onun sevgilisini öldürmekle suçlanarak ömür boyu hapis cezasına çarptırılır. Shawshank Hapishanesi'nde dayak ve tecavüz gibi kötü olaylar yaşayan Andy, her şeye rağmen hayatla bağlarını koparmaz ve bir gün yeniden özgür olacağına inanır. Umudunu hiçbir zaman kaybetmeyen Andy, zekice yapılmış bir plan sayesinde özgürlüğüne kavuşur...
<em>Merhaba arkadaşlar, sizlere oldukça ilgimi çeken, psikolojik deneylerle ilgili paylaşım yapmak istedim. Biraz ürkütücü biraz korkunç ve şaşırtıcı 5 psikolojik deney:</em> <h2>Küçük Albert deneyi, John Watson</h2> <h2><img class=" wp-image-11496 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/Kucuk-Albert-Deneyi-300x169.jpg" alt="" width="483" height="272" /></h2> Birçok kişinin sebebini bilmediği bir <strong>korkusu</strong> bulunuyor. Bu korkuların nasıl geldiğini ya da nasıl ortaya çıktığını araştırmak isteyen <strong>John B. Watson</strong>, birçok kişinin onaylamayacağı türden bir deneyi gerçekleştirdi. Küçük Albert'in belli sesler ile fare, tavşan sakallı korkunç insanlara verdiği tepkiler ölçüldü. Deneyde bilim insanları koşullu korkuyu kanıtladı. bir bebeğin hayatı geri döndürülemeyecek bir şekilde <strong>mahvoldu o korku hafızasına kazındı.</strong> <h2>Bölünmüş sınıf deneyi, Jane Elliott</h2> <img class="wp-image-11498 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/jane-elliott-1024x538-1-1200x720-1-1-300x180.jpg" alt="" width="515" height="309" /> 1968 düşünce önderi ve aktivist Martin Luther King öldürüldükten sonra öğretmen Jane Elliott 3. sınıf öğrencileriyle ayrımcılık, ırkçılık ve önyargı gibi konukları tartışmaya başladı.Tartışma pek ileri gitmeyince öğrencileri 2 günlüğüne mavi gözlüler ve kahverengi gözlüler olarak ikiye ayırdı. Önce bir grup öğrenciye daha olumlu daha destekleyici davrandı, sonra da diğer gruba. Bu ufak deneyin sonunda hangi gruba daha iyi davranılıyorsa o grubun derslerde daha başarılı olduğunu gözlemledi. <h2>Pavlov’un Köpek Deneyi</h2> <h3><img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220529-164533_Google.jpg" alt="" width="549" height="371" /></h3> Ocak 2007 günü, Washington D.C metrosunda bir müzisyen 45 dakika boyunca keman çaldı. Çaldığı toplam 6 parçanın 2'si Bach besteleriydi. Toplamda sadece 6 kişi durup müziği dinledi, 20 kişi ise para bıraktı. Müzisyen o 1 saatte toplam 32 dolar para kazandı. <strong>Ivan Pavlov</strong> <strong>1890’larda Rusya St.Petersburg’daki Askeri Tıp Akademisi</strong> <strong>Deney Detayları:</strong> Pavlov’un köpeklerle yaptığı deneyler tüm psikoloji alanındaki en önemli deneylerdendir. Koşullama ile ilgili bulguları yepyeni bir psikolojik çalışma dalına yol açmıştır. Pavlov, bir köpeğin öğrenmesi gerekmeyen bazı şeyler olduğu şeklinde basit bir fikirle başladı. Çalışmasına özgü olarak, köpeklerin yiyecek gördüklerinde tükürük salgılamayı öğrenmediğini gözlemledi. Bu refleks köpekte öğrenmeyi gerektirmeyen koşulsuz bir yanıttır. Pavlov, bir köpeğe bir kase yiyecek sunarak ve daha sonra tükürük salgılarını ölçerek hayvanda koşulsuz bit yanıttır. Pavlov, bir köpeğe bir kase yiyecek sunarak ve daha sonra tükürük salgılarını ölçerek hayvanda koşulsuz yanıtların olduğunu belirtir. Köpek zili ve yemeği ilişkilendirmeyi öğrenmişti ve bu öğrenme yeni bir davranış yaratmıştı. Nötr uyaran,koşullu bir uyaran haline getirilmiştir. Gözlemden sonra Pavlov, köpeklerin niçin yiyecek verilmeden önce salya salgıladıkları sorusunun üzerine gitti ve araştırmalarını bu yöne kaydırdı. Normal olarak bir köpekte, yiyecek ağza konunca salyanın akması doğal bir tepkidir. Ama salya, yiyeceği veren kişi görüldüğünde de akmaya başlarsa bir durum var demektir, diye düşündü. <h2><strong>Öğrenilmiş Çaresizlik Deneyi, Martin Seligman</strong></h2> <h2><img class=" wp-image-11499 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Yucel-yazasina-300x192.jpg" alt="" width="488" height="312" /></h2> Martin Seligman Dr. Watson’ın çalışmasına başka bir açıdan bağlantılı olan bir klasik koşullanma deneyi yapmak istedi. Şartlanmış köpeklerle çalışırken zekice bir gözlem yaptı: Çan sesi duyduklarında hafif bir elektrik çarpması beklemeye koşullandırılmış denekler, bazen olumlu sonucu aramak yerine, başka bir olumsuz sonuçtan sonra vazgeçiyorlardı. Normal şartlar altında, hayvanlar negatif sonuçlardan kaçacaklardır. Seligman deneyini önceden koşullandırılmamış hayvanlarla test ettiğinde, hayvanlar pozitif sonuç bulmaya girişiyorlardı. Tersine negatif sonuç beklemeye koşullandırılmış köpekler, farklı bir durumda bile orada kendilerini bekleyen başka bir sonucun olabileceğini sandılar. Koşullandırılmış köpeklerin davranışı öğrenilmiş çaresizlik olarak bilinir oldu, yani bazı deneklerin geçmiş deneyimler onları çaresiz olduklarına inanmaya zorladığından olumsuz bir durumdan kurtulmaya çalışmayacağı fikri. Çalışmanın bulguları depresyon ve insanlardaki semptomlarına ışık <h2>Stanley Milgram Deneyi</h2> <h2><img class="wp-image-11500 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/Milgramin-Itaat-Deneyleri-Kapak-300x169.jpg" alt="" width="511" height="288" /></h2> Stanley Milgram'in 1961'de yaptığı bu oldukça korkunç deney insanların otoriteye ne kadar boyun eğdiğini kanıtladı. Bir odaya alınan deneklere, yan odada, göremedikleri bir yerde birinin olduğu söylendi. Odada denek ile birlikte bulunan önlüklü kişiler, yan odadaki kişiye soru soracaklarını ve her yanlış sorada deneğin ona elektrik vermesi gerektiğini söylediler. Diğer odadaki kişi aslında bir oyuncuydu ve her elektrik verildiğinde acı çekermiş gibi bağırdı ve haykırdı. 'Araştırmacılar' şaşkınlık içindeki denek elektrik verdikçe ona daha yüksek voltaj vermesi gerektiğini söylüyordu. Katılımcılardan %65'i en yüksek voltaj olan 450 volta kadar çıktı. Odaya alınan deneklere, yan odada, göremedikleri bir yerde birinin olduğu söylendi. Odada denek ile birlikte bulunan önlüklü kişiler, yan odadaki kişiye soru soracaklarını ve her yanlış sorada deneğin ona elektrik vermesi gerektiğini söylediler. Diğer odadaki kişi aslında bir oyuncuydu ve her elektrik verildiğinde acı çekermiş gibi bağırdı ve haykırdı. 'Araştırmacılar' şaşkınlık içindeki denek elektrik verdikçe ona daha yüksek voltaj vermesi gerektiğini söylüyordu. Katılımcılardan %65'i en yüksek voltaj olan 450 volta kadar çıktı. Araştırma sonucunda en basit bireylerin bile otorite karşısında boyun eğdiği, bir başka insanı öldürmeye kadar gidebileceği ortaya çıktı. <figure><figcaption></figcaption></figure>
Değişen ve dönüşen dünya ile kadın girişimcilerin sayısı da gün geçtikçe artıyor. Fakat maalesef yeterli değil. Oysa kalkınmanın en önemli tetikleyicilerinden biri de biz kadınlarız. Kadınların ekonomiye, ticarete olan katkıları ekonominin gelişmesinde çok etkilidir. Bu yüzden kadın girişimciler daha fazla desteklenmeli ve güven verilmelidir. Kadın girişimcilerin yapabileceği iş yelpazesi ise oldukça geniş... <h3>işte kadınların yapabileceği iş önerileri</h3> <ul> <li>Evden marmelat yapıp satmak</li> <li>Takı tasarlamak ve satmak</li> <li>Ev yemekleri yapıp satmak</li> <li>Mantar yetiştiriciliği yapmak</li> <li>Evde pişmaniye yapıp satmak</li> <li>Lüle taşından tasarımlar yapıp satmak</li> <li>İcerik yazarlığı, makale yazarlığı, sosyal medya.</li> <li>Çevirmenlik ve tercümanlık işi yapmak.</li> <li>Paketleme işleri yapmak</li> <li>Horlama bantları üreterek ek kazanç sağlamak</li> <li>Evde kozmetik ürünleri yapıp, satmak.</li> <li>Sanal asistanlık yapmak</li> <li>Yemek yapıp, video çekip takipçi kazanmak</li> <li>Evde teraryum yapıp, satarak ek gelir sağlamak.</li> <li>Bayilik açmak</li> <li>E-ticaret yapmak</li> <li>Güzellik merkezi açmak</li> <li>Satış ortaklığı</li> <li>Organik el işleri yapıp satmak.</li> <li>İmaj danışmanlığı yapmak.</li> <li>Arıcılık yapmak organik bal, arı sütü, poleni, propolis ürünlerinin ticaretini yapmak.</li> <li>Düğün, parti organize etmek.</li> <li>Evde çocuk bebek bakımı ya da refakatçilik</li> <li>Ev yapımı şekerlemeler yapmak</li> <li>Meyve sebze, şifalı bitkiler, çiçek yetiştiriciliği yapıp satmak</li> </ul> Her yaştan, kadın girişimci adayların yapabileceği, bu meslekleri ön proje haline getirip, banka ve yatırımcıların destek alabilirsiniz. KOSGEB, KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) gibi projelerden destek almak, kendi alanınıza öncü olmanızı sağlayabilir. <h1>Örnek kadın girişimciler</h1> <h3><strong><em>Duygu Akbudak - denebunu.com</em></strong></h3> <h3><img class="wp-image-11366 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/Duygu-Akbudak-300x200.jpg" alt="" width="506" height="337" /></h3> Duygu Akbudak, denebunu.com ile "Türkiye'nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi" olarak seçildi. 2.5 milyon yatırım akan girişim 300'den fazla marka ile işbirliği yaptı. <h3><em>Gamze Cizreli - Big Chef</em></h3> <img class=" wp-image-11364 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/gamze-cizreli-313-300x169.jpg" alt="" width="504" height="284" /> Ankara'da Big Chef girişimini kurdu. Ankara'da 4 lokasyona ulaştıktan sonra yurtdışında da hızla büyümeye devam etmiş, Türkiye'de 48 yurtdışında 9 şubeye ulaşmıştır. <h3><em>Demet Mutlu - Trendyol</em></h3> <h3><img class="wp-image-11365 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/demet-mutlu-trendyol-1-300x169.jpeg" alt="" width="538" height="303" /></h3> Trendyol'un girişimcisi ve Ceo'su olan Demet Mutlu "Avrupa'nın Göze Çarpan Genç Liderleri kategorisinde seçilen tek Türk girişimci seçildi". Mevcut ortağı Alibaba'dan 350 milyon yatırım aldı. <h3><em>Özden Pusat - tutumluanne.com</em></h3> <h3><img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220528-210542_Chrome.jpg" alt="" width="503" height="340" /></h3> Özden Pusat, tutumluanne.com girişimini kurdu. Ayda 1 milyonun üzerinde ziyaretçisi olan site 3,6 milyon dolar değerleme aldı. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. O kadar fazla örneği var ki.. Kendi ayaklarının üstünde durabilmek için, ailesini geçindirebilmek için, başarılı olabilmek, hayata tutunabilmek için... Bizler kadınlar olarak, her daim başarılarımızla hayatın içinde varız ve hep var olacağız.
