içinde

Dünya Genelde Yuvarlak; Biraz Da Düzdür

Hepimiz hayatta birçok sorunla karşılaşırız. Kimimiz bu sorunlarla kolayca başa çıkabilirken kimimiz ise sorunlarla debelenip durur. Bazılarımızın sorunları ailesi, çevresi, yakınları tarafından çözülürken bazılarımız için ise asıl sorun çevresidir. Çevresinin yorumları yüzünden daha da dipte hisseder çamurun içinde debelenip durur.

Bazı insanlar doğuştan birtakım özelliklere sahipken bazıları bunları kazanabilmek için çırpınıp durur. Örneğin eşit koşullarda mı dünyaya geliriz? Herkes eşit koşullarda mı okur? Yediğimiz yiyecekler bir midir? Sahip olduğumuz anne ve babalar bizi eşit bir sevgi ile mi büyütür?

Herkesin sorunları kendi için zor olabilir fakat bazılarımızın hayatı gerçekten çok zor da olabilir. Peki sizce hayat adil midir? Adil olup olmadığını nasıl anlayabiliriz veya adil olmadığına nasıl kanaat getirebiliriz?

Bazılarımızın sorunları kolayca çözülürken bazılarımız ise tek sorunu çözebilmek uğruna yıllarını feda edebilir. Peki tüm bunlara rağmen yine de Dünya adil bir yer midir?

Gelin hep beraber psikoloji biliminde de çok sık ele alınan bu konuya birlikte göz atalım.

Adil Dünya İnancı; insanların her zaman hak ettiğini yaşadığını, iyi insanın başına iyi şeylerin geldiğini, kötü insanların da kötülüklerle sınandığını iddia eden bir hipotez. Adil dünya inancında kişi birine zulüm ettiyse karşılığında mutlaka birinden zulüm göreceğine, birine iyilikte bulunduysa da mutlaka başkası tarafından veya Tanrı tarafından iyilik ile ödüllendirildiğine inanılır. Bu inanca sahip olan kişiler herkesin hak ettiğini bulduğuna ve bir gün bulacağına inanır.

Örneğin bir çocuğu güzel bir hediye ile ödüllendirdiğinizde adil olan dünya da size mutlu edebilecek bir hediye ile ödüllendirir. Fakat bu gerçek hayatta da böyle midir? Birine sevgi ile yaklaştığınızda gördüğünüz tek karşılık sevgi mi olur yoksa buna reddedilmeler, kabullenmemeler, yok sayılmalar da dahil midir?

Örneğin anlayış gösterdiğiniz herkes sizi anlayışla mı karşılar? Değer verdiğiniz güvendiğiniz insanlar da mı size güvenir? Ya da düştüğünde elini uzattığınız insanlar daima yanınızda mı kalır?

Aslında hepimiz bu soruların doğru cevabını biliyoruz. Sevgi ile yaklaştığımız kişiler bazen bizi sevmeyebilir, değer verdiğimiz insanlar bize aynı özeni göstermeyebilir. En sevdiklerimiz bizleri bilerek gözden çıkarabilir ve tüm bunlar canımızı yakabilir. Bazen uğraştığımız bir konu haklı olsak dahi bizim lehimize sonuçlanmayabilir. Bazen çok çalışsak bile sınavlardan kalabiliriz ve bazen çok sevdiğimiz insanlar bizi bırakıp gidebilir. Elimizi uzatıp doğrulmasını sağladığımız kişiler biz düştüğümüzde elimizi ilk bırakan kişiler de olabilir.

Çünkü ne dünya ne de hayat adildir ve bu gayet normal bir durumdur. Zira biz de herkesi sevmeyebilir herkese aynı hoşgörüyü gösteremeyebiliriz.

Yürümeye ikna edip yol ortasında bıraktığınız herkesin gölgesi, başka yollarda önünüze düşecek. Dünya biraz da bu yüzden yuvarlaktır diye bir söz vardır mutlaka duymuşsunuzdur bir yerlerden.

Fakat insanı yol ortasında bırakıp gayet mutlu olanlar da var. Yürümeye ikna edip yol ortasında bırakmaları da pek umurlarında olmayan kişiler de. Ve maalesef dünya adil değil, hatta bu yüzden belki biraz düz de olabilir.

Editör: Zehra Garipli – 25.09.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Uzman

Büşra Kurt tarafından yazıldı

Üyelik YılıMakale YazarıListe UstasıTestçiYorumcu

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Yalnız Kalmayı Öğrenirseniz, Düşünmeyi De Öğrenirsiniz

    Önce Kurbağalar Kayboldu, Sonra da İnsanlar Hastalandı! Sıradan Bir Tesadüfe Benzemiyor.