Ana Sayfa
Spor

Dünyanın En Sert İşçi Sınıfı Rekabetine Hoşgeldiniz! Karşınızda Millwall-West Ham United Çekişmesi

A
Ali Yılmaz@dergio-01
22 Ekim 2022·8 dk okuma
Dünyanın En Sert İşçi Sınıfı Rekabetine Hoşgeldiniz! Karşınızda Millwall-West Ham United Çekişmesi
1870’lerde Lancashire ve Midlands bölgelerindeki işçiler, artık futbolda yeni bir devri ilan ediyordu: Artık futbol, işçi sınıfınca da ilgi görmeye başlıyordu. Özellikle kuzeydeki pamuk fabrikası işçileri, küçük bir alanda kurdukları çokça takım ile bunu kanıtlıyordu. 1883’teki FA Cup finalinde pamuk işçilerinin takımı Blackburn Olympic’in, çok daha güçlü bir öğrenci takımı olarak kabul edilen Old Etonians’ı mağlup etmesiyle ada futbolunun tüm büyük otoriteleri yeni gerçeği kabullenmişti. Futbol, artık işçi sınıfının tekeline giriyordu. O sıralarda Doğu Londra’daki işçi sınıfı; ülkedeki en zor şartlarda çalışıyordu belki de. Uzun saatler düşük ücretlerle çalıştırılan ve zamanla en zor koşullara bile adapte olan mülksüz dedeleri gibi o insanların kendileri de şartları iyileşmeden aynı koşullarda ömür çürütmüştü. 1885 senesinde Thames nehrinin güney kıyısındaki Isle of Dogs bölgesinde, denizciler için konserve üreten bir fabrikada çalışan kalaycılar, mesaiden geriye kalan zamanı değerlendirmek için Millwall Rovers adlı bir takım kurma kararı aldı. İlk maçlarını Millwall rıhtımının çevresinde oynayan bu ekibin futbolcu ve taraftarları çoğunlukla iş için Londra’ya gelen İskoç tersane işçileriydi. Doğu Londra’nın sert ve çalışkan işçi sınıfı ruhunu yansıyordu bu takım. İskoçlar ayrıca, takıma mavi-beyaz renklerini verdi. 1886’dan 1910’a kadar rıhtımların çevresindeki Lord Nelson Grounds ve Athletic Ground’ta iç saha maçlarına çıkan Millwall, 1910 senesinde artık bir Doğu Londra takımı olmaktan çıkarak Güney Londra’daki Den’e yerleşti. Bu hamle, takımın taraftar sayısını fazlasıyla artıracaktı. Millwall’ın kuruluşundan 10 sene sonra, Thames nehrinin kuzey tarafında, Londra'nın son büyük gemi yapım şirketi Thames Ironworks'teki Dave Taylor adlı bir ustabaşı, tersane işçilerinin moralini yükseltmek için bir işçi takımı kurmaya karar verdi. Bu takıma, şirketin ismi olan Thames Ironworks futbol kulübü adı verilecekti. Kısa sürede Hermit Road’a yerleşen bu takımın oyuncularının çoğu, yakın zamanda iflas eden bir başka takım olan Old Castle Swifts’in İskoçlarından oluşuyordu. Thames Ironworks futbol kulübü, şirketin yöneticisi ve aynı zamanda tecrübeli bir futbol adamı olan Arnold Hills tarafından finansal olarak desteklendi. Yine de, 1900’de şirketin sınırlı şirket olmasıyla futbol takımı feshedildi. Ancak bu uzun sürmedi. Fesihten hemen sonra, takım yeniden kuruldu. İsim konusunda Canning Town, Borough of West Ham gibi öneriler ortaya sürülse de West Ham United bu takımın yeni ismi olacaktı. Kulüp, işçi sınıfı değerlerini koruyacak ve "Hammers (Çekiçler)" olarak anılmaya devam edecekti. Ayrıca bu yeni takım, 1897’den beri kullandığı Memorial Ground’da kalmaya devam edecekti. 1904’te ise yerel bir takımdan hakları alarak sonraki 112 sene boyunca kullanacakları Essex’teki Boleyn Ground’a (diğer adıyla Upton Park) yerleştiler ve Doğu Londra sınırlarından çıktılar. West Ham ve Millwall’ın ilk buluşması 1897’deki bir hazırlık maçında gerçekleşti. Bu buluşmanın galibi Millwall olsa da, o zamanlar iki takım arasında çekişme yoktu. İlk resmi maç ise 1899’daki FA Cup maçıydı, gülen taraf yine Millwall oldu. 20. yüzyıl başlarında, I. Dünya Savaşı’na kadar iki takım da yerel liglerde tam 60 kez karşılaştı. 1903’te Millwall’ın rakibine karşı aldığı 7-1’lik zafer halen iki takım arasındaki en farklı skordur. İki takım arasındaki çekişmenin ilk emareleri, 1906’daki maça dayanır. Oldukça sert faullere sahne olan bu maç sonunda, iki takım arasındaki düşmanlığın ilk filizleri bitmiştir. Öyle ki, 1912’de Den’de oynanan maça o günlere göre büyük bir sayı olan 28 bin kişi gitmiştir. 1926’da ise bu iki işçi takımının birbirinden ebediyen nefret etmesine sebep olan o olay yaşanmıştır. Tahmin edilebileceği gibi, bu nefretin sebebi de bizzat işçi sorunları ile ilgiliydi. 1926 genel grevi, bir sanayi alanı olan Royal Docks çevresinde ortaya çıkmış bir işçi hareketiydi. West Ham taraftarı işçilerce yoğun destek gören bu grev, Millwall’ı destekleyen Isle of Dogs’taki işçilerce destek görmedi ve bu sebeple başarısızlığa uğradı. Bu hikaye, günümüzde bile iki takımın birbirine olan nefretinin asıl kaynağı olsa da, gerçekliği hiçbir zaman kanıtlanamamış bir anlatı. Bu olayın ardından maçlar 50 bin kişiye yakın bir seyirci çekse de, II. Dünya Savaşı iki takımı da bir süreliğine evinden etti. The Den ve Boleyn stadyumları Almanlar tarafından bombalandı, ancak bilanço Millwall cephesi için daha ağırdı. Bu süreçte iki takım da diğer takımlarla stadyum paylaşırken artık Millwall, derbinin ilk günlerinin aksine artık genellikle mağlup tarafta yer almaya başlıyordu. Millwall’ın dördüncü lige kadar düşmesi nedeniyle 1959 ve 1978 arasında iki takım tek bir resmi maç bile yapmadı. Madalyonun öteki yüzünde ise West Ham United, Avrupa’da başarılar kazanıp taraftarını mutlu ediyordu. 1970’lerde ise Millwall, yeni bir devrin sembolü oldu: Holiganlık. Millwall taraftarı, 1900’lerin başından beri holiganlığa yabancı değildi. Her takım taraftarının geçmişinde rakip futbolcu ve taraftarlara saldırılar vardı sonuçta ancak bu hiçbir zaman sistematikleştirilmemişti. Bu kültür şehir ve kasabalarda çok rağbet görmüş olacak ki kısa sürede ülkenin her yerindeki takımların holigan grupları adeta birer mantar gibi türedi. Artık İngiliz futbolunun başlıca sorunu buydu. Millwall da, bu sorunun en büyük öncüsüydü. Millwall holiganları arasında sadece rakip taraftarlara değil, polislere ve hatta kendilerine yönelik şiddet de yaygındı. Bu sebeple gittikleri her yerde büyük bir korku iklimine sebep oluyorlardı. Bunda, kitlece benimsedikleri ırkçı ve aşırı sağ görüşlerin de etkisi çoktu. İngiliz futbolu ilk kez, bu kadar şiddetli ve sistemli bir öfke görüyordu. Millwall holiganlarının bayraktarlığını üstlendiği bu dalgaya diğer takımlar gibi West Ham United’ın holiganlarının da dahil olması uzun sürmedi. 