içinde

3. Bölüm | Dijital oyunlarda kadın temsilleri: Max Payne 2: The Fall of Max Payne

Max Payne 2: The Fall of Max Payne, 1 Haziran 2002 tarihinde duyuruldu. Finlandiyalı Remedy Entertainment tarafından Windows, Xbox ve Playstatıon 2 sistemleri için üretilmiş bir üçüncü şahıs nişancı oyunudur. Max Payne serinin ikinci oyununda da New York’taki macerasına kaldığı yerden devam eder. Serinin 2.oyunu da tıpkı ilk oyunda olduğu gibi farklılığını bullet-time (slowmotion) türü sinemasal efektlerden ve konuları bağlamaya yardımcı grafik romanları kullanmasından almaktadır. The Fall of Max Payne’nin PC versiyonu için Rockstar Games tarafından Kuzey Amerika’da 22 Haziran 2003 tarihinde, Avrupa’da 24 Haziran tarihinde yayınlanmıştır.

Max Payne 2: The Fall of Max Payne Oyunun Karakterleri

Max Payne, oyunun ana karakteridir ve ilk oyunda yaşanan çeşitli olayların ardından transfer olduğu Narkotik Şubesi’nden ikinci oyunda yeniden New York Polis Departmanı’na (NYPD) transfer olur ve bir cinayet dedektifi olarak çalışmaya başlar. Vladimir Lem’e ait depoda Mona Sax’a rastladıktan sonra Squeaky Cleaning Company (Squeaky Temizlik Şirketi)’nin arkasında kimin olduğunu ve bazı karanlık suikastleri araştırmakla görevlendirilir. Max’in ortağı Senatör Sebastian Gate cinayetini araştırmakla görevli olan Dedektif Valerie Winterson’dır. Ortağının davasındaki şüpheli olan Mona Sax söylemediği bir nedenden dolayı Max’i öldürmeye çalışanların kim olduğunu bulmasına yardım eder.

Mona Sax – İlk oyunda da yer alan bir karakterdir ve aynı zamanda Max Payne’in bu oyundaki trajik aşk odağıdır. Dedektif Winterson’ın araştırmakla görevli olduğu Senatör Sebastian Gate davasında şüpheli kişidir. Max, Mona’ya Vladimir Lem’in deposunda rastladıktan sonra uyarılmasına rağmen onu tutuklamak yerine sürekli yardım eder. Oyunda bir karakter olarak yönetilebildiği birçok noktada Max’le birlikte hareket eder. Sonradan Mona’nın Alfred Woden tarafından Max’i öldürmek için kiralandığı ortaya çıkar ama o Max’e karşı hissettiklerinden dolayı bunu yapamaz. Woden’ın malikanesinde Vladimir Lem tarafından arkadan vurularak

Vladimir “Vlad” Lem, oyundaki kötü adamdır ve ilk oyunda da yer alan bir karakterdir. Başlangıçta Max’in arkadaşı gibi gözükür ve hatta Max onu son moda restoranı Vodka’da Vinnie Gognitti’nin silahlı baskınından kurtarır. Max’i, deposunda yaşananlar ve restoranına yapılan baskın hakkında yanlış bilgiler vererek kandırır. Max Woden’ı ziyaret edip onun temizlik şirketinin sahibi ve kendisini öldürtmeye çalışan kişi olduğunu öğrenince geri kalan zamanı onu yakalayıp öldürmeye uğraşmakla geçirir. Woden’ın koruması altında bulunmuş eski bir Inner Circle üyesidir ama sonradan isyan eder ve örgütün başına geçmek için örgütün içinde karşı gelen kim varsa öldürtmeye çalışır. Woden’ın malikanesinde Max’le girdiği çatışmada öldürülür. Dedektif Valerie Winterson, Max’in ortağıdır ve Vladimir Lem’le gizli aşk yaşamaktadır. Daha sonra Vlad için Max ve Mona’yı öldürmeye çalışır. Temizlikçilerin karargâh olarak kullandığı inşaat sahasında Mona’yı vurmaya çalışırken Max tarafından vurularak öldürürlür. Son kalan gücüyle Max’i vurur. Max ölmez ama kendisi hastanede ölür. Jim Bravura, Max’in patronudur ve ilk oyunda Max’i uzun süre yakalamak için kovalamış kişidir. Mona ile iş birliği yaptığı ve Winterson’un davasını baltaladığı için Max’i bir masabaşı işine koyar. Max hastaneden kaçmaya çalıştığı sırada ona lobide rastlar. Max’in Winterson’ı öldürdüğünden şüphelenir ve lobide asansör önünde Max ile konuşurken temizlikçiler onu vurur. Eğer oyunun sonunda Woden’ın ofisindeki televizyon açılırsa ölmediği görülecektir. Max Payne 3’ün “Hoboken Blues” adlı çizgi romanında görüldüğü üzere Max Payne 2 olaylarından tam dokuz sene sonra kalp krizinden hayatını kaybetmiştir.

