içinde

MuhteşemMuhteşem

İran Sinemasına Bakış: Bir Ayrılık

Bir Ayrılık (Separatıon), 9 Şubat 2011 yılında vizyona giren İran yapımı drama türü bir filmdir. Film’in yönetmen koltuğunda İran sinemasının en ünlü yönetmeni olan Asgar Ferhadi bulunmaktadır. Asgar Ferhadi yönetmenliğin dışında film’in yapım ve senaryo kısmında da yer almaktadır. Boşanma aşamasına gelmiş bir çifti ve yaşlı babası için tutulan bakıcıyı konu alan film’ in oyuncu kadrosunda Leyla Hatemi, Peyman Muadi, Şahab Hüseyni, Sareh Bayat ve Sarina Farhadi gibi ülkesinde önde gelen isimler yer almaktadır. Film ilk olarak 9 Şubat 2011 tarihinde Tahran’da Fajr Uluslararası Film Festivali’nde gösterime girdi.

Ardından 61. Berlin Film Festivali’nde yarışma bölümünden giren film sinema eleştirmenleri tarafından çok beğenilmiştir. Bir ayrılık filmi, sinema dünyasının en prestijli ödülü olarak bilinen Berlin Uluslararası Film Festivali’nden Altın Ayı, Ekümenlik Juri Ödülü, ‘’Berliner Morgenpost’’ Okuyucu Jürisi, Gümüş Ayı – En İyi Erkek Oyuncu, Gümüş Ayı – En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini kazanmayı başarmıştır. Fim ayrıca Durban Uluslararası Film Festivali, Fajr Film Festivali, Pula Film Festivali, Sidney Film Festivali, Erivan Uluslararası Film Festivali, Dünya Sineması Amsterdam Festivali, Saint Petersburg Uluslararası Film Festivali, Melbourne Uluslararası Film Festivali, İran Sinema Kutlama Ödülleri, San Sebastian Uluslararası Film Festivali, Fukuoka Uluslararası Film Festivali, Riga Uluslararası Film Festivali, Vancouver Uluslararası Film Festivali, Britanya Bağımsız Film Ödülleri, BBC Four Dünya Sineması Ödülleri, Asya Pasifik Sinema Ödülleri, New York Film Criticts Circle, Natıon Board of Review, Hindistan Uluslararası Film Festivali, Satellite Ödülleri, Uluslararası Sinematografi Sanatı Film Festivali, Bağımsız Ruh Ödülleri, Boston Film Eleştirmenleri Topluluğu, Toronto Uluslararası Film Festivali, Los Angeles Film Eleştirmenleri Birliği Ödülleri, New York Film Critics Online, Broadcast Film Critics Associatıon Awards, Şikago Film Eleştirmenleri Birliği Ödülleri, Dallas-Fort Worth Film Critics Association Awards, Southeastern Film Critics Association, Women Film Critics Circle, London Film Critics Circle, Utah Film Critics Association, Abu Dabi Film Festivali, Çevrimiçi Film Eleştirmenleri Topluluğu, Dublin Film Critics Circle, Natıonal Society of Film Critics, North Texas Film Critics Association, Kansas City Film Critics Circle, Bodil Ödülleri, Kadın Film Gazetecileri Birliği, Altın Küre, British Academy Film Ödülleri, International Cinephile Society, Guidbagge Ödülleri, Akademi Ödülleri, Cesar Ödülü, Belçika Sinema Eleştirmenleri Sendikası, Chlotrudis Society for Independent Film, Jaipur Uluslararası Film Festivali, Asya Film Ödülleri ve David di Donatello Ödüllü gibi oluşumlardan başarılar kazanarak önemli bir konuma gelmiştir. Ayrıca bütçesi 500 bin dolar film dünya çapında 22 milyon dolar hasılat yaparak ciddi bir gişe başarısı yakalamıştır. Son olarak Bir Ayrılık filmi IMDb tarafından 10 üzerinden 8.3 alarak seyirci tarafından beğenilmiştir. Bu yazıda Bir Ayrılık filmi kurgusal bağlamda incelenecektir.

BİR AYRILIK FİLMİ VE DÖNEM

Bir ayrılık filmi, İran bağlamında Orta Doğu eksenini bize yansıtmaktadır. İlk olarak üst sınıf – alt sınıf ilişkisini bize vermektedir. Filmde gördüğümüz aile genel olarak orta-üst sınıfı temsil etmektedir. Oturdukları evin dizaynı açısından veyahut çalıştıkları meslek aracılığı ile gösterilmiştir. Onun yanı sıra giyindikleri kıyafetlerden bile bu durum izleyiciye yansıtılmıştır. Mesela bakıcı rolündeki kadın kara çarşaf giymektedir. Bu durum alt sınıfa yansıtmaktadır. Aynı filmdeki bir başka kadın ise kapalı olmasına rağmen daha modern görünüşüyle üst sınıfı temsil etmektedir. Yönetmen bazı bölümlerde bu iki kadını bir araya getirerek izleyiciye sınıfsal çatışmayı göstermektedir. Genel olarak İran ekonomisi o kadar iyi durumda değildir.(2000-2010 yılları arasında) Filmde bu durum işlenmiştir. Gelişen sistemleşmenin getirisi olan sınıfsal ayrım ve zengin – fakir ayrımı her devlette olduğu gibi burada da genel olarak yaşanmış ve yansıtılmıştır. Bunu filmde geçen evler, arabalar ve binalardan görebilmekteyiz. Bu ise film bağlamında o dönemin genel ekonomisini göstermektedir. Onun yanı sıra İran ve din ilişkisi olmazsa olmaz konumundadır. İran devleti şeriat ile yönetilmektedir. Yönetmen bunu keskin bir şekilde göstermese de izleyiciye genel olarak aktarmış durumundadır. Yönetmen daha çok bakıcı aracılığı ile din ve insan arasındaki içsel yolculuğa yönelmiş gibi görünmektedir. Fakat filmde din’in baskısı izleyiciye geçmiş durumundadır. Bakıcı’nın günah işlemekten korkması. Örneğin, hasta olan adama bakmadan önce günah olup olmadığı sorması veya Kuran’ı Kerim’e el basmaktan çekinmesi. Genel olarak şeriat ile yönetilen devletlerde kadın ikinci planındadır. Bu durum tartışabilir ancak genel olarak bu algı böyledir. Bu algı bu filmde kısmen de olsa yıkılmış durumdadır. Çünkü Simin karakteri bize feminist düşünceleri yansıtmaktadır. Eşi olan Nadir’e karşı güçlü kalmaktadır en azından fiziksel olarak bunu göstermektedir. Duygusal olarak filmin bazı bölümlerinde yıkıma uğramaktadır ama genel olarak güçlü durmaktadır. Onun dışında ise bakıcı rolündeki karakter güçsüz hatta dinin geldiği geleneksel yaklaşım nedeniyle kocası tarafından istismar edilen durumundadır. Yönetmen burada iki karşıt durumu karşı tarafa vererek izleyiciye karşılaştırma şansını sunmaktadır. Yönetmen bu durumu bilinçli olarak yapmaktadır çünkü bu durumu sınıfsal çatışmalarda da göstermektedir. Bu ise genel olarak İran bağlamında genel toplumsal yapıyı yansıtmaktadır.

BİR AYRILIK FİLMİ ANALİZİ

Bir ayrılık, Simin karakterinin kızının daha iyi bir hayat sürmesi ve daha iyi bir eğitim alması için İran’dan ayrılmak istemesini fakat kocasının yaşlı babasını ve ülkesini bırakmamak istemesi üzerine doğan çatışmayı konu almaktadır. Film genel olarak evliliklerinin sonuna gelen çiftin hayatını yansıtsa da bu durumdan fazlasını izleyiciye vermektedir. Bunların bazıları karı-koca olma, anne-baba sorumlulukları, evlat olma durumu ve sınıfsal çatışmalar. Aslında film ilk başta direkt iran rejimine gönderme yapmaktadır. Bunu Simin’in daha iyi bir yaşam için ülkeden gitmek istemesinden görebilmekteyiz. Film başlar başlamaz bir mahkeme sahnesi görüyoruz. Sahnede karı, koca ve hakim görmekteyiz. Kadın ve erkek karakteri kendileri savunmaktadır. Bi nevi dertlerini anlatmaktadırlar. Sahneye baktığımız zaman hakim görünmemektedir. Hakim kamera konumundadır. Böylece yönetmek kurgusal olarak akıllı davranarak hakimi izleyici olarak belirlemektedir. Yani karakterler direkt izleyiciye dertlerini anlatıyor. Bu durumda filmin başında izleyicinin karakterler hakkında yorum yapmasını ve filmin içinde aktif olarak kalmasını sağlamaktadır. Bu sahnenin bir diğer önemi de yönetmenin en baştan sorunu izleyiciye vermesidir. Hikaye en baştan belli olmuştur sonrasından oluşan olaylar bu hikayenin yan faktörleridir. Filmde karı ve koa sürekli bir çatışma halindedir. Bu çatışmanın ortasında kalan karı ve kocanın ortasında kızları Terme kalmıştır. Terme bu çatışmanın ortasında kaldığını izleyici güçlü bir şekilde hissetmektedir. İzleyici Terme’ye ne olacak sorusunu kendine sormaktadır. Çünkü anne ve baba çocuğu bahane etmektedir. Simin kızını öne sürse de kendi işleri ile uğraşmaktadır. Baba ise çocuğunu bahane etse de ruhsal bir çöküntü yaşamaktadır. Bu durum bize başta dediğimiz anne-baba olma sorumluluklarını hatırlatmaktadır. Film’in ilerleyen kısımları geldiği zaman Simin evi terketmektedir. Terk etmeden önce kocanın hasta babası Simin’in elini tutar ve simin simin diye mırındanmaktadır. Simin o zaman kendini kötü hisseder ama gene de evi terkeder. Çünkü bu çatışmadan mağlup ayıramaz ve egosuna yenik düşemez. Bu durum bize çatışmanın duygusal yönünü yansıtır. Simin evi terk ettiği zaman Nadir yaşlı babasına bakması için bir bakıcıyı işi alır. Bakıcı genel olarak alt sınıfı temsil eden ayrıca dini yönü ön planda olan bir kadındır. Yönetmen bize bakıcı ile din – insan arasındaki ilişkiyi bize yansıtır. Çünkü bakıcı dinine bağlı hatta bazı kesimler tarafından aşırı olarak nitelendirilebilecek bir konumdadır. Örnek olarak, Yaşlı adam altını pislettikten sonra temizlemeye çekinmesi bunun için çeşitli yerleri arayarak günah sayılıp sayılmayacağı sorması, yaşlı adamın koluna girmesine engel olması veya kontrole gideceği doktorun kadın mı yoksa erkek mı diye sorması verilebilir. Burada izleyici bakıcı bağlamında din’i sorgulamaktadır. Çünkü yaşlı adam altını pisletmiştir ve zor durumdadır. Bakıcı ise yardım etmek yerine ilk olarak günah olup olmadığı sorgulaması. Din’in etik ve özgürlük esasları sorgulanmaktadır. Film ilerledikçe olaylar gelişir. Bakıcının dışarı çıkmak zorunda kalması ve yaşlı adamı yatağa bağlaması sonrasında Nadir’ın babasını zor durumda görmesi üzeri bakıcıyı kovar. Kovma sahnesinde bakıcı ve Nadir bir psikolojik çatışma içerisine girer. Sonunda Nadir, bakıcıyı iter ve bakıcı merdivenler düşer. Aralarındaki çatışma mahkemelik olur. O sahnelerden sonra gelen Nadir’in babasını yıkama kısmında Nadir’i ağlarken görmekteyiz. Nadir tam olarak çöküş içine girmiştir. Hem babasının durumu hem de karısı tarafından terkedilmesi Nadir’in çökmesine neden olmuştur. Yönetmen banyo sahnesi ile izleyiciye bu çöküşü yansıtmıştır. Daha sonra gelen olaylarda bakıcının kocası dahil olur. Kocanın dahil olması ile filmdeki sınıfsal çatışması ve üst – alt sınıf ilişkisi fazlasıyla hissedilmektedir. Bakıcının kocası konumundaki karakterin sürekli alt sınıftan olduğunu bahsetmesi, hakime karşı adaletsiz davrandığını ima etmesi ve bunların sebebini alt kültüre ait bireyler olmasına bağlamaktadır. Ona göre zenginler her zaman kazanır fakirler ise sürekli kaybetmeye mahkumdur. O yüzden psikojik sorunlar yaşamaktadır. Dünyanın sürekli adaletsiz olduğuna inanmaktadır. Onun dışında filmin önemli bir kısmı mahkemelerde geçmektedir. Hakim bu sefer görünmektedir ve iki tarafı sorgulamaktadır. Fakat iki tarafta ateşli bir şekilde haklılıklarını savunurken hakim duygusuz donuk bir ifade içindedir. Çünkü bu durumlara alışmıştır. Çünkü hakim orada çalışmaktadır ve sürekli bu tarz olaylar olmaktadır. Bu durumda bize kimliklerin farklı olmasına rağmen hayatların aynı olduğunu göstermiştir. Filmi genel olarak bakıldığı zaman herkes haklı konumundadır. Yani izleyici illa bir tarafı tutmak zorunda değildir. Simin karakteri de kendine göre haklıdır. Nadir karakterini de kendine göre haklıdır. Bu biraz da bakış açısı ile ilgili bir durumdur. Bu film özelinde kesin doğrular bulunmamaktadır. Film bize bir çok karşıtlığı bir arada vermektedir. Mesela Simin güçlü bir kadın karakter iken bakıcı kocası ve biraz da olsa din tarafından istismara uğramaktadır. Nadir orta-üst sınıfı temsil ederken bakıcının kocası alt sınıfı temsil etmektedir. Bu karakterler sürekli çatışma içerisindedir fakat aynı zamanda bir arada bulunmaktadırlar. Film oldukça gerçekçi bir şekilde izleyiciye yansıtılmıştır. Son olarak film final sahnesinde mahkeme Terme’ye annesi ve babası arasında bir tercih yapmasını ister ama yönetmen Terme’nin cevabını vermez ve film biter. Aslında yönetmen ilk sahnedeki gibi olayı yine izleyiciye bırakır. Der ki, ben size anne ve babayı tanıttım siz Terme yerinde olsanız kimi seçerdiniz ? Bu final kurgusal olarak oldukça çarpıcı ve akıllıcadır.

BİR AYRILIK FİLMİ DEĞERLENDİRME

Bir ayrılık filminde izleyici gözlem yapmaktadır. Filmde sürekli çeşitli karakterlerin hayatları yansıtılmaktadır. İzleyici bu karakterlerin yanında gibiydi. Karakterlerin hayatları hakkında kolaylıkla yorum yapılabilir. Yönetmen bazı sahnelerde kamerayı izleyiciye konumlamıştır. Böylece izleyici sürekli filmin içindedir. Yönetmen, filmde genel plan ve yakın plan ön plandadır. Onun dışında nadir de olsa Pan Tekniğini de görülmektedir. Filmde ses kullanımı sadece final sahnesinde bulunmaktadır. Sinema’da ses kullanımı oldukça önemlidir. Doğru ses kullanımı filmi güçlendirir. Aynı zamanda gereksiz ses kullanımı filmin gücünü etkisiz hale getirebilir. Ancak bu film’de sadece bir sahnede vardır ve oldukça az miktardadır. Filmi izleyen seyirci bu durumu genel olarak fark etmemektedir. Bu da filmin diyalog ve kurgu olarak ne kadar güçlü olduğunu bizlere vermektedir. Filmin sürükleyiciği ön plandadır. Temel tartışma konuları izleyiciye sunarak bu konular hakkında düşünmelerini sağlamaktadır. Filmde kullanılan metaforlar filmi oldukça güçlü tutmuştur. Filmin ışık kullanımı oldukça sade tutulmuştur. Abartılı ışık kullanımı yapmayarak filmin bütünlüğünü bozmamıştır. Genel olarak başarılı ve çarpıcı mesajlar vermesi bakımından etkili bir film olmuştur. Bu duruma örnek olarak filmin aldığı oscar dahil birden fazla ödülü gösterebiliriz. Genel olarak film en başında konuyu bize anlatıyor, gelişmeleri gösteriyor ve finali yapıyor. Film, giriş-gelişme ve sonuç ilkesine bağlı olarak ilerlemektedir. Bu ilkeyle beraber izleyiciyi filmin içine katarak film ile bütünleşmeyi sağlıyor. Bu da izleyiciyi sıkmak yerine tam tersi filme bağlamaktadır.

Editör: Oğuz Yılmaz – 05.05.2022

Bu içerik hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorum yapabilir, oy kullanabilir ya da tepki seçebilirsiniz. Gönderinizi oluşturun!

Rapor Et

Usta

Fatih Düz tarafından yazıldı

Ne düşünüyorsun?

Yorumlar

Bir cevap yazın

      Yeni Ses Teknolojisi: Duvar Kağıdı Hoparlörler Geliştirildi!

      Psikoloji Tarihinin Gelmiş Geçmiş En Çarpıcı Vakalarından Biri: Aveyron'un Vahşi Çocuğu