B

burcueken

@burcueken

32 paylaşım0 takipçi0 takip
B
burcueken
·10 Mar 07:00·Sinema - TV

<p>Hayatta kalmanın, maddi ve manevi yönden sağlıklı bir şekilde hayata devam etmenin her geçen gün zorlaştığı günümüzde, <strong>hayatta kalma</strong> temalı dizilerdeki karakterlerle kendimizi özdeşleştirmemiz, hikayelerinde duygudaşlık hissetmemiz sürpriz değil.</p><p>17 Eylül 2021 tarihinde yayınlanan ve ilk bölümünden itibaren dünya çapında büyük ses getiren dokuz bölümlük <strong>Güney Kore</strong> yapımı gerilim dizisi <strong>Squid Game,&nbsp;</strong>türünün en iddialı örneklerinden birisi olarak izleyicilerden tam not almayı başarmıştı. İkinci sezonunu merakla beklediğimiz dizi, sloganlaşan <em>"Dilerseniz oy çokluğuyla oyunu sonlandırabilirsiniz"</em> cümlesiyle hafızalara kazınmıştı. Bugün sizlere <em>"Benim başıma böyle bir şey gelseydi ne yapardım?"</em> şeklinde izlerken içsel bir sorgulama yaşatan bir başka diziden bahsetmek istiyorum.</p><h2><strong>Alice In Borderland</strong></h2><p>Her biri sekiz bölüm olmak üzere iki sezondan oluşan dizinin ilk bölümü,10 Aralık 2020 tarihinde yayınlandı. 16 bölümlük <strong>Netflix</strong> dizisinin ilk sezonunda Tokyo'da yaşayan üç yakın arkadaş, kalabalık meydanın ortasında kafa dağıtmak için bir bara gitme planları yapar ve beklenmedik bir olay yaşarlar. Kendilerini, insanların gizemli bir şekilde birden bire ortadan kaybolduğu, paralel evren tadı veren ıssız bir ortamda bulurlar. Kafa karışıklığı içinde ne olduğunu anlamaya çalıştıkları sırada, küçük bir grup yabancıyla birlikte terk edilmiş bir binada ölümcül bir oyun oynamak zorunda kalırlar.</p><p>Bu noktadan sonra olayların ilginçleştiği görülür. Birinci kuralının <strong>hayatta kalmak</strong> olduğunu fark ettikleri oyun, iskambil destesindeki kartlardan yola çıkarak hazırlanmıştır. Her bir kart, kendine özgü bir kural ifade eder. Bazı oyunlar takım ruhunun önemini vurgularken, bazı oyunlar acımasız bir şekilde sevdiklerine ihanet etmeyi ve bir yıkım yaşamayı kaçınılmaz kılar. İlk sezon boyunca süren akıllardaki soru şudur: Kartlar tamamlandığında hayatta kalan kahramanlarımız gerçek hayata dönebilecekler midir?</p><p>Dizinin ikinci sezonuyla ilgili, birinci sezonu izlemeyenler için spoi vermemek adına şunu söyleyebilirim ki o da kesinlikle psikolojik gerilim ve felsefe dozunun, izlediğiniz her bölümde giderek artacağıdır. Her ne kadar son bölümün son dakikalarına doğru sezon finalinden pek tatmin olmamış hissetsem de "Acaba bir 3. sezon mu geliyor?" dedirtmesini sevdim. Çünkü izleyici olarak hesaba katmadığım bir kart olduğunu tamamen unutmak ve sonrasında kartı hatırlamak çok hoşuma gitti.</p><h3><strong>Künye</strong></h3><p>Oyuncular: Yamazaki, Nijiro Murakami, Tao Tsuchiya, Keita Machida, Dori Sakurada, Riisa Naka, Kazuma Yamane, Nobuaki Kaneko, Ayaka Miyoshi, Asahina Aya</p><p><strong>Yönetmen:&nbsp;</strong>Shinsuke Sato</p><p><strong>Dizinin uyarlandığı eser:&nbsp;</strong>Imava no Kuni no Alice</p><p>Meraklısı için ilk sezonun fragmanını aşağıya bırakıyorum</p><strong>Alice In Borderland 1. Sezon Fragman:</strong><p>https://www.youtube.com/watch?v=wsJQEeuUsa4</p><p>Şimdiden herkese bol gerilimli seyirler!</p>

B
burcueken
·25 Oca 19:47·Sanat

İnsan hayatı sırlarla doludur. Her gün yanından geçip gittiğimiz yüzlerce kişi ve onların yüzlerce farklı hayat hikayeleri... Bir insan öldüğünde arkasından cemaatle birlikte "İyi bilirdik!" denir. Oysa ki en yakınları dahil olmak üzere gerçekten kim ne biliyordur o giden insanla ilgili? Artık gidenin kendisine de soramayacağımızdan sözün bittiği yerde mecburen susarız, aklımızdaki tilkilerle sessiz sedasız evlerimize dağılırken... Bugünkü içeriğimde sizlere 2009 yılında, zorluklarla geçen bir hayatın sonunda yalnız başına ölen, fotoğrafları ve ilgi çekici hayat hikayesi öldükten sonra tesadüfen keşfedilen gizemli bir sokak fotoğrafçısı <strong>Vivian Maier</strong>'dan bahsetmek istiyorum. Benim onunla tanışmam 2013 yılında bir film festivalinde <strong>John Maloof</strong>'un anlatıcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği <strong>Finding Vivian Maier </strong>filmini izlememle oldu. <h2><strong>Filmin Çıkış Noktası</strong></h2> John Maloof çocukluğu bit pazarlarında geçmiş, saklı hazineleri keşfetmekte gözleri ve algıları sivrilmiş, müzayedeleri kaçırmayan kurt birisidir. Yine bir gün 2009 yılında, bir açık artırma sırasında dürtülerine güvenerek içi negatiflerle dolu bir kutu koliyi 380 dolar karşılığında satın alır. Başlarda banyo edilmemiş bunca negatif filmle ne yapacağını bilemese de daha dikkatli baktığında bu negatiflerdeki karelerin sadece iyi değil, çok iyi bir fotoğrafçılığın ürünü olduğunu fark eder ve bu fotoğrafların arkasındaki kişiyi merak ederek araştırmaya başlar. İnternet aramalarından bir sonuç alamayınca merakı perçinlenir ve içindeki maceracı sese güvenerek bu büyük sanatçının gizemini çözmek ve onun eserlerini tüm dünyaya tanıtmak için uzun bir yolculuğa çıkar. Belgesel boyunca bu eksantrik fotoğrafçının <strong>Rolleiflex</strong> makinasıyla çektiği muazzam <strong>siyah beyaz fotoğraflar </strong>ekranda akarken John Maloof'la birlikte biz de gerçek Vivian Maier'ı bulmaya çalışırız. <img class="alignnone wp-image-59104" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2023/01/Vivian-Maier-2-300x200.jpg" alt="" width="1055" height="703" /> &nbsp; <h2><strong>Vivian Maier'ı Bulmak</strong></h2> 1 Şubat 1926 tarihinde New York'ta doğan Vivian, kısa süre kapalı fabrika ortamlarında çalıştıktan sonra gün ışığını görebileceği ve dışarıda özgürce gezebileceği yeni bir iş istemiş ve 1950'li yıllardan 1990'lı yıllara kadar kendisi için daha elverişli olacağını düşündüğü yatılı çocuk bakıcılığı ve ev temizliği işleri yaparak yaşamını kazanmıştır. Bu süreçte boynundan çıkarmadığı makinasıyla olur olmadık yerlerde sürekli deklanşöre basmış; sokaktaki insanların, gündelik hayatın, keşmekeşin, insanların gözünden kolaylıkla kaçması muhtemel alelade detayların, absürd durumların, ağlayanların, gülenlerin, kimi zaman dile aktarılması güç bir bakışın, canlı ve cansız nesnelerin fotoğraflarını çekmiştir. Nev-i şahsına münhasır bir karakteri olduğu kuşku götürmeyen bu münzeviyi bir zamanlar dadılık yaptığı çocukların, yani şimdilerde orta yaşlarını yaşayan insanların ağzından dinlerken kendimi tuhaf hissetmediğimi söyleyemem... Özellikle onun sert mizacı, yürüyüşü, biriktirme hastalığı, erkeklere karşı olan ürkekliği, ketumluğu hakkında konuştukları sahnelerde... <h3><strong>Sonuç olarak;</strong></h3> Ölmeden önce keşfedilmeyen ve değeri anlaşılmayan böylesine üretken bir sanatçının öldükten sonra eserlerinin ve hayat hikayesinin gün ışığına çıkarıldığı ve fotoğraf tarihine adeta armağan edildiği bu belgeseli aklımda bazı sorular olsa da ilk izlediğimde zaten sevmiştim, bu yazıyı yazmak için dün bir kez daha izlediğimde yıllar sonra yine sevdim. Artık kendisi için konuşamayan bir ölünün hayattayken çektiği fotoğrafların, belgeselin kendisinden çok daha fazla şey anlattığını düşünsem de izlemenizi tavsiye ettiğim bir film olarak fragmanını aşağıya bırakıyorum. <h3><strong>Finding Vivian Maier fragmanı:</strong></h3> <strong>Şimdiden herkese iyi seyirler ve keşifler!</strong> <strong>Vivian Maier'ı bulun! Tabii o bulunmak istiyorsa.</strong>

7
B
burcueken
·21 Oca 12:55·Magazin

Şüphe yok ki <strong>Youtube </strong>ücretsiz bir şekilde milyonlarca videonun izlenebildiği, hemen her konuda insanların kanallarını oluşturup aboneleriyle aktif iletişime geçebildikleri zengin bir sosyal vaha. Bugünkü yazımda videolarını keyifle izlerken her seferinde arşivine ve olayları anlatma şekline hayran kaldığım <strong>ŞOKOPOP</strong>'tan sizlere bahsetmek istiyorum. Programı hazırlayan ve sunan <strong>Ekim Zafer Acun</strong>'un tabiriyle o, <strong>"Türkiye'nin En Derin Magazin Çukuru."</strong> Ele aldığı ünlülerin meşhur olmaya giden yoldaki hayat hikayelerini sansürsüzce anlatırken, Türkiye tarihinin çok farklı dönemlerine alıp götürüyor insanı. Özellikle 90'larda çocukluğunu, 2000'lerde ergenliğini yaşamış birisi olarak çoğu videoda nostalji rüzgarlarına fena kapıldığımı söylemeliyim. Hep beraber Türkiye'nin dedikodusu, kaosu ve eğlencesi bol 90'lı yıllarından 2000'li yıllarına harika bir yolculuğa çıkıyoruz. Kemerlerinizi bağlamayı unutmayınız! <h2><strong>Sansasyonel ŞOKOPOP Bölümleri:</strong></h2> <ul> <li><strong>Fantezi Müziğin Genç Prensesi: Ebru Gündeş</strong></li> </ul> 5 part halinde yayınlanan bu videoların her bölümünde Ebru Gündeş'in ünlü olmadan önceki hayatından başlayarak şöhretin zirvesine oturduğu yıllara uzanan geniş bir yelpazede yaşadıklarını ve dönemin müzik piyasasının içinde bulunduğu koşulları yakınen görüyoruz. <strong>Part 1: "Külkedisi Masalı"  </strong> <ul> <li><strong>Seda Sayan: Bir Bacının Anatomisi </strong></li> </ul> 4 part halinde yayınlanan bu seride, <strong>Kadırgalı </strong>mahlazıyla Türkiye popüler kültür tarihinde kült bir figür haline gelen Seda Sayan'ın skandallarla dolu %100 Atar, %100 Prestij, %100 Delikanlı ve %100 Zirve içeren "Köpek gibi çalışıp kraliçeler gibi yaşadığı" ünlü olma hikayesine tanıklık etmekteyiz. <strong>Part 1: Seda Sayan Kimdir?  </strong> <ul> <li><strong>Kan Davası: Yıldız vs. Sezen</strong></li> </ul> 5 parttan oluşan bu seride, Yıldız Tilbe'nin Sezen Aksu tarafından keşfedildikten kısa bir süre sonra yollarının ayrılmasına, Yıldız Tilbe'nin ünlü olmadan önceki sürecinden üne kavuştuktan sonra 90'larda yaşadığı magazin manşetlerine kalın puntolarla geçen olaylı gecelere ve Sezen Aksu'nun meşhur klanında çalkalanan dedikodulara yok yok! Tam bir cadı kazanı diyebiliriz! <strong>Part 1: %100 90'lar Türkçe Pop İçerir</strong> <strong>Kan Davası: Hande vs. Demet</strong> 5 parttan oluşan bu seride, Hande Yener ve Demet Akalın'ın ayrıntılı bir şekilde ünlü olma süreçleri anlatılırken bu ikilinin yıllarca yılan hikayesine dönen bir dargın bir barışık yaşadıkları "dostluk" mercek altına yatırılıyor. Bazı yerlerde kahkahalarla gülecek, bazen de "Yok artık!" diyeceksiniz. <strong>Part 1: Demet Akalın vs. Hande Yener %100 İzel içerir</strong> <strong>Ayrıca bölümlerinde çekirdeklerinizi ve çaylarınızı yanınıza alıp evde bacaklarınızı uzatarak ilgi ve merakla izleyebileceğiniz diğer bölümlerin de bir listesini çıkartmadan olmazdı:</strong> <ol> <li>%100 Kara Dulizm içeren (+18) Tarkan'ın Kızları</li> <li>Türkiye'nin AIDS ile imtihanı</li> <li>Duygu Asena: Aslında Özgürüz</li> <li>Vİ (Z) YON: Türkiye'nin İlk Moda Dergisi'nin Hikayesi</li> <li>Ajda Pekkan Nasıl Süperstar Oldu?</li> <li>Kan Davası: Gülben vs. Seren</li> </ol> Fakat ŞOKOPOP'un içerikleri tabii ki bunlarla sınırlı değil. Eğer bu içerikler hoşunuza gittiyse bu içerikte bahsedilmeyen "polemik, basitlik, kavga ve skandal" içeren capcanlı videolara da göz atmanızı şiddetle tavsiye ederim. Şimdiden herkese iyi seyirler ve kaoslar!

7
B
burcueken
·17 Oca 10:26·Sinema - TV

Patlamış mısırlarınızı hazırlayın, kışlık uzun çoraplarınızı giyin, çayınızı kahvenizi demleyin, ışıkları kapatın ve battaniyenin altına sıkıca girdikten sonra oynat tuşuna basın. Eğer yerinizden kalkmadan soluksuz izleyeceğiniz <strong>korku</strong>/<strong>gerilim filmi </strong>arıyorsanız <strong>2022 yapımı</strong> 5 filmlik iddialı ve türün sevenlerinden tam puan alan, sağlam bir listeyle geldim. Hazırsanız, başlayalım! <ul> <li><strong>Smile (IMBD: 6.6)</strong></li> </ul> <strong>Yönetmen: </strong><strong>Parker Finn</strong> <strong>Oyuncular: </strong><strong>Sosie Bacon, Kyle Gallner, Caitlin Stasey, Jessie T. Usher, Kal Penn, Rob Morgan, Robin Weigert</strong> Dr. Rose Carter ileri derecede tehlikeli ruhsal sorunu olan özel hastalarla çalışan, kendi aile geçmişi de oldukça travmatik bir altyapıya sahip olan kıdemli bir psikologdur. Bir gün karşısına profesörü gözlerinin önünde intihar ettiği için henüz şoku atlatamamış bir üniversite öğrencisi getirilir. Seansın ilk dakikalarının ardından korkunç bir şey yaşanır. Bu korkunç olayın sonrasında Dr. Rose hayatta kalabilmek için karanlık geçmişiyle çetin bir yüzleşme sürecine girer. <strong>Fragmanı: </strong> <ul> <li><strong>The Menu (IMBD: 7.3)</strong></li> </ul> <strong>Yönetmen: Mark Mylod</strong> <strong>Oyuncular: Anya Taylor-Joy, Ralph Fiennes, Nicholas Hoult, Janet McTeer, Hong Chau, Aimee Carrero </strong> Emin olun bu menü daha önce gördüğünüz veya tattığınız hiçbir menüye benzemiyor! Bir grup seçkin misafir dünyaca ünlü şef Slowik'in merak uyandıran yeni tadım menüsünü deneyimlemek için özel bir gemiyle kuş uçmaz kervan geçmez diye tabir edebileceğimiz ıssız bir adaya getirilir. Yemek boyunca her serviste ağızların tadı değişirken her masanın en gizli sırrı ortalığa saçılır. Tatlı kısmına geçilmeden çok kan dökülmüş olacaktır. <strong>Fragmanı: </strong> <ul> <li><strong> Barbarian (IMBD: 7.0)</strong></li> </ul> <strong>Yönetmen: Zach Cregger</strong> <strong>Oyuncular: Georgina Campbell, Bill Skarsgard, Justin Long</strong> Bir iş görüşmesi için suç oranı ve tekinsizliğiyle ün salmış bir kasabaya geldiğinizi ve geceyi Airbnb'den tuttuğunuz bir evde yalnız geçireceğinizi düşünün. Yalnız o da neyin nesi! Eve geldiğinizde, evi kiraladığını söyleyen sizden başka birisi daha var. Dışarıda fırtına koptuğundan oteller dolu, gidebileceğiniz başka bir yer yok ve üstelik hayatınızın iş görüşmesi ertesi sabah. Mecburen bu yabancıyla birlikte kalıyorsunuz. Filmin baş karakteri Tess Marshall'ın Detroit'teki iş görüşmesi için o eve girdiğinde başına gelen tam olarak da buydu. Ama o evde yaşayacaklarını en korkunç kabuslarında bile göremezdi... <strong>Fragmanı:</strong> <ul> <li><strong>Pearl (IMBD: 7.0)</strong></li> </ul> <strong>Yönetmen: Ti West</strong> <strong>Oyuncular: Mia Goth, David Corenswet, Tandi Wright</strong> Pearl dominant annesi ve bakıma muhtaç felçli babasıyla bir çiftlik evinde yaşayan, takıntılı bir şekilde ünlü olma hayalleri kuran, şiddetli beğenilme ve sevilme arzusu tatmin edilmediği için seri cinayetler işlemeye başlayacak, kocası askerde genç bir kadındır. Mia Goth'un göz dolduran performansıyla şimdiden adını korku klasikleri arasına yazdıran bu kült filmi sakın kaçırmayın! <strong>Fragmanı:</strong> <ul> <li><strong>X (IMBD: 6.6)</strong></li> </ul> <strong>Yönetmen: Ti West</strong> <strong>Oyuncular: Mia Goth, Jenna Ortega, Brittany Snow</strong> Yönetmen koltuğunda Ti West'in oturduğu başrolünü yine Mia Goth'un üstlendiği film için Pearl'ün devam filmi diyebiliriz. 1979 yılında yetişkin filmi çekmek için Teksas'ta bir çiftliğe gelen küçük bir film ekibi bir bitişikteki evde yaşayan, çiftliğin tuhaf tavırlı yaşlı sahipleriyle tanışırlar ve olanlar olur. Son günlerde Wednesday dizisiyle adından sıklıkla söz ettiren Jenna Ortega filmin bir başka bonusu. <strong>Fragmanı:</strong> <strong>Şimdiden herkese iyi seyirler!</strong>

5
B
burcueken
·2 Oca 10:15·Moda

Bazı insanlar vardır ki öldükten sonra bu dünya üzerinden bir yıldız kaymış gibi değil, adeta üstümüzden başka bir gezegen geçmiş hissi verirler. Işıkları, yaydıkları ilham ve imzalarını attıkları akım ile yarattıkları yeni ve cesur dünyayı, geride kalan bizler için miras bırakarak giderler. Hiç kuşkusuz o kült isimlerden birisi geçtiğimiz 29 Aralık 2022 tarihinde öldüğünü öğrendiğimiz, moda dünyasının gelmiş geçmiş en tabu yıkan ikonlarından <strong>Vivienne Westwood.  </strong> Müzik tarihinin en sıra dışı menajerlerinden birisi olarak tanınan ortağı <strong>Malcolm Mclaren </strong>ile 70'li yıllarda İngiltere'de <strong>punk</strong> devrimini gerçekleştirmek için açtıkları döneme damgasını vuran <strong>SEX </strong>adlı mağaza, standart bir fetiş kıyafetler dükkanı olmamakla birlikte taze filizlenen punk gruplarına, asi İngiltere gençlerine ve yaylım ateşi şeklinde tüm ülkeyi kasıp kavurmasına ramak kalan anarşi kültürüne öncülük ve ev sahipliği yapıyordu. Kıyafetlerin insanları seksi ve özgür kıldığına inanan Vivienne yarattığı moda akımı ile insanları şok etmek ve algılarda kaos yaratarak dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeyi hedefliyordu. <strong>Sex Pistols</strong> adlı müzik tarihini sonsuza kadar değiştiren huzursuz ve isyankar roketatarın dünyayla buluşmasını sağlayan iki önemli isimden birisidir (diğer isim çılgın ortağı, <strong>New York Dolls</strong> grubununda menajerliğini yapmış Malcolm Mclaren'dır.) 81 yıllık hayatında kendini modaya adadığı yıllar arasında aralarında Zendaya, Rihanna, Bella Hadid, York Prensesi Eugenie, Kim Kardashian, Sarah Jessica Parker gibi ultra ünlülerin de bulunduğu pek çok kişiyi giydirmiş, her biri dünya çapında büyük ses getiren skandal defilelere imzasını atmıştır. <h2><strong>Vivienne Westwood'u Daha Yakından Tanıyalım!</strong></h2> 8 Nisan 1941 yılında İngiltere'nin Tintwistle köyünde üç cocuklu yoksul sayılabilecek bir işçi sınıfı ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Öyle hünerli elleri vardı ki henüz beş yaşında bir çocukken kendine şık bir ayakkabı yaptı. Kendine güveni tam olmasına ve sıra dışı yeteneğinin farkında olmasına rağmen 1958 yılında Londra'ya taşındıklarında gittiği sanat okulunu maddi yetersizlikler sebebiyle bir dönem okuduktan sonra bırakmak zorunda kaldı. Bunun yerine para kazanmasını sağlayacak bir eğitime odaklandı ve İlkokul öğretmenliği eğitimini tamamladıktan sonra Derek Westwood ile evlilik yaptı. Gelinliğini ve düğün takılarını kendisi tasarladı. Bu evlilikten bir çocuğu oldu. <img class="alignnone wp-image-58633" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2023/01/vivienmanset-300x194.jpg" alt="" width="1154" height="746" /> <h3><strong>Tarihi An: Vivienne ve Malcolm'un Yolları Kesişir!</strong></h3> Seks işçisi bir annenin 19 yaşındaki sanat öğrencisi oğlu olan Malcolm aykırı koşullarda, zor bir karakter olan büyükannesinin yetiştirdiği bir gençti. Bu ikiliyi tanıştıran Vivienne'in erkek kardeşi Gordon'dur. Özgür ruhunu ve yaratıcılığını dışa vurmak için açlık çeken Vivienne ilk görüşte daha sonra "Punk Akımının Üçkağıtçı Babası" olarak anılacak Malcolm Mclaren'dan çok etkilenir ve küçük bir apartman dairesine taşınarak birlikte yaşamaya başlarlar, çiftin bir çocukları olur. Ortak noktası sisteme başkaldırma arzusu olan bu marjinal çift çok geçmeden Chelsea'nin merkezi King's Road'ta sanat, müzik ve isyanı birleştirerek kültürel bir devrim gerçekleştirmek amacıyla birkaç değişikliğin ardından SEX ismini alacak kıyafet dükkanlarını açarlar ve bugün filmlere, dizilere, kitaplara konu olan radikal bir sürecin ilk fitilleri böylelikle ateşlenmiş olur. <strong>Meraklısı için;</strong> <ul> <li>King's Road üstündeki dükkanları bugün "World's End" ismiyle hala aktif.</li> <li>Ateşli bir aktivist olan Vivienne Westwood'un destek/mücadele verdiği alanların en başında bireysel özgürlük, iklim değişikliği, nükleer silah karşıtlığı, cinsiyet eşitliği ve LGBT+ hareketi geliyordu.</li> <li>Mayıs 2022'de yayınlanan Transpotting'in yönetmeni <strong>Danny Boyle</strong> tarafından yönetilen Sex Pistols'ın gitaristi <strong>Steve Jones</strong>'un gözünden grubun kurulma ve dağılma hikayesinin anlatıldığı <strong>Pistol </strong>adlı mini dizide Vivienne ve Malcolm'a da genişçe yer verilmiş. Meraklılarının ve punk severlerin mutlaka izlemesini tavsiye ederim. Aşağıya fragmanını bırakıyorum:</li> </ul> https://youtu.be/8Ol1B3w7NtU İyi seyirler!

