içinde

MuhteşemMuhteşem

Kendi Hayatının Başrol Oyuncusu Sensin!

En sevdiğiniz filmlerdeki favori sahneleri hayal edin. 

Bütün o dramayı, absürdlüğü, komediyi, korkuyu, aksiyonu ya da gerilimi. Şimdi gözlerinizi kapatarak doğumunuzdan şu ana kadar geçen sürede hayatınızın çeşitli evrelerini, iniş ve çıkışlarını, iyi ve kötü en unutulmaz anlarını düşleyin. Yani kendi filminizi izleyin bir süre çevrenizdeki her şeyden soyutlanarak. Ne görüyorsunuz? Nasıl bir film sizinki? Akmayan diyaloglarıyla sıkıcı bir sanat filmi mi, kahkahadan kırıp geçirirken arada insanı derin düşüncelere sürükleyen bir kara komedi mi, mendillerin elden düşmediği kopkoyu bir dram mı, tüyleri diken diken eden bir gerilim filmi mi, romantizmin doruklarında gezinen bir aşk hikayesi mi yoksa tansiyonun bir dakika olsun düşmediği bir aksiyon filmi mi? Ve hepsinden önemlisi bu film gişede oynuyor olsaydı bilet satın alıp gider miydiniz?

“Kesinlikle giderdim!” diyenleri tebrik ederek şöyle bir kenara alıyor “Gitmezdim!” diyenlerle devam etmek istiyorum. Bu filmde canınızı en çok ne sıkıyor, hiç düşündünüz mü? Nasıl bir film (yaşamak) izlemek isterdiniz? Bu filmde ne değişse sizi mutlu ederdi? Popüler bir tabirdir “ölmeden önce insan hayatının bir film şeridi gibi gözlerinin önünden akıp gittiği” Doğum tarihiyle açılan bu film, mezar taşındaki o nihai tarihle sona erer. Ve fonda “SON” yazısı belirdiğinde artık her şey için çok geçtir. Peki…

Her gün yeni bir hikayeye uyanırız.

Yataktan kalktığımız andan itibaren “Action!” sesiyle yazarı, yönetmeni, oyuncusu, yer yer seyircisi olduğumuz bu film akmaya başlar. Bu da demek oluyor ki bazen öyle hissetmesek bile aslında kontrol sahibi bizizdir; başkaları, değişmez bir kader ya da tesadüfler silsilesi değil… Elbette ki başkalarının ve tesadüflerin etkisi yadsınamaz. Yine de baş karakter olarak olaylara ve kişilere verdiğimiz tepkiler belirler bu tuhaf filmin gidişatını. O yoldan değil de bu yoldan gittiğimiz, bağırmamız gereken yerde sustuğumuz, ayrılmak varken ilişkiyi devam ettirmeyi tercih ettiğimiz, istifa etmek dururken nefret ettiğimiz bir işe katlandığımız ya da yapıcı olmak mümkünken köprüleri yaktığımız içindir izlediğimiz (yaşadığımız) filmin bu hale gelmiş olmasının en önemli sebebi…

Şimdi tekrar başlayalım.

Yukarıda bahsettiğim gerçekler çerçevesinde sorumu bir kez daha yineliyorum: “Bu filmde ne değişse sizi mutlu ederdi?” Hikayeden hangi karakterleri, mekanları çıkartmak? Kendinizde neyi değiştirseniz kahramanınızla daha fazla gurur duyardınız? Ve harekete geçmek için ne bekliyorsunuz? Filmin bitmesini mi…

“Nasıl bir film izlemek istediğinizi düşünün ve o filmi yaşayın” diyerek yazımı burada sonlandırıyorum.

“SON” yazısı ekranda belirmeden, henüz zaman varken, bugünden başlayarak… 

Editör: Sümeyye Özmen – 27.09.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Uzman

burcueken tarafından yazıldı

Makale YazarıYorumcuÜyelik Yılı

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Daha fazla yorum yükle

    Nihayet! Artık Su Altında Telefonunuza Kısa Mesaj Göndermenin Bir Yolu Var

    Şiirlerden Uyarlandığını Bilmediğimiz, Bir Döneme Damga Vuran Şarkılar ?