Elvis Presley... Dünya çapında "Rock'n Roll'un kralı ya da kısaca kral olarak tanınır. Hem müzisyen hem şarkıcı hem de oyuncu kimliği ile hafızalara kazınmıştır. Diğer lakabı olan 'Elvis the Pevlis' ise; 1950'li yıllarda kendine takılmıştır. Gerek tarzı, gerek şarkıları ve hayatı ile çok konuşulan, oldukça büyük bir hayran kitlesine sahip, Amerikalı sanatçının hayatı, haliyle filmlere ve belgesele de konu olmuştur. <h3>Elvis Presley'in hayatı kariyerini anlatan 'The King' belgeselinin ilk fragmanı yayınlandı</h3> Eugene Jarecki'nin yönettiği Elvis Presley belgeseli The King'den ilk fragman yayınlandı. Ölümünden 40 yıl sonra Elvis Presley'in 1963 model Rolls Royce ile Amerika’da müzikal yolculuğu anlatan belgesel, Elvis Presley'in hayatını ve kariyerini anlatırken; diğer taraftan da, Amerikan siyasetini konu ediniyor. Elvis Presley'i Austin Butler canlandırırken; menajer Colonel Tom Parker'ı ise Tom Hanks canlandırıyor. Amerika'nın nasıl bir imparatorluk haline dönüştüğü belgeselde vurgulanmış. Why we Fight, Reagan, Henry Kissinger belgeselleri ile tanınan yönetmen Eugene Jarecki'nin, The King belgeselinin ilk gösterimi, geçtiğimiz yıl, Cannes Film festivalinde gerçekleştirildi. <strong>İşte Fragman;</strong> https://www.youtube.com/watch?v=Gp2BNHwbwvI Enteresan bir şekilde, Elvis ile Amerika arasında metafizik bir bağlantı kuruluyor. Küçük bir çocuğun otantikliğini kaybedip, kral olması ve bir ülkenin demokrasisini kaybedip imparatorluk haline dönüşmesi...Biri tuvalette öldü, diğeri ise; belirsiz bir gelecekle, burun buruna şeklinde benzetmeler yapılmış. Steven Soderbergh, Errol Morris ve Rosanne Cash'in yapımcılığını üstlendiği belgeselde Baldwin, Chuck D. Ethan Hawke, Asthon Kutcher gibi tanıdık isimlerde yer alıyor. Prömiyerini geçtiğimiz yıl Cannes Film festivalinde yaptıktan sonra, bu yıl Sundance’e konuk olan The King belgeselinin, yakınlarında ülkemizde de gösterime girmesi bekleniyor. Efsane saç stili, deri ceketi, gitarı, enteresan efsane dansı, muhteşem sesi ve yorumu ile, bir dünya starı Rok'n Roll'un kralı, geldi geçti bu dünyadan...
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere yaz mevsiminin ilk günlerini yaşarken, hepimizi yakından ilgilendiren bir konudan bahsedeceğim. Konumuz metabolizma... Çoğumuz kilolarımızdan, metabolizmanızın yavaş çalıştığından şikayet ederiz. "Aslında çok yemiyorum ki ben. Metabolizmam yavaş ondan bu kilolar." Bu cümleyi eminim hepiniz çok duymuşsunuzdur. <strong>Peki metabolizma nedir?</strong> Canlı organizmalarda meydana gelen, yapıcı yıkıcı nitelikteki kimyasal olayların tümüdür. <h3></h3> Kilo verme sürecinde çok büyük etkisi olan metabolizma hızı kişiden kişiye göre farklılık göstermektedir. Metabolizma hızını etkileyen birçok faktör vardır. Ancak bunların yanı sıra bazı yiyecek ve içecekler de metabolizma üzerinde etkilidir. Peki metabolizmayı neler hızlandırır? Metabolizma hızını ise etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Düzenli olarak fiziksel aktivite yapmak, yeterli ve dengeli beslenmek, yeterli ve kalite uyku alımı, yeterli su tüketimi metabolizmayı hızlandırmaktadır. Bunlara ek olarak bazı besinlerin de metabolizmayı ekstra olarak hızlandırır. <h3>Metabolizmayı hızlandıran yiyecek ve içecekler</h3> <strong>Acı Biber:</strong> İçeriğindeki kapsaisin ile vücudun kalori yakma hızında artışa neden olarak metabolizmanın hızlanmasını sağlamaktadır. Acı biber aynı zamanda yağ dokularında enerji harcanmasının artmasını sağlarken insülin seviyelerinin de düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. <strong>Kahve/Yeşil Çay:</strong> Fenol bileşikler içeren yeşil çay, vücut ısısında artışa neden olarak metabolizmanın da hızlanmasına yardımcı olmaktadır. İçeriğindeki kafein de bu hızın artmasını desteklemektedir. Bu sebeple kafein içeren içecekler de metabolizmayı hızlandırmak için önerilmektedir. <strong>Tam Tahıllar:</strong> Tam tahıllı besinler lif içerikleri yüksek olması sebebi ile sindirimleri sırasında harcanan enerji miktarı artış göstermektedir. Aynı zamanda lifli besinlerin tokluk süresini uzatmaları sebebi ile zayıflama üzerinde de çok olumlu etkileri bulunmaktadır. Ananas: İçeriğindeki bromelain sayesinde sindirimin kolaylaştırılmasını sağlarken aynı zamanda metabolizmanın da hızlanmasına yardımcı olmaktadır. <img class="wp-image-11031 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/metabolizmayi-hizlandiran-10-besin_4649-300x169.jpg" alt="" width="518" height="292" /> <strong>Elma ve Armut:</strong> Elma metabolizma hızını arttırırken aynı zamanda karaciğerin de arınmasına yardımcı olmaktadır. İçeriğindeki metiyonin ve peptidler yardımı ile kolesterol seviyelerinde düşüşe sebep olurken glikoz seviyelerinin de dengelenmesine yardımcı olmaktadır. Armut da elma ile benzer etkiler göstererek yüksek lipid seviyelerinin dengelenmesini sağlamakta ve metabolizmayı hızlandırmaktadır. Aynı zamanda lif içeriklerinin de yüksek olması sebebi ile sindirimleri sırasında ekstra bir enerji harcanmaktadır. Brokoli: Lif içeriği çok yüksek olan brokoli, kan şekeri seviyelerinin düzenlenmesine yardımcı olurken metabolizmanın da hızlanmasını sağlamaktadır. <strong>Baharatlar:</strong> Kapsaisin içeren zencefil, kekik, tarçın gibi baharatlar vücut ısısında artış meydana getirerek metabolizmanın daha hızlı bir şekilde çalışmasını sağlamaktadırlar. <strong>Proteinden zengin besinler:</strong> Proteinden zengin besinlerin sindirim süresi uzun olduğu için bu sürede metabolizmanın harcadığı enerji artış göstermektedir. Proteinden zengin besinlerin tüketilmesi ile tokluk süremiz uzarken metabolizma hızımız da artış göstermiş olacaktır. Bunlara ek olarak; metabolizmayı hızlandıran çaylar ise; Mate çayı, rezene çayı, funda yaprağı çayı, olong çayı zencefil, tarçın çayı ve beyaz çaydır.
Fotoğrafçı Girault de Prangey, İstanbul'un ilk fotoğrafları olarak nitelendirilen 176 yıllık kareleri New York'ta bulunan Metropolitan Sanat Müzesinde açılan sergide sanatseverlerle buluşturdu. 1842'de başladığı seyahat esnasında uğrak yerlerinden biri olan Anadolu ve İstanbul'da çektiği fotoğraflar birçok tarihçi tarafından, "İstanbul'un ilk fotoğrafları" olarak gösteriliyor. Anıtsal Yolculuk adlı Sergide Beyazıt Kulesi'nden çekilen ve İstanbul'un o dönemdeki panoramik manzarasının görüldüğü fotoğraf öne çıkıyor. İstanbul dışında Halep ve Kudüs'ten fotoğraflar da yer alıyor. 30 Ocaktan bu tarafa sergilenen bu fotoğraflar 19. yüzyıl tarihine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220526-204019_Chrome.jpg" alt="" width="631" height="377" /> İstanbul'un farklı binalarının yakın çekim olarak yer aldığı sergide, Prangey'in atının sürücüsünün portresi de yer alıyor. Ayrıca Mısır'ı baskenti El Kahire'deki El Burdani Cami, Sultan El Hakim Cami ve Sultan Berkuk Cami fotoğrafları ve minareleri yer alıyor. Sergiyi gezen ziyaretçiler ''Daguerreotype'' tekniğinde kullanılan büyük format fotoğraf makinelerini inceleme imkanı buluyor. Sanatçının fotoğrafları dünyanın en eski fotoğraf arşivi olarak biliniyor. Bu arada müzeyi sanal tur aracılığı ile görüntüleyebiliyorsunuz. Bir göz atmanızı öneririm Sizce de bu sergide eski İstanbul fotoğraflarının olması ilginç ve bir o kadar da güzel değil mi?
Son yıllarda Astroloji alanına olan ilgi ve merak oldukça arttı. Astrolojik yorumlar, burçlar ve özellikleri meraklıları tarafından sürekli takip edilmektedir. Balık burçları duygusal, İkizler kararsız, Başaklar titiz ve detaycı, yengeçler aşk hayatı karışık, aslanlar kendini beğenmiş, kibirli...tüm burçların güçlü, zayıf olumlu olumsuz yanları var. Burçlar hayatımıza iyice girmiş durumda. Birçoğumuz, sevgilerimizi seçerken bile burç uyumuna bakıyoruz. Son zamanlarda Astroloji dünyasında tartışılan bir konuda "Burçlar değişti" konusu. Son açıklama Nasa'dan geldi. ''Burçlar değişti" tartışmasıyla ilgili Nasa; Burçların tarihi değişti. Bunun yanı sıra bir tane yeni burcunda eklendiği belirtildi. Eksensel derinimeden dolayı dünyada görülen yıldızlar, üç bin yıl öncesine göre, farklı konumda olduğu belirtiliyor. Bu burçları oluşturan yıldızların hareket ettiği ifade ediliyor. Yani binlerce yıl önce hayatımıza giren burçlar yıldızların yer değiştirmesi sonucunda değişmiş oluyor. Nasa'nın geçtiğimiz yıllarda yayınladığı buna benzer makale olmuştu. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220526-191727_Google.jpg" alt="" width="662" height="357" /> <strong>İşte bu iddiaya göre değişen burçlar:</strong> <strong>Koç:</strong> 18 Nisan -13Mayıs <strong>Boğa:</strong> 13 Mayıs-21 Haziran <strong>İkizler:</strong> 21 Haziran-20 Temmuz <strong>Yengeç</strong>: 20Temmuz-10 Ağustos <strong>Aslan:</strong> 10 Ağustos-16 Eylül <strong>Başak:</strong> 16 Eylül-30 Ekim <strong>Terazi:</strong> Ekim-23 Kasım <strong>Akrep:</strong> 23 Kasım-29 Kasım <strong>Yay:</strong> 17 Aralık-20Ocak <strong>Oğlak</strong>: 20 Ocak-16 Şubat <strong>Kova:</strong> 16 Subat-11Mart <strong>Balık:</strong> 11 Mart-18Nisan <strong>Yeni burcumuz</strong> <strong>Yılan:</strong> 29 Kasım-17Aralık Kimi astrologlara göre ise böyle bir değişim söz konusu değil. Galiba her sene tartışılmaya devam edilecek gibi duruyor...
