A

ayzendeniz

@ayzendeniz

2 paylaşım0 takipçi0 takip
A
ayzendeniz
·30 Eki 16:12·Sağlık

<strong>Şeker bağımlılığı</strong>, araştırmacılara göre şeker yenildiğinde oluşan, mutluluk veren serotonin ve dopamin hormonunu arttırarak bağımlılığa neden olan bir durumdur. Şeker tüketildiğinde vücuttaki serotonin hormonu salgılanması artar. Bu da daha canlı hissetmemizi sağlar ve acı hissini gölgeler. Yapılan çalışmalarda şekerli tadın <strong>bağımlılık</strong> gibi yeme davranışları üzerinde etkili olduğu gösterilmiştir. Bu, <strong>fazla şeker tüketimi</strong> arzu ve ödül hissine neden olarak beyinde madde bağımlılığı ile benzer nörolojik etkiler gösterdiği anlamına gelir. Normalde bağımlı yapan maddelerde nörolojik ödül mekanizmasında sinyaller dopamin ile taşınır. Şeker, tıpkı bu maddeler gibi dopamin hormonunu arttırarak benzer etkilerin görülmesine neden olur. Yani beynin ödül mekanizmasını uyararak haz alma isteğini arttırır. Bundan dolayı fazla şeker tüketmek isteriz. Yani şeker bağımlılığı psikolojik bağımlılık kadar fizyolojik bağımlılık da yapar. <strong>Şekerli besinleri</strong> yerken kendinizi durduramıyorsanız dikkat etmeniz gereken bir durum olabilir. <h2><strong>Şeker bağımlısı olduğunuzu nasıl anlarsınız?</strong></h2> <ul> <li>Sürekli tatlı yeme isteğiniz varsa,</li> <li>Çabucak acıkıyorsanız,</li> <li>Kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız,</li> <li>Tatlı bir şeyler almadığınız bir öğünden sonra baş ağrısı, halsizlik, depresyona yatkınlık halleri varsa,</li> <li>Hastalıklar tekrarlıyorsa,</li> <li>Konsantrasyon eksikliği yaşıyorsanız,</li> </ul> <strong>şeker bağımlısı</strong> olabilirsiniz. Maalesef ki<strong> şekere bağlı olarak gelişen hastalıklar</strong> yaşam kalitesini düşürür. Vücudumuzda kandaki glikozun (karbonhidratların yapı taşı) artması durumunda insülin hormonu salgılanır. Bu hormon kanda glikoz arttığında salgılanarak kandaki glikozun hücre içine girmesini sağlar ve yağ olarak depolanmasına neden olur. Çok fazla karbonhidrat ağırlıklı beslenildiğinde sürekli ve aşırı miktarda insülin salgılanmış olur. Bu durumda ani açlık hissi ve tekrar şeker yeme ihtiyacı hissedilir. Fazla şeker almak, diyabet, kalp hastalıkları, cilt sorunları, böbrek hastalıkları, kan yağlarının artması ve damar sertleşmesi gibi birçok sağlık sorununa neden olur. <strong>Peki şeker bağımlısı olanlara kısaca ne önerebiliriz?</strong> Öncelikle şeker bağımlılığından kurtulmak için kararlı olun ve stres yapmayın. Az az ve sık sık yiyin. Tatlı ihtiyacınızı meyvelerden karşılayın. Protein içeren gıdaları her öğününüzde tüketmeye çalışın ki hem tokluk sağlamış olun hem de şekerden uzak durmuş olun. Açlık hissi olduğunda ya da şeker isteği olduğunda abur cubur yerine süt, yoğurt, leblebi, tuzlu kraker, ceviz gibi besinleri tüketin. Biliyoruz ki endojen serotonin düzeyini sağlamada uyku düzeni de önemli rol oynamaktadır. Gece geç saatlerde uyumamaya özen gösterin. Özellikle 23.00 ile 05.00 arasında uyumaya önem vermelisiniz. <strong>Dünya Sağlık Örgütü</strong> serbest şeker alımının, günlük enerji alımının %10'undan az olmasını öneriyor. Yapılan çalışmalarda şekere ulaşma imkanı azaltıldığı durumlarda şeker tüketimine karşı istek daha da artmaktadır. Bu yüzden bazı durumlarda şeker tüketimini önlemek yerine azaltmak (günlük enerjinin %10’nundan daha az almak) daha uygun bir beslenme tavsiyesi olabilir. Bu durum için şeker detoksu gibi yöntemler de var. Neyse ki sağlıklı bir beslenme planı uygulanırsa bu bağımlılıktan kurtulmak mümkün.

