içinde

MuhteşemMuhteşem

Hayatta Çizgisel Doğrularınız Olmalı

Hayatınız bir çizgi üzerine kurulu olsaydı, çizgiden çıkmanız gerekseydi lakin çıkmamanızın sizin için daha iyi olacağını bilseydiniz ne yapardınız?

Mutluluk öyle ince bir çizgide yaşar ki, üzerine bastığınız anda uçup gidebilir, basmadığınız anda ise yalnızlığa dönüşebilir. Bu doğrultuda ise yalnızlık kaçınılmazdır. Geri attığınız her adım, negatifliğinizi daha da çekecektir. Keşke dersiniz, keşke bir günümü kendi istediğim gibi ayarlayabilsem. Keşkeleriniz gerçekleşmeye başlayamadan, başkalarının keşkelerinde yerinizi bulursunuz.

Hayat en büyük çizgilerin çizilmesiyle canlanır. Her çizginin bir anlamı vardır. Bazı çizgiler de kendi anlamlarını anlamlandırır. Peki ya sizin hayat çizginiz nasıl ilerliyor? Çizgilerinizi kendiniz mi çiziyorsunuz? Başkasının çizdiği çizgilerde mi yaşamaya devam ediyorsunuz?

Bireysel düşüncelerinizin yerini kuşkularınız daha fazla alıyorsa eğer, üzülerek söylüyorum ki ikinci seçeneği yaşıyorsunuz. Çünkü kendi çizgisinde yaşayamayan insanlar, başkalarının çizgisinde kaybolup giderler. Bir gün çizgisiz kalmanız ise, muhtemel sonunuz da olabilir. Dolayısıyla insan önce kendisine, sonra da çevresine değer vermeli. Kendinize değer verdikçe çevrenizi daha çok benimseyip değerlendirirsiniz. Ve hiçbir şey sizi siz yapan şeyden daha önemli değildir.

Kendi bedeninizin kalemi olmalısınız. Kendi adımlarınızın mürekkebi olmalısınız. Sizi tutacak veya izlerinizi silecek silgileri yolunuzda tutmamalısınız. Çünkü buna çok müsaitsiniz, var oluşumuzun bir amacı da bir yanımızın her zaman saf ve her şeye açık olmasıdır.

Sonrasında ise yürümeye başlamalısınız. Kendi kendinizle, kendinizi en iyi hissedecek halinizle. Soru sormadan, sorulan soruları da yanıtlamadan. Sadece önünüze bakmalı ve geriye dönüp adımlarınızın izlerine bakmamalısınız.

Hayallerin gerçeklere dönüştüğü an çizgileriniz şekillenmeye başlar. Artık hedeflerinizin altında değil de üstündesinizdir. Varmak istediğiniz yere sonunda ulaşmanın şerefiyle soluyorsunuzdur en temiz havayı. Daha önce hiç böyle nefes almadığınızı düşünürsünüz. Hayatınızdaki en güzel ilki yaşıyorsunuzdur, bu hissi ömrünüz boyu unutmazsınız. Çünkü hayaller gerçekleştiği an, ruh rahatlarmış. Ruhunuzu gerçekleşmeyecek hayallerinizle meşgul etmemelisiniz. Evet, her zaman daha fazlasını istemelisiniz. Lakin her bir bedenin potansiyeli, her hayalin bir ihtimali vardır. Siz bunun farkındasınızdır ama nefsiniz her daim size engel olacaktır.

Yorulduğunuz an durmamalısınız. Çünkü her durduğunuzda, zaman akıp gidecektir. Sırf siz duruyorsunuz diye zaman da sizinle beraber durmaz. Saatler sizin lehinize, gerçekler ise düşlerinize dönüşmeye başlar.

Çizginizden başka bir çizgiye geçmek isteyebilirsiniz, her zaman yolunuz hep aynı kalacak diye bir kural yok elbette. Fakat sürekli değişim, sizi yenilemez. Değiştirir.

Duygularınız ile baş başa kalmadan önce kendi çizginizi çizebileceğiniz defterinizin hiç bitmemesi dileğimle. Unutmamalısınız, sözler uçar ama yazılar kalır. Nice kalıcı sevgileriniz ve kararlı düşüncelerinizle çizgilerinizde yürümelere.

Editör: Sümeyye Vurucu – 17.09.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Danışman

Ece Altaylıgil tarafından yazıldı

İngilizce öğretmeni, 3 kitap yazarı ve anne.

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Bu Norveçli Kadın Donarak Öldükten Sonra Hayata Döndü

    Bir Strateji Dehası Olan Stefan Zweig Eseri | Satranç