<p>Merhaba arkadaşlar bugün sizlere kitaplardan uyarlanmış film önerilerim olacak...</p>
Mozart tüm dünyada tartışmasız klasik müziğin en meşhur ve en bilinen isimlerden biridir. Bazen ruhumuzu dinlendirmek, bazen motivasyonumuz artsın, enerjimiz yükselsin diye bazen de zihnimiz açılsın da daha verimli çalışalım diye Mozart"ın o eşsiz eserlerini dinleriz. 40. ve 41.Senfoni, Figaro'nun Düğünü, Sihirli flüt operası...ve daha sayısız nice eserler... Mozart Avusturya Salzburg'da dünyaya gelmiştir. Üstün yeteneklerini zamanla ortaya çıkarıp, meşhur olmuş ve konserler vermeye başlamıştır. Mozart her yeri dolaşıp, her şehirde konserler verirken, kendini çok daha fazla geliştirebilmek için Viyana'da yaşamaya karar vermiş, ailesi ile birlikte Viyana'da yaşamaya başlamıştır. Bu dönem Türk hayranlığından dolayı Türk marşını yani Ronda Alla Turca'yı yazmaya başlamış. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220525-135820_Google.jpg" alt="" width="573" height="394" /> Mozart Müze Evi ise Mozart ve ailesinin 1784-1787 yılları arasında yaşadıkları evdir. Mozart'ın evi tam Viyana'nın orta yerinde Stephan’s Cathedral'in yanıbaşında bulunmaktadır. Bu evde Mozart yaratıcılığını ve sanatını icra etmeye devam etmiş ve Mozart"ın eserlerinden olan The Marriage of Figaro ve Don Giovanni eserlerini kağıda dökmüş. Mozart'ın bu evi tek oda değil 4 büyük oda 2 küçük oda ve bir mutfağa sahip 3 katlı bir apartman. Odalarda fotoğraflar sergileniyor. Multimedya ögeleri ile Mozart"ın Viyana yıllarında yaşadığı yerler ve tarihsel sergilerden oluşan bir koleksiyon gösteriliyor. Mozart'ın ilgi alanlarına giren bilim, edebiyat, kumar gibi öğeler anlatılıyor. Oldukça mütevazi olan bu evde birkaç mobilya var. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220525-135841_Google.jpg" alt="" width="575" height="499" /> <em><strong>Mozart evi giriş ücreti ne kadar?</strong></em> Mozart'ın evine giriş ücreti ise 11€. Mozart'ın evine ziyaret saatleri ise; 10.00 -19.00 arasında. Viyana ile bütünleşen ve adeta Viyana'nın simgelerinden olan Mozart ve evi rehberli ve rehbersiz gezilebiliyor ve müze ziyaretleri Mozart konseri eşliğinde de yapılabiliyor. Evi gezerken video ve fotoğraf kaydı yapılmasına izin veriliyor. Bu ev oldukça ilgi görmeye ve her yıl yüzlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmeye devam ediyor. Özellikle, çocuklu ailelerin ilgisi de çok fazla aileler tarafından da sık ziyaret ediliyor.
Hayatımızı kazanmak, kendi ayaklarımızın üzerinde durabilmek için, ailemizi gururlandırmak için bir meslek sahibi olmaya çalışırız. Bunun için üniversite okuyup diplomalar ve mesleki sertifikalar alırız. Olmak istediğimiz meslekler genelde benzerdir. <em>Doktorluk, mühendislik, gazetecilik, öğretmenlik, mimarlık....</em> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220524-210001_Google.jpg" alt="" width="473" height="403" /> Zaman hızla geçip giderken, teknoloji de hızla değişiyor gelişiyor. Haliyle meslekler ve mesleki tercihler de değişiyor. İlerde popüler olabilecek ihtiyaç duyulan meslekler ise: <ul> <li><strong>Veri dedektifi</strong></li> <li><strong>Yazılım ve uygulama geliştiricisi </strong></li> <li><strong>Mobil uygulama ve Oyun geliştiricisi </strong></li> <li><strong>Çevre ve şehircilik </strong></li> <li><strong>Yapay zeka ve robotik mühendislik </strong></li> <li><strong>Aktüerya uzmanı </strong></li> <li><strong>Dijital pazarlama uzmanlığı </strong></li> <li><strong>Dijital reklamcılık </strong></li> <li><strong>Endüstriyel Veri Bilimci </strong></li> <li><strong>Siber güvenlik uzmanlığı </strong></li> <li><strong>Refakatçi </strong></li> <li><strong>Epidemiyolog</strong></li> <li><strong>Finansal yönetici </strong></li> <li><strong>IoT uzmanı </strong></li> </ul> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220525-115316_Google.jpg" alt="" width="507" height="304" /> İsimleri çok havalı değil mi? Bu meslekler gelecekte popüler olacak. Ama bazı meslekler de haliyle popülerliğini yitirecek. Peki bu meslekler neler? <ul> <li><strong>Gazetecilik </strong></li> <li><strong>Vergi denetçiliği </strong></li> <li><strong>Yazarlık </strong></li> <li><strong>Fast-food çalışanı </strong></li> <li><strong>Seyahat danışmanlığı </strong></li> <li><strong>Elektronik mühendisliği </strong></li> <li><strong>Bilgisayar programcılığı </strong></li> <li><strong>Nükleer enerji mühendisliği </strong></li> <li><strong>Sigortacılık </strong></li> <li><strong>Genel müdürlük </strong></li> <li><strong>Kasiyer </strong></li> <li><strong>Banka çalışanı </strong></li> <li><strong>Matbaa operatörü </strong></li> </ul> Sözün özü arkadaşlar, mesleklerin değişimi bu şekilde; eğer siz de değişime çağa ayak uydurmak istiyorum, gelecekte geçerli bir mesleğim olsun diyorsanız; siz de listeden kendinize uygun bir meslek seçip, gereklerini yapmaya biran önce başlayın. Belki de hayallerinize ulaşmanız bu meslekler sayesinde olacak ne dersiniz?
Kokular...hayatımızda çok önemli bir yere sahiptir. Kokuların duygularımız, beynimiz, hayatımız üzerindeki etkileri nelerdir? Hadi gelin birlikte inceleyelim: <h3>Kokuların duygularımız ve beynimiz üzerindeki etkileri</h3> Fırının önünden geçerken burnumuza gelen ekmek kokusu...."Ohh bu koku beni taa çocukluğuma götürdü." Yağmur yağarken gelen ferahlatan toprak kokusu bu koku var ya şuan beni sakinleştirdi. Yeni biçilmiş çim kokusu..." Ohh içim ferahladı." "Bu koku bana o günü hatırlattı." Mis gibi çiçek kokusu..."Bu koku bana kendimi çok iyi hissettirdi." Parfüm kokusu... "Bu parfüm kokusu bana eski sevgilimi hatırlattı." Kahve, çay, kakao kokusu..."Off çok güzel koktu, bu koku nerden geliyor?" Kavrulmuş leblebi çekirdek kokusu..." Çok güzel koktu biraz alalım mı lütfen?" Yemek, reçel kokuları..."Off çok güzel koktu. Bu Koku karnımı acıktırdı." "Bu kokular var ya bana anneannemi hatırlattı." Yeni yıkanmış çamaşır çarşaf kokusu...."Ohh miss gibi koktu. Hastalandığım o günü hatırladım. Çünkü o gün, annem çarşafları yeni yıkamıştı ve böyle kokuyordu." <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220524-175134_Google.jpg" alt="" width="660" height="660" /> Bu cümleler size de tanıdık geliyor mu? Hepinizin evet dediğinizi duyar gibiyim. Çünkü bu sözler, bu ve benzer tepkiler bize, hepimize ait... Çünkü bazı kokular bizi çok etkiliyor, duygularımızı tetikliyor ve anılarımızı hatırlatıyor. Kokunun duyguları ve anıları frontal korteks yoluyla beyne girmesinden kaynaklanıyor ve bu sadece kokuya ait bir özellik. Koku bir ortamı anında değiştirebilir. Eğer dışarı çıkacaksak, bir yerlere gideceksek güzel kokular sıkarız, hoş, güzel kokmaya özen gösteririz. Güzel kokuyorsak; kendimize olan güvenimiz yerindedir ve kendimizi iyi hissederiz. Ortamlara rahat gireriz. Kokuların ilişki, aşk hayatımızda da etkisi büyüktür. Karşı cinsten etkilenmemizde yine kokuların çok büyük etkisi vardır. Kokular, iki kişi arasında inanılmaz bir çekim gücü yaratır. Hep güzel kokulardan bahsettim ama hayatta hep güzel kokular yok ki; ama kötü kokular da var. Kötü kokuların da üzerimizde olumsuz negatif etkisi vardır. Hemen yüzümüzü buruşturup ondan o kötü kokulu ortamdan veya kötü kokan kişiden kaçmak isteriz.<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220524-174515_Google.jpg" alt="" width="460" height="395" /> Bazı kokuların ise sakinleştirici, sinir sistemini yatıştırıcı etkisi, iyileştirici gücü vardır. Aromatik, egzotik kokular... Lavanta kokusu, odunsu kokular, okyanus kokusu, narenciye, bergamot, misk ada çayı, yasemin, leylak, gül... kokular gibi çeşitli kokular depresyon ankesiyet gibi rahatsızlıkların giderilmesinde de etkilidir. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220524-174409_Google.jpg" alt="" width="488" height="521" /> Bazı kokuların ise, solunum yollarımızı rahatlatan, ferahlatan etkisi vardır. Nane, okaliptüs, zencefil, Lavanta, kekik, tarçın kokusu gibi... Aslında en güzel koku anne, baba, evlat kokusudur ve bu kokuların yerini hiçbir koku tutmaz. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.
Tarihimize dönüp baktığımızda, o kadar çok kahramanlıklar, başarı dolu olaylar, zorluklarla kazandığımız kurtuluş mücadelemiz var ki... Bu tarihi başarıların arkasında bizzat imzası olan kadınlarımız olmuştur... <strong><em>Tarihte başarılı olmuş, ilklere imza atmış kadınları sizlere kısaca tanıtmak istiyorum.</em></strong> <h2>Tomris Hatun</h2> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/Turk-Tarihinin-En-Buyuk-7-Komutani.jpg" alt="" width="662" height="374" /> Tarihin İlk Türk hükümdarı Tomris Hatun'dur. Önemli çalışmalar yapmış bir hükümdardı. Perslerle mücadeleye girmiş, yenilgiye uğratmış, göçebe halkların komutanlığını yapmış, boyları bir araya getirmiştir. Cesareti, çalışkanlığı, gücü kudreti ile adına yakışır bir kadındı. <h2>Nene Hatun</h2> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/nene-hatun.jpg" alt="" width="662" height="372" /> Hepimizin duyduğu bildiği bir isim Nene Hatun... "Evladım anasız yaşayabilir, ama vatansız yaşayamaz." diyerek direnişe katılan Aziz Tabyasında Ruslara karşı direnişte canla başla savaşan, mücadele eden kahraman Türk kadını...oğullarını da kendisi gibi yetiştirmiş ve şehit vermiştir. <h2>İlk kadın doktor Safiye Ali</h2> <h2></h2> <h2><img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/ezgif.com-gif-maker-5-1.jpg" alt="" width="662" height="401" /></h2> İlk kadın doktor olan Safiye Ali, Balkan Savaşları sırasında, cepheden gelen yaralı askerleri görünce; doktor olmaya karar vermiştir. Kadın ve çocuk hastalıkları bölümü alanında eğitim alıp, mezun olunca Cağaloğlunda klinik açmış, hizmet vermiştir. Yurt dışında düzenlenen kongrelerde başarılı bir şekilde ülkemizi temsil etmiştir. <h2><strong>İlk kadın heykeltraş Semiha Bengütaş</strong></h2> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/EwwgDeKWQAYMvRw.jpg" alt="" width="662" height="372" /> Türk tarihinde taşa şeklini vermiş, İlk kadın heykeltıraştır. Okulunu birincilikle bitirmiştir. Atatürk, İsmet İnönü, Ahmet Haşim... gibi şahsiyetlerin heykellerini yapmıştır. Bu heykeller müzede sergilemiştir. <h2>Dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen</h2> <h2><img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/ezgif.com-gif-maker-6-2.jpg" alt="" width="662" height="372" /></h2> Ailesini kaybettikten sonra Atatürk'ün yanına giderek, okumak istediğini söyledi. Atatürk onu evlat edinerek okullarda okutmuş eğitimini almasını sağlamıştır. Oda aldığı bu eğitimlerin hakkını vererek, adını altın harflerle yazdırmış ve sadece ülkenin değil; dünyanın ilk savaş pilotu olmuştur. <h2>İlk kadın muhtar Gül Esin</h2> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/6174227645d2a0b254109768.jpg" alt="" width="542" height="800" /> 1930'da çıkarılan kanun ile seçimlere girmiş ve muhtar olarak seçilmiştir. İlk kadın muhtar olarak görev yapmaya başlamıştır. Göreve gelir gelmez, kumar oynamayı, kız kaçırmayı yasaklamış önemli başarılara imza atmıştır. Gül Esin Atatürk tarafından ödüllendirilmiştir. Bu isimleri o kadar çok çoğaltabiliriz ki; Halide Edip Adıvar,Süreyya Ağaoglu, Mihri Muşvik, Afife Jale Türkan Akyol... liste böyle uzar gider. Ve bir de isimsiz kahraman kadınlar, emektar başarılı Türk kadınları... hep var olmaya devam edecekler.