7
B
burcueken
·14 Ara 07:56·Sinema - TV

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada rastgele gezinirken birçok arkadaşımın - sanki sözleşmişler gibi aynı günde - bir filmi yere göğe sığdıramayarak hikayelerinde, gönderilerinde paylaştığını gördüm. Dikkatimi çektiyse de omuz silkerek rutin sosyal medya gezintime devam ettim. Ertesi gün başka arkadaşlarımın da aynı akıma kapıldığını fark edince bahsi geçen filme bakma ihtiyacı hissettim. Ne olduğunu anlamam lazımdı. Play tuşuna bastım ve siyah beyaz ekranda, yaşlı bir terapist ve onun 30'larının sonundaki hastası arasında geçen samimi diyaloglarla film akmaya başladı. İlk dakikasından itibaren beni içine çekip alan filmi izlerken sanki hipnoz etkisindeymişim gibi 1 saat 36 dakika nasıl geçti anlamadım! Jenerik yazısı belirdiğinde filmi tekrar başa aldım ve ikinci kez izlemeye koyuldum. Bu sefer gayet uyanık ve elimdeki deftere notlar alarak... <h2><strong>Hollywood'un Yere Göğe Sığdıramadığı Aykırı Terapist Dr. Phil Stutz'la Tanışmaya Hazır Mısınız!</strong></h2> <strong>Karşınızda Netflix'in 2022 Yılı İmzalı Çokça Konuşulan Belgeseli: STUTZ</strong> Yıllarca <strong>Dr. Phil Stutz</strong>'dan aldığı terapi seanslarıyla hayatını iyileştiren, Hollywood'un ünlü oyuncu ve yönetmenlerinden <strong>Jonah Hill</strong> kendi derdine deva olan terapistinin onun üzerinde mucizevi etki yaratan "gereçlerini" başkalarıyla da paylaşmak ister ve terapistine onun hayatı, çalışmaları ekseninde bir film çekmek istediğini söyler. Yıllar içinde iki sıkı dosta dönüşen terapist ve hasta, farklı jenerasyonlardan gelen iki farklı adam, bu sıra dışı fikirle daha önce benzeri görülmemiş bir maceraya atılırlar. <img class="wp-image-57634 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/12/AAAAQc0yF6AK3X0GSq64obKG6F3csLttHFte9ch-s_IokP1T_XNJuVDP33nf1REIZyMweNnmnb1mmgrH4Q31ZtWS7W2FQxBL19kNojYJdPQa8VeRWxeiy41lKnLSIfOlkQeLfssRkgLV7b8phuRZ4DsUPSwz5p0-300x158.jpg" alt="" width="1196" height="630" /> Filmde ikili arasında geçen derin sohbet/ terapi boyunca, hastaları tarafından ilahlaştırılan terapistin eski uyuşturucu bağımlılığından, <strong>Parkinson Hastalığının </strong>hayatını nasıl etkilediğine, çocukluğundan tutun, kırık ve gizemli aşk hikayesine kadar en mahrem hallerine tanıklık etmek çok keyifli! Alışılagelmişin ötesinde tedavi uygulamaları sayesinde ünlü-ünsüz milyonlarca insanın hayatını değiştirmiş bir doktorun da en nihayetinde bir insan olduğunu, mesleki başarısının altında acılarıyla baş etmeye çalışan sahici bir karakterin yattığını görmek... <strong>"Gerçek özgüven belirsizlikte yaşamaktır."</strong> Diyor ve ekliyor Dr. Phil Stutz; hayatımız boyunca acıdan, belirsizlikten ve daimi çabadan kaçamayacağımızın altını çiziyor. Hastalığı nedeniyle titreyen eliyle not kağıtlarına basit şekiller çizerek Hayat Enerjisi, X Tarafı, İnci Dizimi, Gölge, Labirent, Aktif Sevgi, Radikal Kabullenme, Minnet Akışı, Kayıp Hazmetme gibi yıllar içinde başarısı defalarca kanıtlanmış "gereçlerini" örnekler üzerinden seyirciyle paylaşıyor. Şüphe yok ki amansız bir hıza teslim olduğumuz, her sabah güneşin doğuşuyla birlikte bir yerlere ve birilerine yetişmeye çalıştığımız günümüzde özellikle bazı zamanlar yataktan kalkmak çok zor olabiliyor. Yorgunluk, tatminsizlik ve mutsuzluk alttan alta içimizi kemirirken işte/okulda/evde birilerinin yanında en favori gülümsemelerimizi takınıp "herşey yolundaymış gibi davranırken" devasa depresyonumuzu kendimizden bile saklayabiliyoruz. Ta ki bir yere kadar! Çünkü fazla bastırılan her duygu gibi depresyonda en sonunda büyük bir gürültüyle patlar, üstelik hem bizi hem de sevdiğimiz insanları üzme pahasına. O yüzden bedenin ağır yaralarına acil ameliyat gerektiği gibi ruhun ağır yaralarına da acil şifa gerektiğini unutmamalıyız... Kendiniz için güzel bir şey yapmak istiyorsanız Netflix'in <strong>Stutz</strong> belgeselini mutlaka izleyin derim! Meraklısı için filmin fragmanını aşağıya bırakıyorum👇 https://youtu.be/UKCmefQdplI Şimdiden herkese iyi seyirler!

8
B
burcueken
·21 Kas 13:29·Sinema - TV

<strong>Déjà vu</strong> hissini eminim ki çoğumuz deneyimlemişizdir. Bir sokaktan geçerken ya da bir yabancıyla daha yeni tanışırken, tuhaf bir "Ben bu anı daha önce yaşadım!" hissi. Zaten déjà vu Fransızca'da <strong>"çoktan/zaten/önceden gördüm"</strong> anlamına geliyor. Şimdi bir filmin açılış sahnesini düşünün; gece yarısı bir otobanın kalın beyaz çizgisi boyunca bir adam hızla, şerit üstüne şerit devirerek, sanki bir tünelin derinlerine, karanlığın en koyu noktasına doğru ilerliyor. Havada tekinsizlik kokusu var. Derken görüntüler aktıkça meçhul karakterler, kuşku uyandıran tesadüfler, şehvet ve şüphe araya giriyor; düşle gerçek arasında bocalayan aklının akışkan zemininde düşmeden ilerlemeye, delirmemeye çalışan baş karakter, çaresizce kontrolü kaybetmemeye çalışıyor... Ne olduğunu anlamasak da  seyirci olarak ekranda özdeşleşlik kurduğumuz karakterle birlikte bizi de bir huzursuzluk alıyor. Tedirgin bir şekilde takip ediyoruz filmi, adım adım bir sırrı açığa çıkarmak üzere, ürpererek. Çünkü genel atmosfere bakıldığında klasik bir David Lynch filmi (özellikle ilk dönem filmleri) en basit tabiriyle, ürperticidir... <h3><strong>David Lynch Kimdir?</strong></h3> 20 Ocak 1946 Montana, ABD doğumludur. Kendisi sadece dünyaca tanınan kült bir yönetmen değil, aynı zamanda ressam ve müzisyendir. Gençlik yıllarını içe dönük ve depresif bir ergen olarak geçirmiş, Penssylvania Güzel Sanatlar Akademisi ve American Film Institute'de eğitim alarak çevresine karşı hissettiği uyumsuzluğu ve karanlık mizacını sanata yöneltmeyi tercih etmiştir. İlk önemli çıkışını 1977 yılında siyah beyaz <strong>Eraserhead </strong>filmiyle yaptıysa da 1990'lı yılların sonlarında yönettiği <strong>Kayıp Otoban </strong>ve 2001 yılında gösterime giren <strong>Mulholland Çıkmazı </strong>filmleriyle kariyerinde tartışmasız bir başarı elde etmiş ve zirveye oturmuştur. <strong>Film Noir </strong>akımı denilince günümüzde ilk akla gelen temsilcilerindendir. Tekniği bakımından sembolik ifadeleri ve bilinçaltını uyaran renk ve müzikleri kullanarak, ağır ilerleyen bir kabusun içine sıkışmışız hissi veren sekansları ve esrarengiz davranan aykırı karakterleriyle, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı rahatsız edici bir atmosfer yaratır. <h3><strong>David Lynch Filmleri</strong></h3> Dürüst olmak gerekirse 2002 yılına kadar çektiği filmlerin ateşli bir hayranı olmakla birlikte sonrasında yönettiği filmlerde aynı tadı bulduğumu söyleyemem. O noktada bana biraz yolunu kaybetmiş görünüyor. 2006 yılında çektiği <em>Inland Empire</em>'ı izlerken bu hisse kapılmıştım ve açıkçası kendisinden biraz uzaklaşmıştım. Üstüne üç film daha çektiğini:<em> Boat</em> (2007),<em> More Things That Happened</em> (2007), <em>Lady Blue Shanghai</em> (2010) bu yazıyı yazarken yeni fark ediyorum! Fikrimin değişeceğini pek düşünmesem de bir şans verip izlemek iyi olabilir... Gelelim, David Lynch'i Film Noir akımının üstadı mertebesine taşıyan imza filmlerine... <strong>Eraserhead (1977)</strong> İlk uzun metrajlı filmidir. Eleştirmenlerin ve seyircilerin arasında uzun ve hararetli tartışmaların yaşanmasına ve ikiye bölünmelere sebep olmuştur. 2004 yılında ABD Ulusal Film Arşiv'ine seçilerek Kongre Kütüphanesi'nde korunmaya alınmıştır. <strong>Fragmanı:</strong> https://youtu.be/J0Eq5GtCYdA <strong>Blue Velvet (1986)</strong> Başrollerinde <strong>Kyle MacLachlan</strong>, <strong>Isabella Rossellini</strong>, <strong>Dennis Hopper </strong>ve <strong>Laura Dern</strong>'in yer aldığı izleyiciden büyük beğeni toplayan <strong>Mavi Kadife,</strong> gerilim seven izleyicilerin kesinlikle kaçırmaması gereken, ultra rahatsız edici, David Lynch'e En İyi Yönetmen dalında Akademi Ödülü adaylığı getiren filmdir. <strong>Fragmanı:</strong> <strong>Lost Highway (1997)</strong> Yönetmenin film eleştirmenlerini ve seyircileri en birbirine düşüren, en karmaşık, en afallatıcı, kimilerine göre başyapıt ilan edilirken, kimilerine göre görsel ıstırap olarak nitelendiren filmi hiç kuşkusuz <strong>Kayıp Otoban</strong>'dır. Soundtrack albümüyle de ses getiren film özellikle metal ve rock kültürünü sevenlerin favorilerindendir. <strong>Fragmanı:</strong> https://youtu.be/1nKjO9QCSic <strong>Mulholland DR. (2001)</strong> Tekrar tekrar izlemek isteyeceğiniz, kafa karıştırıcı ve uzun süre hafızanızdan silinmeyecek sahnelerle dolu, psikolojik gerilim, dram ve gizem öğelerinin hakkını veren, kara film özellikleri ağır basan, <strong>Cannes Film Festivali</strong>'nde David Lynch'e En İyi Yönetmen Ödülü'nü kazandıran filmdir. <strong>Fragmanı:</strong> https://youtu.be/U-Y70mhkiJo Ayrıca <strong>Elephant Man</strong> (1980), <strong>Wild At Heart </strong>(1990) ve <strong>Twin Peaks: Fire Walk With Me </strong>(1992) filmlerini de izlemenizi tavsiye ederim.

6
B
burcueken
·20 Kas 11:49·Tarih

<strong>Snowdon Kontesi Prenses Margaret</strong> adını daha önce duymuş muydunuz? 2016 yapımı 5 sezondur devam eden <strong>The Crown </strong>dizisini izlemediyseniz ya da <strong>İngiltere Kraliyet Ailesi</strong>'ne karşı özel bir ilginiz yoksa muhtemelen duymamışsınızdır. Oysa ki kendisi tek kardeşi ve Birleşik Krallık'ın en uzun süreli görevde kalan kraliçesi olan, tüm dünyanın yakınen tanıdığı, katı kuralları ve soğuk mizacıyla ünlü, 2022 yılının Eylül ayında, 96 yaşında "yaşlılık sebebiyle" hayata gözlerini yuman <strong>II. Elizabeth</strong>'in aksine sarayı kızdıracak kadar renkli, kraliçeyi huzursuz edecek kadar kural tanımaz ve partilere düşkün, tüm hayatını 2. plana atılarak, hak ettiği ilgiyi göremeyerek, aşırı sigara ve alkol tüketiminin şaşırtmayan bir sonucu olarak akciğer kanserine yakalanarak ihtişamlı bir hayatın içinde özlemini çektiği mutluluğa asla kavuşamayarak hayata gözlerini yummuş birisi. Gelin hayatı hep bir gölgenin altında ezilerek geçen, ruhu kırık dökük bu asi prensesi biraz daha yakından tanıyalım... <strong>Prenses Margaret Kimdir?</strong> 21 Ağustos 1930 yılında <strong>Albert Frederick Arthur George</strong> (yani <strong>VI. George</strong>) 'un ikinci kızı olarak dünyaya geldi. Amcası <strong>Kral VIII. Edward'ın</strong> 1936 yılında aşık olduğu kadın için tahttan vazgeçmesiyle birlikte babası VI. George aniden yeni kral ilan edilerek alelacele tahta oturtuldu. O dönemde 6 yaşında olan Margaret'ın ve kendisinden 4 yaş büyük ablası Elizabeth'in hayatları bu beklenmedik olayla birlikte sonsuza kadar değişti. Babaları İngiltere'nin yeni kralı ilan edilince büyük çocuk olan Elizabeth'in kardeşinden tecrit edilerek "bir kraliçe olmak için" yetiştirilirken, Margaret'a hep ablasının gölgesinde yaşaması, ona destek olması ve itaat etmesi tembih edildi. Böylelikle yaşları birbirine yakın bu iki kız kardeş arasında hayatları boyunca sürecek sinsi bir soğuk savaş başlamış oldu. <img class="alignnone wp-image-56488" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/11/d06f93d016c9d041937b4bb644f69738-princess-elizabeth-princess-margaret-300x243.jpg" alt="" width="693" height="561" /> <strong>Kral George Elizabeth'e "Gururum" derke</strong><strong>n Margaret'a "Neşem" Derdi</strong> Elizabeth ne kadar ketum, duygularını belli etmeyen, mantıklı, kurallara ve geleneklere sıkı sıkıya bağlı tek düze biriyse, kardeşi Margaret onun tam tersi bir karakterde; fevri, güdüsel, eğlenceye düşkün, kuralları çiğnemekten hoşlanan, yenilik ve heyecan peşinde koşan, dışa dönük birisiydi. Bu durumun farkında olan babaları hayattayken Elizabeth'i "gururum" diyerek motive ederken, Margaret'ı hep "neşem" diyerek severdi. Babalarının ölümüyle birlikte 26 yaşındaki Elizabeth kraliçe ilan edilerek tahta çıkınca kız kardeşler arasındaki sorunlar ve gerilim tırmanarak yıllar boyunca devam etti. <strong>İlk Aşkıyla Ablası ve Saray Yüzünden Evlenemedi</strong> Prenses Margaret 1953 yılında <strong>Yüzbaşı Peter Townsend'</strong>e sırılsıklam aşık oldu. Önceleri sarayın kulağına gitmemesi için ilişkilerini gözden ırak yaşamaya çalışsalar da çok geçmeden tutkulu aşkları büyük bir skandal olarak gazetelerin baş sayfalarını süsledi. Evlenmeye karar verdiklerinde Peter Townsend daha önce evlenmiş ve boşanmış bir dul olduğundan Kraliçe duruma el koydu ve bu evliliği onaylamadı. İlk aşkı sürgüne gönderilen ve koca sarayda iyice yalnızlaşan yaralı aşık Margaret depresyon, içki ve sigara üçgeninde, mutsuzluk dolu yıllar geçirdi. <img class="alignnone wp-image-56491" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/11/TELEMMGLPICT000272405771_trans_NvBQzQNjv4Bqd2YoQY3XRytG6zBmMwBxdH7L2GI39Rzi52FobiMZ1dY-300x188.jpg" alt="" width="728" height="456" /> <strong>Televizyonda Canlı Yayınlanan Dillere Destan Bir Düğünle Fotoğrafçı Antony Armstrong-Jones ile Evlendi</strong> Sefahate düşkün ve çok eşli olduğu bilinen bohem fotoğraf sanatçısı <strong>Armstrong</strong>'un prenses için uygun bir aday olmadığı konuşulsa da bir kez daha kardeşinin evliliğine engel olmak istemeyen kraliçe bu sefer onay verdi ve böylelikle ablasının iznini nihayet alabilen Margaret 30 yaşında dünyaevine girmiş oldu. İniş çıkışlı evlilikleri fırtınalı ve bol skandallı bir şekilde 18 yıl kadar sürdü. Şiddetli geçimsizlik ve mutsuzluk sebebiyle boşandıklarında çiftin Sarah ve David adında iki çocukları vardı. <img class="alignnone wp-image-56492" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/11/princess-margaret-and-antony-armstrong-jones-leaving-news-photo-1573817022-300x151.jpg" alt="" width="717" height="361" /> <strong>Prenses Margaret'ın Ölümü</strong> Evliliğinin de bitmesiyle birlikte yıkıcı sinir krizleri geçiren, ilerleyen yaşına rağmen sigara ve alkol tüketiminde aşırıya kaçan Margaret'ın sağlık durumu giderek kötüye gitti ve sonunda akciğerinin bir bölümü alındı. Bu süreçte aralıklarla üç inme geçirdi, sonuncusunda vefat etti. 9 Şubat 2002 günü 71 yaşındayken son nefesini verdi. <strong>Not: </strong>Konuyla ilgilenenlerin yazının başında da bahsettiğim dönem dizisi <strong>The Crown </strong>'u mutlaka izlemesini tavsiye ederim. Bir fikir vermesi için ilk sezonun fragmanını aşağıya bırakıyorum: https://youtu.be/JWtnJjn6ng0 &nbsp;

