içinde

MuhteşemMuhteşem

Özlem: Söylenmedik Cümlenin Hasreti Dudağımda…

Özlem ya da hasret: bugünkü konumuz içimizi burkan bir sözcük, hasret! Şiirlere konu olmuş, şarkılara konu olmuş; özleme duygusu çokça insanları ağlatmıştır. Eskiden yapılan bir şeye özlem, sılaya özlem, uzağa giden bir arkadaşa özlem, sevgiliye özlem, doğaya özlem ve anneye özlem…

Özlem güzel anları şiddetle hatırlama duygusudur, hatıraları yaşama, hatıralara olan istek duygusudur, mesela Nazım Hikmet Ran:

“Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,

belini sarmayalı,

gözünün içinde durmayalı,

aklının aydınlığına dalmayalı…”

Necip Fazıl’da bu durum:

“Ölecek miyim, tam da söyleyecek çağımda

Söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda…”

Yani şair söylemesi gereken şeyleri, aklında tutmuş ama unutmuş ya da yutmuş. Hani derler ya: “Ya söyle, ya sus!” şairin söyleyemediği şeyler hasreti olmuş.

Cahit Külebi

“Şimdi tarlalarda güneş vardır.

Karlar donmuştur otların uçlarında…

Artık akşamları dinlenemem

Başım avuçlarında. “

Mısralarda ne güzel anlatıyor şair doğaya özlemi, uzaklara özlemi, tabiat hasretini, sanki yaşıyor!

Özlemlerin en ulvisi en kutsal anne özlemidir.

‘Gelebilsem sana, başımı yine koysam dizlerine ve ellerinle okşasan saçlarımı… İşte o zaman tüm derdim, tasam uçup giderdi, yok olurdu annem…’ şeklindeki duygu seli anne özleminin anne sıcaklığının şiirsel olmasa da duygusal ifadesidir. Son olarak Mudanya’da ve Ünye’de kaymakamlık yapmış olan Ömer Bedrettin Uşaklıgil’in ‘Deniz Özlemi’ şiirini buraya alıyorum, son mısradan şiirin Ünye’de yazılmış olduğu anlaşılıyor:

“Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor

Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum

Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor

Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum

Nasıl yaşayacağım ey deniz senden uzak

Yanıp sönüyor gözlerimde fenerin

Uyuyor mu limanda her gece sallanarak

Altından çivilerle çakılmış gemilerin?

Sevmiyorum suyunda yıkanmamış rüzgarı

Dalgaların gözümde tütüyor mavi, yeşil…

İçimi güldürmüyor sensiz ay ışıkları

Ufkunda yükselmeyen güneşler güneş değil

Bir gün nehirler gibi çağlayarak derinden

Dağlardan, ormanlardan sana akacak mıyım?

Ey deniz, şöyle bir gün sana bakacak mıyım

Elma bahçelerinden, fındık bahçelerinden?”

Evet Hasret çeşit çeşit, en önemli hasretlerden birisinin anne hasreti olduğunu belirtmiştim. Daha önemlisi Vatan’dan dışarıya çıkıp da, içeriye girişte, ‘Vatan toprağını öpmek yok mu?’ işte o hasretlerin en kıdemlisi. Ne diye dua ediyor şair?

“Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda!”

Editör: Sümeyye Vurucu – 19.09.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Usta

Prof.Dr. M.Fatih Çam tarafından yazıldı

Makale YazarıÖncü

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Bugünü Sorgulatacak Tehlikeli Roman | Cesur Yeni Dünya

    Dumanın Ardındaki Aydınlık: Sanayi İnkılabı