Uzay, hep ilgi çekmiş merak edilmiş ve keşfedilmesi için çalışmalar yapılmıştır. Her zaman popülerliğini korumuştur çözülemeyen sırlarla doludur. Uzaya hep roketler ve astronotlar çıkmamış ki..!!! Son zamanlarda uzaya bir şeyler yollamak (golf sopası, altın plak, kedi, köpek, su ayısı, kebap vb.) ise oldukça moda. Şimdi sizlere, okunduğunda ilginç biraz da tebessüm ettiren, ülkemizden bir haber paylaşmak istiyorum. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220523-200326_Google.jpg" alt="" width="492" height="411" /> <h3>Rizeliler uzaya çay gönderecek</h3> DHA'nın haberine göre; Rize dernekler federasyonu tarafından İstanbul'da düzenlenecek 12. Rize Günleri'nde helyum balonuyla uzaya çay gönderme denemesi yapılacak. <h3>Helyum dolu balonla yükselecek</h3> Rize Günleri'nde uzay çay gönderme etkinliği gerçekleştirilecek.. Platforma yerleştirilen çay paketleri 2m çapındaki helyum dolu balonla üzerinde GPS cihazı takılarak uzaya doğru gönderilecek. Gökyüzüne doğru çıktıktan sonra stratosfer tabakasında patlaması beklenen balona bağlı çay dolu platformun nereye düşeceğiz ise cihazla takip edilecek. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220523-201208_Google.jpg" alt="" width="631" height="786" /> <h5><em>RİDEF tarafından İstanbul Yenikapı'da 25-29 Mayıs tarihleri arasında 12.Rize günleri düzenlenecek.</em></h5> <h3>7 bölge 7 renk biriz beraberiz, kardeşiz...</h3> Sloganıyla düzenlenen etkinliklerde tarihi akademik ve kültürel çalışmaların yanı sıra tescilli ve tescilli aşamasındaki lezzetler ile Rize tüm yönleriyle İstanbul'a taşınacak. Umarım bu güzel görkemli etkinlik amacına ulaşır. Rize'nin lezzetleri herkesçe tadılır ve tanınır. Kim bilir belki uzaylılar da Rize'nin eşsiz çayını tadar...
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere, en sevdiğim film türlerinden olan , İlham veren, motive eden, umudumuzu yeşertmeye yardımcı olabilecek 5 film önerim olacak: <h3>Umudunu Kaybetme</h3> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220523-133106_Google.jpg" alt="" width="502" height="461" /> Filmde, başrol oyuncumuz Gardner işinde sıkıntılar, yaşamaya başlar ve bu sıkıntılar gitgide büyür. Gardner'ın eşi hergün problem çıkarır ve sonunda eşi de onu terkeder. Ev sahibi de baba oğlu kapı dışarı eder. Sokakta hatta tuvalette kalırlar. Gardner aynı zamanda çok iyi bir babadır. Oğlunun sevgisi onu hayata bağlar, çabalamaya devam eder ve sonunda en güzel kapılar sonuna kadar açılır. Film basit bir senaryoya sahip olsa da, sevginin,umut etmenin gücünü anlatan,pes etmeyip mücadele edersek kazanan hep biz oluruz,mesajı veren,güzel bir film. Ayrıca filmde felsefik ,hayat dersi veren diyaloglar da ilgi çekici. <h3>Ekim Düşü</h3> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220523-133248_Google.jpg" alt="" width="648" height="800" /> Film, zor şartlarda medenci bir ailenin madenci oğlu olarak dünyaya gelmişken,akranları gibi zor şartlarda yaşasa da; yaşadığı hayata razı gelmeyen, ideallerinin ve hayallerinin peşinden gidip, NASA' da Uzay Mühendisine dönüşen Homer Hickam'ın zorluklara dolu, umut dolu başarı hikayesini konu ediniyor. Film gerek senaryosu, gerek oyuncuların harika performanslarıyla olsun etkileyici gerçek ve yine motive eden güzel bir film. <h3>Özgürlüğün Şarkısı</h3> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220523-133137_Google.jpg" alt="" width="501" height="688" /> Film Amazing Grace adlı ulusal marşın ortaya çıkışını ve William Wilberforce adlı genç bir politikacının ırkçılığa ve köleliğe verdiği olağanüstü mücadeleyi anlatıyor. Güçlü oyuncu kadrosuna sahip olan film izleyenlerden tam not almayı başarmış. Film olağanüstü oyunculuk performansları ve harika senaryosu ile izlemeye değer. Filmde Wilberforce'nın mücadelesini hayretle, hayranlkla hatta bazen de gözyaşları içinde izleyeceksiniz. <h3>Steve Jobs</h3> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220523-133213_Google.jpg" alt="" width="590" height="651" /> Film Son yılların teknoloji devi Apple'ın kurucusu olan Steve Jobs'ın hayatını başarılarını, sıradışı tarzını konu edinen bu film bizlere genç girişimcilere rol model olmayı ve ilham vermeyi başaran etkileyici bir film. Filmde, hedefe doğru giden zorlukların üstesinden akılcı çözümlerle üstesinden gelmenin ve sonunda başarıya ulaşmanın verdiği inanılmaz mutluluk gerçekten insanı çok motive ediyor. <h3>Akıl Oyunları</h3> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220523-133037_Google.jpg" alt="" width="521" height="465" /> Nobel ekonomi ödüllü John Nash'ın hayat hikayesini anlatan, biyografi niteliğinde bir drama filmidir. Filmde John Nash'ın öğrencilik hayatında nasıl parlak. zeki bir matematikçi olduğunu ve aynı zamanda şizofrenin yavaş yavaş onu nasıl da ele geçirdiğini, eşinin ona olan inanılmaz aşkını ve yılmadan John Nash için yaptığı fedakarlığı ve mücadelesini izliyoruz. Aynı zamanda, sonunda John Nash'ın kalem alma sahnesi ve ödül alırken eşiyle hala aşkla bakmaları gerçekten çok etkileyici. Film gerçekten hem çok duygusal sahneleri, hem inanılmaz güzel bir aşk hikayesini hem de John Nash'ın inanılmaz dram dolu başarı hikayesini anlatması yönü ile motive eden, güzel çok başarılı bir film.
Korku filmleri...Çok seveni olan ve oldukça rağbet gören, sürekli çekilmeye devam eden film türlerindenir. Bize korku, heyecan yaşatan, adrenalin seviyemizi yükselten filmler....Şeytan, cinler, bilinmeyen gizemli varlıklar, seri katiller ve vampir filmleri... <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220522-233517_Google.jpg" alt="" width="521" height="800" /> Bunlardan vampir filmleri de oldukça beğenilen ve ilgi çekmeyi herzaman başaran, çok izlenen filmler arasında yer almıştır. Dracula, Karanlıklar Ülkesi Vampir Cehennemi, Alacakaranlık... Filmler kadar, çekildiği yerler, mekanlar da oldukça önemlidir. Filmle ve filmdeki kahramanlarla bütünleşirler ve filmle beraber meşhur olurlar. Bran Şatosu'da bunlardan biri...<img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220522-234028_Google.jpg" alt="" width="662" height="796" /> Bran Şatosu, Romanya'nın Barşov kenti yakınlarında yer alıyor. İrlanda yazar Bram Stoker, bir vampir karakteri yaratmak isterken, Kazıklı Voyvodo'dan etkilenir. Voyvoda'nın birkaç kez konakladığı bu şatoyu da korku dolu hikayelerinin baş mekanı yapıyor. Stoker'ın 1897 yılında yayınlanan ve filmi de çekilen, o ünlü korku romanın ise Bran Şatosu'nun popülaritesinin artmasındaki rolü ise; bir hayli büyük. Gotik bir mimariye sahip olan, bu görkemli şato 1212 yılında inşa edilmiştir ve hala sapasağlam ayakta durmaya devam etmektedir. Kale çok fazla el değiştirip, müze haline getirilmiş. Son olarak da asıl sahiplerine Prenses llenaa’nın oglu ve mirasçısı Dominic von Habsburg'a geri verilmiştir. Şatonun içine girildiğinde ise; gıcırdayan kapılar, yer döşemeleri, rüzgarla uğuldayan kapılar, titreşen pencere pervazları, vitrindeki ortaçağ eşyaları, aniden ortaya çıkan, gizli merdiven geçitleri ile Hollywood film setinde gibi hissedilen bir ortam.... Bran Şatosu Romanya'nın turistik yerlerinden biri olarak yer almaktadır.. Başta Osmanlı akınlarından korunmak için yapılan Bran Kalesi turistler tarafından ziyaret edilebilmektir. Vampir hikayelerini ve filmlerini sevenler için, Drakula'nın Şatosu'nu gezmek, oldukça cezbedici olacaktır. O korku dolu hikayeleri, filmleri hatırlayarak, anımsayarak, şatoda ve bahçesinde ddolaşmak o atmosferi yaşamak, unutulmaz bir anı olarak kalacaktır.
Kar küresi hepimiz için sevimli, hoş görünen... yüzümüzü güldüren, sevgililer gününde ve yılbaşı hediyesi olarak verilen hediyeler arasında yer alan, anısı olan, güzel bir hediye olmuştur. Peki ilk ne zaman nasıl ortaya çıkmış? Avusturyalı Erwin Perzy tarafından, Schneekugel adı verilen kar küresini icat eden ve patentini alan ilk kişi olarak kabul edilir. Perzy'in kar küresini icat etmekteki asıl amacı cerrahi operasyonlarda ışık görevi görmeseydi. Yansıtma amacıyla farklı maddelerden üretilen taneciklerle, Schusterkugel adlı mumun verdiği gücü ve yoğunlaştırmayı denedikçe bu ona kar yağışını anımsattı. Perzy'in bu şekilde kar küresi fikrini bulduğu söylenir. Kar küresine talep arttıkça, beğenildikçe, Perzy'in erkek kardeşi Ludwig ile Viyana'da dükkan açtı. Şuanda bile Perzy'in ailesi bu geleneği halen devam ettiriyor. Kar küresi zamanla dünyada da oldukça yaygınlaşmış ve insanlar, reklam amaçlı olarak ta kullanmışlar ve ticari olarakta kazanç elde etmeye başlamışlardır. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220522-202150_Google.jpg" alt="" width="633" height="800" /> Kar küresi kurşun cam siyah döküm seramik tabandan yapılır. İçerisindeki antifriz karışımı gliserin ve glikoldur. Gliserin ve glikoz kar tanelerinin dönüşünü yavaşlatır, içerisine çeşitli figürler konarak hoş ve renkli hale getirilir. Kar küresi koleksiyonu yapan birçok kişi olmuştur. Fakat, Wendy Suen adlı bir kadın 2000 yılından bu yana biriktirdiği kar küreleri ile Güneş Rekorlar kitabına girmeye hak kazanmıştır. 4059 adet kar küresine sahip, daha çok noel küresi biriktiren, Suen her yıl kendi rekorunu tazeliyor. Suen kar kürelerinin kendine pozitif enerji verdiğini ve mutlu hissettirdiğini söyledi. Renkli, büyük, küçük, müzikli, ışıklı, dekoratif kar küreleri mevcut. Sizin favoriniz hangisi? <em>Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim umarım hayatınız kar küresi gibi tatlı tebessüm bıraksın yüzünüzde...</em>
<em>Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere en popüler 5 bilim kitabını kısaca tanıtmak istiyorum;</em> <h2>Zamanın kısa tarihi</h2> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/zamanin-kisa-tarihi3.jpg" alt="" width="662" height="662" /> Zamanın kısa tarihi, Stephen Hawking tarafından yazılmış olan eşsiz bilimsel eserlerden biridir. Kitapta kara delik, evrenin oluşumunun başlangıcı sayılan büyük patlama, solucan deliği, uzay boşluğu, uzay ve zaman... gibi etkileyici ve merak edilen konulardan, herkesin anlayabileceği bir şekilde bahsetmiştir. <h2>İnsanın fabrika ayarları | İFA</h2> <h2></h2> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/ezgif.com-gif-maker-1-7.jpg" alt="" width="662" height="331" /> <h2></h2> Sinan Canan tarafından yazılan bu kitapta; <ul> <li>İnsan neden bedensel ihtiyaçları karşılanmasına rağmen mutlu olamaz?</li> <li>Stres İnsanı neden bu kadar yorar, hasta eder?</li> <li>Yalnız ve hareketsiz kalmak neden insanı bu kadar yıpratır?</li> <li>Fazla yemek neden bize iyi gelmez?</li> </ul> Bu sorulara ve çok daha fazlasına biyoloji biliminden de faydalanarak, bilimsel kanıtlarla cevap veren eşsiz bir kitap. Bu arada bu seri İFA 1,2,3 diye devam ediyor. <h2>Türlerin Kökeni</h2> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/dar.jpg" alt="" width="662" height="662" /> Darwin tarafından yazılan bu kitap, bilimsel ve edebi değeri de olan adeta bir başyapıt niteliğinde. Biz nerden geldik? Biz kimiz? gibi sorulara bilimsel ve mantıksal açıdan cevaplar vermiştir. Kitap bölümler halindedir ve her bölümde farklı bilimsel konulara açıklık getirmiştir. Bu kitabı tamamen anlamak ve özümsemiş için, evrimsel biyoloji ve bilime merak, belli bir alt yapı ve birkaç kez okumanın gerektiğini de belirtmeden geçemeyeceğim. <h2>Kozmos</h2> <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/21.jpg" alt="" width="662" height="662" /> Birçok uzay projesinde yer almış Carl Sagan'ın yazdığı Popüler kitaplardan olan Kozmos, merak etmenin öneminden bahsediyor. Evrende meydana gelen olayların tek düze olmayışı sürekli değişken olması insanları araştırmalar yapmaya itmiştir. Kitapta uzay araştırmaları ve teknik konuların yanı sıra; biz kimiz? sorusuna evren hakkında düşündürücü bilimsel içerikleri ve felsefi, mitolojik bakış ile cevaplar veriyor. <h2>Geleceğin Fiziği</h2> <h2></h2> <h2><img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/ezgif.com-gif-maker-2-5.jpg" alt="" width="662" height="497" /></h2> <h2></h2> New York'ta en çok satanlar listesinde başta yer alan ve Michio Kaku tarafından yazılan bu kitap, önümüzdeki 100 yılın şaşırtıcı, baş döndürücü, biraz da komik görüntüsünü şimdiden bilimsel laboratuvarlarda icat etmiştir. Yüzlerce bilim adamlarının görüşlerini de alarak, kusursuz bir tasvir yapmıştır. Bu yönüyle oldukça ilginç olan bu kitap bolca bilim ve teknoloji ve teknolojik gelişme içeriyor.
Hayatımızı idame ettirebilmek, ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek için tabii bir de çok zengin değilsek, çalışmamız ve bir meslek sahibi olmamız gerekir. Okul hayatımız başlar başlamaz, ailemiz ile birlikte mesleki kaygılarımız da başlar. Özellikle lise hayatımız ve üniversiteye hazırlık dönemi hangi bölümü okusam...? Kolay iş bulabilir miyim? Ailem doktor olmamı istiyor, ben ise konservatuvar okumak istiyorum? Ya işsiz kalırsam Ne yapacağım ben şimdi..? gibi sorular ile bir hayli zor ve stresli geçer. Bir çoğumuzun yaşadığı sorun şu; okul hayatı bir şekilde biter ve üniversite sınavına gireriz. O kadar çok işsiz kalırsam, ya ailemin emekleri boşa giderse, ya bana kızarlarsa, elalem ne der? baskısı ile sınava hazırlanıp giriyoruz ki? Potansiyelimizin altında bir sonuçla, puanlar neye yeterse o bölümü okuyup, o alanda iş bulunca kendimizi şanslı sayıp hemen işe başlıyoruz. Çünkü okuyup, hatta ikinci, üçüncü üniversite okunsa bile işsiz kalınma ihtimali var, ne yapabilirim ki ben diyoruz. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Screenshot_20220520-235224_Google.jpg" alt="" width="523" height="476" /> Peki bu durumda sadece ülke şartları, eğitim sistemi mi suçlu..? Bu durum her zaman herkes için böyle mi olur, ya da olmak zorunda mı? Çözüm yok mu..? Eğitim sisteminde, ailemizde ülke şartlarında sorunlar olabilir. Ama, sadece buna sığınmak, şartlar müsait değildi ondan olmadı demek; bahane üretmek anlamına gelir ve bahane üretmenin de kimseye faydası yoktur. O zaman çözüm nedir? Başarılı olanlar, okuduğu bölümü isteyerek okuyup, istediği meslekte çalışanlar nasıl başardılar bunu..? Maddeler halinde sıralayacak olursak; Başta bilinçli anne baba olmak, çocuğumuzu çok iyi gözlemleyerek ilgi alanlarını eğilimlerini yeteneklerini keşfetmek. Bu alanlarda neler yapılabilir, hangi bölüm hangi meslek daha uygun, çocuğumuzun da görüşlerine önem vererek, okulda öğretmenleri ile iletişim halinde olarak çocuğumuzu doğru yönlendirmek ve destek olmak. Çocuklarımıza stres ve baskı yapmaktan, sınavı hayatın sonuymuş gibi göstermekten kaçınmak. Çocuklarımızı planlı programlı çalışmaya teşvik etmek ama sosyalleşmesine ve hobileri ile uğraşmasına müsaade etmek. <h3>Şayet; yetişkin bir bireysek ve kendimize uygun mesleği belirleyeceksek; kendimize sormamız gereken doğru sorular şunlar;</h3> <ul> <li>Ben neleri yapmaktan keyif alıyorum?</li> <li>Ben ne yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum?</li> <li>Ben hangi konularda yetenekliyim??</li> <li>Hangi yönlerim güçlü? Hangi yönlerim zayıf?</li> <li>Bir mesleği yaparken hangi zorluklar benim için katlanılabilir?</li> </ul> Bu sorulara cevap verdikten sonra, bu cevaplara uygun mesleği araştırıp bulup, o mesleği yapabilmek için ne gerekiyorsa, planlı ve kararlı bir şekilde çalışıp, yapmalıyız. Arkadaşlar, farkındalık ve kendimizi keşfetmek çok önemli gerçekten. Umarım yazım sizin için faydalı olmuştur. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.
<p>Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere sağlık açısından çok faydalı bir konudan bahsetmek istiyorum. Hepimiz için ayaklarımız çok önemli ve değerlidir. Vücudumuzun tüm yükünü ayaklarımız çeker. Çok yorgunsak ayaklarımızı sıcak suda bekletmek yorgunluğumuzu büyük ölçüde alır. Yani vücut yorgunluğu daha çok ayaklardan atılır. İşte, bahsetmek istediğim refleksoloji ilmi de büyük ölçüde ayaklara yapılan masajla ilgili.</p><p>Refleksoloji...insan vücudundaki organların,el ve ayaklarda sonlanan sinir uçlarına baskı uygulanarak, çeşitli rahatsızlıklara yönelik destek tedavi sağlanan tamamlayıcı tıp metodu. İlk olarak 5000 yıl önce Çin'de ortaya çıktığı düşünülen refleksoloji Dr.Willian Fitzgerald tarafından keşfedilmiştir.</p><h3>Refleksoloji ne işe yarar?</h3><p>En önemli faydası yorgunluk, stres ve ankesiyet gibi rahatsızlıkların giderilmesinde yardımcı olur. Ayrıca uykusuzluk sorunuzun giderilmesinde daha kaliteli rahat bir uyku uyumamızda yardımcı olur. Diyelim ki bir rahatsızlığınız var ve tedavi oluyorsunuz ve ilaç kullanıyorsunuz. Tedaviniz devam ederken, buna ek olarak refleksoloji masaji da yaptırısanız; tedavinizi destekler ve daha etkili sonuçlar almanızda yardımcı olur.</p><h3>Refleksoloji nasıl yapılır?</h3><p>Organlarımız, kemikler el ve ayaklarımız sistemler ve sinir uçları ile birbirine bağlıdır ve bu noktalara yapılan basınç ile elektrokimyasal mesaj ortaya çıkar ve nöronlar yardımıyla sinir uçlarımız uyarılır. Bu uyarılma ise, gevşememize ve rahatlamamıza yol açar. Bu işlem yapılırken; el ve ayakta bulunan noktaların haritası çıkarılmıştır. Bu haritada hangi noktaya yapılan masaj hangi rahatsızlığa iyi geliyor ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Bu haritaya göre, ve rahatsızlığınıza göre masaj yapılır. Ayak, kulak, yüz ve el noktalarına uygulanabilir.</p><p>Refleksoloji masajı otellerde spa merkezlerinde, masaj salonlarında yapılmaya devam ediyor. Refleksoloji sizi daha zinde daha dingin yapar, yaşam kaliteniz yükseltir ve vücuttaki enerji akışını dengeler. Umarım faydalı olmuştur ve deneyimleme fırsatınız olur. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Sağlıklı günler dilerim...</p>
<p>Harita, yeryüzünün belli bir ölçeğe göre küçültülerek kağıda çizilmesidir. Bizler bu sayede gideceğimiz yerleri kolay bir şekilde kağıt üzerinde görebiliriz. Harita aynı zamanda Kuşbaķışı bakabilmek demektir. Haritalar sayesinde, aynı anda birçok yeri ve özelliklerini kağıt üzerinde görebiliyoruz. En önemlisi de, çevremizi ve dünyamızı daha iyi taniyabiliyoruz.</p><p>Siyasi Haritalar, fiziki haritalar, dünya haritası, şehir haritaları hatta define haritası...</p><p>Peki zihin haritası olur mu..? Son yıllarda duyduğumuz, hatta belki de birçogumuzun hala duymadığı bilmediği bir kavram.</p><p>Zihin haritası; anahtar kelimeler ile şekiller çizerek, not tutma tekniği olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, Dr.Gordon Hove ve arkadaşları tarafından yaptıkları araştırmalar sonucunda ortaya çıkmış.Daha sonra bu sistem daha kapsamlı ve kullanışlı bir hale gelmiş. Aslında zihin haritası; beynimizin potansiyelini keşfetmek için anahtar kelimelerle zihnimize yaptığımız bir yolculuk...</p><h3>Zihin haritaları hangi amaçlarla kullanılır?</h3><ul><li>Kişisel (günlük,haftalık,aylık,yıllık) planlamalarda</li><li>Ders çalışırken not almada</li><li>Problemleri çözmek için alternatif çözümler ararken</li><li>Yeni fikirler, projeleriniz üretirken.</li></ul><p>Zihin haritaları, az zamanda çok iş yapmak, daha sistemli planlı olmamızı sağlar. Aynı zamanda hayal gücümüzü geliştirir ve yaratıcılığınızı tetikler. Bir başka faydası da hayallerimizi ve amaçlarımızı gerçekleştirmek için daha iyi konsantre olmamızı sağlar.</p><h3>Zihin haritaları nasıl yapılır?</h3><ul><li>Bunun için arkadaşlar öncelikle bir tema,konu düşünüp sayfanın tam ortasına yazıyoruz.</li><li>Ana fikrin alt temalarını belirleyip, merkezden bunlara da oklar çiziyoruz. Bu alt temaların, her biri içinde enaz 2 ana nokta düşünüp, bunlar arasında da dallar oluşturuyoruz.</li><li>Çok kısa ifadeler ve hatta tek kelime olsun.</li><li>Düşünceyi çağırmak ve mesajı daha akılda kalıcı kılmak için resimler ekliyoruz.</li></ul><p>Hepsi bu kadar...Çok zor kim uğraşacak? dediğinizi duyar gibiyim. Buarada , hazır zihin haritalama yazılım programları da mevcut. Hangi yöntemi tercih ederseniz, artık size kalmış. Düşünün ki...bu sayede, hayatınız kolaylaşacak, daha planlı ve verimli olabileceksiniz. Sadece, bir kalem ve kağıtla belki de hayallerinize ulaşabileceksiniz. Sizce de bu kadarcık zahmete değmez mi...?</p>
<p>Son zamanlarda popüler olan ve çok konuşulan konulardan biri de, kalp cerrahı olarak tanıdığımız bildiğimiz, alanında çok başarılı olan ve adından oldukça söz ettiren, yaptığı çalışmalar ile birçok ödüller alan, Prof.Dr Mehmet Öz'ün ABD'de senatör adayı olmaya hazırlanması.</p><p>ABD senatosuna Cunmhuriyetçi partiden senatör adayı olan ünlü Türk kalp cerrahı olan, Prof.Dr Mehmet Öz Pennsylvania'daki yarışı önde götürüyor. ABD Pennsylvania'da dün yapılan seçimde bölgelerden gelen bildirimlere göre; oyların yüzde 95'i sayılmış ve Mehmet Öz yarışı önde götürüyor.</p><p>Türk kökenli aday Mehmet Öz'ün rakibi olan Dave McCormick'ten yaklaşık 2000 oy farkla önde götürüyor.</p><p>Öz sandıktan birinci çıkması durumunda ise ABD'de 8 Kasım'da yapılacak olan, ara seçimde Pennsylvania'nın Cunmhuriyetçi senatör adayı olarak demokrat partiden aday olan John Fetterman ile yarışacak.</p><p>Eski ABD başkanı Donald Trump 7 Mayısta Öz'ün adaylığına destek için Pennsylvania'da düzenlenen mitinge katılmıştı.</p><h3>Mehmet Öz ABD'de senatör seçilirse Türk vatandaşlığından ayrılacağını açıkladı.</h3><p>Mehmet Öz ABD'de bir Türk ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Eğer seçilirse Senato'ya giren, ilk Müslüman olacak. Türk vatandaşlığından şimdiye kadar çıkmamasının nedeninin ise; Alzehmier hastası olan ve tedavi gören annesinin olduğunu dile getirdi.</p><p>Ayrıca Mehmet Öz'ün servetinin de, bir hayli fazla olduğu yine konuşulan konular arasında ve şayet seçilirse; bu onu senatonun en zengin üyelerinden biri yapacak.</p><p>Mehmet Öz bu konuda oldukça iddialı kazanacağından oldukça emin Bakalım ilerleyen günlerde neler olacak...?</p>
