içinde

Hayatın Doğal Kanunu: İlişkiler

Yaşam, hayat veya başka bir isim. Siz ne derseniz deyin. Doğada ve evrende bulunan tüm varlıklar birbiriyle ilişkilidir. Yani örneğin Türkiye’de meydana gelen bir depremin nedeni, başka bir ülkede sel felaketinin sonucu olabilir. Hiçbir şey başlı başına var değildir. Ya bir şeyin etkisiyle ya da bir varlığın doğurduğu tepkimeler sonucu ortaya çıkarlar. Peki ilişkilerin tanımını biraz daha iyi anlayabilmek adına gelin örnekler sunalım.

1) Çay ve Kaynama etkisi: Bir misafirliğe giderken veya misafirler size geldiğinde genellikle rutin olarak, yapılması basit ve zaman almayan, en çok tercih edilen işlemdir. Çaydanlığın içine suyu koyarsınız ve kaynamasını beklersiniz. Dem ile suyun buharlaşması bir ilişkidir. Yani su ve dem arasındaki korelasyon ilişkiye girmek zorundadır. Ancak bu şekilde çay keyfinin tadını çıkarabilirsiniz.

2) Emek ve Başarı: Hayatın her alanında hayatta kalabilmek, yaşamın içinde kaybolmamak adına hayat bizden bir bedel ister. Bu bedelin adına “emek” denir. Bir bedel ödemeden, alın teri dökmeden, bir şirkette sunum yapmadan önce hazırlık harcamadan, tüm eksikleri gidermeden yapacağınız çalışmalar bir başarı getirmeyecektir. Eğer ben bu başarıyı elde etmek istiyorum diyorsanız o başarıya giden merdivenlerin varlığını kabul ederek ise başlamalısınız. Kimi zaman yorgunluktan, hastalıktan, baş ağrısından, daha da ileri giderek bu işe güç yetiremediğinizden şikayetçi dahi olabilirsiniz. Ancak ünlü yazarın dediğini sık sık kendinize hatırlatmadan bir işe koyulmayınız. “Hiç kimse başarı merdivenine elleri cebinde tırmanmamıştır.” Gerçekten de hayatın günlük rutinlerinde dahi bunu görebilirsiniz. Sizin için bir kaşıkla pilav yemek sıradan olabilirken; kolları olmayan veya engelli olan bir insan için bu hayattaki en önemli başarı olabilir. Bu yüzden başarı da emek de kişiden kişiye göre farklı tanımlarla ifade edilebilir. İki veri arasında derin veya kimi zaman sığ görünen ancak öyle olmayan farklılıklar vardır.

3) Doğa Olayları ve İnsan Etkisi: Günümüzde başımıza birçok olumsuz doğa olaylarını yaşayabilir veya yaşayanları görebiliriz. Örneğin; denizlerdeki kirlilik. Hayatımızın 3/4 su ile idare edilir. Ancak maalesef çoğu zaman insanlar, en temel gereksinimleri olan suyu ziyan ederler. Bir vapurda seyahat ettiğimizi hayal edelim. Terastayız. Bir elimizde simit, diğer elimizde karton bardakta çay. Çayımızı içtik ve karton bardağı denize attık. Bizim için o kartonla işimiz bitmiş olabilir. Ancak denizde yaşayan canlılar o maddeye yabancı oldukları için o maddeyi kullanabilir. Kullanılan madde o canlının hayatına mal olabilir. İnsanın doğaya verdiği zararların yarattığı ilişkileri ne kadar anlatmaya çalışırsak çalışalım her şeyden önce bilinçli insanlar yetiştirmek zorundayız. Ancak bu şekilde zararın etkisini insanlar kanıksayabilir.

4) Hastalık – İlaç Etkisi: Tüm canlılar hayatın içinde hastalanır, rahatsız geçirir. Bunun önüne geçmek pek de mümkün değildir. Tabii tüm hastalıkların da bir ilacı vardır. Kimi zaman bir şurup, ameliyat, iğne… Ve daha birçok kimyasal madde. İlaçlar, hastalık olmadan bir işe yaramaz. İlacın varlığı ile hastalık arasında birbiriyle örtüşen bir etki vardır. İkisi de sürekli ilişki içinde yaşarlar.

5) Makam İlişkisi: Hayatın her alanında bir iç içe geçmiş çember mutlaka vardır. Ailede, okulda, işte, hastanede… Aklımıza gelsin veya gelmesin; güçlü- zayıf, genç- yaşlı, zengin- fakir… Hep bir basamak vardır ortada. Bu makamlar arasındaki eylemler ilişkiler üzerine kurulur.

Yazımızda da değindiğimiz gibi dünya ve dünya dışında bulunan tüm varlıklar kelebek etkisiyle ilişki içindedirler. Öznel olarak varlıklar bundan etkilenebilir veya etkilenmez. Fark etmez; yine de ilişki kavramı her zamanda veya mekanda etkisinden veya mevcut durumundan dolayı yok olmayacaktır.

Editör: Ayşe Tunç – 02.09.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Uzman

Furkan Toprak tarafından yazıldı

1999 yılında Mersin'de doğdum. 22 yaşındayım. Çukurova Üniversitesi İletişim Bilimleri 2. sınıf öğrencisiyim. 2018 yılında Harran Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazanmıştım; devam edemedim. Ardından bir süre bekleyip Çukurova Üniversitesi'nde İletişim Bilimleri bölümüne kaydoldum. Küçükken bir trafik kazası geçirdim. Bu durum sağlığım açısından fizikdel gelişimimi olumsuz etkiliyor. Hedefim bu sitede yazılar yazarak, fotoğraflar paylaşarak farkındalık yaratmak olacaktır.

Makale YazarıYorumcuÜyelik Yılı

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Modayla Cinsiyet Kalıplarına ve Toksik Masküleniteye Karşı Gelmek

    Fransız Edebiyatçı Ve Filozof Albert Camus’un Hayatına Bir Bakış