içinde

MuhteşemMuhteşem

Hemen yanımızdaki insan tipleri

Evet bugün insan tiplerini, örneklendireceğiz. Bir nevi Cast tasarımı yapacağız, Hemen sağımızda, belki solumuzda, belki de kendimiz; bir tipin içine giriyoruz. İnsanlar, dürüst, yalancı, dedikoducu, iki yüzlü… vesaire tiplere ayrılabilir.. 

Çokça şahit olmuşuzdur: “benden duymuş olmayın, şu, “şunu şöyle, yapıyormuş, ben başkasının yalancısıyım” derken; zaten yalancılığını, onaylayan tipler; “benden sır çıkmaz, asla kimseye söylemem, benimle paylaşabilirsin.” der ama iki adım ötede öğrendiğini, başkasına söyler, hiçbir olayı derinlemesine incelemez, sonucunun nereye varacağını bilmez, bir ikinci kaynaktan doğrulamadığı bir haberi direkt başkasıyla paylaşır. Özellikle de sosyal medyada bu tiplere çok rastlarız, söz gelimi ünlü biri “haberlerde öğrendim, adam ölmüş.” der ve bunu yayar, ona inanırsanız karalar bağlamanın yanında başkasına karşı da yalancı olursunuz. Güvenilir olmak kolay kazanılan bir haslet değildir; o bakımdan iyi incelemek, çok yönlü araştırmak, her öğrendiğine inanmamak ve şüpheci olmak gerekmektedir.

“İnsan ya bu, su misali kıvrım kıvrıma akar ya!” diyor şair, evet insan bu; belki çıkarları için, belki şöhret uğruna, kendisini ortama atar, ortamın tellalı olur. Bazısı çok dobra görünür ama iş ciddiyete bindi mi kaçar gider. En çok şuna şahit oluruz: bir grup veya iki kişi bir işe karar verir, karar aldıklarını yolda yürürler ancak iş başarısızlığa uğrar, ortaklardan biri veya birkaçı: “ben ya da biz” dememiş miydik, “senin yüzünden oldu.” derler. Oysa ki kararı ortak almışlardı ama suçu başkasına atmak gibi bir huyları vardı. Bu tip insanlarla yol bürünmez! Devlet yönetiminde de bu insanlarla yol yürüyenlerin, hatta şu anda iktidar olanların, karşısındaki cepheye bakınız: bir yanında kendi başbakanı, diğer yanında bakanı diğer yanında partisinin genel idare kurulu üyesi, öte yanımda hala parti içinde Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi, öbür yanda Diyanet İşleri Başkanlığı’na getirilmiş olduğu kişi, hepsi, hemen hepsi; şu anda mevcut iktidarın altını oymaktalar, o bakımdan ötekilere kızmamak, gerekir. “Kızmamak gerekir!’ derken masum oldukları, söylenemez.

Aslında bir söz vardır: “masum değiliz, hiçbirimiz!” diye; ‘ne oldu da kirlendi Dünya?’ Hoş kullanılan her şey kirlenir, kirlenecektir; buradan dönüş yoktur ama insanlar giderken arkalarında temiz bir şey bırakmak için uğraşmalıdır insanlar. Tiplemeye en güzel örnek Kemal Sunal filmleridir, adama piyango çıkar bir sürü akrabası zuhur eder, adam ölür, cenazesini kaldırmaya insan bulunmaz; iflas eder sağında solunda, yardım edecek kimseyi bulamaz. Halbuki bizim öz kültürümüzde, mahallemizde bir kişi zor duruma düşünce, diğerleri aralarında para toplar, zor durumda olana yardım ederdi.

Seksenler Dizisi’nde gördüğünüz sahneler, bunun örnekleriyle doludur, zaten tipleri ararken 80’ler dizisi önemli bir örnektir. Aslında tipleri tanımak için dizilere gerek yok, her akşam televizyonda haber bültenlerini izlediğinizde, orada sayısız tip ama monoton Castlar var. ‘Her gün aynı şeyi” söylemek gibi. Size bir gözlem aktarayım: ben haber izlerken haberleri, hızlı geçerek, ileri geri sararak, bazen durdurarak izliyorum; özellikle bir haber bülteni var ki, onu durdurduğumda sunucunun;  bir haber sunucusu değil de, kin kusan bir aktör olduğunu görüyorum. Durdurarak izleyin, göreceksiniz; adamın suratındaki ifadeler, düşmana saldıran bir ifade. Halka haber veren bir ifade değil ve haber bülteninin içeriği hep aynı.

Sonra da; dönüyorum, standart haber bültenlerine bakıyorum: “nerede ne olmuş?” Oralardan öğreniyorum. konumuz tiplemeydi. Tiplerden bir kesit sundum, düşünerek, irdeleyerek, karşılaştırarak sizi sınırlandırmaktan kaçıyorum ve bu açıdan tipleri düşünce dünyanıza bırakıyorum. 

Herkese hayırlı günler…

Unutmayın: ‘dünya her gün, yeniden kurulur!’.

Rapor Et

Yazar

Prof.Dr. M.Fatih Çam tarafından yazıldı

Hikaye YazarıÖncü

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Güne Astrolojik Bakış | 22.06.2022

    Hayatınızı değiştirecek dört kitap