8
B
burcueken
·17 Eki 09:56·Yaşam

Burç kuşağının yaşam enerjisiyle en hızına yetişilmeyen, sürekli yeni yerler, yeni insanlar, yeni tatlar keşfetmek isteyen, adrenalin dozajı yüksek maceralara atılmak için yanıp tutuşan, en ayran gönüllü, en bağımsızlığına düşkün, tartışmalarda çok çabuk parlayıp anında sakinleşebilen, içinde hiç büyümek istemeyen bir çocuk taşıyan, en güler yüzlü, iyimser, aklında sürekli yeni fikirler olduğundan çoğunlukla odaklanmakta güçlük çeken <strong>Yay burcu </strong>var. Kendileri FBI'ın en tehlikeli insanlar listesinin 3. sırasında yer aldığına göre belki de sanıldıkları kadar pozitif, sosyal kelebek ve tekinli değiller mi acaba? Diye sormadan edemiyor kendine insan. Öyleyse işin aslı nedir, ne değildir? Gizem perdesini kaldırmak için buradayız! Yaylar, yükselen yaylar ve yay burcu bir tanıdığı olanlar... Hazırsanız, başlayalım! <strong>Kimdir Bu Yaylar?</strong> 23 Kasım - 21 Aralık tarihleri arasında doğarlar. Koç ve Aslan'la birlikte astrolojide Ateş grubunda yer alırlar. Bu elementin en ele avuca sığmayan, en gizemli ve en tekinsiz ferdi Yay burcudur. Bolluk, bereket, gelişim, ilerleme, şans, ilham, kanun, merhamet gezegeni Jüpiter'in olumlu ve olumsuz tüm özelliklerine sahiptirler. İtibar, güç ve bağımsızlık hayatlarında önceliklidir. Her anın tadını çıkarmak, bedensel ve zihinsel tüm hazları doruklarda yaşamak için çabalarlar. En maceraperest, en seyahate düşkün, en şıpsevdi, (İkizlerle birlikte) en yerinde duramayan kişiler bu burçtan çıkarlar. Oldukça zeki olmakla birlikte dış görünüşlerine takıntı derecesinde özen gösterirler ve karşılarındaki insanı etkilemek konusunda su götürmez bir yetenekleri vardır. Sıkıntıya ve kısıtlanmaya tahammül göstermedikleri gibi hırçınlaşabilir, bu sebepten fena kalp kırabilirler. Siz siz olun bir Yay burcunun üzerine fazla gitmeyin! Önce tozu dumana katar sonra da arkalarına bakmadan topuklarlar. Bununla birlikte yeniliğe aç, patavatsızlık ölçüsünde dobra, arkadaş canlısı ve bilgelik arayışında olan insanlardır. Alanlarına saygı duyduğunuz sürece birlikte harika vakit geçirmenin kaçınılmaz olduğu romantik sevgili/ en eğlenceli, en çılgın partilerin bir numaralı ismi Yaylardır... <strong>Monotonluk Onları Boğar, Akılları Fikirli Deri Değiştirmektedir!</strong> Değişim ve kendini yenileme Yay burcu için ekmek, su gibi bir ihtiyaçtır. Her gün aynı şeyleri yapmaktan bir süre sonra çok sıkılırlar ve depresyona girip içe dönebilirler. İyi niyetli ve yufka yürekli olduklarından ağızları çok kez yanmıştır. Bu sebepten ilk tanışmada gözlemci ve temkinli davranabilirler. Ruh eşlerinin de kendileri gibi açık fikirli, hoşgörülü, sürprizlerle dolu olmasını arzu ederler. Sürekli yerinde sayan, nato kafa nato mermer dedikleri türden insanları hiç acımadan sert bir dille eleştirirler... <strong>Sansasyonel Yay Burcu Ünlüleri</strong> <img class="alignnone wp-image-53343" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/kapak_111814-300x178.webp" alt="" width="703" height="417" /> Çocuk yaşlardan beri kameralar karşısında hayatını yaşayan, 2006 yılında girdiği büyük bunalımla magazincilerin ağzına sakız olan ve yıllar boyunca tam velayetini gasp eden babasıyla verdiği zorlu ve uzun mücadeleyi nihayet geride bıraktığımız 2021 yılında kazanan 2 Aralık 1981 Mississippi doğumlu Grammy ödüllü Amerikalı şarkıcı <strong>Britney Spears</strong> <img class="alignnone wp-image-53344" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/conversations-with-a-killer-300x158.jpg" alt="" width="701" height="369" /> 1974-1978 yılları arasında vahşice işlediği bir dizi cinayetle ve filmlere, belgesellere konu olan hayat, kaçış, yakalanma, mahkeme ve idam edilme süreciyle tarihe geçen 24 Kasım 1946 doğumlu Amerika'nın yetiştirdiği en ünlü seri katillerden birisi olarak anılan <strong>Ted Bundy</strong> <img class="alignnone wp-image-53345" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/GettyImages-1352932505-300x169.webp" alt="" width="703" height="396" /> 14 yaşında Tennessee'de <strong>country müzik </strong>kariyerine başlayan ve günümüzde 11 Grammy ödülü bulunan 13 Aralık 1989 doğumlu Amerikalı şarkıcı ve şarkı sözü yazarı <strong>Taylor Swift</strong> <img class="alignnone wp-image-53346" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/jimi-hendrix-08-300x200.webp" alt="" width="704" height="469" /> <strong>Rock tarihinin en en müzisyenlerinden</strong>, sahnede alev alan elektrik gitarıyla ünlü virtüoz, zamansız ölümüyle 27 kulübünün en meşhur üyelerinden 27 Kasım 1942 Seattle doğumlu rockstar <strong>Jimi Hendrix</strong> <img class="alignnone wp-image-53350" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/zeki-muren-25inci-olum-yil-donumunde-aniliyor-46Gc-300x169.webp" alt="" width="703" height="396" /> <b>Türk Sanat Musikisinin Sanat Güneşi</b>, sahne kostümleriyle, yaşam tarzıyla, zarafeti ve hisli şarkılarıyla tarihimizde unutulmaz bir yeri olan 6 Aralık 1931 Bursa doğumlu "Paşa" lakaplı <strong>Zeki Müren </strong>sansasyonel yay burcu ünlülerindendir. <strong>Yazacağım bir sonraki burç yine sürpriz olsun. </strong> <strong>Sırada Boğalar ya da Oğlaklar var? </strong> <strong>Çok yakında görürüz bence... :)</strong> <strong>Herkese iyi haftalar!</strong>

6
B
burcueken
·16 Eki 10:55·Sanat

Şehrin kalabalığı, eğlence mekanlarının neon ışıkları ve ellerinde içki kadehleriyle dans eden insanların kahkahaları koynunda büyük bir hüznü ve yalnızlığı saklıyor olabilir bazen. Yarı sarhoş, yarı baygın gözler ertesi gün uyanmak istemezcesine başka bir boyutta, sadece hayaletlerin anlayabileceği bir dilde, boşlukta salınırlar öylece; geceyle bilincin arafında... Zaman dediğimiz nedir ki? Tarihler değişir, insanının ölümlülüğü baki kalır. Hikayeden ibaret yaşamlar toprağın 6 inç altında son yolculuklarına uğurlanırlar, geride kalan sağlar yeni hikayelere savrulurken... Bazı hikayeler hatırlanır, bazı hikayeler ölen kişiyle birlikte gömülür. Unutulur gider. <strong>Pop-art tarihinin üstadı Andy Warhol'un</strong> 1960'lı yıllarda öyle trajik ve taçsız bir kraliçesi vardı ki hikayesi öyle pek kolay unutulacak gibi değil. <img class="alignnone wp-image-53198" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/th-2-16-300x180.jpg" alt="" width="882" height="529" /> Gelmiş geçmiş en ünlü <strong>"It-Girl!"lerden</strong> birisi olarak anılır. <strong>Bob Dylan</strong> başta olmak üzere dönemin <strong>rock'n roll</strong> şarkıcılarına ve kültürüne ilham perisi olan bir ikon. 16 Kasım 1971 yılında henüz 28 yaşındayken yüksek doz sebebiyle dünyaya veda eden bu ışıltılı fakat yıldızı mutlulukla hiç barışmamış skandal ismi gelin daha yakından tanıyalım. <strong>Edie Sedgwick Kimdir?</strong> 20 Nisan 1943 yılında soyu İngiltere Kraliyet Ailesi'ne kadar uzanan ultra varlıklı ve sosyetenin göz bebeği bir ailenin 7. çocuğu olarak hayata gözlerini açtı. Annesi <strong>Alice de Forest</strong> ruh doktorunun ailesinin genetiğinde akıl hastalıklarının riskli derecede yüksek olduğunu göz önünde bulundurmasını ve asla çocuk doğurmamasını tembihlediği birisiydi. Buna rağmen 8 çocuk dünyaya getirdi. Bu sorumsuzluk şaşırtıcı olmayan sonuçlara gebeydi. <img class="alignnone wp-image-53196" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/th-26-300x200.jpg" alt="" width="1028" height="685" /> Edie'nin bir erkek kardeşi kendini asarak intihar ederken diğer bir erkek kardeşi akıl hastanesinden çıktığı günün ertesinde motorsikletini hareket halindeki bir otobüsün üstüne sürerek kendini öldürdü. Babaları Francis ise daha üniversiteyi bitirmeden iki kez şiddetli sinir krizi geçirerek akıl hastanesine kaldırılmış birisiydi. Yani bunca zenginliğin, şatafatın arasında aile içten içe parçalanmakta, hastalıklarla kıvranmaktaydı. Edie okul çağına geldiğinde eve kapatıldı ve özel öğretmenler rehberliğinde eğitim gördü. Dışarısıyla teması minimumdaydı. Bu dönemde (7 yaşından itibaren) düzenli olarak öz babası ve kardeşleri tarafından tecavüze uğradığı söylenir. Harvard'da okumak üzere ilk kez evden ayrıldığında ağır depresyon hastası, defalarca kez anoreksia tedavisi görmüş, sıklıkla anksiyete krizleri geçiren birisiydi. Harvard'da okuduğu yıllar boyunca aşırı zenginliğin kendisine verdiği ayrıcalıkları sonuna kadar kullanarak derslere girmek yerine küloduna kadar soyunup okulun çimenlerinde uzandı, başına belaya sokarak (doktorunun sağlığı için asla hamile kalmaması uyarısına rağmen) bir sınıf arkadaşından hamile kalarak kürtaj olmak zorunda kaldı, sürekli olarak okul sürecini sabote etti. <img class="alignnone wp-image-53197" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/th-1-15-300x199.jpg" alt="" width="807" height="535" /> Çok geçmeden kendini New York gece hayatının ve içerisinde güçlü uyuşturucuların kullanıldığı gece kulüplerinin kalbine bıraktı. 21 yaşını doldurduğu gün miras hakkını elde ederek Manhattan'ın en pahalı dairelerinden birine taşındı ve işte tam bu noktada tüm hayatı hızla uçuruma yuvarlanan bir kaya gibi düşüşe başladı. Saçlarını kısacık kestirerek, iddialı bir platine boyattı, daracık taytını ve kürkünü üstüne geçirdi ve <strong>Vogue</strong> gibi önemli dergilerin, reklam ajanslarının dikkatini çeken, daha sonra kendisiyle anılacak stilini bu dönemde yarattı. <strong>Andy Warhol ve Edie Sedgwick Bir Gece Kulübünde Tanışırlar!</strong> 60'lı yılların New York gece hayatına meteor gibi düşen, girdiği her ortamda fütursuzca para harcaması, kullandığı uyuşturucular, ışıltılı gülümsemesi ve diğerlerinden tamamen farklı aurasıyla bakışları üstünde toplayan bu genç kızın<strong> Andy Warhol'</strong>un radarına girmesi ve meşhur <strong>Fabrika'</strong>sının baş oyuncularından biri olması uzun sürmedi. Bir gece bir partide tanıştılar ve Andy Warhol'un "<strong>aseksüel aşk</strong>" dediği bir tür ilişkinin içinde kendilerini buldular. <img class="alignnone wp-image-53200" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/th-5-9-300x207.jpg" alt="" width="880" height="607" /> Bu dönemde moda sayfalarının göz bebeği olan Edie tüm aşırılıklarına rağmen el üstünde tutuluyor, uykusuz bir şekilde bir partiden diğerine gidiyor, tehlikeli ölçüde amfetamin, eroin, lsd, ecxtasy gibi ağır psikotik uyuşturucularla kendini tüketiyordu. Andy ile <strong>Horse</strong>, <strong>Kitchen</strong>, <strong>Poor Little Rich Girl</strong>, <strong>Beauty No.2 </strong>gibi türün sevenleri için bile sayıklamaları andıran, fazla deneysel filmler çektiler. Andy ve Edie ikili girdikleri her mekanda bohem hayatın kral ve kraliçeleri olarak ağırlanıyorlardır. Bilhassa sosyetiklerle <strong>punklarla</strong>, alt yakayla üst yaka, avam topluluklarla yüksek sanat çevresi arasında... <strong>Bob Dylan'a Aşık Olur!</strong> Hayatında başkaca bir heyecan aramaya devam eden Edie, zamanının en deli sanatçılarını, havalı müzisyenlerini, berduş junkieleri, görkemli kaybedenleri, çığır şair ve ressamlarını ağırlayan <strong>Chelsea Hotel</strong>'e taşındı. Ve burada hayatının aşkı olan Bob Dylan'la tanışıp takılmaya başladılar. O sırada <strong>Joan Boez</strong>'le inişli çıkışlı, efsanevi bir aşk yaşayan Bob Dylan için Edie arada sırada yatağını ısıtan bir sokak kedisinden farksızdı. Ona olan ilgisi daha çok Edie'nin ilgiye ve şefkate olan muhtaçlığından, duygusal açıdan zayıflığından ve elbette sahip olduğu bir tuhaf kadınsı çekicilikten kaynaklanıyordu. Fırtınalarıyla birlikte ilişkileri iki yıl kadar sürdü. Bu süreçte gerçek bir bağımlıya dönüşen <strong>Sedgwick</strong> ışıltısını kaybederek gözden düşmekte, ailesinden miras aldığı akıl hastalıklarıyla mücadele eden bir zavallı kız olarak adı anılmaktaydı. Defalarca kez bıçak çekip tehdit etmesine aldırmayan Bob Dylan'ın <strong>Sara Lownds</strong>'la evlendiği haberini aldığı an pamuk ipliğine bağlı dünyası başına yıkıldı. O gün Fabrika'dan son kez ayrıldı ve bir daha asla geri dönmedi. <img class="alignnone wp-image-53201" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/th-7-6-300x201.jpg" alt="" width="1040" height="697" /> <strong>Gözler Önünde Eriyen "It-Girl!" ün Bir Fırt Kokain İçin Seks Yaptığı Günler Başlar...</strong> Fabrika'dan ayrılmasıyla birlikte tutunacak tek dalı kalmayan Edie hırsızlık yapmaya, motorsiklet çeteleriyle takılmaya, defalarca kez komaya girmeye, akıl hastanelerinde tuvalet temizlemeye başladı. Çok kötü durumdaydı, ellerini kullanamaz haldeydi. 1971 yılında bedeni daha fazla dayanamadı. Ölümü kayıtlara kaza- intihar olarak geçti. 28 yaşındaydı. <strong>Meraklıları için; </strong>Başrolünde Sienna Miller ve Guy Pierce'ın oynadığı 2006 yapımı <strong>Factory Girl </strong>filmi hikayede ufak değişikliklerle Edie Sedgwick'in yaşamından esinlenerek çekilmiştir. Filmin gerçekleri yansıtmadığı konusunda ciddi karşı çıkanlar çoğunlukta olmakla birlikte fena bir film sayılmaz. Boş bir vaktinizde yapacak daha iyi bir şey yoksa izlemenizi tavsiye edebilirim. Çıkış tarihi olan 2006 yılında izlemiş, ne çok beğenmiş ne de çok yermiştim. İlgilisi için burada bulunsun.

7
B
burcueken
·15 Eki 14:52·Yaşam

Zodyak'ın 12 burcu arasında sezgileri en güçlü, en mistik, en duygularına göre hareket eden, en hassas ve kuruntulu, en ne yapacağı önceden kestirilemeyen burcu hangisi diye soracak olsaydınız tereddütsüz "Yengeçlere dikkat edin!" derdim. Yöneticisi Ay gezegeninin olumlu ve olumsuz tüm özelliklerini üstünde taşırlar. Sağduyulu, merhametli, yardımsever, anaç/babacan oldukları kadar hırçın, kinci, ketum ve kıskanç olmaları da mümkündür. Sezgileri ultra gelişmiş olduğundan aklınızdan geçenleri okuyabilme yetenekleri vardır. Bu yüzden yalan söylemenizi en tavsiye etmeyeceğim burçtur. Öyleyse gelin iç dünyasında hazineler saklayan, çok kolayca alınganlık gösterebilen, Su grubunun öncüsü Yengeçleri daha yakından tanıyalım. Yengeçler, yükselen Yengeçler, <strong>Yengeç burcu</strong> bir tanıdığı olanlar... Hazırsanız, başlıyoruz! <strong>Kimdir Bu Yengeçler?</strong> <img class="wp-image-52950 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/ezgif.com-gif-maker-32-300x169.jpg" alt="" width="1163" height="655" /> 22 Haziran - 22 Temmuz doğumlu olurlar. Koç, Terazi ve Oğlaklarla birlikte dört öncü burçtan birisidir, yaz mevsimini Yengeçler başlatırlar. Ailelerine, arkadaşlarına ve sevgililerine bağımlılık derecesinde düşkün ve sahiplenicidirler. Sevdiklerinin tırnağına zarar gelsin tüm dünyayı ayağa kaldırabilirler. Gelişmiş zevklerin insanıdırlar. Şiirden, müzikten, edebiyattan, felsefeden beslenirler. Güzel sanatlara meyilleri ve yetenekleri vardır. Bilhassa resim, müzik ve sinemaya. Hisleri çok kuvvetlidir, bazı olayları gerçekleşmeden bilebilirler. Hatta bazen bu özellikleri fazla paranoyak görünmelerine neden olabilir. Duygu durumları sürekli değişir, iyi hissettiği bir anda ağlamaya başlayabilir, keder içindeyken birden kahkahalara boğulabilirler. Bu gibi durumlarda sakince yanlarından uzaklaşmak ve onları kendi haline bırakmak en iyisi olacaktır. <img class="wp-image-52952 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/JKU7CLPXBRDV4VHGDZBRTXVFDY-300x169.jpg" alt="" width="1189" height="670" /> <strong>FBI'ın Verileri Işığında En Tehlikeli İnsanlar Listesinin 1. Sırasında Yengeçler Var!</strong> Bir Yengeçle husumete girmeden önce iki kez düşünmeniz canınızı kurtarabilir! Şaka bir yana FBI'ın veri tabanı incelenerek hazırlanan <strong>En Tehlikeli Burçlar </strong>listesinin zirvesinde Yengeçleri görüyoruz. Birçok psikopatın ve katilin doğum tarihleri karşılaştırılmış ve ortaya bu sonuç çıkmıştır. Meraklıları için; 2. sırada Akrepler 3. sırada ise Yaylar var. En zararsız burç ise İkizlermiş. Yani siz siz olun bir Yengeç kişisine bulaşmayın. Affetmiyorlar. <strong>Sansasyonel Yengeç Burcu İnsanları</strong> <img class="wp-image-52953 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/gettyimages-908113098-copy-300x225.jpg" alt="" width="1027" height="770" /> <strong>Hole </strong>grubunun solisti ve kurucusu, 90'larda Kurt Cobain'le fırtınalı evliliği ve hamileliği sırasında uyuşturucu kullandığı söylentileriyle skandallara doymayan, günümüzde bile Kurt Cobain'in ölümünde parmağı olduğundan şüphenilen 9 Temmuz 1964 doğumlu olay sarışın <strong>Courtney Love</strong> <img class=" wp-image-52954" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/118aeac8758c7654410bb9ec1787a5b124c7592c70ffb53a9ceb1637fcf9325b_wide-7fc4cff12a52c6ac812bbf07e91f2c86afcb6976-300x169.jpg" alt="" width="1090" height="614" /> 2014 yılında zamansız intiharıyla dünyanın dört bir yanındaki sevenlerini şaşkınlığa uğratan, Ölü Ozanlar Derneği, Can Dostum, Müthiş Dadı gibi pek çok önemli filmle sinemaseverlerin hafızalarına kazınmış, 21 Temmuz 1951 doğumlu Amerikalı komedyen ve oyuncu <strong>Robin Williams</strong> <img class="wp-image-52955 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/yildiz-tilbe-300x169.jpg" alt="" width="1003" height="565" /> Sadece yazdığı ve söylediği şarkılarla değil, deli dolu karakteri, fevri çıkışları ve çılgın dans figürleriyle de konuşulan 16 Temmuz 1966 doğumlu şarkıcı <strong>Yıldız Tilbe</strong> <img class="wp-image-52956 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/ezgif.com-gif-maker-33-300x169.jpg" alt="" width="1182" height="666" /> 1970'lerin ortalarından itibaren aktif bir şekilde şarkı sözü yazmaya ve şarkı söylemeye devam eden, Türk Pop Müziği tarihinin sayılı isimlerinden, "Minik Serçe" lakaplı 13 Temmuz 1954 doğumlu şarkıcı <strong>Sezen Aksu</strong> <img class="wp-image-52957 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/2812abfdc939b7230483240d78d8532da56b1339-300x169.jpeg" alt="" width="1186" height="668" /> Yeşilçam Sineması'nın "Sultan" lakaplı unutulmayan oyuncularından, birçoğunda başrol olarak yer aldığı 222 film ile <strong>d</strong><strong>ünyanın en çok film çeviren kadını </strong>ünvanını kimselere bırakmayan 28 Haziran 1945 doğumlu aktris <strong>Türkan Şoray </strong>sansasyonel yengeç burcu ünlülerindendir. Yazacağım bir sonraki burç yine sürpriz olsun :) Sırada Boğa mı, Yay mı yoksa Oğlaklar mı var? Çok yakında göreceğiz... <strong>Burçların rüzgarına fazla kapılıp gitmeden, </strong> <strong>Merkür'ün oyunlarına gelmeden, keyifle...</strong>

