Bireysel özgürlüğün toplumsallaşması

3 dk


Özgürlük, tüm düşünce tarihi boyunca insanın varoluşuyla doğrudan ilişki içinde olan özellikle felsefe tarihinde en önemli ve kapsamlı bir sorun niteliği taşımaktadır. İnsan varlığından bu yana özgür olup olmadığı sorusu varoluşu açısından en temel sorundur. Bir düşünsel etkinlik niteliğindeki bu problem özgürlük tanımlarını yetersiz kılmaktadır. Özgürlük kavramını tanımlaştırma çabaları her tanım için bir sınırlar silsilesinden ziyade anlam ifade etmeyecektir. Sınırlı tanımlamaların ardındaki bu sınırsız kavram birey üzerinde ulaşılması gereken bir gaye olmuştur.
İnsan içinde bulunduğu dünyanın farkına vararak çevresinden farklı bir birey konumunu kendinde farkedip ayrıldığı süreçte bireyleşme çabasına girmiştir. Bireyleşme süreci içerisinde bağımsız bir varlık olarak görmesi, özgürlüğün anlamını da bireye özgü bir nitelik haline getirmektedir. Bireyin başlangıçtaki bağlarından koparak gelişmesi süreci, “bireyleşme” diyebileceğimiz bu süreç çağdaş tarihte Reform Çağı ile içinde bulunduğumuz dönem arasındaki yüzyıllarda doruk noktasına ulaşmış gibi görünmektedir[1].
Birey kendini dış dünyaya bağlayan ögelerden ne kadar ayrı ise o kadar özgürdür. Anne karnındaki bir bebek henüz özgürlüğünü edinmemiştir. Plasenta ile anneden beslenmek ve büyüme aşamasını desteklemek zorundadır. Annenin doğumu ardından bebeğin anne ile tüm bağları kopmuştur. Özgürlüğün eşiğindedir.  Fakat bu durumda da bebek henüz anneden kopmuş sayılmamaktadır. Anne karnındaki varlığı anne ile ‘ilk bağ’ olarak adlandırırsak , dış dünya ile bir araya geldiği bu anda ise bebeğin anneye ihtiyacı gereği , ön koşulda bir güven bağının olduğunu ifade edersek bu da ‘ikinci bağ’ şeklinde anlamlandırılabilir. “Demek ki özgürlük, bu evrim aşamasına ulaşıldıktan önceki özgürlükten farklı bir anlam taşımaktadır”[2]. Bu aşamadan sonra bu kavramları bireysel ve toplumsal gelişmeyle olan ilişkisini açıklığa kavuşturmak gerekecektir.
Bireysel özgürlüğün peşinden koşan insan her ne kadar ‘ben’ olgusu gelişse de bunun ortaya çıkmasındaki neden de yine toplumun kendisidir. Ben olgusu ve bireyselleşme düzeyi de toplumun belirleyici özelliklerinin bir sonucu olmasıdır. Toplumun belirleyici özellikleri bireyi de bu belirlenimin içine sürüklemektedir.
Bireysel özgürlüğün toplumsallaşma sürecindeki en önemli etkenlerden biri de yalnızlıktır. Annenin doğum yaptıktan sonra bebeğinin anneye ihtiyacının olması yani daha önce de bahsedilen ‘ikinci bağ’ , basit fakat etkili bir örnek teşkil etmektedir. Toplumdan soyutlanmış bir birey güçsüzlük ve kaygı durumu içerisine girer. Yalnızlıktan korkan ve kaygı duyan birey toplumsallaşma yolunda ilk adımı atarak diğer bireylerle bağ kurar. Yalnız kalmak ve kaygıya düşmek çekilmez bir yaşam olarak görüldüğü anda birey özgürlükten kaçarak toplum içerisinde kendi mevcudiyetini sürdürmektedir.
Çağdaş toplumlardaki çağdaş insanların özgürlük anlamlarına baktığımızda bireysel önemsizlik , güçsüzlük duygusu, kapitalizmin ve bireyciliğin temel özelliklerini tam ortaya çıkış nedenleriyle çözümlemekte ve farklı bir ekonomik ve siyasi sistemle karşılaştırma olanağı sunmaktadır.[3]
Ortaçağ toplumlarına baktığımızda çağdaş topluma nazaran bireysel özgürlüğün olmadığı konusunda bu ayrımı netleştirmekteyiz. Kişisel, ekonomik, ve toplumsal yaşam neredeyse hepsini kapsayarak kural ve yükümlülüklerin egemenliği altındaydı. Tanrı inançları onlara korku ve kaygıdan çok güven ve sevgi vermekteydi.
Ortaçağ toplumundaki kişilerin bireyselliklerinin farkında olmadıklarını  Jacop şu sözleriyle anlatmıştır:
“ Ortaçağ’da insanın bilinçliliğinin her iki yönü de – kişinin kendine yönelik bilinçliliği de – dış dünyaya yönelik bilinçliliği de – ortak bir örtünün altında , yarı uyur yarı uyanık , düşler içinde yatmaktaydı . Dünyayı ve tarihi garip renkler içinde gösteren bu örtü inançtan yanılsama ve çocuksu zihinsel etkinliklerden dokunmuştu, insanoğlu,  yalnızca bir ırkın , halkın, partinin , ailenin ya da bir iş birliği biriminin bir üyesi olarak – yalnız ve yalnız herhangi bir genel kategori içinde- kendisinin bilincindeydi.”[4]
Buradan yola çıkarak Ortaçağ toplumu ile çağdaş toplum arasındaki farkın aslında bireyselliğin Ortaçağ’da dini inanç ile temellenerek olmadığını fakat çağdaş toplumlarda dini inancın yerini içsel dürtülerin aldığını görmekteyiz.
Toplumsallaşma yolunda hakimiyetini sürdürmeye çalışan bireyler tüm kaygı ve yalnızlıklarını burada aslında sorumluluklarını yükleyerek hafifleme ve kaygılarından böylelikle kurtuldukları algısını oluşturmuşlardır. Toplum içerisinde kendine bir kamusal alan oluşturmaya çalışarak hükmünü devam ettirmeye çalışır. Fakat bireyin farkına varmadığı şey bu kamusal alan içerisinde kendi hükümlerinden ziyade siyasi bir lider, önder, kurucu konumundaki bireylerin himayesi altınagirerek ve tüm sorumluklarını onlara yükleyerek bu durumu bireyselleşmenin ötesine taşımaktadırlar.
[1] Erich Fromm, Özgürlükten Kaçış, ( Bireyin Ortaya Çıkışı ve Özgürlük Kavramı) çev.Şemsa Yeğin, 4.basım,Payel yayınevi,s.37.
[2] Fromm, Özgürlükten Kaçış, 3. Basım, s.37.
[3] Erich Fromm, Özgürlükten Kaçış, ( Bireyin Ortaya Çıkışı ve Özgürlük Kavramı), s.46.bknz.
[4] Jacob Burckhardt, İtalya’da Rönesans Uygarlığı, New York , 1921, s.129.