Max Payne 2: The Fall of Max Payne Oyunun Konusu

Valkyr davasının üzerinden iki yıl geçmiştir. Gerek Alfred Woden’ın araya girmesi gerekse Max’in çok fazla miktarda suçluyu öldürüp adeta şehre gecikmiş bir hizmet sunmuş gibi olması, Max’in olaylardan ceza almadan kurtulmasını sağlar. Max, Narkotik şubesindeki işini bırakıp tekrar göreve başladığı yere, New York Polis Departmanı’na bir cinayet masası dedektifi olarak geri döner. Bir gece sıradan bir devriye sırasında aldığı ihbarla olay yerine gider. Ama asıl ilgisini çeken gittiği yerin Rus mafyasının lideri Vladimir Lem’e ait oluşudur. Max olay yerinde işledikleri daha önceden planlanmış cinayetleri geriye hiç kanıt kalmayacak şekilde temizleyen ve kendilerine temizlik şirketi süsü veren silahlı adamlarla karşılaşır. Tam bu kovalamaca sırasında ilk oyunda Aesir şirket binası içinde kafasına giren kurşunla asansöre yığılan ve sonra ilginç bir şekilde ortadan kaybolan Mona Sax ile karşılaşır. Mona canlıdır ve o da görünüşe bakılırsa temizlikçilerin peşindedir. Mona’nın orataya çıkışı Max’e geçmişiyle ilgili geride bıraktığı bütün acı anıları yeniden hatırlatır. Max depoda yaşanan olayların tek açıklayıcısı olabilecek kişi olan Annie Finn adlı lisanslı silah tüccarının ölümüne engel olamamıştır. Temizlikçiler onu depoda gözlerinin önünde öldürmüştür. Böylece Max’in hayatındaki şiddet tufanı yine bir kadının ölümüyle gizemli bir şekilde başlamıştır. Max karakola geldiğinde elindeki verileri aktarır ama ortağı Winterson’ın ilgilendiği Senatör Gate davasının şüphelisi Mona Sax’ı depoda gördüğünü anlatmaz. Ardından depoda yaşananları araştırmak için deponun sahibi olan Vladimir Lem’i bulmak üzere ona ait bir restoran olan Vodka’ya gider. Vlad yalnız değildir, Vinnie Gognitti tarafından silahlı baskına uğramıştır. Max, Vlad’i kurtarır ve neler olduğunu sorar. Vlad ona silah deposu baskınından Vinnie’nin sorumlu olabileceğini çünkü mafyanın çok güçlü birileri ile anlaşma yaptığını onun artık mafya içinde bir suç şebekesinin beyni olduğunu ve silah kaçakçılığı işinde kendine rakip gördüğü herkesi öldürttüğünü anlatır. Bu arada Mona, Max’in evine gelir ve ikisini de öldürmek isteyen birileri olduğunu anlatır ama konuşma temizlikçilerin saldırısıyla bölünür ve Mona kaçar. Mona daha sonra Max’e adresini bırakır. Max’e Inner Circle’ın peşlerinde olduğunu, örgüt içinde gönüllü birinin olanları anlatmak istediğini söyler ve adamın kaldığı yere giderler. Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir. Max üst katlarda Mona’nın verdiği telsizle haberleşerek ilerlerken Winterson gelmiş ve Mona’yı tutuklamıştır. Mona karakolda tutuklu olduğu sırada Winterson Max’e bu olaydan kendi iyiliği için uzak durmasını söyler ve amiri Jim Bravura onu bir masabaşı işine koyar. Max, Winterson’ın bir telefon konuşmasını dinlerken onun birilerine bilgi sızdırdığını anlar. Bu arada temizlikçiler karakola baskın yaparlar ve Mona’yı öldürmeyi amaçlamaktadırlar. Max Mona’nın kurtulduğunu görür. Karakoldan çıkıp Mona’nın kaldığı yere gider. Aralarında bir ilişki başlar. Tam bu sırada Temizlikçiler burayı da basar. Max Mona’nın yardımıyla buradan kurtulup, kaçan bir temzilikçi minibüsüne atlar ve onların karargâh olarak kullandığı inşaat sahasına gider. Mona’nın daha önce verdiği telsizi kullanarak haberleşirler ve Mona da oraya gelir. İnşaat sahası ağzına kadar silah ve cesetle doludur. Max ve Mona nihayet yollarını bulup buluştuğu ve yaklaşmakta olan polislerin siren sesleriyle temizlikçilerin kaçtığı bir sırada Winterson gelir ve Mona’yı Max ile konuştuğu sırada vurmaya çalışır. Mona, Winterson’ın da onlardan biri olduğunu kendilerini öldürmeye geldiğini söyler. Max dayanamaz ve Mona’ya olan duyguları ağır basar ve Winterson’ı vurup Mona’nın kaçmasını sağlar. Winterson ölmeden önce son kalan gücüyle Max’i vurur. Max gözünü hastanede açar. Winterson ölmüştür. (Oyunun başında gördüğümüz hastane sahnesi bu andan itibaren hastanede olanların öncesini anlatmaktadır. Oyunun başındaki o sahneden sonra her şeyin nasıl başladığını en başından öğreniyoruz. En başa döndükten sonra olaylar düzenli bir kurgu akışıyla şimdiki zamana geliyor) Temizlikçiler hastaneyi de basar. Max hastane morgunda Winterson’ın cebinde Vlad’in restoranı Vodka’nın bir kartını bulur. Winterson’ın Vlad’le ilişkisi olduğunu anlar. Hastaneden kurtulup doğruca Inner Circle’ın lideri Alfred Woden’a gider ve Inner Circle’ın neden peşinde olduğunu sorar. Woden gücünün azaldığını, kanser yüzünden güçsüzleştiğini ve örgüt içinde ayrılıkçı bir grup oluştuğunu ve karşı koyan herkesin öldürüldüğünü anlatır. Gangster savaşları yapacak kadar alçaldıklarını belirtir. Max, Vlad’in kendisine daha önce söylediklerini hatırlayarak bu kişinin Vinnie olduğunu sanmaktadır ama aslında olayların arkasında Vlad vardır ve temzilikçiler onun adamıdır. Vladmir Lem, uzun süre boyunca Inner Circle için çalışmış ve Alfred Woden’ın himayesinde kalmıştır. Woden, Vinnie Gognitti’nin Inner Circle ayrılıkçılarının elinde öleceğini ayrıca Vlad’in her şeyin sonunda kendisini de öldürmeye geleceğini anlatır. Max Woden’ın malikanesinden çıkıp sürekli Vlad’i öldürmek için çabalar. Vlad’in restoranında gördüğü bombalı bir Captain Baseballbat Boy kostümünün planını görüp Vlad’in Vinnie’nin peşinde olduğunu anlar (Captain Baseballbat Boy Vinnie’nin en sevdiği çizgi film kahramanıdır ve bu konuda zaafı vardır). Ayrıca restoranda bir telesekreter mesajında Winterson’ın Vlad’a bıraktığı mesajı dinler ve aralarında bir ilişki olduğundan iyice emin olur. Restorandan çıkıp Vinnie’nin mahallesine gider. Vinnie’yi bombalı kostümün içinde tuzağa düşmüş olarak bulur ve onu kurtarıp bombayı etkisizleştirmesi için Mona’ya giderler. Vlad çok önceden gelmiştir ve onları yakalar. Max’ı vurmadan önce ona Mona’nın da tıpkı kendisi gibi Inner Circle’ın üyelerinin ve örgütün varlığını bilenlerin peşinde olduğunu, Mona’nın Woden için çalıştığını, (ilk oyunda) Max’ın ailesinin ölümüne neden olan Valhalla projesine ait dosyaları karısının çalıştığı bölge savcısının ofisine savcıyı korkutmak ve neyle uğraştığını göstermek için Woden’ın yolladığını ama bunun bedelini ailesinin ödediğini söyler ve Winterson’ın öcünü almak için Max’i vurur. Sonra da Vinnie’nin kostümündeki bombayı patlatıp onun varlığına trajikomik bir son verir. Mona, Vlad’in peşindedir ama Vlad giderken onu bırakıp Max’i kurtarmaya gider. Max’i alevlerden kurtarır. Max yaralı olduğu halde ayağa kalkıp Mona’ya yardım etmek ve Alfred Woden’ı kurtarmak ister çünkü temizlikçiler buradan Woden’ın malikanesine gidecektir. Nihayet Mona ile Woden’ın kaldığı sığınağa ulaşırlar. Mona, Max’i etkisiz hale getirir ve Vlad’in söyledikleri doğru çıkar. Mona Woden’ın kiralık katilidir. Max Payne de Woden’ın Mona’ya temizlemesini söylediği karmaşanın bir parçasıdır ama Mona Max’e aşıktır ve bunu yapamaz. Tam bu sırada Mona’nın Max’i öldürmeyeceğini anlayan Vlad gelir ve Mona’yı vurur. Woden Vlad’e saldırır ama Vlad onu öldürür. Ardından Max ile Vlad arasında kovalamaca başlar. En sonunda Max bir çatışmada Vlad’i öldürür. Max Mona’nın yanına geri döner ve Mona kollarında ölür.

