içinde

MuhteşemMuhteşem

İnziva vakti

Hayat, kararını veremediğimiz anların kararını verebildiğimiz anlara olan oranıdır. Bu oran doğrultusunda mutlu veya mutsuz oluruz.

Bazı olgular vardır kararını biz değil hayat verir. Sevmek gibi,  ısınmak gibi, bir gönlün içinde altın bir tahta oturmak gibi. Bir insanı zorla sevemezsin. Sevince de kendi kararın ile vazgeçemezsin. Vazgeçebilirim sandığın şey sadece fiziki olarak ondan uzak kalmaktan ibarettir. Ruhunu kalbini yanından alamaya gücün yetmeyecek.

Çünkü sen karar vermedin kalbinin tam merkezinde yer almasına. Herkes gibi biriydi oysa. Baktığın da normal bir insandan farksızdı dışarıdan.

Bir ses duydun. Bir cümle herkesin söylediği cinsten. Bir ses ki ruhunu titretti en derininden. İnsan bir sesin tutkunu olur mu? Olurmuş.

Sonra gözlerini gördün. Gök kadar sonsuz ve deniz kadar derin ve uçsuz bucaksız. Derinlerine indikçe nefesin kesildi. Yüzü dudakları yanakları… hiç kimseye benzemiyor gibi geldi değil mi?

Gün geldi sesini duymak için şaklabanlıklar yaptın. Gün geldi yüzünü görmek için fedakarlıklar. Hayatın bu yeni getirdiğine hazırdın aslında.

Tüm bunlara karar vermedin. Karar alabileceğin bir irade ile düşünemezdin. Çünkü bu olanlar insan iradesinin çok üzerinde gelişen durumlardı.

Sonra gitti. Hem de gidişlerin en güzeli ile. Bu karakter yoksunu dünyaya inat gidişiyle bile farkını gösterdi işte. Dur diyemezsin şimdi. Çünkü böyle insanlar dur diyeceğin sebepler için gitmezler.

Boğazında düğüm olan tüm sözcüklerle gitti. Yüzyıllardır yıkanmamış gözlerini tertemiz edercesine. Yağan yağmurlarla yüzünü sırılsıklam ederek hem de.

Gelişi gibi gidişine de karar veremezdin. Gidişi ile de seni hayran bırakmayı başardı kendine.

Ya şimdi? Milyonlarca soru varken sorulacak bir teki aklına gelmiyor. Nedensiz değil nedenli hem de çok haklı nedenli bir gidiş var karşında.

Sinirlendin. Bu sinir gidişine değildi. Bu kızgınlık gidişine engel olma gücünü bulamamanın yansıması idi. Kendine idi bu sinirin.

Sebepleri büyük ve haklı… Nasıl ki Mevlana, Şemse kızmadı. Sende kızamazsın ona. Bir şems geçti hayatından diye sevin. Şimdi vakit itikaf vaktidir. Gerçekliğini bilemediğin o sevdanın inziva vakti.

İnzivaya çekil ey gönül,
Bu sesler senin değil.
Giden gitti kalan sen
Lakin bu sen sen değil….

Editör: Fatih Düz – 05.07.2022

Rapor Et

Usta

Yusuf Alper EVCİL tarafından yazıldı

06.05.1989 doğumluyum. İlköğrenimimi Ankara Yunus Emre İlkokulunda lise öğrenimimi ise Bahçelievler Deneme Lisesi’nde tamamladım. Üniversite hayatımı Zonguldak Karaelmas Üniversitesin’de tamamladım. Şu an ikinci üniversite olarak Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim fakültesinde Maliye bölümü öğrencisiyim. Aynı zamanda Özel bir kuruluşta Muhasebe Uzmanı olarak görev yapmaktayım. Ankara’da ikamet ediyorum. Farklı online dergilerde yayınlanmış deneme yazılarım bulunmakta. Kısa zaman içerisinde tüm yazılarımı toparladığım bir kitap çıkarmayı düşünüyorum. İnstagram da @farazimuhabbet isimli sayfamda insanların kalbine tohumlar serpiştirmek gibi bir çabam var. Evli ve 2 çocuk babasıyım.

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Osmanlı Kadınlarının Güzellik Sırları

    ATM’lere çekiçle saldırdı, o sırada para çeken kişinin rahatlığı viral oldu