A
ayzendeniz
·20 Eki 15:42·Sağlık

Kışa doğru geçtiğimiz şu dönemde griplerde artış yaşanmakta olduğunu biliyoruz. Halsizlik, baş ağrısı kiminde burun akıntısı ile başlayan bu hastalık yataktan çıkamamamıza neden olur. Gribin habercisi olan bu durumlarda bağışıklık sistemini yükselterek yatağa düşmemek isteriz. İlaçlara sarılmak yerine doğal yöntemlerle de bunu yapabiliriz. İlaç kullanın veya kullanmayın bunun için doğal yöntemlerden yaralanmak iyi sonuçlar verir. Siz de doğal çözümlerden yararlanmak isteyenlerdenseniz bu yazıda mini tariflerle gribe iyi gelen 4 bitkiden bahsedeceğim. <ul> <li><strong>ZENCEFİL</strong></li> </ul> Zencefil, eskiden beri bilinen hem baharat hem de tıbbi bir bitki olarak kullanılan popüler bir bitkidir. Cilt problemleri, göz sorunları, grip ve soğuk algınlığı gibi birçok hastalıkta kullanılan zencefil, bağışıklık sistemini destekler. C vitamini, magnezyum, fosfor, kalsiyum ve daha pek çok vitamin ve mineral açısından zengin olan bu bitkinin yerini dolduracak şey çok azdır. Ağrı kesici özelliği de bilinen bu bitki sizi hızlıca ayağa kaldıracaktır. <strong>Zencefil çayı tarifi;</strong> 1 kök zencefili soyup rendeledikten sonra ocakta kaynayan suya ekleyerek 10 dakika bekleyin daha sonra altını kapatıp 1 veya yarım limon ekleyerek tüketebilirsiniz. İsteye bağlı 1 çay kaşığı bal da ekleyebilirsiniz. Toz zencefille de yapılabilir. <img class="alignnone wp-image-53634" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/zencefil-cayi-300x200.jpg" alt="" width="764" height="509" /> <ul> <li><strong>EKİNEZYA</strong></li> </ul> Ekinezya papatyagillerden diğer adı kirpi otu olan bir bitkidir. Bakteri ve virüs karşıtı olarak bilinen ekinezya, içerdiği glukoproteinler ile bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Boğaz ağrısı, öksürük, soğuk algınlığına iyi gelir. Vücudun enfeksiyonlara karşı savaşma yeteneğini de arttırdığını gösteren çalışmalar vardır. Vücuttaki ödemin de atılmasını sağlamaktadır. <strong>Ekinezya çayı tarifi;</strong> 2 su bardağı kadar kaynar suyun içine 2 şeker kaşığı ekinezya ekleyin. Ardından 10 dakika bekleyin. Süzdükten sonra tüketebilirsiniz. Ekinezya çayı kış ayındaki vazgeçilmezim. Bitki çaylarından hoşlanmayanların bile aromasını sevecektir. <ul> <li><strong>TARÇIN</strong></li> </ul> Tarçın hepimizin bildiği lezzetli, şifalı aromatik kokulu ağaç kabuklarıdır. Genelde baharat olarak birçok alanda kullandığımız tarçın kan şekerini düzenleme, hafızayı güçlendirme, kolesterolü düşürmek gibi birçok yararı vardır. Grip gibi hastalıklar için vücudu enfeksiyonlara karşı korumada destek sağlar. Özellikle hasta olduğunuzda kuru öksürüğünüz varsa tarçın ve bal ikilisini kesinlikle tüketin. <strong>Tarçınlı Elma çayı tarifi;</strong> Elma kabuğunu ve bir dilim elmayı suda kaynatın. İçerisine biraz limon sıkın. (Bu elmaların kararmasını önler.) Çubuk tarçını da suyun içine atın iyice kaynadıktan sonra ocaktan alıp bal ekleyip tüketin. Eğer toz tarçın ile yapacaksanız; 1 bardak için elma kabukları ile kaynattığınız suyun altını kapatırken 1 çay kaşığı toz tarçını ekleyin daha sonra 1 yemek kaşığı kadar bal ekleyin. <img class="alignnone wp-image-53635" src="https://cdn.wonder.tr/sites/dergio/media/2022/10/rahatlatici-3-tarcin-cayi-tarifi_3327-300x178.jpeg" alt="" width="769" height="456" /> <ul> <li><strong>IHLAMUR</strong></li> </ul> Ihlamur, ismini sakinleştirici özelliğinden dolayı çok duyduğumuz ağaç türünde bir bitkidir. Antioksidan özelliği olan ıhlamur, idrar söktürücü ve terlemeye yardımcı olarak da mikropların dışarı atılmasını sağlar. İçerdiği flavanoidler sayesinde boğazdaki kızarıklığın, kaşıntının iyileşmesini sağlar ve boğaz akıntısının giderilmesine iyi gelir. Nefes açıcı, öksürük kesici, göğüs tıkanıklığının açılmasına yardımcı olması gibi solunum yollarına birçok etkisi nedeniyle hastalıkta tüketilmesi gereken çok faydalı bir bitkidir. <strong>Ihlamur</strong> <strong>çayı tarifi; </strong>Bir tutam ıhlamurun üzerine yeteri miktarda sıcak su eklenip 5 dakika bekletilir. İsterseniz içine limon yada tarçın ekleyebilirsiniz. Soğuk havalarda hepimiz sıcak bir şeyler içmek isteriz. Peki bunlar neden sağlığımıza yararlı olanlardan olmasın ki?

9