1975’te Millwall, tüm bu şiddet ve kaosun tırmanması için Bushwackers adlı bir holigan oluşumu kurdu. Buna, 1977’te West Ham United’ın Inter City Firm holiganları katıldı. Ancak, kanlı olaylar bu oluşumlardan önce başlamıştı. 1972’te iki takımda da forma giymiş Harry Cripps için oynanan bir jübile maçında iki takım taraftarları ilk kez bu kadar şiddetli biçimde karşı karşıya geldi. 4 sene sonra ise bir Millwall taraftarı, West Ham taraftarlarıyla kavga ederken trenden atıldı ve hayatını kaybetti. Bu olayın ardından West Ham taraftarları, olayla alay eden tezahüratlar yapınca Millwall holiganları intikam yeminlerini resmi olarak duyurdu. Olayın ardından iki takım arasındaki her maç geniş güvenlik önlemleri içinde geçse de olaylara engel olmak güçtü. Yakın zamanda Slough Town, Ipswich Town ve Luton Town maçlarında neden olduğu olaylar nedeniyle ülkeyi şoke eden Millwall holiganları, 1986’daki maçta 19 yaşındaki bir West Ham taraftarını katletti. Bu tür olayların o dönemde kanıksanması, ölümün, bir sene sonra Millwall’ın derbide 74 yıl sonra gelen deplasman galibiyetinin altında ezilmesine yol açtı. 1988’de ise Millwall’ın üst lige çıkması, günümüzde Premier Lig adıyla anılan birinci ligde ikiliyi ilk kez buluşturdu. Sonraki sezon West Ham United’ın birinci ligden düşmesiyle Millwall, derbide uzun süre sonra üstün olan taraftı. Ancak bu uzun sürmedi, çünkü bir sonraki sene de onlar düştü, hem de bir daha birinci lige dönmemek üzere. Milwall 1993’te The Den’den ayrıldı. Bunun başlıca nedeni, oldukça eski ve ilkel bir stadyum olan Den’de, Millwall holiganları sebebiyle Hillsborough Faciası benzeri bir olayın çıkacağı korkusuydu. Yeni stadyumları The New Den, eski Den’in hemen yanındaki bir alana inşa edildi. Bu stadyum, İngiltere’deki ilk tam koltuklu stadyumdu ve Millwall’ın holiganlık sorunlarını en azından stadyum içinde azaltmayı amaçlıyordu. Aynı sene rekabetin öbür ucunda, Çekiçler yeni kurulan premier lige çıkmanın sevincini yaşıyordu. İkili arasında belki de en ses getiren maç, 2004’te belli kiliselerin onurlandırıldığı dini bir gün olan "Anneler Günü" yaşandı. Millwall, West Ham’ı 4-1 ile ezdi. Bu, iki takım arasında futbol liginde kaydedilen en farklı skordu. Bu maç, "Anneler Günü Katliamı" olarak anıldı. Holiganlığın önü o tarihlerde çoktan kesilmiş olsa da, 2006 Dünya Kupası’ndaki İngiltere grup maçının yayınlandığı bir alanda karşı karşıya gelen yüzlerce Millwall ve West Ham taraftarı, Londra sokaklarında kavga ederek yeniden gündem oldu. 2009’da ise derbinin son büyük olayı yaşandı. Lig kupasında Millwall’ı ağırlayan West Ham taraftarları; Millwall futbolcularına madde yağdırdı, galibiyetten sonra ise sahaya girdi. Millwall cephesi, polis önlemi nedeniyle stadyuma çok az sayıda taraftar getirebilmişti. Maç sonunda iki takım taraftarları Upton Park çevresinde karşı karşıya geldi. Bir taraftar göğsünden yaralandı. Olayların