Anksiyete Evriminin Altında Yatan Bir Beyin Mekanizması
I
Indium@rabihanakcam
14 Ağustos 2022·4 dk okuma

VMAT1 geni, insan evriminde doğal seçilim yoluyla evrimleşmiştir. VMAT1 geninin İzolösin tipi varyantına sahip olanlar, anksiyete ve depresyona daha az eğilimlidir.
Serotonin ve dopamin gibi monoamin nörotransmiterleri, bilişsel ve duygusal işlevlerimizde önemli roller oynar. Evrimsel kökenleri metazoanlara kadar uzanır ve ilgili genlerin işlevi güçlü bir şekilde evrimsel olarak korunurken, türler içindeki ve türler arasındaki genetik varyasyonun, sosyallik, saldırganlık, kaygı ve depresyon gibi hayvan zihinsel özellikleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu bildirilmiştir.
Dr. Daiki Sato ve Profesör Masakado Kawata liderliğindeki bir araştırma grubu, daha önce nörotransmitterleri nöronlardaki ve salgı hücrelerindeki salgı keseciklerine taşıyan veziküler monoamin taşıyıcı 1 (VMAT1) geninin, insan evrimi sırasında doğal seçilim yoluyla evrimleştiğini bildirmişti.
Özellikle bu genin 136. amino asit lokusu insan soyunda asparaginden (Asn) treonin'e (Thr) evrimleşmiş ve ayrıca yeni bir alel (izolösin, Ile) ortaya çıkmış ve dünya genelinde sıklığı artmıştır.
Önceki raporlar, Ile genotipine sahip kişilerin Thr genotipine sahip olanlara göre depresyon ve anksiyeteye daha az eğilimli olduğunu öne sürmüştü, ancak insana özgü bu mutasyonların beyinde nasıl işlev gördüğü ve nöropsikiyatrik davranışta değişikliklere yol açtığı belirsizdi.
Bu çalışmada Sato, Kawata (Tohoku Üniversitesi), Yukiko U. Inoue (Ulusal Nöroloji ve Psikiyatri Merkezi) ve meslektaşları, 136. amino asit lokusunun insan genotipi (Thr veya Ile) genom düzenleme teknolojisi aracılığıyla ve genotipler arasındaki gen ekspresyonu, nöral aktivite ve davranışları karşılaştırdı.
Ile tipi fareler, insan çalışmaları ile tutarlı olarak, kaygı benzeri davranışların seviyelerinin azaldığını gösterdi. Ek olarak, genotip, duygusal düzenlemede yer alan bir beyin bölgesi olan amigdaladaki sinaptik sonrası gen ekspresyonunu ve nöral aktiviteyi etkiledi.
Veziküler monoamin taşıyıcı 1'de (VMAT1) insan tipi mutasyonlara sahip fare modelleri oluşturmak, genetik, nöronal ve davranışsal mekanizmalardaki rollerinin değerlendirilmesini sağlar. Kredi: Tohoku Üniversitesi
VMAT1 geninin merkezi sinir sistemindeki fonksiyonel rolü belirsizliğini koruyor ve bu çalışma, moleküler mekanizmalarını aydınlatmaya yönelik bir adım olabilir. Ayrıca, insan evrimi sırasında doğal seleksiyon altında tek amino asit ikamelerinin etkilerinin genom düzenleme teknolojisi kullanılarak doğrulandığı az sayıda çalışma vardır.
Bu çalışma, bilişsel ve duygusal işlevlerde yer alan nörotransmitterlerin düzenleyici devrelerinde insana özgü varyantların işlevsel önemini göstermektedir ve anksiyete ve depresyon gibi nöropsikiyatrik bozuklukların patojenik mekanizmalarına ışık tutması beklenmektedir.
VMAT1 işlevi
Sıçan feokromositomalarında keşfedilen VMAT1, sitoplazmik monoaminin salgı granüllerine depolanmasından sorumlu olan VMAT2'yi de içeren VMAT ailesinin ilk üyesidir. VMAT ailesi, her iki ucu sitoplazmik tarafta olan 12 transmembran segment taşıyıcısından oluşur, tek bir monoamin (serotonin, epinefrin, norepinefrin, dopamin ve histamin) içselleştirmek için iki protonu ekstrüde ederek protonların ve monoaminlerin elektrojenik bir antiporteri olarak işlev görür.
Yorumlar (13)
Pek dikkate alınmayan ancak büyük bir hastalık.
Anksiyete çok zorlayıcı bir şey, insanın yaşam kalitesini düşürüyor.
Anksiyete ve depresyon genler yoluyla da aktarılıyor bu yüzden bazılarımız daha yatkın oluyor maalesef
Kötü bit durum🥲 Emeğinize sağlık
çok zor bir durum
Genetik olduğunu düşünüyordum bu rahatsızlığın fakat genler üzerindeki etkiyi bilmiyordum. Çok bilgilendirici oldu benim için. Elinize sağlık
Emeğine sağlık.
Gerçekten zor bir durum, Rabbim kimseye yaşatmasın.
Emeğinize sağlık 👌🏻
Emeğinize sağlık
VMAT1 geninin İzolösin (Ile, I) tipi varyantın anksiyeteyı ve depresyonu hafif yada hiç yaşatmaması olduğunun bulunması güzel çünkü besinlerle tedavi etmek mümkün kalıtsal olsa bile hafifletilebilir.
Bilgilendirme için teşekkürler
bilimsel yönü buymuş demek