<strong>Köprüler...</strong> Çok eski zamanlardan uygarlıklardan beri, insanlar için gerek ulaşım sağlamada bazen de savunma amaçlı olarak kullanılmışlar. Dünyada sıradışı bir şekilde yapılan, tarihi öneme sahip ve üzerinde yürümek büyük cesaret isteyen köprüler var. Şimdi sizlere Dünyanın en ilginç 7 köprüsünü kısaca tanıtmak istiyorum: <h2><strong>Magdeburg Su Köprüsü, Almanya;</strong></h2> 918 m uzunluğunda olan bu köprü, dünyanın taşımacılık yapılan en büyük su köprüsüdür. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/1200px-Magdeburg_Kanalbrucke_aerial_view_13.jpg" alt="" width="662" height="496" /> <h2>Ponte Vecchio, İtalya;</h2> Bu köprü, Roma döneminde yapılmıştır. Ayrıca bu köprü Floransa kentinin sembolüdür. Muhteşem nehir manzaralı ve oldukça romantik bir mekandır. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/floransa-ponte-vecchio.jpg" alt="" width="662" height="414" /> <h2>Millau Viyadüğü, Fransa;</h2> Bu Viyadük dünyanın en popüler ve en tanınmış Viyadüğü'dür. En uzun köprüdür ve oldukça ve çok yüksektir. Uzunluğu 343 m'dir. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/1158fp207418.jpg" alt="" width="662" height="372" /> <h2>Capilano Cliffwalk, Kanada;</h2> Köprü asma köprü şeklindedir ve yürümek gerçekten cesaret ister. Çünkü yürüdüğünüzde sallandığınız hissedersiniz. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/Cliffwalk-signature0_b81e4fbc-5056-b3a8-495e74c80d3f583a.jpg" alt="" width="662" height="441" /> <h2><strong>Khaju Köprüsü, İran;</strong></h2> Tarihi öneme de sahip bu köprü, olağanüstü mimari yapısı ve süslemeleri ile dikkat çekmektedir. Ayrıca, doğunun ve batının en güzel köprüsüdür. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/1200px-Khaju_Bridje_at_night.jpg" alt="" width="662" height="441" /> <h2>Chapel Köprüsü, İsviçre;</h2> Reuss nehrinin üzerinde bulunan bu köprü, ahşap ve kapalı bir köprüdür. Luzzen şehrini, savunma amacı ile yapılmıştır <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/05/chapel.jpg" alt="" width="662" height="497" /> <h2><strong>Chengyang Köprüsü, Çin;</strong></h2> Çin'deki en büyük rüzgar ve yağmur köprüsüdür. Köprünün çatısı çinilerle kaplı minik kubbeler şeklindedir. Ayrıca koridorlar oymalar ve desenlerle kaplıdır. Eşsiz manzaraya da sahip olan bu köprü üzerinde birçok aktivite yapılmaktadır. <img class="aligncenter snax-figure-content attachment-large size-large" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/05/8-chengyang-koprusu-cin.jpeg" alt="" width="662" height="441" /> Bunlara ek olarak, yine Çin'de yer alan ve oldukça ilgi çeken, Şiniuzhai Ulusal Parkında yer alan Cam Köprü'de oldukça heyecan verici ve ürpertici bir ünvana sahip. Her köprünün kendine ait özellikleri farklı ve eşsiz... Bu köprüler seyahat etmekten hoşlanan, heyecan arayan, macera peşinde olan kişilerin oldukça ilgisini çekiyor. Hatta her yıl binlerce yerli yabancı turistleri ağırlıyor. Kim bilir...? Belki de bir gün, bu köprüleri ziyaret etme ve gezme fırsatı bulursunuz. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.
Merhaba arkadaşlar, size dünyanın en ünlü ressamlarından biri olan Leonardo da Vinci'nin en meşhur en çok konuşulan, beğenilen tablolarından biri olan Son akşam yemeği adlı eserinden ve hikayesinden bahsetmek istiyorum. Peki bu tablo bizlere ne anlatıyor? Hristyanların inanışına göre Isa Mesih'in Romalıların askerlerin onu tutuklamasından bir gün önce (Pesah günü öncesi) Havarileri ile yediği son akşam yemeğini anlatır. Bu yemek esnasında, İsa Mesih tarafından uzun bir konuşma yapıldığı söylenir. Mesih İsa onlara çeşitli nasihatlerde bulunmuş ve kendisinden sonra gelecek olan, Paraklit'te teselli bulmalarını söyler. Bu eser Rönesans ressamlarınca da çok konuşulmuştur. Resim Milano yakınlarındaki Santa Mario Dele Grazie'nin duvarına yapılmış oldukça yıpranmıştır. Bu eser sanatçının Mona Lisa'dan sonra en ünlü eseridir. Son akşam yemeği tablosunda İsa Mesih ve havariler Kutsal keseden şarap içip ekmek yiyorlardı. İlginç bir detay da arkadaşlar resimde kase ve şarap görülmemesi de Hristyan dünyasında uzun yıllar tartışmalar yaratmıştır. <h3>Son akşam yemeğine ihanet eden kimdi?</h3> Son akşam yemeği tablosunda ihanet eden kişi ise Yahuda'dır. İsa içlerinden birinin ona ihanet edeceğini söyleyince de Yahuda'nın o ben miyim? demesi üzerine kendi ağzı ile itiraf etmiş oluyor. Da Vinci bu tabloda, havarilerin yüzündeki ihanet, şaşkınlık ve üzgün ifadelerini o kargaşayı kendi üslubuyla kendine ait stili ve uygun renklerle eşsiz ve çarpıcı bir şekilde yansıtmıştır. Tabloda gizemli hala tartışılan, bakış açısına göre değişen yorumlar var. Ama şu bir gerçek sanatsal değeri oldukça yüksek, hristiyanlar için dini açıdan oldukça önemli bir başyapıt...
Merhaba arkadaşlar sizlere faydalı bir konudan bahsedeceğim. Son yıllarda oldukça popüler olan kavramlardan biri de detoks... Peki detoks nedir? Nasıl yapılır? bahsetmek istiyorum. Detoks vücudumuzda biriken toksinleri nötrleştirerek vücudumuzdan atmamıza yardımcı olur. Detoks yapmak faydalıdır. Detoks yapmanın faydaları nelerdir? Maddeler halinde sıralayacak olursak; <ul> <li>Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasına yardımcı olur</li> <li>Vücudumuzu daha zinde ve enerjik hissederiz.</li> <li>Bağışıklık sistemimizin güçlendirilmesi detoks yardımcı olur.</li> <li>Kan dolaşımını rahatlatır.</li> <li>Ödemi ve şişkinliği giderir.</li> <li>Erken yaşlanmayı önleyen etkenlerden biridir.</li> </ul> <h3>Detoks nasıl yapılır?</h3> Düzenli aralıklarla dozunda yapmak kaydı ile; <ul> <li>Aralıklı oruç tutmak.</li> <li>Sebze ve meyve suları içmek.</li> <li>Düzenli egzersiz yapmak ta detoks etkisi yaratır.</li> <li>Şifalı bitkiler tüketmek.</li> <li>Alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıkları bırakmak.</li> <li>Rafine şeker tüketimini enkaza indirmek, mümkünse sıfırlamak.</li> </ul> <h3>En çok tercih edilen detoks içecekleri ise;</h3> <ul> <li>Salatalık ve nane</li> <li>Maydanoz ve limon</li> <li>Limon ve zencefil</li> <li>Armut ve greyfurt</li> <li>Elma tarçın nane ve yeşil çay</li> <li>Karpuz salatalık nane ve limon</li> <li>Çilek, limon ve kivi</li> </ul> Bu meyve ve sebzelerin belirtilen ölçülerde sularını sıkıp karıştırarak yine belirtilen ölçü ve miktarlarda tüketmeliyiz. Detoks yaparken taze meyve ve sebze suları tüketmeye dikkat etmeliyiz. Genelde 3 ila 21 gün aralığında detoks yapılır. Aşırı yapmak vücudumuz için zararlıdır. Vitamin ve protein eksikliğine yol açar. Bilinçsiz bir şekilde yapmamalıyız. Sadece detoksu vücudumuzdaki toksinleri atmak için değil; hayat detoksu yaparak, hayatınızda da size zarar veren toksit ilişkilerden arınmanız dileğiyle... <em>Yazımı okuduğunuz için teşekkür eder, sağlıklı günler dilerim.</em>
Merhaba arkadaşlar sizlere hepimiz için çok önemli bir konudan başarıdan çalışmanın öneminden örnekler vererek bahsetmek istiyorum <h3>Başarı nedir? Başarı tesadüf müdür?</h3> Başarı üstesinden gelmek, beklentileri karşılamak, hedefe ulaşmak...anlamlarına gelmektedir. Hepimiz başarılı olmayı gerçekten çok isteriz. Çünkü hayatta bir yerlere gelebilmek, emek verdiğimiz işimizde, projemizde kariyerimizde emeklerimizin karşılığını alıp, istediğimiz pozisyona gelebilmek, başarılı olmak, herkes tarafından takdir edilmek, beğenilmek ya da örnek alınmak hepimiz için gerçekten çok önemli. Başarı diyince sadece iş hayatındaki Başarı aklınıza gelmesin.özel hayatımızda, ailemiz hayatımızda, sosyal ilişkilerimizde, sağlıklı dengeli bir hayat sürmekteki başarımız da çok önemlidir. Peki hepimiz bu kadar başarılı olmak isterken; başarılı olmak için neler yapıyoruz...? Başarılı olmanın kolay olmadığının emek verilmesi gerektiğinin farkında mıyız? birkaç girişiminin başarısız olunca üstümüze hemen çaresizlik umutsuzluk mu çöküyor?" Ben yapamıyorum olmuyor. Param yok. Hevesim kaçtı." gibi cümleler kullanırız. Sonra başarılı olmuş insanlara bakıp," Ya o kesin torpille buralara gelmiştir. "Onların kesin ailesi zengindir." dönem dönem böyle şeyler hepimiz demişizdir. Aslında tüm bunlar kendi başarısızlığının bahane üretmekten başka birşey değil. <h3>Başarılı olmak için ne yapmak gerekir?</h3> Başarılı olmak için öncelikle arkadaşlar kararlı olmalıyız. Kendimize guvenmeliyiz, herşeyden önce kendimize inanmalıyız.Bir diğer önemli husus ta başarısız olmadan, tecrübe kazanmadan, denemeden, başarılı olunamayacağını çok iyi anlamamız ve idrak etmemiz lazım. Hedeflerimizi iyi belirlemeli ve bunun için planlı ve disiplinli bir şekilde çalışmalıyız. Hedeflerimize ulaşmak için; hergün küçük bir adım atalım. Pozitif umutlu ve istekli bir şekilde hedeflerimiz ve amaçlarımız için ne gerekiyorsa, okuyup araştırarak, kendimize rol model alarak, emin adımlarla ilerleyerek yapalım. Bu konuda bugün size örnek vereceğim isim ise; Jack Ma <h3>Jack Ma</h3> Jack Ma'nin hayatını kısaca özetleyecek olursam; 1964 yılında Çin'de dünyaya geldi. Daha 12 yaşındayken ingilizce öğrenip, rehberlik yapmaya başladı. KFC ye başvurdu. işe alınmayan tek kişiydi. Üniversite giriş sınavını 3.denemede kazanıp, İngiliz Dili bölümünden mezun oldu. Öğretmen olarak çalışmaya başladı. Sonra Tercümanlık yaptı. İnternet ve girişimcilik konusunda kendini geliştirdi. Birkaç girişiminin ve denemenin ardından 17 kişi ile meşhur Alibaba'yı kurdu. Softbanktan ve bazı şirketlerden yatırım desteği aldı.Sonra Yahoo'nun hisselerinin de belli bir kısmını aldı. Ayrıca şuanda Softbank'ın yönetim kurulu üyelerinden biri. Ayrıca dünyanın sayılı zenginlerden biri. Jack Ma başarısız olmaya aldırmadan, denemeye çalışmaya ve kendini geliştirmeye devam etti ve fırsatları çok iyi değerlendirdi. Başarılı olmanın haklı keyfini ve hazzını yaşadı. Kısaca toparlamak gerekirse; arkadaşlar başarı asla tesadüf değildir. Kararlılık, planlı çalışma ve fedakarlık gerektirir. Umarım yazım sizlere İlham vermiştir. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.