sonunda West Ham kulübü, oldukça kabarık bir ceza bedeli öderken Çekiçleri destekleyen birçok holigan hapis ya da ömür boyu men cezaları aldı. 2010-11 sezonunda ise Avram Grant yönetimindeki West Ham, Wigan Athletic karşısında yenilip küme düşünce, maç sırasında Wigan semalarında Millwall taraftarınca hazırlanan "Avram Grant, Millwall efsanesi" yazılı bir uçak belirdi. Sonraki senelerde ikilinin karşılaştığı son sezondu. A takım veya genç takım seviyesi fark etmeksizin geniş güvenlik önlemlerine sahne oldu. Bu önlemler işe yaradı ancak Dagenham & Redbridge taraftarları arasına sızan West Ham holiganları, Millwall maçında olay çıkarmayı denedi. Yine de, polislerin geniş güvenlik önlemleri bu olayı da önledi. West Ham United ile Millwall arasındaki son maç, 2011-12 Championship sezonunda gerçekleşti ve Çekiçlerin 2-1’lik üstünlüğü ile bitti. West Ham United, taraftarının pek de hoşuna gitmeyen bir kararla 2016’da 112 yıllık evi Boleyn Ground’dan ayrıldı ve Londra olimpiyat stadyumuna yerleşti. Bunun sonucunda, West Ham United taraftarları ile yönetimin arası fena halde açıldı. Millwall ise, bu süreçte taraftarının sebep olduğu olaylarla gündeme gelmemeye başladığını düşünse de; 2017’de bir Nottingham Forest taraftarı, "West Ham dediği için" (açıklama gerçekten bu) bir Millwall holiganı tarafından katledildi. Bu çirkin olay, derbiyi uzun süre sonra tekrar karalasa da sonraki sene West Ham ve Millwall taraftarlarının kanser hastası bir çocuk için ortak bağış sistemi kurması; derbi tarihinde atılan nadir dostane adımlardan biriydi. Buna rağmen, nefret hale capcanlı. Bugüne gelirsek, Millwall, Championship’in üst sıralarında yer alıyor ve düşük bütçeli kadrosuyla premier lig mucizesini gerçekleştirmek için play-off sıralarını gözlüyor. David Moyes’in West Ham’ı ise geçen seneki başarıların aksine bu sene premier ligin alt sıralarında. Milwall ve West Ham United, İngiltere’de işçi sınıfını temsil eden çok önemli iki takımdır. Aynı bölgeden çıkmışlar ve dünyanın en sert derbilerinden birini meydana getirmişlerdir. Bu büyük derbinin tarihi kısaca bu şekildeydi, okuyan herkese teşekkürler.

Yorumlar (5)

burcueken3 yıldan fazla önce

Güzel bir hikayesi varmış..

Nilay Tok3 yıldan fazla önce

Ne değişik bir hikayesi varmış. Bu kadar zor bir konuyu bu kadar başarılı yazdığınız için de emeğinize sağlık.

Melisa Nur Uğuz3 yıldan fazla önce

çok akıcı bir yazı olmuş, dikkatimi çekti.

Zehra Garipli3 yıldan fazla önce

İlgimi çekmeyen bir konu olsa da anlatış tarzınız çok akıcı olduğu için bir çırpıda okudum diyebilirim...

Furkan Toprak3 yıldan fazla önce

Futbol rekâbetleri futbolun kültürel ve evrensel olarak birarada bulunmasını sağlayan unsurlardandır. Türkiye'de FB- GS, FB- BJK, TS- GS gibi rekâbetler de bunlara örnek. Her ne kadar holiganlar tarafından futbola zaman zaman zarar verilmeye çalışılsa da fair-play, dostluk, birliktelik duygularını pekiştirmesi sayesinde futbol her zaman popüler sporlar sıralamasında zirvede olmaya devam edecek gibi gözüküyor.