Max Payne 2: The Fall of Max Payne Oynanış

Genel olarak ikinci oyun, ilk oyuna göre daha kolay gözükmektedir. Önceki oyundan birçok karakter korunmuştur. Oyunda ağırlıklı olarak olaylara Max’in bakışı açısından yaklaşılmaktadır. Bazı bölümlerde Mona da yönlendirilebilmektedir. Bu oyunda daha çok işlevsellik kazanmıştır. Aslında Max Payne normal hızda hareket etmektedir. Bullet Time devreye girdiğinde ekranda yer alan kum saati sararır. Kum Saati ne kadar koyu bir sarıya dönüşürse zaman o kadar yavaş akar. İlk oyunda yer alan bazı silahların yerine yenileri ve silah menüsüne bir ikincil silah menüsü eklenmiştir. Bu ikincil menüde dipçikle saldırma, molotov kokteyli ve bomba gibi seçenekler vardır. Bu sayede bu özellikler menüden seçmek yerine bir kısa tuşla kullanılabilmektedir. Bu özellik bu silahların kullanımını pratikleştirmiştir. İlk oyunda olduğu gibi menüyü açıp silah değiştirmek zorunluluğu ortadan kalkmıştır. Max Payne 2′de büyük bir grafiksel iyileştirme yapılmıştır. İlk oyuna göre daha yüksek text çözünürlüğü ve çok yönlü modeller kullanılmıştır. Shader 1.1 efektleri detaylı gölgelerde ve hareketlerde kullanılmıştır. İlk oyunda kahramanın yalnızca birkaç mimiği vardır ama ikinci oyunda duygularını belli etmek için daha fazla mimik animasyonları kullanılmıştır. İlk oyunda kullanılan karakterlerin çoğu oyunun programcıları ve onların arkadaşları model alınarak yaratılmıştır. Örneğin ilk oyundaki Max payne’in modeli oyunun tasarımcısı olan Sam Lake’dir. Max Payne 2’de Remedy profesyonel bir aktör olan Timothy Gibbs’i Max Payne’e model olarak kullanmış ve seslendirme için de James McCaffrey’den yararlanmıştır. Mona sax içinse profesyonel bir model olan Kathy Tong kullanılmıştır.

Max Payne 2: The Fall of Max Payne Oyunun Kadın Temsilleri

 

 

İlk olarak fotoğrafa baktığımız zaman olumsuz bir betimlemeyle karşılabiliriz çünkü karakterimiz Mona Sax tehlikeli bir kiralık katildir. Bu görüntü de öfkesini görebilebiliyoruz. Zaten karakterimiz femme fatale olarak kurgulanmıştır. Femme fatale; ilişkiye girdiği erkeklere sonunda büyük sıkıntılar yaşatan çekici ve baştan çıkarıcı kadın anlamına gelmektedir. Görüntünün bize yaşattığı temsil tekinsiz şiddetli bir insan.

Öpüşme sahnesinde ise kadının temsili bize cinsellik, arzu, kadın olma seksiliğini ön plana çıkarma. Karakter için femme fatale kurgusu demiştik bunu bu fotoğrafta da görebiliyoruz. Baştan çıkarıcılık ön planda fotoğrafta gördüğümüz öfkeyi burada görmüyoruz. Burada karakterimiz daha sakin ve daha uysal.

Max Payne 2: The Fall of Max Payne Oyununda Kadının Rolü

Mona Sax (16 Ağustos 1969-2003) Max Payne serisi ‘ndeki femme fatale (ilişkiye girdiği erkeklere sonunda büyük sıkıntılar yaşatan çekici ve baştan çıkarıcı kadın anlamına gelmektedir) kurgusal karakterdir. Mona, serinin ana karakteri Max Payne ile tehlikeli bir ilişki içinde olan polislerin peşinde olduğu kiralık katildir. Karakter Kathy Tong tarafından canlandırıldı ve video oyunlarında Julia Murney ve Wendy Hoopes tarafından seslendirildi. Film uyarlamasında ise Mila Kunis tarafından canlandırıldı. Mona, serinin ilk iki oyunu Max Payne ve Max Payne 2: The Fall of Max Payne’de yer aldı. Max Payne 2’de Max’ten sonra ikinci oynanabilir karakter oldu ve Max ile trajik aşk hikayesiyle oyunun hikayesini yönlendirdi. Mona, 2008 yapımı Max Payne filminde önemli bir karakter olarak yer aldı ve son olarak Max Payne 3’ün çok oyunculu sürümünde göründü.

Editör: Fatih Düz – 23.05.2022

Rapor Et

Usta

Fatih Düz tarafından yazıldı

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

      Fatih Sultan Mehmet ve Kadı

      AMB Başkanı Lagarde'den Kripto Çıkışı