<p>Merhaba arkadaşlar ülke olarak, çok zor günlerden geçiyoruz gerçekten. Son gelen zamlardan sonra da geçim bir hayli zorlaştı. Sizlere faydalı olabileceğine inandığım bir konudan bahsedicem. Nasıl tutumlu olabiliriz? Evde tasarruf etmenin yolları nelerdir? bunlardan bahsetmek istiyorum.</p><p>Öncelikle arkadaşlar harcamalarımızı gözden geçirmeliyiz. Nerelere ne kadar harcama yapıyoruz? Bunun farkında ve bilincinde olmalıyız. Mutlaka farkında olmadığımız gereksiz harcamalar çıkar ortaya. İşte bu harcamaları kontrol altına almalıyız. Maddeler halinde sıralayacak olursak;</p><p>Evde yemek yemeyi tercih etmek.</p><p>Buzdolabı ve kilerimizdeki yiyecekleri sık sık toparlamak.</p><p>Marketten pazardan tüketebileceğimiz kadar yiyecek meyve sebze almak.</p><p>Giysi dolabımızı toparlayıp onarabilecek kıyafetlerimizi onarıp, kullanmaya devam etmek.</p><p>Toptan alışveriş yapmak ve indirimleri takip etmek.</p><p>İş yerine evden yemek götürün.</p><p>Dışarı çıkarken evden su götürmek.</p><p>Abur cuburları çok tüketmek, dışardan satın almak yerine, sağlıklı daha ucuz şekilde evde yapmak</p><p>Eğlenceye yaptığınız harcamaları kısıtlamak veya tamamen bitirmek.</p><p>Maaşınız dışında pasif gelir yaratmak, gelirinizin bir kısmını bir kenara koymak.</p><p>Elektrik, su kullanımına dikkat etmek,kontrol altına almak.</p><p>İhtiyacınız olan ürünleri satın alın.</p><p>İnternet harcamalarını kısıtlamak.</p><p>Kahveyi dışarda içmek yerine evde içmeyi tercih etmek.</p><p>Bulaşık ve çamaşır makinesini tam dolunca çalıştırmak.</p><p>Ütüleri biriktirip yapmak.</p><p>Tasarruflu ampüller kullanmak.</p><p>Ben bir kısmını sıraladım. Bu maddeleri çoğaltabiliriz. En önemlisi arkadaşlar, harcamalarımızı takip etmek ve olabildiğince gereksiz harcamalardan kaçınmak. Kendimize hedef koymak tasarruf yaparken daha motive olmamızı sağlar.</p><p>Örneğin hedefimiz borcumuzu ödemek veya beğendiğimiz bir elbiseyi almak olabilir. Ya da daha büyük hedefler olsun. Mesela ev, araba alabilmek, tatile gidebilmek olabilir veya dolar altın alıp, yatırım yapabilmek olabilir. Bunlar tamamen size kalmış. Umarım faydalı olmuştur yazım. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.</p>
<p>Merhaba arkadaşlar sizlere özellikle son zamanlarda popüler olan ilgimi çeken bir konudan bahsetmek istiyorum. Ritüellerden...</p><p>Ritüel nedir? Ritüel kelime anlamı olarak Türk Dil Kurumu'na göre "ayin" demektir. Daha geniş ifade edecek olursak; belli aralıklarla tekrarlanan, insanların kutsal saydıkları davranış biçimidir. Ritüel devam eden süregelen anlamında da kullanılır. Peki neden ritüel yapmaya ihtiyaç duyarız? Ritüel nasıl yapılır? Ritüel yapmak işe yarar mı? şimdi gelin bu soruların cevaplarına bir bakalım.</p><p>Hayatımızda herşey istediğimiz gibi olmuyor. Maddi manevi sıkıntılar, aksilikler yaşayabiliyoruz. Bunlar olurken bazen aradığımız o desteği çözümü de bulamıyoruz. Bir çıkış yolu arıyoruz. Pozitif ilimlere ve ritüellere ilgi merak böylece artmış oluyor. Başarılı, belli bir statüde olan birçok insanların da belli ritüelleri var. Bizlere meditasyonu olumlamaları ve ritüelleri şiddetle öneriyorlar.</p><p>Ritüeli nasıl yapabiliriz. Öncelikle niyetimizi dileğimiz belirlemeli ne için ritüel yapmak istediğimizi bilmeliyiz. Aşk ritüeli, dilek ritüeli... Örneğin yaşadığımız alandaki negatif enerjilerden kurtulmak istiyoruz. Düzenli aralıklarla tüssü yakmak, evi sirkeli su ile silmek, bir ritüel olabilir. Sirke ile kayatuzunu bir bardak suyla karıştırıp yatağın altına koymak...Ya da uyku problemi yaşıyoruz diyelim. Uyumadan önce meditasyon yapmak, ılık duş almak da bir ritüeldir. Sabahları erken kalkıp güne podcast dinleyerek, klasik müzik dinleyerek, meditasyon yaparak güne başlamak, düzenli olarak kahvaltı yapmak, gazete okumak, egzersiz yapmak yürüyüş yapmak....sabah ritüelleri olabilir. Yine düzenli kitap okumak ta iyi bir ritüeldir. Her sabah ve uyumadan önce dileklerimizi bir kağıda yazmak olabilir. Ritüel yapmanın şekli de nedeni de kişilerin istek ve arzularına göre değişir.</p><p>Bir de acaba ritüel yapmak günah mı? İslamiyete yeri var mı? gibi sorular var. Arkadaşlar ritüeller sadece insanların daha rahat ve daha pozitif olması için, hedefleri ve amaçları için yapılabilecek düzenli rutinlerdir. Allah'a olan inancımız ayrı o hep var olsun. Ayrıca sabah namazı kılmak, sabahları dua ederek, güne başlamak, bir ay oruç tutmak ta islami dini ritüeldir. Hıristyanların vaftiz törenleri yine dini bir ritüeldir. Yeter ki, saf temiz niyetlerle, inançlarla bize iyi gelecek şeyler yapalım. Bunları yapmak aynı zamanda kendimize vakit ayırmak demektir. Hedeflerimiz ve dileklerimiz konusunda bizi motive eder, ritüelin bir başka faydası da budur.</p><p>Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Kısaca arkadaşlar ritüel yapmak gerçekten faydalıdır. Ritüel kişinin kendine olan güvenin artmasına endişelerini azalmasına yardımcı olur.ne şekilde nasıl yapacağınız size kalmış.</p>
Aşık olmak, sevmek sevilmek....bunlar dünyanın en güzel duyguları ve hepimiz için mutlu bir beraberlik yaşamak hepimiz için kadın için de erkek için de çok önemli. Peki biriyle tanışmaya karar verdik ilk buluşmada ilk neye bakarız? Giyimi, tarzı, konuşma şekli, bakışı, beklentiler kişiden kişiye farklılık gösterir. Fakat genel olarak samimi tavırda olan insanlar bizi etkiler. Sahte yapmacık tavırlar ve saygısız davranışlar bize itici gelir. Ya aşık olduktan sonra, ilk zamanlar hani o kelebekler içimizde uçuşuyorken, hep onu düşünüyorken, çok mutlu, ayaklarımız yerden kesilmiş, tatlı tatlı gülümsüyorken etrafa...Hayat ne güzel, her şey hallolur yeter ki biz beraber olalım diyorken... Ne oluyor da ? bir süre sonra sihir bozuluyor ve tahammülsüzlükler başlıyor? ufak tartışmalar, sonra büyük kavgalar ve biten ilişkiler...Gerçekten aşkın gözü kör mü? <h3>Ünlü bir düşünür "Aşk kum saati gibidir. Kalp dolarken beyin boşalır"</h3> O aşk, heyecan geçtikten sonra gözümüzdeki perde kalkıyor. O zaman karşı tarafı daha iyi bakabiliyoruz. Olumlu ve olumsuz taraflarını daha iyi gözlemleyebiliyoruz. İşte o zaman sevdiğimiz insanın bazı hareketleri bizi çok rahatsız etmeye başlıyor. Bir insanın bazı tavırları değişebilir evet. Ama karakterini oluşturan davranışlarını değiştirebilmekte bir hayli zor. Bunu yapmaya çalıştıkça, tartışmalar kavgalar iyice büyüyor. Bunun önüne geçebilmek için ise; arkadaşlar genel tavsiyeler şu şekilde: ilk başta kendimizi çok iyi tanımalıyız. Neleri seviyoruz, neler bizi sinirlendiriyor ve neler bizi sakinleştirir, neler bizi çok mutlu eder? Bir ilişkiden beklentimiz nelerdir? bunları çok iyi belirlemeliyiz. Birbirimizi iyi tanımalı iyi gözlemlemeli ve karşı tarafa doğru soruları sormalıyız ve aldığımız cevapları tepkileri iyi analiz etmeliyiz. Ortak zevklerimiz olmalı mesela, uyumlu olmalıyız ve hayata bakış açımız benzer olmalı. Kişisel alanlarımıza saygı duymalıyız. Son olarakta bir ilişki de aşık olmak kadar, sevgi kadar; sorumluluk almanın, değer vermenin, anlayışlı, hoşgörülü ve dürüst olmanın da uzun bir ilişki yaşamanın altın anahtarı olduğunu unutmamalıyız. Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Bence mutlu, aşk dolu sevgi dolu bir beraberlik yaşamak mümkün. Yeter ki acele etmeyelim merhaba ve bunu gerçekten kalpten isteyelim.
Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere hepimiz için çok önemli olan, zaman kavramından ve nasıl daha verimli kullanabiliriz? Biraz bundan bahsetmek istiyorum. Zaman ölçülebilen bir dönem sürekliliği olan, belirlenmiş bir an, geçmekte olan süre, vakit anlamlarına gelmektedir. Zaman hepimiz için eşittir ve 1 gün 24 saattir. <strong>Bu değişmez!!</strong> Peki neden bazılarımız 1 günü rahat bir şekilde bütün işlerini yetiştirerek, pek te zaman sıkıntısı yasamazken, bir çogumuz işlerimizi yetiştiremiyoruz. Neden kendimize, hobilerimize arkadaşlarımıza zaman ayırmak söz konusu olduğunda "Yok ben yapamam benim zamanım yok" "Yok ben gelemem ki zamanım yok, hiçbir şeye yetişemiyorum" gibi cümleler kullanırız. Zamanı daha etkili daha verimli kullanmak için neler yapılabilir? Öncelikle genel olarak 1 günümüz nasıl geçiyor? Neler yapıyoruz? Bunu gözlemlememiz lazım. Tabi zamanı etkili kullanabilmemiz için hedeflerimiz ve amaçlarımız olmalı. Günlük, aylık ve yıllık hedeflerimiz olmalı. Planlı olmak da tabiki zamanı daha etkili kullanmakta oldukça etkilidir. Bir gün önceden ertesi gün yapacaklarımızı belirlemek, listelemek de bize gerçekten çok zaman kazandırır. İşlerimizi yaparken, zor olandan başlayıp, kolay olana doğru yapmak, bir iş bitmeden diğerine geçmemek de zamanı etkili kullanmakta oldukça önemli bir etken. Günün sonunda kendimizi değerlendirmek, neleri yaparken sıkıntı yaşıyoruz gözlememek, anlamak bize bu konuda resmen seviye atlattırır. Yapabileceğimiz başka bir şey de arkadaşlar hepimizin bildiği gibi, olabildiğince güne erken başlamak. Böylece hobilerimize ve ilgi alanlarımıza da zaman ayırabiliriz. Sözün özü arkadaşlar, planlı programlı olmak, işlerimizi ertelemekten kaçınmak, güne erken ve pozitif güçlü başlamak, bu konuda kitaplar okumak zamanı etkili kullanmakta oldukça etkilidir. <strong>Önerebileceğim kitaplar şunlardır ;</strong> <ul> <li>Zaman Yönetimi - Jane Allan</li> <li>Yaşamın hammaddesi Zaman - Stefan Klein</li> <li>Zaman Yönetimi - Ünver Ünlü Bayramlı</li> <li>Zaman Nasıl Yönetilir ? - Aylin Atmaca</li> </ul> Sizin de önerdiğiniz kitap veya film varsa yorumlara bekliyorum 😊
<em><strong>Çikolata... vazgeçemediğimiz, bizi mutlu eden, kokusu ile tadıyla keyif veren eşsiz tat... </strong></em> Tarihi çok eskilere M.Ö 600 yılına kadar dayanır. Tabi zamanla sevildikçe talep arttıkça, çeşitleri de bir hayli arttı. Sütlü, bitter, fındıklı karamelli, fıstıklı, pirinç patlaklı, çilekli...hepimizin bir favorisi vardır mutlaka. En mutlu günlerimizde, aşıkken, aşk acısı çekiyorken, ya da çok moralimiz bozukken, depresyonda iken; bize hep eşlik etmiştir. Bu eşsiz tat, zamanla usta eller sayesinde sanat eserine dönüşmüş ve bu sanat eserleri, müzelerde sergilenmeye başlamıştır. Dünyanın birçok yerinde çikolata müzeleri vardır. Ülkemizde açılan ilk çikolata müzesi ise; Pelit çikolata müzesidir. Pelit çikolata müzesi 5 ayrı bölümden oluşmaktadır. Çikolata şelalesi, çikolata evler, çikolatanın tarihini anlatan tablolar, çikolata heykelleri bulunmaktadır. Burada çikolatanın her haline rastlayabilirsiniz .inanılmaz estetik ve sanatsal eserler...Ayrıca sınırsız ikramları da olması oldukça cezbedici. Her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçi ağırlayan bu müze özellikle çocukların ilgi odağı olmuştur. Nasıl ilgi göstermesinler ki; adeta ülkesi gibi gerçek olamayacak kadar güzel ve büyüleyici...
Merhaba arkadaşlar, sizlere çok enteresan bir hikayesi olan farklı ve esrarengiz bir adadan bahsedeceğim. <em>Adamız La Isla La Das Muñecas, bilinen adıyla Bebek Adası... </em>Bebek Adası, Meksika sınırları içinde yer alıyor. <strong>Hikayesi ise şöyle;</strong> Don Jülin Santana adında bir adam nedendir bilinmez karısını ve çocuğunu terk edip, adada yalnız yaşamaya karar verir. Orada tek bekçi olarak, herkesten uzak izole bir hayat yaşamaya başlar. Santana böyle yaşayıp giderken, bir gün adanın yakınlarında kanalda boğulmuş, küçük bir kız çocuğu bulur. Bir de bakar ki; kız çocuğunun oyuncak bebeği de kanallarda yüzüyor. Santana küçük kızın boğulup ölmesinden çok etkilenmiş olacak ki; bu bebeği alıp oradaki bir ağaca asar. 50 yıl sonra bir bakarlar ki; adanın her yerinde binlerce Bebek asılı halde duruyor. Santana bu bebeklerin küçük kızı koruduğuna inanıyormuş. 2001 yılında ise Santana'da küçük kız gibi kanalda boğulup ölmüş. Onun mezarı da ada yakınlarında yer alıyormuş. Mezarının başına ise sembolik olarak bu bebeklerden konmuş. Burada asılı bebekleri öyle sevimli güzel sanmayın. Gözleri pörtlek, saçları kirli ve dolaşık, kolları bacakları kopmuş korkunç haldeler. Yani ada tüyler ürpertici ve korku filmi gibi. Santana'nın ailesi ise bu adaya turistik aktiviteler düzenleyip para kazanıyormuş. Meksika'nın turistik yerlerinden biri olan Bebek Adası her yıl binlerce turist ağırlamaya devam ediyor.
Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere ilgimi çeken ve merak ettiğim bir konudan bahsetmek istiyorum. Yediklerimizin, içtiklerimizin psikolojimize etkileri nelerdir? Gerçekten ne yiyorsak o muyuz? Bu konudan biraz bahsedeceğim. Yapılan araştırmalar ve uzmanların görüşlerine göre gerçekten ne yiyorsak oymuşuz. Beslenme şeklimiz sadece vücudumuzu ve genel sağlığımızı değil, beyin sağlığımızı ve psikolojimizi de çok fazla etkiliyor. Bir çoğumuz, stresli olduğumuz zamanlarda beslenme şeklimizi değiştiriyoruz. Maalesef genelde de çok yiyoruz. Abur cuburlar, meyveler, çekirdekler... sanki o soruna o derde çare oluyormuş gibi. Hani çok meşhurdur ya o sahne sevgilisinden ayrılan kız elinde Sarelle kavanozu ve kaşıkla sinirli sinirli yer. Yine son yapılan araştırmalara göre yediklerimiz de bizi strese sokabilirmiş. Mesela karbonhidrat değeri yüksek olan besinler stres hormonlarını harekete geçiriyormuş. Yani bizler farkında olmadan, stresimizi tetikleyebiliyormuşuz. Aslında yemek ve içmek hep bizleri rahatlatıyor. Aksine durduk yere strese sokabilir. Tabi bir de kilo alma durumuz da var ki başlı başına stres nedeni. Bu yüzden ne zaman ne yediğimize ve ne kadar yediğimize çok dikkat etmeliyiz. Stresimizi azaltan yiyecekler de var. <strong>(Comfortfood) Uzmanların önerdiği besinler ise şöyle: Başta tabi yeteri miktarda bol su içmek, günlük meyve sebze tüketimi, bizlerin daha pozitif olmasında etkiliymiş. Ayva semizotu, marul gibi yiyeceklerin ise; sakinleştirici etkisi varmış. Yine çok fazla tüketmemek şartıyla tabi; kaju, badem, ceviz gibi kabuklu yiyecekler de stresimizi azaltma da oldukça etkiliymiş. Bir de benim için de olmazsa olmaz bir miktar çikolata.</strong> Yani arkadaşlar, aşırı karbonhidrat ve işlenmiş gıda tüketimi bizleri strese sokabilir. Uzak durmak pek te mümkün olmasa da miktarı azaltabiliriz. Hepinize sağlıklı, keyifli bir hayat diliyorum.
<p>İtalya'nın Torino kentinde duzenlenen 66.Eurovision yarışmasını Ukrayna kazandı.</p><p>Rusya'nın işgal ettiği Ukrayna kamu oyu, jüri ve seyirci desteği ile birinci geldi. Bir rap-folk grubu olan Kalush Orchestra eşsiz bir performans sergiledi. Grup performanslarını "Lütfen Ukrayna'daki yardım edin, Mariupol'a yardım edin, Azovostal'a hemen şimdi yardım edin."sözleri ile bitirdi. Öte yandan pek çok sanatçı da Ukrayna ile dayanışma mesajları verdi. İzlanda adına yarışan Systur, "Ukrayna'ya barış, sizi seviyoruz!"dedi.</p><p>Estonyalı şarkıcı ise; "Daha iyi bir yarın için umudunuzu yitirmeyin" diye konuştu.</p>
Merhaba arkadaşlar sizlere sonradan keşfettiğim, keşfettikten ve etkisini hayatımda hissettikten sonra da iyice araştırdığım bir konudan bahsetmek istiyorum. Alışkanlıklarımızdan ve hayatımızdaki etkilerinden... Hayat akıp giderken, hepimiz bir telaş içinde koşturup, bir şeylere yetişmeye çalışıyoruz. Halletmemiz gereken işler, kazanmamız gereken para, dert etmemiz gereken evliliğimiz, ilgilenmenizi gereken çocuklarımız, ailemiz... Peki bütün bunlara yetişmeye çalışırken, günlük hayatımızda sabah kalktıktan yatana kadar yaptığımız davranışların, alışkanlıkların ve hayatımıza olan etkilerinin ne kadar farkındayız? Alışkanlık nedir? Alışkanlıklar insan hayatında sürekli var olan hayatımıza fiziksel, zihinsel, duygusal etkileri olan davranışların bütünüdür. Hayatımızı büyük ölçüde etkiler. Kötü alışkanlıklarımız (sigara, alkol, aşırı gece hayatı, düzensiz uyku..vb) olabileceği gibi iyi alışkanlıklarımız da (erken kalkmak, düzenli beslenme, güne meditasyon ve olumlamalarıyla başlamak, düzenli planlı olmak, kitap okuma) olabiliyor. Önemli olan kendimizi iyi gözlemleyerek, hayatımızdaki olumsuzlukları gidermek için önce alışkanlıklarımıza bakmak, fark etmek, bize iyi gelecek yeni alışkanlıklar edinmek, bizi olumsuz etkileyen alışkanlıkları bırakmak. Kötü alışkanlıkları bırakabilmek kolay değil tabi ki. Bunun için kararlılık, sağlam bir irade ve gerekirse konfor alanından çıkmak gerekir. Kendimizi keşfetmek, hedeflerimizi belirlemek ve bunun için küçük adımlarla başlamak gerekir. Kısaca toparlamak gerekirse; alışkanlıklarımız hayatımızı büyük ölçüde etkiliyor. Hayatımızın ne kadar kıymetli olduğunu anlamak, bunu fark etmek, yeni alışkanlıklar edinirken kendimize minik ödüller vermek, bizi motive edecektir. Belki de bu sayede, sadece alışkanlıklarımızı bambaşka hayatımız olacak. Sizce de denemeye değmez mi?
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere kendimden de yola çıkarak, aniden hayatımıza giren ve bizleri hiçte alışkın olmadığımız şekilde yaşamaya zorlayan koronavirüsün hayatımızdaki olumlu ve olumsuz etkilerinden bahsetmek istiyorum. Tabi ki koronavirüsün hayatımızdaki olumsuz etkileri oldukça fazlaydı. Bir anda özgürlüğümüz kısıtlandı, ne olacağı belli olmayan bu hastalık yüzünden korkularımız arttı. Koronavirüs sadece fiziksel olarak değil psikolojik olarak da etkiledi bizleri. Panik atak, Depresyon, Ankesiyet Bozukluğu gibi rahatsızlıklar çoğaldı. Çok fazla kayıplar verdik. Sağlık çalışanları ağır bedeller ödediler. Öğrenci kardeşlerimiz ve ebeveynleri evden eğitim konusunda çok sorunlar yaşadılar. Ekonomik anlamda da çok sıkıntılar yaşadık. Maske takmak ve aşı olmak bizi zorladı. Fakat bunların yanı sıra, pandemi döneminin olumlu etkileri, bize öğrettikleri de çok fazlaydı. Kendimizle yalnız kalmanın ve hayatın kargaşasından uzak düşünebilmenin ve karar verebilmenin, aslında ne kadar anlamlı keyifli ve huzurlu olduğunu anladık. Daha üretken ve daha yaratıcı olduk. Normalde bir türlü vakit ayıramadığımız, fırsat bulamadığımız hobilerimize ve ilgi alanlarımıza zaman ayırabildik. Daha çok kitap okuduk. Aynı şekilde sevdiklerimize de daha fazla zaman ayırabildik. Evden de çalışılabileceğini ve bunun mümkün olduğunu anladık. Çocuklar bu süreçte çok bunalsalar da onlar da bir taraftan bazı şeylerin kıymetini, daha iyi anladılar, öğrendiler, olgunlaştılar. Temizliğin, hijyenin ve mesafenin önemini çok daha iyi anladık. Bence en önemlisi de şükretmenin önemini anladık. Aslında ne kadar değerli şeylere sahipmişiz de fark etmemişiz diyebildik. Serbestçe dolaşmak, her şeye dokunabilmek, sevdiklerimize korkmadan sarılabilmek.... Sonuç olarak arkadaşlar; pandemi süreci elbette çok bunalttı üzdü bizi. Ama bence bize fark ettirdikleri ve öğrettikleri de azımsanmayacak kadar fazla oldu.