içinde

MuhteşemMuhteşem

Ben en çok mayıs ayında hissederim

Ben En Çok Mayıs Ayında Hissederim

Mayıs ayı her zaman, yaşanmış ve yaşanacak her şeyi daha fazla hissetmemiz için diğer aylardan daha farklı davranır. Mayıs ayı kimi zaman dinlemeye doyamadığımız bir beste olur, günlerce kulaklarımızda dans eder durur, kimi zaman bir filmdir mayıs ayı, seyir bitince başımızdan geçmesi için günlerce hayal kurduğumuz bir aşk hikayesine dönüşür, bir bakarız yorucu bir gün sonu eve döndüğümüzde evimizdeki  yemek olmuştur,  gün boyu bizi akşam vakti karnımızın doyacağının huzuru olarak ayakta tutar, kimi zaman keyifli bir akşamüstü yürüyüşüdür mayıs ayı, kalabalık caddelerde izin veririz dalmasına saçımıza, kulaklarımıza rüzgarın ve mayıs ayının… İşte ben böyle bir mayıs ayında telefon bekledim.

Beklemek… İnsanın kendi ruhuna edebileceği daha büyük bir işkence  olamaz. Bunu başka birisi de istemezken, hiçbir mesuliyet yokken, batan güneşin mutfağa çökerttiği karanlıktan, pencereyi açınca sokaktan yükselen seslere kadar her anın hislerle dolu olduğu bir Mayıs ayında beklemek, insanın kendi kendisine karşı işlediği bir günahtır. Bu günah çoğu zaman çevrede akan tüm o makul ve yaşanması gereken hayatın ortasında bir taş olur, bekleyenin ayaklarına dolanır, hareket hürriyetini yutar. Mayıs ayında birinin sesini duymayı istemek tüm isteklerden daha yücedir.

Konuştuğumuz konuların, ettiğimiz lafların altında ezilişimiz, konuşmanın yoluna göre hissettiğimiz ızdırap, ağlarken ve telefondaki kişiyi dinlerken güneşin doğuşunu hissetmek, odayı aydınlatmasına izin vermek, tüm bunlar Mayıs ayında daha çekilebilir bir hal alır. Mayıs ayında hissettiğimiz güneş bizi ısıtır, duyduğumuz laflar akşamüstü rüzgarlarıyla uçar gider, yaşadığımız çile, sancılanan ruhumuz kalabalıklar arasına karışır, kimse o yoğun acının hangi Mayıs gecesinden çıkıp sabaha vardığını fark etmez bile. Mayıs ayında hüngür hüngür ağlamayız, acılarımızı buruk bir gülümseme ile misafir ederiz. Kabullenmek Mayıs sabahları her zaman daha kolaydır. Hissettiğimiz  hüzün, ancak gerçek bir Mayıs ayında, yemyeşil ağaçların arasında var olur, ete kemiğe bürünür, bizimle sokaklarda gezer, hiç bilmediğimiz yerlere tam ardımızdan yürür.

Herkes Mayıs ayında kendine ait bir şeyler bırakır. Mayıs ayı kendine ait bırakacak çok fazla şeyi olan insanların ayıdır. Mayıs ayı kabullenmiş insanlara aittir. Yaşanabilecek tüm olasılıkları yaşayan insanlar için Mayıs sabahları gerçek bir zamanlamadır.

İşte ben böyle bir Mayıs ayında telefon beklerken çok fazla şey hissettim.

Rapor Et

Taraftar

Nisa Kuvvetli tarafından yazıldı

Hikaye Yazarı

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

    Sağlıklı ve huzurlu bir ilişkiye hazır mısın?

    Devlet Bahçeli’den Cem Yılmaz’a eleştiri