içinde

MuhteşemMuhteşem

Tüyleri Diken Diken Eden Bir Roman: Açlık

Knut Hamsun tarafından kaleme alınan bu başyapıt Dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Tüyleri diken diken etmesinin  sebebi ise Açlık üzerine yazılmış ve bunu tamamen yaşam öyküsü üzerinden ele almasıdır. Bu eserle yazar tüm dünyaya hem ününü hem de kişiliğini duyurmuştur.

Kitapta genç bir delikanlının yaşamının belli bir kesiti anlatılmakta ve günden güne açlıkla olan mücadelesine şahitlik etmekteyiz. Hayatını yazı yazarak kazanmaya çalışan gencimiz çeşitli gazetelere yazılarını götürmekte ayrıca yapabileceği bir iş aramaktadır. Umudunu hep koruyan, yeni ilhamlar gelmesini bekleyerek yazdığı yazılarla para kazanmayı istiyordu fakat ilham ona arada sırada uğramakta ve kazandığı parada onu yalnızca birkaç gün idare edebilmekteydi. Kirasını artık ödeyemediğinden ev sahibi evden ayrılmasını istedi. Yapacak bir şeyi olmadığından evden ayrılmak zorunda kaldı ve sokaklarda yatmaya başladı. Her geçen gün duyduğu açlık büyüyordu ve cebinde taşıdığı kağıt ve kalemiyle bir süre sokaklarda yaşamaya başladı.

Bir gün gelen bir ilhamla yazısını editöre götürdü fakat yazısı beğenilmediği için para alamamıştı. Editör yazısını beğenmemişti fakat haline acımıştı yine de onu kırmadan eğer isterse ona bir miktar para verebileceğini yazıyı bitirdiğinde hesaplaşabileceklerini söylese de bunu onuruna yediremedi ve ona içten bir teşekkür edip yanından ayrıldı. Yine sokaklarda açtı fakat gururu ona umut veriyordu. En azından onurlu bir şekilde oradan ayrılabilmişti. Birkaç gün sonra tekrar bir yazı yazıp adamı görmeye gitmişti bu defa yazısı beğenilmişti ve artık bu haftayı düşünmek zorunda kalmayacaktı. Bir otele yerleşip yemek yiyebilmişti nihayet.

Aradan geçen bir hafta sonra tekrar parasızlık baş göstermeye başlayınca otelden ayrılmasını istemişlerdi fakat yine de birkaç gün onlarla birlikte bodrum katında kalmak zorunda kaldı. Çünkü tekrar sokaklara düşmek onun için korkunçtu. Nihayetinde buradan da kovulunca gitmekten başka çaresi kalmamıştı. Üzerindeki elbisesi eskimişti ve yine yemek alacak parası bile yoktu. Tek serveti cebinde taşıdığı kalemi ve kağıtlarıydı bir de yaratıcı zihni. Fakat zihni açlıkla o kadar uğulduyordu ki düşünmek yazı yazabilmek onun için bir ızdıraba dönüşüyordu. Bazen ilham geliyor fakat içinde sivrisinekler dolanan zihnini bir türlü toparlayamadığından yazılarını bitiremiyordu. Zayıflamıştı ve sadece su içiyordu. Açlıktan başı dönüyor durmadan kusmak zorunda kalıyordu.

Bir yazısını daha bitirince eline tekrar para geçmişti sevinçten mutluluk gözyaşları döküyordu. Bir ahırda kalmaya başladı  ardından onu gözetleyen birini fark etmişti. Bir kadındı. Bir zamanlar aklı başında ve hali düzgünken önünden geçen laf attığı, gevezelik ettiği bir kadındı. Kadın onca düşkün haline rağmen yine de onunla birkaç zaman muhabbet etmiş onu tanımak istediğini söylemişti. Bir yandan fakirliğin verdiği eziklikle bir yandan da açlıkla boğuşurken kızı görmek yine de onu mutlu ediyordu.

Bu şekilde devam eden kitap bize açlığı tüm iliklerimize kadar hissettiriyor. Knut Hamsun ‘un sihirli sözcükleri ile de okurken her ana tanıklık edebileceğiniz şahane bir kitap. Son olarak da kitaptan bir alıntıya yer vermek istiyorum.

“…Kendimi istediğim gibi çekip çeviremeyecek kadar bitkindim adeta. Ufak ve zararlı bir sürü hayvan içime dolmuş, beni oyup boşaltmıştı. Tanrı beni büsbütün mahvetmek mi istiyordu?… ”
Açlık/ Knut Hamsun

Kitapla kalın

Editör: Melike Bay – 09.09.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Uzman

Büşra Kurt tarafından yazıldı

Üyelik YılıMakale YazarıListe UstasıTestçiYorumcu

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Daha fazla yorum yükle

    Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzüklerindeki Gizemli "Meteor Adam" Kimdir?

    Arkadaşın Var Kaybın Var