Sema Sevilay Kocabey


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla paylaşın!

Sizdeki Reaksiyonu Nedir?

hahaha hahaha
0
hahaha
korkunç korkunç
0
korkunç
tanrım tanrım
0
tanrım
inekçe inekçe
0
inekçe
o ne o ne
0
o ne
şirin şirin
0
şirin
şaşkın şaşkın
0
şaşkın
zafer zafer
0
zafer
zayıf zayıf
0
zayıf
aşık aşık
0
aşık
lanet lanet
0
lanet
eğlenceli eğlenceli
0
eğlenceli
nefret nefret
0
nefret
beğenme beğenme
0
beğenme
beğen beğen
1
beğen

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İçerik Türünü Seçin
Hikaye
Yerleştirmeli Metin ve Görsel Biçimi
Caps
Özel Caps'ler yapmak için kendi resminizi yükleyin
Görüntü
Resim, Fotoğraf ya da GIF
Ses
SoundCloud ya da MixCloud Yerleştirmeleri
Video
Youtube, Vimeo ya da Vine Yerleştirmeleri
Gif
Hareketli Resim formatı
Anket
Karak vermek veya görüşleri belirlemek için oy kullanma
Liste
Klasik İnternet Listemeleleri
Geri Sayım
İnternetin heyecanlı geri sayımı
Açık Liste
Herkes kendi öğesini göndersin ve en iyisi için oy verilsin
Sıralı Liste
Listenin en iyi öğesini belirlemek için Artı ya da Eksi oy verilsin
Kişilik testi
Kişiliğe dair bazı şeyleri ortaya çıkaran soru dizisi
Bilgi testi
Bilgi seviyesini kontrol eden doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi