içinde ,

İnanılmazİnanılmaz

Osmanlı’da “Lezbiyen” olmak

Tarih boyunca eşcinsel erkeklerle ilgili anlatılan çok fazla hikaye olmasına rağmen kadın çiftler hakkında günümüze ulaşmış kaynaklar pek azdır. O zamanlar “sevicilik” şeklinde adlandırılan kadın eşcinselliği, metinlerde pek yer bulmaz. Olabildiğince hareketli bir hayat yaşayan Hübanname ve Zenanname eserlerinin yazarı Enderunlu Fazıl bile seviciler hakkında kısaca yazmıştır: “ortaya eski zaman kadınlarında olmayan, sevici zümresi denilen yeni bir bölük çıktı” Kadınlara karşı duyduğu garez ile meşhur Fazıl’ın vefatından 8 sene sonra ise tarihte “Cariye Vakası” adıyla yer bulacak olan gerçek bir sevici kaosu meydana gelir.

Reşat Ekrem Koçu’nun İstanbul Yosmaları adlı eserinde de bahsettiği bu olay, iki soylu kadın ekseninde gerçekleşir. Zeliha, boşandıktan sonra Lebibe’nin Salacak’taki yalısının yanındaki yalıya taşınır. Reşat Ekrem, Lebibe’yi “omzundan topuğuna kesme billurdan narin ve zarif” kocasını ise “kısa boylu, göbekli, kara çember sakallı, Beberuhi kılıklı bir kılıbık” şeklinde tanıtır. Bir diğer kadın olan Zeliha ise yine Reşat Ekrem’in diyişiyle  “cinsi sapık” bir kocaya sahiptir. Zeliha kocasının onu bir oğlanla aldattığı durumunu kendi babasına anlatır ve akabinde bir sene dayanabildiği bu durumdan kurtularak boşanır.

1816 yılında tanışan bu iki kadın, beraber dertleşirler, ağlarlar, birbirlerine sorunlarını açarlar ve bu durum aralarında romantik bir bağ yaratır, birbirlerine aşık olurlar. Lebibe’nin kocası bu duruma göz yumar, karısını yeri gelir üç gün üç gece görmez.

İki yılın sonunda, aralarına üçüncü bir kadın almaya karar veren bu ikili için işler tam bu noktada sarpa sarmaya başlar. Lebibe esir pazarından ikisi için 19 yaşında Gürcü bir cariye satın alır. Adı Cıgal olan bu cariye o kadar iridir ki ayağına göre bir ayakkabı bulamazlar ve eve tulumbacı yemenisi giyerek gelir.

Evde kıza Afet adını verirler. Afet Türkçe konuşamaz, ancak kadınların ne istediğini az buçuk anlayarak oralı olmaz. Zamanla Lebibe ve Zeliha kıza kötü muamele göstermeye başlar, Afet kötü muameleye ses etmez ancak kadınların istediklerini de yapmaz.

En sonunda sabrı taşan Lebibe, Afet’in saçlarını kazır ve üstüne kara bir ferace geçirir. Kızı bu sıfatta sadece cüzzam hastalarının ve düşkün tiplerin kaldığı Karacaahmet’teki Miskinler Tekkesi’ne götürür. Tekneden sorumlu kadına 10 altın verir, Afet’in burda eziyet ve cefa görüp “yola getirilmesini” istediğini söyler.

Tekkede devamlı ağlayan Cıgal’ın yaşadıklarından bir şekilde malum olunur ve tekkeye bakan kadın olayı bütün Üsküdar’a dillendirir. Üsküdar halkı tekkeye gelerek Cıgal’ı kurtarır ve kızı güvenilir bir kadının evine bırakırlar. Ardından kendi aralarında bir heyet oluşturup durumu 2. Mahmud’un huzurunda anlattırırlar. Padişah her şeyi öğrenmiştir ve hiç vakit kaybetmeden Lebibe ile kocasını Mihaliç’e, Zeliha’yı Tekirdağ’a sürgün eder. Ama Lebibe’nin abisi iki ay sonra şeyhülislam olur ve padişahın huzuruna çıkıp “Hanımlar tövbekar olmuştur, namus ve iffet libasının eteğine sürülmüş bu lekeyi nedametle döktükleri gözyaşlarıyla yıkamışlardır” diyerek kadınların affını diler. Bu vesileyse sürgünlük macerası sona erer, sevicilerin hikayesi de öyle…

KAYNAKÇA: Aktaş, U. Gayrimeşru İstanbul. Cumartesi Kitaplığı. 2018. İstanbul

@mozartcultures

Rapor Et

Taraftar

Nisa Kuvvetli tarafından yazıldı

Hikaye Yazarı

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Kısa Animasyon “DRINK” / İçinizdeki çoklu kişilikler.. -Patrick Smith

    Güne Astrolojik Bakış | 23.06.2022