6
B
burcueken
·12 Eki 08:49·Yaşam

<strong>Astroloji kuşağımızda geldik bugün hava grubunun en sabit fikirli, ileri görüşlü, hoşgörülü fakat bir o kadar inatçı burcu Kovalara... Kendileri özgürlüğüne fazlasıyla düşkün, yalandan ve laubalilikten hoşlanmayan, klişelerden uzak ve yenilikçi yapılarıyla bilinirler. Satürn ve Uranüs gezegenlerinin etkisindeki Kovalar hava grubu mensubu olmalarına rağmen Terazi ve İkizlerden son derece farklı hareket ederler ve tepki verirler. Daha düşünce odaklı ve bireysel, sevecen ve paylaşımcı olmakla birlikte sınırlarını daha net bir şekilde çizen, kendilerini sürekli sorguladıkları için duygularını ifade etmekte zorluk yaşayan kimselerdir. Öyleyse gelin anlaşılması emek isteyen, marjinal, arkadaşlık ilişkileri güçlü ve asi Kovaları daha yakından tanıyalım. Kovalar, yükselen Kovalar ve Kova burcu bir tanıdığı olanlar... Hazırsanız, başlıyoruz!</strong> <strong>Kimdir Bu Kovalar?</strong> 21 Ocak - 19 Şubat doğumlu olurlar. Zodyak'ın en akıl odaklı, en bağımsızlığına düşkün, en yenilikçi, en yeni şeyler keşfetme açlığı çeken burcu olduğunu söyleyebiliriz. Dediğim dedik çaldığım düdük bir karaktere sahip olduklarından istemeden kalp kırma potansiyelleri yüksektir. Eşitlik, anlayış ve saygı ilişkilerinin olmazsa olmazıdır. Eleştirilmeye karşı tahammülleri yoktur, görüşleri ve yaşam tarzları sorgulandığında asabileşebilirler. Bununla birlikte <strong>Kovalarla</strong> vakit geçirmek çok keyiflidir, hayatlarında sürekli heyecan ararlar, bulundukları ortama farklılık, bilgelik ve kalite katarlar. Romantik olmaktan uzaktırlar, ondan nağmeli aşk itirafları duyamamak canınızı sıkabilir. Yine de maceracı ruhları, gizemli ve beklenmedik jestleriyle partnerlerini mest ederler. <strong>Soğuk Duruşlarının Ardında Zengin Bir Dünya Gizlidir!</strong> Kova burcu insanlarının zihinleri hep meşguldür. Bu yüzden dışarıdan bakanlara mesafeli ve ketum bir portre çizerler. Her zaman daha ileri gitmek isterler ve idealleri için yaşarlar. Tarihteki pek çok ünlü kaşifin, bilim insanının ve radikal sanatçının bu burçtan çıkmış olmasına şaşırmamak gerekir. Şüphecidirler ve gözlem yetenekleri güçlüdür, güvenlerini kazanmak kolay değildir. Yalnız güvenini bir kez kazanmaya görün, buz dağının arkasında sakladıkları tüm zenginliği seve seve ve cömertçe paylaşmaktan çekinmezler. Yeter ki o güveni kazanmayı bilin! <strong>Sansasyonel Kova Burcu Ünlüleri</strong> <img class="alignnone wp-image-52495" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/th-1-11-300x194.jpg" alt="" width="798" height="516" /> Klasik Batı Müziği'nin gelmiş geçmiş en ünlü ve üretken müzisyenlerinden, eserleri günümüzde bile sahnelenen ve saygıyla anılan 27 Ocak 1756 Avusturya doğumlu üstat <strong>Wolfgang Amadeus Mozart.</strong> <img class="alignnone wp-image-52496" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/th-22-300x150.jpg" alt="" width="1006" height="503" /> Yazdığı kısa hikayeler ve  Üç Kız Kardeş, Vişne Bahçesi, Martı, Vanya Dayı gibi tiyatro oyunlarıyla efsaneleşen, Rus Edebiyatı dendiğinde ilk akla gelen isimlerden biri olan 29 Ocak 1860 doğumlu yazar <strong>Anton Çehov.</strong> <img class="alignnone wp-image-52497" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/th-2-11-300x168.jpg" alt="" width="911" height="510" /> 1970'lerden günümüze yıllara meydan okuyan enerjisi ve etkileyici sesiyle farklı kuşakları etkilemeye devam eden, Türkiye'de "<strong>Süperstar</strong>" denilince ilk akla gelen isim 12 Şubat 1946 doğumlu <strong>Ajda Pekkan</strong> <img class="alignnone wp-image-52500" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/th-3-12-300x202.jpg" alt="" width="955" height="643" /> 29 yaşında bir gece kendini oturduğu evin 5. katından aşağıya bırakarak intihar etmesiyle ve yaşarken yayınlandığını göremediği, ölümünden sonra basılan şiirleriyle tarihe geçen, ilham aldığı ve etkilendiği<strong> Sylvia Plath'</strong>in izinden giden 13 Şubat 1958 İstanbul doğumlu şair <strong>Nilgün Marmara</strong> <img class="alignnone wp-image-52501" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/th-4-7-300x157.jpg" alt="" width="860" height="450" /> Hayatı, söz yazarlığındaki yaratıcılığı ve renkli karakteriyle Türk Pop Müziği'nin efsaneleri arasında yer alan, aykırı duruşu ve deli dolu halleriyle birçok müzisyene ilham kaynağı olmuş 7 Şubat 1929 doğumlu nev-i şahsına münhasır sanatçı <strong>Aysel Gürel </strong>sansasyonel kova burcu ünlülerindendir. <strong>Yazacağım bir sonraki burç yine sürpriz olsun. Çember daralıyor.</strong> <strong>Acaba sırada Boğa mı var Oğlak mı var yoksa Yengeç mi? Göreceğiz... </strong>

5
B
burcueken
·11 Eki 11:51·Sanat

<h2><strong>Valerie Solanas adını daha önce duymuş muydunuz? Kendisi tarihin manşetlerine 1968 yılında pop-art dehası Andy Warhol'u silahla göğsünden vurarak iki ay boyunca hastanede yaşam savaşı vermesine sebep olan kadın ünvanıyla, dev bir skandalla geçti. Bu talihsiz olay hakkında pek çok şey yazıldı çizildi, filmlere konu oldu, ateşli Solanas taraftarları oluşturdu. Günümüzde hala destekçilerinin bulunduğunu söylemek mümkün. Hatta dilimize "Erkekleri Doğrama Cemiyeti Manifestosu" olarak çevrilen (Sel Yayıncılık) SCUM Manifest kitabının dünyanın dört bir yanındaki öfkeli radikal feministlerin başucu kitabı olduğu biliniyor. Peki, kimdir bu Valerie Solanas? Andy Warhol'u vurmadan önce hayatı nasıldı, Andy Warhol'u neden vurdu ve vurduktan sonra hayatında neler değişti? Gelin bu sıra dışı radikal feministi yakından tanıyalım...</strong></h2> <img class="wp-image-52424 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/ezgif.com-gif-maker-1-6-300x270.jpg" alt="" width="1186" height="1067" /> 9 Nisan 1936 yılında New Jersey'li bir çiftçinin kızı olarak dünyaya geldi. 11 yaşında anne babası boşandıktan kısa bir süre sonra annesi yeniden bir evlilik yaptı. Annesiyle yaşayan Valerie, üvey babasından tüm kalbiyle nefret etti ve bu durumu okulu asarak, aile içinde kargaşa çıkararak sabote etti. Bunun üzerine annesi onu alkolik ve şiddete meyilli dedesinin yanına gönderdi. İçkiyi elinden düşürmeyen dedesi Valerie'yi her gün dövdü, aralarında şiddetli bir geçimsizlik vardı ve sonunda 15 yaşındayken onu yaka paça kovdu. Gidecek yeri olmayan Valerie evsiz kalarak sokaklara düştü. Bu dönemde sıklıkla tecavüze uğradığı, tacize maruz kaldığı, geçimini sağlamak ve hayatta kalmak için açık kimlikli bir eşcinsel olmasına rağmen seks işçiliği yapmak zorunda kaldığı söylenir. Tüm bu olumsuzluklara rağmen liseden mezun olmayı başardı, Maryland Üniversitesi'nin psikoloji bölümünü bitirdi, Minnesota Üniversitesi'nde bir yıl boyunca yüksek lisans yaptı. Kendi hayatından esinlenerek erkeklerin kanına susamış, radikal feminist bir fahişeyi başrolüne oturttuğu "Up Your Ass" isimli bir senaryo yazdı. Bu sırada etrafında kendisi gibi erkek düşmanı olan genç kadınları örgütlemeye ve hükümeti devirerek erkekleri iktidardan indirmek gibi fikirlerini yaymaya hız kesmeden devam ediyordu... <strong>Andy Warhol'un Vurulma Anı</strong> <img class="wp-image-52422 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/image-placeholder-title-300x196.jpg" alt="" width="993" height="649" /> Dönemin bohemlerinin, marjinal isimlerinin favori mekanı Andy Warhol'un Fabrika'sı her hevesli genç sanatçı gibi Valerie'yi de kendine çekiyordu. (Andy Warhol'un birkaç filminde oyuncu olarak yer almıştır) 1967 yılında bir gün sokakta yürürken yazdığı senaryoyu okuması için Andy Warhol'a emanet etti. Başlığından hoşlanan Warhol okumak için tek nüsha olan senaryoyu yanına aldı, şöyle bir sayfalarını karıştırdıktan sonra ağır pornografik bir metin olduğunu fark etti ve bunun müstehcenlik bahanesiyle mekanını kapatmak için fırsat kollayan polislerin bir tuzağı olabileceğini düşündü. Aradan günler geçmesine rağmen Andy'den istediği geri dönüşü alamayan Valerie senaryonun kaybolduğunu duyunca küplere bindi ve elinde silahla Fabrika'yı bastı. Zaten sonra olanlar oldu; Warhol'un göğsüne saplanan birkaç kurşun, hayati tehlike altında iki aylık bir hastane süreci, magazincilerin patlayan flaşları ve dedikodular... Valerie Solanas'a paranoyak-şizofreni tanısı konuldu. <img class="wp-image-52423 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/ezgif.com-gif-maker-2-3-300x169.jpg" alt="" width="1186" height="668" /> <strong>Sansasyonel Kitap Erkekleri Doğrama Cemiyeti Manifestosu'ndan Birkaç Alıntı:</strong> <strong>- </strong>Erkek, biyolojik bir kazadır. <strong>- </strong>Erkeğin sanatsal amacı hayvansılığını gizlemektir. <strong>- </strong>Erkek olmak kifayetsiz olmak, duygusal olarak sınırlı olmak demektir. Erkeklik bir noksanlık hastalığı, erkekler de duygusal sakatlardır. <strong>- </strong>Erkek, bağlanma konusundaki kabiliyetsizliği nedeniyle felsefe ve dini icat etmiştir. <strong>- </strong>Olduğu şeyden ve yaptığı hemen her şeyden utanan eril, hayatın bütün alanlarında mahremiyet ve gizlilik konusunda ısrar etse de aslında kendisinin, mahremiyete hiç saygısı yoktur. <strong>Meraklıları için;</strong> Başrolünde Lili Taylor ve Jared Harris'in oynadığı 1996 yılında çekilen <strong>I Shot Andy Warhol </strong>filmi Valerie Solanas'ın hayatını ve Andy Warhol'la arasındaki ilişkiyi anlatır.

8
B
burcueken
·9 Eki 12:14·Sinema - TV

<h2><strong>Perde açılır. Dudağında sigara, elinde bavul, kafasında bir ritim, gecenin sokaklarında aylak aylak ve amaçsızca yürüyen karakterler bir anda fonda belirirler. Diyaloglar uçucu ve afili, karakterler genellikle bohem, kendine özgü bir duruşu ve hayat felsefesi olan, toplumda kendine sağlam bir yer edinemese de bunu kendine dert etmeyen tiplerdir. Dakikalar ilerledikçe "İşte bu tam bir Jim Jarmusch filmi!" dediğiniz şiirsel ve sergüzeşt bir atmosferin içinde kendinizi buluverirsiniz. Filmde kullanılan müzikten diyalogların hatta bazen sessizliklerin süzülüşüne kadar her şeyin bambaşka bir dokusu vardır. Size de koltuğunuza iyice yaslanıp bu deneyimin tadını çıkartmak kalır...</strong></h2> <img class="wp-image-52122 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/jim-jarmusch-300x201.jpg" alt="" width="1013" height="679" /> <strong>Jim Jarmusch Kimdir?</strong> 22 Ocak 1953 Ohio doğumludur. Amerikan bağımsız sinemasının gelmiş geçmiş en kült yönetmenlerinden biri olarak bilinmesiyle birlikte gençlik yıllarından itibaren rock'n roll dünyası ve punk kültürüyle fazla içli dışlı, Tom Waits, Nick Cave, Thurston Moore, Iggy Pop, John Lurie, Neil Young gibi efsane yıldızlarla kanka, günümüzde <strong>SQÜRL </strong>adında aktif bir gruba sahip üretken bir müzisyendir. Öğrencilik yıllarında çektiği Permanent Vacation filmiyle izleyenleri sersemletmiş olsa da ilk ciddi çıkışını dilimize "Cennetten de Garip" diye çevrilen Stranger Than Paradise filmiyle yapmıştır. Bu film günümüzde modern bağımsız sinemanın mihenk taşlarından biri olarak kabul edilir. <strong>Jim Jarmusch Filmleri</strong> İlk dönem filmlerinin hayranı olduğumu söyleyebilirim. Son dönemlerde çektiği filmleri diğer filmlerine kıyasla biraz yavan bulduğumu itiraf ediyorum. Bu yüzden aşağıdaki filmleri kişisel beğenimi baz alarak seçtim. Sevdiğim ve orta karar sevdiğim filmlerini de "meraklıları için diğer filmleri" şeklinde sıraladım. <img class="wp-image-52124 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/image-w1280-300x169.jpg" alt="" width="943" height="531" /> <strong>Permanent Vacation (1980) </strong> Filmi ilk izlediğimde felsefeye, şiire ve filmlere aç, hayatın anlamını sorgulayan, henüz 20'li yaşlarına ulaşmamış bir tiyatro öğrencisiydim. İzbe binalarda, ücra köşelerde yarın yokmuş gibi serserilik ederek günlerini geçiren, aidiyetsiz, avare avare ortalıkta dolanan, kendine has figürlerle başı hiçlikten dönercesine dans eden, Charlie Parker hayranı filmin baş karakteri genç beni derinden etkilemişti. Bir nevi Jim Jarmusch'un okulu bitirme projesi de diyebileceğimiz bu filmi diğer filmlerini anlamak için ilk sıraya eklemenizi tavsiye ederim. Film fragmanı 👇 https://www.youtube.com/watch?v=As6xGoF0uzM <strong>Stranger Than Paradise (1984)</strong> <img class=" wp-image-52125 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/85da9M3NwHvtnIvj6oK2ovJjtYOTX8_large-242x300.jpg" alt="" width="816" height="1012" /> Bu filmde kendi sinema dilini yaratan yönetmenin Hollywood'un basmakalıp kurallarını hiçe sayarak modern bağımsız sinemayı şekillendiren dönüşümüne tanık oluruz. Birbirine mesafeli (ikisi kuzen) üç genç arasında akan film boyunca gerçekten de bir yabancılık, yersiz yurtsuzluk, tesadüflerden yana şanssızlık ve ortada kalmışlığın tuhaf havadalık hissi içimize işler. Film fragmanı 👇 https://www.youtube.com/watch?v=UxHMREKn9fs <strong>Down By Law (1986)</strong> <img class="wp-image-52126 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/EB19861003REVIEWS610030303AR-300x208.jpg" alt="" width="953" height="661" /> <strong>"I Scream, You Scream, We All Scream For Ice Cream!" </strong>şarkısıyla hafızalara kazınan Tom Waits, John Lurie ve Roberto Benigni sevenlerin kaçırmaması gereken aşırı eğlenceli, absürd bir filmdir. Film fragmanı 👇 https://www.youtube.com/watch?v=7OHg4Ayewao <strong>Mystery Train (1989)</strong> <img class="wp-image-52127 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/image-w1280-1-300x169.jpg" alt="" width="909" height="512" /> Dilimize "Gizem Treni" olarak çevrilen, birbirine teğet geçen marjinal karakterlerle örülü, Elvis Presley anısına ithaf edilen bu dramatik komedi filmi de türün severlerinin mutlaka listesine eklemesi gerekenlerden. Film fragmanı 👇 https://www.youtube.com/watch?v=nb0yBDSqTfs <strong>Night On Earth (1991)</strong> <img class="wp-image-52128 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/MV5BMTUyNDYzOTA2NV5BMl5BanBnXkFtZTcwMjMxMTMwNw@@._V1_-300x204.jpg" alt="" width="1168" height="794" /> Paris, Roma, Los Angeles, New York, Helsinki caddelerinde müşterilerini ağırlayan 5 farklı takside cereyan eden ve bir şehirden diğerine, birbirine yabancı hayatlar arasında akan, gecenin denizinde dalgalanan, iç içe geçen, bazen omuz omuza çarpışan ilginç hikayeler... Film fragmanı 👇 https://www.youtube.com/watch?v=o_ESHkySoJs <strong>Coffee and Cigarettes (2003)</strong> <img class=" wp-image-52129 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/coffeeandcigarettes0305-208x300.jpg" alt="" width="882" height="1272" /> Bu filmde anlam aramayın, çünkü yok! Ne var diye soracak olursanız bolca kahve, paketlerce sigara, gülümseten diyaloglar, Iggy Pop, Tom Waits, Bill Murray, Cate Blanchett, Steve Buscemi, Roberto Benigni ve The White Stripes var. E daha ne olsun! Film fragmanı 👇 https://www.youtube.com/watch?v=mM6Mpn0-eyQ <strong>Only Lovers Left Alive (2013)</strong> <img class="wp-image-52130 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/Only_Lovers_Left_Alive-874000962-large-221x300.jpg" alt="" width="964" height="1309" /> Açık ara en sevdiğim Jim Jarmusch filmlerinden birisidir. Başrolünü Tilda Swinton ve Tom Hiddleston'ın paylaştığı, Türkçe'ye "Sadece Aşıklar Hayatta Kalır" diye çevrilen, asırlardır yaşayan iki romantik ve sanatçı vampirin aşk ve melankoli arasında gidip gelen berduş hikayesini anlatan, atmosferine ve müziklerine ayrı aşık olunası bir başyapıttır. Film fragmanı 👇 https://www.youtube.com/watch?v=ycOKvWrwYFo <strong>Meraklıları için diğer filmleri; </strong>Dead Man, Ghost Dog, Broken Flowers, Limits of Control, Paterson, The Dead Don't Die <strong>Keyifli okumalar!</strong>

7
B
burcueken
·8 Eki 12:55·Yaşam

<strong>Geldik Zodyak'ın en hayalperest, en dokunsan ağlayacak, insani yönü en kuvvetli, şefkat ve merhamet abidesi, sanatsal konulara meyilli ve de yetenekli, en hassas burcu olan balıklara... Balıklar, yükselen balıklar ve balık burcu bir tanıdığı olanlar... Dikkat dikkat! Hazırsanız, başlayalım!</strong> <strong>Kimdir Bu Balıklar?</strong> 19 Şubat - 20 Mart arasında doğan, Su grubunun değişken özellik gösteren, aşka aşık, romantizmi iliklerinde hisseden, kendine özel hayal dünyasında yaşayan, sezgileri son derece güçlü, ilişkilerinde kendini partnerine adarcasına verici (hatta bu sebepten çoğunlukla kalbi fena halde hırpalanan) iyi niyeti su istimal edilmeye en müsait, düş dünyasına dalıp gittiği zamanlarda unutkan ve de tutarsız davranabilen kişilerdir. Astrolojide iç dünyamızın zenginliğini ve gölgelere kapılıp giden benliğimizi simgelerler. Yönetici gezegenleri; Neptün ve Jüpiter'dir. Biri dünya ötesi hayalleri, derin benliği diğeri ise şans ve ilerlemeyi temsil eden iki gezegen... Balık kadınlarının bilhassa Aslan, Koç ve Başak erkeklerine gönüllerini kaptırması olasıdır. Çünkü kolay etkilenen ve baskılanmaktan içten içe hoşlanan, mazoşist diyebileceğimiz bir eğilime sahiptirler. Bununla birlikte kabalıktan, yüksek sesten ve ilgisizlikten hiç hoşlanmazlar. Bir ilişki sırasında tüm kıskançlıklarına rağmen sırf partnerlerini kaybetmemek için ihaneti sineye çekebilirler ama ilgisizlik karşısında içlerine kapanarak hayata küserler... <strong>Duygularının Denizinde Yüzen Balıklar, Hayatın Gerçekleriyle Yüzleşmekten Kaçarlar</strong> Estetik duyguları güçlü, genellikle zarif ve nazik tavırlı bildiğimiz balıkların işlerine gelmeyen durumlarda tabanları yağlayıp gerçeklerle yüzleşmekten kaçması ya da fazla üzerine gidildiğinde ortalığı toz dumana katarak büyük taşkınlık şovları sergilemesi muhtemeldir. Her şeyin yolunda gittiği, en başarılı olduğu, en sevildiğini hissettiği zamanlarda bile kendine acıma kötü huyundan muzdariptirler. Melankolik karakterleri hayatlarının her alanına hakim olduğundan hüzün peşlerini bir türlü bırakmaz. Eski eşyalara, eski mekanlara, eski dostlara ve eski aşklara takıntılı bir düşkünlükleri vardır. Öyle ki onları içinde yaşadıkları geçmişten koparıp bugüne çekmek deveye hendek atlatmaktan daha zordur... Uyumayı, yalnız kaldıkları zamanlarda iç dünyalarına çekilmeyi, aylaklık etmeyi, uzun rakı masalarında dostlarıyla şarkı söyleyip dans etmeyi çok severler. <strong>Sansasyonel Balık Burcu Ünlüleri</strong> <img class="alignnone wp-image-51888" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/r1WVgdGydkiJapxtjyBmWQ-300x170.webp" alt="" width="701" height="397" /> Bir şarkı sözünde "Silahım yok" demesine rağmen 5 Nisan 1994 günü ağzına dayadığı av tüfeğiyle kafasını uçurarak kendini öldürmesiyle dünya çapındaki sevenlerini şoke eden ve yasa boğan (eşi Courtney Love'ın onu öldürdüğü hala dolaşan söylentiler arasındadır) grunge müziğin kült kahramanlarından 20 Şubat 1967 doğumlu <strong>Kurt Cobain</strong> <img class="alignnone wp-image-51889" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/rihanna-reu-1629445_2-300x169.jpg" alt="" width="699" height="394" /> Her yaptığı olay olan, 9 Grammy ödüllü, 20 Şubat 1988 Barbados doğumlu aykırı ve cüretkar şarkıcı, şarkı sözü yazarı ve iş insanı <strong>Rihanna</strong> <img class="alignnone wp-image-51890" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/nebahat-cehre-yas-6vIK_cover-300x169.webp" alt="" width="699" height="394" /> Özellikle Aşk-ı Memnu dizisindeki Bihter'in annesi, zarafet ve aristokrasi timsali, burnundan kıl aldırmayan Firdevs Yöreoğlu karakteri ve "Sen Bihter Ziyagilsin, aptallık etme!" repliğiyle hafızalarımıza kazınan 15 Mart 1944 doğumlu yıllara meydan okuyan oyuncu <strong>Nebahat Çehre</strong> <img class="alignnone wp-image-51892" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/thumbs_b_c_87fb61f11c406e08010c8eb155f7ba2c-1-300x204.jpg" alt="" width="700" height="476" /> Mustafa Hakkında Her Şey, Barda, Kaybedenler Kulübü, Saygı gibi son dönemin çok konuşulan dizi ve film projelerinde yer alan, oyunculuğuyla olduğu kadar kendine has serseri hayat tarzıyla da hayranlarının gönlünde ayrı bir yeri olan 29 Şubat 1972 doğumlu <strong>Nejat İşler</strong> <img class="alignnone wp-image-51893" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/3435831_810x458-300x170.jpg" alt="" width="699" height="396" /> Avrupa Yakası, Yalan Dünya, Jet Sosyete gibi Türk televizyon tarihinde önemli bir yer edinen dizilerin yaratıcısı 11 Mart 1971 doğumlu senarist, komedyen, sunucu <strong>Gülse Birsel </strong>sansasyonel balık burcu ünlülerindendir. <strong>Yazacağım bir sonraki burç yine sürpriz olsun. Çember daralmaya başladı.</strong> <strong>Acaba sırada Kova mı, Yengeç mi yoksa Boğa mı var? Kim bilir? :)</strong> <strong>Herkese iyi hafta sonları!</strong>

6
B
burcueken
·7 Eki 10:11·Yaşam

<strong>Başak burçlarını nasıl bilirsiniz? İşkolik, zeki, hazırcevap, titiz, mesafeli, sivri dilli, ciddi, hoşnutsuz... Peki, onlar hakkında daha fazla şey öğrenmek ister miydiniz? Kendilerinin bile çoğunlukla farkında olmadıkları en gizli hallerini, arzularını, korkularını ve zaaflarını? Öyleyse başaklar, yükselen başaklar ve başak burcu tanıdığı olanlar... Hazırsanız, başlayalım!</strong> <strong>Kimdir Bu Başaklar?</strong> 22 Ağustos - 22 Eylül tarihleri arasında doğarlar. Toprak elementinin en değişken, en takıntılı, bir hali diğerine uymayan, bugün seni seviyorum derken yarın seni görmek istemiyorum diyebilecek, ketum, geçmişine ve ailesine bağlı, duygularını hemen herkese açmayan, Merkür gezegeninin tüm gel gitlerini bünyesinde barındıran, soğuk görüntüsünün ardında aslında insani ve fazla merhametli, güvenini kazanan insanlara karşı sonuna kadar ilgili ve destekleyici, bir ilişkide aşktan çok arkadaşlığa dostluğa önem veren, hayatında ani değişikliklerden ve kararlardan hoşlanmayan (Hatta bundan nefret eden, siz siz olun bir başak insanını ani bir karar vermeye ya da beklenmedik bir değişikliğe ikna etmeye zorlamayın. Anında arkasına bakmadan kaçar!) peygamber sabırlı, keskin bir gözlemci ve kesinlikle stratejik (planlı programlı) hareket eden insanlardır. Dillere destan titizliklerinin yanı sıra kolay memnun olmayan karakterleriyle de bilinirler. Muhalefet etmeden önce bir şeyi beğendiklerini itiraf etmeleri nadirdir. <strong>Aşk Onlar İçin Göz Korkutan Bir Kumardır! Ama Yine de Oynarlar</strong> En büyük korkuları kontrolü kaybetmek ve ele güne maskara olmaktır. Kemikleşmiş bir güven sorunları olduğundan bir ilişki içinde partnerlerini sürekli küçük testlerle sınarlar. Bazen sözleri canınızdan bezdirecek kadar kinayeli ve dikenli olsa da gönül almayı çok iyi bilirler. Bir Terazi, Koç, Aslan ya da İkizler kadar olmasa da flörtü severler. Entelektüel yönleri güçlüdür, ağızları iyi laf yapar. Bu sebepten arkadaş ortamlarında aranan insanlardır. Her ne kadar aşktan ölesiye korksalar da aslında iflah olmaz bir romantik olduklarını söylemek yanlış olmaz. Poker face görüntülerinin altında baştan çıkarılmak, çılgın maceralara atılmak için yanıp tutuşan bir kazanova saklıdır. Kur yapmaya ve zararsız riskler almaya bayılırlar. Bununla birlikte fazlasıyla gerçekçi, ayakları yere sağlam basan, sıkıcı derecede ilkelerinden ödün vermeyen bir yaklaşımları vardır. Laubaliliğe ve zeka seviyesi düşük insanlara karşı toleransları sıfırdır. Kaliteye ve bilgeliğe önem verirler. Yeni şehirler keşfetmek, yeni bilgiler edinip ufuklarını genişletmek onları aşırı mutlu eder. <strong>Sansasyonel Başak Burcu Ünlüleri</strong> <img class="alignnone wp-image-51734" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/0x0-1657709809709-300x200.jpg" alt="" width="701" height="467" /> Eşiyle fırtınalı ilişkisinin, uyuşturucu ve alkol bağımlılığının günden güne onu nasıl tükettiğini izlediğimiz, şarkıları hala dilden dile dolaşan, 27 yaşında ölerek Jim Morrison, Janis Joplin, Jimi Hendrix gibi "27 Club" kervanına katılan 14 Eylül 1983 doğumlu muazzam yetenekli İngiliz şarkıcı ve şarkı sözü yazarı <strong>Amy Winehouse</strong> <img class="alignnone wp-image-51737" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/keanu-reeves-marvel-filmlerine-goz-kirpti-parcasi-olmaktan-onur-duyarim-947966-5-300x167.jpg" alt="" width="701" height="390" /> Matrix filmindeki rolüyle hafızalarımıza kazınan, sadece oyunculuğuyla değil mütevazi kişiliğiyle de hayranlarından artı puan alan 2 Eylül 1964 doğumlu Kanadalı aktör <strong>Keanu Reeves</strong> <img class="alignnone wp-image-51738" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/5ee3763218c7731944f974d8-300x169.webp" alt="" width="701" height="395" /> Altın Ayı ödülünü kazanan Duvara Karşı filmiyle hayatımızda kalıcı bir yer edinen 25 Ağustos 1973 doğumlu yönetmen <strong>Fatih Akın</strong> <img class="alignnone wp-image-51739" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/fft371_mf33120865-300x169.jpg" alt="" width="701" height="395" /> Acemi Cadı dizisiyle tanıdığımız 16 Eylül 1987 doğumlu oyuncu <strong>Merve Boluğur</strong> <img class="alignnone wp-image-51740" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/61732eaa86b2450bb07663b0-300x168.webp" alt="" width="700" height="392" /> 1998-2001 yılları arasında yayınlanan Ruhsar dizisiyle çocukluğumuzun unutulmaz simalarından biri olan 2 Eylül 1973 doğumlu oyuncu ve sunucu <strong>Hande Ataizi </strong>sansasyonel başak burcu ünlülerindendir. <strong>Yazacağım bir sonraki burç yine sürpriz olsun.</strong> <strong>Acaba sırada Balık mı, Kova mı, Yengeç mi yoksa Boğa mı var? </strong> <strong>Çok yakında göreceğiz... </strong>

6
B
burcueken
·6 Eki 13:08·Yaşam

<strong>Burçlar arasında en tehlikeli, en kinci, en intikamcı burç hangisidir diye soracak olsaydınız tereddütsüz "Akrep'lere dikkat edin!" derdim. Savaş ve seks tanrısı Mars gezegeninin en tekinsiz, en karanlık, en sinsi, en kuşkucu, en kıskanç, en stratejik burcuna geldi anlatma sırası. "Hiç mi iyi özellikleri yok bunların?" diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Elbette var, olmaz olur mu?  Öyleyse akrepler, yükselen akrepler ve akrep burcu tanıdığı olanlar... Hazırsanız, başlayalım!</strong> <strong>Kimdir Bu Akrepler?</strong> 24 Ekim - 23 Kasım tarihleri arasında, Su elementinin sabit konumunda doğmuşlardır. Duygularını en uçta yaşarlar. Sevdikleri zaman tam sevip sildiklerinde tam silerler. Sezgileri çok güçlü olduğundan onlara yalan söylemek faydasızdır. Aklınızdan geçenleri bile bilme yetenekleri üst düzeydedir. Tutkuları ve ihtirasları için yaşadıklarından bu sebepten aşırıya kaçıp mantıksız davrandıkları zamanlar olabilir. Detaycıdır, üstünden yıllar geçse bile hayatında iz bırakan kişileri ve anıları unutamazlar. Nostaljik, takıntı derecesinde geçmişlerine düşkün ve hayalperest olurlar. Tüm bunlara rağmen radikal denebilecek ölçüde kararlı, hedef odaklıdırlar. Ne pahasına olursa olsun kazanma ve hayatta kalma dürtüleri kuvvetlidir. Dostluğa ve arkadaşlık ilişkilerine önem verirler, sevdikleri insanları hayatlarının merkezine koyacak kadar fedakardırlar, doğru kişiler için yapamayacakları iyilik yoktur. Bu yüzden bazen iyi niyetlerinin su istimal edildiği olur ve bir akrebin karanlık yüzü hayal kırıklığına uğradığı böyle durumlarda ortaya çıkar. Yani dost, sevgili kazığı yediği, aldatıldığı, sırtından bıçaklandığı anlarda. Böyle bir durumda ihanet eden tarafın ülkeyi terk etmesini tavsiye ederim! Çünkü intikam akrep için soğuk yenen lezzetli bir yemektir ve karşı tarafa çok ağır bir bedel ödetmeden o işin peşini asla bırakmaz. <strong>Gizemli, Çekici, Arzuları İçin Yaşayan İnsanlardır</strong> Esrarengiz bir cazibeye sahip, gönül çelen bir gülümse ile birçok kapıyı kolayca açabilen, şeytan tüyü olan insanlardır. Flört etmekten, baştan çıkarmaktan, aşk oyunlarından çok keyif alırlar. Cinsellik onlar için nefes almak kadar doğal bir ihtiyaçtır. Partnerlerinin de kendileri kadar erotizme düşkün olmasını isterler. Kalplerine giden en kestirme yol yatak odasından geçer. Sahiplenicidirler. Buna rağmen özgürlüklerinin kısıtlanmasından hoşlanmazlar. Üzerine fazla giderseniz zehirli iğnesini çıkararak saldırganlaşması, tozu dumana katması muhtemeldir. <strong>Sansasyonel Akrep Burcu Ünlüleri</strong> <img class="alignnone wp-image-51553" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/TQ7FYbeVuEKZ6zn8RkVmUA-300x170.webp" alt="" width="701" height="397" /> Her ne kadar müziği bırakacağını birkaç kez açıklamış olsa da bayrağı henüz kimseye devretmeyen, Türk Rock Müziği'nin yıllardır yıkılmayan sağlam kalesi 20 Kasım 1967 doğumlu şarkı sözü yazarı ve müzisyen <strong>Teoman</strong> <img class="alignnone wp-image-51554" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/5fd5f917c03c0e1140318d44-300x171.webp" alt="" width="700" height="399" /> Özellikle Aşk-ı Memnu'daki Behlül rolüyle hafızalarımızda ölümsüzleşen 27 Ekim 1983 doğumlu karizmatik oyuncu <strong>Kıvanç Tatlıtuğ</strong> <img class="alignnone wp-image-51555" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/5e0b66b65542831558f6ca19-300x166.webp" alt="" width="699" height="387" /> Oynadığı projeler kadar duru güzelliğiyle de dikkatleri üstüne çeken 2 Kasım 1984 doğumlu oyuncu <strong>Berrak Tüzünataç </strong> <img class="alignnone wp-image-51556" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/1393521612001-twk-104-11052013-ps-3954-300x169.webp" alt="" width="701" height="395" /> Oynadığı indie filmlerle farkını ve cüretkar tarzını her daim ortaya koymuş, zor rollerin üstesinden hep alnının akıyla gelmiş 18 Kasım 1974 doğumlu başarılı oyuncu ve stil ikonu <strong>Chloe Sevigny</strong> <img class="alignnone wp-image-51557" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/dostoyevski-300x180.jpg" alt="" width="700" height="420" /> Rus edebiyatı denince ilk akla gelen isim, hayatı zorluklarla ve kumar alışkanlığıyla geçmiş, Suç ve Ceza, Budala, Karamazov Kardeşler, Yeraltından Notlar gibi önemli klasiklerin yazarı 11 Kasım 1821 doğumlu üstat <strong>Fyodor Dostoyevski </strong>sansasyonel akrep burcu ünlülerindendir. <strong>Yazacağım bir sonraki burç yine sürpriz olsun.</strong> <strong>Sırada belki Başak, belki Balık, belki Yengeç var? Kim bilir :) </strong>

4
B
burcueken
·5 Eki 12:07·Yaşam

<strong>22 Temmuz - 23 Ağustos tarihleri arasında doğan, Güneş'in tüm gücünü, ışığını ve yakıcı ateşini arkasına alan, özü sözü bir, dobra, cüretkar, tutkulu ve de ultra çekici aslanlar, yükselen burcu aslanlar, aslan burcu tanıdığı olanlar... Dikkat dikkat! Bugünkü astroloji yazımda burç kuşağının en havalı, en hodri meydan, en ihtişamlı burcu Aslan'ı ele alıyorum. Hazırsak başlayalım!</strong> <strong>Kimdir Bu Aslanlar?</strong> Bir topluluk içine girdiğinizde tükenmez bir enerjisi, gönül çelen bir gülümsemesi, yardıma koşmaya hazır anaç/babacan tavrı, dünya dışı bir aurası, karşı konulması güç bir albenisi olan kişi kuşkusuz bir aslan burcu insanıdır. Kendinden emin, girişken, dürüst, arkadaş canlısı, kafasına koyduğunu yapan, ihtiraslı mizaçlarıyla ilk bakışta kolayca ilgi odağı haline gelirler. Aşık oluncaya kadar daldan dala atlamalarıyla, kırdıkları nice kalple meşhurdurlar ama Eros'un hain oku kalplerine saplanıp bir kez aşık olduklarında tüm dengeler değişir. Evine, eşine, sevgilisine sadık, yufka yürekli ve koruyucu, yer yer aşırı kıskanç bir kimliğe bürünürler. Öfkeleri ortada çok ciddi bir sorun olmadığı sürece saman alevi gibidir. Anlık parlayıp çabuk sönerler, kin tutmak gibi bir huyları yoktur. Ama sakın ola ki (hele arkadaşlarının yanında) gururunu kırmayın! Bir aslanın affedemeyeceği ve sindiremeyeceği bir şey varsa o da gururunun alenen kırılmasıdır. Saflık derecesinde iyi niyetli olmalarına rağmen aşırı zeki ve hazır cevaptırlar. Aptal yerine konulduklarını anladıklarında bedelini karşı tarafa en ağır şekilde ödetmeden o işin peşini bırakmazlar. <img class="alignnone wp-image-51380" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/aslan-burcu-300x171.jpg" alt="" width="704" height="401" /> <strong>Bir Aslanı Elde Etmek İstiyorsanız...</strong> Kişisel bakımına, dış görünüşüne, giyimine kuşamına son derece düşkün olan aslanlar en az kendileri kadar parlayan, dışa dönük, eğlenceli, havalı, sosyal yönü güçlü partnerlerden hoşlanırlar. Dürüstlüğe önem verirler, yalana tahammülleri yoktur. Su, hava, uyku kadar ilgiye muhtaç olduklarından partnerleri tarafından sürekli pohpohlanmak isterler. Bekledikleri ilgiyi görememek hırçınlaşmalarına ve buz gibi soğumalarına neden olur. Yani bir aslanı kaybetmek istemiyorsanız sakın ondan ilginizi alakanızı eksik etmeyin. Dostları, insan ilişkileri, ailesi hayatında önemli bir yer tutar. Bu sebepten ailesinin ve arkadaşlarının gönlünü fethetmeniz hanenize koca bir artı olarak yazılacaktır. Hatta ortak arkadaşlar edinip çevrenizi genişletmek, hoş sohbet, kalabalık akşam yemekleri ve partiler onu istediği oyuncağa kavuşan bir çocuk gibi memnun eder, size daha sıkıca bağlanmasına neden olur. &nbsp; <strong>Sansasyonel Aslan Burcu Ünlüleri</strong> <img class="alignnone wp-image-51381" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/1599633741898-birol-bant-300x150.jpg" alt="" width="692" height="346" /> 2004 yılında Duvara Karşı filminde hayat verdiği Cahit Tomruk karakteriyle sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran, 2020 yılında aramızdan ayrılmasıyla hepimizi yasa boğan asi aktör 18 Ağustos 1961 Silifke doğumlu <strong>Birol Ünel.</strong> <img class="alignnone wp-image-51382" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/large-300x161.jpg" alt="" width="701" height="376" /> Dünya üzerinde eşi benzeri olmayan, 64 yaşında olmasına rağmen genç kızlara taş çıkaran enerjisi ve fiziğiyle yıllara meydan okuyan efsanevi pop yıldızı 16 Ağustos 1958 doğumlu <strong>Madonna.</strong> <img class="alignnone wp-image-51383" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/meryem_uzer_kimdir_aslen_nereli_ve_kac_yasinda_meryem_uzerli_nin_oynadigi_filmler_neler_h15935_ac9d4-300x199.webp" alt="" width="701" height="465" /> Muhteşem Yüzyıl dizisindeki Hürrem Sultan rolüyle hafızalarımızda yer edinen 12 Ağustos 1983 Almanya doğumlu ünlü oyuncu <strong>Meryem Uzerli.</strong> <img class="alignnone wp-image-51384" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/978836-250676575-300x200.jpg" alt="" width="701" height="467" /> Çokça konuşulan kıvrak kalça figürleri ve  dinleyeni dansa davet eden şarkılarıyla 24 Temmuz 1969 doğumlu Amerikalı şarkıcı <strong>Jennifer Lopez.</strong> <img class="alignnone wp-image-51385" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/Alfred-Hitchcock-Day-1-300x300.jpg" alt="" width="700" height="700" /> Gerilim sinemasının tartışılmaz duayeni; Vertigo, Kuşlar, Sapık gibi kült filmlerin skandal yönetmeni 13 Ağustos 1899 doğumlu <strong>Alfred Hitchcock.</strong> <img class="alignnone wp-image-51386" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/nesrin-cavadzade-kimdir_520c0-300x156.jpg" alt="" width="702" height="365" /> Kendine has bir güzelliği olan 30 Temmuz 1982 Azerbaycan doğumlu Azeri-Türk oyuncu <strong>Nesrin Cavadzade </strong>sansasyonel aslan burcu ünlülerindendir. Yazacağım bir sonraki burç yine sürpriz olsun. <strong>Burçların rüzgarına fazla kapılıp gitmeden, </strong> <strong>yine de astrolojiden bi haber kalmadan! </strong><strong> :) </strong>

3
B
burcueken
·4 Eki 12:11·Yaşam

<strong>Kalabalığın içinde göz göze geldiğinizde daha ne olduğunu bile anlamadan güçlü bir çekim hissettiğiniz birisi vardır. Yakınında olmak, sesini duymak, dokunmak, daha fazla vakit geçirmek için can attığınız oysa ki henüz adını bile öğrenmediğiniz, birisi. Kokusu, havası, bakışları içinizi kızgın tavadaki tereyağ gibi cazır cuzur eritir. Varlığı varlığınızı afallatır. Kalbiniz yerinden çıkacakmışcasına deli bir ritme kapılır. Kimdir bu esrarengiz yabancı, bu büyüleyici varlık? Nereden çıkmıştır karşınıza? Ve en büyük soru; acaba burcu nedir nedir?</strong> Bazı burçlar adeta birbiri için yaratılmıştır. İlk çarpıştıkları anda alev alırlar. Bu yazımda yukarıda bahsettiğim şekilde tanışır tanışmaz efsanevi bir aşk yaşaması muhtemel, "Bir kıvılcım yeter hazırım bak!" tadındaki burç uyumlarını kaleme almak istedim. Keyifli okumalar! :) &nbsp; <strong>Koç Erkeği - Terazi Kadını</strong><img class="wp-image-51098 alignleft" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/terazi-burcu-kadini-ile-koc-burcu-erkegi-uyumu-300x200.jpg" alt="" width="400" height="266" /> Dediğim dedik, kafasının dikine gitmekten hoşlanan, öfke anında pire için yorgan yakmaktan çekinmeyen Mars yönetimindeki tutkulu Koç burcu erkeği, Terazi kadınını ilk gördüğü anda onun kendine güvenen, kadınsı, yumuşak ve esprili enerjisinden etkilenir. Terazi burcu kadını ise buram buram ateşli, ne istediğini bilen, güçlü ve karizmatik havasıyla herkesi kendine hayran bırakan Koç burcu erkeğinin maskülen cazibesine kolayca kapılır. Bir süre kaçan kovalanır oyununu oynamaktan hoşlansalar da ateş bacayı sardığında zoru seven Koç burcu erkeğinin, zarif ve uyumlu Terazi burcu kadınına teslim olması kaçınılmazdır. &nbsp; <strong>Başak Erkeği - Akrep Kadını</strong><img class="wp-image-51099 alignleft" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/balik-basak-300x225.jpg" alt="" width="400" height="300" /> Memnun edilmesi zor, yaşamının her alanında kılı kırk yararcasına titiz, aşka mesafeli Başak burcu erkeği, Akrep burcu kadınıyla karşılaştığında başlarda temkinli olmasına rağmen bu soğuk tutumunu uzun süre devam ettiremez. Çünkü her ne kadar kuşkucu, stratejik ve iyi bir gözlemci olsa da içten içe tutkuyu hissetmeye, kontrolünü sıklıkla olmasa da arada bir kaybetmeye, baştan çıkarılmaya karşı koyamadığı bir zaafı vardır. Gizemli, derin hisleri, yakıcı arzuları olan ve sevdiğinde tüm duygularını bedensel ve zihinsel her yönden partnerine geçiren Akrep burcu kadını bunun için ideal partnerdir. &nbsp; <strong>Aslan Erkeği - Kova Kadını</strong><img class="wp-image-51100 alignleft" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/kova-burcu-kadini-ile-kova-burcu-erkegi-uyumu-300x200.jpg" alt="" width="400" height="266" /> Astrolojide zıt burçlar birbirlerini çekerler ve tamamlarlar. Bunun en güzel örneklerinden biri gösterişi seven, güce tapmasına rağmen cömert ve duygulu olmayı bilen Aslan burcu erkeği ile entelektüel yönü gelişmiş, sıradanlıktan hoşlanmayan, özgürlüğüne su kadar muhtaç Kova burcu kadınının birlikteliğidir. Arada Aslan burcunun gürlemelerine karşın Kova burcu kadınının akılcı ve sakin yaklaşımları aradaki ateşi harlı ve daimi kılmaya yetecektir. &nbsp; <strong>Balık Kadını - Boğa Erkeği</strong><img class="wp-image-51101 alignleft" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/boga-burcu-kadini-ile-kova-burcu-erkegi-uyumu-300x200.jpg" alt="" width="401" height="267" /> Boğa burcu erkeği ayakları yere sağlam basan, romantik, gerçekçi, hayatın ince zevklerine düşkün ve kelimenin gerçek anlamıyla aşka, yemeğe ve sekse aç bir partnerdir. Duygusal ve fiziksel yönden bütünlük hissettiği bir kadınla sadık, uzun soluklu ve her anı keyif dolu bir birliktelik yaşamayı arzular. Kendine has hayal dünyasında yaşayan, yaratıcı yönü ve hisleri güçlü, gerçek bir geyşa ruhlu Balık burcu kadınında aradığı mutluluğu fazlasıyla bulur. &nbsp; <strong>Yengeç Kadını - Oğlak Er</strong><img class=" wp-image-51102 alignleft" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/yengec-burcu-kadini-ve-oglak-burcu-erkegi-cinsel-uyumu-62f1132a6daa5-300x200.jpg" alt="" width="401" height="267" /><strong>keği</strong> Satürn gezegeninin yönetimindeki Oğlak burcu erkeği hayatının her döneminde disiplinli bir şekilde çalışıp başarılı bir hayat sürdürmeyi önemser. Zodyak'ın 12 burcu arasında mantığından şaşmayan, en katı prensipli erkek olduğunu söylemek yanlış olmaz. Aşırı derecede işkolik olduğundan aşka ayıracak fazla vakti yokmuş izlenimi verir. Ta ki Yengeç burcu kadınıyla tanışana kadar... Yengeç burcu kadını Oğlak burcu erkeğinin tersine sevdikleri için yaşar. Su grubunun 6. hissi en gelişmiş, en sahiplenici, duyguları en iniş çıkışlı, tutkulu dişisidir. Sevdiği insanlar için yapamayacağı fedakarlık yoktur. Zıt burcu olan Oğlak erkeğiyle yer yer fırtınalı bir birliktelikleri olsa da araları hep tatlıya bağlanacaktır. &nbsp; <strong>Yay Erkeği - İkizler Kadını</strong><img class=" wp-image-51103 alignleft" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/ikizler-burcu-kadini-ile-yay-burcu-erkegi-uyumu-300x200.jpg" alt="" width="401" height="267" /> Öncelikle voltajı aşırı yüksek bir ilişki olduğunu söylemek lazım. Sıkılgan, dikkati kolayca dağılan, her zaman yeni yerler ve yeni insanlar keşfetmek isteyen Yay burcu erkeği İkizler burcu kadınıyla karşılaştığında ruh ikizini bulmuş olur. Bir günü bir gününü tutmayan, meraklı, konuşkan, zeki İkizler burcu kadını da kendisi gibi monotonluktan hoşlanmayan, maceracı, neşeli bu parti adamından ilk görüşte çok etkilenir. Birbirlerini manipüle etmenin sınırını çok zorlamazlarsa dillere destan bir ilişki yaşamaları kaçınılmazdır.

