içinde

MuhteşemMuhteşem

Hayatın Ötesindeki Yaşam

Hayat; içinde tatlıyı, ekşiyi, dostluğu ve düşmanlığı da içinde barındıran bir tünelin karanlığıyla başlayan ve tünelin çıkışını bulana değin devam eden bir macera ve korku kitabıdır. Kitabın hangi sayfasında olursak olalım hep tünelin içindeyiz. Bizi hayata bağlayan da tünelin sonunu bilmek veya bilmemek değil, tünelin içinde uğradığımız duraklardır. Kahraman olarak bazen ayağımıza takılan bir taşın, bazen önümüze çıkan bir yolun içinden geçeriz. Dönüm noktasını da geçiş anı dediğimiz o kırılma noktasında yaşarız. Çocukluktan ergenliğe, bekarlıktan evliliğe, hastalıktan sağlığa geçişlerde buluruz kendimizi. Bedenimiz ve ruhumuz alışılmışın dışında, hiç tatmadığı bir yemeği, daha önce kendine yabancı olan bir maddeyle tanıştığında yaşar bunu.

Önce sersemler, sonra düşer ve en sonunda da alışır bu duruma. Hayat herkese çelme takar, herkese yumruğunu vurur. Kimin ayakta kaldığını görebilmek kimin de yumruk sarhoşluğuyla yerde nakavt ettiğini bilmek ister. Hayatın kahramanlarını, geleceğin doktorlarını, öğretmenlerini, anne-babalarını olgunlaştıran da yenilen yumruğa verilen reaksiyondur. Acı güçlendirir, tatlı zayıflatır. Bu iki eşiği geçen de olgunlaşır. Hayat yenilenlerin yüzüne bakmaz, geçmişte kalanları hatırlatmaz. Bu yüzden kahraman olmak gözyaşı ister, kana bulanmış eller ister. Tüm bunların bir araya gelerek oluşturduğu piramidin tepesinde “sabır” ister. Sabır, hayatımızda başarı kazanabilmenin, mezar taşlarında unutulmamanın, tarihe ve geleceğe tutunabilmenin anahtarıdır. Kapıdan içeriyi görebilmeyi herkes ister, ancak kapıda beklemek sabır işidir.

Sabır öyle bir kavram ki; bütün ruhun ve bedenin enerjisini emer. Tünelin içinde parmak uçlarında, elleri nasırlaşmış şekilde, gözlerimiz çökmüş halde emekleyerek zirveye çıkmaktır. Zaman ve mekanın devre dışı kaldığı, her zerrenin tek bir noktaya fokuslandığı, iğnenin acısını baştan aşağı hissedebilmektir. Böyle olunca birçok insan başarılı olmak için ilk önce çalışma ve zekanın olması gerektiğini düşünürken aslında ağacın gübresinin sabır olduğu zihinlerinde pek de geçmez. Oysa yenilgi yenilgi büyüyen nice zaferler vardır.

Tolstoy, “Savaş ve Barış” kitabını beş yıllık insanüstü bir çalışmanın sonucunda gerçekleştirmiştir. William Golding’in “Sineklerin Tanrısı” beş yılda, Tolkien’in “Yüzüklerin Efendisi” 16 yıl, J.D. Salinger’in “Çavdar Tarlasında Çocuklar” 10 yıl gibi uzun bir sürede yazılmıştır. Görüldüğü gibi tüm başarılı olmuş, çağının ötesini geçmiş eserlerin arkasında sabırlı ve disiplinli çalışmanın sonucunda gelen başarı hikayeleri vardır. Tünelin ardındaki aydınlığa ulaşabilmek aceleci davranmaktan uzak durmakla, deneyim ve bilginin harmalanmasıyla ancak ortaya çıkabilir. Tünelin içinde kalabilme gücünü de bu sabırla yoğrulmuş olan ruhumuzun derinliklerinde bulabiliriz.

Her insanın yaşam öyküsü bu yüzden biriciktir. Tüm zorlu koşulların ardından doğacak güneşi görebilmek için de umuda, amaca bağlanır insan. Umudu, sabrı ve gücü hiçbir kimse “kahraman” etiketini taşıyamaz. Bu yüzden başarılı olmak biricik olmaktır. Hiçbir insan sizin geçtiğiniz yollardan geçmez. Geçse de hissetmez. Bu yüzden kahramanlık en başta kahramanın kendisine, daha sonra evrenin tüm noktalarında yaşayan tüm insanlara yarar sağlayabilmektedir. Bazen yaşadığınız sosyal çevre başarınızın değerini anlamayabilir, sizleri görmezden gelebilir. Ancak onlar tarafından doğru kabuller, sizin kahramanlığınızın gerçekliğini toprakla örtemez. Hiçbir kahraman kaybolmaz, unutulmaz ve toprağa gömülmez. İnsanlık unutsa da tarih unutmaz.

Editör: Zehra Garipli – 28.09.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Uzman

Furkan Toprak tarafından yazıldı

1999 yılında Mersin'de doğdum. 22 yaşındayım. Çukurova Üniversitesi İletişim Bilimleri 2. sınıf öğrencisiyim. 2018 yılında Harran Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazanmıştım; devam edemedim. Ardından bir süre bekleyip Çukurova Üniversitesi'nde İletişim Bilimleri bölümüne kaydoldum. Küçükken bir trafik kazası geçirdim. Bu durum sağlığım açısından fizikdel gelişimimi olumsuz etkiliyor. Hedefim bu sitede yazılar yazarak, fotoğraflar paylaşarak farkındalık yaratmak olacaktır.

Makale YazarıYorumcuÜyelik Yılı

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Dünya'nın Oksijeni Nereden Geldi?

    Pararel Evrende Yapılmış En İyi Düetler