içinde

MuhteşemMuhteşem

Başarıyı Tanımlama Biçimimiz Çocukların Geleceğini Ellerinden Mi Alıyor?

Bir çocuk bir meseleyi çözmeye çalışırken başarılı olup olamayacağını bilir. Bunun için ona bunu söyleyecek bir yetişkine ihtiyacı yoktur.

Oyun küplerinden bir kule inşa eden çocuk, onu fazla yüksek yaptığı zaman yıkılacağını bilir ve bunun bir başarısızlık olduğunu bildiği gibi, yıkılacağı zamanı bir başarı olarak düşünür.

Başarı yada başarısızlık sadece arzunun tatmin olması ve boşuna uğraşmak demektir. Başarı ya da başarısızlığın toplum tarafından ödüllendirilmesi yada cezalandırılması gerekmez.

Başarısızlığın insan dünyasındaki anlamı çocukken başlıyor. Yetişkini memnun etmekte başarılı olamamak birçok kişinin en can yakan travmasıdır.

Para kazanmak,ünlü olmak, maç kazanmak, güzel ve şık görünmek, otomobil ve ev sahibi olmak, vs. hep temelde yetişkinin dünyasını mutlu edecek başarılardır.

Çocuklar skor tutma sıkıntısına nadiren katlanırlar. Kim kazandı, kim kaybetti konusuna pek önem vermezler, ödül düşünmezler. Oyunun sona ermesini bile aldırmazlar. Onlar sadece eğlenirler ve yarışmak, kıyaslanmak onları yorar.

Aslında çocuklar şans elemanının fazla olduğu oyunları severler. Çünkü böyle oyunlarda bireysel yetenekler doğrudan kıyaslanmazlar.

Otomatik olarak yeniden başlayan oyunlardan hoşlanırlar. Böylece herkese yeniden şans tanınmış olur.

Çocukluktan yetişkinliğe geçerken yeni sorunlar ve muhtemel başarısızlıklarla karşılaşmamak için kendimizi rutinehapsederiz. Başarısız olabiliriz ihtimaline karşı yeni şeyler denemekten kaçınırız. İnsanlar bir süre sonra sıkılmaya başlarlar çünkü yeni sorunlar çıkmaz önüne böyle bir yaşamda başarısızlık korkusunun olduğunu sezeriz.

Birbirini takip eden, örneklemeler ve taklitler ile dolu bir yaşam biçiminde başarıya dair bir şey yoktur.

Taklit etme vardır bu süreçte, rol model her kim ise başarıyı o belirler, başarıya ulaşmak için söylenenleri, yapılanları taklit ederek hayata geçiren kişi takdir edilmek ve başarıya ulaşmak ister.

Kime göre ve neye göre başarıyı tanımlayabiliriz.

İnsanlar kendi görmek istediği, başarılar için çocuktaki potansiyel başarıyı görmezler. Çoğu zaman bireyin algıladığı başarı ile çocuğun algıladığı başarı çakışır. Genellikle başarıya dair sadece arzular istekler vardır temelde .

Çocuk da yetişkin de bir konuda ne kadar istekli olursa o kadar başarılı olur.

Anne babalar amaçları kötü olmasa da farkında olmadan çocukların içinde barındırdıkları hayalleri ve hedefleri yok etmektedirler. Bunu farkında olmadan değişik söylemlerle yapmaktadırlar.

Örneğin, çocuk annesine yazar olmak istediğini söylüyor. Anne ya da babadan gelen cevap şöyle oluyor: “Çok bilmiş, şuna bak yazar olacakmış, sen önce matematik dersini yap.”

Bu konuşmada aslında anne, çocuğun matematik dersini dikkate alıp başarılı olmasını istemektedir. Fakat çocuk bu söylemlere bakarak hiç bir zaman yazar olamayacağını düşünür. Çünkü yazar olmanın kötü bir şey olduğunu düşünür ve matematik dersinde başarılı olmayı daha önemli bulur hale gelir.

Öncelikle, çocuğun içinde bir heves varsa bunu kabul etmeli ve saygı gösterilmeli. Çocuğun geleceği ile ilgili kararları alırken uzmanlardan görüş alıp faydalanma sağlanabilir fakat çocuğun istek ve idealleriyle çatışacak yaptırımda bulunulmamalıdır.

Çocuğun hangi alanda potansiyeli olduğunu bilemeyiz. Ünlü ve iyi bir ressam ya da yazar veya sanatçı da olabilir. Matematik bilmemek dünyanın sonu değil ve yazarlık gibi meslekler de diğer mesleklerden aşağı değildir.

Toplumdaki bu algı sebebiyle kim bilir kaç yazar, şair, sanatçı, ressam, müzisyen tarihin karanlık sayfalarında kayboldu…

Editör: Sümeyye Özmen – 03.09.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Taraftar

Nurgül Balcı tarafından yazıldı

Edebi hayattan ebedi hayata giden
Edebiyata dair ne varsa
Bu hayatın içinde
Bir yolcuyum yaşıyorum ve yazıyorum

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Houdini(1874-1926) ve Akıllara Zarar Numaraları

    Papatyalar Hakkında Enteresan Bilgiler