5
B
burcueken
·3 Eki 15:31·Yaşam

<strong>Geldik Zodyak'ın 12 burcu arasından en değişken, ne yapacağı önceden kestirilemeyen, bir hali diğerine uymayan, sürekli geri gitmesiyle tüm ayarlarımızı bozan Merkür'ün en çılgın çocuğu İkizler burcuna... İkizler, yükselen ikizler ve ikizler burcu eşi-dostu-sevgilisi olanlar... Dikkat dikkat! Hava grubunun en uçarı, en ele avuca sığmaz, en anlaşılmaz burcu olan İkizleri tanımaya, hazır mıyız?</strong> <strong>Kimdir Bu İkizler?</strong> 22 Mayıs - 21 Haziran aralığında doğan İkizler burcu insanı derin düşünceyi, zihinsel hayatı ve haberleşmeyi temsil eden Merkür gezegeninin etkisindedir. İyi bir konuşmacı, sabırsız bir dinleyici, ayran gönüllü, şeytan tüyü olan, genellikle huzursuz, bir anı diğerine uymayan, arkadaş canlısı, meraklı bir araştırmacı ve özgürlüğüne aşırı düşkün bir yapıdadırlar. Tutarsız davranışlar sergilemek, sıkılganlık ve muziplik doğalarında vardır. İnsan ilişkilerinde partilerin aranan ismi olmalarına rağmen duygusal ilişkilerinde işlerin ciddiye bineceğini anladıkları anda aniden topuklarlar. Eğlenceli ve renkli karakteri çekici olmakla birlikte daha fazlasını istediğinizde pek güven telkin etmezler. Cinsel enerjileri güçlüdür, yatak odalarında her zaman heyecan ararlar. Monotonluktan hoşlanan bir partnerle uzun süre birlikte olamazlar. Riski severler, sıra dışı ve kendine güvenen insanlardan kolaylıkla etkilenirler. Koç, Aslan, Yay, Terazi ve Kova burcu ile mükemmel, dillere destan bir uyum yakalarlar. <img class="alignnone wp-image-50946" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/ikizler-burcu-300x144.jpg" alt="" width="744" height="357" /> <strong>Hür Doğdum Hür Yaşarım!</strong> Davranışlarının eleştirilmesine tahammülü yoktur. Eleştiri karşısında hırçınlaşıp kalp kırabilirler. Kıskanç bir yapıları olmadığı gibi dozajını aşan bir kıskançlıkla karşılaştıklarında çabuk uzaklaşırlar çünkü hiç kimse özgürlüklerinden daha değerli değildir. Bununla birlikte aile fertlerine önem verirler, diğer insanlarla ilişkilerinin kaypaklığına rağmen söz konusu aileleri olunca akan sular durur. İlgiyi severler. Hatta bazen dikkat çekmek için çocuksu ve patavatsız tavırlar sergileyebilirler. <strong>Bir İkizler İnsanını Vazgeçilmez Kılan Özellikler</strong> Çok yönlü zekası, öğrenme açlığı, espri anlayışı ve iletişim beceriyle bir topluluk içinde kolayca fark edilirler. Onlarla birlikte olmak devasa bir lunaparkta bir oyuncaktan diğerine binmeye, farklı duygu ve düşünceleri aynı anda deneyimlemeye benzer. Pratik ve çözüm odaklı olmaları hayatınızı kolaylaştırır. Stresli bir günün sonunda biraz kafa dağıtmak, anın tadını çıkarmak istediğinizde en doğru insan bir<strong> ikizler burcu insanı </strong>olacaktır. &nbsp; <strong>Sansasyonel İkizler Burcu Ünlüleri</strong> <img class="alignnone wp-image-50948" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/kapak_121132-300x178.webp" alt="" width="694" height="412" /> 1 Haziran 1926 Los Angeles doğumlu, güzelliği başına bela olan, aşkta aradığını bir türlü bulamayan, gelmiş geçmiş en efsanevi sarışın, hayatı skandallarla geçen aktris <strong>Marilyn Manroe</strong> <img class="alignnone wp-image-50949" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/915151-532014898-300x200.jpg" alt="" width="704" height="469" /> Aylarca Amber Heard'le dava sürecini konuştuğumuz 9 Haziran 1963 doğumlu aykırı oyuncu <strong>Johnny Depp</strong> <img class="alignnone wp-image-50950" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/Sen-Cal-Kapimi-haber-resim-8397197d-b95b-456c-9199-563146cb2583-300x169.webp" alt="" width="705" height="397" /> Güler yüzü, rahat ve samimi tavırları, sempatik aksanıyla gönlümüzü fetheden 4 Haziran 1987 doğumlu oyuncu <strong>Kerem Bürsin</strong> <img class="alignnone wp-image-50951" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/ak_partiden_gulsenin_imam_hatiplerle_ilgili_hadsiz_sozlerine_tepki_1661418707_9204-300x174.webp" alt="" width="684" height="397" /> Son günlerin en çok konuşulan isimlerinden, giydiği her giysi, söylediği her söz olay olan 29 Mayıs 1976 doğumlu şarkıcı <strong>Gülşen</strong> <img class="alignnone wp-image-50952" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/s-c10a567da9a42c4b450a351659ae37157fa18aeb-300x240.webp" alt="" width="683" height="546" /> Dünyanın gelmiş geçmiş en seksi kadınlarından 4 Haziran 1975 doğumlu oyuncu <strong>Angelina Jolie</strong> <img class="alignnone wp-image-50953" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/624e83b14e3fe029d8cf198b-300x169.webp" alt="" width="683" height="385" /> Yazdığı kitaplarla dünya çapında bir başarı yakalayan 7 Haziran 1952 doğumlu yazar <strong>Orhan Pamuk</strong> sansasyonel ikizler burcu ünlülerindendir. <strong>Yazacağım bir sonraki burç yine sürpriz olsun :)</strong> <strong>Herkese iyi haftalar! </strong>

8
B
burcueken
·1 Eki 09:55·Yaşam

<h2><strong>Karşımızda Zodyak'ın ilk burcu, Ateş elementinin öncüsü, mevsimlerden ilkbaharı başlatan, her anını dolu dolu yaşayan, coşkulu, tutkulu Koç burcu var!</strong></h2> Terazi burcu ile başladığım astroloji yazılarıma bugün Koç burcunu mercek altına alarak devam etmek istiyorum. Sevgili koçlar ve yükselen koçlar, koç burcu bir tanıdığı olanlar... Dikkat dikkat! <strong>Önce Koç Burcunu Tanıyalım, Kimdir Bu Koçlar?</strong> <img class="wp-image-50607 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/aries-wellness-guide-4d77463e59774377bb5e71ba31bec409-300x200.jpg" alt="" width="851" height="567" /> Yeni girdiğiniz bir ortamda etrafınıza bakınırken gördüğünüz en hareketli, dizginlenemeyen bir enerjisi ve dikkat çeken jestleri olan kişi %99 ihtimalle bir Koç burcu insanıdır. Öyle güçlü bir manyetik etkileri vardır ki kalabalık bir topluluk içinde bile hemen göze çarparlar, onları fark etmemek imkansızdır. Sabretmek kavramına yabancı, kafasına koyduğu herhangi bir şeyi anında elde etmek isteyen, durduğu yerde duramayan bu insanlar cömert, şefkatli, anında parlamasına rağmen kin tutmayan, damarına basıldığında öfke kontrolünde zorlanan, sevdiğinde saklamayan, dürüst, özü sözü bir (hatta bu sebepten bazen patavatsızlıkla suçlanabilen) lider ruhlu, kafasına koyduğunu mutlaka yapan insanlardır. Arkadaşlık ilişkileri sağlam olmasına rağmen başına buyruk olmayı sever, asidir, kızdığında pire için yorgan yakmışlığı çoktur. Gururuna aşırı düşkündür. İncindiğinde kinci olmamasına rağmen affetmez, anında siler ve arkasına bakmadan terk eder. <strong>Koç Burcu Nelerden Hoşlanır?</strong> Savaş ve seks tanrısı Mars gezegeninin etkisindeki <strong>koç burcu insanı </strong>sağlam karakterlidir, zayıflığa tahammülü yoktur ve çevresinde kendisi gibi samimi, yalansız, ne istediğini bilen insanlardan hoşlanır. Giyimine ve kişisel bakımına takıntı derecesinde özen gösterir, partnerinden de aynı özeni kendisi için göstermesini bekler. Dikkat çekmekten aşırı keyif alır, sahne ışıkları sürekli üstünde olsun ister. En ufak bir rekabet etme fırsatı doğduğunda adrenalinden başı döner, köprüleri yakar, hırsla savaşa gider gibi bir hale bürünür. O yüzden bir koç burcu insanına meydan okumadan önce iki üç kez düşünmekte fayda vardır. Sizi kırmak pahasına o zaferi elde eder. <strong>Kırmızı Koç Burcunun Rengidir!</strong> <img class="wp-image-50609 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/KOC-BURCU-ARA-BASLIK-300x175.jpeg" alt="" width="838" height="489" /> Aşk, tutku, erotizm, iştah, şehvet, tehlike, meydan okuma, canlılık, güç, ateş rengi olarak da bilinen kırmızı Koç burcunun karakter özelliklerini en iyi yansıtan renktir. Durduk yere başlarını belaya sokmak, sıklıkla bir yerlerini sakatlamak, kavga gürültülü aşk dalaşmaları yaşamak kabına sığmayan koçların günlük rutinidir. <strong>Sansasyonel Koç burcu Ünlüleri</strong> <img class="wp-image-50610 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/charles-baudelaire-300x169.jpg" alt="" width="921" height="519" /> 19. yüzyılda yayımladığı "Kötülük Çiçekleri" şiir kitabıyla tarihte kalıcı bir iz bırakan, serseriliklerle geçen bohem bir hayatın sonunda 46 yaşında hayata gözlerini yuman 9 Nisan 1821 doğumlu Fransız şair, deneme yazarı ve sanat eleştirmeni <strong>Charles Baudelaire</strong> <img class="wp-image-50611 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/ezgif.com-gif-maker-1-300x169.jpg" alt="" width="914" height="515" /> 25 Mart 1611 doğumlu 10 ciltlik Seyahatname kitabının yazarı, gezgin <strong>Evliya Çelebi</strong> <img class="wp-image-50612 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/Johann_Sebastian_Bach-231x300.jpg" alt="" width="745" height="968" /> Klasik müzik denilince ilk akla gelen isimlerden 31 Mart 1685 doğumlu <strong>Johann Sebastian Bach</strong> <img class="wp-image-50613 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/167631-1715471212-300x200.jpg" alt="" width="797" height="531" /> Pop müziğin çehresini değiştiren, sıra dışı imajı ve cüretkar tavırlarıyla adından sıklıkla söz ettiren marjinal şarkıcı 28 Mart 1986 doğumlu <strong>Lady Gaga</strong> <img class="wp-image-50614 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/ezgif.com-gif-maker-2-300x300.jpg" alt="" width="1012" height="1012" /> Hınzır ve çapkın tavırlarıyla, çocuksu mizacıyla bilhassa kadın hayranlarının arzu nesnesi 19 Nisan 1978 doğumlu Amerikalı oyuncu, yönetmen <strong>James Franco</strong> <img class="wp-image-50615 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/ezgif.com-gif-maker-3-300x169.jpg" alt="" width="1046" height="589" /> Buffalo 66', The Brown Bunny filmleriyle indie sinema çevrelerinde kendine has bir yer edinen, zorlayıcı rollerin aranan aktörü, senarist, yönetmen, şarkı yazarı, provokatör kişilik 11 Nisan 1961 doğumlu <strong>Vincent Gallo</strong> <img class="wp-image-50616 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/ezgif.com-gif-maker-4-300x169.jpg" alt="" width="996" height="561" /> Ünlü dövüş filmlerinin bir numaralı yıldızlarından 7 Nisan 1954 doğumlu <strong>Jackie Chan</strong> <img class="wp-image-50617 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/tarantino-2019-fav-300x169.jpg" alt="" width="1017" height="573" /> Pulp Fiction, Kill Bill gibi kült filmlerin adı skandallara doymayan aykırı yönetmeni 27 Mart 1963 doğumlu <strong>Quentin Tarantino</strong> <img class="wp-image-50618 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/marlon-brando-godfather-300x169.jpg" alt="" width="1067" height="601" /> Gelmiş geçmiş en efsanevi film yıldızlarından 3 Nisan 1924 doğumlu, zamanında oscar ödülünü reddederek akademiye ciddi bir ayar çeken asi aktör <strong>Marlon Brando</strong> <img class="wp-image-50619 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/10/channels4_profile-300x300.jpg" alt="" width="798" height="798" /> Yaşam tarzı, kıyafetleri, yurt dışına uzanan şöhreti ve sözleriyle gündemi sürekli karıştıran, Z kuşağının parlayan pop şarkıcılarından 28 Mart 2000 doğumlu <strong>Aleyna Tilki</strong> sansasyonel koç burcu ünlülerindendir. Fırsat buldukça diğer burçlar hakkında yazmaya devam edeceğim. Bir sonraki burç sürpriz olsun :) <strong>Herkese iyi hafta sonları!</strong>

4
B
burcueken
·29 Eyl 11:21·Sinema - TV

<strong>Jeffrey Dahmer adını daha önce duymuş muydunuz?</strong> <img class="wp-image-50403 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/1749123-300x169.jpg" alt="" width="818" height="461" /> Kendisi 21 Mayıs 1960 Wisconsin ABD doğumlu, gerçek beyaz bir Amerikalı (bunun altını yazının ilerleyen cümlelerimde açacağım)<strong> </strong>tarihin en ünlü seri katillerinden. Kendisi hakkında bugüne kadar çok fazla film, dizi çekildi, çeşitli röportajlar yapıldı, onu mitleştiren ya da yerin dibine sokan çok fazla şey yazıldı çizildi. Bunların arasından geçtiğimiz günlerde gündeme bomba gibi düşen 2022 Netflix yapımı 10 bölümden oluşan gerçek suç hikayesi draması <strong>Dahmer </strong>diğerlerinden ayrılıyor gibi görünüyor. Özellikle psikoloji ile yakından uzaktan ilgilenen, gerçek hayat hikayelerine meraklı tüm seyircilere izlemelerini şiddetle tavsiye ettiğim bir yapım. <strong>Peki, Dahmer Dizisi Ne Anlatıyor?</strong> Dizi Jeffrey Dahmer'in çocukluğundan başlayarak anne babasıyla ilişkisine, onların şiddetli geçimsizlik sebebiyle (bilhassa annesinin hamileliğinden itibaren dozu giderek artan ilaç bağımlılığı ve histeri nöbetleri bunda büyük bir etken) boşanma sürecine, ev içi mutsuzluklarına, okul hayatı boyunca hissettiği uyumsuzluğa, alkol bağımlılığına, özgürce yaşayıp kabullenemediği gay kimliğine yani kısacası psikolojik ve kronolojik bazda hayatına odaklanıyor. Bu süreçte objektif bir gözle onun hayatına tanıklık ederken yıldan yıla nasıl değiştiğine ve cinayet kurbanlarıyla kurduğu ilişkilere, 1978-1991 tarihlerinde öldürdüğü gençlerin hayat hikayelerine rahatsız edecek kadar yakından bakıyoruz. Özellikle 87-91 yılları arasında artıyor vahşice işlediği cinayetlerin sayısı ve dehşete düşürücü gücü... <strong>Dahmer Netflix Dizisinde Dikkatimi Çeken Önemli Detaylar (Dikkat! Spoiler Alarmı)</strong> Öncelikle oyunculukları ayakta alkışladım. Jeffrey Dahmer rolünü üstlenen Evan Peters adeta rolü oynamıyor, yaşatıyor. Yamyam ve tecavüzcü olduğunu bildiğimiz bir seri katille bile empati yapabilmemizi sağlayacak kadar karakterin hassas ve girdaplı psikolojisini seyirciye çok iyi geçiriyor. Zaten dizinin seyirciyi rahatsız etmesinin en büyük nedenlerinden biri bu gönülsüz empati hali. Baba rolündeki Richard Jenkins ayrı döktürüyor. <img class="wp-image-50404 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/dahmer-101-unit-01793rc-300x169.jpg" alt="" width="934" height="526" /> Baba ile oğul arasındaki ilişki özellikle izlenmeye değer ve pek çok açıdan düşündürücü. Jeffrey Dahmer'in acımasız bir seri katile dönüşmesinde babasının etkisi ne kadar büyük? Sorguluyor insan.. Ve elbette kurbanlar... Çoğu Asya ve Avrupa kökenli sayısı 17'yi aşkın pek çok genci önce ilaçla uyuşturarak, ardından öldürdükten sonra tecavüz ederek, vücut parçalarını keserek hayattan ve acılı ailelerinden koparıyor Dahmer dizi boyunca. Kurbanlarından bazılarının kalp gibi organlarını evindeki ocağın üstünde tavada pişirerek kendine akşam yemeği hazırladığını ve yediğini görüyoruz. Gerçekten izlemesi çok zor ve mide kaldıran sahneler... Diziyi izlerken aynı zamanda dönemin ırkçılığını ve Asya/ Afrika kökenli insanların hayatının nasıl hiçe sayıldığını açıkça görebiliyoruz. Sayısı 17'yi aşkın kurbanlarının özellikle Asya ve Afrika kökenli olduğunu belirtmiştim. Öyle ki içlerinden bir tanesi 14 yaşında bir çocuk. Bir gece yine Dahmer iş üstündeyken çocuk uyuşturulmuş olmasına rağmen üstü çıplak ve kafasına darbe almış bir şekilde kendini sokağa atmayı başarıyor ve devriye gezen iki polis buluyor. Polislerin yaptığı şeyse çocuğu alıp Dahmer'in evine geri getirmek ve Dahmer "Erkek arkadaşım, bende kalıyor, sadece çok sarhoş, gay bir çiftiz, bilirsiniz işte" dediği için ona teslim ediyorlar! Bu sırada apartmanın önünde başından beri Dahmer'in tekinsiz bir şeyler çevirdiğinden emin olan komşusu Glenda Cleveland polisleri durumun ne kadar vahim ve tehlikeli olduğu konusunda uyarmaya çalışıyor ama nafile. Polisler bu uyarıları dikkate almadan ellerini kolarını sallayarak olay yerinden ayrılıyorlar; kurbanı katiliyle baş başa bırakarak... Çığlıklar, matkap sesleri, tavada pişirilen ölü insanların organlarının ağır kokusu... Defalarca polisleri aramaya devam ediyor Glenda Cleveland ama hiçbir zaman ciddiye alınmıyor. Bir yıl boyunca gerçek bir korku filmi yaşıyor çaresizce oturduğu evinde... 91 yılında katilin elinden son anda yarı çıplak ve kelepçeli bir halde kaçmayı başaran Afrika kökenli bir başka genç sayesinde nihayet tüm pisliği ortaya çıkıyor Dahmer'in çıkmasına ama artık her için çok, çok geç kalınmış oluyor... Onun tutukluluk sürecini, basının ona yaklaşımını, insanların onu nasıl kahramanlaştırmaya çalıştığını, kurbanların ailelerinin dramları vs izliyoruz... Daha fazla spoiler vermemek için yazımı burada sonlandırmadan aşağıya dizinin fragmanını bırakıyorum. https://youtu.be/NVHHs-xllqo <strong>Şimdiden iyi seyirler ve bol sabırlar!</strong>

