içinde

MuhteşemMuhteşem

Rüzgarlar Sesim Olmuştu

Bazen konuşmak istemezsiniz, çünkü konuştukça eksileceğinizi hissedersiniz. “Zaten ne kadar tamdım da, çeyreğimi sorgulamaya başlıyorum” dersiniz. Düşüncelerinizi, soru işaretleriniz artırmaya başlar. İşte tam o esnada, hayatın akışında sallanmaya başlarsınız. Rüzgar sizi istediği yöne doğru savurmak istiyordur. Gözlerinizi kapattıkça, olmak istediğiniz yere doğru uzanmaya başlarsınız. Varlığınızı sorgulamak için değil, düşüncelerinize nefes olabilmek için çırpınırsınız. Tıpkı sonbaharda yapraklarını dökmeye çalışan bir ağaç gibi.

Her insanın bir nefese ihtiyacı vardır. Kimi insanlar en doğru nefesin doğada, kimi insanlar da en temiz nefesin kendisinde olduğuna inanır. Peki siz hangisine inanıyorsunuz? Kendinizle baş başa kaldığınızda mı ferahlıyorsunuz, doğa ile iç içeyken mi rahatlıyorsunuz? Rüzgar doğadaki en büyük canlıdan, en küçük canlıya kadar sarıp sarpamalar cüssesiyle tüm Dünya’yı. Hiç güneş görmemiş bitkilerle konuşur, en sessiz kuşların cıvıltısıyla buluşur. Tıpkı sevgi gibi, sevilmek gibi. Sevdikçe daha çok sevebilmek gibi. En büyük eksikliğimiz gibi…

İnsanoğlu, Dünya’nın kendi merkezinde döndüğünü düşünür. Lakin gerçekleri asla bilmek istemez. Var olan düzenin en minik parçası olduğunu duymak istemez. İstediği tek şey, geçen mevsimlerin gençliğini fark ettirmeden alıp rüzgarlarla savurmasıdır. Yıllar yılları, dakikalar dakikaları götürür rüzgarla. Ve bir gün bizde kayboluruz o esnada. Geçmişimizde nefes alanlar gibi, rüzgarın tüm yaşamış olan insanların nefeslerine şahit olması gibi…

Editör: Ayşe Tunç – 05.09.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Danışman

Ece Altaylıgil tarafından yazıldı

İngilizce öğretmeni, 3 kitap yazarı ve anne.

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Doğum Yılının Son Rakamı Kişiliğini Ele Veriyor | Seni Tanıyorum Artık

    Dünyanın Ortak Yapay Dili: Esperanto