içinde ,

MuhteşemMuhteşem İnanılmazİnanılmaz

Gün Batımı Kasabalarının Hikayesi | Amerika’nın Karanlık Tarihi

"Burada Üzerine Güneşin Batmasına İzin Verme, Yabancı."

Amerika Birleşik Devletleri’nin tarihi denildiğinde çoğumuzun aklına siyahilere ve azınlık etnik gruplara yapılan ırkçılık geliyordur muhtemelen. Bilindiği üzere Amerika, siyahilerin ve Amerika yerlilerinin kanları üzerine kurulmuştur. Şüphesiz ki Amerika kıtasının keşfi yüzyıllar boyunca sürecek olan kan ve vahşetin başlangıcı olmuştur.

Amerika’ya gelen Avrupalılar, ilk önce Amerika’nın yerlilerini boyundurukları altına almaya başlamışlardır. Onları köle olarak kullanarak kendilerine ev ve arazi inşaa etmişlerdir. Fakat nüfus arttıkça iş gücü ihtiyacı da artmıştır. Bunun sonucunda Avrupalı Amerikalılar, Afrika’dan siyahi insan getirmeye başlamıştır. Bu insanları arazilerinde köle olarak çok kötü şartlar içinde çalıştırmışlar, işleri bittiğinde -eğer bu süreç içinde ölmedilerse- ya başkasına satmışlardır ya da azat etmişlerdir. Böylelikle büyük bir ırkçılık hareketi başlamıştır.

1890 yılından 1960 yılına kadar Amerika’da “gün batımı kasabaları” oluşmaya başlamıştır. Bu yıllar arasında 10,000’e yakın gün batımı kasabası kaydedilmiştir. Bu kasabaların amacı beyaz insanların, büyük çoğunluğu siyahi olmak üzere Çin, Japon, Yahudi ve Amerika Yerlileri’ninde olduğu etnik yapıların temel insan haklarını ellerinden alarak onlar üzerinde üstünlük kurmaktı. Gün içinde beyaz olmayan insanlar bu kasabalarda seyahat edip çalışmaya izinleri olsa bile, gün battıktan sonra bu kasabaları terk etmeleri gerekmekteydi. Eğer gün batımından sonra bu insanlar polislere ya da kasaba halkına yakalanırsa, her türlü fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalmaktalardı. Fakat bazen gün içinde bile, kasaba halkı siyahileri ve diğer azınlık gruptan insanları toplum içinde linç edebilmekteydi.

“Beyaz Toplumumuzda Beyaz Kiracılar İstiyoruz.”

 

Bu kasabalar genellikle Amerika’nın Ortabatı ve Batı kasabalarındalardı. Çünkü 1910 ve 1970 yılları arasında 6 milyon Afrikalı Amerikalı kırsal Güney eyaletlerinden fakirlikten ve ırkçılıktan kurtulmak için Amerika’nın kentsel Kuzeydoğu, Ortabatı ve Batı’ya göç etmeye başlamıştır. Bunu önlemek için ise beyazlar Afrikalı Amerikalıların bu kasabalarda da huzur bulamaması için bir takım “önlemler” almaya başlamışlardır.

Kasaba sınırlarına “Z—i, ____’da Güneşin Üzerine Batmasına İzin Verme,” “Gün Batımında Sonra Sadece Beyazlar,” ve kiralık ya da satılık evlerin önüne “Yaşamak İçin Güzel Bir Yer… Z—i’lere Yer Yok,” “Serin Yaz Ayları, Ilık Kış Ayları, Kar Fırtınasız, Z—i’siz” gibi tabelalar koyarak kendilerinin gün batımı kasabası olduklarını açık bir şekilde belirtmişlerdir. Siyahilere hizmet veren ve onları çalıştıran işletmeler ise beyazlar tarafından boykot edilmiştir.

Siyahi motorcuların bu kasabalardan geçerken polis tarafından takip edilmesi çok yaygındı. Gün batımı kasabalarının yaygınlaşmasıyla siyahiler için uzun yolculuklar yapmak daha da zorlaşmıştı. Çünkü hava karardıktan sonra siyahilerin konaklamasına izin verilen yerler yok denecek kadar azdı. Lovecraft Country adlı diziden bir örnek verecek olursam, gün batımı kasabasından arabasıyla geçen bir siyahinin bu kasabadan çıkması gerekmesine çok az bir zaman kalıyor, kasabanın sınırına da 1 kilometre falan kalmış. Tabii hemen polis bunu fark ediyor ve siyahi sürücünün hızlanmamasını sağlamak için peşine takılıyor. Yani anlayacağınız hava kararmadan kasabadan çıkabileceği halde bunu polis engellemeye çalışıyor.

Bu olaylar sonucunda Harlem şehrinde yaşayan postacı Victor H. Green, siyahilerin yolculuklarını kolaylaştırması için rehber bir kitap yayınladı. Negro Motorist Green Book (Siyahi Şoförün El Kitabı) adıyla yayınlanan bu rehberde, siyahi yolcuların konaklayabilecekleri yol üstü motellerin listesi ve adresleri listelenmişti. Bu rehber 1936 yılından 1966 yılına kadar yayınlanmış olup, 2 milyon insan tarafından kullanılmıştır.

Editör: Fatih Düz – 21.01.2023

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Usta

Doruk Adakoğlu tarafından yazıldı

Ankara Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı mezunuyum. Serbest çevirmen, yazar ve editör.

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    İnişler, Çıkışlar ve Yeni Aşklar: Haftanın Astrolojik Yorumları ve Tarot Kartları | 09 Ocak – 15 Ocak

    Eğitim ile Zeka İlişkisi | Eğitim Zekayı Gerçekten Geliştirir Mi?