6
B
burcueken
·24 Eyl 10:09·Yaşam

<strong>23 Eylül tarihinden başlayarak 22 Ekim'e kadar sürecek Terazi burcu sezonunu açmış bulunuyoruz. Bu dönemde doğum gününü kutladığını gördüğümüz her nev-i şahsına münhasır, renkli, sıra dışı, dengeli dengesiz diye tabir edebileceğimiz insan, hassas bir Terazi'dir.</strong> Astrolojide mevsim başlatan 4 öncü burç bulunur; İlkbaharı Koç, yazı Yengeç, sonbaharı Terazi, kışı Oğlak başlatır. Bu öncü burçlara baktığımızda başlattıkları mevsimin karakteristik özelliklerini görmek mümkündür. Madem Terazi sezonu açılmışken, ben de bir Terazi insanı olarak bir yazı kaleme alayım dedim daha çok burcun sanatçıları ve ünlüleri ekseninde, mizah ve gözlemle karışık. Bilhassa Terazi ve yükselen Terazilere keyifli okumalar! ;) <strong>Terazileri Tanıyalım</strong> İletişimi ve sosyal hayatı temsil eden Hava elementinin lideridirler. Kolayca gülümseyen uzlaşmacı tavırlarının arkasında uyum sağlıyormuş gibi görünürken alttan alta tüm kontrolü elinde tutan, tutmak isteyen birisi saklıdır. Siz daha ne olduğunu anlamadan onun rahat, eğlenceli, derin ve entellektüel konuşmalarını dinlerken, o sizi cazibesi ve şeytan tüyüyle istediği yöne sürüklemektedir. Çünkü çok iyi bir konuşmacı olan Terazi her şeyden önce karşısındaki insanı etkilemeyi ve bu etkiyi kalıcı tutmayı ister. <strong>Bir Terazi insanını kendinizden uzaklaştırmanın en etkili iki yolu;</strong> birincisi kabalık, ikincisi ilgisizliktir. Bu ikisine kesinlikle tahammül edemez, bir sabretseler iki sabretseler bile üçüncü de mutlaka tası tarağı toplayıp arkalarına bakmadan topuklarlar. Duygusal gel-gitlerini en şiddetli uçlarda yaşasalar da mantıklarının ısrarla hayır dediği bir şeyi onlara kabul ettirmek mümkün değildir. Yumuşak başlı ve kolay kandırılabilir görünmelerine rağmen ali cengiz bir zekaları ve gerektiğinde keskin dikenleri olan, acımasız bir dilleri vardır. Damarına fazla basıldığında o sakin halinden eser kalmaz, madalyonun ters yüzü karşısında dehşete düşebilirsiniz. O yüzden siz siz olun, asla bir Terazi'nin zorlukla kurduğu dengesini bozmaya kalkmayın. :) <strong>Sanatçı Burcu Olarak Bilinir!</strong> Burcun gezegeni Venüs aşkı, sanatı, hayatın bedensel ve manevi ince zevklerini temsil eder. Lüks yaşama, yeme-içme-gezme ve giyim kuşama takıntılı derecede düşkün, aşırı seçici, bazen fazla eleştirel insanlardır Teraziler. Dışa dönük yapılarına karşın sivrilmiş gözlem güçleri ve olayları her yönüyle, kılı kırk yararcasına inceleyen düşünme biçimleriyle iç dünyaları fazla zengin ve kelimelerle arası zahmetsizce iyidir. Bu sebepten tarihte iz bırakmış birçok yazar ve düşünürün bu burçtan çıkmış olduğunu görünce şaşırmayız. <strong>Terazi Burcunun Sansasyonel Ünlüleri</strong> <img class="wp-image-49746 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/09/resized_5a1ad-297ebe3dlkhlkjh-271x300.jpg" alt="" width="891" height="986" /> Ergenlik döneminde yazdığı şiirlerle sadece yaşadığı zamana değil tüm zamanlara damgasını vuran, günümüzde bile müzisyen, sinemacı, yazar ve şair pek çok kesimden insanı etkilemeye devam eden asi şair <strong>Arthur Rimbaud.</strong> <img class="wp-image-49747 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/ezgif.com-gif-maker-3-2-300x128.jpg" alt="" width="1172" height="500" /> "Tanrı öldü!" çıkışıyla felsefenin çehresini sonsuza kadar değiştiren, yapıtlarıyla yıllardır spekülasyonlara neden olan dertli ve uyumsuz Alman filozof <strong>Friedrich Nietzsche</strong> <img class="wp-image-49748 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/09/152909027-pd-f.-scott-fitzgerald-300x240.jpg" alt="" width="1004" height="803" /> "Muhteşem Gatsby" romanı ile ölümsüzleşen, eşi Zelda ile yaşadıkları tutkulu aşk ve bohem hayat tarzı ile bugün bile filmlere, kitaplara ilham kaynağı olan İrlanda asıllı Amerikalı yazar <strong>F. Scott Fitzgerald</strong> <img class="wp-image-49749 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/09/artist__149199-249x300.jpg" alt="" width="840" height="1012" /> Film uyarlamasında Audrey Hepburn'un baş karakterini canlandırdığı "Tiffany'de Kahvaltı" edebiyat dünyasını sarsan "Soğukkanlılıkla" gibi kült kitapların yazarı, Marilyn Monroe'nun bir zamanlar yakın dostu, çalkantılı ilişkilerin insanı <strong>Truman Capote</strong> <img class="wp-image-49750 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/ezgif.com-gif-maker-4-1-1-300x145.jpg" alt="" width="917" height="443" /> Dillere destan güzelliğiyle "Ve Tanrı Kadını Yarattı!" dedirten Fransız sinema oyuncusu <strong>Brigitte Bardot</strong> <img class="wp-image-49751 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/eminem-1160x680-1-300x176.jpg" alt="" width="1190" height="698" /> Milenyumun ilk yıllarında müzik endüstrisine çektiği orta parmakla ve skandal şarkı sözlerine çektiği alaycı kliplerle beşik gibi sallayan rap müziğin yaramaz çocuğu <strong>Eminem</strong> <img class="wp-image-49752 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/3256173_1920x1080-300x169.jpg" alt="" width="817" height="460" /> Türkiye Tiyatro Tarihinin gelmiş geçmiş en önemli değerlerinden sevgili <strong>Yıldız Kenter</strong> <img class="wp-image-49753 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/868656-1759776001-300x200.jpg" alt="" width="953" height="635" /> 90'lardan günümüze şarkıları, klipleri, mütevazi tavrı ve toplumsal olaylar karşısındaki duyarlılığıyla gönlümüzün megastarı <strong>Tarkan</strong> Elbette liste daha uzar gider... Çok sevdiğim bir arkadaşım kızgın olduğu eski sevgilisine küfürle karışık... "bir insan olmanın sebebi burcun değil, her şeyi buna bağlayamazsın!" demişti ve çok haklıydı. Hayatımızı yıldızlara ve ne hikmetse hep geri giden Merkür'e bağlamadan ama burçsuz da kalmadan diyelim... 90'lardan esprili bir şarkıyla yazımı burada sonlandırıyorum. Özellikle tüm Terazi ve yükselen Terazilere sevgiler! :) <strong>Melis Sökmen - Burçlar</strong> https://www.youtube.com/watch?v=g0mWY8WL3Rk İyi dinlemeler 🎶

6

<strong>Yayın hayatına Mart 2021 itibariyle Radyo Modyan'da başlayan Eylül 2022 itibariyle Spotify başta olmak üzere tüm podcast mecralarında yayınlanmış 32 bölümü bulunan Hayatta Kalma 202'yi daha önce dinlemiş miydiniz?</strong> Sansürsüz, dürüst, içten ve +18 gerçek hayat hikayeleri dinlemekten hoşlanıyorsanız hemen bugün evde, arabada, otobüste, mutfakta ya da sporda kulaklıkları takıp sesi yükseltmenizi tavsiye ederim. Yalnız belirtmekte fayda var, içerikler toplum normlarının epey ötesinde olduğundan ilk dinleme için en uygun yeri ve zamanı önceden belirlemeniz yararınıza olabilir. Etrafınızda yabancı kulaklar varken rahat edemeyebilirsiniz. Çünkü duyduklarınız karşısında bazen kahkahalarınıza engel olamayabilir, istemsizce gözleriniz dolabilir ya da yüzünüz kızararak kıkır kıkır gülebilirsiniz... <img class="wp-image-49417 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/1414973-1616609573067-229b8764f78bf-1-300x300.jpg" alt="" width="889" height="889" /> <strong>Hayatta Kalma 202 Ne Hakkında, Ne Anlatır?</strong> Moderatörlüğünü yazar ve performans sanatçısı Kara Şimşek'in, yapımcılığını Türkiye'deki LGBT+ edebiyatın önemli temsilcilerinden Fırat Uran'ın üstlendiği <strong>Hayatta Kalma 202</strong> tamamen gerçek hayat hikayeleri ve çok çeşitli insanlık durumlarından oluşur. Hakkında yüksek sesle konuşamadığımız meslek grupları, fanteziler, alternatif hayatta kalma tarzları, günümüz alt kültür sorunları vs başta olmak üzere çetrefilli konular, öğrenilmesi zor, idrakı emek isteyen "hayat dersleri" hakkındadır. İlk 6 bölümde Kara Şimşek solo olarak, kendi sıra dışı yaşam deneyimlerinden yola çıkarak dinleyici ve potansiyel konuklarını selamlar. Meselenin kendisinden ibaret kalmayacağını ve sesin, hikayelerin tüm şehre yayılacağının vurgusunu yaparak. Nitekim 7. bölümden itibaren her biri birbirinden renkli konuklarını ağırlamaya başladığını görürüz. Konu başlıkları: Seks, Ölüm, BDSM, Meslekler, LGBT+ olarak kategorilere ayrılmıştır. Deri ceket şehirde dolaşmaya devam etmektedir, bir sonraki konukla bir içki masasında tüm sırları açıkça ve dostça konuşmak üzere. <strong>"Bu podcastı tüm önyargılarınızı kapının dışında bırakarak dinleyiniz."</strong> <strong>Hayatta Kalma 202 Bölümleri</strong> 1-Bir Hayat Kadınının Kızı Olarak Hayatta Kalma 2- Bayan Sohbet Operatörü Olarak Hayatta Kalma 3- Sugar Daddy Bularak Hayatta Kalma 4- Falcı Olarak Hayatta Kalma 5- Yarışma Programlarına Seyirci Olarak Katılarak Hayatta Kalma 6- Bar Çalışanı Olarak Hayatta Kalma 7- Master Olarak Hayatta Kalma 8- Köle Olarak Hayatta Kalma 9- 31 Çekerek Hayatta Kalma 10- İstanbul Gecelerinde Hayatta Kalma 11- Only Fans Hesabı Açarak Hayatta Kalma 12- Sadist Olarak Hayatta Kalma 13- Yoğun Bakımda Erkek Hemşire Olarak Hayatta Kalma 14- Strap-on Takarak Hayatta Kalma 15- İntihar Ederek Hayatta Kalma 16- Soyunma Odalarında Hayatta Kalma 17- HIV+ Olarak Hayatta Kalma 18- Threesome Yaparak Hayatta Kalma 19- 50 Yaşından Sonra Porno İzleyerek Hayatta Kalma 20- Fisting Yaparak Hayatta Kalma 21- Annemi Kaybederek Hayatta Kalma 22- Kocamdan Boşandıktan Sonra Lezbiyen Olarak Hayatta Kalma 23- Otopsi Yaparak Hayatta Kalma 24- Sorularla Hayatta Kalma 25- Okcupid Açarak Hayatta Kalma 26- 47 Yaşından Sonra Gay Olarak Hayatta Kalma 27- Reset Atarak Hayatta Kalma 28- New York'ta Hayatta Kalma 29- Jigolo Olarak Hayatta Kalma 30- Çıplaklar Kasabasında Hayatta Kalma 31- Boşanma Avukatı Olarak Hayatta Kalma 32- Gay Evlilik Yaparak Hayatta Kalma 3. sezonuyla aktif yayın hayatına tam gaz devam eden Hayatta Kalma 202'yi Spotify, Google/Apple Podcast, iTunes ve tüm podcast mecralarından dinleyebilirsiniz. İlgilileri için instagram sayfasının linkini aşağıya bırakıyorum. https://www.instagram.com/hayattakalma202/ <strong>Kara Şimşek'in dediği gibi;</strong> <strong>İçkilerinizi tazeleyin</strong> <strong>Üstünüze rahat bir şeyler giyin</strong> <strong>Ve deri ceketi takip edin.</strong>

1
B
burcueken
·19 Eyl 09:08·Müzik

Yaşını başını almış, aşırı nikotin ve viskiden sesi yosun tutmuş yaramaz bir çocuk piyano başında geceye gürlercesine şarkı söylüyor. Masalarında coşkuyla müziğe tempo tutan, emekli maaşını bar köşelerinde hunharca harcayarak kefeni yırtmaya çalışan 65 yaş ve üstü bir topluluk var. Barın adı <strong>"Köprüden Önce Son Çıkış"</strong> diyelim. İlk içkilerin ardından saatler ilerledikçe, zaman kadehler gibi boşaldıkça, gözler boşluğa hüzünle dalarken Tom Waits isimli bu haşarı fakat aynı zamanda bilge çocuk yaklaşmakta olan sonun tik taklarına vurgu yaparcasına ağırdan fısıldıyor <strong>"You Can Never Hold Back Spring" </strong>Yaşlı birkaç çift birbirlerine sarılarak dans ediyorlar, bir ilkbahar akşamüstü el ele tutuştukları ilk anı hatırlayarak... <img class="alignnone wp-image-48636" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/th-2-19-300x150.jpg" alt="" width="842" height="421" /> <strong>Kimdir Bu Tom Waits?</strong> 7 Aralık 1949 Kaliforniya doğumlu 72 yaşındaki Amerikalı müzisyen, şarkı yazarı ve oyuncu. Bilhassa çağdaşı Nick Cave, Iggy Pop, Patti Smith, Bob Dylan, Mick Jagger, Keith Richards gibi önemli isimlerle birlikte <strong>rock</strong> müziğinin yaşayan efsaneleri arasında yer alır. Bugüne gelinceye kadar 17 stüdyo albümüne imza atmış, Coffee and Cigarettes, Down by Law filmlerinde yakın dostu Jim Jarmusch ile oyuncu olarak çalışmış, pek çok filmin soundtrack albümünde yer almıştır. Gençliğinin ilk yıllarında bar kapılarında bolca viski içerek fedailik yapmış, Beat Generation karakterlerinden etkilenerek yollara düşmüş, yolda geçen yıllar boyunca türlü kavgalara ve belalara bulaşmış, şarkı sözü yazmaktan ve her biri ayrı bir hissi, atmosferi, hikayeyi çağrıştıran şarkılarını söylemekten vazgeçmemiştir. <img class="alignnone wp-image-48637" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/th-36-300x200.jpg" alt="" width="1064" height="709" /> Şarkılarında bazen kırık bir kalbin dokunaklı feryadı, bazen dünyaya kafa tutan iflah olmaz bir serserinin sarhoş isyanı, bazen baştan çıkaran çapkın bir erkeğin karşı konulmaz flört daveti, bazen de zamanla girişilen faydasız mücadelede geçmişle birlikte insanın aldığı kapanmayan yaralar göze çarpar. Her mevsime ve insanlık haline uygun bir Tom Waits şarkısı bulmak mümkündür. <strong>Benim Favorim Olan Tom Waits Albümleri</strong> Son dönem albümlerinden birkaçı hariç her albümünü severim aslında. Ama bazı albümleri vardır ki gün içinde tekrar ve tekrar açar dinlerim. İşte o albümler; - Closing Time (1973) - Blue Valentine (1978) - Rain Dogs (1985) - Bone Machine (1992) - Mule Variations (1999) - Alice (2002) - Blood Money (2002) - Real Gone (2004) <img class="alignnone wp-image-48638" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/th-3-17-300x225.jpg" alt="" width="817" height="613" /> Siz de kendinizle yalnız kaldığınız bir sonbahar gecesi bir Tom Waits albümü seçin, bir fincan sıcak kahve ya da bir kadeh şarap/viski yanınıza alarak cam kenarına ilişin. O sessizlik içinde fonda Tom Waits şarkı söylemeye devam ederken içinizde daha önce dokunmadığınız hislere ve köşelere dokunmaya cesaret edin. Nefes alın ve nefes verin. Acele etmeden. Bu dünya ötesi sese kendinizi bırakarak... Öyleyse yazımı bir Tom Waits şarkısıyla sonlandırayım: Dead And Lovely https://youtu.be/XxCZC5dF8D8 İyi dinlemeler

5
B
burcueken
·14 Eyl 09:36·Sinema - TV

<strong>Kitapevlerinin özellikle kişisel gelişim rafları arasında gezinirken Osho adıyla mutlaka karşılaşmışsınızdır. Hatta bu yazıyı okuyanlarınızdan bazılarının en az birkaç kitabını satın alıp okumuş olması da son derece muhtemeldir. Peki, kitapları yıllardır onlarca farklı dile çevrilen, adı çok satanlar listesinin vazgeçilmezleri arasında yer alan, halk arasında "Guru" olarak anılan Osho'yu ne kadar tanıyorsunuz? Ya da tanıyor musunuz? Kim bu adam?</strong> Önceden belirtmeliyim ki belgeseli izlemeden önce kitap isimleri ve arka kapak yazıları ilgimi çekse de hiç Osho okumamıştım. Ne de bu adamın yazar ve düşünür olduğu bilgisinin dışında onunla ve nasıl bir hayat yaşadığıyla ilgili herhangi bir fikrim yoktu. Belgesel izlemekten hoşlanan birisi olarak bir gün Netflix'te rastgele dolaşırken karşıma çıktı Türkçe'ye Vahşi Kırlar olarak çevrilen 6 bölümden oluşan "Wild Wild Counrty" Daha ilk bölümünün 10. dakikasında beni içine çekip aldı ve bir gün içinde tuvalet molaları dışında yerimden neredeyse hiç kımıldamadan tek solukta bitirdim bu şoke edici belgeseli. <strong>Wild Wild Country Ne Anlatıyor?</strong> Belgeselin başında Hintli bilge Bhagwan Shree Rajneesh yani nam-ı değer Osho'yu kendi ülkesinde Rajneeshyani öğretilerini yayarken ve ilk sağlam müritlerini etrafında toplarken görüyoruz. Ki bunların en başında 16 yaşında Guru'yla tanışınca tüm hayatı sonsuza kadar değişen, birkaç yıl sürmeden Osho'nun yardımcısı, sağ kolu mertebesine yükselen Sheela'yı görüyoruz. Çığlık çığlığa çılgın orjiler, aşırıya kaçan meditasyonlar ve dedikodulara yol açan sır perdesi özel seanslar kendi ülkelerinde hoşnutsuzlukla karşılaşınca büyük uğraşlar ve araştırmalar sonucunda Oregon'da devasa bir arazi satın alarak bildiğiniz sil baştan elektriği, bankası, marketi, nehri, okulları, ibadet yerleri olan bir şehir inşa ediyorlar. Elbette tarikatın sıkı müridi olan, her biri alanında uzman, en iyi okullarda okumuş, zengin ve büyük bir topluluğun sabah akşam durmaksızın çalışmaları sonucunda... 6 bölüm boyunca bu tarikatın kapıları yoksullara tamamen kapalıyken dolar akışını sağlayan bonkör destekçilere ne kadar düşkün olduğunu net bir şekilde görebiliyoruz. Seks düşkünü Guru'ya tapan, onu elmas, altın, Rolls Royce, güç, şehvet, tepeden tırnağa lüks yaşamla besleyen, dünyanın dört bir yanından sayıları katlanarak artan milyonlarca Rajneesh... (Osho'nun ölmeden önce en az 90 adet Rolls Royce marka arabası olduğu söylenmektedir.) <strong>Kısaca özetlemem gerekirse; Kendi inancını özgürce yaşamak ve yaymak isteyen görünürde masum bir topluluğun hızla ve hırsla nasıl tehlikeli bir tarikata dönüştüğünün ve bu süreçte yaşadıkları içeride dönen entrika ve parçalanmalarının, Oregon sakinleriyle aralarında ne dehşet verici şeyler yaşandığının belgeselidir Wild Wild Country</strong>. Daha fazla spoiler vermemek için yazımı burada sonlandırırken belgeselin fragman linkini aşağıya bırakıyorum. Şimdiden herkese iyi seyirler dilerim! <strong>Wild Wild Counrty Trailer:</strong> https://youtu.be/hBLS_OM6Puk &nbsp;

B
burcueken
·13 Eyl 13:57·Sinema - TV

<strong>"La Nouvelle Vague" Türkçe tabirle Fransız Yeni Dalga akımını daha önce duymuş muydunuz?</strong> The French New Wave, 1950'lerin sonlarında Andre Bazin, Jean Luc Godard, François Truffaut, Claude Chabrol, Eric Rohmer gibi film eleştirmeni, yapımcı ve yönetmenler başta olmak üzere İtalyan Yeni Gerçekçilik hareketinden etkilenen sinema tutkunu bir grup entellektüelin endüstri sinemasının çürümüşlüğüne meydan okuyarak ve onun tekniğini birçok bakımdan yapı bozuma uğratarak meydana getirdikleri oluşumun adı. Özellikle 60'lı yıllarda altın çağını yaşayan bu isyankar topluluğun öyle yaramaz bir ele başı var ki... 13 Eylül 2022 yani bugün 91 yaşında hayata gözlerini yumduğunu az önce öğrendim. Aykırı filmleri, siyasi duruşu, sinemaya felsefi ve şiirsel bir açıdan eşsiz yaklaşımı, kalıplara sığmayan asi karakteriyle yıllarca (aralarında efsanevi The Doors solisti Jim Morrison, Sasha Grey gibi marjinal isimlerinde olduğu) farklı jenerasyonlardan milyonlarca kişiyi etkilemiş bu önemli ismin adı: <strong>Jean Luc Godard</strong> <img class="wp-image-47440 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/ezgif.com-gif-maker-3-1-300x169.jpg" alt="" width="820" height="462" /> 3 Aralık 1930 doğumlu Jean Luc Godard, başrolünü Jean-Paul Belmando ve Jean Seberg'in paylaştığı henüz ilk uzun metraj filmi olan (dilimize Serseri Aşıklar diye çevrilen) A bout de souffle filmiyle bile uluslararası sinema çevrelerinde sarsıcı bir şok etkisi yaratarak tarihin sayılı kült filmleri listesine adını büyük harflerle yazdırdı. <strong>Jean Luc Godard Filmleri</strong> 91 yıllık ömrü boyunca sayısız ödüle layık görülen bu oldukça üretken çılgın dehanın en önemli filmleri arasında; - Le Pierrot le Fou - Le Petit Soldat - Vivre sa vie - Alphaville - Notre Musique <img class="wp-image-47441 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/ezgif.com-gif-maker-4-1-225x300.jpg" alt="" width="1143" height="1524" /> - Une Femme est Une Femme - Masculin, Feminin - La Chinoise - Bande â part - Week-end - Deux ou trois choses que je sais d'elle <img class="wp-image-47446 aligncenter" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/09/ezgif.com-gif-maker-5-1-225x300.jpg" alt="" width="1395" height="1860" /> - In Praise of Love sayılabilir. Bize bıraktığı miras, ilham ve kültür için kendisine teşekkür ediyor, kuralları ters yüz ederek film çekme algısını sonsuza kadar değiştiren bu özel ustayı kendi sözlerinden bir alıntıyla ebedi yolculuğuna uğurluyorum: <strong>LA MORT EST REPRESENTEE DANS LE FILM PAR UN FLOT D'IMAGES</strong> <strong>ÖLÜM BU FİLMDE İMAJLARIN AKIŞI İLE TEMSİL EDİLİR</strong>

<strong>Bu sabah uyandığınızda kendinizi nasıl hissettiniz? </strong> Erken ya da geç bir saatte alarm, matkap, çocuk, mama bekleyen kedinin/köpeğin, sokakta bağıran işçilerin sesiyle, sevgilinizin/eşinizin öpücüğü, annenizin terliği, kafanızdaki seslerin gürültüsü ya da gece boyunca terden tişörtünüzü sırılsıklam yapan bir kabusun olağanca şiddetiyle... Yani bir şekilde "uyandınız." Aceleyle dişleri fırçalayarak, çocuklara kahvaltı hazırlayarak, geceden kalmalığı geçirecek yollar arayarak, bir kahve içmeye vakti olmayarak ya da bunların tam tersi hiçbir telaş olmaksızın gönül rahatlığıyla yeni bir güne daha başladınız... Güzel... Uyku için yarı ölüm derler. Siz uyandığınızda kendinizi genellikle nasıl hissedersiniz bilemem ama ben her sabah uyandığımda azraili bir kez daha başımdan savmış hissederim kendimi, en azından tek bir günlüğüne bile olsa. Hatta günün sonunda kendimi yorgunlukla tekrar yatağa atacağım ana kadar.. Elimde tek yön gidiş biletim varmış gibi. Ve yaşanacak yeni bir günle birlikte bekleyen maceralara atılmaya hazırımdır. <strong>"Dünyanın bütün sabahları geri dönüşsüzdür." </strong> Sözünü daha önce duymuş muydunuz? Pascal Quignard'ın 1991 yılında yayınlanan "Tous les matins du monde" isimli kitabından bir alıntıdır. Aynı zamanda kitabın adını Türkçe'ye çevirdiğimizde yine aynı sözle karşılarız: "Dünyanın bütün sabahları geri dönüşsüzdür." Kitabı henüz okumadım, okumayı da düşünmüyorum. Ama yıllar önce Alain Corneau'nun yönettiği film uyarlamasını izlemiş ve beğenmiştim. İlk kez orada karşıma çıkmıştı bu söz ve beni derinden etkilemişti. Hayatın günlük olağan keşmekeşi içinde bir o yana bir yana aile, iş, okul, çocuklar, toplum, insanlar, sorumluluklar, kira ve faturalar vs cenderesinde sürüklenirken pek aklımıza gelmez ölümlü olduğumuz. Oysa ki ertesi güne uyanacağımız her birimiz için meçhuldur. Buna rağmen durup bir düşünmeden "Ben nasıl bir hayat yaşıyorum? İstediğim hayatı mı yaşıyorum? Sahi ya, ben yaşıyor muyum?" diye, zaman akıp gider... Ve evet, tekrarı yoktur bu filmin. Heraklitos'un dediği gibi: <strong>"Aynı nehirde iki kez yıkanamazsın."</strong> Öyleyse bir durup soluklanmakta fayda var. Görünürde çok acilmiş illüzyonu yaratan hiçbir şey sanıldığı kadar önemli ve ertelenemez olmayabilir; kendimizle ve hayatla kuracağımız derin ilişki dışında. Çünkü kim ne derse desin soluduğumuz "sınırlı" nefes kimsenin değil; bize ait. Bu yüzden bugün siz de kendiniz için bir güzellik yapın. Ve ilerleyen günlerde o yataktan kalkma "uyanma şansına" sahip oldukça bunu bir alışkanlık haline getirin. Unutmayın ki siz iyi olursanız herkes iyi olur. Siz kötü olursanız sizin nasıl olduğunuzu pek sallamadan dışarıdaki hayat kendi halinde akar gider. Hep olduğu gibi... Ölümlü olduğumuzu bilmek güzel ve zamanımız bu yüzden değerli. David Bowie'nin çok sevdiğim bir şarkısının linkini aşağıya bırakıyorum: <strong>"We can be heroes, just for one day"</strong> David Bowie - Heroes https://www.youtube.com/watch?v=YLp2cW7ICCU İyi dinlemeler 🎶

B
burcueken
·9 Eyl 15:03·Müzik

<p><strong>Bir parti evindesiniz ya da mor loş ışıklarıyla bir barın köşesinde etrafı kesiyorsunuz.</strong></p><p>Kadınlar en kışkırtıcı giysilerini giyinmiş, erkeklerse vakur bir tavır takınarak birkaç hatun tavlama avında. Kadehler elden ele dolaşırken kahkahalar boşlukta yankılanıyor. Herkes kendini bir marka olarak pazarlamanın peşinde. Yeni arkadaşlıklar, telefon rehberine yarım yamalak (çoğunlukla isimsiz) kaydedilen numaralar, flörtleşen baygın gözler, dans pistinde salınan yarı sarhoş vücutlar... David Bowie'nin çok sevdiğim bir şarkısında da dediği gibi: "Tanıştığımızda birer yabancıydık." İsimleri ve yüzleri değilse bile ruhları birbirine yabancı insanlar arasında geçen bir gece bu. Şarkının sözlerindeki <em>"if you have no fun"</em> cümlesinden yola çıkarsak herkesin kelimelerle kendi hayatını satın alınacak bir diğer meta olarak ortaya saçtığı fakat aslında birbirine dokunmadan geçen, vestiyerdeki palto gibi gülümsemeler ve yüksek topuğu kırıldı kırılacak ayakkabılar gibi, makyajı aktı akacak türden; bir gece...</p><p>Michelle Gurevich yani nam- ı değer Chinawoman huzursuz sözleri ve kasvetli notalarıyla fısıldarcasına bir haykırış halinde. Bazen bağırmaya çalışırken sesinizin hiç çıkmadığını fark ettiğinizde ki gibi ağır ve derinden. Parti kızlarının feryadı gibi tülümsü bir şarkı havada süzülüyor. Kırgın, hassas ve bir o kadar vahşi. Çevrenizdeki en eğlenceli insanın beklenmedik bir anda intihar haberini aldığınız ya da majör depresyon teşhisi konularak hastahanede tedavi altına alındığını öğrendiğiniz oldu mu hiç? "O gülen gözlerin arkasındaki mutsuzluğu nasıl oldu da fark edememişim!" diye kendinize sorduğunuz... İşte öyle, yavaş yavaş ilerlerken, içinizi allak bullak eden, ne düşmenize ne de kalkmanıza izin veren, öylesine sallantılı, deniz tutması gibi bir şarkı: Party Girl. Bir söylentiye göre 40'lı yaşlarına gelinceye kadar eğlence ortamlarındaki insanların canlılığına imrense de hayatı boyunca içe dönük ve kapalı bir hayat yaşamış, 40'lı yaşlarına geldiğindeyse evin yolunu kaybederek kendisini fena halde dağıtmış, dağılmış bir kadının hikayesiymiş...</p><p>Elbette ki aslı astarı var mıdır bilemiyorum ama herkesi kendi içindeki parti kızı ve yaşanmış nice kayıp gecenin hatırasıyla baş başa bırakıyorum. <strong>Hisler yağmurlu bir günde dalgalı denize bırakılan kağıttan gemiler misali fondaki şarkıyla birlikte akıntıya kapılıp giderken...&nbsp;</strong>Belki biz evin yolunu buluruz?</p><p>Chinawoman - Party Girl</p><p>https://youtu.be/ANmL7LvNzdw</p>

B
burcueken
·7 Eyl 06:29·Sinema - TV

Yoksa siz hala 2016 yılında izleyiciyle buluşan, Phoebe Waller-Bridge imzalı, toplamda 2 sezon ve her biri 30 dakikanın altında 12 bölümden oluşan, İngiliz komedi-drama (kara komedi) dizisi Fleabag'i izlemediniz mi? Öyleyse bir an önce çayı kahveyi ocağa koyun, cipsleri çekirdekleri kapın, koltuğunuza kurulun ve play tuşuna basın. Dizinin ilk sezonunu mercek altına alalım.. <strong>Fleabag Kimdir?</strong> Londra'da yaşayan Fleabag kafası karışık, bağımlılık derecesinde sekse düşkün, asi ruhlu fakat bir o kadar hassas, ekonomik açıdan zor durumda olmasına rağmen kendi ayakları üstünde durma mücadelesi veren, dürüstlüğüyle göze çarpan, genç bir kadın karakterdir. En zayıf noktası bir erkek ona en ufak bir ilgi gösterdiğinde onu yatağa atmak ve hayata karşı olan öfkesini, hissettiği şiddetli duygusal boşluğu bu yolla dindirmeye çalışmaktır. Dizi boyunca seyircinin gözlerinin içine (kameraya) bakarak bizleri de yaşadıklarına suç ortağı ediyormuş hissi yaratır. Böylelikle onunla doğrudan empati yapmamızı sağlayarak yargı duvarımızı yıkmayı ustalıkla başarır ve zaten dizinin en büyük güç dayanağını bu izleyiciyle doğrudan kurduğu diyalog hali oluşturur. <img class=" wp-image-46203 aligncenter" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/09/resim_2022-09-07_091657469-Cropped-300x169.jpg" alt="" width="659" height="371" /> <strong>Fleabag Ne Anlatır? </strong> Dizinin baş karakteri Fleabag en yakın arkadaşıyla birlikte Londra'da küçük bir kafe işletmektedir. İki genç kadın sırt sırta vererek hem duygusal hem de maddi anlamda birbirlerine destek olmaktadırlar. Derken bir gün korkunç bir kazada (nedenini şimdi burada söyleyerek yeni izleyecek olanlara spoiler vermiş olmayayım) Fleabag arkadaşını kaybeder. Dizi boyunca izleyeceğimiz flashbacklerle nedenini en sonunda öğreneceğimiz bir ayrıntı olarak sürekli karşımıza çıkar bu ani ölüm. En iyi dostunun ölümüyle iyice yalnızlaşan Fleabag bir taraftan kafeyi tek başına açık tutmaya çalışmakta (kredi başvurusu reddedilince fazla umut ışığı kalmamıştır) bir taraftan rastgele seks ve duygusal açıdan onu tatmin etmeyen erkeklerle zamanını harcayarak sıkı bir öz yıkım sürecinden geçmektedir. Hayatının karmaşası içinde tamamen zıt karaktere sahip kız kardeşi, onun alkolik kocası, annesinin ölümünden sonra yeni müstakbel eşinin kuklası olan babası, bohem cici annesi ve elbette erkekler trafiği arasında hızla uçuruma yuvarlanan bir kaya misali mekik dokuyan ilişkiler ağını seyrederiz.. <strong>Fleabag Hakkında Birkaç Önemli Detay</strong> - Argoda "pislik, adi, aşağılık, küçük otel" anlamlarına gelen Fleabag ailesi tarafından Phoebe Waller-Bridge 'e takılmış bir isimdir. - Fleabag 2013 yılında Phoebe Waller-Bridge'in Edinburgh'da sergilediği tek kişilik tiyatro oyunundan 2016 yılında dizi formatına uyarlanmıştır. - Dizinin müzikleri Phoebe Waller-Bridge'in kız kardeşi Isobel Waller-Bridge tarafından bestelenmiştir. - Yayınlandığı döneme denk gelen 71. Emmy Ödülleri'nde hafızalardan silinmeyecek bir başarıya imza atarak 6 dalda ödülü göğüslemiştir. -Diğer dizilerin aksine, Fleabag direkt olarak izleyiciyle konuşuyor. Şuan benim yaptığım gibi... -Fleabag dizide birçok hayat dersleri alıyor. Bazen komik yoldan bazen de zor yoldan. -Dizinin konusu sex bağımlılığı gibi gözükse de aslında; tutku, ilişkiler, depresyon ve ailedir. Diziyi izlemek isteyenler için işte fragman:

<strong>"Bugün değil, yarın."</strong> Tehlikenin bu cümleyle başladığını söylesem ne düşünürdünüz? Benliğiniz için zamanla ölümcül hale gelebilecek, üstelik kanser gibi sinsice tüm hücrelerinize yayılan ciddi bir hastalığın tam olarak bu "masum" cümleyle başladığını? Sözgelimi, işte ya da okulda delice bir koşturmacayla geçen yorucu bir günün ardından nihayet boş zamana kavuştuğumuzda ya da hafta boyu durmaksızın çalışıp iple çektiğimiz izin günü nihayet göz kırptığında öyle tatlı ve kolaydır ki yapılması gereken işleri ertesi güne erteleyerek "Aman, ne olmuş! Yarın yaparım. Daha zamanım var" deyivermek. "Nasılsa arkamdan atlı kovalamıyor" diye düşünerek "yarına" ertelediğiniz kaç iş yüzünden panik ve sıkıntı yaşadığınızı hatırlıyor musunuz? Yıllardır kitap yazma hayali kurduğu halde eline kalemi aldığı anda esneyerek geri çekilen, bir yabancı dili iyi konuşabilecek şekilde öğrenmek istediği halde bunun için somut hiçbir adım atmayan, işinden hiç memnun olmadığı halde istifa etmeyi erteleyerek yakınmaya devam eden, boşanmak için can atmasına rağmen inisiyatif almaktan çekindiği için bitmiş bir evliliği zoraki sürdüren, para biriktirmeye karar verdiği halde gereksiz harcamalardan ayın sonunu göremeyen, spora/ diyete "yarın başlıyorum" demesinin üstünden beş sene geçmiş olmasına rağmen hiçbir ilerleme kaydedememiş kaç kişiyi tanıyorsunuz etrafınızda? Bu kişi siz olabilir misiniz? Yer yer sorumluluklarımızdan kaçmak suçlu bir zevk veriyor olsa da büyük resme dönüp baktığımızda gördüğümüz şeyden mutlu muyuz? Kendimize sormamız gereken en önemli soru bu. Dönüp baktığımızda sırf erteleme hastalığımız yüzünden neleri kaçırmışız? Üstelik farkında bile olmadan. Neler uçup gitmiş hayatımızdan? Ertelememiş olsaydık şimdi nasıl bir hayatımız olurdu? Artık çok mu geç? Acil ne yapılabilir? Huylu huyundan vazgeçer mi? Öncelikle huylunun huyundan vazgeçmesi zaman, emek, bazen de para alır. Bazen kalp kırıklarına ve göz yaşlarına sebep olur. Zordur evet ama samimi istek, istikrar ve kararlılıkla gayet mümkündür. Mesele insanın değişmeyi ne kadar istediği ve bunun için neleri göze alabileceğidir. Kolay kazanılmış zaferler, hızlı bezginliklere sebep olur. Pes etmeden uğruna mücadele ettiğimiz şeylerinse değeri paha biçilmezdir. Çok severek okuduğum birkaç alışkanlık kitabında dikkatimi çeken yaptığımız en önemli yanlış acelecilik huyumuzun hayatımızı ne denli baltaladığıydı. Her şeyi hemen ve şimdi istiyoruz. Armut piş ağzıma düş. Süreç doğal olarak istediğimiz gibi hızlı işlemeyince de havlu atmaya dünden razıyız.. Oysa ki sabır, buradaki anahtar kelime, ve bırakmamak. Seçtiğimiz bir alanda her gün ufak ama düzenli adımlar atarak bile görmeyi umduğumuz kişiye dönüşmemiz aslında kaçınılmaz. Örneğin; - Her gün düzenli bir sayfa yazı yazan bir kişi ayda 30 sayfadan 6 ay gibi kısa bir süre içinde 180 sayfalık ortalama bir kitap dosyasını elinde tutuyor olur. - Her gün düzenli bir saat yürüyen ya da haftada üç gün düzenli bir saat spora giden bir kişi 6 ay içinde istediği vücuda kavuşmakta olduğunu gözlemler. - Dil öğrenmeye niyetlenmiş bir kişi internetteki kaynaklardan kendi kendine her gün 1 saat çalışarak ya da bütçesi bazında uygun bir yabancı dil kursuna yazılarak 6 ay içinde konuşmayı istediği dille ilgili en azından başlangıç seviyesini tamamlamış olur. - Her gün kenara düzenli 10 ₺ para koymayı kendine alışkanlık edinen bir kişi yılın sonunda fazladan 3.600 ₺ biriktirmiş olur.. Bu saydığım örnekler sizlerin de listeye ekleyecekleriyle uzar gider.. Özün sözü, günlük hayatın akışına ve kaosuna kapılıp giderken neleri ertelediğimizin farkına varmak ve "bugün" harekete geçmek. Sevgili Mevlana'nın da vurguladığı gibi: <div class="ujudUb"><strong>"Dünle beraber gitti cancağızım,</strong> <strong>Ne kadar söz varsa düne ait…</strong> <strong>Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…"</strong></div>

8
B
burcueken
·26 Ağu 12:07·Köşe Yazısı

<em><strong>''Gerçekler yüzünden ölmemek için sanata sahibiz.'' </strong><strong>demiş sevgili Alman düşünür, filolog, kültür eleştirmeni, şair ve besteci Friedrich Nietzsche.</strong></em> Bu bana yıllar önce izlediğim bir Metallica belgeselinde San Quentine hapishanesi mahkumlarına konser verdiği sırada içtenlikle onlara seslenerek ''Eğer bu sahnede olmasaydım çoktan sizin aranızdaydım'' itirafında bulunan solist James Hetfield'ı hatırlattı. Kuşkusuz dünyanın her neresinde yaşıyor olursak olalım belli bir coğrafyanın dertleri ve aile travmalarıyla düşe kalka büyüyoruz. Özellikle bir kimlik yaratmak için didinip durduğumuz çocukluk ve ilk gençlik yıllarında maddi ve manevi acılarımız katmerlenerek bizimle birlikte büyürken giderek şiddetlenen duygularımızı ifade etmek üç maymunu oynayan toplum ve akran baskısı arasında güçleşiyor. Derin iletişimsizliğin ve kopukluğun doğal bir sonucu olarak ya gün be gün öfkemize yenilip hiç istemediğimiz bir kişiye dönüşüyoruz  ya da daha kötüsü her şeye susup kafa sallayarak, gırtlağımıza oturan bir çığlığı hep erteleyerek zamanla konuşabilme, özgür bir birey olarak var olabilme ve andan keyif alabilme gibi en temel yeteneklerimizi kaybediyoruz; yani insanlığımızı. İnsan yaratıcı ve sosyal bir varlıktır. Hatta son dönemde yapılan nörobiyoloji araştırmalarının vurguladığı üzere sosyalleşmek hayatta kalma piramidinin yeme-içme-konaklama gibi en temel ihtiyaçlar listesinde yer alıyor. Sanatın özü iletişime geçme isteğidir. Görülmek, zamanda ''Ben varım'' demek, yaşadığına dair bir kanıt beyan etme çabası. <img class="aligncenter wp-image-43025 size-full" src="https://dergio.com/wp-content/uploads/2022/08/van-gogh-the-immersive-experience-london-3.jpg" alt="" width="805" height="540" /> <em><strong>"Mağara duvarına parmaklarıyla kazıyarak gördüklerinin resmini çizen o ilk insanların izlerine rastladığımızda tüylerimiz ürpermiyor mu? Ya da günümüze kadar uzanan tarihi devasa mimari eserleri, müzelerdeki tabloları, antik tiyatroları, heykelleri gördüğümüzde? Çağlar önce yaşamış şair ve yazarları okuyup aradan yüzyıllar geçmesine rağmen bazı sorunların hiç mi hiç değişmediğini fark ettiğimizde? Kahvemizi ya da şarabımızı yudumlarken dinlediğimiz klasik müzikle bambaşka alemlere sürüklendiğimizde? Tüm bu saydıklarımda insanı özünden iyileştiren bir büyü olmadığını söylemek mümkün mü?"</strong></em> Kronik depresyon hastalarına sıklıkla duygularını serbest çağrışım yoluyla yazmaları, depresif karakterlerin daha sık dans etmeleri, sosyalleşme sorunu olan kimselerin bir tiyatro kursuna yazılmaları tavsiye edilir. Çünkü sanat en önce kendimizle aramızda bir köprü kurarak, başkalarıyla aramızdaki uçurumları kapatmakta yadsınamaz önemde bir rol oynar. Öyleyse Stella Adler'e ait şu güzel sözle yazımı sonlandırıyorum: <em><strong>''Hayat, kimi zaman ruhunuzu yorar ve ezer, bu durumlarda sanat ruhunuzu güçlendirir.''</strong></em>

8